Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • ArticleAçık Erişim2025
    Covid-19 Fobisinin Yaşlılar Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: Erzincan İl Merkezi Örneği

    Akkaş, İbrahim

    Covid-19’un yayılmasını önlemek amacıyla, insanlar arasındaki sosyal etkileşimi kademeli olarak azaltmak için kısıtlamalara yönelik tedbirler alınmıştır. Bulaşma hızı oranı ve yüksek ölüm oranı nedeniyle, insanlar hastalık konusunda endişelidir. COVID-19'un yayılmasını yavaşlatmak için sosyal mesafe, izolasyon ve karantina kritik öneme sahiptir. Bu tedbirlerle yüksek risk grubunda olan yaşlıların korunması amaçlanmıştır. COVID-19 ile ilgili ölümler öncelikle yaşlılarda ve esas olarak kronik hastalıklar, solunum hastalıkları veya diyabet gibi eşzamanlı hastalıkları olanlarda meydana geldiğinden dolayı yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar sokağa çıkma yasağına öncelikli olarak dâhil edilmiştir. Fobi, bir kişi, olay veya durumla ilgili sürekli ve aşırı korkuyu ifade eder. Korkunun süreklilik kazanması da fobi olarak açıklanmaktadır. Yazılı, görsel ve sosyal medyada COVID-19'la ilgili ölüm haberleri özellikle yaşlılarda endişe ve korku düzeylerini artırmaktadır. Yaşlılarda, özellikle COVID-19'a yakalanma korkusu ve salgın sırasında yalnızlık ve ölüm korkusu ruh sağlığı sorunlarına neden olmaktadır. Yaşlılarda Covid-19 Fobisi’ni ölçmek amacıyla hazırlanan bu çalışmanın literatüre katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Etik Kurulu’nun 27/09/2021 toplantı tarihli 08/03 protokol numaralı kararına göre çalışma için etik kurul izini alınmıştır. Bu amaçla, Erzincan’da yaşayan 300 yaşlı bireye anket uygulanarak veriler toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS.20 programında analiz edilmiştir. Sorular normal dağılıma uygun olduğu için paremetrik testler analizde kullanılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Sosyal medyada siber suçlar: Üniversite gençliği üzerine uygulama

    Akkaş, İbrahim

    Gelişen teknolojik çağda internet, özellikle sosyal medya hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü sosyal medya sayesinde herkes yakınları ve sevdikleriyle kolaylıkla iletişim kurabilmektedir. Aynı zamanda sosyal medyanın kullanımı gün geçtikçe artmakta ve bu durum siber suçluların bu ağları kullanarak siber eylemler gerçekleştirmesini kolaylaştırmaktadır. Instagram, Twitter, Facebook, Youtube ve Linkedin gibi kullanıcıların günlük olarak kullandıkları, aileleri, arkadaşları ve akrabaları ile kolayca iletişim kurabildikleri ve verilerini paylaşabildikleri birçok ağ bulunmaktadır. Sosyal medya, internet bağlantılı dünyada yeni iletişim yollarını açmıştır. Bu iletişim, dünyanın her yerindeki insanlar arasında tweet'leri, fotoğraf, resim, beğeni ve yorum vb. paylaşmayı içerir. Geçtiğimiz birkaç yılda, çevrimiçi sosyal ağ sitelerinin, Twitter, Facebook, LinkedIn, MySpace, YouTube, Tiktok, whatsapp gibi sosyal medyayı kullanarak kullanıcıların aileleri, arkadaşları, profesyonel grupları ve diğer topluluklarla iletişim kurmaları için önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte, sosyal medya siteleri kullanıcılar için çeşitli ciddi güvenlik riskleri ve tehditleri oluşturmaktadır. Bu makale, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin sosyal medyada siber suç anlamında ortaya çıkabilecek tehditler ve güvenlik riskleri hakkında bilgi sahibi olup olmadıklarını araştırmaktadır. Siber suçun artan oluşumuyla birlikte sosyal medyanın kullanımı, günümüzün dijital çağında yükseköğretim kurumları için önemli avantajlar ve dezavantajlar sunmaktadır. Bu çalışma, özellikle çevrimiçi bir üniversite ortamına odaklanarak, yükseköğretimde sosyal medya kullanımı ile siber suç farkındalığını araştırmaktadır. Amacı, çevrimiçi üniversite öğrencileri arasında sosyal medya kullanım modellerini, siber suçun yaygınlığını ve bu zorlukları ele almak için etkili stratejileri analiz etmektir. Bu araştırma, eğitim kurumlarındaki dijital teknolojilerin gelişen manzarasına dair değerli içgörüler sunarak, etkili müdahaleler ve politika çerçeveleri üzerine gelecekteki araştırmalar için temel oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğrencilerin sosyal medyada yaşanabilecek siber suçlar hakkında bilgi sahibi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Z kuşağının eş seçme stratejileri: erzincan örneği

    Akkaş, İbrahim; Aksakal, Ibrahim

    Boşanma oranlarındaki artış, aile içi şiddet olayları, demografik dönüşüm ve benzer sorunlar aile kurumunun bir dönüşüm yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle ailede yaşanan dönüşümün ve bu dönüşümün yol açtığı sorunların nedenlerinin araştırılması bu çalışmadaki temel motivasyon kaynaklarından biridir. Hiç şüphe yok ki aile kurumunun sürekliliğinin ön koşullarından biri eş seçim yaklaşımlarıdır. Konu hakkında yaptığımız literatür çalışması genç yetişkinlerin eş seçim stratejilerinin incelenmesinin önemini ortaya koymuştur. Evliliğin başarılı olmasının en önemli ön koşullarından biri doğru eş seçimidir. Günümüzde genç yetişkinlerin hangi kritere göre eş tercihinde bulundukları ve aile kurumuna karşı yaklaşımları aile kurumunda yaşanan dönüşümü açıklayacak değişkenlerden biridir. Bu nedenle araştırmamız Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin aile kurumuna ve eş seçimine dair yaklaşımlarını belirlemek için yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı evlilik çağında olan Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin eş seçme stratejilerini cinsiyet, romantik ilişki durumu, dindarlık, ekonomik durum ve yerleşim yeri değişkenleri açısından incelemektir. Bu maksatla Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde eğitim gören üniversite öğrencilerine Eş Seçme Stratejileri Envanteri gerekli izinler alınarak uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemi 120 erkek 327 kadın olmak üzere toplam 447 katılımcıdan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri normal dağılım özelliği göstermediği için analiz sürecinde nonparametrik testler kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin eş seçme eğilimleri cinsiyet, romantik ilişki durumu ve dindarlık değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermektedir. Ekonomik durum ve yerleşim yeri ile eş seçme stratejileri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ayrıca katılımcıların tamamının eş tercihi yaparken duygusal unsurları rasyonel unsurlardan daha fazla önemsedikleri sonucuna varılmıştır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Üniversite Öğrencilerinde Dijital Kimlik Kullanımı ve Benlik Sunumu Üzerine Bir İnceleme

    Akkaş, İbrahim; Aksakal, Ibrahim

    Son yıllarda yaygınlaşan çevrimi içi iletişim araçları dijital kimlik kullanma alışkanlıklarını beraberinde getirmiştir. İnsanlar giderek artan sayıda ve çeşitli sebeplerle çevrim içi iletişim araçlarını kullanmakta ve bu iletişim araçları için dijital kimlikler oluşturmaktadır. İnternet kullanıcıları bu araçları eğlence, hizmet alımı, alışveriş, iletişim ve eğitim gibi birçok amaç için kullanmaktadır. Özellikle eğlence ve iletişim amaçlı kullanılan sosyal medya araçlarında kullanıcılar dijital kimliklerini oluştururken gerçek kimliklerini gizleyerek ya da olduğundan farklı göstererek etkili izlenim oluşturma taktikleri kullanabilmektedir. Konu hakkında yapılan benzer çalışmalar sosyal medya araçlarının bu amaçla kullanım oranının en yüksek olduğu yaş grubunun 18 yaş üzeri genç kuşak olduğunu göstermektedir. Bu nedenle araştırmamız, 18 yaş üstü üniversite öğrencilerinin dijital kimlik kullanım taktikleri ve etkili izlenim oluşturma stratejilerini inceleme amacıyla tasarlanmıştır. Araştırma, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde eğitim gören üniversite öğrencileri üzerinden yürütülmüştür. Ana kütle büyüklüğü dikkate alınarak örneklem büyüklüğüne karar verilmiş ve 408 üniversite öğrenicisinin kolayda örnekleme yöntemiyle seçildiği bir örneklem oluşturulmuştur. Araştırmada daha önce güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılmış olan “Dijital Kimlik Ölçeği” ve “Değiştirilmiş Benlik Sunum Taktikleri Ölçeği” kullanılmıştır. Kullanılan ölçekler 5’li likert tipi ölçek biçimindedir. Ölçeklerden elde edilen sonuçlar yaş, cinsiyet ve gelir düzeyi değişkenleri dikkate alınarak analiz edilmiştir. Ayrıca katılımcıların tercih ettikleri sosyal medya araçları ve bu araçları kullanım amaçları da dikkate alınarak ilişkilendirme yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri normal dağılım özelliği gösterdiği için analiz aşamasında t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sosyal medya araçlarını kullanım amacı ile dijital kimlik geliştirme ve etkili izlenim oluşturma pratikleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları çerçevesinde ortaya çıkan toplumsal cinsiyet ayrımcılığı

    Akkaş, İbrahim

    Cinsiyet (sex), biyolojik bir kavram olup bireylerin doğumuyla başlayan süreci ifadeeder. Yani bireylerin biyolojik anlamda kadın ya da erkek olarak doğmasıdır. Toplumsalcinsiyet (gender) ise, biyolojik anlamda dünyaya gelen bireylerin rollerinin tanımlandığıalanı açıklar. Yani, kültürün ya da toplumun cinsiyete bağlı olarak bireyden beklediğidavranışlarıdır. Toplum ya da kültür tarafından belirlenen cinsiyet rollerinin nasıl algılandığıönemlidir. Bu durum bireyler arasında ayrımcılığa, eşitsizliğe ya eşitliğe yolaçabilir. Geleneksel toplumlarda ataerkil bir yapıda kadınların ikinci konumda olmasıtoplumsal cinsiyet kavramını tartışmalı hale getirmiştir. Kadın halen özel alana aitolarak konumlandırılırken erkek ise kamusal alanla dâhil edilmektedir. Böyle bir ayrımtoplumun diğer alanlarında yaşanmaya başladığında bir takım problemler ortaya çıkmaktadır.Bu çalışmada cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramlarının sosyolojik olarakizahı, toplumda cinsiyet eşitliği ya da eşitsizliğinin ortaya çıktığı alanlar hakkında bilgilersunulmuştur. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesine dair çözüm ve önerilerbulunmaktadır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    New Socialization Spaces: Shopping Centers

    Akkaş, İbrahim

    The process of globalization has led to some changes in the social and cultural characteristics of societies. Consumer goods, brandsor “American-style living” habits that spreadrapidly throughout the world have affected people. This has led to the emergence of the concept of consumer culture and acceptance in society. Torelate the concept of consumption to the economy is not enough to explain the concept. Today, everything is consumed by people. The mostimportant element consumed is thevalues in thesociety. The depletion of values is about cultural elements that bring people to get herandunite. In this sense, the concept of socialization has been distanced from it stradition almeaning and new socializationor time together spaces have been created. Today, although shopping centers bring to mind the commercial activities and consumption, perhaps the most important point that weignore is that the yappear as centers where values areconsumed.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2019
    Akıllı telefon kullanımının yalnızlık üzerine etkisi: erzincan üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi öğrencileri örneği

    Akkaş, İbrahim

    Küreselleşme süreciyle birlikte hız kazanan iletişim ağındaki gelişmeler en çok gençlerietkisi altına almaktadır. Günümüzde gençler en çok akıllı telefon kullanan kitleyi temsiletmektedir. Akıllı cep telefonların yaygın ve aşırı kullanımı bağımlılığa dönüşebilmektedir. İnternet ortamı ve buna bağlı olarak gelişen sosyal medya uygulamaları( facebook,whatsapp, instagram, youtube, bloglar, twitter vb.) gençlerin akıllı telefonlarda uzun sü-reli zaman harcamalarına sebep olmaktadır. Bu durum bazen yalnızlığa, bazen sosyalleşme sorunlarına, bazen rol ve sorumlulukları yerine getirememe gibi birçok soruna neden olmaktadır.Bu sorunlara dikkat çekebilmek ve akıllı telefon kullanımının olumsuz etkilerine farkındalık yaratmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Erzincan Üniversitesi İktisadi veİdari Bilimler Fakültesi öğrencilerine yönelik olarak 229 adet anket uygulanmış olup eldeedilen veriler SPSS 18.0 aracılığıyla analiz edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele