Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Hazırlanan psikoeğitim programının lise öğrencilerinin duygu düzenleme becerilerine ve bilinçli farkındalık düzeylerine etkisi

    Meryem Atalay

    Bu araştırmanın amacı, hazırlanan psikoeğitim programının lise öğrencilerinin duygu düzenleme becerilerine ve bilinçli farkındalık düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırma, deney ve kontrol gruplu ön - test, son - test ve izleme testi modeline dayalı deneysel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci yarıyılında Erzincan'da bir lisede öğrenim gören 15'i deney 15'i de kontrol grubunda olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında deney grubuna hazırlanan 12 oturumluk psikoeğitim programı uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın verileri, Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (Gratz ve Roemer, 2004), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (Brown ve Ryan, 2003) ve Psikoeğitim Programı Değerlendirme Formu (Deniz, 2017) kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde tekrarlı ölçümler için iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, hazırlanan psikoeğitim programının, deney grubundaki katılımcıların duygu düzenleme becerilerini önemli ölçüde arttırdığı ve bu farkın izleme ölçümünde de korunduğu görülmüştür. Ayrıca uygulanan programın etkisiyle deney grubundaki katılımcıların bilinçli farkındalık düzeyleri önemli ölçüde yükselmiş ve bu fark izleme ölçümünde de korunmuştur. Anahtar Kelimeler: Duygu Düzenleme, Bilinçli Farkındalık, Psikoeğitim Programı.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Gebelerin doğum öncesi bakıma ilişkin beklenti ve memnuniyetlerini etkileyen faktörler

    Cansu Karadağ

    Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde olan bu araştırmanın evrenini eğitim ve araştırma hastanesinin doğum polikliniğine başvuran ve NST ünitesine gelen gebeler oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Haziran 2018 –Ağustos 2019 tarihleri arasında " Kişisel Bilgi Formu" ve "Gebelerin Doğum Öncesi Bakıma İlişkin Beklenti ve Memnuniyetlerini Etkileyen Faktörler Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik ve non-parametrik testler kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan gebelerin yaş ortalaması 28.74±5.86 olup, 18-44 yaş arasında değişmektedir. Gebelerin %85.1'i sigara kullanmamaktadır, %82.1'si orta gelir düzeyine sahiptir, %88.9'u çekirdek ailede yaşamaktadır ve %71'i il merkezinde yaşamaktadır. Gebelerin %38.5'i 2 gebelik geçirmiştir, %39.7'sinin çocuğu yoktur, %93.1'i gebeliği istemektedir ve %84'ünün gebeliği 3. trimesterdedir. Araştırmaya katılan gebeler beklenti ölçeğinden ortalama 21.29±6.66 puan almışlardır, beklenti ölçeği alt boyutları olan tam bakımdan 7.51±2.95, bakım verenin sürekliliğinden 3.63±1.70, kişiselleştirilmiş bakımdan 6.54±2.43 ve diğer hizmetlerden 3.61±1.67 puan almışlardır. Memnuniyet ölçeğinden ise 56.85±17.16 puan almışlardır. Memnuniyet ölçeği alt boyutları olan bilgiden 13±4.57, sağlık personeli bakımından 10.57±4.07, personel ilgisinden 10.77±4.09 ve sistem özelliklerinden 22.50±7.45 puan almışlardır. Sonuç: Araştırmaya katılan gebelerin yüksek çoğunluğunun isteyerek gebe kaldığı, hemen hemen hepsinin doğum öncesi bakım aldığı, doğum öncesi bakım memnuniyet ve beklenti ölçek puan ortalamasının yüksek olduğu belirlenmiştir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Kişiliğin korunması hükümleri çerçevesinde mobbing

    Abdülvahap Dabakoğlu

    İş ve hukuk dünyasında son derece güncel bir konu olan mobbing, hukuk nazarında kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir olgudur. Bu çalışmada kişilik hakkı ve kişiliğin korunması kapsamında mobbing incelenmiştir. Tezin amacı; mobbingin kişilik değerlerine saldırı niteliği ve kişiliğin korunması araçlarının mobbinge karşı işlerliğini değerlendirerek yasal çözüme muhtaç hususlarda öneriler sunmak ve nihayet mobbingin uygulayıcı nezdinde biraz daha tanınmasına katkı sağlamaktır. Anahtar Kelimeler:Mobbing, Kişilik Hakkı, Kişiliğin Korunması, Haksız Fiil Sorumluluğu, Sözleşme Sorumluluğu.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Mustafa Uçar'ın hayatı, eğitimci kişiliği ve Erzincan folkloruna katkıları

    Burcu Satır

    Bu araştırmada Erzincan halk kültürünün yaşatılması ve tanıtılmasında önemli bir rol oynamış, köy enstitüsünden mezun olup köyde göreve başladığı ilk günlerden itibaren idealist eğitimciliğinin yanında köyün bütün sıkıntılarının çözümüne katkı sunarak kendini öğrencilerine ve halkın değerlerine adamış; öğretmen, doktor, heykeltıraş, ziraatçı, müzisyen, tiyatrocu, yazar, gazeteci, şair, tamirci, folklor uzmanı Mustafa Uçar çeşitli yönleriyle tanıtılmaya çalışılacaktır. Mustafa Uçar, 1928 yılında Erzincan'ın Çatalarmut köyünde dünyaya geldi. İlköğrenimini köyünde tamamladıktan sonra 1944 yılında Sivas Pamukpınar Köy Enstitüsüne girdi. 1948 yılında enstitüden mezun olarak öğretmenliğe başladı. Uçar, 1949'da akrabası Mahinur Gündoğan ile evlendi. Bu evlilikten Mehpare, Adnan, Hülya, Süheyla ve Ayla isimli beş çocukları oldu. Uçar, öğretmenliğe Erzincan'ın Sansa köyünde başladı. Mesleğini 42 yıl sürdürdü. Daha sonra Erzincan merkez İnönü İlkokulu Müdürlüğünden emekli oldu. Adı İnönü İlkokulu ile bütünleşen Uçar, bu dönemlerde Erzincan'dan yılın öğretmeni olarak seçilip Ankara'da ödüllendirildi. Uçar, babası Recep Uçar'dan müzik eğitimi alarak bağlama, mandolin, ud, akordeon ve ritim çalmayı öğrendi. Bununla birlikte halk oyunlarına büyük ilgi duydu, Erzincan halk oyunlarının öğreticiliğini yaparak ekipler yetiştirdi, yarışmalara katıldı. Amatör bir derlemeci olarak Erzincan folkloru ile yakından ilgilenen Uçar, çalışmalarını kitap haline getirerek yayımladı. Bunlar; Erzincan'da Giyim-Kuşam, Halk Oyunları ve Halk Türküleri, Erzincan Tasavvuf Şairlerinden Hafız Ömer Vasfi Efendinin Hayatı ve Eserleri, Erzincan Örf ve Adetlerinden Bir Demet, Hacı Adaylarına Özet Hac Rehberi. Erzincan Kültür Evi adı altında bir müze kurdu ve Erzincan'ın somut kültürüne ait eşyaları burada sergiledi. Eğitime ve Erzincan kültürüne adanmış bir ömrün ardından 2002 yılında Erzincan'da vefat eden Uçar, Terzibaba Mezarlığına defnedildi. Anahtar kelimeler: Mustafa Uçar, biyografi, öğretmen, Erzincan folkloru

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik dersi eğim konusundaki hata ve kavram yanılgılarının incelenmesi

    Abdulkadir Örnekçi

    Bu araştırmanın amacı sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik öğretim programında yer alan "Eğim" konusundaki hata ve kavram yanılgılarını incelemek ve çözüm önerileri sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda Erzurum ili merkez Palandöken ilçesinde bulunan 4 farklı devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 165 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Örneklemi oluşturan öğrenciler çalışmanın uygulandığı gün okulda hazır bulunan tüm öğrencilerdir. Öğrencilerin eğim konusundaki hata ve kavram yanılgılarını belirlemek amacıyla kazanımlara uygun 7 adet çoktan seçmeli soru ile 8 adet açık uçlu sorudan oluşan "Eğim Testi" oluşturulmuştur. Eğim testi oluşturulurken uzman görüşlerine başvurulmuş ardından pilot uygulama yapılarak testin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmada öğrencilere "Eğim Testi" uygulanmış ve bu test veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırma yapılırken betimsel tarama yöntemi ile veriler elde edilip gerekli görülen öğrencilerle görüşme yapıldığından araştırmanın yöntemi karma yöntemdir. Elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırmanın sonucuna göre öğrencilerin sahip oldukları hata ve kavram yanılgıları incelenmiş, sonuçlar ortaya konulduktan sonra çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Türkiye'de ve Kazakistan' da öğrenim gören üniversite öğrencilerinin depresyon ve yaşam doyumu düzeylerinin karşılaştırılması

    Rishat Tleubayev

    Bu tez çalışmasının amacı; Türkiye' de ve Kazakistan' da öğrenim gören üniversite öğrencilerinin depresyon ve yaşam doyumu düzeylerinin okudukları bölümlere göre karşılaştırılması, kültürün depresyon ve yaşam doyumu düzeyleri üzerinde etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada model olarak kesitsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Türkiye'den Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilindeki eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan PDR, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Müzik Öğretmenliği programlarındaki 238 öğrenci katılmışıtır. Kazakistan' dan ise, iç bölgesinin bir ilindeki eğitim fakültesinde öğrenim görmekte olan PDR, Beden Eğitimi, Sosyoloji, Siyaset Bilgiler, Pedagoji, Din Bilgisi, Psikoloji, Matematik ve Rus Dili programlarındaki 250 öğrenci katılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, Beck Depresyon Envanteri ve Yaşam Doyumu Ölçeği ile toplanmış, verilerin analizinde çıkarımsal istatistiklerden Pearson Korelasyon Analizi, Kruskal Wallis Testi, Mann-Whitney U Testi ve Tek Yönlü Anova Testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Türk ve Kazak öğrencilerin okudukları bölüm ile depresyon ve yaşam doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Benzer şekilde, Türk ve Kazak öğrencilerin depresyon ve yaşam doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Depresyon, Yaşam Doyumu, Kültürel Farklılık

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Sekizinci sınıf öğrencilerinin problem çözme sürecinde sergiledikleri üstbilişsel davranışlar

    Ramazan Beydili

    Bu araştırmada farklı matematiksel başarı düzeyine sahip öğrencilerin problem çözme sürecinde sergiledikleri üstbilişsel davranışlar incelenmiştir. Durum çalışması yöntemi temel alınarak tasarlanan araştırma, 36 sekizinci sınıf öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Çok yöntemli görüşme tekniği kullanılarak toplanan veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda; üstün başarılı öğrenciler problem çözme sürecinde daha fazla zaman harcayarak daha çok davranış sergiledikleri, düşük başarılı öğrencilerin problem çözme sürecine daha az zaman ayırarak problem cümlesini anlamakta zorlandıkları görülmüştür. Problem çözme sürecinde üstün, iyi ve orta başarılı öğrenciler daha çok değerlendirme boyutuna ait davranışları sergilemişlerdir. Düşük başarılı öğrencilerin ise en çok farkındalık boyutuna ait davranışları sergiledikleri ve değerlendirme yapmakta güçlük çektikleri belirlenmiştir. Ayrıca grupların genellikle farkındalık boyutundaki bir davranışla sürece başladığı, süreç içerisinde düzenleme boyutuna ait davranışları kullandığı ve değerlendirme boyutundaki bir davranışla süreci tamamladıkları sonucuna ulaşılmıştır. 2019, 118 Sayfa Anahtar Kelimeler: Sekizinci Sınıf, Problem Çözme, Üstbiliş

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Hezârfen Hüseyin Efendi'nin "Tenkîhü't Tevârih-i Mülûk" isimli eserinin tahlili ve metin tenkidi

    Ahmet Nas

    XVII. yüzyılın önemli tarihçilerinden "Hezârfen" lakabıyla tanınan ve bu lakabı hakedecek her biri ayrı bir uzmanlık gerektiren tıp, tarih, dil, coğrafya, devlet teşkilatı ve tasavvuf gibi alanlarda eserler kaleme almış olan Hezârfen Hüseyin Efendi, batılı kaynaklarda dahil olmak üzere birçok eserden faydalanarak en önemli eserlerinden biri olan Tenkîhü't Tevârih-i Mülûk'ü kaleme almıştır. Özet halinde genel bir tarih kitabı olma özelliği taşıyan eser, bir giriş, dokuz bölüm, bölümler içerisinde birtakım kısımlar ve iki hâtimeden oluşmaktadır. Eserinde sade bir dil kullanmayı tercih eden müellif, yaşadığı dönemin tarihi ve siyasi olaylarını kendi görüşlerini de ekleyerek aktarmış, zaman zaman idarecileri eleştirmekten çekinmemiştir. Bu çalışmada Tenkîhü't Tevârih-i Mülûk'ün TBMM Milli Saraylar Kütüphanesi, Halife Abdülmecid Efendi Koleksiyonunda 3797 arşiv numaralı el yazması nüshası, Fransız Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmaları Koleksiyonunda Supp. Turc 137 arşiv numaralı el yazması nüshası ve Mısır Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmaları Koleksiyonunda bulunan Tarihi Türkî Halil Ağa 3 arşiv numaralı el yazması nüshası karşılaştırılmak suretiyle tek bir nüsha tesis edilmeye çalışılmıştır. Ana nüsha olarak kabul edilen TBMM Milli Saraylar Kütüphanesi, Halife Abdülmecid Efendi Koleksiyonunda 3797 arşiv numaralı el yazması nüshasıyla diğer iki nüsha arasındaki farklılıklar dipnotlarda gösterilmiştir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Yönetici hemşirelerin yönetsel yeterlilik düzeyi ile hemşirelerin iş doyumu arasındaki ilişki

    Aynur Kufacı

    Giriş ve Amaç: Yönetimin temelini oluşturan insan kaynağının etkin ve verimli olarak yönetilmesinde başarılı yönetim ve yöneticilerin önemli bir rolü vardır. Bu araştırma servis sorumlu hemşirelerinin yönetsel yeterlilik düzeyi ile hemşirelerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metod: Bu tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde olan araştırma Ordu ilindeki kamu hastanelerinde çalışan hemşireler ile Ekim 2017-Haziran 2019 tarihleri arasında yürütüldü. Araştırmanın çalışma evrenini, sözü edilen hastanelerde görev yapmakta olan 717 hemşire ve 95 servis sorumlu hemşiresi oluştururken; örneklemini ise araştırmaya dahil etme kriterlerini karşılayan 91 servis sorumlu hemşiresi ve 273 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu", "İş Doyum Ölçeği" ve "SSH Yönetsel Yeterlik Değerlendirme Ölçeği" kullanılarak, anket formunun araştırmacı tarafından hemşirelere dağıtılıp geri alınması yoluyla toplandı. Verilerin analizi; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca; bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis analizi ve korelasyon analizi kullanılarak yapıldı. Bulgular: Araştırma sonucunda servis sorumlu hemşirelerinin %74.7'sinin kadın, %52.7'sinin 32-40 yaş aralığında; %59.3'ünün lisans mezunu, %53.8'inin 1-3 yıl yönetim deneyimine sahip olduğu ve kendilerini yönetsel olarak yeterli buldukları (4.06±0.62); çalışma şeklinin ve çocuk sahibi olma durumunun yönetsel yeterlik düzeyini etkilediği belirlendi (p<0.05). Araştırmaya katılan hemşirelerin ise %82.1'inin kadın,%27.1'inin 34-40 yaş aralığında, %48.7'sinin lisans mezunu, %35.5'inin 1-6 yıl mesleki deneyime sahip ve iş doyumunun düşük düzeyde olduğu (2.93±0.69); çalışma şekli ve aynı birimde çalışma süresinin iş doyumunu etkilediği belirlendi (p<0.05). Servis sorumlu hemşirelerinin yönetsel yeterlik düzeyi ile hemşirelerin iş doyum düzeyi arasında negatif yönde çok zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptandı (p<0.05). Sonuç: Hemşirelerin iş doyumlarının düşük düzeyde olduğu; hemşirelerin algılarına göre servis sorumlu hemşirelerini yeterli olarak değerlendirdikleri; servis sorumlu hemşirelerinin de kendilerini yönetsel olarak yeterli buldukları, sorumlu hemşirelerin yönetsel yeterlik düzeyleri ile hemşirelerin iş doyum düzeyleri arasında negatif yönde çok zayıf anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi. Bu sonuçlar doğrultusunda kurumlarda hemşirelerin iş doyumunu artıracak düzenlemelerin yapılması, yöneticilerin yönetsel yeterliklerini artıracak eğitimler ile bunların çalışma ortamlarına yansıtılması önerilebilir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Abdullah Efendi'nin Rüyaları" isimli eserinde kelime grupları

    Fatih Duran

    Edebiyat dile dayanır. Şiirde, hikâyede, tiyatroda, romanda oluşturulan duygu, düşünce ve hayaller varlıklarını kelimelere borçludur. Dilde on binlerce kelime, ifade ve tabir şekli vardır. Edebiyat, duygu ve düşünceleri günlük dilden çok daha kuvvetli bir şekilde ifade eder. Edebiyatçıların seçtikleri kelimeler, bu kelimeleri bir araya getiriş biçimleri, kurdukları cümleler onları diğerlerinden faklı kılan ve ölümsüzleştiren unsurlardır. Bu düşünceden yola çıkarak yapılan çalışmada; eserlerinde kelimeleri ustalıkla bir araya getiren, çok güçlü bir dile sahip olan Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Abdullah Efendi'nin Rüyaları" isimli hikâyesindeki kelime grupları incelenmiştir. Çalışmadaki temel amaç, incelenen eser aracılığıyla Türkçe söz diziminde kelime gruplarının özelliklerini ortaya koymaktır. Kelime grupları söz diziminin en geniş ve detaylı konularından birisini teşkil etmektedir. Bu bakımdan çalışmamızda Türkiye Türkçesinde bulunan kelime grupları detaylı bir biçimde incelenmiştir. Çalışmamız; "Giriş", "Türkiye Türkçesinde Kelime Grupları" ve "İnceleme" olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümde yazarın hayatından, edebî şahsiyetinden ve başlıca eserlerinden bahsedilmiştir. "Türkiye Türkçesinde Kelime Grupları" bölümünde araştırmacıların kelime grupları ile ilgili tanımlamalarına, açıklamalarına ve sınıflandırmalarına yer verilmiş ve bazı açıklama ve sınıflandırmalar karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmalardan yola çıkılarak çalışmamızda belli bir sınıflandırma esas alınmıştır. "İnceleme" bölümünde ise "Abdullah Efendi'nin Rüyaları" isimli hikâyedeki cümleler, kelime grupları bakımından taranmıştır. İnceleme, üç ana başlık etrafında şekillenmiştir. Birinci bölümde; kelime gruplarının yapısal özellikleri, ikinci bölümde; kelime gruplarının diğer kelime gruplarının yapısına nasıl katıldıkları, üçüncü bölümde ise cümlelerde hangi görevlerde kullanıldıkları belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda, faydalanılan kaynaklara "Kaynakça" bölümünde yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahmet Hamdi Tanpınar, Türkiye Türkçesi, kelime grubu, söz dizimi, Abdullah Efendi'nin Rüyaları

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Türkiye ve Almanya'daki mülteci eğitiminin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

    Özlem Naldan

    Bu araştırma ülkelerinde yaşanan karışıklıklardan dolayı kitleler halinde Türkiye ve Almanya'ya göç etmek zorunda kalan mültecilere uygulanan eğitimi karşılaştırmak ve elde edilen bulgular doğrultusunda Türkiye'deki mülteci eğitimine öneriler geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Ortadoğu'nun ve Avrupa'nın en kalabalık mülteci nüfusuna sahip bu iki ülkenin karşılaştıkları yoğun göç dalgalarında en büyük grubu oluşturan çocuk ve gençler için nasıl bir eğitim yolu izledikleri, yayınlanan mevzuatlar, kaldıkları kamplarda sunulan eğitim, devlet okullarına erişim imkânları, öğrencilerin okullara tahsisleri, dil eğitimi hizmetleri, mülteciler için öğretmenlerin seçimi, yaygın eğitim, STK hizmetleri, mesleki eğitim, diploma denkliklerinin nasıl sağlandığı ve mülteci gençlerin yükseköğretime kabulü konuları incelenerek iki ülke uygulamaları arasındaki benzerlik ve farklar ortaya konulmuştur. Nitel araştırma yönteminin tercih edildiği çalışmada, veriler belgesel tarama tekniği ile elde edilip alt amaçlar çerçevesinde karşılaştırmalı eğitimin analiz yöntemlerinden olan yatay ve tanımlayıcı yaklaşımla analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bilgiler için Türkiye ve Almanya'nın göç ve eğitimden sorumlu resmi kurum ve kuruluşlarının elektronik sayfalarından, ilgili kitap, makale, tez, proje raporu vb. basılı bilimsel kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmada Almanya'daki uygulamalar Türkiye'deki mevcut durum ile karşılaştırılmış ve bu karşılaştırma sonucunda bir takım benzerlik ve farklılıklara rastlanmıştır. Başta misafir olarak algılanıp geri dönecekleri hesap edilerek planlar yapılsa da ülkemizde geçicilik statüsünden vatandaşlığa uzanan bir yolda ilerleyen mültecilerin yeni toplumlarına uyumlarında en önemli faktörün eğitim olduğunun bilinci ile Türkiye'de mülteci eğitimini kapsayacak eğitim politikalarının geliştirilmesine yönelik öneriler çalışmada sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mülteci Eğitimi, Karşılaştırmalı Eğitim, Türk Eğitim Sistemi, Alman Eğitim Sistemi.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Sâlih Baba Dîvânı'nda tasavvufî düşünce

    Gülsüm Çoldur

    Yaptığımız bu çalışma, tasavvuf ve tekke edebiyatının XIX. yy.'ın sonları ile XX. yy.'ın başları arasında yaşamış önemli temsilcilerinden biri Tüfekçizâde Sâlih Baba'nın günümüze ulaşan tek eseri olan Dîvân'ındaki tasavvufî unsurların incelenmesi üzerinedir. Bu çerçevede öncelikle insan-çevre etkileşiminin gelişimdeki önemini de göze alarak Sâlih Baba'nın yaşadığı döneme genel anlamda ışık tutulmaya çalışılmış, mensubu olduğu Nakşbendiyye tarîkatı'nın Hâlidiyye kolundaki bazı önemli zâtlardan kısaca bahsedilmiştir. Daha sonra ise şâirimizin hayatı, tarîkata intisâbı, edebî şahsiyeti ve etkilendiği şahsiyetler hakkında bilgi verilmiştir. Bütün bunlardan sonra ise çalışmamızın bel kemiğini oluşturan Sâlih Baba Dîvânı'ndaki şiirlerden hareketle, şâirin şeyh-mürid ilişkisi, şerî'at-tarîkat-hakîkat-mârifet kavramlarına yaklaşımı; fenâ-bekâ, havf-recâ, firak-vuslat, muhabbet, aşk, gönül gibi kalbî ve vicdânî meselelere bakış açısı; Allah-âlem-insan, Hz. Muhammed ve Hakîkatü'l Muhammediyye gibi tasavvufun ana temalarına dâir görüşleri, vahdet-i vücûd düşüncesinin akisleri ve daha ismini zikredemediğimiz birçok tasavvufî konuya yaklaşımları ve onlara dâir terennümleri tespit edilmeye çalışılmıştır.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Üniversite öğrencilerinde siber zorbalık ve psikolojik iyi oluşun incelenmesi

    Muhammet Güler

    Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde, siber zorbalık ve psikolojik iyi oluş durumlarını incelemektir. Araştırma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yıllında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan, 350'si kız 156'sı erkek olmak üzere, 506 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin elde edilmesinde "Siber Mağduriyet ve Zorbalık Ölçeği", "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler Basit Doğrusal Regresyon Analizi, Mann-Whitney U Testi, Bağımsız Örneklem t-Testi, Kruskal-Wallis H Testi ve Tek Yönlü ANOVA Testi yöntemleri ile analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda; siber zorbalık puanlarının; cinsiyet, üniversiteden önce aileden ayrı kalma, günlük internet kullanım süresi ve algılanan ebeveyn tutumu açısından anlamlı bir şekilde farklılaştığı; sosyal medyayı kullanım yoğunluğu, algılanan sosyo-ekonomik durum, doğum sırası, yaşamının çoğunluğunu geçirdiği yer açısından ise farklılaşmadığı belirlenmiştir. Yine elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin psikolojik iyi oluş puanlarının; cinsiyet, uzmandan yardım alma durumu, doğum sırası ve algılanan ebeveyn tutumu açısından anlamlı bir şekilde farklılaştığı; üniversiteden önce aileden ayrı kalma, günlük internet kullanım süresi, sosyal medyayı kullanım yoğunluğu, algılanan sosyo-ekonomik durum, yaşamının çoğunluğunu geçirdiği yer açısından farklılaşmadığı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada, siber zorbalık ve psikolojik iyi oluş arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuş olup; siber zorbalık değişkeninin üniversite öğrencilerinde psikolojik iyi oluşun yaklaşık %8 açıkladığı tespit edilmiştir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Kur'an ve fen bilimlerinde bir ayet olarak rüzgâr

    Muammer Ocak

    Tabiat olayları ile ilgili konular, insanlık tarihinin ilk başlangıcından günümüze kadar insanların ilgisini çekmiştir. Kur'an'ın gönderildiği çağdan çok önce, yazınında bulunuşuyla bilim alanında çalışmalar Mezopotamya'da astronomi ilmi ile başlamıştır. Daha sonra bu bilimsel gelişmeler devam etmiştir. Bu süreçte kimi bilim adamıatomları parçalamış, kimi elementleri ayrıştırmış, kimi yerçekimi ve suyun kaldırma kuvvetini; kimi de galaksileri, gezegenleri ve yıldızları keşfetmiştir. Çağımızda ise astronomi ve fizikle ilgili çalışmalara hız kazandırılarak elde edilen bilgi, bulgu ve veriler insanlığın hizmetine sunulmuştur. Kur'an'dan önce gönderilmiş olan ilahi kitaplarda zaman zaman tabiat olaylarına temas etmişlerdir. Son ilahi mesaj olan Kur'an'ın birçok ayetinde kâinat, tabiat ve tabiatolayları ile ilgili bilgiler sunulmaktadır. Hz. Peygamber'inde rüzgâr ile ilgili beyanları vardır. İlk dönem müfessirleri rüzgârı konu edinen ayetlere bulundukları dönemin bilgi ve kültür seviyesine uygun olarak çeşitli yorumlar yapmışlardır. Bununla beraber bilim, fen ve teknolojideki gelişmeler zaman içerisinde artmış, rüzgârın bitkileri aşılayıp tozlaştırma yapması gibi birçok farklı işleve sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Son dönem müfessirleri de günümüz fen bilimlerinden elde edilen bilimsel veriler yardımıyla rüzgâr hakkında yeni yorumlar yapmışlardır. Bu bağlamda Kur'an'ın ve bilimin sunmuş olduğu bilgiler birbirleriyle paralellik göstermektedir. Bu çalışmada, "Kur'an ve Fen Bilimlerinde Bir Ayet Olarak Rüzgâr" konusu Kur'an'ın mesajları ve bilimin verileriyle incelenmeye çalışılmış, tabiat üzerinde yapılacak inceleme araştırmalarda bu iki kaynağın bilgilerinden istifade edilmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Çalışmanın amacı, Kur'an ve fen bilimlerinin tabiat ile ilgili vermiş oldukları bilgilerin aslında tek bir ilahi kaynaktan geldiği hakikatini pekiştirmektir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Erdem Bayazıt şiirinde direniş ve diriliş

    Kevser Durgun Akan

    Yakın dönem Türk şiirinin önemli isimlerinden Âdil Erdem Bayazıt, sadece sanatsal faaliyetleriyle adından söz ettiren bir şair değildir. Erdem Bayazıt, aynı zamanda siyasal, sosyal ve kültürel birçok alanda gösterdiği hasletleriyle de dikkate değer entelektüel bir düşünce insanıdır. Erdem Bayazıt, şiirlerinde modern hayatın karşısındadır. Modern hayatın yozlaştırdığı, kendine dahi yabancılaştırdığı insana yaratılış gayesini hatırlatmak ister. Bayazıt'ın şiirlerinde modern kent ve yabancılaşma temelinde insanın "İslam Medeniyeti" mefkûresine daveti söz konusudur. Bayazıt'ın şiiri Zarifoğlu gibi geçmişe değil, geleceğe dönüktür. Bayazıt, Âkif İnan gibi yerleşik ve memnun olduğu bir dünya üzerinden konuşmaz ve sürekli yeni düzen aramanın peşindedir. Bu çalışma, Erdem Bayazıt'ın şiirlerindeki "Direniş" ve "Diriliş" temleri üzerinde yapılmıştır. Direniş ve diriliş mefkûrelerinin Erdem Bayazıt'ın şiirlerinde nasıl işlendiği incelenmiştir. Çalışma esnasında sadece Bayazıt'ın eserleri değil, onun üzerinde etkili olan, ilham kaynağını teşkil eden çocukluğu, sanat hayatı ve entelektüel biyografisine de ana hatlarıyla temas edilmiştir. Erdem Bayazıt şiirleri üzerinde yapılan bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde şairin çocukluktan başlayarak şiirine ilham olan, sanat hayatını özellikle aktif dergi süreçlerini de kapsayan biyografisine yer verilmiştir. İkinci bölümde Bayazıt'ın şiirleri "Direniş" ve "Diriliş" temleri çerçevesinde tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise Bayazıt'ın şiiri, İslam medeniyeti çerçevesinde edindiği estetik ile "Diriliş Estetiği" yaklaşımında değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Erdem Bayazıt, direniş şiiri, diriliş şiiri, yabancılaşma, diriliş estetiği.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Kırım Tatar şairi Bilâl Mambet'in "Dağ Lalesi" adlı eserinin dil ve üslup özellikleri

    Yunus Aktepe

    Kırım Tatar şairi Bilâl Mambet'in "Dağ Lalesi" adlı şiir kitabından hareketle eserin dil ve üslup özellikleri incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında Kırım Tatar Türkleri, Kırım Tatar Türkçesi ve Kırım Tatar Edebiyatı'nın önemli şahsiyetlerinden olan eser sahibi Bilâl Mambet'in hayatı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu tez çalışması; şekil bilgisi, üslup ve içerik ile çeviriyazı bölümlerinden oluşmaktadır. Çeviriyazı bölümünde eserde yer alan tüm şiirlerin Kiril alfabesinden Lâtin alfabesine transkripsiyonu gerçekleştirilmiş olup şiirlerin Kiril ve Latin alfabeleriyle yazılmış şekilleri çalışmaya aktarılmıştır. Şekil bilgisi bölümünde eserde mevcut olan şiirler kelime kelime analiz edilerek ekler ve sözcük türleri incelenmiştir. Elde edilen örnekler yapı özelliklerine göre tasnif edilerek sıralanmıştır. Üslup ve içerik bölümünde ise genel olarak şiirler ele alınılan konulara göre sınıflandırılmıştır. Şiirlerin şekil özellikleri; nazım birimleri, kafiye, redif ve ölçüleri temele alınarak incelenmiştir. Şiirlerde kullanılan kelime hazinesine ve söz sanatlarına değinilerek verilmek istenen iletiler irdelenmiştir. Sonuç bölümünde çalışma neticesinde ulaşabildiğimiz verilere yer verilmiştir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Eskiçağ'da Erzincan'ın ulaşım ağları

    Duygu Canan

    Erzincan ili, Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatısında yer alır. Bölgenin en büyük akarsuyu Karasu (Fırat) Irmağı'dır. Bu ırmak aynı zamanda Erzincan'ın en eski zamanlardan itibaren tarihi yapısının, yerleşim birimlerinin, askeri ve ticari yol ağlarının oluşmasında son derece önemli rol oynamıştır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin genel iklim ve morfolojik yapısını yansıtan Erzincan, birçok özelliği ile Kalkolitik Çağ'dan itibaren insan topluluklarının yerleşmeyi tercih ettiği, zaman zaman devletlerarasında mücadelelere sahne olan bir bölge olmuştur. Kalkolitik Çağ'ın sonlarından itibaren Erzincan ve çevresinde Doğu Anadolu'nun geneline yayıldığı anlaşılan ve sosyo ekonomik yapısını hayvancılığın şekillendirdiği bir yaşam kültürünün olduğu anlaşılmıştır. Erzincan en erken çağlardan itibaren Karaz, Diauehi/Dayaeni, Azzi Hayaša Devleti, Urartu Devleti, Roma gibi siyasi yapılara da ev sahipliği yapmıştır. En eski çağlardan itibaren Erzincan'da birçok kültürün ve siyasi yapılanmanın izlerinin olması tesadüf değildir. Bunun en önemli sebeplerinden biri de doğal yer altı ve yerüstü kaynaklarının yanında Erzincan'ın stratejik konumu olmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatı uç noktasında yer alan Erzincan; Mezopotamya, İç Asya, Kafkasya ve Orta Anadolu bozkırları arasında kilit noktada bulunur. Böylelikle Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu'dan gelerek Kuzeyde Karadeniz'in önemli limanı Trabzon'a ulaşan ve İç Asya'dan başlayarak İran, Doğubeyazıt, Ağrı, Erzurum, Erzincan üzerinden Orta Anadolu'ya ulaşan tarihi yol, bölgeyi son derece önemli kılmaktadır. Böyle önemli bir konumu işgal eden bölgede çok sayıda kale, höyük, yerleşim yeri son yirmi yılda yapılan yüzey araştırmaları ile tespit edilmiştir. Bizim bu çalışmamızda ise varlığı bilinen tarihi ana yolların ve yüzey araştırmalarında tespit edilen Erzincan bölgesinde var olan yolların işlevleri, kendi aralarındaki bağları ve bugüne yansımalarının tespiti ile ilgilidir. Gerek ticari, gerekse askeri amaçlarla kullanılmış olan tarihi doğal yollar bu tezde ele alınmıştır. Bütün bu özellikler Erzincan'ın Eskiçağ'daki ulaşım ağının incelenmeye değer olduğunu gözler önüne sermektedir. Tüm bu sebeplerden ötürü hazırlanan tezde Erzincan'ın Eskiçağ tarihine ve ulaşım ağlarına ışık tutmak amaçlanmıştır.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyhâ mesnevîsinin şârihi bilinmeyen bir şerhi (56a-110b varakları arası transkripsiyonlu metin-inceleme)

    Bilgehan Köse

    Çalışmada, Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyhâ adlı mesnevisinin müellifi bilinmeyen bir şârih tarafından yapılan şerhi transkripsiyonlu bir şekilde Latin harflerine aktarılmış ve bu metinden hareketle eserin şekil özellikleri, muhtevası ve söz varlığı incelenmeye çalışılmıştır. Transkripsiyonlu metnin oluşturulmasında İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi TY nr: 3516'da kayıtlı olan halen bilinen tek nüsha esas alınmıştır. Şerh üzerine yapılan umumî incelemenin ardından Mollâ Câmî hakkında bilgi verilmiştir. Müellif belli olmadığı için onun hakkında bilgi verilememiştir. Çalışmanın sonuna metnin daha iyi anlaşılması maksadıyla sözlük ilave edilmiştir. Çalışma, bu bakımdan sadece Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyhâ isimli eseri üzerine yapılan araştırmalara değil edebiyatımızdaki bütün Yûsuf u Züleyhâ çalışmalarına rehberlik edecektir. Anahtar Kelimeler: Mollâ Câmî, Yûsuf u Züleyhâ, Şârih, Şerh.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Türkiye'de özelleştirme uygulamaları ve şeker fabrikalarında özelleştirmenin istihdam ve üretim üzerine etkileri

    Enes Polat

    Dünya genelinde özelleştirme uygulamaları genel itibari ile 1970'li yıllardan itibaren ortaya çıkmıştır. İlk başta İngiltere ve Amerika'da ortaya çıkan özelleştirmeler, daha sonraları ise gelişmekte olan ülkelerde ve Doğu Avrupa ülkelerinde uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye'de ise 1980 yılından itibaren uygulanmakta olan özelleştirme uygulamaları sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda birçok değişikliğe neden olmuştur. Sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda yaşanan bu değişiklikler farklı yorumlara ve farklı anlamlara çekilmiş bazı karışıklıkların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Özelleştirmeler ile ilgili en büyük karışıklık ise KİT'lerde yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. KİT'lerin Türkiye ekonomisinde giderek artan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlara neden olması hem Türkiye ekonomisini hem de KİT'leri olumsuz olarak etkilemektedir. Türkiye'de özelleştirme konusunda ortak bir görüşe varılamaması özelleştirme sürecini daha zor bir hale getirmektedir. Özelleştirme ile alakalı tarafsız, bilimsel ve Türkiye ekonomisine uygun bir özelleştirmenin Türkiye ekonomisi için ne kadar önemli bir olgu olduğu ortaya çıkmaktadır. Özellikle KİT'lerde gerçekleştirilen özelleştirme politikası hem özelleştirilen KİT'lerde hem de Türkiye ekonomisinde gerçek anlamda istihdam, üretim ve verimlilik artışı sağlayıp sağlamadığı tartışma konusu olmuştur. Bu çalışmada çeşitli tarihlerde özelleştirilen Amasya, Kayseri, Konya, Kütahya, Adapazarı, Erzurum ve Erzincan Şeker Fabrikalarında özelleştirmenin istihdam edilen kişi sayısında ve üretilen şeker miktarlarında nasıl bir değişime yol açtığı, özelleştirme öncesi ve özelleştirme sonrası üretim ve istihdam verileri ele alınarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde özelleştirme sonrasında bahsedilen yedi şeker fabrikasında istihdam ve üretim açısından arzu edilen olumlu bir sonuç elde edilmediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Özelleştirme, Şeker Fabrikaları, Kamu İktisadi Teşebbüsleri, İstihdam, Üretim

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Farklı ısıl işlemler uygulanmış 7075 alüminyum alaşımının elektrokimyasal özelliklerinin belirlenmesi.

    Mustafa Çakı

    Alüminyum doğada en çok bulunan elementlerden biri olup, yüksek korozyon direncine sahiptir. Saf alüminyum hafif olmasına rağmen çok yumuşaktır ve mukavemeti düşüktür. Bu nedenle başka metallerle karıştırılarak çeşitli alaşımlar elde edilir. Alüminyum alaşımlarının mekanik özellikleri ısıl ve mekanik işlemler ile daha üst seviyelere çıkartılır. Alüminyum alaşımları, yüksek özgül dayanım, kolay şekillendirilebilme, kolay işlenebilme, yüksek termal ve elektrik iletkenliği, hafifliği, yüksek sünekliği, yüksek korozyon ve aşınma direnci sayesinde günümüz endüstrisinde çok geniş kullanım alanına sahiptir. Uçak endüstrisi, otomobil, vinç, köprü, savunma sanayi ve takım üretiminde çelik yerine kullanılır. Alüminyum yüksek bir kimyasal aktiviteye sahiptir. Alüminyum alaşımlarının birçoğu yüzeylerinde hızla oluşan oksit tabakasından dolayı doğal atmosfer ve doğal sularda korozyona karşı dirençlidirler. Öte taraftan oluşan oksit tabakası çok ince olduğundan, kimyasal ve mekanik etkilere karşı direnci düşüktür. 7075 Alüminyum alaşımının mekanik ve korozyon dayanım özellikleri farklı ısıl işlemlere göre değişmektedir. Bu çalışmada, iki farklı ısıl işlem görmüş 7075 Alüminyum alaşımının klor iyonu ihtiva eden korozif ortamlardaki elektrokimyasal davranışları araştırılmıştır. Çalışma kapsamında tam tavlama işlemi yapılmış 7075-O ve çözeltiye alınarak yapay yaşlandırma işlemi uygulanmış 7075-T6 alüminyum alaşımının, farklı molaritelerdeki NaCl çözeltilerinde açık devre potansiyeli, çevrimsel polarizasyon, polarizasyon öncesi ve sonrasında Elektrokimyasal Empedans Spektroskopisi (EIS) ölçümleri yapılmış ve malzemenin gördüğü ısıl işlemlerin korozyon kinetikleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür.