Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim20192321 numaralı Hafik kazası Müslim Nüfus Defterinin transkripsiyon ve değerlendirmesi
Ceyda Savaş
Osmanlı Devleti'nin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısına dair incelemeler yapılırken, Başbakanlık Osmanlı Arşivi bünyesinde bulunan Nüfus Defterleri, içinde barındırdıkları bilgiler açısından düşünüldüğünde şehir tarihi açısından oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Modern anlamda Osmanlı Devleti'nde ilk nüfus sayımı 1831 yılında yapılmıştır. 1831 yılından önce Osmanlı Devleti'nde yapılan sayımlar genel olarak vergilendirme amacı ile yapıldığı için sayımı yapılan bölge ve kazanın nüfusunun tespiti açısından yeterli değildir. 1831 sayımı ise, bireylerin askeri amaçlı olarak tespitine yönelik yapılan ilk sayım olma özelliğine sahiptir. Bu çalışmada, miladi 1256-1260 (1841-1845) yılları arasında Hafik Kazası'nda ve köylerinde bulunan Müslim erkek nüfus ve hane reislerinin meslekleri, kişilerin, fiziksel özellikleri, özür durumları hakkında bilgi verilmiştir. Defterde yer alan, Müslim nüfusa ait bilgiler günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Sonuç olarak, nüfus defteriyle yörenin demografik, sosyal ve idari yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: XIX. Yüzyıl, Osmanlı Devleti, Hafik Kazası, Nüfus sayımı, Nüfus defteri.
- Master ThesisAçık Erişim2019Bellevalia crassa infüzyonlarının in vitro antioksidan ve muhtemel prooksidan aktiviteleri
Kubilay Pedis
Bu çalışmada Erzincan İli'nde endemik olarak yetişen Bellevalia crassa Wendelbo bitkisinin farklı konsantrasyonlardaki infüzyonlarının in vitro antioksidan ve muhtemel prooksidan aktiviteleri, etki mekanizmalarıyla birlikte incelendi. Yapılan in vitro deneylerde Bellevalia crassa'nın antioksidan aktivite tayinin yapıldığı parametrelerde ve antioksidan etki mekanizmasının değerlendirildiği paremetrelerin tamamında bütün konsantrasyonlarda antioksidan aktiviteye sahip olduğu görülmüştür. Öteyandan, yapılan mekanizma deneyleri sonucunda Bellevalia crassa'nın aynı konsantrasyonda bir antioksidan etki mekanizması üzerinde antioksidan etki göstermesine rağmen diğer mekanizmada bu etkinin konsantrasyon artışıyla paralellik göstermediği belirlenmiştir. Bunun mekanizmasında ise serbest radikal temizleme aktivitesi, O2˙- temizleme kapasitesi ve H2O2 temizleme yeteneğinin, antioksidan aktivite göstermiş fakat yüksek dozlarda bu aktivitede azalmalar görülmüştür, diğer parametrelerden metal şelatlama aktivitesi ve indirgeyici gücün de Bellevalia crassa'nın antioksidan potansiyelinin sebepleri olduğu sonucuna varıldı. Sonuç olarak konsantrasyon yükselmesiyle beraber antioksidan aktivitede azalmanın olması, Bellevalia crassa'nın antioksidan aktivitesinin yanı sıra konsantrasyona bağlı olarak antioksidan aktivite potansiyelinin de değişebileceğini göstermektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Drosophıla melanogaster'de sisplatin ve valproik asit'in indüklediği genotoksisiteye karşı kudret narı'nın (Momordıca charantıa L.) etkisi
Çağla Ersöz
Kanser, genetik ve çevresel koşulların etkisiyle hücrelerin kontrolsüz bölünmesi ve çoğalması ile ortaya çıkan kompleks bir hastalıktır. Standart olarak uygulanan kanser tedavi yöntemlerinden kemoterapide, kanser hücrelerini öldürmek için kullanılan sitotoksik antineoplastik ajanlar başroldedir. Bununla birlikte, antikonvülsan kullanan hastalar antineoplastik bir ajanı da kullanmayı gerektiren kanser tedavi sürecine girebilmektedir. Antineoplastiklerin toksik etkisinin, birlikte uzun süreli kullanılan antiepileptiklerle daha çok arttığı bilinmektedir. Kanser gibi birçok hastalığın tedavisinde çeşitli bitkilere ait etken maddeler kullanılmaktadır. Bu çalışmanın ilk aşamasında, 0,05 mM sisplatin (CP) ve valproik asit (VPA) ile 1,25; 2,5 ve 5 mg/mL dozlarında kudret narı (Momordica charantia, MC) bitkisine ait çekirdek ve meyve ekstreleri uygulanan Drosophila melanogaster bireylerinin hayatta kalış oranları belirlenmiştir. İkinci aşamada ise, aynı dozlarda antineoplastik ve antikonvülsan ile MC bitkisine ait ekstrelere maruz kalan 72±4 saatlik transheterozigot larvalarda Somatik Mutasyon ve Rekombinasyon Testi (SMART) ile genotoksik/antigenotoksik etkiler saptanmıştır. Sonuç olarak, yalnızca kimyasal ajan uygulanan gruplar ile kimyasal ajanlarla birlikte bitki ekstrelerinin uygulandığı deney grupları arasında gözlenen somatik mutasyon ve rekombinasyon oranlarının istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (p< 0,05).
- Master ThesisAçık Erişim2019Ücreti ödenmeyen işçinin işverene karşı sahip olduğu haklar
Bahadır Karabuğa
Ücretin, işçinin ve ailesinin genellikle tek geçim kaynağı olması onu yaşamsal bir öneme sahip kılmaktadır. Bu öneme binaen gerek Anayasa'da gerekse İş Kanunu'nda ücretin korunması noktasında birçok yasal düzenleme yapılmıştır. Bu noktada ücreti ödenmeyen işçi, işverene karşı dava veya takip yoluna başvurarak ücretin ödenmesini talep edebilecektir. Ancak işçiye sağlanan haklar ücretin talebi ile sınırlı değildir. İşverenin, işçinin ücretini ödememesi halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği gibi, çalışmaktan kaçınma hakkını da kullanabilecektir. Yine işçi, işverenin malları üzerinde yasal koşulları oluştuğu takdirde hapis hakkını da kullanma imkânına sahip olacaktır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Arnold J. Toynbee'nin Türkiye algısı
Uğur Turan
Herhangi bir konu hakkında fikirlerini ortaya koymadan önce, olayların gerçekleştiği yerleri bizzat görme ve kendi gözlemlerine göre yazma alışkanlığı olan Arnold J. Toynbee bu amaçla Türkiye ziyaretlerinde de bulunmuş ve Türkiye de yapmış olduğu ziyaretler sonucu Türkiye hakkındaki düşüncelerinin değiştiğini belirtmiştir. Birinci Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti ve onun topraklarında yaşayan insanlar hakkında genel olarak olumsuz bir bakış açısına sahip olan Toynbee'nin, Türkiye ve Türkler hakkındaki düşüncelerinde değişimlerin görülmesi 1921 yılından itibaren ortaya çıkmıştır. Araştırma konumuz olan Arnold J. Toynbee'nin Türkiye Algısındaki dönemsel farklılıkların nedenlerini bulmak amacı ile dönemin tarihi olayları ve devletlerin politik bağlantıları incelenerek yazarın eserleri ile karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Toynbee, Türkiye, İngiltere,
- Master ThesisAçık Erişim2019Erzincan ili 6-10 yaş grubu çocuklarda obezite prevalansı ve etkileyen faktörler
Serkan Paçacı
Amaç: Çocuklukta obezite çok çeşitli ciddi sağlık komplikasyonları ve daha sonra yaşamda erken hastalık ve ölüm riski artışı ile ilişkilidir. Bu çağdaki obezite yalnızca bir hastalık da olabilir, başka bir hastalığın göstergesi de. Bu yüzden erken dönemde obez çocuğun hekime götürülmesi önemlidir. Obezitenin başlıca sebebi olduğu ve ölüme kadar uzanan bir dizi ciddi hastalıklardan dolayı, çocuklukta başlayan ve hatta hamilelik sırasında obezitenin daha erken önlenmesi halk sağlığı önceliği olmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Erzincan'da 6-10 yaş grubu çocukların obezite prevalansını ve etkileyen faktörleri belirlemek ve ortaya çıkan sonuçlar ile bu konuya dair yapılmış diğer çalışmaların sonuçlarını karşılaştırmaktır. Materyal ve Metot: Betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kapsamında yürütülen çalışmada rasgele örnekleme yöntemi kullanıldı. Çalışma, 2017-2018 eğitim öğretim yılında merkez ilçedeki ilkokullar arasından rastgele seçilen beş ilkokulda toplam 904 çocuk (K: 439, E: 465) üzerinde yürütüldü. Anket formu ve antropometrik ölçümler ile elde edilen verilerin analizi sonucu cinsiyete ve yaşa göre vücut kitle indeksi (VKİ), vücut ağırlığı (VA) ve boy persantilleri referans tabloları oluşturuldu. Ordinal Lojistik Regresyon analizi aracılığıyla sosyo-demografik özelliklere, beslenme alışkanlıklarına ve fiziksel aktivite durumlarına göre çocukların obeziteye yatkınlık düzeyleri ve etki eden faktörler incelendi. Tanımlayıcı istatistik teknikleri olarak minimum ve maksimum değerleri, ortalama, standart sapma, frekans ve yüzdelikler kullanıldı. Anlamlılık düzeyi başlangıçta p≤0.05 olarak belirlendi. Analizlerde SPSS 22 paket programı, persantil eğrilerinin oluşturulmasında LMS Chart Maker Pro programı, veri girişleri ve odds değerlerinin hesaplanmasında ise Microsoft Office 2016 Excel programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda yer alan çocukların belirlenen VKİ düzeylerine göre %10.18' i fazla kilolu (Kız: %10.25, Erkek: %10.11) ve %4.65' i obezdir (Kız: %4.56, Erkek: %4.73). Çocukların, cinsiyet ve yaş grupları açısından VKİ düzeylerinde herhangi bir anlamlı değişikliğe rastlanmadı (p>0.05). Çocuklarda her iki cinsiyette de obezite ve fazla kilolu olma sıklığını etkileyen en önemli faktörlerin anne VKİ' leri, anne meslekleri ve çocukların yemek yeme hızı olduğu tespit edildi (p<0.05). Genel olarak değerlendirildiğinde ise çocukların obeziteye eğilimleri, ulusal çalışmaların sonuçlarına göre daha düşüktür. Dünya çapında ise Dünya Sağlık Örgütü' nün 2016 yılı verilerine nazaran yine daha düşük seviyededir. Sonuç: Doğru beslenme alışkanlıklarının kazanılmasına küçük yaşlardan itibaren başlanmalıdır. Bu anlamda anne her iki cinsiyet için ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla anneye yönelik eğitimler artırılmalıdır. Beslenme ve fiziksel aktivite kültürü edinilebilmesi adına ders içeriklerinde sağlıklı yaşam konularının etkinliği artırılmalıdır. Ayrıca, bölgesel olarak VKİ referans değerlerinin oluşturulması, çalışmalar arasındaki farklılıkları en aza indirecektir. Anahtar Kelimeler: Çocuklar, obezite prevalansı, vücut kitle indeksi.
- Master ThesisAçık Erişim2019İktisadi düşünce sisteminde rasyonel insan kavramının evrimi
Eyup Saltabaş
Rasyonalite anlayışına dayanan ve onunla beraber yol alan iktisat bilimi sürekli bir değişim ve dönüşüm içinde olmuştur. Rasyonel insan kavramının iktisadi düşünce ile birlikte kat ettiği yol aslında iktisat biliminin geçtiği aşamaları da göz önüne sermektedir. Bir bilim olma yolundaki İktisat temeline aldığı rasyonel birey varsayımı ile her zaman eleştirilmiş ve en güçlü karşı çıkışları bu kavram üzerinden almıştır. İktisadın bilim olarak ortaya çıkışından beri en temel tartışma konusunu oluşturan ve en fazla eleştiri alan rasyonalite kavramı günümüzde ortaya çıkan davranışsal iktisat ve nöroiktisat yaklaşımları ile bambaşka bir boyut kazanmıştır. Bu çalışma ile rasyonel insan kavramının iktisat bilimi içerisinde geçtiği aşamalar incelenmiş, rasyonalitenin çıkış noktası ve ulaştığı son noktada geldiği durum gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. İktisat biliminin temel aktörü konumundaki bireye bakış açısını yansıtan rasyonalite kavramı disiplinin kendisi ile her zaman en üst düzeyde etkileşim içerisinde olmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2019Ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin televizyon izleme alışkanlıklarının incelenmesi
Hümeyra Koç
İçinde bulunduğumuz enformasyon çağının gereksinimi nedeniyle; her evde en az bir adet bulunması, salonun başköşesindeki yerini her daim muhafaza etmesi, kitleleri etkileyebilme gücü, beşikten mezara her insanın kolaylıkla erişim sağlayabilmesi ve insanların hayatlarında vazgeçemeyecekleri bir hal alması gibi sebeplerle "21. Yüzyılın Afyonu" olarak adlandırılan televizyon, tezin odak noktasıdır. Televizyonun hiçbir zaman önemini yitirmediği hatta günden güne önemini arttırdığı apaçık görülüyorken; çocukların televizyonu nasıl kullandıkları, program tercihlerinin ve bu programlarda etkilendikleri durumların neler olduğu gibi sorular günümüzde daha da önem kazanmıştır. Araştırmanın amacı; ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin televizyon kullanım alışkanlıklarını farklı değişkenlere göre inceleyip, belirlenen değişkenler açısından çocuklar arasında herhangi bir farklılık bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, "Ortaokul Öğrencilerinin Televizyon Kullanım Alışkanlıklarının Belirlenmesi" adlı yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler bilgisayar ortamına aktarılarak hazır hale getirilip Nvivo programı kullanılarak analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak; öğrencilerin izledikleri programlar türleri bakımından farklılık göstermesine rağmen, televizyon izleme davranışını sergileme nedenlerinin genel anlamda benzerlik gösterdiği görülmektedir. Dizi ve çizgi filmleri sevme nedenlerine ilişkin görüşler bir bütün olarak incelendiğinde; dizilerin heyecanlı, çizgi filmlerin ise; komik, eğlenceli ve heyecanlı bulunması gerekçeleriyle kabul gördüğü söylenebilir. Birçok öğrencinin dizi ve çizgi filmleri gerçekçi bulmadığı bunun yanı sıra televizyon izlemenin faydası, zararı ve önemi konusunda bilinçli olmalarına rağmen yaşamlarında uygulamadıkları anlaşılmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Kimyasal banyo biriktirme tekniği ile farklı parametrelerde büyütülen ZnO nanoyapıların özelliklerinin araştırılması
Merve Özturan Yeşilyurt
Bu tezde, ZnO nanoyapılar basit ve ekonomik bir sentezleme tekniği olan Kimyasal Banyo Biriktirme tekniği ile herhangi bir çekirdek tabaka olmaksızın cam altlıklar üzerine sentezlenerek konsantrasyon ve sıcaklık parametrelerinin yapı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Elde edilen yapıların tümü wurtzite kristal yapısına sahiptir. Konsantrasyon ve sıcaklık parametrelerine bağlı olarak farklı morfolojilerde mikro-nanoçubuk ZnO yapılar ve mikro-nano çubuk, tüp ve tabakalı yapıların bir arada olduğu ZnO hibrit yapılar elde edilmiştir. Yapıların optiksel enerji bant aralığı 3,76–3,93 eV aralığında hesaplanmıştır. En iyi fotokatalitik performansı 200 C' de sentezlenen yapılar vermiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Hasan Lâtif Sarıyüce'nin Anadolu masallarının eğitsel değerler açısından incelenmesi
Tuğçe Alabay Yolcu
Sözlü edebiyatın önemli türlerinden olan masalların çeşitli yönlerden fert ve toplum hayatına katkıları vardır. Hitap kitlesi çocuk olan masalların yetişkinlerce çocuklara okunması veya çocuklara okutulmasıyla önemli yararlar elde edilebilir. İyi bir eğitim öğretim aracı olarak görülen masallar çocukların ana dilini öğrenmesine, sözcükleri düzgün kullanmasına ve kelime hazinesini zenginleştirmesine yardımcı olabilmektedir. Masallarda çocuğa sunulan kurmaca dünya ile gerçek dünya arasında güçlü bir bağ sezinlenir. Bu da çocuğun kahramanlar aracılığıyla iletilen duygu, düşünce ve iletileri anlamlandırarak hayatın gerçekleri hakkında fikir edinebilmesini sağlayabilmektedir. Okunan veya okutulan her masalda çocuk, iyilik, doğruluk, dürüstlük, adalet, sevgi, merhamet, çalışkanlık, öz güven, saygı, sabır vb. değerleri sezer ve bunu içselleştirir. Çocukların bu değerlere sahip olarak yetişmesi ve değerleri davranış hâline dönüştürebilmeleri son derece önemlidir. Çocuklar bu değerleri kazanarak sağlıklı bir toplumun temelini inşa ederler. Sahip oldukları bu değerleri sonraki kuşaklara aktararak toplumsal devamlılığı sağlarlar. Toplumlar varlıklarını sürdürebilmek, içinde barındırdığı bireylerin gelişimini desteklemek için değerlerin aktarımına ve bireylerce benimsenmesine, bir diğer manada değerler eğitimine ihtiyaç duymaktadır. Bu değerlerin toplumdaki bireylere aktarılmasında önemli rollerden biri de masallara düşmektedir. Çocukların severek ve isteyerek okudukları veya dinledikleri bu masallar onların karakterlerinin şekillenmesi açısından da önemlidir. Bu çalışmada Hasan Lâtif SARIYÜCE'nin '' Anadolu Masalları '' adlı eseri incelenmiştir. Anadolu Masalları adlı eserde yer alan masalların, değerleri aktarmadaki katkıları ve bu masallardaki değerler aracılığıyla verilen iletiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Anadolu Masalları'nda yer alan 60 masal incelenmiş ve 72 değer tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada Sarıyüce'nin " Anadolu Masalları " adlı eseri çalışmanın ana verisini oluşturması bakımından masallar doküman analizi yöntemiyle incelenmiş, tespit edilen değerler başlıklar altında toplanmıştır. Sonuç olarak incelenen bu masalların değerler ve değerler aracılığıyla verilen iletiler bakımından zengin bir içeriğe sahip olduğu tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Türkiye'de kadın haklarının elde edilmesinde, kadın hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının etkisi
Burcu Aybüke Taş
Dünyada, insan haklarının gelişimi ve devletlerin demokratikleşme çabaları aynı süreçte ilerlemiş, bu gelişim sürecinde 'birey' anlayışının güçlenmesi, kadın haklarında da etkili olmuştur. Birey anlayışının güçlenmesiyle birlikte, kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik alanda tam anlamıyla kullanamadığı haklarının kullanılması gerektiği gündeme gelmiştir. Devletlerin modernleşme çabaları toplumların yaşantısına yansımış, bu durumdan güç alan kadınlar, dünyada yaşanan gelişmelerin etkisiyle görünür olmayı başarmıştır. Kadınların hakları için verdiği mücadele Batı'da 18. yüzyılda başlarken, Osmanlı Dönemi'nde ise gecikmeli de olsa 19. yüzyılda başlamıştır. İlk olarak Tanzimat Dönemi'nde başlayan eşit haklar mücadelesi, bizzat kadınlar tarafından başlatılmış olup, kadın hakları konusu da ilk kez Osmanlı zamanında Tanzimat'la birlikte gündeme gelmiştir. II. Meşrutiyet Dönemi'nde düşünce özgürlüğünün sağlanması sonucunda kadın, dışlandığı ve yabancılaştığı toplumsal, kültürel ve ekonomik alanda görülme imkânı yakalamıştır. Bu doğrultuda Tanzimat ve II. Meşrutiyet Dönemi'nde kadın adına yaşanan gelişmeler Cumhuriyet Dönemi'ne olumlu olarak yansımış, kadınlar gündemde olmayı, kendilerinden bahsettirmeyi ve haklar bağlamında birçok kazanım elde etme başarısını da beraberinde getirmiştir. Tanzimat'la başlayan ve Cumhuriyet Dönemi'nde hız kesmeden devam eden gelişmelerle birlikte kadının eşitlik, özgürlük ve kişilik hakları için mücadele etmesi anlamında kullanılan kadın hareketi, 1980'lerden sonra demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olan kadın sivil toplum kuruluşları (STK) ile daha kurumsal bir nitelik kazanmış ve bu kadın alanında faaliyet gösteren STK'lar (kadın STK'lar), günümüzde kadın haklarının savunuculuğunu yapmada önemli bir aktör haline gelmiştir. Bu tez çalışması ile kadın haklarının gelişimi ve kadın STK'lar arasındaki bağ açıklanarak, Türkiye'de kadın haklarının elde edilmesinde ulusal düzeyde faaliyet gösteren kadın STK'ların, kadın hayatındaki önemi ve etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla tez, üç bölümde ele alınarak incelenmiştir: Birinci bölümde, feminizm ideolojisinden bahsedilmiştir. Feminizmin Türkiye dâhil olmak üzere tüm dünyada, kadın hakları ve kadın hakları örgütlenmelerinin bir nevi alt yapısını oluşturduğu vurgusu yapılmış ve bu ideolojinin kadın haklarının elde edilmesi hususunda önemli bir katkısı olduğu sonucu ortaya koyulmuştur. İkinci bölümde, Türkiye'de kadın haklarının tarihsel gelişimine değinilmiştir. Feminizm ideolojisi, Türkiye'de kadın hakları mücadelesinin başlamasına katkıda bulunmuş, ancak daha sonra feministlerle sınırlı kalmayıp farklı düşüncelere sahip pek çok kadın, bu mücadelenin içinde yer alarak kendilerini görünür kılmıştır. Tanzimat'tan başlayıp günümüze kadar olan süreçte kadınların ve örgütlenmelerin, hakların kazanılması ve gelişimi konusunda etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Üçüncü bölümde ise kadın haklarının elde edilmesinde, ulusal düzeyde çalışan kadın STK'ların etkisinden bahsedilmiştir. Kadın hakları bağlamında birçok gelişme yaşansa da devam eden kadın sorunları üzerine, özellikle 1990'lı yıllardan itibaren kadınlar arasında daha sistemli, özgür ve ihtiyaçları çabuk giderme özelliğine sahip olan sivil kurumsallaşma fikri ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu doğrultuda feminist, sosyalist, muhafazakâr, Atatürkçü/Kemalist gibi farklı düşüncelere sahip birçok kadın, farklı düşünceler etrafında örgütlenerek geçmişte olduğu gibi bugün de kadın sorunlarını ortadan kaldırma ve iyileştirme görevi ile kadına birçok alanda yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, dünyada ve Türkiye'de kadın STK'ların, kadın haklarının elde edilmesinde etkili olduğu vurgusu yapılmıştır. Toplum ve kadın için hassas bir konu olan kadın hakları alanında çalışan bu STK'lar, daha çok kurumlar arası işbirliği yaparak, koordineli çalışarak, seminer, konferans, sempozyum, konferans gibi eğitici etkinliklerde bulunarak, bünyelerinde daha çok gönüllü çalıştırarak, çalışmalarının öneminden bahsederek ve projeler üreterek kadın ve toplum için var olan önemini daha çok ön plana çıkarma gayretinde bulunmalıdır. Anahtar Kelimeler: Kadın, Kadın Hakları, Kadın Sivil Toplum Kuruluşları.
- Master ThesisAçık Erişim2019k-Pell, k-Pell Lucas ve Modifiye k-Pell Matris Dizileri
Büşra Kefçi
Bu çalışmada k-Pell, k-Pell-Lucas ve Modifiye k-Pell sayı dizileri kullanılarak k-Pell, k-Pell-Lucas ve Modifiye k-Pell matris dizileri tanımlanmıştır ve özellikleri incelenmiştir.Bu dizilerin n.genel terimini veren matrisler, Binet formülleri ve üreteç fonksiyonları sunulmuştur.k-Pell, k-Pell Lucas ve Modifiye k-Pell matris dizilerinin terimlerini içeren bazı önemli eşitlikler elde edilmiştir.k-Pell, k-Pell-Lucas ve Modifiye k-Pell sayı dizileri ile k-Pell, k-Pell Lucas ve Modifiye k-Pell matris dizileri arasındaki bazı ilişkiler verilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Değişen (2017) 5. sınıf sosyal bilgiler müfredatındaki değerler eğitimiyle ilgili öğretmen görüşleri(Sivas örneği)
Murat Yalçın
Bu araştırma, "Değişen (2017) 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Müfredatındaki Değerler Eğitimiyle İlgili Öğretmen Görüşlerini" detaylı bir şekilde incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Sivas'ta görev yapmakta olan 31 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 10 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak değerlendirilmiştir. Araştırmaya ilişkin, değişen 5. sınıf müfredatında değerler eğitimine daha fazla yer verilmesi öğretmenler tarafından olumlu karşılanmaktadır. Değerler müfredatta her ne kadar yer alsa da değer eğitiminin aileden başlaması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Değer eğitiminde aile kadar öğretmenlerin de etkili olduğu, çocuğun öğretmeni bir rol model olarak gördüğü düşüncesi anlaşılmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenleri değerleri öğrencilere kazandırırken, değerlerin öğrencilerin kendilerinin yaparak yaşayarak öğrenecekleri şekilde verilmesi, öğretmenlerin öğrencilere rol model olması, değerlerin yaşamla bağlantılı olması, değerler eğitimi verilirken öğrencinin merkezde olması, öğretmen veli iş birliğinin sağlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri sorumluluk, empati ve dürüstlük değerlerinin zor; yardımlaşma ve vatanseverlik değerlerinin kolay kazandırıldığını vurgulamışlardır. Araştırmaya katılan öğretmenler değerler verilirken; öğrencilerin derse karşı ilgisiz olmaları, öğrencilerin karşılaştıkları olumsuz rol modellerin olması, teknolojik araçların kullanımı, velilerin ilgisiz olması, uygulamalardaki sınırlılık, ders saatinin az olması gibi problemlerle karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilere değerler eğitimiyle ilgili daha fazla etkinlik uygulanması gerektiğini belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri değerler kazandırılırken; okul, aile, çevre, müfredat gibi faktörlerin oldukça etkili olduğunu, bunların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulamışlardır. Değerler kazandırılırken öncelikle sorumluluk, vatanseverlik, dürüstlük, sevgi, saygı değerlerinin kazandırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri, sosyal bilgilerin hayatın içinde olan bir ders olduğu için değerlerin kazandırılmasında önemli bir rol oynadığını, bu yüzden ders saatinin artırılması gerektiğini, sosyal bilgiler kazanımların birçoğunun değerlerimizle ilişkili olduğuna vurgu yapmışlardır. Değerlerin sağlıklı bir şekilde kazandırılabilmesi için etkinlik sayılarının artması, değer eğitiminin okul öncesi dönemde verilmeye başlanması, değerlerin konuların içinde değil de ayrı bir ders olarak verilmesi, değer eğitiminin teoride kalmayıp uygulamalı verilmesi, ailelerin de bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Batılı seyyahlara göre Osmanlı adaleti ve İslâm hukuk sistemi
Neslihan Yılmaz
Bu çalışmada, 600 yıl boyunca Asya, Avrupa, Afrika'da hüküm sürmüş olan Osmanlı Devleti'nde adalet kavramını ve İslâm hukukunun uygulanışı hakkında Avrupalı seyyahların yorumunu göstermek amaçlanmıştır. Özellikle siyasi ve ekonomik gücünün arttığı yıllardan itibaren Osmanlı Devleti, Avrupa için büyük bir merak konusu olmuştur. Birçok Avrupalı seyyah Osmanlı Devleti'ni görmek için buraya gelmiş ve çeşitli değerlendirmeler yapmıştır. Bu görgü tanıklarının mektupları, günlükleri, anıları, Osmanlı Devleti'nin sosyal ve kültürel hayatı ile ilgili bize ışık tutmaktadır. Evliya Çelebi, Latifi gibi Osmanlı'yı anlatan yerli seyyahlar, değerli eserler vermişse de bunların sayısı azdır. Bu alanla ilgili seyahatnamelerin çoğu Avrupalı seyyahlar tarafından kaleme alınmıştır. Bu çalışmada, Hans Schiltberger, Pero Tafur, Caterino Zeno, Gabriel de Luetz, Baron d'Aramon, Ootgeer Giselijn van Busbeke, Hans Dernschwam, Stephan Gerlach, Crailsheimli Adam Werner, Jean Thevenot, Lady Mary Wortley Montagu, Christoph Wilhelm Lüdeke, Antonie Olivier, George William Frederick Howard ve Edmondo De Amicis adlı seyyahların hayatları ve seyahatnameleri hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca, bu kişilerin Osmanlı Devleti'nin adaleti ve uyguladığı İslâm Hukuk sistemi hakkındaki gözlemleri sunulmaktadır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Harici aydınlatma sistemlerinde kullanılan aydınlatma elemanlarının ürettiği harmoniklerin analizi
Şefik Özer
Bu çalışmada harici aydınlatma sistemlerinde kullanılan cıva buharlı, sodyum buharlı, LED ve benzeri aydınlatma elamanlarının ürettikleri harmoniklerin enerji kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri incelenmiştir. Bu çalışma enerji dağıtım şebekelerinin genel aydınlatma sisteminde yapılmıştır. Ayrıca bir enerji analizörü yardımı ile aydınlatma elemanlarının şebekeden çektiği akım ve dalga karakteristikleri incelenmiştir. Yapılan bu ölçümler ve deneysel çalışmalar neticesinde enerji kalitesini etkileyen harmonikler tespit edilmiş ve enerji kalitesini iyileştirmek için gerekli önerilere yer verilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Ortaöğretim görsel sanatlar dersinde pedagojik sanat eleştirisi uygulamaları: Bir eylem araştırması
Canan Öztürk
Bu araştırmada ortaöğretim görsel sanatlar dersi ilk kademesinde yer alan Sanat Eleştirisi ve Estetik öğrenme alanının Sanat Eseri İncelenme alt öğrenme alanından yola çıkılmıştır. Bu bağlamda öğrencilere estetik bilinç geliştirme, sanat tarihi hakkında bilgilendirme, sanat akımlarını tanıtma, sanat eleştirisi yapabilme kabiliyeti kazandırılmaya çalışılmıştır. Görsel sanat kültürünün öğrencilere kazandırılması bilinçli bir sanatsal birikime sahip olmalarının yanında sanatı seven ve sanattan anlayan bireyler yetiştirilebilmek adına önemlidir. Araştırmada Mesleki ve Teknik Kız Meslek Lisesindeki görsel sanatlar dersi sürecinin pedagojik sanat eleştirisi yöntemiyle nasıl uygulanabileceği ve nasıl yürütülebileceğini belirlemek temel amaçtır. Eylem araştırması ile desenlenen araştırma Mesleki ve Teknik Kız Anadolu Lisesinde 2018-2019 eğitim-öğretim yılında ilk 8 hafta sanat akımları teorik bilgilendirme 10-12. haftalar pedagojik sanat eleştirisi çalışmaları ve son 3 hafta öğrenci ürünlerinin yapımı şeklinde 14 haftalık bir süreci kapsamaktadır. Araştırma 13 Aralık 2018 ve 28 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleşmiş olup katılımcı öğrenciler amaçsal örnekleme tekniklerinden olan, ölçüt örnekleme ile 9. sınıf öğrencilerinden 15 öğrenci olarak belirlenmiştir. Ayrıca araştırmacı da katılımcı gözlemci olarak araştırmada yer almıştır. Araştırma da veri toplama aracı olarak video kayıtları, ses kayıtları, öğrenci günlükleri, öğretmen günlükleri, yarı-yapılandırılmış görüşmeler, çalışma yaprakları, öğrenci ürünleri kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi ise içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları ''Sanat Akımlarını Tanıma'', ''Pedagojik Eleştiri Yöntemi''ve ''Görsel Sanatlar Dersi Süreci", olmak üzere 3 ana tema da toplanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin sanat akımları ile ilgili edindikleri bilgileri sentezleyebildikleri; süreç içerisinde ürünlerini pedagojik sanat eleştirisi yöntemine göre inceleyebildikleri ve 'sanat eserinden etkilenerek ürün ortaya çıkarır' kazanımını edindikleri ve görsel sanatlar dersine yönelik olumlu tutum sergiledikleri görülmüştür.
- Master ThesisAçık Erişim2019Betonarme kirişlerde helezonik biçimli geogrid etriye uygulamasının deneysel olarak incelenmesi
Muhammed Emre Şavluk
Betonarme kirişlerin sadece eğilme momenti etkisine karşı donatılması, mukavemetini sağlamaya yetmez. Kirişin kesme kuvveti etkilerine karşı da dayanımının sağlanması gerekmektedir. Yeterli kesme donatısı bulunmayan bir kiriş, artan yük altında, eğilme mukavemetine ulaşmadan, mesnetlere yakın bölgelerde oluşan yatayla yaklaşık 45° eğimli çatlaklarla kırılma durumuna gelebilir. Bu çatlakları meydana getiren asal kayma gerilmelerini, bir düzeye kadar, beton karşılar. Asal çekme gerilmeleri ise, eğik çekme çatlaklarına neden olur; eğik çekmeyi alacak yeterli kesme donatısı yoksa çatlaklar genişler ve kiriş ani olarak kırılır. Bu çalışmanın temel amacı enine donatı olarak çelik yerine geogrid malzemesinin kullanılması ve farklı açılarda helezonik biçimde yerleştirilmesi halinde betonarme kirişlerin yapısal davranışları üzerindeki etkilerini incelemektir. Etriyesiz ve 30, 45, 60, 90 derece biçiminde yerleştirilen geogrid etriyeli kirişler üretilmiş, hazırlanan bu numuneler dört noktalı eğilme deneyine tabi tutularak incelenmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim20194. sınıf fen bilgisi öğretmen adaylarının ve fen bilgisi öğretmenlerinin dijital öğretmenlik algıları
Faruk Aksakal
Bu çalışmanın amacı, 4.sınıf fen bilgisi öğretmen adaylarının ve fen bilgisi öğretmenlerinin dijital öğretmenlik algılarının hangi düzeyde olduğunu, Dijital Öğretmenlik Algısı (DÖA) ölçeği kullanılarak farklı değişkenler açısından anlamlı olup olmadığını bulmaya yöneliktir. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Atatürk Üniversitesi, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Eğitimi öğretmen adayları, Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi öğretmen adayları; Erzurum ve Erzincan İli Merkez Orta Okullarında görev yapan Fen Bilgisi Öğretmenleri olmak üzere 205 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmaya katılan aday öğretmenlerin demografik niteliklerini belirlemek için sorular yöneltilmiştir. İkinci bölümde ise eğitim amacıyla internet kullanımlarını tespit edebilmek için hazırlanmış likert ölçek üzerindeki 46 ifadeden oluşan anket katılımcılara uygulanmıştır. Anket geçerliliğinin tespiti amacıyla faktör analizi için elveriş durumunu belirleyebilmek amacı ile KMO Barlett Testi ve güvenilirlik ölçülmesi amacıyla Cronbach Alfa testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız t-testi, One-Way Anova, Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Açımlayıcı Faktör Analizi sonrasında oluşan 35 maddelik ölçek ile veri toplanmıştır. Kendisine ait sosyal ağı bulunma durumu, sosyal ağlarda arkadaşlık durumu, ortak bir Whatsapp grubunun bulunması değişkenleri ile dijital öğretmenlik algısı arasında anlamlı bir fark bulunurken pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Kış turizmi destinasyonlarının rekabet gücünün belirlenmesine yönelik bir araştırma:Erzurum, Erzincan ve Kars illeri örneği
Tuğçe Fulya Ercan
Bu çalışmada Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin önde gelen üç kış turizmi destinasyonunun (Erzurum, Erzincan, Kars), rekabetçi konumları ve rekabetçi üstünlük alanları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak nitel ve nicel teknikleri birlikte uygulanmaktadır. Nicel araştırma kapsamında söz konusu destinasyonlarda toplamda 555 yerli ziyaretçiye anket uygulanmıştır. Nitel araştırmada ise, üç destinasyon bölgesinde bulunan konaklama tesislerindeki yöneticilerle görüşülmüştür. Nicel analiz verilerine göre, yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir seviyesi gibi genel demografik sorular ile kayak turizmi davranışları ve eğilimlerine ilişkin sorulara yönelik farklılık bulunmuştur. Ayrıca, önem ölçeği ve değerlendirme ölçeğine ek olarak motivasyon ve memnuniyet eğilim ölçekleri arasından da farklıların olduğu tespit edilmiştir. Nitel analiz verilerine göre, destinasyon temsilcilerinin ziyaretçi algılarının haklı oldukları ortaya konulmaktadır. Bu kapsamda söz konusu Erzurum, Erzincan, Kars kış destinasyonları temsilcileri mevcut rekabetçi konum üzerinde destinasyon bölgelerinin tanıtımının yapılmamasını etkili bulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekabetçi ve Destinasyon Konumlandırma, Destinasyon Rekabetçiliği, Kış turizmi,
- Master ThesisAçık Erişim2019Betonarme kirişlerde helezonik biçimli etriye uygulamasının sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmesi
İslam Enes Kahraman
Betonarme yapı elemanlarının yüksek dayanım gösterebilmesi, beton ve donatı arasındaki etkili bir uyumu gerektirmektedir. Ancak beklenen sünek davranış için de kesme dayanımı üzerinde detaylı bir incelemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Yeterli kesme donatısı bulunmayan betonarme bir kiriş, artan yük altında, eğilme mukavemetine ulaşmadan, mesnetlere yakın bölgelerde oluşan yatayla yaklaşık 45° eğimli çatlaklarla kırılma durumuna gelecektir. Bu durumda, kesme kırılmasının ani ve gevrek özelliği nedeni ile kesmeye karşı tasarım yapılması daha da önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, etriyesiz tasarımın yanı sıra 30°, 45°, 60° ve 90° helezonik biçimli etriye yerleştirilen betonarme kirişler ele alınmıştır. Bu kirişler dört noktalı yükleme programı uygulanarak kesme davranışları ANSYS yazılımı üzerinden sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmiştir.
