Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Eskiçağda Doğu Anadolu medeniyetlerinde tandır, ocak kültürleri ve gelişimleri

    Bekir Özgür

    Tarih ve medeniyet çizgisinde birçok kültür öğesi bağlı bulunduğu toplumun birer yansımasıdır. Tam bu noktada araştırma konumuz olan Doğu Anadolu ilkçağ uygarlıklarının tandır ve ocak kültürleri, dönemin anlamlandırılması ve kültürün toplumlardaki yansıması olarak kayda geçmiştir. Birçok medeniyetin en önemli öğesi mutfak kültürüdür. Bu öğe içinde de mutfak ve kiler bölümlerinin ocak, tandır ve fırın bölümleri önemli yer tutmaktadır. Doğu Anadolu kültüründe önemli bir yere sahip olan tandırlar kırsal bölgelerde özellikle hala kullanımı ile dikkat çekmektedir. Araştırmamızda bu kültürel öğenin geçmişi hakkında ve bölgesel farklılıklarına değinerek günümüze kadar olan gelişimi incelenmiştir. Bu anlamda ilkçağlardan günümüze kadar uzanan tandır ve ocaklar toplumların gelişim çizgilerinde önemli bir yer tutmaktadır. Tandır ve ocaklar özellikle kırsal kesimin bir uğraşı olarak görülse de bir kültürün en önemli yansımasıdır. Köy evlerinde mimari yapının nemli bir kısmını oluşturmaktadır. Arkeolojik veriler ışığında da değerlendirdiğimiz tandırlar, Doğu Anadolu bölgesinde asırlardan beri devam eden bir kültürün parçasıdır. Özellikle ilkçağ yerleşim bölgelerinde yapılan kazılarda hemen hemen her bölgede tandır ve ocakların varlığını görmekteyiz. Bu durum tandır ve ocakların insanlığın ilk dönemlerinden günümüze kadar kültürel ve işlevsel değerini koruduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler:Tandır, Ocak, Fırın, Doğu Anadolu

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Divanu Lügati't Türk'te değerler

    Çağlar Yaprakgül

    Sözlükler sadece dillerdeki kelime sayısını gösteren kitaplar değil dillerin hafızası, kültür taşıyıcısı, mensup oldukları milletlerin hayatlarından ipuçları sunan kültür ataşeleridir. Bu çalışmada kadim Türk tarihi ve Türkçe için müstesna bir yere sahip olan Kaşgarlı Mahmud'un kaleme aldığı Divânu Lügâti't Türk adlı ansiklopedik sözlük incelenerek eserin bünyesinde barındırdığı düşünülen değerler araştırılmış ve günümüzde var olan değerlerin yaklaşık bin yıl önce yazılmış olan eserimizde ne ölçüde yer aldığı belirlenmeye çalışılmıştır. Değerler belirlenmeden önce Kaşgarlı Mahmud'un hayatı hakkında bilgi verilmiş, Divânu Lügâti't Türk'ün hem yapısı hem yazılış amacı açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada söz konusu eserde yer alan kelimeler ve bu kelimeleri açıklamak için kullanılan atasözü, deyim, şiir ve açıklamalar incelenmiş kelime, kelimenin geçtiği yer ve anlamları eserde geçtiği gibi aktarılmış verilen bilgilere dayanılarak direkt olarak ve dolaylı yollarla sunulan değerler tespit edilerek ilgili değerin başlığı altında aktarılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde Divânu Lügâti't Türk'ün adaletten zarafete, sevgiden konukseverliğe kadar birçok değeri barındırdığı görülmüştür.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Eski harfli çocuk dergilerinin sonuncusu: "Çocuk Yıldızı (1927-1928)"

    Arif Şevket Mete

    Çalışma, eski harfli çocuk dergilerinin sonuncusu olan "Çocuk Yıldızı" adlı dergiyi tanıtıp eski harflerle yayımlanmış olan dergiyi Latin harflerine aktarmak, dergide yer alan metinlerin türlerini ve iletilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Doküman incelemesi deseniyle kurgulanan çalışmanın kapsamını 1927-1928 yılları arasında İzmir'de on sayı olarak yayımlanan "Çocuk Yıldızı" adlı dergideki metinler oluşturmaktadır. Öncelikle derginin Atatürk Üniversitesi Seyfettin Özege Kütüphanesindeki tam koleksiyonuna ulaşılmış, ardından eski Türkçe harflerle basılmış dergi Latin harflerine aktarılarak metinlerle ilgili analizler yapılmıştır. Çalışma sonucunda Çocuk Yıldızı adlı derginin çocuklar için metin türleri bağlamında zengin bir içeriğin yer aldığı hacimli bir dergi olduğu, dergide yer alan metinlerin çocuklar için olumlu iletiler içerdiği, ayrıca derginin dönemin siyasal/politik ikliminden önemli oranda etkilendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, "Çocuk Yıldızı" dergisi, eski harfli çocuk dergisi

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Fritillaria assyriaca Baker subsp. Assyriaca / donuk lale (Liliaceae / zambakgiller)'nin üreme biyolojisi üzerine bir çalışma

    Moldir Alkhan

    Bu çalışmada Fritillaria assyriaca Baker subsp. Assyriaca (Donuk Lale) (Liliaceae)'nin üreme biyolojisi üzerine ön çalışmalara yer verilmiştir. Dünyada yaklaşık 130 türü bulunan Fritillaria L (Terslale) cinsinin 34 kadarı süs bitkiciliğinde kullanılmaktadır. Cinsin Türkiye'de ise 39 taksonunun doğal yayılışı bulunmaktadır. Cinsin bu denli çeşitli olmasına ve koruma altına alınması gereken taksonları ihtiva etmesine rağmen türlerin üreme biyolojisinin anlaşılması ve korunmasına yönelik çalışmaların yetersiz olduğu görülmüştür. Koruma çalışmalarında türe ait üreme biyolojisi anlaşılmadan yapılan çalışmalar yeterince verimli olmamaktadır. F. assyriaca subsp. assyriaca doğal olarak Türkiye'de yayılış göstermekte olup, bahçe ortamında da yetiştirilebilmektedir. Uygulama bahçesinde 5 farklı kontrol grubu oluşturarak yürütülen bu çalışmada taksonun tozlaşma ve üreme başarısına ait sonuçlar elde edildi. Tozlaştırıcı kimliği, polen sayıları, polen canlılıkları ve tohum taslağı sayıları çeşitli arazi ve laboratuvar prtotokolleri ile tespit edilmeye çalışıldı. Ayrıca taksonun verimliliğini artıran tozlaşma çeşidi hakkında veriler toplandı. Buna göre F. assyriaca subsp. assyriaca'nın kendine tozlaşmaya (otogami) kapalı olduğu, ortalama polen sayısının çiçek başına 240.000 ± 10.000, tohum taslağı sayısının ise 162 ± 6 olduğu tespit edilmiştir. Taksonun kültür ortamında temel tozlayıcısının ise bal arıları (Apis mellifera) olduğu gözlenmiş ve başka herhangi bir tozlaştırıcının ziyareti tespit edilmemiştir. Ayrıca türün polen canlılık oranının yapılan asetokarmin boyası testinde % 96 olarak bulunmuştur.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Almatı bölgesinin (Kazakistan) akar (acarı) faunasının belirlenmesi

    Tolganay Azhıkul

    Bu çalışmada; daha önce yapılmış bilimsel araştırmalar taranarak Kazakistan'ın faunasının genel bir özeti ile akar faunası ortaya konmuştur. Ayrıca söz konusu ülkenin coğrafik özelliği, doğal koruma alanları ve milli parkları araştırılmış ve listelenmiştir. Kazakistan milli parklarının büyük bir çoğunluğunun flora açısından çalışılmış olmasına rağmen, fauna açısından incelemeler oldukça yetersizdir. Az sayıda olsa da memeli ve sürüngen hayvanların çalışıldığı, ancak omurgasız hayvanlar, özellikle de akarlar üzerine yapılan çalışmaların yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada, Almati bölgesinden Haziran- Ekim ayları arasında toplam 10 defa örnek alınmış ve bulunan akarlar faunistik açıdan incelenmiştir. Astigmata grubuna ait 1 tür, Prostigmata grubuna ait 17, Mesostigmataya ait 9, Mesostigmataya ait 1 ve Oribatidlere ait 11 tür tespit edilmiştir. Bunlardan üç tanesi hariç (Acarus siro, Acrotritia ardua ardua ve Ixodes sp.) diğerleri Kazakistan için yeni kayıttır.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Avrupa Birliği'nin Orta Doğu politikası

    Onur Bigaç

    Orta Doğu bölgesi insanlık tarihinin başladığı zamandan günümüze kadar çeşitli yönleriyle hep gündemde olmuş, savaşlara ev sahipliği yapmış, medeniyetlerin ve üç büyük semavi dinin ortaya çıktığı bir bölge olarak önemini hiç yitirmemiştir. Güç mücadeleleri, iktidar savaşları, vekalet savaşları bölgenin rutini olagelmiştir. Bu tezin temel amacı Avrupa Birliği'nin kurulduğu günden günümüze, Orta Doğu bölgesine yaklaşımları ve bölgede yaşanan ihtilaflar karşısında takındığı tutum ve politikaları ortaya koymaktır. Avrupa Birliği'nin bölgeye yönelik bir politika oluşturma çabaları 1970'li yılların başından itibaren başlamıştır. Birinci bölümde, Orta Doğu bölgesi ve bölgenin sosyo-ekonomik, coğrafi ve stratejik konumu gibi özellikleri incelenmektedir. İkinci bölümde, kısaca Avrupa Birliği'nin dış politikası, dış politikasının dayandığı temel ilkeler, ortak dış politika oluşturma yolunda alınan kararlar, AB içinde dış politika konusunda gösterilen çabalar, oluşturulan kurumlar ve dış politika yapım aşamaları tarihsel süreci içinde ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise Orta Doğu coğrafyasında yaşanan önemli olaylara yönelik olarak Avrupa Birliği'nin politikaları, yaklaşımları, olaylar hakkında takınılan tavırlar ele alınmaktadır. Çalışmamızda bölgeyi derinden etkileyen örnek siyasal meselelere yönelik Avrupa Birliği'nin yaklaşımları da ele alınmaktadır. ABD'nin Irak'ı işgali ve AB'nin bu işgale karşı tutumu, İran'ın nükleer faaliyetleri ve bu bağlamda AB ile olan ilişkileri, Katar ve Suudi Arabistan arasında yaşanan kriz de yine çalışmada odaklanılan diğer konulardandır. Son olarak, 2010 yılında patlak veren ve Orta Doğu'da yoğun çatışmalar ve iç savaşlara yol açan, adına "Arap Baharı" denilen süreç ve bu süreçte yine Avrupa Birliği ve Avupa ülkelerinin bölgeye olan yaklaşım ve politikaları da alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Orta Doğu, Avrupa, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği'nin dış politikası, Avrupa Birliği'nin Orta Doğu politikası, İsrail-Filistin meselesi, Arap Baharı.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Câhiliye Dönemi Arap şâirlerinden el-Efveh el-Evdî ve şiirleri

    Erdoğan Demir

    Sâmî dilleri ailesinden olan Arapça, dünyada en yaygın kullanılan dördüncü dildir. Diller de canlı birer organizma gibi büyüyüp gelişebilmektedir. Belirli bir süreç içinde işleyen her dilin bu gelişiminde kritik öneme sahip dönemler mevcuttur. Özel olarak Arap dili için bu kritik dönemin İslâm öncesi dönem olan Câhiliye dönemi olduğu kabul edilmektedir. Bu noktada Câhiliye dönemi Arap dili için büyük bir önem arz etmektedir. Câhilye döneminde dil açısından en dikkat çeken unsur şüphesiz şiirdir. Böylece şiir ve dolayısıyla şairler Arap dili ve edebiyatında en çok incelenmesi gereken konuları oluşturmaktadır. Câhiliye dönemi şairlerinden olan el-Efveh el-Evdî, yaşadığı dönemle konumu itibarıyla incelenmesi gereken şairlerin başında gelmektedir. Zira el-Efveh, kavminin efendisi, savaşçı ve hikmet ehli olarak tanınan meşhur bir şairdir. Sahip olduğu bu toplumsal ve edebî kişilik, onun hayatını öğrenmenin önemine vurgu yapmaktadır. Çalışmamızda şair el-Efveh'in divanını, edebi ve sosyal kişiliği ile birlikte değerlendireceğiz. Onun edebi kişiliğini divanında bulunan şiirlerin sanatsal yönlerinden teşbih, mecâz, kinâye tıbâk ve terdîd gibi başlıklar altında değerlendirirken, sosyal kişiliğini de fahr, risâ, hicâ ve hikmet gibi temalarla dile getirdiği şiirlerini değerlendirerek işleyeceğiz. Anahtar Kelimeler: el-Efveh el-Evdi, Divan, Kaside, Kabile Reisi, Süvari.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    5. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin tema ve konu uygunluğunun öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

    Özcan Canpolat

    Millî Eğitim Bakanlığı 2018-2019 eğitim-öğretim yılından itibaren yeni Türkçe Dersi Öğretim Programı'nı uygulamaya başlamıştır. Bu çalışmada yeni programa göre hazırlanmış olan 5. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin temasının metinlerin ders kitabında verildiği tema ile uyumlu olup olmadığını; metinlerin konusunun, ana duygusunun/ana düşüncesinin belirginliğini ve ayrıca öğrencilerin bu metinlerin konusunu ve ana duygusunu/ana düşüncesini belirlemede ne derece güçlük çekebileceğini belirlemek ve böylece bu metinlerin ders kitaplarında yer alabilmeye uygun olup olmadığı hakkında bir sonuca ulaşmak amaçlanmıştır. İncelenmek üzere ders kitabında her temadan rastgele olmak üzere toplam sekiz metin seçilmiştir. Bu metinlerle ilgili soruları yanıtlayacak Türkçe öğretmenleri ise Erzincan'da görev yapanlardan ve gönüllü olanlardan seçilmiştir. Bu çalışmada veriler, Miles-Huberman formülüne göre analiz edilmiştir. Formüle göre yapılan analizin içsel tutarlılığının olduğu belirlenmiştir. Tema ve ana duygu/ana düşünce kavramları birbiriyle doğrudan bağlantılı kavramlar olduğu için IV araştırma soruları içinde metinlerin ana duygusu/ana düşüncesiyle ilgili sorulara da yer verilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ders kitaplarında yer alan metinlerden üç tanesinin ders kitabında doğru tema başlığı altında yer almadığı, metinlerden iki tanesinin de konu ve ana duygusunun/ana düşüncesinin belirgin olmamasından ve öğrencilerin bu metinleri anlamakta çeşitli nedenlere bağlı olarak zorlanacaklarından ötürü 5. sınıf Türkçe ders kitabı için uygun metinler olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin metinlerin konusunu ve ana duygusunu/ana düşüncesini belirlemede zorlanma nedenleri arasında metinden kaynaklı nedenler daha fazladır. Ayrıca tema ve konu kavramları zaman zaman birbirinin yerine kullanılmaktadır, bu iki kavramın ayırt edici özelliklerine dikkat edilmemektedir. 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda da benzer durumlar vardır. Bu çalışmada programda tema ve konu sözcüklerinin kullanımı konusunda birtakım eleştirilere ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: tema, konu, ana duygu, ana düşünce, metin, Türkçe dersi, ders kitabı

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Menopoz dönemindeki kadınların algıladıkları sosyal desteğin menopoz semptomlarına etkisi

    Nisa Tunçarslan

    Giriş ve amaç: Sosyal destek menopoz semptomlarını yönetmede önemli bir faktördür. Bu araştırma menopoz dönemindeki kadınların algıladıkları sosyal desteğin menopoz semptomlarına etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır.Materyal ve metot: Tanımlayıcı özellikte olan bu araştırmanın evrenini Sağlık Bakanlığı- Erzincan Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniklerine Kasım 2016-Mart 2017 tarihleri arasında başvuran menopoz dönemindeki kadınlar oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş olup, belirtilen tarihler arasında araştırmaya alma/dışlama kriterlerini karşılayan 40-60 yaş arası 297 kadın araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler Tanımlayıcı Soru Formu, MSDÖ ve ÇBASDÖ ile araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzdelik, ortalama, bağımsız gruplarda t testi, Varyans Analizi ve Pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan kadınların yaş ortalaması 52.90±3.82'dir. Kadınların ÇBASDÖ puan ortalaması 49.50±15.53 ve MSDÖ puan ortalaması 18.84±7.19 olarak belirlenmiştir. ÇBASDÖ Aile, Arkadaş, Özel Bir İnsan alt boyut ve toplam puan ortalaması ile MSDÖ puan ortalaması arasında negatif yönde zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.001). Sonuç: Kadınların algıladığı sosyal desteğin orta, menopoz semptomları şiddetinin orta düzeyin altında olduğu söylenebilir. Hemşirelerin menopoz dönemindeki kadınlara menopozal şikâyetlerin azaltılmasına yönelik danışmanlık hizmetleri vermeleri ve desteklemeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Menopoz, Menopozal Semptom, Sosyal Destek.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Konut seçimini etkileyen faktörlerin davranışsal iktisat bağlamında yapısal eşitlik modeli ile analizi: Erzincan örneği

    Oğuzhan Caner Atabeyli

    Çalışma davranışsal iktisat kapsamında kadın ve erkek bireylerin iki ayrı cinsiyet olarak konut tercih ederken sergiledikleri davranışları konu edinmiştir. Erzincan ili merkez ilçe ve ilçeye bağlı beldeler çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Erzincan ilinde ikamet eden bireyler alt, orta ve üst gelir grubuna ayrılarak tabakalı örneklem oluşturulmuştur. Örneklem büyüklüğü 396 olarak tespit edilmiş, akabinde yapılan anket çalışmasıyla elde edilen yatay kesit verileri SPSS 21 ve LİSREL8.72 Paket Programlarıyla analiz edilmiştir. Yapısal Eşitlik Modeli analizleriyle elde edilen sonuçlarda modelin içsel gizil değişkenleri olan Demografik ve Ekonomik Koşullar, Birincil İhtiyaçlara Erişim, İkincil İhtiyaçlara Erişim, Sosyal Çevre ve Komşuluk, İç Mekân Kullanımı ve Dış Mekân Kullanımı faktörlerinin kadın ve erkek bireylerin her ikisinin de Konut Tercihi dışsal gizil değişkeni üzerinde pozitif yönde önemli etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Davranışsal iktisat bağlamında kadın ve erkek bireylerin konut tercihinde kayda değer farklı davranış sergilemedikleri saptanmıştır. Erzincan ili özelindeki kadın ve erkek bütün bireyler konut tercihinde tamamen rasyonel davranmaktadır.

  • ThesisAçık Erişim2019
    İliofemoral akut-subakut derin ven trombüslü hastalarımızda uyguladığımız farmakomekanik tromboliz tedavisinin erken ve orta dönem sonuçlarının değerlendirilmesi

    Şerif Yurt

    DVT(Derin ven trombüsü)' nin önemi üzerinde detaylı değerlendirmeler yapılamamıştır, DVT sadece pulmoner emboli gibi ölümcül sonuçlara neden olmamakta, ölümcül sonuçlarla beraber potansiyel kronik posttrombotik sekel oluşturmaktadır. DVT sonrasında PTS(Posttrombotik sendrom) oluşum insidansı % 20- 50 arasındadır, ve PTS en sık iliofemoral DVT ile ilişkilidir. Derin ven trombozu; koroner arter hastalığı ve inmeden sonra en sık görülen kardiyovasküler hastalıktır. Birleşik Devletlerde her yıl 1000 kişiden 1' inde DVT oluşur. DVT genel popülasyonda anlamlı mortalite ve morbitideye neden olur. Oral antikoagülasyon tedavisi trombüsün büyümesini engeller fakat trombolitik etki göstermez ve bundan dolayı posttrombotik sendrom oluşumunu önlemez. Farmakomekanik tromboliz tedavisi DVT' nin medikal tedavisine ek olarak uygulanabilir, fakat mutlak endikasyonların tarifinde ortak bir karar oluşturulamamıştır. Güncel bulgular farmakomekanik tromboliz tedavisinin, yalnızca antikoagülan tedaviye nisbeten, trombüs yükünü azalttığını, DVT rekürrensini azalttığını ve sonuç olarak PTS oluşumunu azalttığını desteklemektedir. Akut proksimal DVT' si olan genç hastalar, yaşam beklentisi uzun olan hastalar, morbitidesi düşük olan hastalar ve bacağının canlılığının tehdit altında olduğu hastalar farmakomekanik tromboliz tedavisi için uygun endikasyonlar olarak değerlendirilmektedir. Güncel bilgiler valf fonksiyonlarının, venöz bütünlüğün, farmakomekanik tromboliz yapılan hastalarda, sadece antikoagülan tedavi alan hastalara nisbeten, daha iyi olduğunu göstermektedir. Akut/subakut iliofemoral DVT dolayısıyla Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakultesinde hospitalize edilen ve 2013-2017 tarihleri arasında farmakomekanik tromboliz tedavisi yapılan olgularımız değerlendirme için davet edildiler. Çalışmamız 40 hastayı içermektedir. Olgularımızın hepsine '' Venöz yetmezliğin epidemiyolojik ve ekonomik çalışması: Yaşam kalitesi/ Belirtiler ölçeği '' uygulandı. PTS oluşumu Villalte skalası ile değerlendirildi. Farmakomekanik tedavi sonrasında sadece birkaç olguda PTS gelişmesine rağmen, PTS oluşan olgularda kötü yaşam kalitesi mevcuttu. Biz farmakomekanik tromboliz işlemi ile erken trombüs uzaklaştırmanın PTS oluşumunu önlemesinde faydalı olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Farmakomekanik tromboliz, İliofemoral Akut-Subakut Derin Ven Trombüsü, Posttrombotik Sendrom, Yaşam Kalitesi

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Metin Tombul'un hayatı, eserleri ve şiirlerinin tematik yönden incelenmesi

    Songül Korkmaz

    Hazırlamış olduğumuz bu tez çalışması Yukarı Fırat Havzası'nda yer alan Er-zincan'ın derin kültür birikiminden ve geleneğinden beslenerek bir dizi eser vermiş olan öğretmen Metin TOMBUL hakkındadır. Yaşadığı coğrafyada zamanının önemli bir değeri olmayı başaran Tombul, parlak bir spor geçmişi olması yönüyle ve başarılı eğitimciliği yanında, bir şair ve derlemeci olarak da sanata uzanan önemli bir basamak olmuştur. Atasözü, deyim ve dil sözlüğü çalışmalarıyla yerelde Erzincan'a, genelde ise Türk kültürüne önemli katkılar sağlayan Tombul'un, şiir kitapları da küçümsenme-yecek bir hacim ve öneme sahiptir. Türk halk şiiri geleneğinin önemli bir temsilcisi olan Tombul, modern şiirin bütün imkânlarını kullanarak çağdaş Türk şiirinin pekiş-mesine de katkı sunan bir şairdir. Bu bağlamda "Metin Tombul'un Hayatı, Eserleri ve Şiirlerinin Tematik Yönden İncelenmesi" tezin konusunu oluşturmaktadır. Âşık tarzı şiir geleneği Erzincan'da varlığını devam ettirmektedir. Bu doğrul-tuda gelenek içerisinde yerini almış kalem şairlerinin şiirlerini ve sanatlarını incelemek ve bunlar üzerine çalışmalar yapmak geleneğin sürdürülmesine katkı sağlayacaktır. Türk edebiyatına ve Türk kültürüne hizmet etmek amacıyla hazırlanan bu tezde kalem şairi Metin Tombul'u ve onun şiirlerini bilimsel yöntemlerle ele alıp akademik dünya-ya duyurmak amaçlanmıştır. Bu amaçla ortaya konan akademik çalışmada; birinci bölümde şairin hayatı, şahsiyeti ve edebî kişiliği ele alınmış, kaynak kişilerden elde edilen bilgilerle doğu-mundan çocukluğuna, öğreniminden evliliğine, öğretmenliğinden sporcu kişiliğine kadar bütün hayat serüveni bir bütün olarak ele alınıp incelenmeye çalışılmıştır. Şairi harekete geçiren amiller irdelendikten sonra tüm eserleri tahlil yöntemiyle incelemeye tabi tutularak şiirlerin edebî seviyesi hakkında tespitte bulunulmuştur. İkinci bölümde Metin Tombul'un yayımlanmış dört şiir kitabında bulunan top-lam 347 şiiri tema/konu bakımından incelenmiş, yapılan okumalar sonucu elde edilen 42 başlık ile sınıflandırmaya gidilmiştir. Şiirler incelenirken bütün konular dikkate alınmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde şiirler yapı bakımından incelenmiş, iç uyumu sağlayan ahenk unsurları üzerinde durulurken dış yapıdaki ölçü ve kafiye çeşitleri yönüyle geleneksel Türk şiiri arasındaki ilgiye dikkat çekilerek şairin bu gelenek zincirinin bir halkası ol-duğuna vurgu yapılmıştır. Çalışma "sonuç" ve "kaynakça" ile tamamlanmıştır. Ekler kısmında Tombul'a ait olup kitaplarında yer almayan şiirlere, yazılara ve fotoğraflara yer verilmiştir. Bu çalışma bir yüksek lisans tezi olup, şair Metin Tombul'u tanıtmak ve Türk edebiyatına katkı sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Mu'înü'l Mürîd'de isim yapma ekleri

    Muhammed Sami Ünal

    Bu çalışmada 13 ve 14. yüzyıllarda Orta Asya'da bilim ve edebiyat dili olan Harezm Türkçesine ait dil özelliklerini içinde barındıran ve 1313 tarihinde İslâm tarafından yazılmış Mu'înü'l Mürîd adlı eserde isim yapma ekleri incelenmiştir. 407 dörtlükten oluşan ve dinî- tasavvufî öğretilerin yer aldığı eserde isim yapma ekleri fişleme yöntemiyle belirlenmiş ve tasnif edilerek yorumlanmış, çalışma sonunda bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Dönem olarak üzerinde fazla çalışma barındırmayan Harezm Türkçesi, İslam dinine yönelen Türklerin yeni kavramları karşılamada ve dinî öğretileri insanlara en sade şekliyle anlatmada büyük bir görev üstlenmiş ve bunu Türkçenin engin ifade gücüyle ortaya koymuş bir dönemdir. Bu dönem, Oğuzların ve Kıpçakların tam manasıyla dil ve coğrafya olarak keskin bir ayrıma gitmediği bir dönemi kapsaması, eklerin ve kelimelerin belirlenerek günümüz kullanımlarına ve geçmiş şekillerine ışık tutması bakımından yine büyük bir önem taşımaktadır. Yukarıda bahsedilen hususlar ışığında çalışmamıza konu olan eserdeki tüm isim yapma eklerinin işlev olarak kullanıldığı şekiller tespit edilerek çeşitli karşılaştırmalarda bulunmak ve bu eklerin benzerliklerini/farklılıklarını ortaya koyarak Türkçenin hâlâ tartışılmakta olan konularından yapım eklerine, eserde işlendiği şekliyle farklı bir bakış açısı sunabilmek amaçlanmıştır. Yine yapım ekleri sayesinde Türkçenin zengin bir ifade ve kavramları karşılama gücü olduğu bilinmektedir. Bu vesileyle o dönem kullanılan eklerin bugünkü şekillerini yapı ve işlev yönünden karşılaştırarak o dönem özellikleriyle çeşitli kıyaslamalarda bulunmak ve Türkçenin ekler vasıtasıyla canlı, işler hâlini ve zenginliğini ortaya koymak hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapım ekleri, İsim yapma ekleri, Harezm Türkçesi, İslâm

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Erzincanpark alışveriş merkezi trafik etki analizi

    Gamze Şeyda Mengi

    Günümüz modern kent yaşamında alışveriş merkezleri kentsel kimliğin bir parçası haline gelmiştir. Erzincan'da 2015 yılında kentin batı girişinde konumlandırılmış olan Erzincanpark Alışveriş Merkezi hizmete açılmış ve çekim merkezi olmasından dolayı ek bir trafik yükü oluşturmuştur. Bu tez çalışmasının amacı, Erzincanpark Alışveriş Merkezinin açılmasına paralel olarak artan motorlu taşıt trafiği ve hareketlilik ile kent içi ulaşımda yaşanan sorunların ve yetersizliklerin tespit edilerek muhtemel çözüm ve öneriler geliştirmektir. Kavşaklar arası koordinasyonun, trafik akış ve faz düzenlemelerinin öneminin incelenebilmesi amacıyla Erzincanpark Alışveriş Merkezi çalışma bölgesi olarak seçilmiş ve Halitpaşa Caddesi üzerindeki kavşaklar incelenmiştir. Bu tez çalışmasında trafik etki analizi yöntemi kullanılarak, bu yöntem kapsamında kavşak noktalarındaki trafik sayımları, sinyal optimizasyonu, seyahat süresi, kuyruk uzunluğu, gecikme, CO, NOx, VOC emisyonları ve yakıt tüketimi değerleri incelenmiştir. Çalışma sonuçlarından, optimum durumun sağlanması için Yıldız Kavşağı ve Nedim Muradoğlu Kavşağı'nın modern dönel kavşak olarak tasarlanması gerektiği görülmüştür. Bu kavşaklar için ikinci en iyi durum, göbeksiz kavşak olma durumunda elde edilmiştir.Ergan Kavşağı'nın ise sinyalize, göbeksiz ve modern dönel kavşak olmak üzere 3 farklı şekilde tasarlanmasında incelenen parametlerde değişiklik olmadığı tespit edimiştir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Kırşehir Belediyesi tarihi

    Ahmet Nizamoğlu

    Osmanlı Devleti'nde belediyecilik kurumunun kökenleri oldukça eskiye uzanmakta olup klasik dönemde bu görev kadılar aracılığıyla sağlanmıştır. Tanzimat Dönemi ile birlikte her alana yayılmış olan modernleşme faaliyetleri 1854 yılında İstanbul'da modern belediyecilik anlayışının ortaya çıkmasını sağlamıştır. İstanbul'da belediye örgütünün kurulmasından sonra çıkarılan 1864, 1868, 1871 ve 1877 belediye kanunları ile belediye faaliyetlerinin kurumsallaştırılması sağlanmış olup bu dönemde birçok şehirde belediye teşkilatı oluşturulmuştur. Kırşehir Belediyesi de bu kanunların yürürlüğe girmesine müteakip 1870 yılında kurulmuş olan köklü bir belediyedir. Kırşehir Belediyesi'nin kuruluşundan itibaren kısıtlı bütçelerle de olsa yapmış olduğu çalışmalar I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'de birçok fayda sağlamıştır. Milli Mücadele'nin başarıyla sonuçlanmasının ardından Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Ankara ve çevre iller başta olmak üzere imar faaliyetlerine girişilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında imar faaliyetlerinin yürütülmesinde belediyelere önceki IV yıllara nazaran daha büyük sorumluluklar düşmüştür. Ancak bu dönemdeki belediye bütçelerinin kısıtlı olması ve hala Osmanlı Devleti'nden kalan belediye kanunlarının yürürlükte olması bu durumu kısıtlamıştır. 1930 yılında yürürlüğe girmiş olan 1580 sayılı belediye kanunu ile Türk belediyeciliğinde yeni bir dönem açılmıştır. Kırşehir Belediyesi de 1930 yılından itibaren daha aktif olarak faaliyetlerini yürütmüştür.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Okul sporlarına katılan ortaöğretim öğrencilerinin imgeleme becerileri kullanımı ile sportif güven düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Mikail Savaş

    Giriş ve Amaç: : Sporcunun performansını geliştirilmede, sportif imgeleme ve sportif kendine güven gibi zihinsel süreçler etkili uygulamalar olarak kabul edilmektedir. Bu becerilerin, erken yaşta kazanılması önem arz etmektedir. Okullarda sportif faaliyetler, okul sporları vasıtasıyla erken yaşta başlamaktadır. Bu sebeple okul sporlarında öğrencilerin imgeleme becerileri ve sportif kendine güven düzeyine etkisinin araştırılması düşünülmüştür. Bu çalışmada, okul sporlarına katılan ortaöğretim öğrencilerinin imgeleme becerisinden yararlanma ve sportif imgeleme düzeyleri ile sportif güven arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu çalışmaya Erzincan ilinde ortaöğretim seviyesinde eğitim gören, 16-17 yaş ortalamaya sahip, farklı spor branşlarında okul sporları yapan 484 erkek ve 226 kız olmak üzere toplam 710 öğrenci katılmıştır. Çalışmada Sporda İmgeleme Envanteri ve Sportif Sürekli Kendine Güven Envanteri ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Sonuçlar SPSS istatistik paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimler: Sportif İmgeleme, Sportif Kendine Güven, Okul Sporları

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Anayasa Hukukunda Anayasacılık düşüncesi

    Erdoğan Keskin

    "Anayasa Hukukunda Anayasacılık Düşüncesi" isimli yüksek lisans tezimiz giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Bu çalışmamızda anayasacılık düşüncesinin anayasa hukuku alanında nasıl ele alındığı, hangi ilke ve kurumları kapsadığı incelenmektedir. Çalışmanın bütünün daha iyi anlaşılabilmesi için anayasacılık düşüncesiyle doğrudan ilişkili olan devlet ve egemen kavramları giriş bölümde kısaca açıklanarak, neden anayasacılık düşüncesi önemlidir sorusunun anlaşılmasına zemin oluşturulmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümü, anayasacılık kavramı, türleri ve bu kavramın anayasa hukukunun temelini oluşturan anayasa ve demokrasi gibi diğer konularla ilişkisi ele alınarak, anayasacılığın teorik ve pratik anlamda tarihsel gelişimine değinilmektedir. Özellikle anayasacılık düşüncesinin tarihsel arka planı olarak İngiliz, Amerikan ve Fransız Devrimleri, anayasacılık hareketleri olmaları bakımından bu çalışmada önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümün ilk ana başlığında, iktidarın farklı devlet organlarınca sınırlandırılarak bireylerin hürriyetlerinin korunabilmesi için vazgeçilmez olarak değerlendirebileceğimiz kuvvetler ayrılığı, anayasacılık açısında incelenmektedir. İkinci bölümün ikinci ana başlığında ise bireyin hür ve insan onuruna yakışır bir hayat yaşayabilmesi için kişilerin/yöneticilerin üstünlüğüne karşılık korunması gereken hukukun üstünlüğü üzerinde durularak; hukukun üstünlüğünün tarihsel gelişimine ve gereklerine yer verilmektedir.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    CO gazına duyarlı In2O3 gaz sensörünün üretimi ve karakterizasyonu

    Banu Horoz

    In2O3 ince filmler, Successive Ionic Layer Adsorption and Reaction (SILAR) yöntemi ile oda sıcaklığında 20, 30, 40 ve 50 SILAR turlarında cam taban malzemeler üzerine başarılı bir şekilde büyütüldü. İnce filmlerin yapısal, morfolojik, kimyasal bileşen ve CO gaz algılama özellikleri üzerinde SILAR turunun etkisi, sırasıyla XRD, SEM, EDAX ve gaz ölçüm sistemi ile incelendi. XRD ve SEM çalışmaları, ince filmlerin In2O3'ün kübik fazına sahip polikristal yapıda olduğu ve ince filmlerin yapısal ve morfolojik özelliklerinin SILAR turuna bağlı olduğunu göstermiştir. CO gaz algılama ölçümleri sıcaklığın ve gaz konsantrasyonunun bir fonksiyonu olarak gerçekleştirildi. İnce filmlerin algılama yanıtları çalışma sıcaklığı ile arttı ve 222 °C'de maksimum değere ulaştı. In2O3 ince film sensörleri, 222 °C çalışma sıcaklığında 1-100 ppm CO gaz konsantrasyonuna maruz kaldığında yüksek algılama yanıtları gösterdiler. Optimum çalışma sıcaklığında (222 °C) ve 50 ppm CO gaz konsantrasyonunda 20,30, 40 ve 50 SILAR turlarına sahip In2O3 ince film sensörlerinin algılama yanıtları sırasıyla %47, %84, %74 ve %63 olarak hesaplandı. 30 SILAR turuna ait ince filmin gaz algılama özelliklerinin diğerlerinden daha iyi olduğu görüldü.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Çizgi filmlerle fen eğitimine bir aksiyon örneği

    Emre Ateş

    Bu araştırmada; çizgi filmler ile yapılandırılmış fen bilgisi dersine karşı öğrencilerin tutumlarına, akademik başarılarına ve bilgilerin kalıcılığına etkisini incelemektir. Araştırma ön test ve son test kontrol gruplu deneysel modelde yapılmıştır. Araştırma Siirt ili Ormanbağı Ortaokulu'na devam etmekte olan 6. Sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri 2016-2017 öğretim yılı ikinci döneminde, on iki saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, 6. Sınıf Fen Bilimleri dersinin "Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme" konusuyla ilgili kazanımlar doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan Fen Bilimleri akademik başarı testi ve "Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği (FBTÖ)" öğretime başlamadan önce uygulanmıştır. Verilerin çözümünde SPSS 20,00 paket programı kullanılmıştır. Toplanan veriler analizinde İstatistiki işlemlerden t-testi, aritmetik ortalama (x), standart sapma (S), frekans (f) ve yüzde (%) kullanılmıştır. Öğrencilerin deney gruplarında, bilgilerin kalıcılığı testinde önemli bir farklılık olduğu saptanmıştır.

  • Master ThesisAçık Erişim2019
    Robotik kodlama eğitiminin lise öğrencilerinin üstbiliş ve yansıtıcı düşünme düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

    Muhammet Oğuz Okuyucu

    Bu araştırma; Lise öğrencilerine yapılan Robotik kodlama eğitim etkinliklerinin, öğrencilerin yansıtıcı düşünme ve üstbiliş farkındalıklarına etkisinin olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın örneklemini Doğu Anadolu bölgesinde bulunan bir ilin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi elektrik, inşaat, makine bölümlerinde öğrenim görmekte olan 28 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilere eğitim süreci boyunca robotik kodlama eğitimleri verilmiştir ve bu eğitim vasıtasıyla uygulama öncesi ve sonrasında öğrencilerin yansıtıcı düşünme ve üstbiliş düzeylerinde anlamlı bir farklılaşma olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Sürecin bu basamağında, "Yansıtıcı Düşünme Düzeyini Belirleme Ölçeği" ile "Üstbiliş Farkındalık Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde istatistiksel veri analiz programı kullanılmıştır. Ayrıca, nicel verileri desteklemek amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen açık uçlu yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yüz yüze görüşme tekniğini kullanılarak elde edilen nitel verilerin analizinde içerik analizi tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda; üstbiliş farkındalığı ve yansıtıcı düşünme düzey eğilimlerinin öntest ve sontest puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve öğrencilerin üstbiliş farkındalığı ve yansıtıcı düşünme becerilerinin olumlu yönde gelişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin kendi ifadelerinden elde edilen nitel bulgular da nicel bulguları destekleyici sonuçlar vermiştir. Buna göre nitel veriler incelendiğinde, öğrencilerin kendi bilişsel yeteneklerinin farkına vardıkları, yaşadıkları deneyimleri ve bilgi birikimlerini davranışlarına aktardıkları tespit edilmiştir. Elde edilen tüm verilerden yola çıkılarak sonraki çalışmalara ışık tutmak amacıyla bazı önerilerde bulunulmuştur.