Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • ArticleYalnız künye2010
    The pre-service teachers' mathematics anxiety related to depth of negative experiences in mathematics classroom while they were students

    Bekdemir, Mehmet

    One of the aims of this study is to examine whether the worst experiences and most troublesome mathematics classroom experience affect mathematics anxiety in pre-service elementary teachers. Another goal is to find out how the causes of their anxiety relate to these negative experiences. The participants were 167 senior elementary pre-service teachers. Three different instruments were used to collect data; Mathematics Anxiety Rating Scale, Worst Experience and Most Troublesome Mathematics Classroom Experience Reflection Test, and Interview Protocol. The findings show that many pre-service teachers have mathematics anxiety and that the worst experience and the most troublesome mathematics classroom experience have a direct influence on mathematics anxiety in pre-service teachers. Also, the majority of instances of participants' mathematics anxiety are caused by the teachers, their behavior or teaching approaches in their past.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2008
    Revize Edilmiş Bloom Taksonomisi ve Cebir Öğrenme Alanı Örneğinde Uygulaması

    Selim, Yavuz; Bekdemir, Mehmet

    Bu çalışmada, “Revize Edilmiş Bloom Taksonomisi”nin tanıtımı ve Yeni İlköğretim Matematik Programındaki Cebir Öğrenme Alanı örneğinde uygulanması yapılmıştır. Bloom Taksonomisi, Anderson ve diğerleri (2001), tarafından, eksiklikleri, çelişkileri gidermek ve daha modern hâle getirmek için revize edilerek “Revize Edilmiş Bloom Taksonomi” olarak adlandırılmıştır. Revize edilen taksonomide, he-defin içeriğini gösteren “bilgi (knowledge) boyutu”; “olgular bilgisi”, “kavramlar bilgisi”, “işlemler bilgisi” ve “biliş ötesi bilgisi” kategorilerine ve hedefin nasıl ger-çekleşeceğini (eylem) gösteren “bilişsel süreç (cognitive process) boyutu” “hatırla”, “anla”, “uygula”, “analiz et”, “değerlendir” ve “yarat” kategorilerine ayrılmıştır. Bu bilgi ve bilişsel süreç boyutu bir matrisle birleştirilmiştir. Matrisin sütununa bilgi boyutunu oluşturan kategoriler, satırına ise bilişsel süreci oluşturan kategoriler ya-zılmıştır. Böylece revize edilmiş taksonomiyle (revised taxonomy) öğrenmeleri veya hedefleri, sadece bilgi açısından değil aynı zamanda süreç açısından da değerlendir-me imkânı ortaya çıkmıştır. Yeni İlköğretim Matematik Programı cebir öğrenme alanındaki kazanımlar revize edilmiş taksonomiye göre değerlendirildiğinde, bilgi boyutu açısından daha genel olarak matematiksel kavram ve işlemlerinin geliştirilmesi hedeflendiği görül-mektedir. Bilişsel süreç açısından ise, anlama ve uygulama yapma ağırlıklı olmasına rağmen çok az da olsa analiz etme ve yaratma gibi üst düzey düşünme becerilerinin geliştirilmesi hedeflendiği söylenebilir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2007
    İlköğretim Öğrencilerinin Cebir Öğrenme Alanında KAvram ve İşlem Bilgilerinin Değerlendirilmesi

    Işık, Ahmet; Bekdemir, Mehmet

    Problem Durumu: Matematik bilgisi, kavramsal ve işlemsel bilgi olarak ikiye ayırılmaktadır. Kavram bilgisi, herhangi bir öğrenme alanındaki ilkelerin, buradaki bilgilerin arasındaki karşılıklı ilişkilerin açık veya kapalı bilgisi yani kavramı anlama (bilme) bilgisi olarak tanımlanır. İşlem bilgisi problem çözmek için kullanılan işlem ve kural bilgisi, yani nasıl yapılacağının bilgisi ve matematiğe ait semboller bilgisidir. Araştırmanın Amacı / Araştırma Soruları: Bu çalışmanın amacı, cebir öğrenme alanında kavram ve işlem bilgisi kullanımı ile ilgili olarak ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin başarı düzeylerini tespit etmek ve karşılaştırmaktır. Ayrıca kavram ve işlem bilgisi gerektiren sorularda, öğrencilerin genellikle yaptıkları hata ve eksiklikleri ortaya çıkarmak ve bunların giderilmesi için öneriler sunmaktır. Araştırmanın Yöntemi: Araştırma, sekizinci sınıftan 185 erkek, 178 kız, toplam 325 öğrenciyi kapsamaktadır. Çalışmada 12 adet işlem ve 8 adet kavram bilgisi gerektiren, toplam 20 adet açık uçlu cebir sorusundan oluşan bir test kullanılmıştır. Verilerin analizinde, ttesti ve betimsel istatistikler kullanılmıştır. Bulgular ve Sonuçlar: Elde edilen verilere göre, işlem bilgisi gerektiren sorulara, kavram bilgisi gerektiren sorulardan anlamlı derecede fazla doğru cevap verilmesine rağmen, hem işlem hem de kavram bilgisi gerektiren sorularda öğrencilerin başarı seviyeleri düşüktür. İşlem bilgisi ile ilgili sorularda yapılan hatalar genelde, ezberlenmiş işlemlerin yanlış yapılması veya işlemin hiç yapılmamasıdır. Kavram bilgisi gerektiren sorularda ise öğrencilerde temel kavramları, kavramlar aralarındaki ilişkileri yanlış bilme veya hiç bilememe, ayrıca kavramlar arası ilişkileri yorumlama eksiklikleri tespit edilmiştir. Öneriler: Öğrencilerdeki eksikliklerin giderilmesi için, öncelikle kavramların, ilişkilerin ve işlemlerin altında yatan anlamlar öğrencilere kazandırılmalıdır. Anlam bilgisi kazandırıldıktan sonra işlem becerisi kazandırmak için öğrencilere etkinlikler ve uygulamalar yaptırılmalıdır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2007
    İlköğretim Matematik Öğretmen Adaylarındaki Matematik Kaygısının Nedenleri ve Azaltılması İçin Öneriler (Erzincan Eğitim Fakültesi Örneği)

    Bekdemir, Mehmet

    Bu çalışmanın üç amacı vardır. Birinci amacı, ilköğretim öğretmen adaylarında matematik kaygısının var olup olmadığını, eğer varsa onların algılamalarına göre nedenlerini ortaya çıkarmaktır. İkincisi, matematik öğretimi dersinin, matematik kaygısını nasıl etkilediğini tespit etmektir. Üçüncüsü de, matematik kaygısının oluşturulmaması veya azaltılması için öğretmen adaylarının tecrübe ve önerilerinden yola çıkarak önerilerde bulunmaktır.Bu çalışma, Erzincan Eğitim Fakültesi ilköğretim sınıf öğretmenliğinden toplam 52 öğrenciyi (32 si erkek ve 20 si bayan) kapsamaktadır. Veriler, Matematik Kaygı Ölçeği (MKÖ), Matematik Kaygısını Etkileyen Faktörleri Belirleme Ölçeği (MKEFBÖ), Kaygının Nasıl Etkilendiğini Belirleme Ölçeği (KNEBÖ) ve Görüşme araçları ile toplanmış ve her bir aracın sonuçları ayrı ayrı değerlendirilmiştir. İlköğretim öğretmen adaylarının az veya çok da olsa matematik kaygısına sahip oldukları ve matematik öğretimi dersinin öğrencilerin matematik kaygılarının azaltılmasına katkıda bulunduğu tespit edilmiştir. Öğretmenin olumsuz tutum ve uygulamaları, zamanla sınırlandırılmış matematik sınavları, matematik derslerinde hata yapma korkuları, matematik öğretmenlerine anlaşılmayan yerlerin sorulamaması, grupla, somut materyal veya el becerileriyle çalışma fırsatının bulunmaması matematik kaygısına arttıran faktörlerin en önemlileridir. Demokratik ve destekleyici sınıf ortamında, üst matematiksel düşünme becerilerini kullanarak matematikte ve günlük hayatta neyi, niçin ve nasıl yapacağını temel alan anlamlı öğrenme ve uygulamaları tavsiye edilmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele