Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2026Teknoloji, Yenilenebilir Enerji ve Sürdürülebilir Büyüme Ekseninde Çevre Kalitesi: CS-ARDL Analizi
Şakalak, Ayşenur; Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Amaç: Bu çalışmada, 1990-2022 döneminde G-7 ülkelerinde yenilenebilir enerji, sürdürülebilir büyüme ve araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının çevre kalitesi üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmada yenilenebilir enerji, sürdürülebilir büyüme ve Ar-Ge harcamalarının çevre kalitesi üzerindeki etkileri incelenirken panel CS-ARDL yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: DH eşbütünleşme testi sonuçları, karbon emisyonları ile incelenen değişkenler arasında uzun dönemli bir eşbütünleşme ilişkisi bulunduğunu doğrulamaktadır. CS-ARDL analizi bulguları, ekonomik büyümenin başlangıçta karbon emisyonlarını artırdığını, ancak belirli bir gelir seviyesinden sonra bu etkinin tersine dönerek emisyonları azalttığını göstermektedir. Bu sonuç, Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) hipotezinin G-7 ülkeleri için geçerliliğini desteklemektedir. Ayrıca, yenilenebilir enerji tüketimi ve Ar-Ge harcamalarının karbon emisyonlarını azaltıcı yönde etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Özgünlük: G-7 ülkeleri hem ekonomik büyüklükleri hem de Ar-Ge yatırımları bakımından küresel ölçekte öncü konumda yer almaktadır. Bu ülkelerin çevre üzerindeki etkilerinin kapsamlı ve güncel verilerle analiz edilmesi, yalnızca akademik literatüre katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda politika yapıcılar için pratik ve uygulanabilir öneriler sunma potansiyeli taşımaktadır. Dolayısıyla bu çalışma, G-7 ülkeleri özelinde yenilenebilir enerji, sürdürülebilir büyüme, teknoloji ve çevre kalitesi arasındaki ilişkileri inceleyerek literatüre özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2026E7 Ülkelerinde Ekonomik İstikrarın Doğrudan Yabancı Yatırımlara Etkisi: Panel Fourier Toda-Yamamoto Nedensellik Analizi
Akın, Fatih; Öncebe, Şaban
Bu çalışmada, ekonomik büyüme, kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH), enflasyon, cari denge ve bütçe dengesi gibi makroekonomik değişkenleri kapsayan ekonomik istikrar endeksinin doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) üzerindeki etkisi, yükselen piyasa ekonomilerinden oluşan E7 ülkeleri (Çin, Hindistan, Brezilya, Meksika, Endonezya, Rusya ve Türkiye) özelinde 1992-2023 dönemi için incelenmektedir. Analizde Panel DOLSMG ve Panel Fourier Toda-Yamamoto nedensellik testleri kullanılmış; kontrol değişkeni olarak gayri safi sabit sermaye oluşumu ve ticari açıklık modele dâhil edilmiştir. Panel DOLSMG bulguları, panel düzeyinde tüm değişkenlerin DYY üzerinde pozitif ve anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Ancak ülke bazında farklılıklar gözlemlenmiştir. Ekonomik istikrar Türkiye, Endonezya, Rusya ve Meksika’da pozitif etki oluştururken; diğer ülkelerde ise anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Gayri safi sabit sermaye oluşumu Çin, Endonezya, Rusya ve Türkiye’de pozitif; Hindistan’da ise negatif etki göstermiştir. Ticaret açıklığı Hindistan, Brezilya, Meksika, Rusya ve Türkiye’de pozitif etkiler oluştururken, Endonezya’da negatif, Çin’de ise anlamsız bulunmuştur. Panel Fourier TY nedensellik testi sonuçlarına göre, ekonomik istikrardan DYY’ye doğru tek yönlü ve gayri safi sabit sermaye ile DYY arasında ise çift yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Özellikle Türkiye, Endonezya ve Rusya’da ekonomik istikrardan DYY’ye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. Gayri safi sabit sermaye oluşumu açısından ise Brezilya, Endonezya ve Türkiye’de DYY’ye doğru tek yönlü ilişki vardır. Ticaret açıklığı için genel bir nedensellik ilişkisi bulunmazken, yalnızca Meksika’da bir ilişki belirlenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2026Çevresel phillips eğrisi hipotezinin geçerliliğinin analizi: cıvets ülkeleri örneği
Akın, Fatih
Bu çalışma, CIVETS ülkeleri (Kolombiya, Endonezya, Vietnam, Mısır, Türkiye ve Güney Afrika) için 1991-2022 döneminde çevresel Phillips eğrisinin geçerliliğini incelemektedir. Ekolojik ayak izi bağımlı değişken, işsizlik oranı temel açıklayıcı değişken, ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi ise kontrol değişkenleri olarak modele dâhil edilmiştir. Uzun dönem analizinde panel DOLSMG yöntemi uygulanmış, nedensellik ilişkilerinin belirlenmesinde Canning ve Pedroni (2008) panel nedensellik testi kullanılmıştır. Bulgular, ekonomik büyümenin ekolojik ayak izi üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğunu, yenilenebilir enerji tüketiminin ise ekolojik ayak izini azalttığını göstermektedir. Ayrıca işsizlik oranının ekolojik ayak izi üzerindeki düşürücü etkisi, ekonomik durgunluk dönemlerinde çevresel baskının azaldığını ortaya koymaktadır. Çevresel Phillips eğrisi Kolombiya, Vietnam, Türkiye, Güney Afrika ve panel geneli için geçerli, Endonezya ve Mısır için geçerli bulunmamıştır. Nedensellik analizine göre, işsizlik ile yenilenebilir enerji tüketimi ve ekolojik ayak izi arasında çift yönlü; ekonomik büyümeden ekolojik ayak izi, yenilenebilir enerji ve işsizliğe tek yönlü; ekolojik ayak izinden yenilenebilir enerjiye ise tek yönlü nedensellik mevcuttur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2026THE RELATIONSHIP BETWEEN EXTERNAL DEBT AND ENVIRONMENTAL QUALITY IN TÜRKIYE: A FRACTIONAL FREQUENCY FOURIER ARDL BOUNDS TEST APPROACH
Akın, Fatih
As efforts to achieve global sustainability goals intensify, it is increasingly important to understand the environmental consequences of countries’economic policies, particularly the impact o fmacroeconomic variables such as external debt. This study analyses the impact of Türkiye’s external debt on environmental sustainability for 1970–2023 using the Fractional Frequency Fourier Autoregressive Distributed Lag (FFF-ARDL) method. Moreover, the variables of economic growth, renewable energy consumption (REN), and non-renewable energy (NREN) consumption were included in the model, and the Environmental Kuznets Curve (EKC) hypothesis was tested. Carbon dioxide (CO2) emissions were used as a proxy for environmental sustainability. The long-run coefficient findings indicate that increases in external debt reduce CO2 emissions, while economic growth initially increases emissions but then declines after a certain income threshold, confirming the EKC hypothesis. Moreover, REN energy consumption decreases CO2 emissions, whereas NREN energy consumption increases them. The Fourier Toda-Yamamoto test results indicate unidirectional causality running from CO2 emissions, REN, and external debt to NREN consumption. There is also unidirectional causality running from economic growth, REN, and NREN consumption to external debt. These findings suggest that Türkiye’s external debt management and the transition toward REN sources are crucial for reducing CO2 emissions.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2026The Impact of Agricultural Value Added and Energy Consumption on Economic Growth in Türkiye: An Empirical Analysis; [Türkiye’de Tarımsal Katma Değer ile Enerji Tüketiminin Ekonomik Büyümeye Etkileri: Ampirik Bir Analiz]
Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Climate change, global warming, natural disasters, wars, and global crises, which threaten the world's food supply, have made the agricultural sector fragile and strategically important, especially over the last century. Accordingly, it has become even more crucial for countries to have a strong agricultural infrastructure to ensure food security, maintain social stability, and reduce external dependence. In developing countries, in particular, the agricultural sector plays a critical role through functions such as job creation, reducing income inequality, and contributing to economic growth. For the Türkiye economy, the agricultural sector has historically been one of the cornerstones of the economic structure, providing raw materials to the industrial sector, supporting rural development, creating employment, and generating exports and foreign exchange earnings. On the other hand, energy consumption has become an indispensable element of production processes today. This study examines the impact of agricultural value added, gross fixed capital investment, and energy consumption on economic growth in Türkiye during the period 1968–2023 using the Fourier Engle-Granger cointegration test, Fourier Fully Modified Ordinary Least Squares (FMOLS), Fourier Dynamic Ordinary Least Squares (DOLS), and Fourier Canonical Cointegration Regression (CCR) methods. The results of the Fourier Engle-Granger cointegration test reveal a long-term relationship among the variables. The Fourier FMOLS, Fourier DOLS, and Fourier CCR estimation results indicate that agricultural value added, gross fixed capital investment, and energy consumption have positive and statistically significant effects on economic growth in both the short and long term.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Mıst ülkelerinde sürdürülebilir kalkınma ve yeşil enerjinin yeşil üretime etkisi
Akçayır, Ömer; Akın, Fatih
Çalışmada, MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde sürdürülebilir kalkınma (HDI) ve yenilenebilir (REN) enerji tüketiminin yeşil üretim (CO2) üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla 1990-2021 yılları verileri kullanılarak panel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. CIPS birim kök testinin kullanıldığı analizde tüm serilerin birinci farkta durağan oldukları belirlenmiş, LM Bootstrap eşbütünleşme yöntemiyle eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Modelin katsayıları Artırılmış Ortalama Grup (AMG) yöntemi ile tahmin edilmiş ve nihayetinde Dumitrescu & Hurlin (2012) panel nedensellik testi ile analiz tamamlanmıştır. Panelin genelinde ve ülke bazında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar ortaya çıkmış, HDI ve yenilenebilir enerji tüketimi CO2’yi azaltırken, kontrol değişken olan GDP ve yenilenemeyen enerji tüketimi CO2’yi artırmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın yeşil üretim üzerindeki etkisinin yenilenebilir enerjinin etkisinden daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bağımsız değişkenlerin her birinden bağımlı değişkene (CO2) doğru, doğrudan ya da diğer değişkenler aracılığıyla dolaylı olarak nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Karbon Emisyonlarını Azaltmada Yenilenebilir Enerjinin Rolü: Çevresel Performans Endeksinde Başarılı Olan 10 Ülkeden Kanıtlar
Akın, Fatih
Günümüzde artan çevresel kaygılar ve iklim değişikliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini daha da artırmıştır. Fosil yakıtların kullanımının çevresel etkileri göz önüne alındığında, yenilenebilir enerjiye geçiş, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir adım olarak görülmektedir. Bu bağlamda, yenilenebilir enerji tüketiminin CO2 emisyonları üzerindeki etkilerini anlamak, çevresel politikaların şekillendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, 1990-2021 dönemi için çevresel performans endeksinde başarılı olan on ülkenin (Estonya, Lüksemburg, Almanya, Finlandiya, Büyük Britanya, İsveç, Norveç, Avusturya, İsviçre ve Danimarka) yenilenebilir enerji tüketimi (REN) ile CO2 emisyonu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada, Dinamik Ortak Korelasyon Etkiler (DCCE) ve Panel Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) Nedensellik testi kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. DCCE analiz bulguları, hem genel panelde hem de bireysel ülkelerde yenilenebilir enerji tüketimindeki artışın, CO2 emisyonlarını azaltmada önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, yapılan panel VECM nedensellik testi bulgusuna göre, yenilenebilir enerji tüketiminden CO2 emisyonuna doğru uzun dönemde nedensellik tespit edilmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, çevresel performans endeksinde başarılı olan on ülkenin, yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak CO2 emisyonlarını azaltmada başarılı olduklarını ve bu sayede sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunduklarını ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Küreselleşmenin gelir eşitsizliği üzerindeki etkisi: rusya için fourier adl yaklaşımı
Akın, Fatih
Küreselleşme, günümüz dünyasını şekillendiren önemli bir güç olarak ortaya çıkmış ve ekonomik, sosyal ve politik yapılar da dâhil olmak üzere insan yaşamının çeşitli boyutlarını etkilemiştir. Teknolojik ilerlemeler ve iletişimdeki devrimlerle hız kazanan küreselleşme, dünya genelinde mal, hizmet, bilgi ve kültür alışverişini artırmıştır. Ancak, bu süreç, gelir eşitsizliğini de derinleştirmiştir. Buradan hareketle bu çalışmada, Rusya’nın 1996-2021 dönemine ait gelir eşitsizliği ile küreselleşme (ekonomik, sosyal ve politik) ilişkisinin zaman serileri analizi ile incelenmesi amaçlanmaktadır. Gelir eşitsizliğini temsilen Gini katsayısı kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, değişkenlerin hem FADF hem de ADF birim kök testlerinde birinci farklarında durağan oldukları I(1) tespit edilmiştir. Fourier ADL eşbütünleşme testi uygulanmış ve değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. FMOLS ve DOLS uzun dönem katsayı tahminci bulguları, ekonomik ve sosyal küreselleşmenin gelir eşitsizliğini azaltıcı etkileri olduğunu, buna karşın politik küreselleşmenin gelir eşitsizliğini artırıcı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Rusya’da ekonomik ve sosyal küreselleşmenin gelir eşitsizliğini azaltıcı etkilerinden yararlanmak amacıyla, uluslararası ticaret ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik politikaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetleri gibi sosyal refah girişimlerini küresel standartlarla uyumlu hale getirilerek, Rusya vatandaşlarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir. Bununla birlikte, politik küreselleşmenin yol açabileceği gelir eşitsizliğini ele almak da kritik bir öneme sahiptir. Bu, sosyal adaleti teşvik eden ve gelirin yeniden dağılımını kolaylaştıran iç politikaların uygulanmasıyla mümkün olabilir. Rusya, bu politikaları stratejik bir şekilde tasarlayarak politik küreselleşmenin olumsuz etkilerini hafifletebilir ve aynı zamanda küreselleşmenin çeşitli boyutlarının olumlu yönlerinden faydalanabilir. Bu dengeli yaklaşım, hem ekonomik büyümeyi hem de sosyal uyumu teşvik ederek daha eşitlikçi bir toplumun oluşmasına katkıda bulunacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Yeni sanayileşmiş ülkelerde yenilenebilir enerji ve insani gelişmenin ekonomik büyümeye katkısı
Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Bu çalışmada 1990-2022 döneminde yeni sanayileşmiş ülkelerde (NIC) (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Meksika, Filipinler, Güney Afrika, Tayland, Türkiye) yenilenebilir enerji ve HDI düzeyinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi Artırılmış Ortalama Grup (AMG) tahmincisi ve Juodis, Karavias & Sarafidis (JKS, 2021) Granger nedensellik analizi ile incelenmiştir. LM Bootstrap Panel Eşbütünleşme testi sonuçları yenilenebilir enerji, HDI ve ekonomik büyüme değişkenleri arasında uzun dönemli bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Panel AMG tahmin sonuçları panel genelinde yenilenebilir enerji ve HDI düzeyinin ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Ülkelere göre sonuçlar Çin, Hindistan, Endonezya ve Türkiye’de yenilenebilir enerjinin büyüme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Güney Afrika hariç tüm ülkelerde HDI düzeyinin büyüme üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. JKS Granger nedensellik testi sonuçları ise HDI ile ekonomik büyüme arasında ve HDI ile yenilenebilir enerji arasında çift yönlü nedensellik bulunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca ekonomik büyümeden yenilenebilir enerjiye doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Bulgular, NIC ülkelerinde yenilenebilir enerji ve HDI değerinin ekonomik büyüme üzerinde önemli rol oynadığını vurgulamaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Türkiye’de ekonomik istikrarın çevre kalitesi üzerindeki etkisi: ardl sınır testi ve toda-yamamoto nedensellik analizi
Akın, Fatih; Öncebe, Şaban
Çevre kirliliği sadece bir ülkeyi değil diğer ülkeleri de etkilediği için küresel çapta bir sorundur. Bu nedenle çevre kalitesinin sağlanması tüm ülkelerin gündeminde olan bir konudur. Dolayısıyla çevre kalitesini bozan sebepler de tartışma konusu olmuştur. Türkiye’de çevre kalitesinin göstergelerinden biri olan CO2 emisyonu sürekli artan bir yapıya sahiptir. Çevre kalitesinin bozulmasında önemli bir rol oynayan CO2 emisyonunu azaltmak için Türkiye 2021 yılında Paris Anlaşması’nda bazı taahhütlerde bulunmuş ve gerekli alt yapı çalışmaları için de somut adımlar atmıştır. Bu çalışmada, Türkiye’de 1990-2022 döneminde ekonomik istikrar ve enerji tüketiminin çevre kalitesi üzerindeki uzun dönem etkisi Otoregresif Gecikmesi Dağıtılmış Model (ARDL) ve Granger nedensellik analizi için ise Toda-Yamamoto Nedensellik testi ile araştırılmıştır. Çevre kalitesini temsilen CO2 emisyonu değişkeni kullanılmıştır. ARDL sınır testi sonuçlarına göre, CO2 emisyonunu uzun dönemde ekonomik istikrar ve enerji kullanımı artırmaktadır. Toda-Yamamoto Nedensellik testi sonuçlarına göre ekonomik istikrar ve enerji kullanımından CO2 emisyonuna doğru tek yönlü bir Granger nedensellik tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, Türkiye’nin ekonomik istikrar ve çevre dengesini sağlayabilmesi için çevre kalitesini yükselten yenilenebilir enerji kaynaklarına daha da ağırlık vermesi gerekmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Ticari Açıklık, Finansal Gelişme ve Ekonomik Büyüme: Yeni Kırılgan Beşli Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme
Akın, Fatih
Bu çalışmanın amacı, 1994-2021 yılları arasında Arjantin, Mısır, Katar, Pakistan ve Türkiye’den oluşan “Yeni Kırılgan Beşli” ülkelerinde ticari açıklık ve finansal gelişmenin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) yöntemi ile incelemektir. Ayrıca, Kónya Bootstrap nedensellik testi de uygulanmıştır. Panel ARDL uzun dönem sonuçlarına göre, ticaret açıklık ve finansal gelişmenin ekonomik büyümeyi pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği bulunmuştur. Kónya Bootstrap Nedensellik Yaklaşımı sonuçlarına göre ise, Arjantin, Mısır, Katar ve Pakistan’da ticari açıklıktan ekonomik büyümeye tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Katar’da finansal gelişmeden ekonomik büyümeye ve Pakistan’da ekonomik büyümeden finansal gelişmeye tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ayrıca, Arjantin’de finansal gelişmeden ticari açıklığa ve Katar’da ticaret açıklıktan finansal gelişmeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Türkiye’de ise herhangi bir nedensellik ilişkisi bulunmamıştır. Yeni Kırılgan Beşli ülkeleri için, ticari açıklık ve finansal gelişmeyi eş zamanlı olarak geliştiren politikalar hayati önem taşımaktadır. Bu politikalar, uluslararası pazarlara erişimi artırarak ihracat ve yatırımları teşvik ederken, güçlü bir finansal altyapı ile bu faydaların tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu stratejiler, ekonomik istikrarı güçlendirmek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak açısından kritiktir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025The relationship between renewable energy consumption and health expenditures: The case of G-7 countries
Akın, Fatih
This study examines the impact of renewable energy consumption, economic growth, and death rates on healthcare expenditures in G-7 countries over the 1992-2023 period using panel data analysis. Preliminary analyses indicate cross-sectional dependence and heterogeneity across countries. The Fourier LM unit root test reveals that the variables are non-stationary, while the LM Bootstrap cointegration test supports a long-run relationship. Panel-wide AMG estimation results indicate that renewable energy consumption reduces healthcare expenditures, while economic growth and death rates increase healthcare expenditures. Country-based results indicate that renewable energy consumption reduces healthcare expenditures in Germany, Japan, and the United Kingdom. While economic growth increases healthcare expenditures in France, Germany, Italy, and the United Kingdom, death rates increase healthcare expenditures in France, Germany, and the United States, and decrease them in Japan. Furthermore, according to the Dumitrescu & Hurlin causality test, there is a unidirectional causality relationship running from renewable energy consumption and economic growth to healthcare expenditures. The findings show that energy and health policies should be integrated and that renewable energy investments can have positive effects on health systems.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025The impact of foreign trade on environmental sustainability: the case of iran
Öztürk, Büşra; Akın, Fatih
The aim of this study is to analyze the environmental impacts of foreign trade (imports and exports), energy consumption, and economic growth in the Iranian economy for the period 1965-2023 using the Fourier Augmented ARDL (FAARDL) method and the Fourier Toda-Yamamoto causality test. The findings reveal the existence of a cointegration relationship between the variables and point to a long-term equilibrium relationship. According to the FAARDL long-term coefficients, economic growth, exports, and energy consumption have an increasing effect on carbon dioxide emissions, while imports have a decreasing effect on emissions. According to the results of the Fourier Toda-Yamamoto causality test, unidirectional causality relationships were detected from economic growth to carbon dioxide emissions, from imports to carbon dioxide emissions, from energy consumption to carbon dioxide emissions, from economic growth to exports, from economic growth to energy consumption, and from energy consumption to exports. Furthermore, bidirectional causality relationships were found between imports and economic growth, exports and imports, and energy consumption and imports.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Politik İstikrarın Çevre Üzerindeki Etkisi: Türk Devletleri Teşkilatı Örneği
