Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Medeni usul hukuku bakımından tahliye davaları

    Dilek Övdür

    Kira sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda kiraya verenin kira bedeli karşılığında bir şeyi kullanma ya da ondan yararlanma hakkını kiracıya vermesi ve kiracının da karşılık olarak kira bedeli ödemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Konut ve çatılı iş yeri kiraları çoğunlukla tahliye davaları ile sona ermektedir. "Medeni Usul Hukuku Bakımından Tahliye Davaları" başlıklı bu yüksek lisans tezi ile tahliye davalarının görülme sürecinin usul hukuku açısından incelenmesi, uygulamada ortaya çıkan usule yönelik sorunların çözüme kavuşturulması için kanun hükümlerinin, yerleşik Yargıtay içtihatlarının ve doktrindeki görüşlerin irdelenmesi, amaçlanmıştır. Tahliye davasının maddi hukuk yönüyle inceleyen birçok çalışma olmasına rağmen, literatürde usul hukuku yönünden irdeleyen kapsamlı ve detaylı bir çalışmanın mevcut olmaması çalışmamızda bu konuyu tercih etmemizin nedenidir. Bu çalışma ile tahliye davaları usul hukuku açısından detaylı olarak incelenerek araştırmacılara ve uygulayıcılara faydalı olunması hedeflenmiştir. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde genel hatları ile kira sözleşmesi ve kira sözleşmesinin sona ermesi ve tahliye sebeplerine yer verilmiştir. İkinci bölümde tahliye davasının usul hukuku hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi yapılarak tahliye davalarında görevli ve yetkili mahkeme, davaya son veren taraf işlemleri, geçici hukuki koruma tedbirleri, davanın tarafları, dava açma süresi gibi usule ilişkin hükümler tahliye davası yönünden incelenmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise tahliye davalarında kanun yolları, tahkim ve arabuluculuk konuları ele alınmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bankaların promosyon uygulamalarının emekliller üzerindeki etkisi: Erzincan örneği

    Mustafa Sarıgül

    İnsanların mal ve hizmetleri ne zaman, nerede ve nasıl alacağını tahmin etmek mümkün değildir. Bu aşamada, devreye pazarlama girmektedir. Özellikle hizmet sektörünün yaygın olduğu Türkiye'de, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak ve onların işletmelere bağlılığını arttırmak oldukça önemlidir. Bu sayede, işletmelerin ömürleri uzamaktadır. Bir hizmet işletmesi olan bankalarda, müşterileri çekmek için çeşitli pazarlama faaliyetleri yapmaktadırlar. Pazarlama karması elemanlarından olan tutundurma, işletmelerin müşteri sadakati yaratmasında önemli rol oynamaktadır. Promosyon uygulamaları da yapmış oldukları tutundurma faaliyetlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, Erzincan ilinde yaşayan ve genelde yaşam standardı düşük olan emeklilerin, bütçelerini rahatlatacaklarını düşündüklerinden dolayı promosyon uygulamalarından yararlanmaları ile ilgili görüşlerini ortaya koymak ve kamu-özel banka tercihlerini belirlemeye çalışmaktır. Bu bağlamda, promosyon uygulaması ile ilgili görüşlerini ölçmek için Erzincan ilindeki emeklilere anket uygulanmıştır. Uygulamaya ilişkin veriler T-testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve LSD testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak emeklilerin demografik özellikleri ile banka promosyon tercihi ve banka tercihinde üstün yönlerin ölçülmesinde bazılarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Okul yöneticilerinin sosyotropik-otonomik kişilik özelliklerini yordayan değişkenler ve kullandıkları çatışma çözme yöntemleri

    Ecem Toraman

    Bu çalışmada okul yöneticilerinin sosyotropik- otonomik kişilik özellikleri ve çatışma çözme yöntemleri konu edinilmiştir. Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin sosyotropik ve otonomik kişilik özelliklerinin düzeylerinin belirlenmesi, bu özellikleri yordayan değişkenlerin yordama düzeylerinin saptanmasıdır. Bu araştırmanın diğer amacı ise sosyotropik ve otonomik düzeyi yüksek ve düşük yöneticilerin, çatışma çözme yöntemlerinin türlerini kullanmalarına yönelik anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Erzincan il genelinde 2020-2021 eğitim öğretim yılında MEB'e bağlı okullarda görev yapan öğretmenler arasından örnekleme katılan yöneticiler seçilmiştir. Sosyotropik ve otonomik kişilik özellikleri ölçeğinin uygulanması sürecinde ise küme örnekleme yöntemine dayalı örneklem seçimi yapılmıştır. Okul yöneticilerinin sosyotropik ve otonomik kişilik özelliklerinin düzeylerini belirlemek amacıyla betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Bağımsız değişkenlerin, yöneticilerin sosyotropik ve otonomik kişilik özelliklerine ilişkin yönelimlerini yordama düzeyleri lojistik regresyon analizleri yapılarak belirlenmiştir. Lojistik regresyon analizinin bağımlı değişkenleri ise kümeleme analizi sorucunda belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, okul yöneticilerinin sosyotropik kişilik özelliklerini görev yapılan öğretim kademesi ve yaş değişkenlerinin anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Bir diğer bulguya göre, okul yöneticilerinin otonomik kişilik özelliklerini cinsiyet değişkeninin yordadığı görülmüştür. Sosyotropik kişilik özellikleri düzeyi yüksek olan okul yöneticilerinin en fazla kullandıkları çatışma çözme yönteminin tümleştirme olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin otonomik kişilik özellikleri düzeyi ile kullandıkları çatışma çözme yöntemleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bireylerin sağlık sigortalarına ve sağlık hizmetlerine yönelik bakış açılarının değerlendirilmesi: Gümüşhane ili örneği

    Gülizar Coşkun

    İnsanların sağlık hizmetine nerede ve nasıl ulaşacağını tahmin etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla sağlık harcamalarının ne zaman yapılacağı ve tutarının ne kadar olacağının tahmin edilmesi de çok zordur. Bu belirsizlikler bireyler için genel sağlık sigortası, özel sağlık sigortası ve sağlık hizmetlerinin önemini arttırmaktadır. Bu kapsamda öngörülemeyen sağlık harcamaları ve bireylerin gelir kayıplarının önemli bir kısmının sağlık sigortaları yardımıyla önlenebileceği söylenebilir. Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane ilinde yaşayan ve özel sağlık sigortası bulunmayan bireylerin genel sağlık sigortası, özel sağlık sigortası ve sağlık hizmetleri ile ilgili görüşlerini ortaya koymak ve özel sağlık sigortasına neden gerek duymadıklarını belirlemeye çalışmaktır. Bu bağlamda Gümüşhane ilinde yaşayan ve özel sağlık sigortası bulunmayan bireylere bir anket uygulanmıştır. Uygulamaya ilişkin veriler T-testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve faktör analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcıların demografik özellikleri ile genel sağlık sigortasına bakış açıları arasında herhangi bir anlamlılık tespit edilemezken bireylerin özel sağlık sigortasına bakış açıları ile meslek, gelir düzeyi ve sağlık güvencesi değişkenleri arasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların sağlık hizmetlerine yönelik bakış açıları ile cinsiyet, eğitim durumu, meslek, gelir düzeyi ve hanede yaşayan kişi sayısı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kadınlarda over kanseri farkındalık düzeyleri ile sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Burcu Kartaş Doğaner

    Amaç: Araştırmada kadınlarda over kanseri farkındalık düzeyleri ile sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde olan bu araştırmanın örneklemini Erzincan ili sınırları içerisinde bulunan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin jinekoloji ve obstetri polikliniklerine herhangi bir nedenden dolayı başvuran 20-60 yaş arası 428 kadın hasta oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2022 yılı Kasım ve 2023 yılı Nisan tarihleri arasında Sosyodemografik Özelikler ve Bilgilendirme Formu, Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve Over Kanseri Farkındalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde t testi, standart sapma, yüzdelikler, ANOVA testi, Tukey, Tamhane T2 testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Pearson ki-kare, Fisherexact test, Fisher Freeman Halton testi ve Sperman Korelasyon Analizi yapılmıştır. Bulgular: Jinekoloji ve obstetri polikliniğine başvuran kadınların yaş ortalaması 33.88±10.46, %47.9'u üniversite mezunu, %63.1'i evli, %51.4'ü ev hanımı, %76.9'u şehir merkezinde yaşamakta, %46.5'inin geliri giderine eşit ve %52.3'ü orta düzeyde beslenmektedir. Kadınların %93.9'unun over kanserli akrabası bulunmamakta, %76.4'ü düzenli jinekolojik muayene yaptırmakta ve %54'ü sağlık bilgisine sağlık personelinden ulaşmaktadır. Kadınlar OKFÖ-belirtiler alt boyutundan 3.07±2.96 ve OKFÖ-risk faktörleri alt boyutundan 37.31±9.77 puan almış olup Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği'nin toplamından 109.52±15.89 puan almışlardır. Kadınların Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği'nin puanı ile OKFÖ puanı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.01; p<0.001). Sonuç: Kadınların,over kanseri belirtileri ile ilgili bilgi düzeyleri yetersiz, risk faktörleri ile ilgili bilgi düzeyleri orta düzeyde ve sağlık okur yazarlık düzeyleri ise ortalamanın üzerinde iyi düzeyde bulunmuştur. Kadınların sağlık okuryazarlığı düzeyi arttıkça over kanseri farkındalık düzeyleri de artmaktadır. Over kanserlerinin erken tanısına yönelik bilgi düzeyleri ile kanser taramalarına katılımı artırmak için kadınların, sağlık okuryazarlık düzeylerinin artırılması yönünde girişimlerde bulunulması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yaşlı hastalarda düşme öz farkındalığı ve sosyal destek durumunun incelenmesi

    Mesut İnci

    Amaç: Bu araştırma ortopedi ve fizik tedavi kliniklerinde düşme sebebiyle yatan yaşlı hastalarda düşme öz farkındalığı ve sosyal destek durumunun incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde olan bu araştırmanın evrenini bir ildeki devlet hastanesinin ortopedi ve fizik tedavi kliniklerinde tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş olup, araştırmanın kriterlerine uyan, çalışmaya katılmaya gönüllü olan 150 hasta alınmıştır. Verilerin toplanmasında tanıtıcı özellikler formu, Yaşlılarda Düşme İle İlgili Öz Farkındalık Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayılar, yüzdelikler, en az ve en çok değerler ile ortalama ve standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin %51.3'ü erkek, %60.7'si okuryazar, %92'si evlidir. Hasta bireylerin Düşme Öz Farkındalık puan ortalamalarının 62.28 ±8.41 ve Algılanan Sosyal Destek puan ortalamalarının 53.12 ±19.62 olduğu saptanmıştır. Sonuç: Yaşlı hastaların düşme öz farkındalık düzeyinin orta düzeyin altında ve algılanan sosyal destek düzeyinin orta düzeyin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bazı değişkenlerin hastaların düşme öz farkındalık ve algılanan sosyal destek düzeyini etkilediği saptanmıştır. Yaşlı hastaların düşme öz farkındalıklarını ve sosyal destek düzeylerini etkileyebilecek farklı değişkenlerin araştırılması önerilmektedir. 2023, 82 Sayfa Anahtar Kelimeler: Düşme, Sosyal Destek, Yaşlılık, Yaşlı Hasta

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Artırılmış fotokatalitik aktiviteye sahip Cu2SnS3 ile kaplanmış TiO2 nanotüplerinin sprey piroliz yöntemi ile sentezi ve karakterizasyonu

    Abdlrahem Alwajedı

    Much effort is expended in developing improved physicochemical methods for removing dangerous chemical compositions from the air, soil, and water. This present research describes the production of Cu2SnS3_TiO2 nanotubes (CTS_TNT) nanocomposite films for prospective use as photocatalysts in the heterogeneous photodegradation of Rhodamine B under UVA irradiation and visible light. Cu2SnS3 coated TiO2 nanotubes were effectively produced in a two-step process. First, anodic oxidation was used to grow TiO2 nanotube. After that, Cu2SnS3 layer-shaped nanostructures were relatively filled and coated on the top of tubes via spray pyrolysis method in different coating times 3, 5 and 7 minutes. CTS_TNT were characterized by using FESEM and XRD. The characterization results showed that the crystal structure, morphology, elemental composition and density of Cu2SnS3 nanolayer on the surface of TiO2 nanotubes are affected by Cu2SnS3 coating time. The photodegradation results demonstrated that the photocatalytic activity of CTS_TNT films increased gradually with increasing Cu2SnS3 coating duration. The best performance was achieved in CTS coated sample for 5 minutes. RhB photodegradation efficiency was determined to be 65% for bare TiO2 and 98 % for (CTS_TNT_5 minutes) coated film under a UV source. Also, photocatalytic performance of TiO2 nanotubes was enhanced under visible light irradiation by CTS decoration.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kış sporcularının COVID-19 pandemisinde fiziksel aktivite ve sosyal ağ düzeylerinin incelenmesi

    Burcu Büşra Şen

    Giriş ve Amaç Bu çalışma COVID -19 pandemi döneminde kış sporu yapan sporcuların fiziksel aktivite ve sosyal ağ düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metod Gerekli izinler alınarak, Türkiye genelinde dijital ortamda hazırlanan anket formları aracılığıyla 286 erkek ve 186 kadın olmak üzere toplam 472 kış sporu yapan sporcuya ulaşılmıştır. Sporcuların Fiziksel aktivite düzeylerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formunun Türkçe versiyonu ile belirlenmiş, sosyal ağ düzeylerinin belirlemek içinde Sosyal Ağ Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler .05 düzeyinde değerlendirilerek analiz sürecindeki bütün işlemler SPSS 25 programı aracılığıyla yapılmıştır. Araştırmada katılımcıların demografik özellikleri ve gruplara dağılımlarını belirlemek amacıyla tanımlayıcı analizler yapılmıştır. Daha sonra dağılım özellikleri belirlenip parametrik testlerin uygunluğu gözden geçirilerek bağımsız iki grup karşılaştırmalarında bağımsız gruplar t testi (independent t test), ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırmalarında varyansların homojen olduğu durumlarda One Way ANOVA (tek yönlü varyans analizi) ve gruplar arasında fark bulunması halinde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc Çoklu karşılaştırmalarında "LSD" testi; varyansların homojen olmadığı durumlarda Welch ve gruplar arasında fark bulunması halinde farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post Hoc Çoklu karşılaştırmalarında "Tamhane's" testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek içinde pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular Analizler sonucunda, fiziksel aktivite düzeyi ile dikkat çekme alt boyutu, duygu durum değişikliği alt boyutu, nüks etme alt boyutu ve genel sosyal ağ bağımlılığı arasında istatistiksel olarak anlamlı, düşük düzeyde ve negatif yönlü ilişkiler olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Sonuç Sonuç olarak fiziksel aktivite düzeyi arttıkça dikkat çekme, duygu durum değişikliği, nüks etme ve genel sosyal ağ bağımlılığının azaldığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: COVID -19, Fiziksel aktivite, Kış sporu, , Sosyal ağ, Pandemi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Beslenme hakkı çerçevesinde gıda güvencesi ve helal gıda

    Betül Korkmaz

    Beslenme insanların en temel ihtiyacı ve insanın insan olmasından dolayı sahip olduğu temel hakları arasındadır. Yaşamın devamı için zorunlu olması bakımından beslenme hakkı diğer insan haklarının sağlanabilmesinin önkoşulu niteliğindedir. Bu hak pek çok sözleşme ve hukuki düzenlemelerle gerek mevzuatımızda gerekse uluslararası sözleşmelerle korunmuştur. Ancak tüm düzenlemelere rağmen beslenme hakkının dünyada yaşayan herkes bakımından gerçekleştiği söylenememektedir. Dünya nüfusunda açlık ve gıda güvensizliği oranları her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu da göstermektedir ki beslenme hakkı ile ilgili çalışmalar ve düzenlemeler yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma ile beslenme hakkının önemine ve en temel ihtiyaç olmasına rağmen temel anayasal haklar arasında düzenlenmemiş olmasının eksikliğine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Ayrıca beslenme hakkıyla yakından ilişkili olan gıda güvencesi kavramı ile gıda güvencesi üzerinde etkili olan faktörlerin neler olduğu ve bu faktörlere karşı neler yapılabileceği açıklanmaya çalışılmıştır. Gıda güvencesinin sağlanması ve gıda güvensizliğinin önlenmesi doğrultusunda yapılan biyoteknolojik çalışmalar sonucunda oluşan genetiği değiştirilmiş gıdaların neler olduğu ve bunların gıda güvencesi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri açıklanmıştır. Ayrıca çalışmamızın son bölümünde beslenme hakkı kapsamında helal gıdanın ne olduğu açıklanmış, dünyada ve ülkemizde helal pazarı ve helal gıdayı tespit etmek için yürütülen sertifikasyon işlemleri açıklanmıştır. Dünyada ve Türkiye'de helal sertifikası veren kuruluşlardan bazıları açıklanmış ve helal gıda konusunda yaşanan güncel sorunlar ele alınmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Postpartum dönemdeki uykusuzluk, yorgunluk ve depresyonun ilk kez anne olan kadınların annelik rolüne etkisi

    Jale Özdemir

    Giriş ve Amaç: Annelik rolü tüm toplumlardaki kadınlar için önemli ve kritik bir roldür. Anneliğe geçişteki sürecin kalitesini ve bu süreçte annelerin kendilerini yeterli hissetmelerini etkileyen birçok faktör vardır. Bu faktörlerden doğum sonrası en sık yaşanan sorunlardan uykusuzluk, yorgunluk ve depresif belirtilerin annelik rolüne etkisi çalışmalarda net olarak belirlenmemiştir. Bu yüzden bu araştırma ilk kez anne olan kadınların uykusuzluk, yorgunluk ve depresif belirtilerinin annelik rolü üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metod: Tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı türde olan bu araştırmaya basit rastgele örneklem yöntemiyle 1Mart 2020-1Şubat 2021 yılları arasında 153 primipar kadın dahil edildi. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Pospartum Uyku Kalitesi Ölçeği, Yorgunluk İçin Görsel Benzerlik Skalası, Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği, Yeni Bir Bebeğin Annesi Olma Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde t testi, Oneway Anova testi ve Pearson korelasyon testi kullanıldı. Anne olma ölçeğini etkileyen bağımsız değişkenleri belirleyebilmek için geriye dönük regresyon modeli uygulandı. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların postpartum uyku kalitesi, yorgunluk ve depresyon puan ortalamalarının birbiriyle pozitif yönde orta düzeyde ilişkili olduğu bulundu. Ayrıca kadınların anne olma ölçeği puanlarının araştırmadaki neredeyse tüm ölçekler ve alt boyutlarıyla ilişkili olduğu en çok Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği ile negatif yönlü ilişkisinin olduğu bulundu (r=-0.520;p<0.001). Anne olma rolü üzerinde; enerji (p=0.021), depresyon (p=<0.001), bebek bakımına bağlı uyku problemleri (p=0.004) ve iyi uyku kalitesi (p=0.036) puanlarının istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu ve bu değişkenlerin tamamının annelik rolünü %32.6 oranında etkilediği bulundu. Sonuç: Annelik rolünü uykusuzluğun, yorgunluğun ve depresyonun önemli ölçüde etkilediği bulundu. Kadınların uyku kalitesi azaldıkça daha yorgun oldukları ve daha depresif belirtiler gösterdikleri belirlendi. Ayrıca annelerin depresif belirtiler göstermeleri ve bebek bakımına bağlı uyku problemleri yaşamalarının annelik rolünü olumsuz algılamalarına sebep olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Annelik Rolü, Pospartum Depresyon, Pospartum Uykusuzluk, Pospartum Yorgunluk

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Alevi ve Bektaşi inançlarındaki mitolojik unsurların tarihi ve dini kökeni

    Battal Atalay

    Alevilik ve Bektaşilik çok eski tarihlere dayanmaktadır. Bu nedenle içerisinde birçok mitolojik öğeler bulundurmaktadır. İlk olarak Alevilik ve Bektaşiliğin tarihi hakkında bilgi vererek, gelişim süreçlerini açıklayacağım. Aleviliğin Anadolu'ya yayılışı, Kızılbaş tabirini alması ve Alevilere neden Kızılbaş denildiği gibi olguları açıklanmıştır. Osmanlı'dan günümüze kadar Alevilikle ilgili bilgi vererek, Alevilikte yer alan mitolojik ögeler tarihsel ve dinsel kökenine değineceğim. Ayrıca Bektaşiliğin Anada ortaya çıkışı ve Ahmet Yesevi ile olan ilişkisine değinilerek Bektaşiliğin ikinci kurucusu olarak kabul edilen Balım Sultanım Bektaşilikteki hizmetleri hakkında bilgiler verilmiştir. Son bölümde ise Alevilik ve Bektaşilik mitolojisinin önemli öğelerinden olan: Yaratılış, Turna, Hızır, Geyik, Aslan, Ocak Zülfikar, Hz. Ali ve Savaş, Nevruz, Doğum ve son olarak Sayıları inceleyerek bunların Anadolu kültürüne olan katkılar hakkında bilgi verilmiştir. Anadolu'daki Alevi-Bektaşi mitolojisinin oluşumunda eski Türk inançlarının izleri de görülmektedir. Anadolu'daki Alevi-Bektaşi mitolojisinin içinde birçok Şamani ve eski Türk inançlarında yer al ritüellerin izlerinde taşımaktadır. Alevi ve Bektaşi inancındaki önemli öğelerin tarihsel ve dini kökeni hakkında bilgiler verilmiştir Anahtar Kelimeler: Mitoloji, Alevi, Bektaşi, Hz. Ali, Anadolu, Mitolojik Terimler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Timokinonun sıçanlarda metotreksat ile indüklenen böbrek hasarı üzerine etkisinin biyokimyasal ve histopatolojik olarak incelenmesi

    Hatice İlhan

    Timokinonun Sıçanlarda Metotreksat ile İndüklenen Böbrek Hasarı Üzerine Etkisinin Biyokimyasal ve Histopatolojik Olarak İncelenmesi. Giriş ve Amaç: Metotreksat hücre bölünmesini inhibe etmesi nedeniyle yaygın olarak kullanılan antimetabolit kemoterapötiklerden biridir. Yüksek dozda kullanılan metotreksatın akut böbrek hasarına neden olduğu bilinmektedir. Timokinonun antioksidan antiinflamatuar, ilaç yan etkilerini azaltıcı etkileri bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı sıçanlarda metotreksat ile oluşturulan akut böbrek hasarı modelinde güçlü bir antioksidan olan timokinonun etkisinin biyokimyasal ve histopatolojik olarak araştırılmasıdır. Materyal ve Metot: Çalışmamızda, Wistar albino cinsi erkek sıçanlar kullanıldı. Sıçanlar her grupta 6 adet olacak şekilde 4 gruba ayrıldı. Gruplar; I.Kontrol, II. MTX, III. MTX + TQ (20 mg/kg) ve IV. MTX + TQ (50 mg/kg) şeklindedir. Kontrol grubu sıçanlara 20 mg/kg gavaj yoluyla 5 gün boyunca tek doz mısır yağı verildi. II, III ve IV. gruba deneyin 2. günü tek doz 20 mg/kg i.p. olarak MTX verildi. III. Gruba 20 mg/kg ve IV. Gruba 50 mg/kg TQ 5 gün boyunca gavaj yoluyla verildi. Tüm hayvanlar 6. gün sonunda sakrifiye edilerek alınan böbrek dokusu ve kan örnekleri biyokimyasal ve histopatolojik olarak incelendi. Bulgular: Yapılan biyokimyasal analizler sonucunda ölçülen böbrek dokusunda KIM-1, MIOX ve serum örneklerinde üre, kreatinin, KIM-1 ve MIOX değerlerinde MTX grubunda kontrol grubuna göre anlamlı bir artış gözlendiği ve bu artışın TQ kullanımına bağlı olarak azaldığı gözlendi. Böbrek dokusu ve serum GSH değerlerinde MTX grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak azalırken, TQ kullanımının GSH değerini arttırdığı gözlendi. Histopatolojik incelemelerde MTX grubuna ait böbrek dokularında oksidatif hasarın göstergesi olabilecek bulgular gözlendi. MTX ve kontrol grubu karşılaştırıldığında her iki grupta bu bulgular anlamlı (p<0.05) iken, TQ alan gruplarda bu histopatolojik değişikliklerin anlamlı ölçüde azaldığı görüldü. Sonuç: Sıçanlarda metotreksatın oluşturduğu böbrek hasarına karşı timokinon kullanımının antioksidan ve diğer özellikleri ile koruyucu olarak bu hasarı önlediği saptandı. Buna bağlı olarak timokinonun kemotropik ilaçlarla birlikte kullanımı için klinik olarak daha ileri düzey çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Akut Böbrek Hasarı, KIM-1, MIOX, Metotreksat, Timokinon.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Alloxan ile indüklenen diyabetli ratlar üzerine karamuk (Berberis crataegina DC.) etkisinin araştırılması

    Rabia Yılmaz

    Giriş ve Amaç: Berberis türlerinde bulunan Berberinin, glukoz metabolizması üzerinde düzenleyici etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı Berberis crataegina DC. bitkisinin köklerinden elde edilen ekstraktın alloksan ile oluşturulan diyabetli ratlar üzerindeki etkilerini incelemektir. Materyal ve Metot: Çalışmamızda 36 Albino Wistar erkek rat kullanıldı. Ratlar her grupta 6 adet olmak üzere 6 gruba ayrıldı. Gruplar; 1. Sağlıklı kontrol grubu, 2. Diyabetli kontrol grubu, 3. Sağlıklı ve Berberis crataegina DC. su ekstresinin 600 mg/kg uygulanan grup, 4, 5 ve 6. gruplar diyabetli ve farklı dozlarda (dördüncü gruba 150 mg/kg, beşinci gruba 300 mg/kg, altıncı gruba 600 mg/kg) Berberis crataegina DC. su ekstresi uygulanan grup olarak belirlendi. 1. ve 2. grup hariç, diğer gruplara 19 gün intragastrik gavaj ile su ekstresi verildi. 5, 10 ve 19. günlerde ratların kuyruk veninden alınan kanlarda glukoz ölçümleri yapıldı. 19. günün sonunda ratlar sakrifiye edilerek alınan böbrek ve karaciğer doku örnekleri biyokimyasal ve histopatolojik olarak incelendi. Bulgular: Yapılan biyokimyasal analizler sonucunda diyabetli tedavi gruplarının ALP, AST, ALT, HbA1c, serum insülin, kan glukoz düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı (p<0.005) azalma görüldü. Bitki ekstresinin artan dozuna bağlı olarak antihiperglisemik etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Özelikle yüksek doz gruplarında böbrek ve karaciğer dokularında istatistiksel olarak (p<0.05) iyileştirici etkilerin olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: Berberis crataegina DC. kökü su ekstresinin diyabetin meydana getirdiği komplikasyonlar üzerine olumlu etkisi olduğu tespit edildi. Yapılacak ileri düzey çalışmalarla desteklenmesi halinde bu bitkinin yeni sentezlenecek anti-diyabetikler için bir kaynak olabileceği kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: Alloksan, Berberin, Berberis crataegina DC., Diabetes mellitus

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Arkeolojik kazılar ışığında Elazığ-Malatya çevresinde madencilik ve maden sahaları

    Gülbeyaz Hergül

    Eskiçağ'dan bu zamana insanoğlu barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlarını gidermek için daima arayış içerisinde olmuştur. Öncelikle avlanma, süslenme, ölü armağanı olarak kullanmak için doğadan buldukları toprak, taş ve ağaç gibi malzemelerden yararlanmışlardır. Ancak bu malzemelerin çabuk kırılıp bozulması insanoğlunu yeni arayışlar içerisine sokmuş ve doğadan buldukları bir takım farklı malzemeleri deneyerek daha sağlam ve kullanışlı ürünler ortaya çıkarmaya başlamışlardır. Günümüzde ekonomik değeri olan parlak, dayanıklı olan mineraller maden olarak tanımlanmıştır. Anadolu'da madenlerin kullanıldığı dönem Epipaleolitik Çağ'a kadar götürülmüştür. Başlangıçta boya malzemesi, işlenmeden saf halde toplanılarak yararlanılan madenler Neolitik dönemden itibaren bilinçli olarak kullanılmaya başlanmıştır. Elazığ ve Malatya bölgesinin önemli maden yataklarına sahip olması bölge halkının Kalkolitik Çağ'dan Demir Çağı'na kadar Anadolu'daki metalurjik gelişmelerden de yararlanarak yaptıkları faaliyetler ve ortaya çıkardıkları eserler, bölgenin ekonomik ve askeri bakımdan güçlenmesine katkıda bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sosyal değişmeler karşısında kadının hak, sorumluluk ve sosyal aktivitesinin İslam hukuku açısından değerlendirilmesi

    Emine Tuz

    Bu çalışma, çeşitli toplumlarda ve kimi kalıplaşmış düşüncelerde; kadının hor ve hâkir görülmesine, ikinci plana atılmış olmasına, sosyal faaliyetlere katılımının kısıtlanmaya çalışılmasına ve tüm bunların dini kaynaklara dayandırılma yaklaşımına karşı, İslam dininin kadına verdiği hak ve sorumluluklarının yeniden incelenmesi üzerine hazırlanmış bir çalışmadır. Kadının statüsünün İslam ile irtifa kazandığı ortadadır. İslam dini kadını, İslam'ın helal kıldığı hiçbir şeyden mahrum etmemiştir. Gerek sosyal içerikli ibadetlere katılımına gerekse kamusal yahut özel sektörde iş hayatında yer almasına mâni olmamıştır. Hz. Peygamber dönemi ve sonrasında ticaretle meşgul olan, siyasetle ilgilenen, sanatla ve fenni ilimlerle ün kazanmış kadın şahsiyetlerin varlığı bilinmektedir. Çağımızın teknoloji çağı olması ve sürekli bir değişim ve gelişim içerisinde olmamız hasebiyle birtakım hükümlerin yeniden ele alınması kaçınılmazdır. Kadının hak ve sorumluluklarının ve yapmakta serbest bırakıldığı hususların da yeniden incelenmesi ve kadına hakkı olan saygı ve değerin verilmesi gerekmektedir. Çalışmamız; kadının yaratılışı, tarihi süreç içerisinde toplumların kadına bakış açısı, kadının eşine, çocuklarına, çevresine karşı ve toplumsal sorumlulukları, kadının maddi ve manevi hakları üzerine değerlendirmeler çerçevesinde gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hak, Sorumluluk, Sosyal Değişme.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Kıbrıs politikasının zaman içinde değişen seyri

    Eren Arslan

    Bu tezin temel amacı Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) Kıbrıs sorununa bakışını ve hangi politikalarda değişimi uyguladığını ve bu politikaların zaman içinde değişimini ortaya koymaktır. AKP, iktidara gelmesiyle birlikte Kıbrıs konusunda devletin geleneksel politikalarından farklı politikalar uygulayacağını açıklamıştır. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Annan'ın adayı bir bütün olarak Avrupa Birliği'ne (AB) üye yapmayı hedefleyen Annan Planı'nın Kıbrıs Türklerince kabul görüp Kıbrıslı Rumlarca reddedilmesi ve bu sonuca rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Avrupa Birliği'ne tek başına adanın meşru temsilcisi olarak kabul edilmesi ve Kıbrıs Türklerinin on yıllardır devam eden tecridinin devam ettirilmesi ve sonrasında Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin Kıbrıs sorunu gerekçe gösterilerek büyük ölçüde durdurulması AKP'nin uyguladığı yeni Kıbrıs politikasının sonu olmuştur. AKP'nin Kıbrıs konusunda uyguladığı söz konusu "kazan kazan" politikaları karşısında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, sorunu "sıfır toplamlı oyun" olarak görmüş ve AB'nin Kıbrıs için sağlayacağı olanakları Kıbrıslı Türklerle paylaşmamayı hedeflemiştir. Bu gelişmelerin sonucunda, Kıbrıs sorununa yeni açılımlar getiren AKP, Kıbrıs konusunda uyguladığı politikalardan vazgeçerek eski geleneksel Kıbrıs politikasına geri dönmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Venedik ilkeleri ışığında Avrupa Birliği'nin kamu denetçiliği kurumu hakkındaki eleştiri, yorum ve önerileri üzerine bir inceleme

    Serpil Ağbaba

    Vatandaşların yönetenlere karşı olan şikâyetlerini dinleyip araştırarak, vatandaşların sorunlarını çözmek ve mağduriyetlerini gidermek amacını taşıyan Ombudsmanlık Kurumu 18. yy da İsveç'te ortaya çıkarak, iki yüzyıl sonra dünyanın diğer ülkelerine yayılmaya başlayan ve tüm Avrupa Birliği üyesi ülkelerin yanı sıra Avrupa Birliği adayı ülkelerde de kurulan Ombudsmanlık Kurumu, Türkiye'de Avrupa Birliği'nin teşvik ve yönlendirmeleriyle birlikte 6328 sayılı yasa ile 2012 yılında Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) adıyla kurulmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinde demokrasi, iyi yönetim, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlüklerin geliştirilip güçlendirilmesinde önemli role sahip Ombudsmanlık kurumunun (KDK), Türkiye'de kendinden beklenen rolü oynayabilmesi için bilinirlik, bağımsızlık, tarafsızlık ve şeffaflık gibi özelliklere sahip olması gerektiği Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik çeşitli raporlarında ifade edilmektedir. Tezin temel amacı, KDK'nın çağdaş anlamda bir ombudsmanlık kurumuna dönüşmesi konusunda Avrupa Birliği'nin öneri, görüş ve eleştirilerinin neler olduğunu, KDK'nın kurumsal yapılanmasında ve işleyişinde bu önerilerin ve Venedik Komisyonu İlkeleri'nin ne kadarının dikkate alınıp hayata geçirildiğini ortaya koymaktır. Tezde AB'nin söz konusu görüş ve önerileri başlıklar halinde açıklanmakta, her bir başlık altında AB'nin Türkiye'den beklentileri ve KDK'nın bunların ne kadarını karşılayabildiği ortaya konulmaktadır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çağrı merkezi sektöründe çalışanların kurumsal yönetime ilişkin algılarının iş tatmini düzeyi ile ilişkisi: Erzincan ili örneği

    Selçuk Sümer

    Bu çalışma ile çağrı merkezi sektöründe çalışan bireylerin kurumsal yönetime ilişkin algılarının iş tatmini ile ilişki düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda demografik faktörlere göre kurumsal yönetim algısının ve iş tatmininin farklılık gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmıştır. Anket ile elde edilen verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiş ve bu bağlamda parametrik olmayan istatistik metotların kullanılması uygun görülmüştür. Kurumsal yönetim algısı demografik faktörler açısından incelendiğinde; sendika hakları alt boyutunun çalışanların yaş gruplarına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, iç paydaş, dış paydaş ve sendika hakları alt boyutlarının çalışanların eğitim düzeylerine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. İş tatmini verileri demografik faktörler açısından değerlendirildiğinde, örgütsel iş tatmini ve bireysel iş tatmini alt boyutlarının hem eğitim düzeylerine göre hem de medeni duruma göre anlamlı farklılık gösterdiği, aynı zamanda bu iki alt boyutunun kurumdaki görev bakımından da farklılık gösterdiği ve bu farklılığı yaratanların çağrı yönlendiricisi görevini yerine getirenlerin olduğu ayrıca çalışma yılı açısından 10 yıldan fazla çalışanların iş tatmininin diğer çalışanlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kurumsal yönetim ile iş tatmini arasındaki ilişkinin tespiti için faktör analizi, ki-kare ve Spearman Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bu çalışma kapsamında beklendiği gibi kurumsal yönetim ile iş tatmini arasında anlamlı bir ilişki olduğu, kurumsal yönetim algısı arttıkça iş tatmininin de arttığı görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Farklı kimyasal bileşiklerin topraklama direnci üzerine etkileri

    Mesut Daştan

    Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte üretilen hassas cihazlar günlük yaşantımızın her alanında yerini almıştır. Maliyetleri yüksek olan bu cihazların oluşabilecek arıza akımlarından korunumunu ve oluşabilecek kaçak akımların insanlar için bir tehlike oluşturmamasını sağlamak artık zorunlu hale gelmiştir. İnsanı ve teçhizatı koruyabilmek için hata akımının mümkün olduğunca artırılması sağlanarak anahtarlama elemanlarının çalıştırılması sağlanır. Topraklayıcının türü, topraklama iletkeni, toprağın özgül direnci topraklama direncini oluşturan etkenlerdir. Eğer kullanılan malzemeler gerekli direnç değerini sağlayamıyorsa farklı kimyasallarla direnç değeri düşürülür. Yapılan bu çalışmada kimyasal direnç düşürmek için kullanılan dört farklı malzemenin farklı hava koşullarındaki topraklama direnç değerlerine olan etkisi incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Covid-19 döneminde kamu spotu reklamlarının bireylerin davranışlarına etkisi: Erzincan ili örneği

    Çağlar Çiltaş

    Günümüzde teknolojinin hayatın her alanına yayılması ile birlikte insanlara ulaşılabilecek mecralar da çok fazla çeşitlilik göstermeye başlamıştır. İnsanlara ürün ya da fikirlerin pazarlanması için ise bütün bu mecralarda reklamlar sıklıkla kullanılmaktadır. Kamu Spotu Reklamları ise özellikle kriz dönemlerinde toplumun doğru yönlendirilebilmesi için sık olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma ile Kamu Spotu Reklamlarının toplumun davranışları üzerinde etkisinin belirlenmesi hedeflenmektedir. Araştırmanın ana kütlesini Erzincan İl Merkezinde ikamet eden 18 yaş üzeri bireyler oluşturmaktadır. Anketlerin eksik ve hatalı cevapları elendikten sonra 461 anket formu değerlendirmeye alınmış, buradan elde edilen veriler ile analizler yapılmıştır. Literatürde Kamu Spotu Reklamları ile ilgili farklı çalışmalar bulunmasına rağmen Covid-19 salgınına ilişkin yayınlanan Kamu Spotu Reklamlarının insanların davranışlarına etkisini inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamız bu konuyu incelemesi ve sonraki çalışmalara yol göstererek katkıda bulunulabilmesi açısından önem taşımaktadır. International Business Machines (IBM) Statistics 25 programı aracılığıyla yapılan analizler sonucunda Kamu Spotu Reklamlarına karşı insanların davranışlarının genel olarak olumlu olduğu, bilgi verme özellikleri ile ilgili ifadelere katılım düzeyinin genel olarak yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ancak katılımcıların maske, mesafe ve temizlik ile ilgili davranışlarının yüksek düzeyde değişmediği saptanmıştır.