Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşlerine göre yenilikçi düşünme becerilerinin incelenmesi
Şenay Kartal
Amaç: Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşlerine göre yenilikçi düşünme becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, öğretmen adaylarının yenilik tanımları, yenilikçilik özellikleri, kategorileri, yenilikçiliğin öğretilmesinin gerekçeleri, yenilikçiliği etkileyen unsurlar, çevresel etmenler, sosyal gruptaki roller, problem çözme yöntemleri, başvurulan kaynaklar ve yeni yöntem, düşünce ve arayışlar ele alınmıştır. Yöntem: Araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yenilikçi düşünme becerilerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak elde edilen veriler içerik analizi ile yorumlanmıştır. Çalışma Grubu: Araştırmada çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örneklem ve ölçüt örneklem yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmamızın çalışma grubunu Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim görmekte olan 13 kadın, 11 erkek toplam 24 gönüllü öğretmen adayı oluşturmaktadır. Sonuç: Bu araştırma sonucunda öğretmen adaylarının yeniliği tanımladıkları, yeniliğin eğitim-öğretimde gerekli olduğu, yeniliklere açık ve yeniliği benimsemiş oldukları tespit edilmiştir. Yenilikçilik kategorilerine göre öğretmen adayları yenilikçilik özelliklerini taşımaktadırlar. Problem çözmede farklı bakış açıları, alternatif yaklaşımlar ve yenilikçi düşünme becerisini kullanmaktadırlar. Yenilikçi düşünmede birçok yazılı, sanal, sözlü anlatım türleri ve uzman kişilerden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yenilik, Yenilikçi Düşünme, Beceri, 21. Yy. Becerileri, Sosyal Bilgiler, Öğretmen Adayı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Cerebrolysinin sıçanlarda cisplatinle indüklenen oksidatif beyin hasarına etkisi
Feryaz Hira
Giriş ve amaç: Sisplatin birçok kanser hastalığının tedavisinde yaygın kullanılan, platin türevi antikanser bir ilaçtır. Sisplatinin antikanser dozları beyin dokusunda ciddi hasara yol açmaktadır. Sisplatin ilişkili beyin hasarının patogenezinde oksidatif stres ve inflamasyonun rolu bilinmektedir. Sisplatine bağlı beyin hasarına karşı koruyucu etkisini araştıracağımız cerebrolysin, domuz beyinden türetilmiş nörokoruyucu ve nörotrofik etkili, düşük moleküler ağırlıklı peptidler ve amino asit içeren ilaçtır. Cerebrolysinin antioksidan ve antiinflamatuar etkilerinin olduğunu gösteren yeni veriler rapor edilmiştir. Literetür taramalarında, cerebrolysinin sisplatinle indüklenen oksidatif beyin hasarına karşı koruyucu etkisine ait bilgilere rastlanmamıştır. Bu nedenle çalışmamızın amacı, cerebrolysinin sıçanlarda sisplatinle indüklenen oksidatif beyin hasarına etkisini biyokimyasal ve histopatolojik olarak araştırmaktır. Materyal ve metot: Deneyde kullanılan albino wistar türü sıçanlar sağlıklı kontrol (SG, n=10), 2.5 mg/kg dozda sisplatin verilen (CIS, n=10) ve 2.5 ml/kg cerebrolysin + 2.5 mg/kg sisplatin (CCG, n=10) uygulanan gruplara ayrıldı. Cerebrolysin ve sisplatin intraperitoneal (ip) yoldan enjekte edildi. CIS ve SG gruplarına çözücü olarak distile su aynı yoldan veridi. Cerebrolysin, sisplatin ve distile su belirtilen doz ve hacimde günde bir defa 14 gün boyunca aynı yöntemle uygulandı. Bu süre sonunda, hayvanlar yüksek doz (50 mg/kg) tiopental anestezisi ile öldürüldü ve beyin dokuları çıkartıldı. Çıkarılan beyin dokularında malondialdehid (MDA), myeloperoksidaz (MPO), total glutatyon (tGSH), superoksid dismutaz (SOD), total antioksidan (TAS) ve total oksidan status (TOS) düzeyleri ölçüldü ve dokular histopatolojik olarak incelendi. Bulgular: MDA, MPO ve TOS düzeyleri sağlıklı ve cerebrolysin grubuna göre anlamlı yüksek (P<0.001) tGSH, SOD ve TAS düzeyleri ise düşük (P<0.001) bulunan sisplatin grubunun beyin dokusunda belirgin histopatolojik hasar tespit edilmiştir. Cerebrolysin grubunda ise histopatolojik hasarın minimum düzeyde olduğu saptanmıştır. Sonuç: Deney sonuçlarımız, cerebrolysinin sisplatine bağlı oksidatif beyin hasarının tedavisinde yararlı olabileceğini işaret etmektedir. Anahtar Kelimler: Beyin, Cerebrolysin, Oksidatif Stres, Oksidan, Antioksidan
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Cerebrolysinin sıçanlarda sisplatinle indüklenen oksidatif optik sinir hasarına etkisi
Burak Sarıkaya
Cerebrolysinin Sıçanlarda Sisplatinle İndüklenen Oksidatif Optik Sinir Hasarına Etkisi Giriş ve amaç: Sisplatin erişkinlerde ve çocuklarda birçok malign hastalığın tedavisinde kullanılan platin türevi genis spektrumlu antikanser bir ilaçtır. Sisplatinin hastalarda antikanser etki oluşturan dozları, sağlıklı doku ve organlar üzerinde toksik etki oluşturmaktadır. Sisplatin ilişkili önemli toksik etkilerden birinin optik nöropati olduğu ifade edilmektedir ve tedavinin sonlandırılmasına neden olmaktadır. Literetürlerde, sisplatin tedavisi esnasında, antioksidan azalmasına, reaktif oksijen türlerinin (ROS) artmasına ve hücre hasarı ile sonuçlanan lipidperoksidasyonuna (LPO) yol açmaktadır. Literetürlerden edinilen bilgiler, sisplatin ilişkili optik sinir hasarının tedavisinde antioksidan ve nörotrofik ilaçların yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızda, sisplatine bağlı oksidatif optik sinir hasarına karşı koruyucu etkisini araştıracağımız cerebrolysin, domuz beyin dokusundan elde edilen düşük molekül ağırlıklı peptidler ve aminoasitlerin bir karışımı olup, potansiyel nöroprotektif ve nörotrofik özelliklere sahiptir. Nöroprotektif ve nörotrofik etkisini antioksidan aktivitesi ile ilişkilendiren çalışmalar bulunmaktadır. Edinilen bu bilgiler cerebrolysininsisplatinle indüklenen oksidatif optik sinir hasarının tedavisinde yararlı olabileceğini ortaya koymaktadır. Literetürlerde, cerebrolysininsisplatin ilişkili oksidatif optik sinir hasarına etkisini araştıran klinik ve preklinik çalışmalara rastlanmadı. Bu nedenle, çalışmamızın amacı, cerebrolysinin sıçanlarda sisplatinle oluşturulan oksidatif optik sinir hasarına etkisini biyokimyasal ve histopatolojik olarak araştırmaktır. Materyal ve metot: Albino Wistar türü sıçanlar deney öncesi sağlıklı (SG), tek başına 2,5 mg/kg sisplatin verilen (CIS) ve 2,5 ml/kg cerebrolysin + 2,5 mg/kg sisplatin (CCG) uygulanan gruplara ayrıldı. CCG (n=10) hayvan grubuna 2,5 ml/kg dozda cerebrolysinin hazır solusyonuintraperitoneal (ip) yoldan enjekte edildi. CIS (n=10) ve SG (n=10) grubuna ise çözücü olarak distile su aynı hacimde ip yoldan sevk edildi. Cerebrolysin ve distile su uygulandıktan bir saat sonra CCG ve CIS hayvan gruplarına sisplatin 2,5 mg/kg dozda ip yoldan enjekte edildi. Sisplatin ve distile su belirtilen doz ve hacimde günde bir defa 14 gün boyunca aynı yöntemle uygulandı. Bu süre sonunda, yüksek doz (50 mg/kg) tiopental anestezisi ile öldürülen hayvanların optik sinir dokuları çıkartıldı. Daha sonra çıkarılan optik sinir dokularında malondialdehid (MDA), myeloperoksidaz (MPO), total glutatyon (tGSH), superoksiddismutaz (SOD), total antioksidan status (TAS) ve total oksidanstatus (TOS) düzeyleri ölçüldü. Dokular histopatolojik olarak incelendi. Bulgular: Biyokimyasal deney sonuçlarımız, sisplatin uygulanan CIS grubu hayvanların optik sinir dokusunda MDA, MPO ve TOS düzeylerinin sağlıklı ve cerebrolysin uygulanan grubuna göre anlamlı (p<0,0001) yüksek, tGSH, SOD ve TAS düzeylerinin ise anlamlı (p<0,0001) düşük olduğunu göstermiştir. Sonuç: Deney sonuçlarımız, cerebrolysinin sisplatine bağlı oksidatifoptik sinir hasarının tedavisinde yararlı olabileceğini işaret etmektedir. Anahtar Kelimler: Sinir, Optik Sinir Hasarı, Cerebrolysin, Oksidatif Stres, Oksidan, Antioksidan
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim202012 Eylül 1980 Askeri Darbe sürecinde Erzincan yerel basınına yansıyan siyasal gelişmeler (Öz Erzincan, Erzincan'ın Sesi ve Birlik gazeteleri özelinden)
Murat Yaşar Şengül
Kamuoyu oluşturularak, sorunların ilgililere duyurulmasında ve bölgenin tanıtılmasında etkili olan yerel basın; il, ilçe veya belli bir bölgede doğmuş olsa da ulusal basının en büyük kaynağı ve dayanağı olmuştur. Yerel basın sayesinde ülke ve dünya gündeminden haberdar olduğumuz gibi, bölgenin ekonomi, sağlık, eğitim, sosyal ve özellikle siyasî özellikleri hakkında da bilgi sahibi oluruz. 1980 Askeri Darbe sürecinde her alanda yaşanan baskı, basın alanında da kendini fazlasıyla hissettirmiş; sansür, kapatma ve yasaklamalarla basın kontrol altında tutulmuştur. Bu baskı ortamından fazlasıyla etkilenen basın, tarafsızlığını yitirmiş, bir anlamda, darbecilerin yayın organı haline gelmiştir. Bu çalışmada, 12 Eylül 1980 Askeri Darbe Sürecinin, 1980 yılında Erzincan Yerel Basınına (Öz Erzincan, Erzincan'ın Sesi ve Birlik Gazeteleri) siyasal yansımaları üzerinde durduk. İlk sayısı 2 Nisan 1953 Perşembe çıkarılan Öz Erzincan gazetesinin 1 Ocak 1980 - 26 Aralık 1980 tarihleri arasındaki döneme ilişkin verilerin bulunduğu 312 sayı; 25 Şubat 1974 Pazartesi çıkarılmaya başlayan Erzincan'ın Sesi gazetesinin 1 Ocak 1980 - 27 Aralık 1980 tarihleri arasındaki döneme ilişkin verilerin bulunduğu 235 sayı; 19 Mayıs 1958 Pazartesi gününden itibaren Fırat adıyla çıkarılırken, 8 Ağustos 1961 Salı'dan itibaren Birlik adıyla çıkarılan Birlik gazetesinin 1 Ocak 1980 – 30 Eylül 1980 tarihleri arasındaki döneme ilişkin verilerin bulunduğu 229 sayısı olmak üzere, toplam 776 sayı incelenmiştir. Günlük, siyasi olarak çıkarılan Öz Erzincan, Birlik ve Erzincan'ın Sesi gazeteleri, ekonomik zorluklar ve kâğıda yapılan zamlardan sonra 1980 Ekim ayında birleşerek, Öz Erzincan gazetesinde yayın yapmaya başlarken, diğer 2 gazete ise haftalık çıkmaya devam etmiştir. Bu çalışmanın amacı; basın-siyaset ilişkisinden hareketle, öncesi ve sonrasıyla 12 Eylül 1980 Askeri Darbesinin, 1980 yılında Erzincan'da faaliyet gösteren Öz Erzincan, Erzincan'ın Sesi ve Birlik gazetelerine siyasi yansımalarını ortaya koymaktır. Bu amaçla, 12 Eylül darbe sürecinde, 1980 yılında Erzincan'da çıkarılmış olan bu 3 gazetenin, toplam 776 sayının tüm nüshaları incelenerek, birbirleriyle karşılaştırılmış, darbeden önceki 9 ve sonrasındaki 3 aylık sürecin Erzincan'a yansımaları doküman incelemesi yoluyla ortaya konulmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Korozyona maruz kalmış betonarme kolonların yapısal davranışlarının incelenmesi
Alper Çelik
Betonarme elemanlarda oluşan donatı korozyonu sebebiyle, yapıların hedeflenen performans seviyeleri olumsuz yönde etkilenmektedir. Donatı kesit alanında azalma, korozyon ürünlerinin hacimsel genişlemesi ile betonun çatlaması, beton ve donatı arasındaki aderans kuvvetinin azalması korozyonun betonarme elemanlarda neden olduğu başlıca olumsuz etkilerdendir. Paslanmış betonarme kolonların yapısal performanslarının doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için yapılan araştırmalar bu bağlamda halen önemini korumaktadır. Gerçekleştirilen bu tez çalışması kapsamında yüksek seviyelerde donatı korozyonunun, betonarme kolonların yapısal davranışları üzerine etkisini incelemek üzere 5 adet betonarme kolonu deneye tabi tutulmuştur. Bir adet betonarme kolon, referans numunesi olarak korozyona maruz bırakılmamış olup diğer numunelere paslandırma havuzunda farklı seviyelerde hızlandırılmış korozyon süreci uygulanmıştır. Paslandırma sürecinin ardından numuneler üzerinde korozyon sebebiyle meydana gelen birincil çatlak genişlikleri mikroskop yardımıyla ölçülerek çatlak haritaları oluşturulmuştur. Elde edilen çatlak genişlik değerleri ile literatürde birincil çatlak genişliklerinden korozyon oranını tahmin eden ampirik modellerin doğrulaması yapılmıştır. Betonarme kolon numuneleri sabit eksenel yük altında, artırımsal tersinir tekrarlanır yanal yük uygulanarak teste tabi tutulmuştur. Yükleme deneylerinden sonra numuneler kırılarak boyuna donatılar ve sargı donatıları çıkarılmış ve mekanik olarak korozyon artıklarından temizlenmiştir. Donatıların son kütleleri hassas terazi ile kayıt altına alınarak numunelerin gerçek korozyon oranları hesaplanmıştır. Elde edilen tüm deneysel verilerin ışığında korozyona maruz kalmış betonarme kolonların sismik performans seviyelerinin belirlenmesi için enerji bazlı ampirik modeller önerilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Öklid uzayında Mannheim eğrileri ve spinorlar
Zeynep İsabeyoğlu
Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş kısmı için ayrılmıştır. Bu bölümde literatür bilgisine yer verilmiştir. İkinci bölümde bu tezin temelini oluşturan Öklid uzayında bazı tanım ve teoremler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise öncelikle üç boyutlu Öklid uzayında Mannheim eğri çifti tanıtılmıştır. Ayrıca, bu eğri çiftinin bazı karakterizasyonları verilmiştir. Daha sonra, spinorlar cebiri kısaca tanıtılıp üç boyutlu Öklid uzayındaki eğrilerin spinor formülasyonu verilmiştir. Dördüncü bölüm bu tezin orjinal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde, üç boyutlu Öklid uzayında Mannheim eğri çiftinin Frenet vektörlerinin spinorlar cinsinden ifadesi araştırılmıştır. Ayrıca, Mannheim eğrisi ve Mannheim partner eğrisine karşılık gelen spinorlar arasındaki ilişkiler teoremlerle verilmiştir. Ek olarak, Mannheim eğri çiftine karşılık gelen spinorların geometrik yorumları verilmiştir. Daha sonra, Mannheim eğrisi helis olarak göz önüne alınmıştır ve bu durumdaki spinor formülasyonu araştırılmıştır. Son olarak, bir örnek verilmiştir. Beşinci bölüm ise sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mannheim Eğri Çifti, Öklid Uzayı, Spinorlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Nurettin Topçu'nun Türkiye'nin Maarif Davası isimli eserinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Muhammet Sefa Aksakal
Son yıllarda birçok araştırmaya konu olan değerler eğitimi Türkiye'de hâla uygulama açısından tam anlamıyla amacına ulaşmış değildir. Bu çalışmadaki başlıca amaç hem Nurettin Topçu'nun millî ve manevî yönden günümüz değerler eğitimine yansıttığı fikirleri görebilmek hem de bu fikirlerin Türkiye'de uygulanan değerler eğitimi programına dâhil edilebilirliğini ve uygulanabilirliğini gösterebilmektir. Bu çalışmada Nurettin Topçu'nun "Türkiye'nin Maarif Davası" isimli eserindeki değerler incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. İlk olarak bu çalışmada ele alınan değerlerin eserde var olup olmadığı tespit edilmiştir. Türk Milli Eğitiminin Genel Amaçları ve Milli Eğitim Temel Kanunu, ilköğretim kapsamındaki Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (2018), Türkçe Dersi Öğretim Programı (2018), Ortaöğretim Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı (2018) dâhil olmak üzere ele alınan değerlerden, üzerinde sıklıkla durulan on bir adet değer ayrıştırılarak değerler listesi çıkarılmıştır. Değer sınıflandırması yapıldıktan sonra eserde geçen değerler, bu değerler listesine göre dizilmiş, yorumları ve sayfa numaralarıyla birlikte verilmiştir. Son olarak eserde incelenen değerlerin hangi sıklıkla geçtiği ve var olan değerler içindeki yüzdelik dilimleri grafik ve tablolardan yararlanılarak aktarılmıştır. Araştırma sonucunda Nurettin Topçu'nun bu eserindeki değerlerin günümüzdeki değerlerle büyük oranda örtüştüğü görülmüştür. Eserde en fazla saygı (hürmet), merhamet, adalet ve fedakârlık değerleri tespit edilmiştir. Cömertlik, dürüstlük, eşitlik, iş birliği gibi değerlerin daha az sıklıkla işlendiği tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara dayanarak Nurettin Topçu'nun "Türkiye'nin Maarif Davası" isimli eseri "Değerler Eğitimi" konusunda yararlanılacak kaynaklar arasında sayılabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020İslam'ın mahremiyet algısı ışığında mahremiyet eğitiminin çocuk cinsel istismarını önlemedeki rolü
Nagehan İpek
Çocuk cinsel istismarı tüm dünya çocuklarının, tüm gelişim evreleri açısından ciddi tehlikeleri olan bir durumu ifade etmektedir. Arz ettiği önemden yola çıkarak bu tehlikenin büyüklüğü ve alınması gereken tedbirler noktasında farklı fikirler ortaya konulmuştur. Bu çalışmanın amacı birbirini güçlü bir şekilde destekleyen İslam'ın mahremiyet algısı ile seküler anlamda mahremiyet eğitiminin uygulanmasının alınacak tedbirler arasında önemli bir rolü olduğunu ortaya koymaktır. Bu çalışmada İslam'ın mahremiyet algısı bağlamında söz konusu eğitimin çocuk cinsel istismarını önlemeye yönelik etkili yöntemlerden biri olduğuna vurgu yapılırken İslam dininin, din eğitiminin ve modern bilimin kaynaklarından faydalanılmıştır. Tüm bilgiler bir arada değerlendirildiğinde İslam'ın doğru yorumlanması şartıyla mahremiyete dair sunmuş olduğu çözüm önerilerinin, çocuk cinsel istismarını önlemek amacıyla verilmesi gereken mahremiyet eğitimini destekleyen çok değerli bilgileri içerdiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Din Eğitimi, Eğitim, Mahremiyet Eğitimi, Çocuk, İstismar, Çocuk İstismarı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Atatürk Dönemi Erzincan valileri
Ömer Faruk Kayser
Bu çalışmada, Atatürk dönemi boyunca, Erzincan ilinde valilik yapmış olan sekiz valinin biyografileri, doğumdan ölüme kadar olan hayatları, memuriyet dönemleri, Erzincan valilikleri döneminde yapmış oldukları icraatlar ele alınmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020İbnü'l-Esîr'in el-Kâmil fî't-Târîh adlı eserinde Selçuklular ve Moğollar
Ömer Faruk Şahin
İslam dünyasının en gelişmiş ilimlerinden biri şüphesiz ki tarihtir. İbnü'l-Esir'in incelediğimiz eseri el-Kâmil fî't-Târîh, aynı zaman da"Târîh'ül Kâmil" olarak da bilinmektedir. Müellifimizin yaşadığı bölgenin yaklaşık bir asıra yakın tarihi bir geçmişi nedeniyle başta Türk tarihi olmak üzere Selçuklu ve Moğol tarihi hakkında verdiği bilgiler doğrultusunda birinci elden kaynak teşkil etmektedir. Hazırlamış olduğumuz bu çalışmadan bahsedecek olursak, eser beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler konu bütünlüğü açısından incelenmiş ve dönemlerin siyasi, sosyal ve kültürel açıdan değerlendirilmesi yapılmıştır. Birinci bölümde Selçuklular, ikinci bölümde Selçuklu Atabeylikleri, üçüncü bölümde Harezmşahlar, dördüncü bölümde Eyyubiler ve son olarak beşinci bölümde Moğollar hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma temel açıdan müellifimizin vermiş olduğu bilgiler ile aynı hususta yazılmış diğer eserler de geçen bilgiler karşılaştırma yapılmak suretiyle incelenmiştir. İbnü'l-Esir'in yazmış olduğu eserlerinde vermiş olduğu bilgilerde tarafsız bir şekilde yorumlamada bulunmuş olmakla beraber ana kaynak açısından müellifimiz güvenilir ve sağlam bir kaynaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Ergenlerde siber zorbalık ve mağduriyet durumlarının, başa çıkma ve aleksitimi açısından incelenmesi
Alican Kaya
Bu çalışmanın amacı, ergenlerinde siber zorbalık ve mağduriyet durumlarının başa çıkma ve aleksitimi açısından incelemektir. Araştırma grubu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ağrı ilinde öğrenim görmekte olan, 207'si kız 213'ü erkek olmak üzere, 420 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında "Siber Zorbalık ve Mağduriyet Ölçeği", "Başa Çıkma Ölçeği" , "Aleksitimi Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada sırasıyla betimsel istatistiksel ölçüleri (frekans ve yüzdeleri), doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan araştırmada; ergenlerin başa çıkma stratejilerinin siber zorbalık, mağduriyet ve aleksitimi durumlarını anlamlı bir düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu araştırma sonucunda, aleksitimi düzeyinin siber zorbalık ve mağduriyet durumlarını anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Programlama öğretimine yönelik bir içerik analizi
Faruk Konan
Teknolojinin gerçek hayat ihtiyaçlarına katkıda bulunduğu çağımızda, 21. Yüzyıl öğrenme becerilerinin bireysel kazanıma dönüştürülmesi oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı 2009 -2019 yılları arasında programlama öğretimi konusunda çeşitli dergilerde yayınlanan araştırmaları inceleyerek; programlama eğitiminin son on yılda nasıl geliştiğini ortaya koymak ve gelecekte bu alanla ilgili yapılacak çalışmalara yol göstermektir. Bu amaç doğrultusunda belirlenen 94 makale; demografik özellikleri ve araştırma boyutları yönünden de incelenmiştir. Programlama eğitimi konusunda yapılan ve farklı indesklerde yayımlanan ulusal ve uluslararası yayınların incelendiği bu araştırmada veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Bulgulara göre programlama eğitimi ile ilgili çalışmalar son yıllarda artış göstermektedir. Bu alanla ilgili yapılmış nicel araştırmaların daha fazla incelendiği ve referans gösterildiği, alan yazın derleme ve karma yöntem daha az tercih edildiği görülmüştür. Anahtar kelimelerin çoğunluğu nicel araştırma yöntemlerinde kullanılmıştır. Nicel araştırmalarda, diğer yöntemlere nazaran daha çok veri toplama aracı kullanılmış ve bunların çoğunluğu ölçek/anketten oluştuğu dikkat çekmiştir. Çalışmalarda en çok görsel/blok kodlama uygulamaları ile karşılaşıldığı görülmüştür. Araştırma amaçlarının da programlama eğitimine yönelik öğrenci durumlarının tespitine yoğunlaştığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak programlama eğitimi ile ilgili çalışmalara olan ilginin yıllar içerisinde arttığı, bu konuda özellikle nicel çalışmalara ağırlık verildiği dikkat çekmiştir. Bu araştırmaların devamında yeni teknolojilerin programlama eğitimine entegre edilmesi ve araştırılan alanların eksik olan kısımlara odaklanması gerektiği önerilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Fen bilgisi öğretmen adaylarının hücre bölünmesi ve kalıtım konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi
Esra Kurt
Araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının, fen bilgisi dersinde hücre bölünmesi ve kalıtım konusunda, bu kavramlarla ilgili olarak yanılgılarının olup olmadığının belirlenmesi, kavram yanılgılarının sebepleri ve giderilmesi için yapılması gerekenler hususundaki çalışmaları gözlemlemektir. Çalışma 2019-2020 Eğitim-Öğretim güz yarıyılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi'nde yapılmıştır. Araştırmaya Fen bilgisi öğretmenliği 1., 2., 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 157 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada Adıgüzel (2006) tarafından geliştirilen değerlendirme testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının mitoz bölünmenin fonksiyonları, diploit ve haploit hücrelerin özellikleri ve mitoz ile mayoz hücre bölünmesinin ortak özellikleri konularında kavram yanılgılarına sahip olduğu çeşitli değişkenler göz önüne alınarak tespit edilmiş olup bu yanılgıların giderilmesi için yapılması gereken çalışmaların neler olduğu konusunda öneriler sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Fen bilgisi öğretmen adaylarının stem etkinlikleri ve stem temelli robotik etkinliklerinin hipotetik- yaratıcı akıl yürütme becerisi, yaşam boyu öğrenme ve yapılandırmacı öğrenme gelişimine etkisinin incelenmesi
Hatice Çalik
Bu araştırma, basit malzemelerle gerçekleştirilen STEM etkinlikleri ve STEM temelli robotic etkinliklerinin fen bilimleri öğretmen adaylarının; hipotetik-yaratıcı akıl yürütme becerisi, yaşam boyu ve yapılandırmacı öğrenme gelişimi üzerine etkisi olup olmadığını tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören 31 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarının hipotetik-yaratıcı akıl yürütme becerisi, yaşam boyu öğrenme ve yapılandırmacı öğrenme değişimi belirlemek amacıyla zayıf deneysel desenlerden biri olan tek gruplu ön-test son-test modeli kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesinde "hipotetik-yaratıcı akıl yürütme becerisi, yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve yapılandırmacı öğrenme ortamı" ölçekleri kullanılmıştır. Nitel verilerin elde edilmesinde ise araştırmacı tarafından oluşturulan açık uçlu "Yarı yapılandırılmış mülakat formu" kullanılmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen STEM etkinlikleri sonrasında öğrencilerin duygu ve düşünceleri belirlemesi amacıyla öğrencilere yansıtıcı günlük uygulanmıştır. 14 hafta boyunca adaylara STEM ve STEM temelli robotik eğitimleri verilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda; hipotetik-yaratıcı akıl yürütme becerisi, yaşam boyu öğrenme ve yapılandırmacı öğrenme eğilimlerine yönelik ön test ve son test puanları karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir. Nitel verilere göre ise etkinliklerin öğretmen adaylarının düşünme becerileri, motivasyon, grup çalışmaları ve sorumluluk alma becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Yansıtıcı günlük verilerinde ise öğretmen adaylarının STEM etkinliklerini faydalı, eğlenceli ve ilgi çekici bulduğu gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Basit malzemelerle gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin öğrencilerin girişimcilik ve öz düzenleme becerileri üzerine etkisi
Meryem Meral
Bu araştırma, basit malzemelerle gerçekleştirilen girişimcilik temelli STEM eğitimini nortaokul öğrencilerinin girişimcilik ve öz düzenleme becerileri üzerine herhangi bir etkisi olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında 8.sınıfta öğrenim görmekte olan 20 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin girişimcilik ve öz düzenleme becerilerinde değişim olup olmadığını ortaya koymak maksadıyla zayıf deneysel desenlerden biri olan tek gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde "Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Ölçeği", "Algılanan Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır.Nitel verilerin elde edilmesinde ise araştırmacı tarafından oluşturan açık uçlu "Yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır.Ayrıca öğrencilerin gerçekleştirilen STEM etkinliklerine dair duygu ve düşüncelerinin belirlenmesi amacıyla her etkinlik sonrasında öğrencilere yansıtıcı günlük uygulanmıştır. 8 hafta süre ile öğrencilere basit malzemelerden oluşan etkinliklerle desteklenen girişimcilik temelli STEM eğitimi verilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin girişimcilik ve öz düzenleme becerilerinin ön ve son test puanları karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde bir farklılık oluşmadığı ancak girişimcilik becerileri ile ilgili olan nitel verilere göreetkinliklerin, öğrencilerin sosyal beceriler, grup çalışması, liderlik ve ön plana çıkma eğilimibecerileri üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu gözlenmiştir. Öz düzenleme becerileri ile ilgili olan nitel verilerde ise yeniliklere açık olma ve öz yeterlilik kavramlarına ilişkin son test lehine gelişme gözlenmiştir. Ayrıca yanstıcı günlüklerden elde edilen bulgulara bakıldığında ise öğrencilerin genelinin STEM etkinliklerini ilgi çekici, eğlenceli ve faydalı bulduğu gözlenmiştir. 2020, 137 Sayfa Anahtar Kelimeler: STEM etkinlikleri, Girişimcilik, Öz düzenleme
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Erzincan' da mevcut binaların bölgesel afet risk dağılımının belirlenmesi
Ayşe Başgöze
Ülkemiz önemli deprem kuşağı üzerinde yer almakta olup, nüfusun çoğu deprem tehlikesi altında yaşamaktadır. Günümüze kadar meydana gelmiş depremler, oluşan can ve mal kayıpları bunun en büyük göstergesidir. Ülkemizin sismik olarak en aktif bölgelerinden biri olan Erzincan ili tarihsel süreçte birçok yıkıcı depremlere maruz kalmıştır. 1939 Erzincan'da meydana gelen deprem şiddeti ve doğurduğu hasar sonuçları ile Anadolu coğrafyasının en büyük depremlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. 1939'da meydana gelen depremin ardından Erzincan afet yerine dönüşmüş, kent başka bir alanda yeniden inşa edilmiştir. 13 Mart 1992'de kentte yıkıcı bir deprem daha meydana gelmiş, yüzlerce bina hasar almış veya yıkılmıştır. Depremin meydana getirdiği bu durum kent yerleşimindeki mevcut yapı stokunun yapısal olarak irdelenmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu kapsamda çok sayıda bina hızlı ve ekonomik olarak değerlendirilmesi için hızlı tarama yöntemine ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmada ODTÜ tarafından geliştirilen, hızlı tarama yöntemlerinden biri olan birinci kademe (sokaktan tarama) değerlendirme yöntemi uygulanmıştır. Bu çerçevede belirlenen alanlarda tüm betonarme konut yapıları sokaktan tarama yöntemi ile değerlendirilmiş ve elde edilen sonuçlarla bina performans puanları hesaplanmıştır. Böylelikle binaların deprem riskine karşı öncelik sıralamaları belirlenmiştir. Çalışma yapılan alanlarda "Erzincan (Merkez) Belediyesinin İmar Planına Esas Jeolojik/Jeoteknik Etüt Raporu"'nda yer alan zemin etüt çalışmaları ile oluşturulmuş raster haritalar ArcGIS programında sayısallaştırılarak çalışmada altlık olarak kullanılmıştır. Saha ve zemin etüt çalışmalarından elde edilen veriler birleştirilerek risk haritaları oluşturulmuştur. Bu tez ile kent yerleşimindeki binalar afet riski yönünden değerlendirilerek bölgesel ölçekte bir envanter oluşturulmuştur. Yerel yöneticiler tarafından yürütülecek olan afete hazırlık strateji ve planlamalarında bilgi tabanının oluşturulmasına ve afet kaynaklı zarar azaltma çalışmalarına altlık oluşturması hedeflenmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Bina bilgi modellemesi yoluyla dış duvar enerji performans değerlendirmesi: Erzincan'da bir konut örneği
Meryem Şeyma Aydın
Sanayi devrimi ile başlayan ve 20 yy' da gelişerek büyümeye devam eden teknolojik ilerlemeler nedeniyle enerjiye duyulan ihtiyaç günden güne artmaya devam etmektedir. Enerji ihtiyacını karşılamak adına tüketilen birincil-tükenebilir enerji kaynaklarının rezervi de hızla tükenmektedir. Türkiye'de enerji kaybının büyük bir çoğunluğu, binaların yapımı, işletim süreci, iç konfor şartlarının optimum seviyeye getirilmesi için tüketilen ısıtma, soğutma, havalandırma ve aydınlatma gibi sistemlerde kullanılmaktadır. Enerji probleminin çözümü için bina sektörü önemli bir rol üstlenmektedir. Bina Bilgi Modellemesi-BIM araçları, enerji etkinliği bakımdan birçok tasarım alternatifinin değerlendirilmesini, maliyet ve zamanın geleneksel metotlara göre etkin kullanılmasını sağlamaktadır. BIM programları, tasarımın sonunda değil tasarımın en erken safhasından itibaren projenin her aşamasına dâhil edilmelidir. Bu tez çalışmasında, bina kabuğunda yer alan ve yapılan literatür araştırmaları sonucunda yapı kabuğunda en fazla enerji tüketimine sebebiyet verdiği anlaşılan tasarım parametresi olan duvar parametresi alternatifleri oluşturulmuştur. Soğuk iklim bölgesinde bulunan Erzincan ilindeki bir konut projesinde duvar senaryoları Autodesk Revit 2021 kullanılarak oluşturulmuş, oluşturulurken ana strüktür malzemesi, katmanlaşma ve yalıtım malzemesi değişkenleri kullanılmıştır. Enerji performans analizleri ise Revit' in eklentisi olan Green Building Studio' da yapılmıştır. Oluşturulan alternatif duvar senaryoları yıllık ısıtma yükü, yıllık enerji tüketimi, yıllık ısıtma yükü maliyeti ve yıllık karbon emisyonu göstergelerine göre değerlendirilmiştir. Duvar parametresindeki değişkenler dikkate alınarak en iyi ve en kötü enerji performansına sahip duvar senaryoları belirlenmiş ve analiz sonuçları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: BIM, Duvar, Enerji etkinliği, Enerji performans analizi, Revit
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020İçme suyu şebekelerinde oluşan su kayıp ve kaçakları belirlemek için kullanılan SCADA sisteminin değerlendirilmesi: Erzincan İli örneği
Oğuz Bulut
Hızlı nüfus artışı, kentleşme, bilinçsiz su kullanımı, çevre kirliliği ve iklim şartlarındaki değişim gibi nedenler su tüketimini arttırmakta ve su doğada döngüsünü tamamlamadan tüketilmektedir. Bu durum su üreticilerini, artan su talebi ve giderek azalan kaynaklar karşısında yeni kaynak arayışına yöneltmiş fakat kaynak arayışının maliyetinin yüksek oluşundan dolayı su üreticileri çok yüksek miktarlarda olan kayıp su oranlarının azaltılması ve su kaynaklarının daha planlı ve verimli bir şekilde kullanılmasını amaçlamışlardır. Bu da içme suyu dağıtım şebekelerinde meydana gelen su kayıplarını minimum düzeye indirilmesi ile tam olarak sağlanacaktır. Bu çalışmada, Erzincan ili Ocak 2014-Ocak 2020 yılları arasındaki içme suyu verileri incelenerek içme suyu dağıtım sistemine 2018 yılı Mart ayında içme suyunu kontrol etmek için yerleştirilen SCADA (Supervising Control and Data Acquisition: Veri Tabanlı Kontrol ve Gözetleme)sistemi ile sistem öncesi ve sonrası içme suyu verileri ele alınarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Öncelikle Ocak 2014-Mart 2018 tarihleri arasındaki SCADA öncesi üretilen su miktarı ile belediye su işlerinden alınan aboneler tarafından tüketilen su verilerinin su dengesi tablosuna aktarılması sonucu analiz edilmiş ve gerçek su kayıp oranlarının tahmini yapılmıştır. Yapılan bu tahmin sonucunda SCADA öncesi toplam fiziksel ve idari kayıp su oranı %64,46 iken fiziksel su kayıp oranı ise %27,89 olarak tespit edilmiştir. Mart 2018-Ocak 2020 tarihleri arasında içme suyu şebeke hattı üzerinde SCADA otomasyon sistemi kurulması ile SCADA sistemi üzerinden üretilen su miktarı ile belediye su işlerinden alınan aboneler tarafından tüketilen su verilerinin su dengesi tablosuna aktarılması sonucu analiz edilmiş fiziksel ve idari kayıp su oranı % 36,53 iken fiziksel su kayıp oranı ise % 13,64 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlara göre SCADA otomasyon sistemi ile birlikte kısa bir süre içerisinde su kayıplarının minimum seviyeye yaklaştığı gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler:Hat basıncı,SCADA,Su akımı değerleri, Su kaçakları,Su kayıpları
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020STEM etkinliklerinin yedinci sınıf mülteci öğrencilerin okula yönelik aidiyetlerine ve tutumlarına olan etkisinin incelemesi
Şeyma Güvenç
Bu araştırmada STEM etkinliklerinin yedinci sınıf mülteci öğrencilerin okula yönelik aidiyetlerine ve tutumlarına olan etkisinin incelemesi incelenmiştir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep iline bağlı bir devlet ortaokulunda, 2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde 7.sınıfta öğrenim gören 32 Suriyeli mülteci öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada 8 etkinlik Bilim Uygulamaları dersinde toplam 10 haftalık süreçte gerçekleştirilmiştir. "Çocuk ve Ergenler İçin Okula Bağlanma Ölçeği ve Okula Yönelik Tutum Ölçeği" ön test ve son test uygulanmıştır. Ayrıca mülteci öğrencilerin okula yönelik aidiyet ve tutumlarını betimlemek amacıyla STEM etkinlikleri gerçekleştirilmiştir. STEM etkinliklerinin etkisini tespit etmek için "STEM Eğitimi Yansıtıcı Günlük Formu, STEM Eğitimi Mülakat Formu ve Öğretmen Mülakat Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından, nitel verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen nicel veri sonuçları ön test –son test puanları arasında; 'Çocuk ve Ergenler İçin Okula Bağlanma Ölçeği' genel olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Okula Yönelik Tutum Ölçeğin 'de ise "Kişisel Gelişim Engeli Olarak Okul" alt boyutunda anlamlı farklılık görülmüştür. Sonuç olarak; yapılan STEM etkinliklerin Suriyeli mülteci öğrencilerin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı, öğrencilerin etkinlikleri yaparken eğlenerek öğrendikleri, grup çalışması yapmayı öğrendikleri, iletişim becerilerine katkı sağladığı, merak duygusu oluştuğu, derse ve öğretmene olan tutumlarını geliştirdiği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Atık malzemelerle yapılan STEM etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin çevresel farkındalık ve geri dönüşüm algısına etkisi
Cemile Doğru
Bu araştırma, atık malzemelerle yapılan tasarım temelli STEM etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin çevresel farkındalıkları ve geri dönüşüm algıları üzerine bir etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında 6.sınıfta öğrenim görmekte olan 22 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin çevresel farkındalıklarında değişim olup olmadığını ortaya koymak maksadıyla zayıf deneysel desenlerden biri olan tek gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde "STEM Tutum Ölçeği", "Çevresel Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında ise araştırmacı tarafından oluşturan açık uçlu "Yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılmıştır. Etkinliklerden öncesinde ve sonrasında "Çevre… benzer, çünkü…" ve "Geri Dönüşüm… benzer, çünkü…." şeklinde iki soruluk cümle tamamla testi uygulanmıştır. 8 hafta süre ile öğrencilere atık malzemelerden oluşan etkinliklerle yapılan tasarım temelli STEM eğitimi verilmiştir. STEM tutum ölçeğinden aldıkları ön test son test puanları karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde farklılık oluştuğu görülmektedir. Nitel verilerde ise çevresel farkındalığın geliştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç Çevresel Farkındalık Ölçeğinden ulaştığımız sonucu desteklemektedir. Geri dönüşüm algısı için nitel veriler incelendiğinde ise; öğrencilerin algıları olumlu yönde artmaktadır. Ayrıca öğrencilerin hemen hemen hepsinin STEM etkinliklerini sevdikleri, zevkli ve yararlı buldukları gözlemlenmiştir.