Akın, Fatih
Bu çalışmada, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ve gözlemcisi olan ülkelere (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye, Macaristan ve Türkmenistan) yönelik 2002-2021 dönemi için politik istikrar ve çevre arasındaki ilişki panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) yöntemi ile incelenmiştir. Çevreyi temsilen ekolojik ayak izi değişkeni kullanılmıştır. Ekonomik büyüme, yenilebilir enerji tüketimi ve politik istikrar açıklayıcı değişkenler olarak modele dâhil edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, politik istikrarda meydana gelen artışın kısa ve uzun dönemde ekolojik ayak izini azalttığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bulgulardan hareketle politik istikrarın, çevre kalitesini artmasına katkı sağladığı görülmektedir. Diğer önemli bulgular ise, ekonomik büyüme ekolojik ayak izini artırırken, yenilenebilir enerji tüketimi ise ekolojik ayak izini azaltmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ve gözlemcisi olan ülkelerde politik istikrarın devamlılık göstermesi ve yenilenebilir enerji tüketiminin arttırılması çevre kalitesinin artırılmasına yardımcı olabilir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Ekonomik Büyüme ve Kentleşmenin Sürdürülebilir Çevre Üzerindeki Etkisi: Seçilmiş AB Ülkelerinde LCC Hipotezinin Geçerliliğinin Analizi
Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Amaç: Bu çalışmada seçilmiş 15-AB ülkesinde (Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, İspanya ve İsveç) ekonomik büyüme ve kentleşmenin sürdürülebilir çevre üzerindeki etkisinin Yük Kapasite Eğrisi (LCC) hipotezi çerçevesinde test edilerek geçerliliğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmada 1961-2022 döneminde seçilmiş 15-AB ülkesinde LCC hipotezinin geçerliliği Westerlund ECM Panel Eşbütünleşme, Ortalama Grup Dinamik En Küçük Kareler (DOLSMG) ile Canning ve Pedroni (2008) Nedensellik yöntemleri kullanılarak test edilmiştir. Bulgular: Çalışma bulguları ekonomik büyüme ile Yük Kapasite Faktörü (LCF) arasında U şeklinde bir ilişki olduğunu ve LCC hipotezinin geçerli olduğunu göstermektedir. Başlangıçta ekonomik büyümenin artmasıyla birlikte LCF azalma eğilimi göstermekte ancak belirli bir büyüme seviyesinden sonra Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki (GSYİH) artış LCF üzerinde pozitif bir etki meydana getirmektedir. Ülke bazında elde edilen bulgular, Danimarka, Almanya, Macaristan, İrlanda, İtalya ve İspanya’da LCC hipotezinin geçerli olduğunu doğrulamaktadır. Ayrıca, uzun dönemde kentleşme oranındaki artışın LCF üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgu ekolojik modernizasyon teorisini desteklemektedir. Nedensellik analizleri ise ekonomik büyüme ile hem LCF hem de kentleşme arasında çift yönlü, kentleşmeden LCF’ye ise tek yönlü bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç: Çalışma, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanmasında ekonomik büyüme ve kentleşme politikalarının önemli olduğunu ve dengeli bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, elde edilen bulgular ülkelerin sürdürülebilir büyüme ve sürdürülebilir çevre stratejileri geliştirmelerine yönelik politika tasarımlarına katkı sunmayı hedeflemektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024G-7 Ülkelerinde Göç, Karbon Emisyonu ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Dumitrescu-Hurlin Panel Nedensellik Analizi
Akın, Fatih; Dinçer, Selin; Özdemir, Mehmet Gökhan
Amaç: Bu araştırmanın amacı, 2000-2019 dönemi için G-7 ülkelerinde (Almanya, ABD, Birleşik Krallık, İtalya, Fransa, Japonya ve Kanada) dış göç, karbon emisyonu ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi Dumitrescu-Hurlin panel nedensellik analizi ile incelemektir. Tasarım/Yöntem: Çalışmanın yönteminde, Dumitrescu ve Hurlin (2012) tarafından geliştirilen panel nedensellik testi kullanılmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda G-7 ülkelerinde dış göçten karbon emisyonuna, ekonomik büyümeden karbon emisyonuna ve ekonomik büyümeden dış göçe doğru tek yönlü bir nedensellik tespit edilmiştir. Sınırlılıklar: Örneklemin yalnızca G-7 ülkelerinden oluşması ve dış göç, karbon emisyonu ve ekonomik büyüme olmak üzere üç değişken kullanılması araştırmanın sınırlılıklarını oluşturmaktadır. Özgünlük/Değer: Literatürde dış göç, karbon emisyonu ve ekonomik büyüme ilişkisinin çok az sayıda araştırmaya konu olması bu araştırmanın ortaya çıkmasında ilham kaynağı olmuştur. Araştırmanın G-7 ülkelerinde dış göç, karbon emisyonu ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi doğrudan ele alması araştırmanın özgün değerini oluşturmaktadır. Bu noktada araştırmanın literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Seçilmiş Türk Devletleri Teşkilatı Ülkelerinde Dış Ticaretin Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi: Ampirik Bir Analiz
Kazanci, Baybarshan Ali; Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Bir ülke ekonomisinde dış ticaretin kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması, iş bölümü, uzmanlaşma, doğrudan yabancı yatırımları çekmek, döviz girdisi sağlamak, iç ve dış pazarda rekabeti sağlamak gibi önemli kazanımları bulunmaktadır. Ayrıca ithalat ve ihracat rakamları önemli ölçüde ülkelerin ekonomi politikalarına yön verebilir hale gelmiştir. Bu noktada dış ticaretin büyüme ve kalkınmanın sağlanabilmesi için kritik öneme sahip olduğunun farkında olan ülkeler uluslararası ticarete daha fazla önem vermektedir. Bağımsızlık sonrası merkezi planlamadan serbest piyasa ekonomisine geçiş yapan Türk Cumhuriyetleri sonraki yıllarda bölgeselleşme hareketleri kapsamında ihracata dayalı büyüme modelini benimsemişlerdir. Buradan hareketle çalışmada, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve teşkilata gözlemci ülke statüsünde dahil olan Macaristan olmak üzere beş ülkede dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) yöntemi kullanılarak analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı üyesi olan Özbekistan’ın analize dahil edilmemesinde ise verilere ulaşmada yaşanan sorun etkili olmuştur. 1992-2022 döneminin ele alındığı çalışmada, ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme değişkenleri kullanılmıştır. Panel ARDL analizi bulgularına göre, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yer alan beş ülkede uzun vadede ihracat ve ithalat ekonomik büyümeyi artırırken, kısa vadede yalnızca ithalat ekonomik büyümeyi artırmaktadır. Ele alınan ülkelerde ekonomik büyümenin gerçekleşebilmesi için dış ticaretin önemli etkisinin olduğu görülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024D-8 Ülkelerinde İhracat Çeşitliliği, Ekonomik Büyüme ve Ekolojik Ayak İzi İlişkisi: Ampirik Bir Analiz
Akın, Fatih
Bu çalışmanın amacı, D-8 (Türkiye, Endonezya, İran, Mısır, Pakistan, Malezya, Nijerya ve Bangladeş) ülkelerinin 1995-2022 dönemi için ihracat çeşitliliği, ekonomik büyüme ve ekolojik ayak izi arasındaki ilişki panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) analiz yöntemi ile incelemektir. Ayrıca, Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) panel nedensellik testi ile nedensellik testi de uygulanmıştır. Elde edilen panel ARDL sonuçlarına göre, ekolojik ayak izini ihracat çeşitlendirmesi hem kısa hem de uzun dönemde azaltırken, ekonomik büyüme ise kısa dönemde artırmaktadır. Emirmahmutoğlu ve Köse nedensellik testindeki panel Fisher Test İstatistiği sonuçlarına göre; ihracat çeşitliliği (EXPD), ekonomik büyüme (GDP) ve ekolojik ayak izi (EF) arasında çift yönlü bir nedensellik olduğu tespit edilmiştir. EXPD ile EF için bireysel olarak ülke sonuçlarına bakıldığında; Endonezya, İran, Mısır, Malezya’da çift yönlü nedensellik, Nijerya’da EXPD’den EF’ye doğru tek yönlü nedensellik ve Türkiye’de ise EF’den EXPD’ye doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. GDP ile EF için bireysel olarak ülke sonuçlarına bakıldığında; İran’da çift yönlü nedensellik, Endonezya, Malezya, Nijerya’da GDP’den EF’ye doğru tek yönlü nedensellik ve Türkiye, Mısır, Pakistan, Bangladeş’te ise EF’den GDP’ye doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. GDP ile EXPD için bireysel olarak ülke sonuçlarına bakıldığında; Türkiye, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Bangladeş’te GDP’den EXPD’ye doğru tek yönlü nedensellik ve Mısır’da ise EXPD’den GDP’ye doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Sonuç olarak D-8 ülkelerinde ihracat çeşitliliği daha çok artırılırsa, çevreye olan zarar azalacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Endüstri 4.0 ve Çevresel Sürdürülebilirlik Arasındaki İlişki: Avrupa Birliği Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Analiz
Akın, Fatih; Dinçer, Selin
Endüstri 4.0 olarak bilinen dördüncü sanayi devrimi ve beraberinde getirdiği dijital dönüşüm tüm dünyada her geçen gün etkisini artırmaktadır. Bu eksende Endüstri 4.0 ile yaşanan dijital değişim bireylerin yaşamlarında ve çalışma hayatlarında köklü değişimleri beraberinde getirmektedir. Bireylerin yanı sıra çeşitli endüstrilerin üretim süreçlerinin iyileştirilmesinde de Endüstri 4.0 oldukça dikkat çekmektedir. Diğer taraftan 18. yüzyılda Sanayi Devrimi ile başlayan olumsuz çevresel etkilerin yanı sıra sürekli artan tüketim talebini karşılamak için kullanılan ve tükenmekte olan doğal kaynaklar ülkeleri harekete geçirmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde de Endüstri 4.0 ile ilişkili teknolojilerin benimsenmesini teşvik etmek amacıyla politikalar uygulandığı bilinmektedir. Bu anlamda Endüstri 4.0'ın sürdürülebilir ekonomik büyüme, kalkınma ve çevreye katkı sağlayabileceği fikri gündeme gelmektedir. Bu çalışma Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkede Endüstri 4.0 ve çevresel sürdürülebilirlik arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçtan yola çıkarak çalışmada, 1996-2020 dönemi için panel ARDL/PMG analiz yöntemi kullanılarak çevreyi temsilen ekolojik ayak izi, Endüstri 4.0’ı temsilen ise teknoloji patenti değişkenleri kullanılmıştır. Ayrıca ekonomik büyüme ve enerji tüketimi değişkenleri kontrol değişken olarak kullanılmıştır. Bulgular, Avrupa Birliği ülkelerinde uzun dönemde patent sayısındaki artışın ekolojik ayak izini azalttığını ortaya koymaktadır. Diğer taraftan çalışmada, Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomik büyüme ve enerji tüketiminin ekolojik ayak izini artırdığı tespit edilmiştir. Çalışma bulguları, Avrupa Birliği ülkelerinde Endüstri 4.0 teknolojilerinin sürdürülebilir çevre üzerinde önemli etkisinin bulunduğunu ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024Ekolojik ayak izi ile oecd ülkelerine yönelik çevresel kuznets eğrisinin araştırılması
Şen, Ali; Akın, Fatih
Son zamanlarda ulusların başlıca endişelerinden biri küresel ısınma, özellikle de küresel ısınmanın gezegen üzerindeki zararlı etkileri ve yaşam standartları üzerindeki dolaylı etkileri olmuştur. Sanayi devriminin başlaması, dünya ölçeğinde büyük bir sosyal ve ekonomik dönüşümü beraberinde getirmiş ve bu dönüşüm çevre üzerinde de etkili olmuştur. Bu çalışmada, 1980-2014 dönemi için 29 OECD ülkesinde ekonomik büyüme, finansal gelişme, enerji tüketimi ve çevresel kirlilik göstergesi olarak kullanılan Ekolojik Ayak İzi ile Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) hipotezinin geçerli olup olmadığı panel veri yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, değişkenler ve panelin geneli için yatay kesit bağımlılığı ve heterojenlik olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda ikinci kuşak testlerin kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yatay kesit bağımlılığı içeren ve heterojen olduğu tespit edilen modelin durağanlık analizi için Reese & Westerlund tarafından ortaya konulan ikinci kuşak testlerinden PANICCA panel birim kök testi kullanılmıştır. Uzun dönemde değişkenler arasında eşbütünleşme olup olmadığını belirlemek için GUW testi kullanılmıştır. Eşbütünleşme varlığından sonra CCE ve AMG parametre tahmincileri kullanılarak katsayıların anlamlı olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen CCE ve AMG tahminci sonuçlarına göre; ÇKE hipotezinin, tüm panel için geçerli olmadığı, ancak tek tek ülkelere bakıldığında ise Lüksemburg ve Yunanistan’da geçerli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, 29 OECD ülkesinin çoğunda ekolojik ayak izi, artan enerji kullanımı ve finansal gelişmenin bir sonucu olarak arttığı bulunmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele












