Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(3)
Birim yayınları
15 →- ArticleAçık Erişim2025Çalışma Ceza Hukuku Bağlamında Çocuk ve Genç İşçileri Çalıştırması Yasak Kişilerin Belirlenmesi
Özer, Hatice Duygu; Öztürk, Nurten
Çocuk ve genç işçilerin çalışma hayatında maruz kaldığı zorluklar nedeniyle iş mevzuatımızda koruyucu nitelikte hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümler genellikle çocuk ve genç işçinin çalışmasının yasaklanması/sınırlanması ve iş ilişkisinin kontrollü bir biçimde yürütülmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda ele aldığımız koruyucu düzenleme ise, çocuk ve genç işçileri, onlara hiyerarşik olarak üstün konumda olan işveren ve işveren vekiline karşı korumayı amaçlanmaktadır. Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen, işveren veya işveren vekilinin çocuklara karşı işlediği suçlar ya da yüz kızartıcı suçlardan dolayı, birlikte çalıştığı çocuk ve gençlere zarar verme olasılığı bulunmasından dolayı getirilmiş çalıştırma yasağı çalışmamızın temel içeriğini oluşturmaktadır. Konuyu ele alırken iş hukuku boyutuyla çalışma ilişkisine etkisi ve ceza hukuku boyutuyla yasağa konu olan suçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Benzer bir düzenlemenin bulunduğu Alman hukuku ile mukayeseli olarak incelenen hükmün uygulanabilirliği üzerinde eleştirilere ve önerilere de yer verilmeye çalışılmıştır.
- ArticleAçık Erişim2024İş hukuku boyutuyla tarımda iş ve işçi bulma aracılığı
Temir, Münevver
Tarım aracısı, tarımda iş ve işçi bulma aracılığı faaliyetini yürütmek üzere Türkiye İş Kurumu tarafından izin verilen gerçek veya tüzel kişidir. Tarımda İş Aracılığı Yönetmeliği ile tarım aracılarına; işverenle sözleşme yapmak, işçilere iş, ücret ve ilgili konularda bilgi vermek, ücretlerin zamanında ödenmesini ve asgari ücretin altında olmamasını sağlamak, ulaşımın güvenli seyri için önlem alınmasını takip etmek, işçilerin konaklama yerlerinin sağlığa uygun olmasını temin etmek gibi birtakım görevler yüklenmiştir. Anılan yükümlülüklerden bazılarının gerçekçi ve makul nitelikte olmadığı söylenebilir. Ayrıca aracıların önemli bir bölümünün yasal koşulları sağlamaksızın kayıt dışı faaliyet yürüttüğü bilinmektedir. Bu yönüyle, tarımda iş ve işçi bulma aracılığı faaliyeti hukuken istenilen düzeyde değildir. Tarım aracılığında işçi, işveren ve aracı ilişkilerinin henüz hiçbir yönden esaslı bir şekilde düzenlenmemiş olması, yapılan bazı düzenlemelerin ise denetiminin olmaması, mevsimlik tarım işçileri için emniyetsiz bir çalışma hayatına sebebiyet vermektedir. Bu çalışma, tarımda iş ve işçi bulma aracılığının mevcut durumunu, yasal çerçevesini ve aracı yükümlülüklerinin mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarına etkisini iş hukuku boyutuyla açıklığa kavuşturmayı amaçlamaktadır.
- ArticleYalnız künye2024Çocuk işçiliğinin yeni görünümü: kıdfluencer
Özer, Hatice Duygu; Alpsoy, F. Nazlıcan
Sosyal medyanın kullanımının her geçen gün daha çok artış göstermesiyle birlikte pek çok sektörde olduğu gibi reklamcılık sektöründe de internetin kullanımı artmıştır. Bu kullanımlardan biri de influencer olarak ebeveynlerin özellikle de annelerin çocuklarıyla birlikte reklam amaçlı içerik üretmeleridir. Küçük yaştaki çocukların sosyal medyada görüntü, ses gibi kişisel verilerinin paylaşılması kişiler hukuku, aile hukuku, ceza hukuku, bilişim hukuku gibi hukuk dallarına konu olan ihlallere neden olabildiği gibi psikolojik, sosyolojik araştırmalara da konu olmaktadır. Bu çalışmada ebeveyni tarafından sosyal medyada içerik oluşturmak için kullanılan çocuğun yaptığı çalışmanın iş ilişkisi olarak kabul edilip edilemeyeceği, çocuğa yaptırılan çalışmanın iş hukuku ilkelerine uygun korumaya tabi olup olamayacağı tartışılmaktadır. Henüz ülkemizde sosyal medya içerik üreticilerinin çalışma koşullarının ve özlük haklarının ele alındığı yasal bir düzenleme mevcut değildir. Ancak bu belirsizlik, bu şekilde çalışan çocukları reklam şirketlerine ve hatta ailelerine karşı korumasız bırakmaktadır. Bu eksikliğin giderilebilmesi amacıyla çalışmamızda yabancı ülke hukuk sistemlerinde tespit edebildiğimiz düzenlemeler incelenmiştir. Böylelikle ülkemizde ileride yapılacak yasal düzenlemede örnek alınabilecek tedbirlerin neler olduğu tartışılmıştır.
- ArticleAçık Erişim2024İş sözleşmesinin sonuçlarından “geri verme yükümlülüğü” üzerine bir inceleme
Özer, Hatice Duygu
İş sözleşmesinin sona ermesinin pek çok sonucu bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı 4857 Sayılı İş Kanunu’nda açıkça düzenlenmiş, bir kısmı ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Uygulamada genellikle kıdem tazminatı/ihbar tazminatı ödenmesi, ücret alacaklarının muaccel olması gibi sonuçlar sıklıkla karşımıza çıkmakta ve bu sonuçlara ilişkin öğretide çalışmalar yapılmaktadır. İş sözleşmesinin sona ermesinin bir başka sonucu olan “geri verme yükümlülüğü” ise Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş bir borç olmakla birlikte tespit edebildiğimiz kadarıyla akademik incelemeye yeterince konu edilmemiştir. Çalışmamızda TBK. m.443’de yer verilen ve hem işçi hem de işveren için öngörülen bu borcun kapsamında neler olduğu ve borcun yerine getirilmesi sürecine ilişkin önemli hususlar ele alınacak, uygulamaya yansıyan sorunlara değinilecektir.
- ArticleYalnız künye2023Asıl işveren alt işveren ilişkisinde rücu
Kiremitci, Orçun; Temir, Münevver
Asıl işveren ile alt işverenin İş Kanunu m. 2/7 hükmü gereği alt iş-veren işçilerine karşı müteselsilen sorumlu olmaları, kendi aralarındaki iç ilişkide rücu hakkına sahip olmaları sonucunu da beraberinde getirir. Yüksek Mahkeme alt işveren ilişkisinde rücuya ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde iş hukuku ilkelerinin değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku kurallarının esas alınması gerektiğini kabul etmektedir. Buna göre taraflar, aralarında yapacakları bir sözleşmeyle iç ilişkide bir tarafın borçtan sorumlu olmayacağını, kendi payından daha az sorumlu olacağı¬nı yahut borcun tamamından sorumlu olacağını kararlaştırabilirler. Bu yönde bir kararlaştırmanın bulunmaması halinde borçlulardan her biri borçtan eşit oranda sorumlu olur. Bununla birlikte Yargıtay 2020 yılı itibariyle vermiş olduğu pek çok kararında, asıl işverenin alt işveren işçilerine ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını kendi dönemlerine isabet eden miktar ile sınırlı olmak üzere, her bir alt işverene rücu edebileceğini kabul etmeye başlamıştır. Bu çalışma asıl işveren alt işveren ilişkisinde rücu hakkının kapsam ve koşullarını yargı içtihatları ışığında açıklığa kavuşturmayı amaçlamaktadır.
- ArticleAçık Erişim2022Anayasa mahkemesi’nin iş ilişkisinde işverenin eşit davranma borcuna ilişkin kararı ve düşündürdükleri (2016/5824 no.lu 28/12/2021 tarihli burcu reis başvurusu)
Yangın, Dilek Dulay; Özer, Hatice Duygu
İşverenin eşit davranma borcu iş hukukunda, ayrımcılık yasağı ve dar anlamda eşit davranma borcu çerçevesinde ikili görünüme sahiptir. İşverenin benzer durumdaki işçileri arasında ayrımcılık temellerine dayalı olmayan, farklı muamelede bulunmasının sonuçlarının ele alındığı çalışmada, konu Anayasa Mahkemesi’nin 2016/5824 no.lu 28/12/2021 tarihli Burcu Reis başvurusu özelinde değerlendirilmiştir. Anılan kararda işverenin benzer durumdaki küçük çocuğu olan kadın işçilerinden bir kısmını işyerinde açmış olduğu kreş imkanından yararlandırmasına karşın, başvurucuyu sebebi açıkça ortaya konulamayan bir şekilde yararlandırmamış olması, Anayasa Mahkemesi tarafından eşitlik ilkesine aykırı bulunarak, ortaya çıkan ayrımcılık yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için iş yargısının yeniden yargılama yapmasına karar verilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre ise, İş Kanunu m.5 hükmünün yaptırımını teşkil eden ayrımcılık tazminatı sadece ayrımcılık temelli farklı muameleye maruz kalan işçiler için söz konusudur. Oysa Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar, işverenin eşit davranma borcuna aykırı olan tüm durumlarda anılan tazminatın ödenmesini sağlamaya yönelik bir açılım sağlayacak niteliktedir. Bu sonuç, İş Kanunu m.5’deki farklı muameleye maruz kalan işçinin üzerindeki ispat yükü açısından da işçi lehine sonuç doğuracak niteliktedir.
- ArticleYalnız künye2022Overview of the employees’ excused leaves
Özer, Hatice Duygu
While workers are performing their duties, moral impossibilities\rarising from personal reasons usually because of their relatives may\roccur. These situations which happen because of the death of the firstdegree relatives of workers, a male employee’s wife giving birth, adoption, marriage, the treatment of a child with a disability or a chronic\rillness, make the employee absent from work for a short period of time.\rAlthough it has been applied for a long time in labour law, it was\rregulated for the first time under the title of “excused leave” in additional article 2 of Labour Code no 4857 in 2015 granting the employees\rthe right of paid leave due to absenteeism.\rAltough it is referred as a “leave”, its purpose is not to rest, like\rother leaves. This study aims, we try to explain the excused leave in the\rcontext of their use and the consequences of not being able to use them,\rin comparison with the Maritime Labour Law, The Press Labour Law\rand Civil Servants Law. Finally, the study brings light to the positive\rand negative aspects of the regulation within the framework of the implementation problems related to the excused leave.
- ArticleYalnız künye2021“Erken Yaşlananlar”ın Emekliliği Üzerine Bir Değerlendirme
Özer, Hatice Duygu
Yaşlılık sigortası, sigortalıların kaçınılmaz bir sosyal risk olan yaşlılık durumunda ortaya çıkan gelir kaybını güvence altına almaktadır. Yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ise, sigortalıların şahsından veya işinden kaynaklanan nedenlerle farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. “Erken yaşlanma emekliliği” de sigortalılara özel koşullarla daha kolay emekli olma imkanı getirmektedir. Diğer koşullardan daha az bilinen ve uygulanan bu hak kazanma koşulu, 5510 sayılı Kanun m.28/’de, “55 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar” hükmüyle düzenlenmiştir. Yasal emeklilik yaşına ulaşmadığı halde biyolojik yönden, bu yaşı doldurmuş bir insan derecesinde yaşlanmış ve çalışma gücü bu seviyeye düşmüş olanlar erken yaşlanmış olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızın temel amacı az bilinen bu emeklilik türünü değerlendirmektir. Bu amaçla öncelikle erken yaşlanma emekliliğine ilişkin yasal esaslar ele alınacaktır. Hangi sigortalıların bu haktan yararlanma olanağına sahip olduğu ortaya konulacaktır. Ardından uygulaması çok az olan ve yargı kararlarına da yansımayan bu emekli olma koşulu neden daha az tercih edildiği üzerinde durulacaktır. Nihayet bu hükmün mevzuatımızda yer alma gerekliliği tartışılacaktır.
- ArticleYalnız künye2021Espor alanında faaliyet gösteren profesyonel sporcu ile bağlı olduğu spor kulübü arasındaki ilişkinin hukuki niteliği
Temir, Münevver
Elektronik spor, sanal bir ortamda video oyunları ile yapılan yarışma ve müsabakalara verilen isimdir. Elektronik spor müsabakalarının sanal bir sahada yapılması ve görünen fiziksel aktivitenin sınırlı olması, elektronik sporun geleneksel spor dalları ile karşılaştırılarak bir spor dalı olmadığı, dijital oyun olarak kabul edilmesi gerektiği görüşlerinin ileri sürülmesine sebebiyet vermektedir. Elektronik sporun oyun veya spor olarak değerlendirilmesine göre bu alanda faaliyet gösterenlere uygulanacak çalışma mevzuatı hükümleri de farklılık gösterecektir. Çalışmada, elektronik sporun ne olduğu, bir spor dalı olarak kabul edilip edilmediği, sporcu ile bağlı olduğu kulüp arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, bir spor kulübüne bağlı olarak profesyonel şekilde faaliyet gösterenlere hangi çalışma mevzuatı hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunun açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
- ArticleAçık Erişim2020188 sayılı ılo balıkçılık istihdam sözleşmesi ışığındaiş hukukunda balıkçılık
Özer, Hatice Duygu
Balıkçılar, iş sözleşmesiyle çalışan ancak diğer çalışanlara göre farklı çalışma ortamı ve koşullarına tabi olan işçilerdir. Yapmakta oldukları işin doğası gereği ortaya çıkan farklılık, bu grupta çalışanların hangi iş mevzuatına tabi olacaklarınıbelirlemede güçlük arz edebilmektedir. Çalışmamızda öncelikle balıkçılık faaliyetinin sınırları çizilerek, balıkçıların tabi olduğu hükümler değerlendirilecektir. Ardından uluslararası hukuk metinlerinde özellikle de ILO‘nun 188 sayılı Balıkçılık İstihdam Sözleşmesi’nde balıkçılık faaliyetini yürüten işçilerin çalışma yaşamından doğan haklarını düzenlemek için getirilen kurallar ele alınacaktır. Henüz ülkemizin taraf olmadığı yeni tarihli sözleşmede yer alan hükümlerle iç hukukumuzdaki balıkçılara ilişkin düzenlemeler kıyaslanarak 188 sayılı ILO Sözleşmesinin ülkemiz mevzuatına olası katkıları değerlendirilecektir. Çalışmamızın kapsamını çok genişletmemek için balıkçı gemilerinde çalışmak için aranan asgari koşullar konusu ile sınırlı tutulacaktır.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:22:10.892589223Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:22:10.892589223Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28261 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | hukuk-ozel-hukuk-is-ve-sosyal-guvenlik-hukuku | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bis ve sosyal guvenlik hukuku anabilim dali\b |




