Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim2019İlkokul 4. sınıflarda etkinlik temelli değer eğitimi yoluyla sorumluluk değerinin kazandırılması
Saniye Tekin
Bu araştırmanın amacı, etkinlik temelli değer eğitiminin İlkokul 4. sınıflardaki sorumluluk değerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Erzincan'daki bir devlet ilkokulunun 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubunda 19, kontrol grubunda 17 olmak üzere toplam 36 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada, etkinlik temelli sorumluluk değer eğitiminin uygulandığı deney grubu ile uygulanmadığı kontrol grubunun tutumları arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla "ön test-son test kontrol gruplu deneysel" yöntemden yararlanılmıştır. Bu araştırmada, deney ve kontrol gruplarının kendi içinde ve aralarında nicel verilere dayalı karşılaştırılmalarının yanı sıra, katılımcılardan daha derinlemesine veriler elde etmek amacıyla nitel araştırma desenleri de kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Sorumluluk Ölçeği, Duygu ve Düşüncelerimiz formları, Veli Görüşme Formu ve Öğrenci Davranış Takip Çizelgesinden yararlanılmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deney deseni ile görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Veriler ise nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak toplanmıştır. Toplanan nicel verilerin analizinde t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizden yararlanılmıştır. Bu amaçla örneklem içerisindeki öğrencilere yumurta taşıma sorumluluğu verilerek, sorumluluk kavramına ilişkin bir farkındalık oluşturulmaya çalışılmış, daha sonra sorumluluk kavramını pekiştirmek için de ev-okul sorumluluk çalışmaları yapılmıştır. Yumurta taşıma sorumluluğunu yerine getiren öğrenci sorumluluk sertifikasıyla, sınıf ve okul sorumluluğunu yerine getirenler davranış çiçeği boyamasıyla, ev sorumluluğunu yerine getirenler ise davranış takip çizelgesini doldurarak haftanın yıldızı olarak ödüllendirilmiştir. Elde edilen verilere göre yapılan etkinliklerin sorumluluk değerini kazandırmadaki etkisi incelenmiştir. Araştırma sonucunda; etkinlik temelli değer öğretiminin yapıldığı deney grubundaki öğrencilerin sorumluluk ölçeği tutum puanlarının yükseldiği görülmektedir. Cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim durumu, anne ve baba mesleği, anne baba birliktelik durumu, ekonomik düzey, kendine ait oda ve ders çalışmaya yardımcı biri değişkenlerinden deney grubu öğrencilerinin sorumluluk tutum ölçeği puanlarında anlamlı bir farklılığa yoktur. Kontrol grubu öğrencilerinde ise ekonomik düzey değişkeni dışındaki değişkenlerde anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan bu çalışmada etkinlik temelli sorumluluk değer eğitiminin öğretiminde yapılan etkinlikler süreci somutlaştırmıştır. Yapılan etkinlikler araştırma sonuçlarına göre yaşayarak öğrenme sağladığından öğrenciler üzerinde etkili olmuştur. Uygulama sürecinde, etkinliklerin sorumluluk değerini kazanmayı kolaylaştırdığı ve eğitim sürecini zevkli bir hale getirdiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Değer Eğitimi, Etkinlik Temelli Değer Eğitimi, Yumurta Taşıma Etkinliği, Sorumluluk Değeri
- Master ThesisAçık Erişim2019Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun şiirlerinde tema ve değerler
Hamiyet Atalay
Âşık edebiyatı, Türklerin sanat anlayışını en eski Türk kültüründen başlayarak günümüze kadar yaşatan bir gelenektir. Kaynağını sözden alan âşık edebiyatı, yüzyıllar boyunca farklı kültür ve coğrafyalara yayılarak toplumun hafızasını oluşturmuş ve edebiyatın önemli bir parçası hâline gelmiştir. Türklerin ilk dönemlerden itibaren birçok devlet kurarak bu devletler içerisinde âşıklık geleneğini yaşatmaları, şüphesiz bu edebiyatın günümüzde varlığını sürdürmesine katkı sağlamıştır. Son zamanlarda her türlü bilimsel ve teknolojik gelişmeye rağmen dünyada yaşanan şiddet ve korku havası, maddi ve manevi tatminsizlikler; acımasızlıklar, adaletsizlikler, çevrede olup bitenlere karşı duyarsızlık, mutsuzluk ve hayattan memnuniyetsizlik gibi problemler, eksikliği hissedilen değerlerin öğretimi ve aktarımını daha önemli bir hâle getirmiş; devletleri, milli ve evrensel kimi değerleri yeniden canlı ve etkili hâle getirmeye ve yaşanılan çağa uygun yeni bir takım değerler oluşturmaya; böylelikle kaybolmaya yüz tutmuş sosyal kontrolü yeniden sağlamaya yöneltmiştir. Günümüz âşıklık geleneğinin temsilcilerinden olan Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun hayatı ile ilgili bilgiler yapılmış olan özel bir röportaj ile elde edilmiştir. Âşığın iki yüz kırk iki şiirinin incelenmesi sonucunda da Türk halk şiirinin yapı taşlarını oluşturacak nitelikte ürünler ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Çalışmamızda Âşık Mevlüt Mertoğlu'nun âşıklık geleneğini Erzurum'da sürdürmesini sağladığı ve aynı zamanda değerler eğitimine göstermiş olduğu hassas yaklaşım tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler :Erzurum, Âşıklık Geleneği, Mevlüt Mertoğlu, Değerler
- Master ThesisAçık Erişim2019GFRP donatılı betonarme kirişlerin yüksek sıcaklık etkileri altında yapısal davranışlarının incelenmesi
Mehmet Polat
Bu çalışmada, GFRP (Cam Fiber Lif Katkılı Polimer) donatıların betonarme kirişlerde kullanılarak yüksek sıcaklık etkileri altındaki eğilme davranışları incelenmiştir. Bu amaçla GFRP donatı ile üretilen kirişler ve malzeme olarak GFRP donatılar, küp beton numuneler ve çekip çıkarma deneyi numuneleri seramik fırında aşamalı olarak 100ºC'den 800ºC'ye kadar yüksek sıcaklığa maruz bırakılıp havada soğutularak deneye tabi tutulmuştur. Küp beton numuneler 600ºC'de basınç dayanımlarının %55'ini kaybederken 800ºC'de %82 dayanım kaybına uğramışlardır. GFRP donatı numuneleri malzeme olarak 400ºC'de kopma dayanımlarının %65'ini, 500ºC'de %90'ını kaybetmiş, sonraki sıcaklıklarda ise mekanik özelliklerini tamamen yitirmişlerdir. Malzeme aderans dayanımlarına bakıldığında, çekip çıkarma deneylerinde GFRP donatılar 500ºC'de %55'in üzerinde sıyrılma dayanım kaybına uğrayıp, 800ºC'de ise dayanımını tamamen kaybetmiştir. GFRP donatılı kiriş numunelerdeki taşıma gücü kayıpları ise 500ºC'de %48, 600 ºC'de ise %85 olmuştur. Malzemelerin aderans ve taşıma gücü kayıplarına bakıldığında betonun yüksek sıcaklık altındaki rolünün önemli olduğu ve betonarme bir elemanı oluşturan tüm malzemelerin sistematik olarak bu duruma doğrudan etki ettiği görülmüştür.
- Master ThesisAçık Erişim2019Geri dönüşüm ve çevreye etkileri konusunda okul dışı öğrenme ortamları etkinliklerinin ilkokul öğrencilerinde farklı değişkenler açısından incelenmesi
Nur Sena Can Coşar
Bu çalışmada, okul dışı öğrenme ortamlarının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri dersi, 'İnsan ve Çevre' ünitesi kapsamında 'Canlılar ve Yaşam' konusunun işlenme sürecinde geri dönüşüm ve çevreye etkileri ile ilgili kazanımlara etkisi araştırılmıştır. Araştırma, yarı deneysel bir çalışma olup Statik Grup Ön test- Son Test karşılaştırmalı desende tasarlanmıştır. Çalışma grubunu 2018-2019 Eğitim- Öğretim yılında Erzincan ilinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 58 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada deney grubunda, okul dışı alan gezisinde Erzincan'da belirlenen üç tane geri dönüşüm tesisine gidilerek geri dönüştürülebilir maddeler incelenmiş ve geri dönüşümden elde edilen ürünler gözlemlenmiştir. Kontrol grubunda ise mevcut öğretim programına uygun olarak sınıf ortamın-da öğretim yapılmıştır. Uygulamada nicel veri toplama aracı olarak başka bir araştırmacı tarafından ilkokul öğrencilerine yönelik geliştirilen Çevre Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizi için parametrik olmayan istatistiklerde; Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Yapılan bu araştırma sonucu elde edilen verilerin, okul dışı öğrenme ortamlarının, ilköğretim öğrencilerinde geri dönüşüm ve çevreye etkileri konusunda, çevre bilinci ve tutumuna katkı sağladığı görülmüştür.
- Master ThesisAçık Erişim201920. Yüzyıl'da Batum Uleması (Meşihat Arşivine Göre)
Burcu Akça Eyiler
Bu çalışmada 19. ve 20. yüzyıl tarih aralığında, Batum'da doğan ulema biyografileri üzerinden gidilerek bu dönemde Osmanlı Devleti'ndeki eğitim ve öğretim sistemi incelenmiştir. Bu ulemanın biyografilerinde doğum tarihleri ve doğum yerleri, aileleri, aldıkları eğitimler, ders aldıkları medreseler ve hocalar, bulundukları memuriyetler, bu memuriyetlerde aldıkları maaş miktarları hakkında bilgi tespiti yapılmıştır. Ayrıca ulemaya ait belgelerden kimlik bilgileri, eşkâlleri ve ikamet adreslerine dair bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Bu yönüyle Osmanlı bürokrasisi ve sosyal hayatına dair birtakım çıkarımlar yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yer alan Batum'da doğmuş ancak Batum'un elden çıkmasıyla birlikte devletin sınırları içerisine göç etmek zorunda kalmış son dönem Batum ulemasının biyografilerini ele almaktır. Böylelikle konuyla ilgilenen çalışmacılara yardımcı olmak, alan literatürüne ve bilim dünyasına katkı sağlamak hedeflenmektedir. Bununla birlikte, Osmanlı Devleti'nde dönemin ilmiye sınıfı ve devletin siyasi, iktisadi, sosyal, eğitim ve kültürel yapısı detaylarıyla ortaya konulmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2019Erzincan'da faaliyet gösteren yiyecek içecek işletmelerinden algılanan hizmet kalitesinin ölçümü: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencileri üzerine bir araştırma
Nilay Zariç
Küreselleşen dünyada hizmet sektörü kapsamındaki yiyecek içecek işletmeleri artan rekabet karşısında başarılı olabilmek için rakiplerine göre müşterilerine daha iyi ve kaliteli hizmet sunmak zorundadırlar. Günümüzde müşterilerine kaliteli hizmet sunan firmalar ancak ayakta kalabilmektedirler. Bu çalışmada Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencilerine, Erzincan il merkezinde hizmet aldıkları yiyecek içecek işletmelerinden bekledikleri ve algıladıkları hizmet kalitesini ölçmeye yönelik SERVQUAL ölçeği uygulanmıştır. SERVQUAL ölçeği "Fiziksel Özellikler", "Güvenilirlik", "Heveslilik", "Güven" ve "Empati" olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Anketten elde edilen verilere bazı betimsel istatistikler, güvenilirlik analizi, normallik analizi, SERVQUAL puanları, t-testi, tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Çalışma neticesinde, Heveslilik SERVQUAL puanı bakımından cinsiyet değişkeni arasında, Empati SERVQUAL puanı bakımından sınıf düzeyleri arasında, Fiziksel Özellikler SERVQUAL puanı bakımından yaş değişkeni arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Tüm boyutların SERVQUAL puanı bakımından aylık gelir arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca yiyecek içecek işletmelerinden hizmet alan üniversite öğrencilerinin algıladıkları hizmet kalitesinin oldukça düşük olduğu ve öğrencilerin beklentilerinin karşılanamadığı sonucuna varılmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Nikel demir oksit nanopartikülünün Genotoksisitesinin Drosophila melanogaster'de somatik mutasyon ve rekombinasyon testi (SMART) ile araştırılması
Burhan Nas
daha sonra doldurulacaktır
- Master ThesisAçık Erişim2019Ticari işlemlerde taşınır rehni kanunu uyarınca ticari işletme rehni
Muhammed Enes Yıldız
Bir ayni teminat türü olan rehin, esas itibariyle Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) eşya hukuku kitabında düzenlenmiştir. Taşınırın rehin verilmesinde ilke, zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle gerçekleştirilmesidir (TMK m. 939/1). Ancak ticari yaşamın kendisine özgü gerekliliklerinden bahisle 21/7/1971 tarihinde kabul edilmiş olan 1447 sayılı (mülga) "Ticari İşletme Rehni Kanunu" (TİRK) taşınır rehnine bir istisna teşkil etmekte ve rehnin tesisi için rehin konusu taşınırın teslimini aramamaktaydı. Nitekim rehin konusu taşınırın tesliminin aranmaması bakımından benzer düşünce ile hareket eden kanun koyucu, küçük ve orta büyüklükteki (KOBİ) işletmelerin finansman ihtiyaçlarına katkı sağlamak ve piyasaların güncel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 20.10.2016 tarihinde kabul ettiği ve 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe koyduğu 6750 sayılı "Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu" (TRK) ile 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu'nu ilga etmiştir. Çalışmamızda, 7099 sayılı Kanun (RG. 10.5.2018/30356) ve Resmî Gazete'de (RG. 22.5.2018/30428) yayımlanan yönetmelik değişiklikleri ışığında, ticari işletme rehni bahsi incelenecektir. Ayrıca TRK, mülga TİRK'den farklı olarak, sadece ticari işletme rehnini düzenleyen bir kanun değildir. Hatta TRK'da, doğrudan sadece ticari işletme rehinlerine uygulanabilecek sadece birkaç özel düzenleme yer almaktadır (TRK m. 5). Dolayısıyla TRK ve ikincil mevzuatında yer alan diğer hükümler, bünyesine uygun düştüğü takdirde ticari işletme rehinlerinde uygulama alanı bulabilecektir. Bu bağlamda çalışmada, TRK ve ikincil düzenlemeleri ekseninde bir ticari işletme rehninin tesisi, kapsamı, sözleşme hükümleri ve rehnin sona ermesi bahsi, uygulamada ortaya çıkabilecek muhtemel sorunlar eşliğinde değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Ticari İşletme Rehni, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu, Rehinli Taşınır Sicili
- Master ThesisAçık Erişim2019Öğretmenlerin psikolojik dayanıklılıkları ile iş yaşam kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Mustafa Yılmaz
Bu araştırmada, öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile iş yaşam kaliteleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, iki ya da daha fazla değişkenler arasındaki değişimin varlığını ya da var olan durumlarını belirlemeyi amaçlayan ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Yozgat-Merkez-Sorgun-Yerköy ilçelerinde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan toplam 438 öğretmen oluşturmaktadır. Bu öğretmenlerin 244'ü (% 55,7) erkek, 194 (% 44,3) 'ü kadın öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ), İş Yaşam Kalitesi Ölçeği (İYKÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler için Bağımsız Gruplar t-Testi, Varyans Analizi, Kısmi Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin psikolojik dayanıklılıkları ile okulda geçirdikleri hizmet süreleri arasında anlamlı bir ilişki çıkmıştır. Öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile cinsiyet, branş, kıdem, öğrenim durumu ve okul türü değişkenleri arasında ise anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Ayrıca öğretmenlerin iş yaşam kalitesi alt boyutları olan; Toplam Yaşam Alanı, Güvenli ve Sağlıklı Çalışma Koşulları, İş gören Kapasitesinin Geliştirilmesi, Sosyal Sorumluluk, Sosyal Bütünleşme, Demokratik Ortam, Uygun ve Adil Karşılık öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin yaklaşık %13'ünün anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Magnetron sıçratma yöntemi ile kaplanmış TiN filmlerin yapısal, mekanik ve tribolojik özellikleri üzerinde taban malzeme sıcaklığının etkisi
Erhan Emre Bilgin
Kesici takımların sertliğini ve aşınma direncini önemli derecede artıran Titanyum Nitrür (TiN) sert filmler çeşitli kaplama yöntemleri ile birçok farklı taban malzeme yüzeyine kaplanarak endüstrinin pek çok alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, magnetron sıçratma yöntemi kullanılarak, farklı taban malzeme sıcaklıklarında D2 soğuk iş takım çeliğinin yüzeyine TiN filmler kaplanmıştır. Farklı taban malzeme sıcaklıklarının TiN filmlerin yapısal, mekanik ve tribolojik özelliklerine etkisi incelenmiştir. Filmlerin yapısal özelliklerini belirlemek için SEM ve XRD, sertliğini belirlemek için mikro sertlik test cihazı kullanılmıştır. Filmlerin adezyon ve aşınma özelliklerini belirlemek için sırasıyla çizik test cihazı ve pin-on-disk tribometre kullanılmıştır. Taban malzeme sıcaklığının artması ile birlikte artan film kalınlığı ve küçülen tane boyutu gözlemlenmiştir. TiN filmler D2 soğuk iş takım çeliğinin yüzey sertliğini önemli ölçüde artırmıştır. Artan taban malzeme sıcaklığı ile birlikte TiN filmlerin sertliği, adezyonu ve aşınma direnci önemli ölçüde artmıştır.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2019Ferulago glareosa Kandemir ve Hedge (Apiaceae) türünün üreme ekolojisi, koruma biyolojisi ve dağılım haritalanması
İdris Sarı
Etkileri gün geçtikçe daha fazla yaygınlaşan küresel iklim değişikliğine karşı endemik bitki türlerini koruma çabalarında henüz istenilen yeterliliğe erişilememiştir. Ferulago glareosa, Kemah, Erzincan, Türkiye'de yaşayan nadir endemik türlerimizden biridir. Bu çalışmada ilk olarak türün üreme sistemi, ziyaretçileri, meyve dağılımı, fidelerin populasyonlara katılması, toprak tohum bankası ve populasyon modellemesi gibi üreme ekolojisi ayrıntıları araştırıldı. Daha sonra türün habitat uygunluk modellemesi ve iklim değişikliği modellemeleri maksimum entropi yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirildi. Tür için elde edilen çok sayıdaki tür dağılım modelleri arasından en uygun olanının seçiminde, modele ait eğitim veri seti ve test veri seti ROC değerleri arasındaki standart sapma değerleri dikkate alındı. Türün çiçek ödüllerinin tüm ziyaretçilere açık, ziyaretçilerinin bazılarının türün meyve tutumuna zararlı, üreme sisteminin geitonogam, ksenogam, tohum bankasının kısa-süreli kalıcı olduğu belirlendi. Ayrıca türün yaşam alanındaki konumsal ve zamansal varyasyonların türün çoğalma başarısında oldukça etkin olduğu saptandı. Türün meyveleri ve böcek ziyaretçilerinden biri arasında mimikrinin özel bir formu olan mimesis olduğu belirlendi. F. glareosa için elde edilen habitat uygunluk modeli (ROC: 0,970-0,968) incelendiğinde türün dağılımına etki eden çevresel faktörler; en soğuk çeyreğin ortalama sıcaklığı ve eğim olarak saptandı. Modelleme çalışmalarından elde edilen öngörülerde türün yayılış alanının yakın gelecekte bile uygun olamayabileceği görüldü. Özetle bu çalışmada, ''yaklaşan en büyük tehlikelerden biri olan iklim değişikliğine karşı endemik bitki türlerini nasıl hazırlamalıyız'' sorusunun yanıtı aranarak, endemik türlerimizin korunmasına yönelik önerilerde bulunuldu.
- Master ThesisAçık Erişim2019Ortaokul 5. sınıf düzeyinde fen bilimleri dersi öğretimi yapan öğretmenlerin 2017 yılında güncellenen fen bilimleri dersi öğretim programıyla ilgili görüşleri ve değerlendirilmesi
Şahin Ayvazoğlu
Bu araştırmanın amacı 2017 yılında yenilenen 5. Sınıf Fen Bilimleri dersi öğretim programıyla ilgili öğretmen görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin bazı değişkenlerle ilişkisini tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Erzincan ilinde görev yapan 72 Fen Bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel yöntemlerden olan tarama modeli seçilmiş, öğretmenlerin YFBDÖP ile ilgili görüş ve değerlendirmelerini belirlemek için likert-tipi bir ölçek kullanılmıştır. Elde edilen verileri betimlemek için frekans, yüzde , standart sapma ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, hizmet içi eğitim, kıdem, ve çalıştığı yer değişkenlerine göre aralarında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek için bağımsız t-testi uygulanmıştır. Araştırma sonunda öğretmenlerin 2017 yılı FBDÖP' ün boyutlarına ilişkin genel olarak olumlu görüş bildirdiği görülmüştür. Öğretmenlerin görüş ve değerlendirmelerinin cinsiyet ve hizmet içi eğitim değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. 2017 yılı FBDÖP' e yönelik genel düşünceler boyutunda ise kıdem ve çalıştığı yer değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2019Şeyh Galip'in Hüsn ü Aşk'ında medeniyet tasavvuru
Dilek Yalçın
Şeyh Galib tarafından yazılan Hüsn ü Aşk, klasik aşk mesnevisi geleneğinin eşsiz örneklerinden biridir. İki âşık arasında geçen beşerî bir aşk hikâyesi olarak tahkiye edilse de aslında tasavvufa intisap etmiş bir sâlikin seyr ü sülukûnu anlatan sembolik bir eserdir. Aynı zamanda olağanüstü varlıkların ve mekânların yer alması sebebiyle fantastik bir hikâye olma özelliğine sahiptir. Fakat klasik aşk mesnevisine aykırı özellikleri, kurgusunun temelini oluşturan şahıs kadrosu ve onların terbiye usulleriyle İslam medeniyetinin temel kaynaklarını sembolize ediyor olması onun sadece klasik bir aşk hikâyesi olmadığını göstermektedir. Tezin amacı, klasik aşk mesnevisi geleneği bağlamında bu geleneğin remiz ve sembolleriyle yazılan Hüsn ü Aşk'ı bir medeniyet tasavvuru olarak okumaktır. İslam medeniyetinin temel kaynakları olan "aşk", "tevhid", "vahiy" kavramları Hüsn ü Aşk'ta şahıs kadrosu; "terbiye" mefhumu ise Mevleviliğin esaslarına dayanan seyr ü sülûk ile simgelenmiştir. Hüsn ü Aşk, Osmanlı Edebiyatı'nın klasik aşk mesnevisi geleneğine armağanıdır. Âşık ile maşuk karakterlerinin aşktaki rollerini değiştirerek Allah'ın mahlûkunda kendi tecellisine âşık olması fikrine dayanan ve bu sufi yaratılış düşüncesini sembolize eden mistik bir ontolojidir. Kâinatı bu nazariyeye göre mânâlandıran eserin aynı zamanda bir medeniyet tasavvuru olduğu görülmektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2019İşletmelerin inovasyon faaliyetleriyle rekabet güçleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: TRA 1 bölgesi organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren KOBİ'ler üzerine bir araştırma
Bilge Kağan Ayvaz
Dünyada inovasyon faaliyetleriyle rekabet gücü arasındaki ilişki her geçen gün biraz daha fazla dikkat çekmektedir. Günümüzde, işletmeler rekabetçi bir pazar ortamında hayatta kalabilmek için kendilerini geliştirmeleri ve güncellemeleri gerekir. Bu gelişmeyi mevcut ürün veya hizmetlerini iyileştirme şeklinde yapabilecekleri gibi, tamamen farklı bir ürün veya hizmet meydana getirerek de yapabilir ve pazar koşullarında avantaj elde edebilirler. Buradan hareketle bu çalışmanın temel amacı işletmelerin inovasyon faaliyetleri ile rekabet güçleri arasındaki ilişkinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmada tam tarama modeli kullanılarak TRA1 bölgesinde OSB'de aktif olarak faaliyetlerine devam eden 135 adet küçük ve orta büyüklükteki işletmeye anket uygulanmıştır. İnovasyon faaliyetleri ve rekabet gücü arasındaki ilişki, inovasyonun dört alt boyutu olan ürün, pazarlama, organizasyonel ve süreç halinde ve işletmenin özellikleri kapsamında incelenmiştir. Elde edilen verilerin analiz sonucuna göre işletmelerde uygulanan inovasyon ile rekabet güçleri arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2019Altın ve petrol fiyatları ile volatilite endekslerinin hisse senedi piyasaları üzerindeki etkisi: Gelişmekte olan ülkeler üzerine bir inceleme
Kübra Saka Ilgın
Finansal piyasalar ve emtia piyasaları arasındaki ilişki yatırımcıların portföy oluşturma kararlarında oldukça önemli konulardan biridir. Stratejik emtialar olan altın ve petrolün fiyat ve volatilitelerinin gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri ve hisse senedi piyasaları üzerinde önemli etkileri olabileceği düşüncesi çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Bu çalışmada, altın ve petrol fiyatları ile altın ve petrol volatilite endekslerinin hisse senedi fiyatları üzerindeki etkisi gelişmekte olan ülkeler perspektifinden incelenmiştir. Analiz dönemi olarak Haziran 2008-Nisan 2017 dönemi belirlenmiş ve aylık veriler kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönem asimetrik ilişkiler doğrusal olmayan ARDL (NARDL) yöntemiyle analiz edilmiştir. Analizler neticesinde altın fiyatlarının kısa ve uzun dönemde gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarında Brezilya ve Rusya haricinde negatif etki gösterdiği tespit edilmiştir. Bu etkinin kısa dönemde tüm ülkelerde, uzun dönemde ise Brezilya, Tayland ve Türkiye'de asimetrik olduğu belirlenmiştir. Petrol fiyatlarındaki değişimlerin kısa ve uzun dönemde, net petrol ihracatçısı olan ülkelerden Rusya, Brezilya, Meksika, Malezya ve Endonezya'da hisse senedi fiyatlarını pozitif, net petrol ithalatçısı olduğu belirlenen Güney Afrika ve Tayland'da ise negatif etkilediği tespit edilmiştir. Altın ve petrol volatilitelerinin pozitif ve negatif şokları ise kısa ve uzun dönemde hisse senedi piyasalarında farklı dolayısıyla asimetrik etkiler göstermiştir. Ayrıca, altın ve petrol zımni volatilite endekslerinin dayanak endeksleri olan altın ve petrol fiyat endeksleriyle ilgili ülke piyasalarının genelinde uzun dönemde negatif etki gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar, altın ve petrol gibi stratejik emtialardaki fiyat dalgalanmalarının gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarını önemli derecede ve asimetrik olarak etkilediğini göstermiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2019Türkiye'de uluslararası ticaret ile uluslararası taşımacılık arasındaki ilişkinin incelenmesi (2002-2017)
Emrah Ağgön
Dünyanın farklı yerlerinde yerleşmiş ulusal ve uluslararası şirketlerin yapmış oldukları ihracat ve ithalat işlemlerinde taşımacılık faaliyetleri oldukça önemli bir yere sahiptir. Taşımacılık faaliyetlerinin bu denli önemli olmasının sebebi üretici ile tüketici arasında bir köprü vazifesi görmesidir. Yine ülkelerin ve şirketlerin dünyada artan küresel rekabet koşullarına uyum sağlayabilmesi için taşımacılık faaliyetlerinde yapacağı etkin ve verimli çalışmalarla uluslararası ticarette avantaj sağlayacağı yadsınamaz bir gerçektir. Lojistik sektörü içinde en önemli süreçlerden biri olan taşımacılık faaliyetlerini yürütürken işletmeler taşıma maliyetlerini minimize eder, teslimatta zamana uyar ve çevreye zarar verecek durumlardan kaçınırsa bu etkinliklerde verimliliği sağlamış olur. Bu tezde Türkiye'de 2002-2017 yılları arasında taşımacılığı karayolu, denizyolu, demiryolu, havayolu ve diğer taşımacılık türleri diye alt sistemlere ayırarak, söz konusu yıllardaki mevcut durumu incelenmiş, bu taşımacılık türlerinin ihracat ve ithalatla ayrı ayrı karşılaştırılması yapılmıştır. Son olarak önümüzdeki yıllarda uluslararası ticarette taşımacılık sektörüyle ilgili ne yapılması gerektiği konusunda önerilerde bulunulmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2019Sulu ortamda grafen oksit-safranin T kompozitlerinin hazırlanması ve fotofiziksel özelliklerinin incelenmesi
Kubilay Korkmaz
Son yılların popüler moleküllerinden biri olan grafen oksit (GO) Modifiye Hummer yöntemine göre sentezlenmiştir. Sulu ortamda negatif yüklü GO'in farklı miktarlarda kararlı dispersiyonları hazırlanmıştır. Saf su içerisinde güçlü floresans özelliğe sahip olduğu bilinen pozitif yüke sahip Saf T bileşiği (Saf T) ile GO'den elde edilen GO/dye kompozitleri basit bir yöntemle hazırlanmıştır. GO/dye oranı değiştirilerek sulu ortamda kararlı kompozitler elde edilmiştir. Saf T'nin sulu çözeltide GO ile etkileşimi, ortama yüzey aktif madde olan SDS'nin (sodyum dodesil sülfat) ilave edilmesiyle CMC'nin (kritik misel konsantrasyonu) üstünde ve altında incelenmiştir. CMC'nin (kritik misel konsantrasyonu) üstünde ve altındaki SDS surfaktant ortamında GO'in kuençleştirici etkisinin nasıl değişeceği ortama elektrolit (NaCl) ilave edilerek takip edilmiştir. GO-Saf T kompozitlerinin oluşumu spektroskopik ve mikroskobik teknikler kullanılarak aydınlatılmıştır. Bu kompozitlerde, GO tabakalarının Saf T bileşiğinin fotofiziksel özellikleri üzerine etkisi absorpsiyon ve floresans spektroskopi teknikleriyle incelenmiştir. GO temelli GO/Saf T kompozit yapıları GO ile dye molekülleri arasındaki elektrostatik ve π-π etkileşmesi sonucunda elde edilmiştir. GO'in Saf T floresansını zayıflattığı, ortama SDS ilave edildiğinde ise Saf T'nin floresansının, SDS konsantrasyonunun artışıyla belirgin şekilde arttığını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, ortama ilave edilen elektrolitin GO'den kaynaklanan floresans şiddetindeki azalmaya iyileştirici etkide bulunduğu anlaşılmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Öğretmenlerin psikolojik dayanıklılıkları ile motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yavuz Karakaya
Bu araştırmada, öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, iki ya da daha fazla değişken arasındaki değişimin varlığını veya var olan durumu belirlemeyi amaçladığından ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2018-2019 Eğitim/Öğretim yılında Erzurum ilinde bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapmakta olan 11.357 öğretmenden, Aziziye-Palandöken-Yakutiye merkez ilçelerde görevli 5.040 öğretmen arasından kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile seçilen toplam 702 öğretmen oluşturmaktadır. Bu öğretmenlerin 253'ü (% 36) erkek, 449' ı (% 64) kadın öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ), Öğretmen Motivasyon Ölçeği (ÖMÖ) ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin parametrik ya da non parametrik istatistikler için uygun olup olmadığına bakmak için normal dağılım testi yapılmıştır. Psikolojik dayanıklılık ve motivasyon ile ilgili ele alınan bağımsız değişkenlerin düzeylerine göre oluşturulan grupların bağımlı değişken puanlarının anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla ilişkisiz (bağımsız) örneklemler için t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Psikolojik dayanıklılık ile motivasyon arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson momentler çarpımı korelasyon analizi ve iki değişken arasındaki yordama düzeylerini belirlemek içinde regrasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre; öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri orta; içsel, dışsal ve toplam motivasyon düzeyleri ise yüksek seviyede çıkmıştır. Ayrıca medeni durum değişkeninde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, okul türü, branş, eğitim seviyesi ve kıdem değişkenlerinde anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Ayrıca araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin içsel ve dışsal motivasyon düzeyleri psikolojik dayanıklılıktaki toplam varyansın % 25' ini açıklamaktadır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Sûdî'nin Hâfız-ı Şirâzî Dîvânı şerhi (49b-75a varakları arası transkripsiyonlu metin-inceleme)
Hatice Yuca
Hâfız-ı Şirâzî [1326/1389] 14. yüzyılda Şiraz'da doğmuş, şiirlerinin gücü sayesinde İran edebiyatını aşıp Türk edebiyatında da tanınmış bir şairdir. Tek eseri olan Dîvân'ı ile hem İran hem de Dünya edebiyatında ün kazanmıştır. Bu ün Türk edebiyatında da karşılığını bulmuş, Dîvân'ı Türkçe'ye çevrilmiş ve pek çok şarih tarafından şerhi yapılmıştır. Bu şerhlerden birisi de çalışmamıza konu olan Bosnalı Sûdî'ninkidir. Bu çalışmada Sûdî'nin "Şerh-i Dîvân-ı Hâfız" isimli eserinin "49b-75a varakları" arasının trankripsiyonlu bir şekilde Latin alfabesine aktarımı yapılmıştır. Çalışma giriş, iki bölüm, sonuç, kaynakça, dizin ve sözlük bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde şerhin tanımı yapılmış, Osmanlı dönemindeki şerh geleneği hakkında bilgi verilmiş, Hâfız-ı Şirâzî ve Sûdî'nin hayatı, eserleri ve edebi şahsiyeti tanıtılmıştır. Birinci bölümde Latin harflerine aktarımı yapılan kısımlarda geçen gramer terimleri, edebi sanatlar, kişi, mekan, kitap ve peygamber isimleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise asıl amaç olan "49b-75a varakları arası" metin transkripsiyonlu olarak Latin harflerine aktarılmıştır. Çalışma; sonuç, kaynakça, dizin ve sözlük bölümleriyle tamamlanmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2019Türkiye'de iç göç olgusu: 13 mart 1992 Erzincan depremi özelinde iç göçlerin incelenmesi
Çağlar Özdemir
İnsanlık tarihi kadar eski olan göç olgusu, geçmişten günümüze kadar ülkelerin sosyal, siyasi ve ekonomik yapıları üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. İnsanlar göç ettikleri yerlere kültürlerini de taşırlar, göç edilen yerde etkileşim oluşur. Depremler ise yine ülkemizde ciddi öneme sahiptir. Öyle ki hemen hemen her 15-20 yılda bir ülkemizde 7 şiddeti civarında deprem meydana gelmiş ve bu depremler, yüksek oranlarda can ve mal kayıplarına yol açmıştır. Erzincan ili geçmişten günümüze kadar birçok depreme sahne olduğu için, il özelinde yaşanan depremlerin ve akabinde gelen göç süreçlerinin, Erzincan halkı üzerindeki etkisi azımsanmayacak derecede yüksektir. Erzincan tarihindeki en büyük deprem, dünya tarihi içerisinde de olumsuz sonuçları ve şiddeti bakımından ilk sıralarda yer alan 1939 depremidir. Erzincan için bir diğer önemli deprem ise, 13 Mart 1992'de meydana gelen ve Erzincan ilinin güncel yapısına önemli derecede etki eden depremdir. Bu çalışma, 13 Mart 1992 Erzincan depremi ve sonrasında il genelinde yaşanan göç süreçlerinin sosyal ve ekonomik sonuçlarını analiz etmeyi amaçlamıştır. Çalışmada; Türkiye İstatistik Kurumu, Devlet İstatistik Enstitüsü ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verileri yanında; 13 Mart 1992 Depremi'ni yaşamış 20 aile fertleriyle ile yapılan derinlemesine mülakatlardan edinilen veriler temel alınmıştır. Hem resmi veriler hem de tanıkların anlatıları; 13 Mart 1992 depreminin Erzincan'ı sosyal, ekonomik ve demografik olarak gerilettiği yönündedir. Kentin nüfus yapısında genel bir azalma olduğu gibi nitelikli iş gücü ve kamu personeli sayısı oranında da ciddi bir düşüş yaşanmıştır. Bu durum kentin toplumsal yapısı yanında, özellikle göçü tetiklediği için farklı boyutlarda da şehri olumsuz yönde etkilemiştir. Deprem kentin ekonomik yapısını da etkilemiştir. Hem ücretli çalışanlardan hem de ticaret yaşamında olan birçok kişi deprem sonrası göç etmeyi tercih etmiştir. Çalışmada, deprem sonrası değişim, resmi veriler ve mülakatlar ışığında elde edilen veriler sonucu; depremden sonra yaşanan göç olgusunu, Erzincan'ın sosyolojik, demografik ve ekonomik yapısında olumsuz etki yaptığı yargısına varılmıştır.
