Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Atatürk döneminde Erzincan (1923-1938)

    Recep Mutlu Özbayık

    Erzincan tarih bakımından oldukça zengin bir geçmişe sahiptir. Tarih boyunca birçok devletin hâkimiyeti altında bulunan önemli bir şehir olmuştur. Yerleşim birimi itibariyle farklı fonksiyonel özellikler göstermiştir. Kimi dönem bir üs, kimi dönem bir ticaret şehri, kimi dönem de önemli savaşlara ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı devletinde bir dönem vakıf şehri olmasına karşın, bir dönem de bağımsız liva olma özelliği göstermiştir. Erzincan I. Dünya Savaşı döneminde çok zorlu günler geçirmiş, mimari başta olmak üzere, sosyal, kültürel ve iktisadi açıdan büyük bir değişime maruz kalmıştır. Başta ekonomi olmak üzere, siyaset, yönetim, eğitim ve kültür alanlarında tam manasıyla bir enkaz devralan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhuriyet yönetimi, her türlü yokluğa rağmen ülke genelinde topyekûn bir kalkınma hamlesine girişmişti. Erzincan'ın kaderi de Cumhuriyetle değişmeye başlamış ve şehir modernleşme çabası içine girmiştir. Başta eğitim olmak üzere hayatın her alanında yeni, modern kurumlar oluşturulmaya çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nin son döneminde büyük yokluk ve yıkım yaşayan Erzincan halkı, yapılan yenilikleri anlamaya, modernleşme yolunda yüksek bir kavrayış ve yetenekle yürümeye azimli olduğunu göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, yeni Türkiye Devleti'nin kuruluş sürecinde tüm ülkede gerçekleşen dönüşümün bir parçası olan Erzincan'ın idari, siyasi, sosyo-kültürel ve iktisadi hayatını ortaya koymaktır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Türkiye'de vergi gelirleri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Eşbütünleşme analizi

    Sevda Çetin

    Vergiler, devletin kamu hizmetlerini yerine getirmek, ekonomik ve sosyal hayata müdahale etmek için başvurduğu en önemli gelir kaynaklarıdır. Ülkeler vergilerle finanse edilen kamu harcamalarını toplumun kalkınması için kullanabilirse büyüme üzerinde olumlu sonuçlar elde edebilir. Ancak vergilerin ekonomi üzerinde olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de görülebilir. Farklı vergi türlerinin büyüme üzerinde etkilerinin de farklı olduğu öne sürülmektedir. Üretilen mal ve hizmet kapasitesinde meydana gelen artış ekonomik büyüme olarak adlandırılmaktadır. Bir ülkenin ekonomik büyümesi, ülkede kişi başına düşen Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla'nın sürekli olarak artması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda ekonomik büyüme, ülkelerin iktisadi ve sosyal refah düzeylerindeki artışların en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada Türkiye'deki vergilerin (gelirden alınan vergiler, servetten alınan vergiler, mal ve hizmetten alınan vergiler, dış ticaretten alınan vergiler) ekonomik büyüme ile ilişkisi ele alınmıştır. Vergi gelirleri ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki, vergi türleri açısından değerlendirilmiştir. Çalışmanın son kısmında zaman serileri analizi kullanılarak ekonomik araştırma yapılmıştır. Değişkenlerin durağanlığı birim kök testleri ile incelenerek değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisi Eşbütünleşme Analizi, kısa dönemli ilişki ise Hata Düzeltme Modeli ile araştırılmıştır. Analiz sonucu, değişkenler arasında uzun dönem ve kısa dönem ilişkileri elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi, Ekonomik Büyüme, Eşbütünleşme

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    İslam Hukukunda sürgün cezası ve Osmanlı Dönemi uygulaması

    Ahmet Oktar

    Sürgün kelimesi akla gelen ilk manasıyla, ilk insan kadar tarihi seyri olan bir kavramdır. Lakin farklı kavramlarla ilişkilendirildiğinde daha geniş manaları da ihtiva eder. Bu açıdan 21. yüzyılda bile kendisinden söz ettirmektedir. Tarih boyunca sürgünün nasıl ve ne şekilde uygulandığı gerçekten merak konusudur. Fakat bu konuyu aydınlatacak yeteri kadar çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple konumuzu seçmemizdeki faktörlerden biri de budur. Çalışmamızda tarih boyunca sürgünü kısmen ele aldık. Osmanlı Devleti'nde sürgün ve sürgünün ne şekilde uygulandığını, sürgün-iskan ilişkisini anlatıp bu duruma dikkat çektik. Osmanlı Devleti'nin hukuk yapısını, İslam hukuku bağlamında açıklayıp; Osmanlı'da hukuksal olarak sürgünleri de ele alıp, 18. yüzyıl Osmanlı Devleti'nde hukuksal olarak sürgünlere ağırlık verdik. İlk olarak sürgün kavramının farklı anlamlarını ele aldık. Bu bağlamda nasları nazara alıp İslam hukukunda sürgünü inceledik. Osmanlı Devleti hukuk yapısını da açıkladıktan sonra, Osmanlı Devleti'nde cezai müeyyide olarak sürgünlere geçtik. Tarih boyunca sürgün ve sürgüne sebep olan suçları genel-yüzeysel olarak ele aldık. Daha sonra Osmanlı Devleti'nde cezai müeyyide olarak sürgünleri, Mukayeseli İslam Hukuku ve Osmanlı hukuku ile birlikte ele alıp bir arada sunduk. Tarih boyunca sürgünün mahiyeti ve cezai müeyyide olarak sürgün cezasının uygulanışı hakkında toplu bir bilgi sunduk. Çalışmamızda öncelikle İslam'ın temel kaynağı olan Kur'an'ı Kerim ve sünnete başvurduk. Sahabe ve Hulefa-i raşidinin uygulamalarından da faydalandık. Konuyla ilgili yerli ve yabancı kaynaklardan, İslam hukuku klasik kaynaklarından, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı'nda bulunan vesikalardan, padişah fermanlarından, şeyhülislamlara ait fetva mecmualarından ve Osmanlı kadı sicillerinden istifade ettik.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Türkiye ve Kazakistan'da okutulan 6. sınıf Türkçe, Kazak edebiyatı ve Rus edebiyatı ders kitaplarının değerler açısından incelenmesi

    Saltanat Serikkhankyzy

    Türkiye ve Kazakistan'da okutulan 6.sınıf Türkçe, Kazak Edebiyatı ve Rus Edebiyatı ders kitaplarını değerler açısından incelemeye yönelik araştırmada doküman analizi deseni kullanılmıştır. Çalışmada 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Türkiye ve Kazakistan'da Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda okutulmakta olan 6.sınıf Türkçe, Kazak ve Rus Edebiyatı ders kitapları incelenmiştir. Kazakça ve Rusça ders kitapları yerine çalışmada Kazak ve Rus Edebiyatı ders kitaplarının tercih edilmesinin nedeni Kazakça ve Rusça ders kitaplarının dil bilgisi ile ilgili alıştırmalar odağında şekillenmiş olmasıdır. Çalışmada temin edilen ders kitapları içinde yer alan metinler türlerine göre tasnif edilmiş, öğretici metinler veri setinin dışında tutulmuştur. Bu tasnif yapılırken Türkçe ders kitabı için bir Türk Edebiyatı uzmanının, Kazak ve Rus Edebiyatı ders kitapları için Kazakça ve Rusça bilen bir Kazak Edebiyatı uzmanının görüşünden faydalanılmıştır. Sonrasında metinler "değerler" başlığı altında betimsel analize tabi tutulmuştur. Betimsel analiz sırasında yapılan kodlamaların doğruluğunu teyit edebilmek amacıyla veri setinin bir kısmı (yalnızca Türkçe ders kitabında yer alan hikâye metinleri) bir nitel araştırma uzmanının desteği ile kodlanmıştır. 2017 yılı içinde Türkiye ve Kazakistan'da okutulan üç farklı ders kitabının değerler açısından incelenip karşılaştırıldığı çalışmada Türkçe, Kazak ve Rus Edebiyatı ders kitaplarının değerler açısından farklılaştığı, kitaplarda yer alan değerlerin ülkelerin sosyal ve siyasal dinamiklerine göre değişkenlik gösterdiği anlaşılmıştır. Bunun yanında kitapların evrensel ve ulusal nitelikli değerlere daha fazla yer vermesine karşın dinî, bilimsel ve sosyal değerlere görece az yer verdiği bunun yanında estetik değerlere ise neredeyse hiç yer vermediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kazakistan-Türkiye, Değer, Değerler Eğitimi, Ders Kitapları

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Türkiye ve Kazakistan'da 5. sınıfta okutulan Türkçe, Kazak edebiyatı, Rus dili ve edebiyatı ders kitaplarındaki metinlerin değerler bakımından incelenmesi

    Akbota Kanagatova

    Bu araştırmanın amacı, Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından onaylanmış 5. sınıf düzeyinde okutulmakta olan Kazak Edebiyatı ve Rus Dili ve Edebiyatı ders kitapları ile Millî Eğitim Bakanlığı Türkçe ders kitabındaki metinlerin hangi değerleri ilettiğini tespit etmek, bundan hareketle nasıl bir insan tipinin yetiştirilmek istendiğini ortaya koymak, varsa eksiklerin neler olduğunu ve en önemlisi de bu eksikliklere yönelik nasıl çözümler geliştirebileceğine dair öneriler sunmaktır. Çalışmada kitaplardaki metinlerin tümü incelenerek, değerlerin yer aldığı cümlelere ilişkin örnek alıntılara yer verilmiştir. Araştırma sonucunda ilgili ders kitaplarında 33 farklı değere ulaşılmıştır. Bu değerler bireysel, millî, evrensel, dinî olmak üzere dört ana başlıkta toplanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Alan yazında, ders kitaplarının değerler açısından incelemesine yönelik çeşitli çalışmalar olmasına rağmen Kazakistan ortaokul seviyesinde ders kitaplarının incelenmesi daha önce yapılmamıştır. Bu açıdan bu çalışma önem arz etmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Determination of antibiotic susceptibility of Staphylococcus aureus strains

    Taha Selçuk

    ABSTRACT Determination of Antibiotic Susceptibility of Staphylococcus aureus Strains Introduction and Aim: Staphylococcus aureus causes infections with high morbitide and mortality such as bacteremia, pneumonia, meningitis, endocarditis, toxic shock syndrome and osteomyelitis. The aim of this study was to determine the antibiotic susceptibility of S. aureus strains isolated from various clinical specimens. Material and Methods: 264 S. aureus strains which isolated from various clinical specimens came to Microbiology Laboratory of Erzincan University Mengücek Gazi Training and Research Hospital were taken to the study, between January 2015 and December 2016. Conventional methods (Gram stain, catalase and coagulase test) and VITEK 2 automated system (bioMérieux, France) were used for bacterial identification and to determine antibiotic susceptibility. Antibiotic susceptibility of strains was evaluated according to EUCAST criteria. Results: 61,36% of S. aureus strains were isolated from hospitalized patients and 38,64% were isolated from polyclinic patients. The isolates were obtained from samples of 64 tracheal aspirate, 55 blood, 44 wound, 44 urine, 29 nose, 28 other (ear, catheter, sterile body fluid, etc.). In the S. aureus strains, 69 (26.14%) were identified as MRSA and 195 (73.86%) as MSSA. Vancomycin, teicoplanin, linezolid, tigecycline and daptomycin were found to be the most effective antibiotics when antibiotic susceptibilities of these strains were examined. The highest resistance rate was detected against penicillin. Conclusion: The rate of MRSA detected in our study was high. Vancomycin, teicoplanin, linezolid, tigecycline and daptomycin are the most effective antibiotics to S. aureus. Along with the introduction of national data, all centers should identify their own resistance profile to set appropriate antibiotic policies and up-to-date information on prophylactic treatments. Keywords: Antibiotic, Erzincan, Staphylococcus aureus, Susceptibility

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Kıraat farklılıklarında dolayı ortaya çıkan fıkhî görüşler

    Ahmad Haffar

    Bu çalışma, kıraat farklılıklarından dolayı ortaya çıkan fıkhi görüşleri incelemektedir. Fakihlerin kendi aralarındaki ihtilâfların sebebi hakkı ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Her grup,her fakih ve fıkhi ekoller bu amaca yönelik araştırma ve çalışmalar bilginlerin yapmışladır. İhtilaflarının sebebi nefsi sebepler olmadığı gibi ihtilâf etmeyi de sevmezlerdi. Her tarafların bu ihtilâflarda kendilerine göre mantıklı sebepleri vardı. Bu araştırmalar neticesinde fıkhi ihtilâfların şu üç kısımda incelenmesi gerektiği oraya çıkmıştır: Birincisi, hoş görülen ihtilâflar Hüküm koyucunun kişinin ihtiyarına bırakmış olduğu, farklı seçeneklerin sunulmuş olduğu meselelerdir, örneğin: Temettü haccı, ifrâd haccı veya kırân haccı gibi. İkincisi, yerilen ihtilâflar: Bunun sebebi de cehâlet, nefse uyma, bir mezhebe ya da görüşe taassub etmek veya nebevî yönteme muhalefet etmektir. Üçüncüsü, mantıki çerçevedeki ihtilâflar: Bunlarda kendisinde delalet ve subût yönünden kati' bir nassın bulunmadığı ictihâdi meselelerde olur. Bunun da birçok sebebi olduğu gibi kıraat farklılıkları da bunlardan birisidir. Görüldüğü üzere Kur'ân Kıraatlerinin bir kısmı mütevâtir diğer kısmı ise şâzz olarak değerlendirilmiştir. Mütevâtir Kıraatlerin hücciyeti hususunda fakihler ittifak etmiştir. Şâzz Kıraatleri Hanefiler ve Hanbeliler şeri' hükümlerde delil olarak kabul ederken Şâfîler ve Mâlikiler delil kabul etmemişlerdir. Bu çalışmada, kıraat farklılıklarının fakihlerin ihtilâf etmesinin sebeplerinden bir sebep olması, uygulamalı olarak örnekler üzerinde incelenmeye çalışılmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Bitki su ihtiyacına göre uzaktan kontrollü bahçe sulama sistemi

    Yasin Altunbaş

    Teknoloji alanındaki gelişmeler günümüzde birçok alanda olduğu gibi tarım alanında da hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. Dünyada ve ülkemizde tarım ürünlerine artan talebin karşılanması amacı ile tarım ürünlerinin üretilmesini kolaylaştırmak ve üretimin sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile tarım alanlarının otomasyon teknikleri ile desteklenmesi gerekmektedir. Yapılan çalışma ile tarım alanlarında önemli bir sorun haline gelmiş olan sulama problemi teknoloji ile desteklenerek otomasyon sistemi tasarlanmıştır. Bu çalışmada, bitkiye yerleştirilen nem sensörü üzerinden alınan veriler Arduino Uno denetleyicisine işlenmiştir, işlenen bu verilere göre sulamaya ihtiyaç duyulduğu anda selenoid su valfi otomatik olarak çalışacak ve bitkinin ihtiyacı olan su karşılanacaktır. Bitki gerekli su ihtiyacını karşıladığında ise selenoid su valfi otomatik olarak kapanacaktır. Ayrıca Arduino Uno denetleyicisine işlenen veriler ESP8266 modülü ile IP adresi üzerinden oluşturulan arayüze aktarılmıştır. Ara yüzde görülebilen bu verilere göre sulama uzaktan IP adresi ile de istenildiği zaman kontrol edilebilmektedir. Bu çalışma ile bitki su ihtiyacının bitki nem sensörü yardımıyla net bir şekilde belirlenmesi sağlanmıştır. Tarım alanında kullanılacak olan sulama suyunun optimum bir şekilde kullanılması, doğru zamanda doğru miktarda otomatik sulama yapılarak aşırı su israfından kaçınılması ve enerji tasarrufunun maksimum olması sağlanmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    11 Nolu Eğin Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve hukuki değerlendirmesi

    Sefa Çelik

    Osmanlı Devleti'nin hukukî, iktisâdî, dinî, askerî, idârî ve sosyal düzeni hakkındaki önemli olan bilgileri şer'i mahkemelerde kadı ve yardımcıları tarafından kayıt altına alınan şer'iyye sicillerinde bulunmaktadır. İslam Hukukuna göre teorik olarak bildiğimiz veraset, vesayet, vekâlet, aile hukuku, şahitlik, vakıf vb. konuları şer'iyye sicillerinde uygulamalı olarak görmek günümüze yansıyabilmesi açısından önem arzetmektedir. Çalıştığımız dönem H. 1286-1287 (M.1868-1870) yılları olup, bu dönemde Eğin kazasında Müslümanların yanında gayr-i müslimlerinde olduğunu görmekteyiz. Gayr-i müslimler kendi dinî kaidelerine göre yaşamalarının yanı sıra şer'i mahkemelerde de davalarının görülmesi için irade beyan etmişlerdir. İslam Hukukunun uygulamalı olarak günümüze yansıtılması amacıyla 11 Nolu Eğin Şer'iyye Sicili'nin hukukî değerlendirmesini işlemeye çalıştık. Defterimiz 40 varak olup 80 sayfadan oluşmaktadır. Defterimizde 161 belgenin transkripsiyonu yapılmıştır. Öncelikle ilk bölümde şer'iyye mahkemeleri ve şer'iyye sicilleri hakkında temel bilgiler verildikten sonra ikinci bölümde Eğin hakkında genel bir bilgi takdim edilmiştir. Üçüncü bölümde İslam Hukuku'ndaki temel kaidelere dayanarak defterin hukukî değerlendirilmesi yapılmış olup son bölümde ise defterin transkripsiyonu yapılmıştır. Ek olarak defterin orijinal metninden bazı belgelere yer verilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Arap dili Furûk nazariyesi bağlamında Kur'an'da boyun eğme yakınanlamlıları ve nüansları

    Ebubekir Dolaş

    Bu çalışmamızda "Arap Dili Furûk Nazariyesi Bağlamında Kur'an'da Boyun Eğme Yakınanlamlıları ve Nüansları" başlığı altında boyun eğmeye delalet eden kelimeleri ve bu kelimelerin aralarındaki farkları/nüansları ortaya koymaya çalıştık. Tarihi seyir içerisinde Kur'an'ı daha iyi anlayabilmek için Kur'an ilimleri adı altında bazı ilimler ortaya çıkmıştır. Hicri ikinci asırdan sonra çıkmaya başlayan "el-Furûk Fi'l-Luğa veya el-Furûk'ul-Luğaviyye" ilmi de, Kur'an ilimleri arasında sayılmaktadır. Furûk Nazariyeside denilen bu ilim, dilsel farklar adı altında topladığı bir grup kelimenin arasındayakınlıklar/teradüfler ve nüanslar/farklar üzerinden incelemelerde bulunan bir ilim dalıdır. Çalışmamız giriş, üç bölüm ve sonuç olmak üzere toplamda beş fasıldan oluşmaktadır. Birinci bölümde konumuzun temelini teşkil eden Furûk Nazariyesine genel bir bakış atmaya çalıştık. İkinci bölümde konumuzla alakalı olarak Kur'an'da geçen Boyun Eğme lafızları ile ilgili 42 tane kelime tespit edip bunları anlamlandırmaya çalıştık. Üçüncü bölümde bulduğumuz bu kelimelerin arasındaki farkları ortaya koymaya çalıştık.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Faklı dozlarda UV-C radyasyon ışığına maruz bırakılan buğday (Triticum aestivum) bitkisinin dna metilasyon seviyelerinin moleküler yöntemlerle ölçülmesi

    Ümit Akgün

    UV-C stresine maruz bırakılan buğday'da (Triticum aestivum) meydana gelen DNA metilasyonu RAPD, CRED-RA ve IRAP teknikleri ile araştırılmıştır. RAPD, CRED-RA ve IRAP için toplam 27 primer kullanılmıştır. Kontrol grubu ile birlikte farklı dozlarda UV- C'ye maruz bırakılan örnekler 14 gün boyunca yetiştirilmiştir. Her 3 yöntem de uygulanan UV dozuna bağlı olarak % polimorfizm artarken, % GTS değerleri düşmüştür. UV radyasyon seviyesi arttıkça genomik kararsızlığın arttığı görülmüş ve bu stres faktörünün DNA hipermetilasyonuna neden olduğu gözlenmiştir. RAPD, CRED-RA, IRAP profilleri DNA hasarı, mutasyon, metilasyon, kromozomal aberasyonlar, çift zincir kırıkları, modifikasyon, replikasyon, transkripsiyon ve oksidasyon hakkında nitel bilgi vermiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Ortaöğretim kurumlarında okul spor yarışmalarına katılan ve katılmayan öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerinin incelenmesi

    Ahmet Yavuz Mallı

    Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı okul sporlarına katılan veya katılmayan lise öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeylerini belirlemek ve okul sporlarına katılmanın öznel iyi oluş üzerinde etkisi olup olmadığını incelemektir. Materyal ve Metod: Araştırmanın evrenini Erzincan merkezinde bulunan ortaöğretim kurumları oluştururken, örneklemini ise okul türleri göz önünde bulundurularak Erzincan merkezinde bulunan rastgele seçilmiş 479 kız ve 525 erkek olmak üzere toplam 1004 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler ''Öznel İyi Oluş Ölçeği'' (Lise Formu) ve hazırlanan ''Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır''. Araştırma verileri SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi için Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Bulgular: Okul sporlarına katılımın öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerini artırdığı, okul sporlarına katılan kız öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerinin daha yüksek olduğu, okul türlerinin öznel iyi oluş düzeylerini etkilediği, okul sporuna katılmayan öğrencilerde sınıf seviyesi arttıkça öznel iyi oluş düzeyinin azaldığı ve gelir düzeyi en düşük olanların öznel iyi oluş düzeylerinin diğerlerinden düşük olduğu bulunmuştur. Sonuç: Araştırmadan elde edilen verilere göre okul sporlarına katılımın öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerini artırdığı, dolasıyla sporun bireylerin pozitif psikolojilerini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Bunun neticesinde de gençlerin spora yönlendirilmeleri, hayata daha olumlu bakmaları açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Okul Sporları, öznel iyi oluş, pozitif Psikoloji, spor

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Serviks dokularında HPV pozitifliği ve osteopontin düzeyi arasındaki ilişkinin araştırılması

    Esra Tuba Demir

    Giriş ve Amaç: Serviks kanseri kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanserdir. HPV, papillomaviridae ailesine ait ikozahedral simetrili, çift sarmallı DNAvirüsüdür. HPV, servikal kanserin major etiyolojik ajanıdır. Ekstrasellüler matriks molekülü olan OPN, sitokin benzeri, sialik asitten zengin bir fosfoglikoproteindir. Çeşitli malignitelerde OPN'nin yüksek oranda salındığı bildirilmektedir. Çalışmamızda, HPV pozitif ve HPV negatif serviks dokularında OPN düzeyinin araştırılması, prognostik bir biyobelirteç olarak tanıda klinik öneminin değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal ve Metot: Haziran 2015-Nisan 2017 tarihleri arasında Erzincan Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine başvuran ve serviks kanseri taramasına katılan 82 kişi çalışmaya alındı. Servikovajinal swablar, standart işlem prosedürüne göre toplandı. Geleneksel Pap sitolojisi için bir slayt hazırlanarak, standart protokollere göre boyandı ve sonuçlar 2004 Bethesda Sınıflandırma sistemine göre derecelendirildi. Digene konik fırça örnekleyicisi ile serviksten örnek alındı. Tüm servikal örnekler, 13 yüksek riskli HPV genotipinin (HPV-16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59 ve 68) varlığı veya yokluğu açısından digene® HC2 High-Risk HPV DNA Testi (Qiagen, Gaithersburg, MD, ABD) ile üretici firma önerileri doğrultusunda analiz edildi. HPV pozitif olan kadınlara kolposkopi, endoservikal kürtaj ve servikal biyopsi yapıldı. HPV pozitif 41 hasta ile benign jinekolojik nedenlerle ameliyat edilen HPV negatif 41 hastaya (kontrol grubu) ait doku örneği histopatolojik olarak incelendi ve doku OPN düzeyleri ELISA kiti (Hangzhou Eastbiopharm Co., Ltd, Çin) ile üretici firma önerileri doğrultusunda araştırıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 19 programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza 41 hasta ve 41 sağlıklı kontrol olmak üzere 82 kişinin yaş ortalamaları 46.76 ± 10.1 bulunurken, hasta grubunda 43.88±9.2, kontrol grubunda ise 49.63±10.3 yıl olarak bulundu. OPN değerleri hasta ve kontrol grubunda sırasıyla; 31.55±7.11 ve 28.81±5.44 olarak saptandı. HPV pozitif servikal dokularda OPN düzeyleri, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,048). OPN düzeyi ile yaş, doğum şekli, hastalık öyküsü, operasyon yöntemi, HPV tipi, preoperatif ve postoperatif patoloji, gravida ve parite arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05). Çalışan kişiler, ev hanımlarıyla kıyaslandığında hasta ve kontrol gruplarında OPN değeri istatistiksel olarak farklı bulundu (p=0.029).Üç ve üzeri doğumla sonlanan gebeliğe sahip hasta grubunda OPN değerleri, kontrol grubuna göre daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,025). HPV pozitif 41 hastanın 5'inde (%12.2) CIN saptandı. Sonuç: Çalışmamızda HPV pozitif 41 hastadan sadece 5'inde CIN saptanması çalışmamızın kısıtlayıcı yanını oluşturmaktadır. Osteopontin düzeyi, HPV pozitif hastalarda yüksek bulunmasına rağmen, daha geniş sayıda CIN olguları üzerinde yapılacak olan çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: ELISA, İnsan Papilloma Virüsü (HPV), Osteopontin, Serviks Kanseri

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine 2012-2016 yılları arasında ishal şikayeti ile başvuran 0-5 yaş arası çocuklarda rotavirüs ve adenovirüs sıklığının coğrafi özellikler ve enfeksiyon zamanı da göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi

    Esra Tat

    ÖZET Giriş ve Amaç Gastroenteritler dünya genelinde beş yaş altı çocuklarda özellikle yenidoğanlarda mortalite ve morbiditenin en önemli nedenlerindendir. Rotavirüsler, küçük çocuklarda görülen akut gastroenteritin en önemli sebebidir. Rotavirus enfeksiyonu nedeniyle dünyada her yıl yaklaşık 611 000 ölüm görülmektedir. Kuzey yarıkürede yer alan Orta Avrupa ve ülkemizde rotavirüs enfeksiyonunun daha sık olarak Aralık, Ocak, Şubat ve Mart gibi aylarda olduğu saptanmıştır. Güney yarıkürede ise yağışlı ve soğuk mevsimler olan Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında Rotavirus enfeksiyonunun sık olduğu tespit edilmiştir. Adenovirüslerin, infantil gastroenteritte ikinci en yaygın etken oldukları bildirilmiştir. Adenovirüslerin okul öncesi çocuklarda ve yenidoğanda görülen gastroenterit olgularının %5-15'inden sorumlu olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Adenovirüsün görülme sıklığı ile mevsimler arasında ilişki bulunmamakta ve diyare yılın her döneminde görülebilmektedir. Bu çalışmada Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine 2012-2016 yılları arasında ishal (diyare) şikayeti ile başvuran 0-5 yaş arası çocuklarda rotavirüs ve adenovirüs sıklığının, coğrafi özellikler ve enfeksiyon zamanı da göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi yapılarak ortaya çıkacak verilerin literatüre kazandırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot Çalışmada Erzincan Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine Ocak 2012-Aralık 2016 tarihleri arasında akut diyare şikayetiyle başvuran 0-5 yaş arası çocuk hastaların dışkı örneklerinde rotavirus ve adenovirus antijenlerinin pozitifliği retrospektif olarak incelendi. Mükerrer örnekler çalışma dışı bırakıldı. Hastaların dışkı örneklerinde rotavirus ve adenovirus antijenleri immünokromatografik yöntem ile (RDS Rotavirus test kiti (Türkiye), Ecotest Adenovirus Rapid Test Device (AssureTech, Zhejiang, China) üretici firmaların önerileri doğrultusunda araştırıldı. Rotavirus ve adenovirus gastroenteritinin görüldüğü yıllar, aylar, mevsimler, yaş grupları, cinsiyet ve coğrafi özelliklere göre dağılımı değerlendirildi. Verilerin analizi IBM SPSS Statistics 17.0 (IBM Corporation, Armonk, NY, USA) paket programında yapıldı. Bulgular Rotavirüs taraması yapılan 3700 gözlemin 537'sinde (%14.5) rotavirüs, adenovirüs taraması yapılan 3372 gözlemin 208'inde (%6.2) adenovirüs tespit edilmiştir. Sonuç Sonuç olarak rotavirus ve adenovirus gastroenteritlerinin, görüldüğü yıllar, aylar, mevsimler, yaş grupları, cinsiyet ve coğrafi özelliklere göre dağılımının değerlendirildiği çalışmamızda literatürle uyumlu sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Adenovirüs, Çocuk, Diyare, Rotavirüs

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Bruselloz hastalarında asimetrik dimetilarginin (ADMA) düzeyinin araştırılması

    Muhammed Sezgin

    ÖZET Bruselloz Hastalarında Asimetrik Dimetilarginin (ADMA) Düzeyinin Araştırılması Giriş ve Amaç : Asimetrik dimetilarginin (ADMA), nitrik oksit sentazın (NOS) ana endojen inhibitörüdür. NOS, konak savunmasında ve vasküler yapının sürdürülmesinde önemli rol oynamaktadır. Yüksek ADMA düzeylerinin endotel disfonksiyonu ile ilişkili olduğu ve çeşitli hastalıklarda rol aldığı gösterilmiştir. Brucella spp.'nin neden olduğu zoonoz bir hastalık olan bruselloz, vaskülopati olarak kendini gösterebilmektedir. Ancak Bruselloz ile ADMA arasındaki ilişki ile ilgili yeterli veri bulunmamaktadır. Çalışmamızın amacı bruselloz hastalarında ve sağlıklı kontrol grubunda ADMA düzeyinin araştırılmasıdır. Materyal ve Metot : Çalışmamıza 40 bruselloz hastası ve 40 sağlıklı gönüllü alındı. Bruselloz hastalarında ve sağlıklı gönüllüde serum ADMA düzeyleri İnsan ADMA ELISA kiti (Cusabio, Wuhan, China) ile üretici firma önerileri doğrultusunda araştırıldı. Katılımcıların fiziki muayeneleri yapılarak, cinsiyet, yaş ve ikamet adreslerini içeren demografik karakteristikleri ve laboratuvar test sonuçları kayıt altına alındı. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 19 istatistik paket programı kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi (p< 0.05) ve (p< 0.01) olarak kabul edildi. Bulgular : Çalışmamıza bruselloz grubu ve sağlıklı kontrol olarak dahil edilen 40 olgunun 18'i (%45) erkek, 22'si (%55) kadın olup, yaş ortalamaları bruselloz grubunda 49,2±17,3, kontrol grubunda ise 39,0±7,9 yıldır. Serum ADMA konsantrasyonları bruselloz ve kontrol grubunda sırasıyla; 262.6±139.59 ng/ml ve 196.52±85.25 ng/ml olarak saptanmıştır. Bruselloz grubunda, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p=0.013). Sonuç : Son yıllarda yüksek ADMA seviyeleri, kardiyovasküler sistem hastalıkları, diabetes mellitus, multiple organ yetmezlikleri, kronik böbrek yetmezliği gibi pek çok hastalıkla ilişkilendirilmiştir. Çalışmamızda, Mengeloğlu ve arkadaşlarının çalışmalarına benzer şekilde brusellozlu hasta grubunda kontrol grubuna göre ADMA düzeyi yüksek bulunmuştur. ADMA düzeylerindeki bu yüksekliğin, brusellozun vaskülitteki rolü konusunda yeni yorumlar yapılmasına olanak sağlayacağı ve yeni tedavi yöntemlerinin gündeme gelebileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Asimetrik Dimetilarjinin (ADMA), Bruselloz, ELISA (Enzyme-Linked Immunosorbent Assay)

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2012-2016 yılları arasında bruselloz görülme sıklığının, coğrafi özellikler, yaş, cinsiyet ve hayvanla direkt temasın da göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi

    Necip Gökhan Taş

    ÖZET Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2012-2016 Yılları Arasında Bruselloz Görülme Sıklığının, Coğrafi Özellikler, Yaş, Cinsiyet ve Hayvanla Direkt Temasın da Göz Önünde Bulundurularak Değerlendirilmesi Giriş ve Amaç Brucella genusu mikroorganizmalar tarafından oluşturulan ve zoonoz bir hastalık olan Bruselloz, insan ve hayvanlarda enfeksiyözdür. Hayvanlarla kontak halinde olan kişiler, veteriner hekimler, laboratuvar çalışanları, veteriner sağlık teknisyenleri, kasaplar, hayvan yetiştiricileri, süt ürünleri tesisi çalışanları, gibi yüksek riskli meslek grupları ile işlem görmemiş süt ve süt ürünlerini tüketenlerde daha sıklıkla görülür. Veteriner Hekim ve veteriner sağlık teknisyenlerinde bulaşma daha çok enfekte sekresyon ve mesleki temas nedeniyle görülürken bununla birlikte delici kesici aletlere bağlı yaralanmalara da rastlanılmaktadır. Brucella aşısının istemsiz inokulasyonu ile oluşan mesleki olgular da bildirilmiştir. Mesleki olmayan brusellozda en önemli bulaş yolu ısıl işlem görmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketimidir. Bu çalışmamızda; Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2012-2016 yılları arasında bruselloz görülme sıklığı tespit edilerek, vakaların coğrafi dağılım, yaş, cinsiyet ve hayvanla direkt teması ilişkilendirilmiş, bölgede örnek çalışması bulunmayan konunun literatüre kazandırılması amaçlanmıştır. Materyal ve metot Araştırmanın kapsamını Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2012-2016 yılları arasında tespit edilen bruselloz vakaları oluşturmaktadır. Araştırma bu tarihler arasında Retrospektif olarak Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi mikrobiyoloji laboratuvarına gelen 31727 örneğin bilgi otomasyon sisteminden analiz sonuçlarının taranması suretiyle gerçekleştirilmiştir. Laboratuvar bilgi sistemi üzerinden, Rose Bengal, Serum Aglütinasyon ve İmmun Capture test sonuçları, hastaların ikamet ettikleri bölge, başvuru zamanı, yaşı, cinsiyeti ve hayvanla direkt temasının olup olmadığı (Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Hayvancılık Bilgi Sistemi üzerinden hayvansal işletme sahibi olup olmadığının araştırılması suretiyle) değerlendirilerek yorumlanmıştır. Bulgular Literatürde ilkbaharda olguların arttığı bildirilmektedir. Erzincan'da ise bu artışın kış mevsiminde olduğu tespit edilmiştir. Kasım ve Aralık aylarında sığırlarda düşüklerin artması, bu hayvanların Eylül ayına kadar sağılması ve buradan elde edilen süt ürünlerinin tüketimi sebebiyle Erzincan ilinde kış mevsiminde vakaların arttığı tahmin edilmektedir. Bölgemizdeki bruselloz vakalarında hayvancılıkla uğraşanların diğer pozitif vakalara oranı, toplumda hayvancılıkla uğraşanların diğer kişilere oranına benzer bulundu. Sonuç Sonuç olarak bölgemizde etiyolojide ısıl işlem görmemiş süt ve süt ürünlerinin kullanımı ön plana çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bruselloz, Retrospektif, Risk, Sıklık

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Göç hareketlerinin sosyal ve ekonomik etkilerinin analizi: Erzincan ili örneği

    Orhan Onur Aydın

    İnsanoğlunun gerçekleştirilmiş olduğu göç hareketleri hem insanlık hem de toplumsal açısından önem taşımaktadır. Bu önem sebebi ile çalışmamızın kaynağı olan göç olgusu, tüm bileşenleri ile araştırılmaya çalışılmıştır. Günümüzde göç hareketleri toplumların biçimlenmesi açısından oldukça önemli bir işleve sahiptir. Göç hareketlerinin bu önemli işlevinin sonucu çeşitli ekonomik ve sosyal dönüşümler gerçekleşmektedir. Bu kapsamda Erzincan iline ilişkin gerçekleştirilen araştırmada kullanılan veriler katılımcılarla yüz yüze görüşme yapılarak ve anket tekniği uygulanarak elde edilmiştir. Çalışmanın evrenini Erzincan iline göç eden kişiler, örneklemini ise Üzümlü ilçesinde yaşayan 400 kişi oluşturmaktadır. Uygulanan anket yöntemiyle elde edilen veriler SPSS 16.0 istatistik programı kullanılarak çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Bu program yardımıyla anket güvenirlilik testi, frekans analizleri, karşılaştırmalı analizler ve Ki-kare bağımsızlık testleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, göç eden kişilerin ekonomik kaygılar neticesinde Türkiye'ye geldikleri dikkat çekmektedir. Buna ek olarak kaynak ülkelerdeki güvenlik kaygıları da göç eden insanları ülkelerini bırakmaya zorlayan bir diğer etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Erzincan ili özelinde değerlendirdiğimizde göç eden insanların bir gün ülkelerine dönmek hayali kurduklarını ve konak ülke olan Türkiye'ye uyum açısından beklediklerini az da olsa bulamadıklarını ve en önemlisi de ekonomik beklentilerinin tam olarak karşılanamaması sorunları söz konusu olmuştur. Bu doğrultu da, çalışmamızın esas amacı göç olgusunun sosyal ve ekonomik etkilerini Erzincan ili özelinde araştırmaktır. Anahtar Kelimeler: Göç, Göç Süreci, Göçün Etkileri.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Sosyal bilgiler öğretmenlerinin etkileşimli (akıllı) tahta kullanım becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    Muhammet Fatih Kızılkaya

    Teknolojide meydana gelen çeşitli yenilikler eğitim ortamlarına aktarılmaktadır. Eğitim ortamlarına aktarılan bu yenilikler eğitim programlarının geliştirilmesini, öğretim kaynaklarının yenilenmesini, sınıf ortamlarının yeniden düzenlenmesini ve öğretmenlerin sürekli olarak eğitilmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenler göz önüne alındığında sosyal bilgiler öğretmenlerinin etkileşimli (akıllı) tahta kullanım becerilerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Yapılan araştırmanın amacı; sosyal bilgiler öğretmenlerinin etkileşimli (akıllı) tahtayı etkin bir şekilde kullanıp kullanmadıklarının tespitini yaparak aktarılan görüşler yoluyla dile getirilen sorunlara çözüm bulmak ve etkileşimli (akıllı) tahtanın daha etkin kullanımı hususunda önerilerde bulunmaktır. Araştırma Erzurum merkez ilçelerinde (Yakutiye, Aziziye ve Palandöken) bulunan ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşleri alınarak yapılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin etkileşimli (akıllı) tahta kullanım becerileri çeşitli değişkenler (cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, akıllı tahtayı kullanmayı öğrenme, öğretmenlik mesleği hizmet süresi, çalışılan kurum vb.) açısından incelenmiş ve yorumlanarak bir sonuca varılmıştır. Araştırmada "Akıllı Tahta Kullanımına Yönelik Öğretmen Görüşlerini Belirleme Anketi" ile elde edilen veriler istatistik programına uygun olarak kodlanmış ve SPSS 24.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Farklılıkların ortaya çıkarılmasında, parametrik (ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi-ANOVA) testler üzerinden P>0,05 anlamlılık değeri dikkate alınarak analizler yapılmıştır. Sonuç olarak, sosyal bilgiler öğretmenlerinin etkileşimli (akıllı) tahta kullanım becerilerinin normal düzeyde olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar kelimeler: Teknoloji, Eğitim teknolojisi, Öğretim teknolojisi, öğretmen yeterlikleri, F.A.T.İ.H. Projesi, etkileşimli tahtalar

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Finansal bilgi düzeyinin finansal başarısızlık üzerindeki etkinliğinin analizi: Erzincan ili KOBİ yöneticileri üzerinde bir uygulama

    Ahmet Öner

    Küreselleşen ve gelişen piyasalar firmalar için yoğun rekabet koşullarını beraberinde getirmiştir. Bu rekabet ortamıyla birlikte etkin bir finansal yönetim sergileyemeyen firmaların finansal başarısızlıkla karşılaşma riskleri daha da artmıştır. Rekabet koşullarından en çok etkilenen birimlerin KOBİ'ler olması finansal başarısızlık kavramının KOBİ'ler açısından irdelenmesini daha önemli kılmaktadır. Günümüz piyasa şartları göz önüne alındığında finansal nedenlerden kaynaklı başarısızlıklar ön plana çıkmaktadır. Bu araştırmada da finansal başarısızlığa neden olan finansal etkenler ele alınmıştır. Bu amaçla finansal bilgi düzeyinin firma başarısı üzerindeki etkinliğinin tespit edilebilmesi için Erzincan ilinde yer alan KOBİ'ler nezdinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya konu olan firmaların başarısızlık durumlarının belirlenebilmesi için 2014-2017 yılları arasındaki finansal tablolarından yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre KOBİ'ler finansal başarısızlık durumlarına göre gruplara ayrılmış ve her grup ayrı ayrı analiz edilmiştir. Araştırmada finansal bilgi düzeyinin belirlenebilmesi için söz konusu firmaların yöneticilerine anket araştırması uygulanmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda geliştirilen hipotezler Dirençli Hatalar Kullanan Tesadüfi Etkiler Modeli ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre firma başarısı ile finansal bilgi düzeyi arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Başarı, Finansal Bilgi Düzeyi, KOBİ

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2018
    Tanacetum erzincanense endemik bitkisinin farklı ekstraktlarının in vitro antioksidan ve sitotoksik özelliklerinin araştırılması

    İsmail Yapıcı

    Bu çalışmada, tanacetum erzincanense endemik bitkisinden elde edilen metanol ve etil asetat ekstrelerinin in vitro antioksidan kapasitesi ABTS, FRAP ve KUPRAK metotlarıyla, metanol ekstresinin HT-29 (kolon), MCF-7 (göğüs) ve HepG2 (karaciğer) kanser hücre hatlarına karşı antiproliferatif aktivitesi XTT yöntemiyle araştırıldı. Bitkinin toplam fenolik ve flavonoid miktarı sırasıyla Folin-Ciocalteu ve alüminyum nitrat kolorimetrik metoduyla ve ayrıca bireysel fenolik içeriği Q-TOF-LC yöntemiyle kalitatif olarak belirlendi. Tanacetum erzincanense bitkisinin metanol ve etil asetat ekstrelerinin konsantrasyon arttıkça antioksidan özelliklerinin de arttığı fakat standartların altında bir antioksidan aktiviteye sahip olduğu, diğer tanacetum türleri arasında orta seviyede bir fenolik madde içerdiği, flavonoid madde miktarı bakımından diğer tanacetum türlerinden daha yüksek flavonoid madde içerdiği ve çok fazla sayıda fenolik bileşiğe sahip olduğu görüldü. Tanacetum erzincanense bitkisinin metanol ekstresinin test edilen kanser hücrelerine karşı sitotoksik etkisinin doz ve zaman bağımlı olarak değiştiği gözlendi. Bitki test edilen hücrelere karşı orta derecede sitotoksik etki gösterirken en yüksek aktiviteyi HepG2 hücrelerine karşı sergilediği görüldü.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele