Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Muhasebede hata, hile, meslek etiği ve dijital uygulamalar: TRA1 bölgesinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma
Sena Nur Karadoğan
Bu çalışmada, muhasebede hata, hile ve meslek etiği konularına ilişkin muhasebe meslek mensuplarının düşüncelerinin ortaya konulması ve meslek mensuplarını hata ve hile yapmaya yönelten etkenlerin neler olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca muhasebe meslek mensuplarının kullandığı dijital uygulamaların muhasebede hata, hile ve meslek etiği üzerinde herhangi bir etkisin olup olmadığının belirlenmesi çalışmanın bir diğer amacını oluşturmaktadır. Bu kapsamda TRA1 bölgesinde aktif olarak çalışan muhasebe meslek mensuplarına bir anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler, SPSS 23.00 programı ile frekans, yüzde, ortalama gibi tanımlayıcı istatistikler ile Kruskal-Wallis Testi ve Mann-Whitney U Testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, muhasebe meslek mensuplarının en çok hata yapma sebebi olarak iş yoğunluğunu belirttikleri görülmüştür. Ayrıca hata ve hileleri ortaya çıkarmada mevcut vergi uygulamalarının yeterli olduğu fakat denetimlerin ve yapılan etik dışı davranışlara verilen cezaların yetersiz olduğu ve merkezi bir etik kurulun kurulması gerektiği ifade edilmiştir. Son olarak muhasebe meslek mensuplarının hata, hile ve meslek etiği uygulamalarına yönelik düşünceleri ile eğitim seviyeleri, unvanları ve müşteri sayıları arasında; karşılaştıkları hata ve hileler ile yaşları, eğitim seviyeleri, unvanları ve tecrübeleri arasında; muhasebe meslek mensuplarının kullandıkları dijital uygulamaların hata, hile ve meslek etiğini önlemeye yönelik düşünceleri ile tecrübeleri ve çalıştırdıkları eleman sayısı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Scratch destekli gerçekçi matematik eğitiminin paralarımız alt öğrenme alanındaki akademik başarı ve kalıcılığa etkisi
Kübra Çiftci
Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına göre matematikleştirme sürecine öğrencilerin günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri gerçek veya gerçek gibi algılanabilecek bir problem durumu ile başlanması gerekmektedir. Bu şekilde başlanan eğitimin öğrenciler tarafından daha iyi anlamlandırılacağı düşünülmektedir. Matematiği anlamlandırabilmek için ise öğrenme ortamlarına ihtiyaç vardır. Matematik öğretimini destekleyen öğrenme ortamlarının hazırlanmasında farklı yazılımlardan yararlanılabilir. Bu kapsamda araştırmada paralarımız alt öğrenme alanında Scratch etkinlikleriyle desteklenmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini, bu etkinin kalıcılığını ve uygulanan öğretim yöntemine ilişkin öğrenci görüşlerinin belirlenmesini amaçlamıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gümüşhane ili merkez ilçesinde yer alan 21 kontrol, 21 deney grubu olmak üzere toplam 42 ilkokul 2. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan kolay ulaşılabilir durum örnekleme ve ölçüt örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada olduğu karma desenlerin türlerinden olan açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında ön test-son test ve kalıcılık testi kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin paralarımız alt öğrenme alanındaki akademik başarı düzeyleri karşılaştırılmıştır. Veri toplama araçlarından "Paralarımız Akademik Başarı Testi" bütün öğrencilere uygulanmıştır. "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ise deney grubu öğrencileriyle görüşmede kullanılmıştır. Verilerin nicel analizinde Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testi, nitel analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Deney grubuna uygulanan Scratch destekli Gerçekçi Matematik Eğitiminin öğrencilerin akademik başarı ve öğrenme kalıcılığını artırdığı, derse karşı düşüncelerini olumlu yönde etkilediği ve öğrencilerin gerçek yaşamla ilişki kurmalarına yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Scratch Yazılımı, Gerçekçi Matematik Eğitimi, Paralarımız, Başarı, İlkokul Öğrencileri
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İzmir İl Müftülüğü fetva hattına gelen talâkla ilgili soruların İslam hukuku açısından tahlili
Alim Demir
İnsanoğlunun huzurlu, mutlu, sıcak bir yuva kurması ve neslinin devam etmesi için evlenmesi İslam dinine göre meşru bir yol, Hz. Peygamber (s.a.v)'in en önemli sünnetlerindendir. Bunun içindir ki İslam toplumları evlenmeye büyük önem vermişler ve aileyi önemli bir kurum olarak kabul etmişlerdir. Ailenin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve sağlam nesiller yetiştirilmesi İslam'ın önem verdiği meselelerdendir. İslam aile hukuku evlilik öncesi nişanlılık dönemi, nikâh, talâk (boşama) ve evliliğin sonuçları gibi bölümlerden oluşmaktadır. Çalışmamız da İzmir İl Müftülüğü fetva hattına gelen talâk ile ilgili soruları tahlil ettik. Soruların ihtiva ettiği konuları ve kavramları işledikten sonra her bir konuyu İslam hukuku kaynaklarından inceleyerek tahlil ettik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Hinduizm ve Budizm'de kadın
Sümeyye Duran Mayda
İnsanoğlu, kadın ve erkek olmak üzere iki türe ayrılmakta ve bu iki tür hakkındaki çeşitli konular insanlık tarihinin başlangıcından beri her yönüyle merak edilmektedir. Tarih boyunca kadın konusunu ele alan birçok çalışmaya rastlanmaktadır. Bu çalışmalarda kadınların yaşadıkları toplumdaki statüsü, aile içindeki konumu ve inandıkları dindeki yeri tartışma konusu olma niteliğindedir. Özellikle dinlerin kadına bakışıyla alakalı farklı disiplinlere ait faydalı birçok araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmalardan Dinler Tarihi alanına ait çalışmalar incelendiğinde çoğunlukla İlahi Dinler olarak bildiğimiz Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'a göre kadının konumu üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. Bu dinler dışındaki inançların kadına bakışıyla ilgili çalışmalar ise oldukça azdır. Bu bağlamda çalışmamızın amacı Dünya üzerinde çokça müntesibe sahip olan Hinduizm ve Budizm dinlerinin kadın konusundaki görüşlerini literatüre kazandırmaktır. Çalışmamız kapsamında ilk olarak Hinduizm ve Budizm hakkında genel bilgiler verilip ardından kadının konumunu dini metinlerde, ibadet ve aile hayatında ele almaya çalıştık. Kaynak tarama yöntemini kullanarak yaptığımız araştırmamızda mukayese amacıyla da tarihsel fenomenolojik yaklaşımdan yararlandık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kaynaştırma öğrencisine sahip ebeveynlerin uzaktan beden eğitimi ve spor dersine yönellik görüşleri: COVİD-19 pandemi
Mehmet Duman
Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı Covid-19 pandemi sürecinde kaynaştırma öğrencisine sahip ebeveynlerin uzaktan beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüşlerini incelemektir. Materyal ve Metot: Nitel araştırma yöntemlerinden Fenomenolojik modelde tasarlanan bu araştırmaya, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile belirlenen 10 (7 anne, 3 baba) kaynaştırma öğrencisine sahip ebeveyn katılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme verilerinin analizinde tümevarım ve tümdengelim yöntemleri birlikte kullanılarak kod ve temaların oluşturulduğu tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Kaynaştırma öğrencisine sahip ebeveyn uzaktan eğitim modeline yönelik görülerinin incelendiği bu araştırmada, katılımcılardan toplanan verilerin analiz edilmesiyle 5 (beş) temaya ulaşılmıştır: 1) Uzaktan Beden Eğitimi ve Spor Dersine Yönelik Genel Görüşler, 2) Uzaktan Beden Eğitimi ve Spor Dersinin Pozitif Yanları, 3) Uzaktan Beden Eğitimi ve Spor Dersinin Negatif Yanları, 4) Uzaktan Beden Eğitimi ve Spor Dersinin Önündeki Engeller, 5) Uzaktan Beden Eğitimi ve Spor Dersine İlişkin Öneriler. Ayrıca bu temalar kapsamında on yedi (17) alt tema elde edilmiştir. Sonuç: Ebeveynlerin okulların kapatılması kararını bulaş riskinden dolayı destekledikleri, çocukların gelişimi ile sağlıkları açısından uzaktan beden eğitimi ve spor dersini yararlı buldukları ancak yüz yüze yapılacak dersler kadar verimliği olmayacağı için memnuniyetsizliklerini ifade etmişlerdir. Ebeveynler aile içi iletişim ve kaliteli zaman geçirme açısından bu sürecin olumlu devam ettiğini, aynı zamanda teknoloji kullanım becerilerinin geliştiğini, yüz yüze eğitime göre ekonomik açıdan rahatladıklarını belirtmişlerdir. Ebeveynler bu süreçte çeşitli engellerle karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Bu engellerden en önemlileri altyapı yetersizliği ve bilinç eksikliği kodları olarak göze çarpmaktadır. Bu kodların araştırmada en büyük frekansa sahip olmaları da sonucun oldukça değerli olduğunu göstermektedir. Ayrıca ebeveynler, uzaktan eğitim modeliyle yürütülen beden eğitimi ve spor dersinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik öneriler sunmuştur. Bu önerilerin ebeveynlerin farkındalıklarının artırılması, bireyselleştirilmiş eğitim programların artırılması ve materyal desteğinin artırılması gibi konulara yoğunlaştığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor, Ebeveyn Görüşleri, Kaynaştırma, Uzaktan Eğitim
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeyine ilişkin öğrenci veli öğretmen ve yönetici görüşlerinin incelenmesi
Canan Yıldırım
Bu çalışmanın amacı ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeyine ilişkin öğrenci veli öğretmen ve yönetici görüşlerinin incelenmesidir. Yürütülen çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Erzincan ili Merkez ilçesine bağlı olan 11 ilkokulda öğrenim görmekte olan 27 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi, 19 ilkokul dördüncü sınıf öğretmeni, 15 okul yöneticisi ve 28 öğrenci velisi olmak üzere toplamda 89 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Öğretmenler İçin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", "Veliler İçin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", "Öğrenciler İçin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Yöneticiler İçin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerine etki eden faktörlere yönelik çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular sonucunda ebeveynlerin çocuklarını erken yaşta kitaplarla tanıştırmasının, evde kitap okuma saatlerinin düzenlenmesinin ve ailenin okuma konusunda rol model olmamasın okuduğunu anlama üzerinde doğrudan etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra sınıf ortamlarında okuduğunu anlamaya yönelik etkinliklere yer verilmesinin, okul yönetiminin okullarda okuduğunu anlama becerileri attıramaya ve kitap okumaya teşvik etme gibi çeşitli uygulamaların da etki ettiği sonucun ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okuma, okuduğunu anlama, okuduğunu anlama stratejileri
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bireysel finansmanda elbirliği sistemi ile katılım bankacılığının ürün karşılaştırması ve müşteri tercihlerinin değerlendirilmesi: Erzincan ili örneği
Halil İbrahim İlter
Bireysel finansman, ihtiyaç duyulan fonların sağlanması olarak adlandırılan finansal bir üründür. Ülkemizde 1983 yılında kurulan ilk finans kurumu Albaraka Türk özel finans kurumu 1985 yılında faaliyete başlamıştır. Gelişen faizsiz finans sektörü, insanların islami hassasiyetleri çerçevesinde yeni bir alternatif daha üretmiş ve elbirliği sistemi 1991 yılında araç teslimine başlamıştır. Elbirliği sistemi günümüzde konut finansmanın başını çektiği bir sisteme dönüşmüştür. Ortak yönlere sahip elbirliği ve katılım bankalarının sunduğu bireysel finansman ürünleri olan araç ve konut finansmanı kapsamında müşteri tercihlerinin belli başlı başlıklar halinde farklılık göstermesi kaçınılmaz bir gerçek olmuştur. Çalışmada, Erzincan ilinde faaliyet gösteren elbirliği sistemi müşterilerine yönelik 270 adet anket uygulanmıştır. Sonuç olarak, dindarlık, İslami finans okuryazarlığı ile ELBİSİ müşteri tercihleri arasında ilişkiler saptanmıştır. Dindarlık eğitimi uygulama ve İslami finans okuryazarlığının ELBİSİ müşteri tercihleri tüm boyutları üzerinde pozitif etkisi saptanmıştır. Yalnızca dindarlık uygulama boyutunun pazarlama ve müşteri iletişim yöntemi boyutu üzerinde negatif etkisi saptanmıştır. Son olarak, demografik özelliklerden eğitim ve gelir düzeyinin güven boyutunda, yaş aralığının ise pazarlama ve müşteri iletişim yöntemi boyutunda farklılaştığı diğer tüm demografik ve sosyo – ekonomik özelliklerin ise İslami finans okuryazarlığı boyutlarında farklılaştığı tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kitâb-ı Ḥulviyyât [23-29. bâb] (İnceleme-metin-dizin)
Tuba Göktürk Güler
Bu çalışma; Candaroğlu Beyliğinin son beyi olan İsmail Bey'in XV. yüzyılda yazdığı bir ilmihâl niteliği taşıyan Kitâb-ı Hulviyyât adlı eserin 23-29 arasındaki bâbların çeviri yazısını, ses ve şekil bilgisi yönünden incelenmesini ve dizinini içermektedir. Çalışmanın Giriş bölümünde Müellif İsmail Bey ve Kitâb-ı Hulviyyât adlı eser tanıtılmış; Kitâb-ı Hulviyyât'ın nüshaları, Kitâb-ı Hulviyyât adlı eser üzerine yapılan çalışmalar ve çalışma yöntemimiz hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın İnceleme bölümünde Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait eserin imlâ özellikleri, ses ve şekil bilgisi yer almaktadır. Çalışmanın Metin bölümünde Kitâb-ı Hulviyyât adlı eserin 23-29 arasındaki bâbların yani 183a-233a sayfalarının çeviri yazısına yer verilmiştir. Kitâb-ı Hulviyyât'ın Türkiye sınırları içerisinde bulunan telif tarihine en yakın üç nüshası esas alınarak tenkitli metin çalışması yapılmıştır. Çalışmanın Dizin bölümünde kelimelerin cümleye kattığı anlam esas alınarak metnin sözlüğü oluşturulmuştur. Dizin "TürkSözDiz" programı ile hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İsmail Bey, Hulviyyât, Türkçe, çeviri yazı, dizin.
- TezAçık Erişim2022Ultrason eşliğinde yapılan infraklavikular ve supraklavikular blok sonrası perfüzyon indekslerinin karşılaştırılması
Emine Tepe
Giriş ve Amaç: USG eşliğinde yapılan üst ekstremite bloklarından; supraklavikular ve infraklavikular bloğun perfüzyon indeksi artış oranlarının, motor ve duyusal blok zamanlarıyla perfüzyon indeksinin korelasyonlarına bakılmış ve iki blok arasındaki perfüzyon indeksi farkının anesteziye etkisi olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmamızda 18-75 yaş arası kol ve önkol cerrahisi geçirecek olan, ASA I-II-III risk grubundaki, 74 hasta dahil edildi. Morbid obez, gebe, ilaç alerjisi olup, periferik sinir bloğu kontraendike olan, kooperasyon kurulamayan, koagülopatisi olan hastalar dahil edilmedi. Grup I ve II olarak iki ana gruba ayrıldı. Sorumlu anestezist tarafından 25 ml %0.5'lik bupivakain + 5 ml %2 lidokain yapılarak; supraklavikular blok uygulanan hastalar Grup I'e, infraklavikular blok uygulanan hastalar Grup II'ye dahil edildi. Blok yapıldıktan sonra hastaların 0.dk, 3.dk, 5.dk, 10.dk, 20.dk, 30.dk ve PACU'daki perfüzyon indeksi değerleri kaydedildi. Modifiye Bromage Skalası ve Pin prick testleri ile motor ve duyu muayeneleri yapıldı. Preoperatif ve intraoperatif kan basıncı, nabız, SPO2 değerleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda her iki grupta da hemodinamik verilerde blok sonrası anlamlı bir değişiklik görülmedi. Kan basıncında 5.dk ve 10.dk'da anlamlı düşüş olduğu görüldü ama iki grup arasına fark bulunamadı. Tüm zamanlarda pacuya kadar perfüzyon indekslerinde grup I de grup II'ye göre daha fazla olmak üzere anlamlı artış oranları görüldü. Bu artış oranları grup II de duyusal blok zamanı ile grup I de motor blok zamanı ile uyumlu bulundu.Pacuda her iki bloğunda perfüzyon indeksi artış oranlarının eşit olduğu görüldü. iii Sonuç: Acil ve elektif şartlarda kol ve önkol cerrahisi geçirecek olup operasyona alınacak hastalarda, supraklavikular ve infraklavikular blokta Perfüzyon indeksiyle blok başarısını geleneksel yöntemlere göre daha erken tespit ettik.Ve sempatektomiye bağlı olarak oluşan vazodilatasyonun perfüzyon indeksiyle objektif olarak ölçülebileceği, iki bloğunda hemodinamiyi bozmadan uygun hastalarda kullanılabileceği, post op perfüzyon indeksi artış oranları eşit olduğu için iki bloğunda doku oksijenlenmesine katkısının aynı olduğu sonucuna vardık
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID-19 pandemi döneminde bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ile beslenme alışkanlıkları durumlarının incelenmesi
Furkan Gülüm
Giriş ve Amaç: Fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenmenin sağlık açısından anahtar bir rol oynadığı bilimsel kanıtlarda görülmektedir. İnsanların yaşam alışkanlıklarını Covid-19 pandemi süreci oldukça fazla etkilemiştir. İnsan sağlığı açısından önemli yere sahip olan fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıkları pandemi süresince etkisini belirlemek oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı; koronavirüs öncesinde ve sonrasında bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ile sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarını belirlemek ve arasındaki ilişkiyi farklı değişkenler açısından incelemektir. Materyal ve Metod: Araştırmanın örneklemini Erzurum ilinde yaşayan 18-65 yaş arası bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu basit rastgele yöntemle seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 439 (215 erkek 224 kadın) kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu ve Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu katılımcıların demografik bilgilerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Katılımcılara pandemi öncesi ve döneminde fiziksel aktivite düzeylerini ve beslenme alışkanlıklarını düşünerek cevapladığı anketler iki defa uygulanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanında, bağımsız iki gruba ilişkin farkları belirlemek amacıyla Bağımsız Örneklem t-Testi, ikiden fazla gruba ilişkin farkları belirlemek için Tek Faktörlü Varyans Analizi (One Way Anova), ilişki karşılaştırmalarında ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre erkeklerin fiziksel aktivite düzeylerinin kadınlardan yüksek olduğu, kırsalda yaşayanların şehirde yaşayanlara göre fiziksel aktivite düzeylerinin yüksek olduğu ancak pandemi sürecinde bu farkın kaybolduğu, 40-49 yaş aralığındaki bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu, görülmüştür. Covid-19 hastalığı geçirme durumunun fiziksel aktivite düzeylerini anlamlı etkilemediği, bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin pandemi sürecinde azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Pandemi dönemi fiziksel aktivite düzeyi ile sağlıklı beslenme düzeyi arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Covid-19 pandemi sürecinde bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinin düştüğü görülmüştür. Pandeminin bitiş sürecinin belirsizliği ve bu süreçte düşük fiziksel aktivite seviyesinin sağlığa oluşturabileceği muhtemel dezavantajları göz önüne alınarak fiziksel aktivite düzeylerini artırmaları gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Beslenme Alışkanlıkları, Covid 19
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Elit badmintoncuların bazı motorik ve antropometrik özellikleriyle smaç hızı arasındaki ilişki
Mert Tunç O
Giriş ve Amaç: Sporcular, hareket becerilerini ve performanslarını artırmak için genel bilgiye ve motorik özelliklerinin nasıl geliştirileceği ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmalıdırlar. Ayrıca antrenmanın morfolojik yapıya olan etkilerinin tespit edilmesi ve sporcuların performans durumunun takip edilebilmesi için antropometrik ölçümlerin belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araştırmada elit badmintoncuların bazı motorik ve antropometrik özellikleriyle smaç hızı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışma, betimsel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli ile tasarlanmıştır. Çalışma grubunu Erzincan ilinde büyükler ve yıldızlar kategorisindeki 11 erkek (% 37.9) ve 18 kadın (% 62.1) olmak üzere toplam 29 sporcu oluşturmaktadır. Katılımcıların seçiminde ölçüt örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Antropometrik özelliklerden; vücut ağırlığı, boy uzunluğu, bacak uzunluğu, omuz genişliği, humerus bikondüler çapı, el bileği çapı, biiliak çapı, alt ekstremite çap ölçümleri, femur bikondüler çap, ayak bileği çapı, biceps çevresi fleksiyonda biceps çevresi, baldır ve uyluk çevresi ölçümleri yapılmıştır. Motorik özelliklerin ölçülmesinde dikey sıçrama testi, esneklik testi, bacak kuvveti testi, rast testi, radar gun uygulanmıştır. Verilerin analizinde, veri setinin basıklık-çarpıklık ve standartlaştırılmış Z puanları değerlendirilmiştir. Çalışmada antropometrik ve motorik özellikler ile smaç hızı arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Bulgular: Büyükler kategorisindeki sporcuların gerçekleştirdikleri olduğun yerde sıçrayarak, adım alıp sıçrayarak, overhead ve hedefe smaç hızları, yıldızlarda ise makas hareketi yaparak, olduğun yerde, overhead ve backhand smaç hızları ile bazı antropometrik özellikler arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Büyükler kategorisindeki sporcuların gerçekleştirdikleri olduğun yerde, overhead, hedefsiz ve backhand smaç hızları, yıldızlarda ise makas hareketi yaparak, olduğun yerde, overhead ve backhand smaç hızları ile bazı motorik özellikler arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Büyükler kategorisinde boy uzunluğu, omuz genişliği, dirsek çapı, biceps çevresi ve fleksiyonda biceps çevresi, yıldızlarda ise omuz genişliği ve göğüs çapı arttıkça smaç hızının da arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Büyüklerde ayak bileği çapı ve esneklik artışlarının smaç hızını olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Büyüklerde dikey sıçrama maksimum, dikey sıçrama ortalama, bacak kuvveti sırt kuvveti, maksimum güç, minumum güç, ortalama güç, yorulma indeksi arttıkça smaç hızı artarken, yıldızlarda dikey sıçrama maksimum, dikey sıçrama ortalama ve minimum güç arttıkça smaç hızı artmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetim tarzları ile öğrencilerin özsaygı düzeyleri arasındaki ilişki (Erzincan ili örneği)
Cansu İlter
Araştırmanın amacı ilkokul 4.sınıf , sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetim tarzlarını belirlemek ve öğrencilerin öz saygı düzeyleri ile arasında ilişkiyi farklı değişkenler açısından incelemektir. Araştırma yöntemlerinden tarama modeline uygun olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Erzincan il merkezinde görev yapan 4.sınıf öğretmenleri ve ilkokul 4.sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini basit seçkisiz örnekleme yöntemine uygun olarak seçilen 45 öğretmen ve 565 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetim tarzını belirlemek amacıyla Sınıf Yönetimi Tarzı Ölçeği, öğrencilere ise Öz Saygı Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS for Windows 24 programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde normal dağılıma uygun olan parametrik testler olan Independent Sample T Test ve One Way ANOVA Analizleri yapılmıştır. Ayrıca normal dağılıma uygun olmayan veriler için parametrik olmayan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Ek olarak değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi bakımından Spearman korelasyon analizi ve Ki kare, regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular ise takdir edilen sınıf yönetim tarzının daha çok tercih edildiği, en az ise aldırmaz sınıf yönetim tarzı profili tercih edildiğidir. Öğretmenlerin sınıf yönetim tarzlarına cinsiyet ve kıdem durumlarının etki etmediği incelenmiştir. Öz saygı ölçeği alt boyutlarından okul yaşamı bakımından erkeklerin öz saygı düzeyi daha yüksek iken, kızların okul yaşamı öz saygı düzeyi daha düşük olduğu gözlenmiştir. Okul başarısı boyutunda ise kız öğrencilerin puan ortalamaları daha yüksek çıkmıştır. Öğretmenlerin sınıf yönetim tarzları ile öğrencilerin öz saygı düzeyleri arasında ilişki olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, sınıf yönetimi tarzları, öz saygı
- TezAçık Erişim2022D vitamini eksikliği ve hiperparatiroidinin inflamasyon belirteçleri ile ilişkisi
Volkan Kılınç
Vitamin D'nin ana görevi parathormonla (PTH) beraber kalsiyum-fosfor homeostazını sağlamaktır. Ayrıca; hücresel proliferasyonun inhibisyonu, terminal farklılaşmanın uyarılması, anjiogenezisin inhibisyonu, insulin üretiminin uyarılması, apoptozisin uyarılması, renin üretiminin baskılanması, makrofaj kathelisidin üretiminin uyarılması gibi görevleri de vardır. PTH, paratiroid bezinden salgılanan ve hedef organın PTH reseptörüne bağlanarak kalsiyum ve fosfor konsantrasyonlarını kontrol eden bir hormondur. Osteoblastlar ve karaciğer hücrelerinde interlökin-6 (IL-6) üretimini uyarır. IL-6, karaciğerde akut faz protein sentezini düzenler. Vitamin D ve PTH'ın immun sistemde rolleri nedeniyle mikroinflamasyonla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çalışmamız, vitamin D eksikliği ile PTH düzeylerinin inflamatuar belirteçlerin ilişkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışmamızda 864 kadın hastanın laboratuvar verileri retrospektif olarak incelenmiş, vitamin D ve PTH'ın inflamatuar belirteçlerle ilişkisi irdelenmiştir. Eşik değer olarak 20 ng/mL alındığında D vitamini ile inflamatuar belirteçler arasında (CRP, NLR) ilişki tespit edilmiştir. Bu ilişki, eşik değerin artması ile zayıflamış ve sadece NLR ile tespit edilebilmiştir. Bu bilgi, D vitamini inflamasyon ilişkisinin D vitamini azaldıkça güçlendiğini, replasman için 20 ng/mL eşiğinin inflamasyon açısından daha anlamlı olabileceğini gösterebilir. Çalışmamızda PTH düzeyi ile inflamatuar belirteçler arasında değerlendirme metoduna göre zayıf, çelişkili ilişki tespit edilmiş olup geniş ölçekli çalışma ve analize ihtiyaç vardır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Badmintoncularda life kinetik antrenmanlarının bazı koordinatif ve bilişsel yetenekler üzerine etkisi
Muhammed Ali Kurt
Amaç: Badminton teknik ve taktik becerilerin, fiziksel, fizyolojik uygunluğun ve psikolojik gücün bileşiminden oluşan çok yönlü bir spordur. Bir çok beceriyi içinde barındıran karmaşık oyun yapısı nedeni ile müsabakaya hazırlık aşamasında her seviyeden oyuncu ve antrenör için büyük zorluklar oluşturmaktadır. Bu nedenle sporcu ve antrenörler performansı üst seviyeye çıkarmak için farklı antrenman yöntemlerine baş vurmaktadırlar. Bu yöntemlerden birisi de life kinetik antrenman metodudur. Bu çalışmanın amacı 10-14 yaş grubu elit badmintoncularda life kinetik antrenmanların gibi bazı koordinatif ve bilişsel yeteneklere etkisini incelemektir. Materyal ve Metot: Bu çalışmada ön-test son-test kontrol gruplu tam deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu 20 elit badmintoncu ile aynı yaş kategorisinde bulunan ve herhangi bir spor geçmişi olmayan 10 gönüllü olmak üzere toplam 30 kişiden oluşmaktadır. Sporcuların seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Sporcuların koordinatif yeteneklerini belirlemek için, filamingo denge, T çeviklik, numaralandırılmış sağlık topu, reaksiyon zamanı ve 10 metre sürat testleri uygulanmıştır. Badmintoncuların başlangıç, sürdürülebilir, sonlandırma ve genel dikkat yetenekleri burdon dikkat testi ile ölçülmüştür. Veri analizi için IBM SPSS 22 paket programı kullanılmış ve p<0.05 olan durumlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, tüm grupların grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarında denge, çeviklik, 10 metre sürat, sağ ve sol el işitsel, sağ el görsel, basit reaksiyon zamanlarında ve badminton kontrol grubu (BKG) ile deney grubunun (DG) oryantasyon yeteneği skorlarında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmemiştir (p>0.05). KG ile DG'nun oryantasyon yeteneği arasındaki farkın anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.05). BKG ve DG'nin son test sol el görsel reaksiyon zamanlarında ön teste göre anlamlı düşüş meydana gelmiştir (p<0.05). Dikkat yeteneği incelendiğinde DG'de tüm dikkat türlerinde, BKG'de sonlandırmada dikkat dışında yine tüm dikkat türlerinde, KG'de ise sadece genel dikkat son test skorlarında anlamlı artışlar tespit edilmiştir (p<0.05). DG'nin sürdürülebilir dikkat değerleri hariç tüm dikkat türlerinde yüzdelik dikkat değerleri KG'den, genel dikkat türünde ise aynı zamanda BKG'den anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Bu çalışma sonucunda, badminton antrenmanları ile birlikte uygulanan life kinetik antrenmanlarının 10-14 yaş grubu elit badmintoncularda koordinatif yeteneklerin gelişimine anlamlı katkı sağlamadığı ancak dikkat yeteneğini anlamlı olarak geliştirdiği tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Taekwondo sporcularında uygulanan üç farklı germe egzersizinin tekrarlı tekme performansı üzerindeki akut etkilerinin incelenmesi
Rabia Merve Haznedar Pak
Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, Taekwondo sporcuları üzerinde uygulanan statik, dinamik ve PNF germe egzersizlerinin tekrarlı tekme performansına akut etkileri incelendi. Materyal Metot: Çalışmaya, Kayseri ilinde bulunan farklı spor kulüplerinde aktif taekwondo sporu yapan 15 erkek sporcu gönüllü olarak katıldı. Veriler, sporculara uygulanan farklı germe egzersizleri (static, dinamik, PNF) sonrası taekwondo anaerobik aralıklı tekme testi (TAIKT) ile elde edildi. Germe egzersizleri sporcuların alt ekstremite kas grubuna (hamstring, gastrocnemius, quadriceps ve gluteus maximus) yönelik uygulandı ve testler arası 48 saat dinlenme süresi verildi. Bulgular: Germe uygulamalarının bağımlı değişkenler üzerindeki (tekme sayısı, puan, başarı yüzdesi) anlamlı etkilerini belirlemek için tekrarlı ölçümler iki yönlü varyans analizi kullanıldı. Çoklu karşılaştırmalar alfa düzeyinin (.05) bonferroni ayarlaması ile yapıldı. Germe uygulamaları ile algılanan zorluk derecesi arasındaki yönelimler için Ki-Kare (χ2) testi kullanıldı. Her bir bağımlı değişken için tanımlayıcı istatistikler (ortalamalar, standart sapma, standart hata, etki büyüklüğü) kullanıldı. Anlamlılık düzeyi başlangıçta p≤.05 olarak belirlendi ve analizler Windows için SPSS 25 programında gerçekleştirildi. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, farklı germe egzersizlerinin etkileri pasif dinlenmeye göre karşılaştırıldığında dinamik germenin istatistiksel olarak daha anlamlı etkiler ortaya çıkardığı görüldü (p<.05). Sonuç: Tekme performansının önemli olduğu bu tür mücadele sporlarında sporcuların maç aralarında pasif dinlenimde kalmak yerine, dinamik germeleri tercih etmeleri ve statik germelerden kaçınmaları sporcuların tekme performanslarına olumlu katkı sağlayacaktır. Yapılacak olan çalışmalarda, araştırma grubunun cinsiyeti, yaşı, sıkleti, germe süreleri ve germe bölgelerinin çeşitlendirilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Dışa açıklığın bölgelerin inovasyon performansına etkisi: Düzey 3 ve firma örneği
Kader Mutlu
Kalkınma kavramı toplumların hem niteliksel hem de niceliksel yönde değişmesine karşılık gelmektedir. Toplumlar ekonomik olarak büyürken, bunu yanında refah seviyelerinde de artış meydana gelmektedir. Günümüz dünyasında kalkınma için inovasyon yaratabilme kabiliyetine sahip olma, katma değerli ürünler üretme, yüksek teknoloji endüstrilerin varlığı gibi unsurlar önem kazanmaya başlamıştır. Dolayısıyla küresel rekabet ortamında ülkelerin rekabet edebilmelerini sağlayan en önemli unsurlardan birinin de inovasyon olduğu ifade edilebilir. Üniversiteler, Ar-Ge departmanları, teknoparklar vb. gibi yapılar inovasyonu yaratan önemli dinamiklerdir. Ancak bütün bunlar güçlü bir sermaye, iyi bir alt yapı gerektirmektedir. Türkiye gibi sermaye birikimi kısıtlı, gelişmekte olan ülkelerde inovasyon yaratımını ve bilgi üretiminin daha az maliyetle elde edilebilmesi önemlidir. Bu daha az maliyetli yollara bakıldığında, ihracat ve yabancı yatırımların bu konuda önemli araçlar olabileceği literatürde tartışılmaktadır. Öyle ki ihracat ile öğrenme ilişkisi ihracat yaparak öğrenme şeklinde kavramsallaştırılmıştır. Yukarıda ifade edilenlerden hareketle inovasyonu yaratan dinamiklerden birisi de dışa açıklık durumudur. Bu çerçevede bu araştırmanın amacı, dışa açıklığın inovasyonla ilişkisini anlamaktır. Bunun yanı sıra inovasyon üzerinde teknoloji düzeyinin etkili olup olmadığı da bu çalışma kapsamında araştırılacak bir diğer husustur. Dolayısıyla Türkiye'nin bölgesel olarak hem dışa açıklığı hem de teknoloji düzeyi ile inovasyon arasındaki ilişki istatistiksel olarak ortaya konulacaktır. Çalışmanın amacını gerçekleştirebilmek için bağımlı değişken olarak patent verisi kullanılmıştır. Bilindiği üzere patent verisi inovasyonun önemli göstergelerindendir. Çalışmada kullanılan üç bağımsız değişkenin ikisi dışa açıklığı ölçen ihracat ve doğrudan yabancı yatırım (DYY) miktarına ilişkin verilerden oluşmaktadır. Üçüncü değişken ise teknoloji düzeyidir. Bu çerçevede hem ihracat hem de DYY verisi üzerinden bir dışa açıklık endeksi oluşturulmuştur. Çalışmada veri olarak kullanılan bir diğer gösterge ise bölgelerin üretimdeki teknoloji düzeyidir. Bu çerçevede sektörel bazda ihracat verileri alınarak, söz konusu veriler OECD'nin yayınladığı NACE (4) kodlarına göre teknoloji düzeyi açısından sınıflandırılmış olup, bu değişkenler de regresyon analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulguları, ihracata dayalı dışa açıklığın İnovasyonu pozitif yönlü ve anlamlı olarak yordadığını göstermektedir. Teknoloji düzeyinde ise düşük, orta düşük, yüksek teknoloji düzeyi inovasyonu yordamazken, orta yüksek teknoloji düzeyi inovasyonu yordayan bir değişken olarak belirmiştir. Çalışma dışa açıklık yoluyla, bilgi transferinin sağlanabileceğine ve inovasyona zemin hazırlayabileceğine ilişkin ipuçları vermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İlkokul öğrencilerinde oyun algısı
Ekrem Cengiz Akdeniz
İlkokul çağındaki çocukların oyun algısını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen bu araştırmada keşfedici karma desen uygulanmıştır. Keşfedici karma desene uygun olarak araştırma nitel ve nicel iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Nitel aşamada Elâzığ ilinden 8-10 yaşları arasında 14 gönüllü ilkokul öğrencisi çalışmaya katılmıştır. Fenomonolojik desende gerçekleştirilen nitel aşamada katılımcılara 13 açık uçlu soru sorulmuş olup verdikleri yanıtlar içerik analiziyle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda elde edilen bulgular, literatür taramasından elde edilen bilgiler ve uzman görüşü alınarak 6 faktörlük ve 32 maddelik madde havuzu oluşturulmuştur. Oluşturulan madde havuzuna 303 katılımcıyla Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) uygulanmış ve yapılan analiz sonucunda ölçeğin 4 faktörlük ve 14 maddelik son hali oluşturulmuştur. Ölçeğin faktör yapısının doğrulanması için gerçekleştirilen Doğrulayıcı Faktör Analiziyle (DFA) ölçeğin faktör yapısının doğrulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın Nicel aşamasında araştırmacı tarafından geliştirilen Oyun Algısı Ölçeği 421 katılımcıya uygulanmış ve dağılımın normal olmasından hareketle parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında elde edilen bulgulara göre ilkokul öğrencilerinin oyunu eğlenceli, öğretici, çoğunlukla park-bahçede ve arkadaşlarıyla oynanan, kurallı ve planlı bir etkinlik olarak algıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ilkokul öğrencilerinin algısına göre oyunun; kurallı ve uyum içerisinde olunan, mutlulukla ilişkili, öğretici ve sosyalleşmeyi sağlayan bir etkinlik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların bazı demografik verilerine göre farklılaşmalar incelenmiş ve çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Okul yöneticilerinin görüşlerine göre koronavirüs pandemi sürecinde eğitimin kaos kuramı ve hesap verebilirlik ilkesi bağlamında incelenmesi
Tuğçe Yarıcı
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilk Covid-19 pandemi vakasının görülmesiyle toplum hayatının birçok alanı bu kaotik süreçten ciddi anlamda etkilemiştir. Bu alanlardan ve sistemlerden birisi de eğitim olmuştur. Bu araştırmanın amacı, Covid-19 pandemi sürecinde okullarda yaşanılan süreçleri kaos kuramı bağlamında incelemek ve kaos ile kaosun sonuçlarını hesap verebilirlik ilkesinin alt boyutlarınca ortaya koymaktır. Çalışma nitel araştırma modelinde ve olgubilim (fenomenoloji) deseninde bir çalışma olup, bu çalışma çerçevesinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında Erzincan ili merkez ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapmakta olan 16 okul yöneticisi ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022STEM ve STEM temelli robotik etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin problem çözme ve üstbiliş becerilerine etkisi
Hatice Güven
Bu araştırma, STEM ve STEM temelli robotik kodlama etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin problem çözme ve üstbiliş becerilerine etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında 68 ortaokul öğrencisinden oluşan bir örneklem grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler "Problem Çözme Yeteneği Ölçeği" ve "Üstbiliş Beceriler Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma sürecinde öğretmenler tarafından öğrencilere 14 hafta boyunca STEM ve STEM temelli robotik kodlama eğitimi verilmiştir. STEM ve STEM temelli robotik etkinliklerin öğrenciler üzerindeki etkisini araştırmak için deney grubu ve kontrol grubuna, uygulama öncesi ön test, uygulama sonrası son test uygulanmış ve bu puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Nicel verileri destekleyici nitelikteki araştırmacı tarafından hazırlanan nitel veriler açık uçlu yarı yapılandırılmış görüşme formundan oluşmaktadır. Çalışmanın sonucunda STEM ve STEM temelli robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin problem çözemeyeceği ön yargısını kırdığı ve problemlere farklı bakış açılarını sürekli geliştirerek problem çözme becerilerini geliştirdiği belirtilmiştir. Yapılan hatalar düzeltilerek bir sonraki çözümün gerçekleştirildiği, özgüvenin arttığı, fen eğitimine olan ilginin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin etkinliklerde karşılaştıkları sorunları tespit etmek, hatalarından ders çıkarmak ve ürün tasarlama, problem çözme ve düşünme sürecinde adım adım ilerleme kaydettiklerini düşündükleri tespit edilmiştir. Bu bağlamda elde edilen sonuçlar, STEM ve STEM temelli robotik kodlama etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin problem çözme ve üstbiliş becerilerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mikrosimülasyon programı kullanılarak üretilen kent içi trafik koridoruna ait veriler ile makine öğrenmesi tahmin modellerinin oluşturulması
Fatih Ahmet Deniz
Günümüzde özel araç sahipliliğinin hızla artması nedeniyle trafik sorunları özellikle kent merkezlerinde ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu sorunlardan en önemlileri trafikteki gecikme süreleri ve buna bağlı olarak seyahat süresindeki artışlardır. Bu gecikmeler sonucunda yakıt tüketimi ve sera gazı salınımı artışı, ekonomik ve çevresel anlamda zararlara yol açmaktadır. Bu çalışmada, simülasyon verileri ile sentetik veriler üretilerek makine öğrenmesi modelleri oluşturulması hedeflenmiştir. Bu amaçla, Erzincan ili merkezindeki 7 kavşaktan oluşan bir trafik koridoru seçilerek, kavşak tipleri, sinyalizasyon süreleri, taşıt hacimleri ve şerit sayılarındaki değişikliklerin kombinasyonuyla 27.648 senaryo oluşturulmuş, AIMSUN trafik simülasyon programı kullanılarak modellenmiş ve simüle edilmiştir. Simülasyon sonucu tüm senaryolar için elde edilen toplam seyahat süresi, gecikme süresi ve IEM CO2 parametrelerine ait veriler ile makine öğrenmesi modelleri kurulmuştur. Modellerde oluşturulan Lineer Regresyon, Destek Vektör Makinesi, Karar Ağacı, Rastgele Orman, AdaBoost, Gradyan Artırma ve XGBoost algoritmalarının R2, MAE, MSE ve RMSE hata metriklerine göre performansları karşılaştırılmıştır. Ayrıca 27.648 senaryo içinden seçilen üç farklı senaryo ile algoritmalar kendi aralarında ve simülasyon sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Hata metriklerine göre başarılı modeller olarak gecikme süresi için Lineer Regresyon ve Destek Vektör Makinesi, IEM CO2 için XGBoost ve toplam seyahat süresi için Destek Vektör Makinesi ve XGBoost seçilmiştir. Bu modellerde incelenen katsayı değerlerine göre kavşak geometrisi ile otomobil trafik hacmi değişkenlerinin, üç parametre için de hayati öneme sahip olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada simülasyon verileri kullanımı ile sentetik veriler üretilerek başarılı makine öğrenmesi modellerinin kurulabileceği görülmüştür.
