Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2025Çalışma Ceza Hukuku Bağlamında Çocuk ve Genç İşçileri Çalıştırması Yasak Kişilerin Belirlenmesi
Özer, Hatice Duygu; Öztürk, Nurten
Çocuk ve genç işçilerin çalışma hayatında maruz kaldığı zorluklar nedeniyle iş mevzuatımızda koruyucu nitelikte hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümler genellikle çocuk ve genç işçinin çalışmasının yasaklanması/sınırlanması ve iş ilişkisinin kontrollü bir biçimde yürütülmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda ele aldığımız koruyucu düzenleme ise, çocuk ve genç işçileri, onlara hiyerarşik olarak üstün konumda olan işveren ve işveren vekiline karşı korumayı amaçlanmaktadır. Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen, işveren veya işveren vekilinin çocuklara karşı işlediği suçlar ya da yüz kızartıcı suçlardan dolayı, birlikte çalıştığı çocuk ve gençlere zarar verme olasılığı bulunmasından dolayı getirilmiş çalıştırma yasağı çalışmamızın temel içeriğini oluşturmaktadır. Konuyu ele alırken iş hukuku boyutuyla çalışma ilişkisine etkisi ve ceza hukuku boyutuyla yasağa konu olan suçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Benzer bir düzenlemenin bulunduğu Alman hukuku ile mukayeseli olarak incelenen hükmün uygulanabilirliği üzerinde eleştirilere ve önerilere de yer verilmeye çalışılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2024Çocuk işçiliğinin yeni görünümü: kıdfluencer
Özer, Hatice Duygu; Alpsoy, F. Nazlıcan
Sosyal medyanın kullanımının her geçen gün daha çok artış göstermesiyle birlikte pek çok sektörde olduğu gibi reklamcılık sektöründe de internetin kullanımı artmıştır. Bu kullanımlardan biri de influencer olarak ebeveynlerin özellikle de annelerin çocuklarıyla birlikte reklam amaçlı içerik üretmeleridir. Küçük yaştaki çocukların sosyal medyada görüntü, ses gibi kişisel verilerinin paylaşılması kişiler hukuku, aile hukuku, ceza hukuku, bilişim hukuku gibi hukuk dallarına konu olan ihlallere neden olabildiği gibi psikolojik, sosyolojik araştırmalara da konu olmaktadır. Bu çalışmada ebeveyni tarafından sosyal medyada içerik oluşturmak için kullanılan çocuğun yaptığı çalışmanın iş ilişkisi olarak kabul edilip edilemeyeceği, çocuğa yaptırılan çalışmanın iş hukuku ilkelerine uygun korumaya tabi olup olamayacağı tartışılmaktadır. Henüz ülkemizde sosyal medya içerik üreticilerinin çalışma koşullarının ve özlük haklarının ele alındığı yasal bir düzenleme mevcut değildir. Ancak bu belirsizlik, bu şekilde çalışan çocukları reklam şirketlerine ve hatta ailelerine karşı korumasız bırakmaktadır. Bu eksikliğin giderilebilmesi amacıyla çalışmamızda yabancı ülke hukuk sistemlerinde tespit edebildiğimiz düzenlemeler incelenmiştir. Böylelikle ülkemizde ileride yapılacak yasal düzenlemede örnek alınabilecek tedbirlerin neler olduğu tartışılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2024İş sözleşmesinin sonuçlarından “geri verme yükümlülüğü” üzerine bir inceleme
Özer, Hatice Duygu
İş sözleşmesinin sona ermesinin pek çok sonucu bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı 4857 Sayılı İş Kanunu’nda açıkça düzenlenmiş, bir kısmı ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Uygulamada genellikle kıdem tazminatı/ihbar tazminatı ödenmesi, ücret alacaklarının muaccel olması gibi sonuçlar sıklıkla karşımıza çıkmakta ve bu sonuçlara ilişkin öğretide çalışmalar yapılmaktadır. İş sözleşmesinin sona ermesinin bir başka sonucu olan “geri verme yükümlülüğü” ise Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş bir borç olmakla birlikte tespit edebildiğimiz kadarıyla akademik incelemeye yeterince konu edilmemiştir. Çalışmamızda TBK. m.443’de yer verilen ve hem işçi hem de işveren için öngörülen bu borcun kapsamında neler olduğu ve borcun yerine getirilmesi sürecine ilişkin önemli hususlar ele alınacak, uygulamaya yansıyan sorunlara değinilecektir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2022Anayasa mahkemesi’nin iş ilişkisinde işverenin eşit davranma borcuna ilişkin kararı ve düşündürdükleri (2016/5824 no.lu 28/12/2021 tarihli burcu reis başvurusu)
Yangın, Dilek Dulay; Özer, Hatice Duygu
İşverenin eşit davranma borcu iş hukukunda, ayrımcılık yasağı ve dar anlamda eşit davranma borcu çerçevesinde ikili görünüme sahiptir. İşverenin benzer durumdaki işçileri arasında ayrımcılık temellerine dayalı olmayan, farklı muamelede bulunmasının sonuçlarının ele alındığı çalışmada, konu Anayasa Mahkemesi’nin 2016/5824 no.lu 28/12/2021 tarihli Burcu Reis başvurusu özelinde değerlendirilmiştir. Anılan kararda işverenin benzer durumdaki küçük çocuğu olan kadın işçilerinden bir kısmını işyerinde açmış olduğu kreş imkanından yararlandırmasına karşın, başvurucuyu sebebi açıkça ortaya konulamayan bir şekilde yararlandırmamış olması, Anayasa Mahkemesi tarafından eşitlik ilkesine aykırı bulunarak, ortaya çıkan ayrımcılık yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için iş yargısının yeniden yargılama yapmasına karar verilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre ise, İş Kanunu m.5 hükmünün yaptırımını teşkil eden ayrımcılık tazminatı sadece ayrımcılık temelli farklı muameleye maruz kalan işçiler için söz konusudur. Oysa Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar, işverenin eşit davranma borcuna aykırı olan tüm durumlarda anılan tazminatın ödenmesini sağlamaya yönelik bir açılım sağlayacak niteliktedir. Bu sonuç, İş Kanunu m.5’deki farklı muameleye maruz kalan işçinin üzerindeki ispat yükü açısından da işçi lehine sonuç doğuracak niteliktedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Overview of the employees’ excused leaves
Özer, Hatice Duygu
While workers are performing their duties, moral impossibilities\rarising from personal reasons usually because of their relatives may\roccur. These situations which happen because of the death of the firstdegree relatives of workers, a male employee’s wife giving birth, adoption, marriage, the treatment of a child with a disability or a chronic\rillness, make the employee absent from work for a short period of time.\rAlthough it has been applied for a long time in labour law, it was\rregulated for the first time under the title of “excused leave” in additional article 2 of Labour Code no 4857 in 2015 granting the employees\rthe right of paid leave due to absenteeism.\rAltough it is referred as a “leave”, its purpose is not to rest, like\rother leaves. This study aims, we try to explain the excused leave in the\rcontext of their use and the consequences of not being able to use them,\rin comparison with the Maritime Labour Law, The Press Labour Law\rand Civil Servants Law. Finally, the study brings light to the positive\rand negative aspects of the regulation within the framework of the implementation problems related to the excused leave.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2021“Erken Yaşlananlar”ın Emekliliği Üzerine Bir Değerlendirme
Özer, Hatice Duygu
Yaşlılık sigortası, sigortalıların kaçınılmaz bir sosyal risk olan yaşlılık durumunda ortaya çıkan gelir kaybını güvence altına almaktadır. Yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ise, sigortalıların şahsından veya işinden kaynaklanan nedenlerle farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. “Erken yaşlanma emekliliği” de sigortalılara özel koşullarla daha kolay emekli olma imkanı getirmektedir. Diğer koşullardan daha az bilinen ve uygulanan bu hak kazanma koşulu, 5510 sayılı Kanun m.28/’de, “55 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar” hükmüyle düzenlenmiştir. Yasal emeklilik yaşına ulaşmadığı halde biyolojik yönden, bu yaşı doldurmuş bir insan derecesinde yaşlanmış ve çalışma gücü bu seviyeye düşmüş olanlar erken yaşlanmış olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızın temel amacı az bilinen bu emeklilik türünü değerlendirmektir. Bu amaçla öncelikle erken yaşlanma emekliliğine ilişkin yasal esaslar ele alınacaktır. Hangi sigortalıların bu haktan yararlanma olanağına sahip olduğu ortaya konulacaktır. Ardından uygulaması çok az olan ve yargı kararlarına da yansımayan bu emekli olma koşulu neden daha az tercih edildiği üzerinde durulacaktır. Nihayet bu hükmün mevzuatımızda yer alma gerekliliği tartışılacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2020188 sayılı ılo balıkçılık istihdam sözleşmesi ışığındaiş hukukunda balıkçılık
Özer, Hatice Duygu
Balıkçılar, iş sözleşmesiyle çalışan ancak diğer çalışanlara göre farklı çalışma ortamı ve koşullarına tabi olan işçilerdir. Yapmakta oldukları işin doğası gereği ortaya çıkan farklılık, bu grupta çalışanların hangi iş mevzuatına tabi olacaklarınıbelirlemede güçlük arz edebilmektedir. Çalışmamızda öncelikle balıkçılık faaliyetinin sınırları çizilerek, balıkçıların tabi olduğu hükümler değerlendirilecektir. Ardından uluslararası hukuk metinlerinde özellikle de ILO‘nun 188 sayılı Balıkçılık İstihdam Sözleşmesi’nde balıkçılık faaliyetini yürüten işçilerin çalışma yaşamından doğan haklarını düzenlemek için getirilen kurallar ele alınacaktır. Henüz ülkemizin taraf olmadığı yeni tarihli sözleşmede yer alan hükümlerle iç hukukumuzdaki balıkçılara ilişkin düzenlemeler kıyaslanarak 188 sayılı ILO Sözleşmesinin ülkemiz mevzuatına olası katkıları değerlendirilecektir. Çalışmamızın kapsamını çok genişletmemek için balıkçı gemilerinde çalışmak için aranan asgari koşullar konusu ile sınırlı tutulacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2019Ceza İnfaz Mevzuatı Kapsamında Çalışan Tutuklu ve Hükümlülerin Sosyal Güvenliği
Yangın, Dilek Dulay; Özer, Hatice Duygu
Tutukluluk ve hükümlülükte geçirilen sürenin toplum ve mahkûm açısından verimli bir şekilde değerlendirilebilmesi için ceza infaz mevzuatımızda çeşitli çalışma programları düzenlenmiştir. Bu çalışmalarda çalışan açısından asıl amaç iş sözleşmesinden farklı olarak ücret elde etmek olmasa da, yapılan çalışma nedeniyle sigortalılık ilişkisinin oluştuğu kabul edilmektedir. 5510 sayılı Kanunda sadece Ceza İnfaz Kurumları bünyesindeki işyurtlarında çalışanların kısmen sigortalı olacakları düzenlenmiştir. Ancak bu grup dışında kalanların gerek ceza infaz kurumu içinde gerekse dışında yaptıkları çalışmalarından dolayı ortaya çıkacak sigortalılık ilişkisi açıkça düzenlenmemiştir. Çalışmamızda ceza infaz mevzuatı kapsamında yapılan tüm bu çalışmalarda kazanılan farklı sigortalılık statüleri incelenecektir. Ortaya çıkan farklılığın sosyal güvenlik hakkından herkesin yararlanmasını öngören Anayasal dayanağa ve eşitlik ilkesine uygunluğu değerlendirilecektir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2018TOPLU İŞ HUKUKU AÇISINDAN İŞÇİNİN YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKI Hatice Duygu ÖZER
Özer, Hatice Duygu
4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçilere tanınan yıllık ücretliizin hakkı; hak kazanma koşulları, iznin uygulanması, izin ücreti gibitemel esasları bakımından anılan kanunda düzenlenmiştir. İş sözleşmelerindede bu esaslara göre hükümler yer almaktadır. Ancak yıllık ücretliizin hakkı bireysel iş sözleşmeleri kadar toplu iş sözleşmeleriyle de sıklıkladüzenlenen konular arasındandır. Bu nedenle yıllık ücretli izne ilişkinhükümlerin toplu iş sözleşmesinde nasıl düzenleneceği de önem arzetmekte ve çalışmamızın ilk bölümünü oluşturmaktadır. Toplu iş sözleşmelerininnormatif kısmının iş sözleşmesinin muhtevasına ilişkin olanbölümüne dahil edebileceğimiz yıllık izne ilişkin hükümler, yıllık iznehak kazanma koşullarını kolaylaştırıcı nitelikte olduğu gibi kullanımınailişkin esaslar yönünden de daha esnek hükümler içerebilir. Yıllık izin ücretinin daha yüksek bir miktarda belirlendiği toplu iş sözleşmeleri deuygulamada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.Çalışmamızın ikinci bölümünde ise, yıllık izin toplu iş uyuşmazlıklarıbağlamında ele alınmıştır. Böylece yıllık iznin grev ve lokavtta neşekilde kullanılabileceği ve yıllık izne hak kazanmak için aranan koşullarıgerçekleştirmede grev ve lokavtın etkisinin ne olacağı üzerinde durulmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2018Obligation of employers' formation of occupational health and safety committees
Özer, Hatice Duygu
One of the basic obligations of the employer regarding occupational health and safety is the obligation of de establishing an occupational health and safety committee as set out in Article 22 of Law No. 6331. The occupational health and safety committee, which ensures that the employees are included in the decision making and implementation process instead of an occupational health and safety understanding prepared and supervised by the employer, will be created in all workplaces with more than fifty employees without distinction of danger class. In our study, the new regulations and implementation problems related to the committees previously mentioned in our legislation will be put forth and the importance of the committees in terms of employers and employees will be mentioned.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2018Uzaktan Çalışmada İş Sağlığı ve Güvenliği
Özer, Hatice Duygu
Uzaktan çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu’na 2016 yılında eklenen esnek bir çalışma modelidir. Bu bağlamda, uzaktançalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojikiletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.Bu çalışma türünde, işçiler büyük ölçüde işverenin egemenlik alanının dışında bulunduklarından, bunlara uygulanacakiş sağlığı ve güvenliği kuralları da klasik bir işyeri çalışanına uygulanacak kurallardan daha farklı olmalıdır. Ancak4857 sayılı İş Kanunu’nda bu tür çalışmalara uygulanacak birkaç işveren yükümlülüğüne yer vermekle yetinilmiştir.6331 sayılı Kanun’da yer alan diğer işveren yükümlülüklerinin de uzaktan çalışmaya uygulanıp uygulanmayacağı ileçalışan yükümlülüklerinin neler olacağı inceleme konumuzun temelini oluşturacaktır.Elbette bu atipik çalışmanın doğası gereği bazı yükümlülükler hiç uygulanamayacakken, bazıları da değişikliklere tabitutularak uygulanacaktır. Çalışmamızda “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği Taslağı” ışığında söz konusu farklılıklar ortaya konulacakve bunların hukukî sonuçları ele alınacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye20136331 Sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu'na göre çalışanların yükümlülükleri
Özer, Hatice Duygu
-
RDL Kalıcı Kaydıİncele



