Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Pre-obez/ obez bireylerde non-alkolik karaciğer yağlanmasında adropin ve irisinin rolü
Yaprak Şule Örek
Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH), obezite ve Tip 2 diyabetes mellitus hastalarında daha yüksek oranda olmakla beraber sağlıklı kişilerde de görülebilen, metabolik sendromun hepatik görünümü olarak kabul edilen bir hastalıktır. Hastalığın patojenezi ile ilgili hala bir netlik yoktur ve günümüzde çalışmalar enerji homeostazında etkili yeni hormonlar üzerinde durmaktadır. Adropin karaciğer ve beyinde eksprese edilen enerji homeostazıyla ilişkili genler tarafından kodlanan bir hepatokindir. İrisin ise özellikle iskelet kasında egzersize yanıt olarak salınan bir miyokindir. Bu çalışmada NAYKH olan preobez ve obez erişkinlerde serum adropin ve irisin düzeylerinin hepatosteatoz ile ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Toplamda 89 birey şu şekilde dört gruba ayrıldı: Grup 1; Sağlıklı ve normal kilolu bireyler (n= 25) ( Beden kütle indeksi=18. 5- 24. 9), Grup 2; NAYKH olmayan preobez (BKİ= 25- 29. 9) ve obez (BKİ ≥ 30) bireyler (n= 17), Grup 3; hafif hepatosteatozu olan NAYKH' li preobez ve obez bireyler (n= 24), Grup 4; orta-şiddetli hepatosteatozu olan NAYKH' li preobez ve obez bireyler (n= 23). Tüm bireylerin demografik bilgileri kaydedilerek abdominal ultrasanografisi ve antropometrik ölçümleri yapıldı. Serum adropin ve irisin düzeyleri ELİZA metoduyla çalışıldı. Bulgular: Serum adropin ve irisin düzeyleri NAYKH olan Grup 3 ve 4' de sağlıklı bireylerden oluşan Grup 1' den daha düşük bulundu ( sırasıyla p= 0,006, p=0,001). Fakat adropin ve irisin düzeyleri NAYKH olan Grup 3 ve 4 arasında benzerdi. Adropin ve irisinin obezitenin gelişiminde, NAYKH' nin gelişimi ve ilerlemesinde koruyucu etkisi olduğu görüldü. Sonuç: Adropin ve irisin düzeylerinde azalma, preobez ve obez bireylerde hastalığın şiddetinden bağımsız olarak NAYKH gelişiminde rol oynayabilir. Fakat bu azalma hastalığın şiddeti ile ilişkili değildir.
- TezAçık Erişim2020Kliniğimizde servikal kanser tarama programında hpv sıklığı, tipleri, kolposkopi ve biyopsi sonuçlarının değerlendirilmesi
Nesrin Yılmaz
Amaç: Sitolojisi normal hastalardaki HPV sıklığının, türlerinin; bu hastaların kolposkopi ve biopsi sonuçlarının değerlendirilmesidir. Gereçler ve Yöntem: Çalışmamızda 2015 Ocak-2019 Aralık tarihleri arasında, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Mengücekgazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği' ne başvuran HPV pozitif tespit edilip sitoloji sonucu normal olan 508 hastanın retrospektif olarak kolposkopi ve ileri tetkik(servikal biopsi, leep) sonuçları incelenerek karşılaştırıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaşları, öğrenim durumları, vücut kitle indeksleri ve sigara içme durumları da sorgulanmıştır. Sitoloji testi pozitif olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Veriler bilgisayar ortamında sınıflandırıldı ve IBM Statistical Package for the Social Sciences versiyon 22(SPSS Inc, Chicago, IL, USA) programı kullanılarak analiz edildi. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılması için Pearson Ki-kare testi kullanıldı. Sonuçlarda p< 0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Araştırmamızda biyopsi sonuçları benign, CIN I, CIN II, CIN III ve SCC olarak gruplara ayrılıp, HPV tip 16-18, HR-HPV ve diğer HPV türleri şeklinde 3 grup oluşturuldu. Gruplar biyopsi sonuçları açısından kıyaslandı. HPV tip 16-18 pozitif hastalar, tip 16-18 dışı HR- HPV pozitif hastalar ve diğer HPV türlerini kapsayan Grup 3 hastaların biyopsi sonuçları arasında anlamlı fark olduğu saptandı. HPV tip 16-18 pozitif hastalardaki anormal biyopsi sonuçları %32,1 olup, diğer iki gruba göre daha yüksek oranda olduğu görüldü. HPV tip 16 ve HPV tip 18 dışı HPV pozitifliği olan 126 hastadan 21(%16,6) hasta CIN I, 8(%6,3) hasta CIN II ve 7(%,5,5) hasta CIN III lezyona sahipti. Sonuç: Servikal sitoloji ile normal olarak değerlendirilen hastaların bazılarında HPV testi preinvaziv ve invaziv lezyonları işaret etmiştir. Servikal sitoloji sonucu normal olan ama HPV tip 16-18 dışı HR-HPV pozitif olan hastalarda servikal preinvaziv ve invaziv lezyon gelişebileceği için bu hastalara kolposkopi yapılmasının yararlı olabileceğini vurgulamak isteriz. Anahtar Kelimeler: Kolposkopi, HGSIL, LGSIL, HPV
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sıçanlarda metanol ile indüklenen oksidatif karaciğer hasarına adenozin trifosfatın etkisi
Yunus Koç
Giriş ve Amaç: Metanol (metil alkol), renksiz, uçucu ve metabolitleri toksik olan bir alkol türüdür. Ülkemizde, yıllar boyunca metanol zehirlenmesinin belirli bir düzeyde gözlendiği bulunmuştur. Metanolün körlükten ölüme kadar ciddi klinik sonuçları vardır. Metanol zehirlenmesinde birincil toksik faktör metabolik asidozdur. Birçok çalışmada, metanol oksidatif hasara bağlı hepatotoksisite oluşturduğu kanıtlanmıştır. Adenosin trifosfatın (ATP) iskemik doku üzerinde yapılan çalışmalarda oksidatif hasarı azaltmak için etkili olduğu görülmesine rağmen, metanol kaynaklı hepatotoksisitedeki oksidatif hasar üzerindeki etkisi hakkında bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, ATP'nin sıçanlarda metanol ile oluşturulan karaciğer hasarına karşı koruyucu etkinliğini araştırmaktır. Materyal ve Metot: Çalışmamızda, toplam 18 adet 235-245 g aralığında Wistar albino cinsi erkek sıçanlar rastgele 3 gruba ayrıldı. Sıçanlar, sağlıklı grup (SG), metotreksat+metanol grubu (MTM) ve metotreksat+metanol+ATP (MMA) gruplara ayrıldı. Sağlıklı gruba herhangi bir işlem yapılmadı. Metotreksatın, 0,3 mg / kg dozda gavaj ile MTM ve MMA grubuna 7 gün oral yoldan verilmesinden sonra, MTM ve MMA gruplarına 3 g / kg dozda ve aynı yoldan %20 metanol verildi. Metanol verilmesinden 4 saat sonra intraperitoneal yoldan 4 mg/kg dozda ATP enjekte edildi. ATP enjeksiyonun dan 8 saat sonra hayvanlardan alınan kan örneklerinde serum ALT ve AST ölçümü, karaciğer doku örneklerinde ise MDA ve GSH analizleri ve histopatolojik incelemeler yapıldı. Bulgular: ALT, AST değerleri ve AST / ALT oranı, en düşük SG da gözlenirken, MTM grubunda diğer iki gruba nazaran anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü ve MMA grubunda ise MTM grubundan daha düşük olduğu tesbit edildi. MDA, en düşük SG'da ve en yüksek MTM grubunda ölçüldü. MMA grubunda ise MTM grubundan daha düşük olduğu tesbit edildi. GSH ise en yüksek sağlıklı grupta bulunurken MTM grubunda ise MMA grubuna nazaran daha yüksek bulundu. Dokular histopatolojik olarak değerlendirildiğinde; MTM grubunda Hepatosit dejenarasyon, kupffer hücre artışı, PMNL infiltrasyonu ve damarlarda konjesyon gözlenirken, MMA grubunda ise dejeneretif etkilerin belirgin olarak azaldığı tespit edildi. Sonuç: Elde edilen bu bulgular ışığında ATP'nin, metanol ile oluşturulan karaciğer hasarına karşı koruyucu etkisinin olduğunu, ancak klinikte bu endikasyonlarda uygulanabilirlik açısından daha çok çalışma yapılması gerektiği kanaatindeyiz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020II. Meşrutiyet dönemi Türk romanının ahlaksızlık çözümlemesi
Esra Sertkaya
Türk romanı tarihine bakıldığında II. Meşrutiyet Dönemi romanlarında ahlaksızlık olarak değerlendirilebilecek konuların yoğunlaştığı görülmektedir. Belirgin olarak hissedilen bu artışın sebepleri olmalıdır. Yazarların bu ahlaksızlıkla ilgili kurguları incelenmeye değerdir. Romanlardaki ahlaksızlık kurgusuna geçmeden önce ilk olarak ahlaksızlık meselesi incelendi. Kavramın anlamını belirginleştirmek için yüzyıllara göre kazandığı anlamlarla birlikte ele alındı. Söz konusu kavram, felsefi düşüncelerle de ilişkilendirilerek teoriye dönüştürüldü. Ardından geliştirilen teori çalışma konusuna tatbik edildi. Tezde II. Meşrutiyet Dönemi'nde yazılmış on sekiz roman incendi. Yaygın olarak işlenen ahlaksızlıklar tespit edildikten sonra yazarların bu konuya ilişkin ahlaksızlık çözümlemeleri üzerinde duruldu.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Birlikte velayet ve birlikte velayet kararlarının tenfizi
Özge Bölükbaşı
Türk Medeni Kanunu'nda birlikte velayet, evlilik birliğinin devam ettiği haller dışında kabul edilmemektedir. Bu nedenle, evlilik birliğinin sona erdiği hallerde ve evlilik dışı ilişkilerde velayetin birlikte kullanılıp kullanılamayacağı ve buna bağlı olarak da yabancı mahkemeler tarafından verilen birlikte velayet kararlarının tenfiz edilip edilemeyeceği sorunu uzun yıllardır gündemdedir. Tartışmaların odak noktasını, TMK'nın velayete ilişkin m. 182, 336 ve 337. hükümleri kapsamında birlikte velayetin uygulanabilirliği ve yabancı mahkemeler tarafından verilen birlikte velayet kararlarının kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığı sorunu oluşturmaktadır. 2016 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 7 No'lu Protokol'ün "eşler arasında eşitlik" başlıklı 5. maddesinin yürürlüğe girmesiyle beraber, birlikte velayete ilişkin tartışmalar, Protokol hükmünün iç hukuka etkisi bakımından devam etmektedir. Çalışmamızda, uluslararası hukuki belgeler, karşılaştırmalı ve iç hukuktaki kaynaklar irdelenerek, birlikte velayete ilişkin birçok soruna çözüm önerileri sunulmaktadır. Netice itibariyle, ülkemizde birlikte velayetin uygulanmasına ya da yabancı mahkemeler tarafından verilen birlikte velayet kararlarının tenfizine, hukuken herhangi bir engel olmadığı görülmektedir. Çocuğun üstün yararı esas alınmak koşuluyla ve somut olayın özelliklerine göre, birlikte velayete karar verilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Başta AİHS ve ÇHS olmak üzere, birçok uluslararası metin ve Anayasa'nın 20., 41. ve diğer ilgili maddelerinde yer alan "aile hayatına saygı", "eşitlik", "ayrımcılık yasağı" ve "çocuğun üstün yararı" gibi ilkeler, ülkemizde birlikte velayetin uygulanmasına ve yabancı mahkemeler tarafından verilen birlikte velayet kararlarının tenfizine imkan sağlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Öğretmenlerin uzaktan eğitim algısı ve öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumları
Selçuk Arabacı
Bu çalışmada Erzurum İl merkezinde bulunan 5 farklı ortaokulda görev yapan öğretmenlerin uzaktan eğitim algıları ve bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumları incelenmiştir. Araştırma grupları 201 öğretmen ve 624 öğrenciden oluşmaktadır. Öğretmenlerin uzaktan eğitim algılarını belirlemek için Gök (2001) tarafından geliştirilen "Uzaktan Eğitim Algı Ölçeği" kullanılmış ve ölçeğe ait güvenirlik katsayısı ,90dır. Öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarını belirlemek için Arslan ve Bircan (2019) tarafından geliştirilen "Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği" kullanılmış ve ölçeğe ait güvenirlik katsayısı ,89' dur. Araştırma sonuçlarına göre uzaktan eğitim algı ölçeğinin alt faktörlerinden öğretmenlerin, uzaktan eğitime temel bakışa yönelik algıları faktörüne bağlı olarak algı düzeylerinin düşük düzeyde olduğu diğer faktör ve ölçeğin tamamına yönelik algılarını orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik algılarının, cinsiyet, branş, yaş, mesleki deneyim süresi ve teknoloji kullanım düzeyleri bakımından anlamlı bir farklılaşma olmadığı görülmüştür. Öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarında ise öğrencilerin ölçeğin alt faktörleri olan uzaktan eğitimin katılımcıya avantajları, uzaktan eğitimin teknik boyutu ve uzaktan eğitim isteği faktörlerine yönelik olarak öğrencilerin tutum düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu, uzaktan eğitimin öğretime etkililiği, uzaktan eğitimde yaşanan problemler faktörüne ve ölçeğin tamamına yönelik tutumlarının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarında cinsiyetleri ve öğrenim gördükleri sınıfları bakımından anlamlı bir farklılaşma olmaz iken uzaktan eğitime erişim sıklığına göre anlamlı bir farklılaşma olduğu ve bu farklılaşmanın her gün ve haftada 3- 4 gün uzaktan eğitime erişim sağlayan öğrencilerin lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2021, 89 Sayfa Anahtar Kelimeler: Pandemi Süreci, Teknoloji, Uzaktan eğitim, Uzaktan eğitime yönelik algı ve tutum.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20206098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre kiracının kiralananı geri verme borcu (TBK M. 334-335)
Elif Köküsarı
"6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'na Göre Kiracının Kiralananı Geri Verme Borcu (TBK m. 334-335)" adlı çalışmamız, giriş, üç ana bölüm ve sonuç olmak üzere toplam beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kiracının geri verme borcuna kaynaklık eden kira sözleşmesine ilişkin genel bilgiler ve sözleşmenin sona ermesi konusu ele alınmıştır. İkinci bölümde, geri verme borcunun tanımı ve hukuki niteliği açıklandıktan sonra, geri verme borcunun gereği gibi yerine getirilebilmesi için tarafları, yerine getirilme biçimi, ifa yeri, ifa zamanı ve borcun kapsamı konuları incelenmiştir. Geri verme borcu ile bağlantılı olduğu noktada, kira sözleşmesi ile ilgili özel durumlar da bu bölümde işlenmiştir. Ayrıca kiralanan geri verilirken, kiracının tazminat ödemesine ilişkin anlaşmalar ve bu anlaşmaların geçerliliği konusuna da yer verilmiştir. Son bölümde, geri verme borcunun ifa veya ifa dışı sebeplerle sona ermesi konusu açıklanmış, daha sonra geri verme borcunun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi ve buna bağlanan sonuçlar izah edilmiştir. Sonuç kısmında ise çalışmamızdaki incelemelere bağlı olarak varılan sonuçlar, ana hatları ile belirtilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Türk Hukuku'nda devlet başkanının af yetkisi
Demet Kayaoğlu
Af, çok eski bir geçmişe sahiptir. Cezalandırma hakkının devlet kudretinin eline geçmesi ile bu hakka sahip olan makam affetme yetkisine de sahip olmuştur. Af hukuki olarak suçu bağışlama, işlediği suçtan dolayı faili cezalandırmama şeklinde tanımlanmaktadır. Devlet başkanı devletin başı olması sıfatıyla Anayasa'da sayılan sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hallerinde kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak yetkisine sahiptir. Yüksek lisans tez çalışmamızda Türk Hukukunda devlet başkanının af yetkisini ayrıntılı olarak açıklayacağız. Bu yüksek lisans tezinin amacı, Devlet başkanına tanınan af yetkisinin tarihi süreç içerisindeki durumunu belirlemek, af yetkisinin kapsam ve sınırlarının neler olduğunu açıklamaktır. Bu doğrultuda birinci bölümde, devlet başkanının Türkiye'deki konumu hükümet sistemleri açısından incelenmiş, af kavramı ve türleri açıklanıp özellikleri belirtilmiştir. İkinci bölümde, tarihi süreç içerisinde devlet başkanının sahip olduğu af yetkisi anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, devlet başkanının af yetkisinin hukuk sistemimizdeki yeri Anayasa ve Ceza Hukuku bakımından açıklanmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Lise öğrencilerinde sahip olunan benlik kurgusunun algılanan sosyal destek üzerindeki yordayıcı etkisinin incelenmesi
Abdullah Emre
Benlik bireylerin "Ben nasıl bir insanım?" sorusuna verdiği gerçekçi cevaplardır, bu cevapların toplamı insanın sahip olduğu benlik algısını yansıtırken gerçekçi olan kısmı algıdan ziyade benliğin gerçek yapısını oluşturmaktadır. Ve insanların benlik oluşumlarında toplumun kültürel yapısı büyük öneme sahiptir. Araştırmamızın konusu olan benlik kurgusu toplumda yer alan bireyci ve toplulukçu yapılara göre farklılık göstermektedir. Bireyci yapıya sahip olan batı toplumlarında özerk benlik kurgusu görülürken, toplulukçu yapıya sahip olan toplumlarda ilişkisel benlik kurgusu görülmektedir. Batı literatüründe özerk benlik, olması gereken ideal benlik olarak yansıtılmaktadır ve insanların özerklik yönündeki eğilimleri artırılmaya çalışılmaktadır. Ancak Çiğdem KAĞITÇIBAŞI bu iki benlik kurgusunun iki zıt kutup olmadığını ve insanların bu iki boyut arasında da bir yere sahip olabileceğini belirterek "Özerk – İlişkisel" benlik kurgusunu ortaya atmıştır. Araştırmanın konusu içinde yer alan bir diğer konu ise sosyal destek algısıdır. Sosyal bir varlık olan ve hayatın her alanında, her aşamasında diğer insanların desteğine ihtiyaç duyan insanların sosyal destek konusundaki algısı psikolojik ve fiziksel sağlıkları için çok önemlidir. Ülkemiz batı toplumlarına göre farklı bir kültürel yapıya sahiptir bu nedenle benlik kurgusu üzerine toplumun her kesiminde çalışmalar yapılmalıdır. Ancak şimdiye kadar ülkemizde benlik kurgusu ile ilgili yeterince çalışılma yapılmamıştır bu nedenle bu çalışmamızda benlik kurgusu ve sosyal destek algısı kavramları incelenmiş, ilgili alanyazın üzerine çalışılmıştır. Araştırmada yukarıda belirtilen iki temel değişkenin çeşitli demografik değişkenlerle ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca temel değişkenlerden benlik kurgusunun sosyal destek algısı üzerindeki yordayıcı etkisi incelenmiş ve ilişkisel benlik kurgusunun sosyal destek algısı üzerinde yordayıcı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal gelişmeleri kaçırma korkusunun psikolojik iyi oluş ve denetim odağı ile ilişkisinin incelenmesi
Çağrı Gezer
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinde gelişmeleri kaçırma korkusunun psikolojik iyi oluş ve denetim odağı ile ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma çalışma grubunu; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde 1. Sınıfta öğrenim görmekte olan 620 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 304'ünü (%49) erkek, 316'sını ise (%51) kız öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak: Kişisel Bilgi Formu, BAPİ İnternet Formu, Sosyal Ortamlarda Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Ölçeği, Psikolojik İyi oluş Ölçeği ve Rotter'in İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler analiz öncesinde parametrik ya da non-parametrik istatistikler için uygun olup olmadığına (normallik dağılımı ve çarpıklık-basıklık) bakılarak veri analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda verilerin normal dağılım göstermediği ve veri setinin non-parametrik istatistikler için uygun olduğu belirlenmiştir. Araştırmada uygulanan veri analizleri dikkate alındığında araştırma genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeliyle yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular kapsamında; gelişmeleri kaçırma korkusu ile denetim odağı arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile psikolojik iyi oluş arasında ise negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca internet bağımlılığının ve psikolojik iyi oluşun gelişmeleri kaçırma korkusunu anlamlı düzeyde yordadığı tespit edilmiştir. Ek olarak 441 öğrenci gelişmeleri kaçırma korkusu ölçeğinden 30 ve üzeri puan almıştır. 490 öğrenci ise dış denetim odaklı tespit edilmiştir. Öğrencilerin büyük bir kısmı dış denetimlidir ve gelişmeleri kaçırma korkusu yaşamaktadır. Öte yandan ölçek puanlarının bazı demografik değişkenlere göre anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Araştırmanın son bölümünde elde edilen bulgular tartışılmış, ulaşılan sonuçlar ve gelecek araştırmalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gelişmeleri Kaçırma Korkusu, Psikolojik İyi Oluş, Denetim Odağı, İnternet Bağımlılığı
- TezAçık Erişim2020Genel anestezinin ekstübasyon aşamasında hasta durum indeksi monitörizasyonundaki frontal EMG parametresinin Train Of Four ile korelasyonu
Hakan Gökalp Taş
Amaç: PSI (Patient State Index) ve TOF (Train Of Four) monitörlerinin rutinde kullanımı önerilmektedir fakat bu monitörlerin rutin kullanım oranları düşüktür ve bu durum hasta güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu iki parametrenin tek bir monitörizasyon tekniği ile ölçümü gerek maliyet gerek zaman açısından avantaj sağlayacaktır. Çalışmamızın amacı genel anestezi uygulanan hastalarda PSI monitörizasyonundaki Frontal EMG parametresinin kas gücü monitörizasyonu (TOF) ile korelasyonunu değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Etik Kurulu tarafından onaylanmıştır. Çalışmamıza 1 saatten uzun süren 18-65 yaş arası ASA-I, II ve III, 100 hasta dâhil edildi. Hastalara rutin genel anestezi indüksiyonu uygulandı. Rutin monitörizasyona ek olarak TOF ve Sedline (Masimo EMG ve PSI) monitörizasyonu yapıldı. Operasyon bitiminde rutin ekstübasyon aşamasına geçildi. TOF %0, %25, %50, %75, %90 iken PSI ve EMG değerleri kaydedildi. TOF %90 olduğunda hastalar ekstübe edildi. Ekstübasyon sonrası 5. Dakikada TOF, PSI ve EMG için kontrol ölçümler kaydedildi. 5, 10, 30. Dakikalarda Aldrete skoru kaydedilerek skoru >9 olan hastalar servise transfer edildi. Bulgular: PSI ve EMG'nin TOF ile ilişkisi incelendiğinde hem TOF ile PSI arasında (r=0,74 p<0,001) hem de TOF ile EMG arasında (r=0,76 p<0,001) kuvvetli pozitif ilişki saptandı. TOF=90 değeri ekstübasyon sınırı olarak kabul edildi. EMG değişkenine ROC analizi uygulandığında uygun eşik değer 24,5 olarak tespit edildi (EAA:0.852, p<0.001, sensitivite: %90, spesifite: %68). PSI değişkenine ROC analizi uygulandığında uygun eşik değer 60,5 olarak tespit edildi (EAA:0,834, p<0.001, sensitivite: %96, spesifite: %56) Her iki ROC analizinde de eğri altında kalan alan bire yakın ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu. PSI>60 ve EMG>24,5 değerleri ekstübasyon eşik değeri olarak tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda TOF değeri ile anestezik derinlik monitörizasyonu için rutinde kullanımı önerilen PSI monitöründeki frontal EMG değeri arasında kuvvetli pozitif korelasyon tespit ettik. Sonrasında yaptığımız ROC analizi sonucunda frontal EMG ölçümü 24,5 üzerine çıktığında hastaların ekstübe edilebileceğini tespit ettik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Öğretmen adaylarının farklı değişkenler açısından işbirlikli öğrenme yöntemine yönelik tutumlarının belirlenmesi
Hasan Yılmaz
Bu araştırmada öğretmen adaylarının farklı değişkenler açısından işbirlikli öğrenmeye yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında yürütülmüş olup araştırmanın örneklemini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde son sınıfta öğrenim görmekte olan 231 kız ve 90 erkek olmak üzere toplam 321 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarının demografik özellikleriyle alakalı yapılan betimsel istatistiklerden sonra ölçek puanlarının cinsiyete ve öğrenim görülen bölüme göre dağılımları belirlenmiştir. Verilerin dağılımı incelenmiş, homojen ve normal olduğu belirlenmiştir. Tek yönlü varyans analizi sonunda bölümler arasında farklılık olduğundan TUKEY testi uygulanmıştır. Araştırma sonunda öğretmen adaylarının işbirlikli öğrenmeye yönelik tutum puanlarının olumlu olduğu, tutum puanlarının cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermediği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının işbirlikli öğrenme hakkında bilgi sahibi olduklarını belirtmesine rağmen, yöntemin uygulamasına yeterince vakıf olmadıkları ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Yerel yönetim harcamalarının karşılaştırmalı analizi: Türkiye ve OECD
Merve Tekdere
Yerel yönetimler, özellikle siyasi ve ekonomik açıdan önemi her geçen gün artan idari birimlerdir. Önem artışında; halka yakın birimler olmaları, vatandaşların tercihleri hakkında daha iyi bilgi edinerek kaynakların etkin kullanımını sağlamaları, karar alma aşamalarına halkın siyasi katılım imkanlarını artırmaları, demokrasi okulu olarak görülmeleri, şeffaflığı, hesap verebilirliği ve mali sorumluluğu geliştirmeleri ile merkezi yönetimin oluşturduğu bazı olumsuzlukları minimize etmeleri gibi birçok faktör etkili olmaktadır. Belirtilen faktörler çerçevesinde yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları ile harcamalarının, Türkiye dahil birçok ülkede genel bir artış eğilimi gösterdiğini ifade etmek mümkündür. Yerel yönetimler; alt ve üstyapı, kültürel değerlerin ve dezavantajlı kesimlerin korunması, şehre işlevsellik kazandırılması, şehrin tanıtımı, yerel düzeyde girişimciliğin desteklenmesi, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ile düzenli şehirleşmenin sağlanması gibi geniş bir görev yelpazesi çerçevesinde harcamalar gerçekleştirmekte ve birtakım sosyo-ekonomik ve siyasi etkiler meydana getirmektedir. Yerel yönetimlerin harcamalarını incelemek; oluşacak etkilerin takip ve tahmin edilebilmesi, genel harcama yapısının tespiti, harcamaların öncelikli olarak hangi alanlara yöneldiği, yerel düzeyde kalkınmanın sağlanması için harcamaların ne doğrultuda değiştirilmesi gerektiği ve harcamalar açısından yerel yönetimlerin uluslararası konumunu ortaya koyma noktasında oldukça önemlidir. Anlatılanlar kapsamında bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki yerel yönetim birimlerinin harcamalarını 2006-2018 dönemine ait veriler çerçevesinde, kurumsal, ekonomik ve fonksiyonel sınıflandırma yöntemleri ile incelemektir. Söz konusu inceleme, Türkiye'deki yerel yönetim birimlerinin kendi içinde değerlendirilmesi ve OECD ülkeleri ile karşılaştırılarak, detaylı biçimde analiz edilmesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda hangi yerel yönetim birimlerinin cari işlere yoğunlaştığı veya yatırım odaklı olduğu konusunda çıkarımlar yapılmıştır. Ayrıca Türkiye'deki yerel yönetimlerin genel olarak OECD ülkelerine ait ağırlıklı ortalamalardan farklı bir harcama yapısına sahip olduğu sonucu elde edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar ve uluslararası harcama trendleri doğrultusunda, yerel yönetim birimlerinin daha etkin ve verimli hizmet sunabilmeleri ve vatandaş memnuniyetini artırabilmeleri için birtakım önerilerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Yapılandırmacı yaklaşım bağlamında değerler eğitimine yönelik yöntem ve tekniklerin uygulanması (7. sınıflar örneği)
Hacer Çayan Yobaş
Bu çalışmanın amacı değer eğitiminde kullanılacak olan öğrenci merkezli yöntem ve tekniklerin öğrencinin kendi değerini oluşturmasına ve değeri içselleştirmesine sağladığı katkıyı ortaya koymaktır. Nitel veri toplama tekniklerinden gözlemin kullanıldığı bu çalışmada değer eğitimi yapılırken öğrenci merkezli yöntem ve tekniklerin öğrencinin derse olan katılım ve ilgisini arttırdığı, kendi değerini oluşturmasına ve değeri içselleştirmesine olanak sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Çocuk kitaplarındaki kötü karakterlerin görünümleri ve ortaokul öğrencilerinin kötü karakterlere ilişkin algıları
Bilge Destegüloğlu
Çalışma, çocuk kitaplarında yer alan kötü karakterlerin görünümlerinin ve ortaokul öğrencilerinin kötü karakterlere ilişkin fikirlerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırma doküman analizi deseniyle kurgulanmıştır. Veri seti oluşturulurken yazar ve yayınevi çeşitliliği gözetilerek roman türündeki çocuk kitaplarından faydalanılmıştır. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin görüşlerine ulaşabilmek için yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin kötü karakter algılarını belirlemek amacıyla oluşturulan görüşme formunda öncelikle öğrencilerden kötü bir kimseyi merkez alarak bir hikâye yazmaları istenmiştir. Devamında hikâyeden bağımsız olarak kimlerin "kötü" olarak adlandırılabileceği sorusu yöneltilmiştir. Çalışmada, çocuk kitaplarında kötü karakterlere ilişkin görünümler, "alışkanlıklara ilişkin görünümler, davranışlara ilişkin görünümler, fiziksel özelliklere ilişkin görünümler, kıyafetlere ilişkin görünümler, lakaplara ilişkin görünümler, mesleklerine ilişkin görünümler, suç aletlerine ilişkin görünümler, yasa dışı işlere ilişkin görünümler ve diğer özelliklerine ilişkin görünümler" şeklinde çeşitli kategoriler altında adlandırılmıştır. Eserlerin incelenmesine ilaveten ortaokul çağı çocuklarının kötü karakterlere ilişkin algılarını tespit etmek adına ortaokul öğrencilerinin kötü karakterler ile ilgili düşünceleri yarı yapılandırılmış formlar aracılığıyla öğrenilip değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar dâhilinde kötü karakterler betimlenirken kimi kalıplaşmış ögelerden yararlanıldığı gözlemlenmiştir. Çalışmada yer alan öğrencilerin kötü karakter algıları ile incelenen kitaplarda kötü olarak betimlenen karakterlerin görünümlerinde benzerlikler tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Trombidioidea akar türlerinde kromozom sayılarının belirlenmesi
Rümeysa Karağaç
Trombidioidea üst familyasının bugüne kadar kromozom sayıları hakkında herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma ile morfolojik ve taksonomik yönden yeterli derecede çalışılmış, fakat sitolojik bakımdan çalışılmamış trombidioid akarların üç taksonu incelenmiş, kromozom sayıları, monoploid idiyogramları ve kromozomal ölçümleri yapılmıştır. Bu maksatla Trombidium holosericeum, Trombidium latum ve Eutrombidium trigonum türleri hem alkol içerisinden hem de araziden canlı toplanan örnekler üzerinden yapılmıştır. Çalışma için toplam 32 birey kullanılmış ve en iyi kromozomların hangi hayat evresinde görüleceğini bulmak için farklı yaşam safhaları kullanılmıştır. Bu çalışma için Imai ve arkadaşları (1988) tarafından geliştirilen ve Gokhman Quicke (1995) tarafından modifiye edilen sitogenetik protokolü kullanılmıştır. T. holosericeum için 2n=12, T. latum için 2n=12 ve E. trigonum için 2n=14 olarak bulunmuştur. T. holosericeum toplam haploid kromozom uzunluğu 8.31 μm, ortalama kromozom uzunluğu 1.38 μm, T. latum'un toplam haploid kromozom uzunluğu 7.13 μm, ortalama kromozom uzunluğu 1.18 μm ve E. trigonum için toplam haploid kromozom uzunluğu 6.35 μm, ortalama kromozom uzunluğu 0.9 μm olarak ölçülmüştür. T. holosericeum kromozom uzunlukları 1.05-1.92 μm arasında, T. latum 0.76-1.71 μm arasında ve E. trigonum 0.68-1.40 μm arasında değişmektedir. Verilere dayanarak T. holosericeum ile T. latum'un sibling tür olabilecekleri kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akar, Eutrombidium, Kadife akar, Kromozom, Trombidium
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Minhac-ı Rumat (Giriş-metin-dizin)
Sevda Çelik Polat
Bu çalışma, Mehmed Emin Vahîd Paşa'nın 19. yüzyılda yazdığı Minhâc-ı Rumât adlı eserin Latin harflerine transkripsiyonlu aktarımı, dil incelemesi, metin ve dizin bölümünden oluşmaktadır. Minhâc-ı Rumât'ta Osmanlı Devleti döneminde yaşamış ve İstanbul Okmeydanı'nda menzili olan, bu menzillerde taş diken ve menzillere ok atan kemankeşlerden bahsedilmiştir. Yapılan çalışma Giriş, Metin, Dil İncelemesi ve Dizin olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Mehmed Emin Vahîd Paşa ve Minhâc-ı Rumât ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Dil incelemesi bölümünde metnin imla özellikleri, ses ve şekil bilgisi metinden örneklerle anlatılmıştır. Metin bölümünde nesih yazı türü ile oluşturulan el yazmasının Latin harflerine transkripsiyonlu çevirisi bulunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kazakistan ortaokul 7, 8, 9 edebiyat dersi kitaplarındaki Abay Kunanbayev'ın metinlerinin değer iletileri bakımından incelenmesi
Aısaule Turatova
Edebiyat dersinin amacı, öğrencilerin okuma, yazma ve konuşma-dinleme becerilerinin yanında, bir yandan da ders kitabında bulunan metinler aracılığı ile öğrencilerin duyuşsal bilgilerine seslenmek, duygu, değer, düşünce ve davranışlarının gelişmesini sağlamaktır. Özellikle, çalışma örneklemimizi oluşturan ortaokul öğrencilerin edebi eserlerle tanışacağı, onları kavrayacağı ve onlarla kültür dünyasını geliştireceği dönemdir. Bu bağlamda ders kitapları, eğitim-öğretim sürecine kılavuzluk eden en önemli ve ulaşılabilir kaynaklardandır. Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7,8,9.sınıf Kazak edebiyatı ders kitaplarındaki Abay Kunanbayev eserlerinin hangi değerlere sahip olduğunu ortaya koymaktır. Bu çalışma, Kazak kültüründe önemli bir yere sahip Abay'ın edebiyat ders kitaplarında yer alan metinlerinde hangi değerleri ilettiğini tespit ederek ortaokul öğrencilerinde ne tür değerlerin kazandırılması istendiğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Alan yazında, ders kitaplarının karşılaştırmalı incelemesine yönelik çeşitli çalışmalar olmasına rağmen Kazakistan ortaokul düzeyindeki edebiyat ders kitabının Abay metinleri üzerine karşılaştırmalı incelemesi daha önce yapılmamış olması da çalışmanın önemli olduğu niteliğini taşımaktadır. Çalışma, var olan bir durumu belge incelemeye dayalı bir biçimde betimlediği için nitel veri analizi tekniklerinden yararlanılarak gerçekleştirilen betimsel bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında nitel araştırma yönteminden doküman analizi deseni kullanılmıştır. Çalışma dokümanını, ortaokul düzeyindeki 7, 8, 9 sınıflar için üç ayrı Kazak Edebiyatı ders kitabı oluşturmaktadır. Anahtar kelimeler: Abay Kunanbayev, Kazak edebiyatı, değerler, Kazakça ders kitabı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Türkiye'nin ilk Netflix dizisi "Hakan: Muhafız" ile yabancı uyruklu öğrencilere kültür aktarımı
Şule Tuğçe Çimen
Türk dili, Türkçe öğrenmek isteyen yabancı uyruklu öğrencilere öğretilirken dilin tamamlayıcısı olan kültür unsuru da aktarılmaktadır. Dil, manevi kültür ögeleri arasından bir öge olarak nitelendirilmektedir. Bu kapsamda dil öğrenmenin başlı başına bir kültürlenme süreci olduğu düşünülebilir. Dil öğretiminde önemli ve etkili materyallerden biri olan dizi ve filmler kültür aktarımı için de önem arz etmektedir. Diziler ve filmler toplumların kültürü hakkında pek çok bilgi içermektedir. Dizi ya da filmlerin ders ortamında kullanılması, hedef kültürün aktarılmasında hem eğlenceli bir ortam sağlayacak hem de kalıcılığı arttıracaktır. Çalışmaya Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinde öğrenim gören C1 seviyesinde 30 öğrenci katılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin ilk Netflix dizisi "Hakan: Muhafız"ın ilk sezonu 10 bölüm olarak öğrencilere izletilmiştir. Öğrencilere dizi izletilmeden önce ve dizi izletildikten sonra Avrupa Ortak Başvuru Metni'nde belirlenen kültür başlıklarına yönelik açık uçlu sorular yöneltilmiştir. C1 düzeyi öğrencilerin verdikleri cevaplardan dizinin kültür aktarımı konusunda katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Yabancılara Türkçe öğretimi, Dizilerle Türkçe öğretimi, Kültür, Kültür aktarımı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Erzincan şer'iye sicillerinde vakıflar
Malik Talan
Vakıf kurumu İslam toplumunun birlik ve beraberliği açısından son derece önemli bir kurumdur. Vakıflar Osmanlı Devleti'nde de önemli bir rol oynamış ve kurulan bu vakıflar sayesinde devletin birçok sosyal hizmeti görülmüştür. Birçok alanda olduğu gibi vakıflarla alakalı da başvurabileceğimiz en önemli kaynak hiç şüphesiz şer'iye sicilleridir. Bu bakımdan şer'iye sicillerinin incelenmesi ve tahlil edilmesi hem tarihimize hizmet hem de Osmanlı Devleti'nde İslam hukukunun uygulanışı hakkında aydınlatıcı bilgi vermesi açısından önem taşımaktadır. Erzincan'a ait dört adet şer'iye sicili bulunmakta ve bu siciller Ankara Milli Kütüphane arşivinde tutulmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde bu şer'iye sicilleri ile alakalı bilgi verilmiş ve bu alanda yapılan çalışmalar anlatılmıştır. İkinci bölümde ise vakıfla alakalı bilgiler verilmiş Osmanlı'da ve İslam hukukunda vakıf kavramı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Erzincan şer'iye sicillerindeki vakıf ile alakalı belgelerin teknik analizi yapılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise bu belgelerin fıkhi açıdan değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuç olarak vakıfla alakalı belgelerin dokuz farklı konuyu içerdiği ve bu konuların da üç ana başlık altında toplandığı tespit edilmiştir. Belgelere baktığımızda, verilen kararların İslam hukukuna göre uygulandığını görmekteyiz. Bu da İslam hukukunun pratik hayattaki uygulamalarını kavramamıza ve teorik yönünü daha iyi anlamamıza yardımcı olmaktadır.
