Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim2019Doğa koruma ve çevre eğitimi açısından sulak alanların işlevleri
Meral Cebe
Hızla artan dünya nüfusu ve insanların yaşam alanı bulma çalışmaları insanları farklı arayışlara yönlendirmiş ve doğanın tahrip edilmesine sebep olmuştur. Sanayileşme ve teknolojinin gelişmesi de bu tahribatı artırmıştır. Tahrip edilen doğal kaynaklardan en önemlisi sulak alanlardır. Sulak alanlar geçmişte sıtma hastalığına neden olması ve verimsiz araziler olarak düşünülmesi, bataklık, sazlık olarak görülmesi sebebi ile kurutulmuş, bu alanlar tarım arazisi, yerleşim, endüstri alanı olarak kullanılmıştır. Doğal ortamda meydana gelen bu kirlenme ve yok oluşlar insanları psikolojik, sosyolojik, kültürel, eğitim gibi alanlarda olumsuz etkilemiş ve insanları bu kötü gidişatın önüne geçmek için önlemler almaya yönlendirmiştir. Zamanla sulak alanların da önemi anlaşılmış ve bu alanların tahribatının engellenmesi için koruma altına alınmıştır. Hem canlıların yaşam alanı olması hem de doğal güzellik bakımından insanlara oldukça fazla hizmet sunan sulak alanların çeşitli işlevleri bulunmaktadır. Sulak alanların korunması ve yenilenmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Sulak alanların kurutulması kanunla yasaklanmıştır. Bu çalışmada en önemli doğal kaynaklardan biri olan ve insanların hayati ihtiyaçlarını karşılayan sulak alanların doğa koruma açısından işlevleri araştırılmış, bu konuda yapılmış olan çalışmalar incelenmiş, uzman kişiler ile görüşülmüş, sulak alanların zarar görmesinin engellenmesi ve rekreasyonunun sağlanması ve onarılması için neler yapılması gerektiğine yönelik öneriler sunularak insanların bu önemli doğal kaynakla alakalı bilinçlendirilmesi amaçlanmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ThesisAçık Erişim2019Artroskopik rotator manşet tamiri ameliyatında saptanan ek omuz patolojilerinin klinik sonuca etkisinin değerlendirilmesi
Hamza Arı
Rotator manşet hastalığı, omuz ekleminin en sık görülen rahatsızlıklarından biridir. Rotator manşet hastalıkları, subakromiyal sıkışmadan masif rotator manşet yırtığı ve manşet yokluğuna bağlı omuz eklemi artropatisine kadar geniş bir dağılım göstermektedir. Amacımız, rotator manşet yırtığı tanısıyla artroskopik tamir yapılan hastaların, ek omuz patolojilerinin hastalardaki klinik sonuca etkisinin değerlendirilmesidir. Kliniğimizde, Ocak 2014-Aralık 2017 tarihleri arasında klinik ve radyolojik olarak kısmi veya tam kat rotator manşet yırtığı tanısı konan; 93 hastaya artroskopik rotator manşet tamiri yapıldı. Hastalar, rotator manşet yırtığına ek patolojileri olanlar ve olmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Rotator manşet yırtığına ek patolojileri olan grupta (Grup 1) 61 hasta olup (38 kadın, 23 erkek) yaş ortalaması 59,8' idi. Rotator manşet yırtığı harici ek patolojisi olmayan grupta (Grup 2) 32 hasta olup yaş ortalaması 54,1'idi. Bu hastaların, demografik verileri, ameliyat öncesi MRG bulguları, ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 6. ay kontrollerinde yapılan fizik muayene bulguları, QUICK DASH, ASES ve görsel analog (VAS) skorlamaları, ameliyatta uygulanan anestezi türü, ameliyat esnasında hastanın pozisyonu, ameliyat esnasında elde edilen veriler ve ameliyat esnasında yapılan ek işlemler kaydedildi. Her iki grubun omuz abdüksiyon ve dış rotasyon hareket açıklıkları ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 6. ay yapılan değerlendirmede karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Omuz fleksiyon ve iç rotasyon hareket açıklıkları gruplar arasında karşılaştırıldığında ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 6. ay yapılan değerlendirmede Grup 2'deki değerler Grup 1'e göre istatistiksel anlamlı düzeyde daha yüksekti. Her iki grubun QUICK DASH ve VAS skorlamaları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Grupların ASES skorlaması, ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 6. ay yapılan değerlendirmede Grup 2'deki değerler Grup 1'e göre istatistiksel anlamlı düzeyde daha yüksekti (p=0.002, 0.020). Sonuç olarak, elde ettiğimiz veriler ışığında rotator manşet yırtığına ek patolojisi olan hastalarda olmayanlara göre ameliyat öncesi ve sonrası omuz eklem açıklığında kısıtlılık ve omuz fonksiyonel skorlamada düşüklük olabilmektedir. Ortopedik cerrahların ek patolojisi olan omuzlarda bunu değerlendirmesi ve hastayı bilgilendirmesini öneririz.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim201924 nolu Eğin Şer'iyye sicili transkripsiyonu ve hukuki değerlendirmesi (H. 1301-1302 / M. 1883-1885)
Mustafa Can
Hazırlamış olduğum 24 Nolu Eğin Şer'iyye Sicili, H.1301-1302 (M.1868-1870) yılları arasındaki belgeleri kapsamaktadır. Erzincan'a bağlı bir ilçe olan Kemaliye, Osmanlı Devleti döneminde Eğin olarak isimlendirilmiştir. Eğin 1868-1870 tarihleri arasında, Harput vilayetine bağlı bir Kaza'dır. Milli mücadele yıllarının sonuna doğru kasaba halkının isteği üzerine 21 Ekim 1922 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Eğin adı Kemaliye'ye dönüştürüldü. Cumhuriyetin başlarında önce Elaziz vilayetine bağlı bir kaza merkeziydi. 1926 yılında Malatya'ya, 11 Mayıs 1938 tarihli kanunla da Erzincan iline bağlandı. Cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımında nüfusu (1927) 3488 kişi olarak belirlendi. Bu çalışmamızda Kâdılık, Eğin Kazası ve Şer'iyye Sicilleri hakkında bilgi verdikten sonra belgelerin türüne göre fihristini ve transkripsiyonlarını verdik. En son kısımda ise kısaca hukuki değerlendirmesini yaptık. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, İslam Hukuku, Eğin, Şer'iyye Sicilleri.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Mesane kanserli hastaların serbest DNA'larında bulunan bazı genlerdeki tek nükleotit polimorfizminin belirlenmesi
Soner Baydeniz
Bu çalışmada, invazif yöntemlere kıyasla maliyet, uygulanabilirlik ve hızlı sonuç verebilme gibi sağladığı avantajlarla bir kanser biyobelirteci olarak kullanılan serbest DNA'nın mesane kanserli hastalardaki seviyesi hem fotometrik hem de florometrik ölçümlerle belirlenmiş; bu DNA'nın tek nükleotit polimorfizminin belirlenmesinde yeterlilik sağlayıp sağlamadığı araştırılmıştır. Gen isimleri ve polimorfizmin beklendiği lokasyonun referans numaraları şu şekildedir: CCAT2 (rs6983267), HRAS (rs126289), MIR146A (rs2910164) ve RET (rs1799939). Elde edilen genel bulgular, serbest DNA ölçümlerinin hassasiyeti dikkate alındığında, florometrik ölçümlerin daha avantajlı olduğunu göstermektedir. Ayrıca serbest DNA hızla muameleye tabi tutulduğunda, SNP çalışmasına bile olanak tanıyacak yeterlilikte olduğu ve bunun serbest DNA'nın kalitesinin gösterilmesi açısından önemli bir veri olabileceği sonucu da çıkarılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019İlkokul öğrencilerinin yazma eğilimlerinin ve okuma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Tacettin Duran
Sosyal bir varlık olan insan yaşadığı dünyada çevresi ile sürekli iletişim halindedir. İletişim sayesinde insanlar hayatta karşılaştıkları zorlukları daha kolay aşabilirler. Duygu ve düşünceler karşımızdaki kişiler iletişim sayesinde kolayca aktarılabilir. Değişen ve gelişen dünyada iletişim araçları her geçen gün daha da artmaktadır. Bu değişim karşısında kendilerini rahat ifade edebilecek, etkili iletişim kurabilecek bireyler yetiştirmek gerekir. İletişimin temelini ise dil oluşturmaktadır. Dil sayesinde insanlar duygu, düşünce ve bilgilerini nesilden nesile aktarırlar. Dil aracılığıyla karşıdaki kişiyle sözlü veya yazılı iletişim kurulabilir. Burada dil eğitimi çok önemlidir. İnsan dil eğitimi sayesinde okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerini kazanır. Etkili bir iletişim içinse bu unsurlar çok önemlidir. Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yazma eğilimlerinin ve okuma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Gümüşhane Kelkit ilçesine bağlı 4'ü merkez 6'sı köy okulu olmak üzere toplam 10 ilkokulda öğrenim görmekte olan 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya toplamda 260 öğrenci katılmıştır. Yazma eğilimi ölçeğinde 235, okuma alışkanlığına ilişkin tutum ölçeğinde 235 öğrencinin anketleri çalışmaya dâhil edilmiştir. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Yazma Eğilimleri Ölçeği, Okuma Alışkanlığına İlişkin Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ile analiz edilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<05 olarak alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin yazma eğilimlerinde okula başlama yaşının, öğretmenin cinsiyetinin, anne eğitim düzeyinin, baba eğitim düzeyinin anlamlı farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Öğrenci cinsiyetinin kız öğrenciler lehine, sınıf mevcudunun 20'den fazla olanlar lehine, dakikada okunan kelime sayısının iyi ve çok iyi olanlar lehine anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Yazma eğiliminin Türkçe ders başarısı ile ilişkisinin olduğu ve bu ilişkinin pozitif yönde olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin okuma alışkanlıklarında öğretmenin cinsiyeti kadın olanların, öğrenci cinsiyeti kız olanların, okula başlama yaşı 7 olanların, kendisine ait odası bulunanların, evde internet bağlantısı olanların, anne-baba eğitim düzeyi yüksek olanların, anne-baba mesleği sosyo-ekonomik açıdan daha iyi olanların, Türkçe ders başarısı yüksek olanların, dakikada okunan kelime sayısı fazla olanların lehine anlamlı farklılık oluştuğu tespit edilmiştir. Okuyan büyük-küçük kardeş, okulun bulunduğu yer değişkenlerinde anlamlı farklılık oluşmadığı tespit edilmiştir. Okuma alışkanlığının Türkçe ders başarısı ile ilişkisinin olduğu ve bu ilişkinin pozitif yönde olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları, elde edilen bulgular ışığında tartışılmış ve ileride bu noktada yapılacak çalışmalara ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma alışkanlığı, yazma eğilimi, ilkokul öğrencileri
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019İcmal ve Kur'an'daki mücmelin sünnetle beyanı
İsmail Hakkı Sezgin
Ahkâm ayetlerin hemen hepsi mücmeldir. Onun detaylı şekilde açıklanması ise sünnete bırakılmıştır. Örneğin Kur'an yalanı tamamen yasaklar. Sünnet ise yalanın bu genel hükmüne karşı istisnalar koyar ve yalan hakkında sünnetin hükmü uygulanır. Buna göre sünnet, mücmel olarak gelen bütün ahkâm ayetlerini ya amelin keyfiyetinin belirlenmesi ya da sebeplerini, şartlarını, mânilerini, sıhhat ve butlanını beyan eder. Bu bakımdan sünnet olmadan şeriat ahkâmının uygulanması mümkün görünmemektedir. Çünkü sünnet, mücmelin ve diğer lafızların anlaşılmasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmamızda icmalin anlamı, sebepleri, hükmü ve kapsamını verdikten sonra sünnetin mücmeli nasıl beyan ettiği detaylı bir şekilde ele alınacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Korozyona maruz kalmış tam ölçekli betonarme kolonlarda aderans-kayma ilişkisinin deneysel olarak incelenmesi
Mehmet Fırat Mermit
Betonarme yapılarda oluşan korozyon, yapı sektöründe neden olduğu birçok problemden dolayı büyük bir öneme sahiptir. Korozyon sonucu mevcut yapı elemanlarında oluşan olumsuz sonuçlar betonunun çatlaması, pas payının dökülmesi, donatı kesit alanının azalması ve beton ile donatı arasındaki aderans kaybı gibi birçok olumsuzluğa sebebiyet vermektedir. Son yıllarda betonarme binaların sismik performanslarının değerlendirilmesi için birçok farklı model geliştirilmiştir. Bu modeller ile yapılan değerlendirmelerde, korozyonun yapı elemanlarına etkisi yalnızca donatı alanındaki azalmaya bağlı olarak değerlendirilmektedir. Korozyondan dolayı beton ile donatı arasındaki aderans kaybı göz önüne alınmamakta ve yapılan değerlendirmelerde donatı kayması sebebiyle yapısal ötelemedeki ilave artış dikkate alınmamaktadır. Betonarme yapılarda beton ile donatı arasındaki ilişkiyi ifade eden en önemli kavram, aderans ve buna bağlı olarak oluşan donatı kaymasıdır. TÜBİTAK 3501 (116M162) projesi kapsamında yapılan bu çalışmada, betonarme kolon donatıları hızlandırılmış korozyon yöntemi kullanılarak kontrollü olarak paslandırılmıştır. C30 beton basınç dayanımına sahip 5 adet tam ölçekli betonarme kolon numuneler üretilmiştir. Üretilen betonarme kolon numuneleri %2.00, %2.79, %5.65 ve %8.52 olmak üzere dört farklı korozyon oranlarında paslandırılmıştır. Deney numunelerine sabit eksenel yük (0.20 ) ve yanal yük uygulanmıştır. Yükleme deneylerinden sonra paslandırılmış betonarme kolon numuneler kırılarak beton içeresinden çıkartılan tüm donatılar belirtilen ölçülerde kesilerek gerçek korozyon oranları elde edilmiştir. Kesilen her bir boyuna donatılara çekme deneyi uygulanarak farklı korozyon oranlarında paslandırılmış betonarme boyuna donatıların mekanik özellikleri elde edilmiştir. Betonarme kolonlara sabit eksenel ve tersinir yanal yük uygulanarak bu korozyon oranlarıyla ilişkilendirilecek şekilde yük-deplasman sonuçlar, süneklik oranları, enerji yutma kapasiteleri ve aderans-kayma değerleri elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlardan faydalanılarak farklı korozyon oranlarına ve beton basınç dayanımına bağlı olacak şekilde, donatıda oluşan kaymanın yapı üzerinde oluşturduğu etkileri tahmin etmek için deneye dayalı bir çalışma yapılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Erzincan, Bayburt ve Gümüşhane illerinde faktör analizi ve güvenilirlik yöntemi ile hidrolojik ve meteorolojik kuraklık değerlendirmesi
Abdul Sabır Akramy
Kuraklık, doğa olayları arasında hem insan yaşamı için hem de doğal kaynaklar ve diğer canlılar için oluşturduğu olumsuz etkilerden dolayı en yıkıcı olaylardan biri olmuştur. Bu yıkıcı olay birçok ülkeyi etkilemesinin yanı sıra ekonomik, sosyal, politik, çevre ve kültürel meseleleri de olumsuz etkilemektedir. Tüm bu etkilerden dolayı izleme sistemleri, kuraklık yönetimi ve sosyal planlamanın geliştirilmesi büyük önem arz etmekte ve kuraklık etkilerinin en düşük seviyeye getirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla kuraklık düzeyi belirleme çalışmaları yapılmaktadır. Bu çalışmada Standartlaştırılmış Yağış indisi (SPI), Normalin Yüzdesi İndisi (PNI), Yüzey Akışı Kuraklık İndisi (SDI), Keşif Kuraklık İndisi (RDI) ve Aridite İndisi (AI) kullanılarak; Erzincan, Gümüşhane ve Bayburt illeri için aylık olarak kuraklık analizi yapılmış aynı zamanda kuraklık durumu istatistiksel açıdan da irdelenmiştir. İndis bazlı olarak faktör analizi ve güvenilirlik düzeyinin belirlenmesi için Cronbach'ın alfa katsayısı yöntemi kullanılan bu çalışmada RDI, SPI, SDI ve AI indislerinin tek bir faktör altında toplanabileceği görülmüştür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim201901 numaralı Eğin şer'iyye sicili ve transkripsiyonu (H. 1315-1318/m. 1897-1901)
İbrahim Köse
Osmanlı Devleti'nin hukukî, iktisâdî, dinî, askerî, idârî, sosyal düzeni ve kültürel yapısı hakkındaki bilgileri kadılar tarafından şer'i mahkemelerde kayıt altına alınan şer'iyye sicillerinde bulabilmekteyiz. İslam Hukukunda teorik olarak bildiğimiz alacak, boşanma (talâk), verâset, vesâyet, vekâlet, vakıf vb. konuları şer'iyye sicillerinde uygulamalı olarak görmek, İslam hukukunun tatbikini kavramamıza, teorik bilgilerimizi de daha iyi idrâk etmemize yardımcı olacaktır. Çalıştığımız dönem H. 1315-1318 (M.1897-1901) yılları olup, bu dönemde Eğin kazasında Müslümanların yanında Gayr-i Müslimlerin de yaşadığına tanıklık etmekteyiz. Mahkemelerde müslim ve gayr-i müslimlerin kimlik tesbiti yapılırken farklılık gösterdiğine şahit olmaktayız. Bu durumun ise Osmanlı devletinin dini hoş görüsünden ileri geldiği kanaatindeyiz. Osmanlı devletinde kendi dinî kaidelerine göre yaşayan gayr-i müslimler şer'i mahkemelere de müracaat ederek davalar açmış, davalarının görülüp çözümü için irâde beyanında bulunmuşlardır. Eğin şer'iyye sicilleri Ankara Milli Kütüphane şeriyye sicilleri bölümünde toplam 36 defterdir. Defterimiz yaptığımız Eğin şer'iyye sicilleri tablosunda 33. numarada geçmektedir ve 87 sayfadan oluşmaktadır. Defterimizde 305 belgenin transkripsiyonu yapılmıştır. Öncelikle giriş kısmında Eğin Kazası ile ilgili bilgiler verilmiş, birinci bölümde şer'iyye mahkemeleri ve görevlileri hakkında temel bilgilere değinildikten sonra ikinci bölümde şer'iyye sicilleri ve defterimiz hakkında bilgi takdim edilmiştir. Üçüncü bölümde defterimizdeki belgeler ışığında İslam Hukuku'ndaki temel kaidelere dayanarak defterin hukukî değerlendirilmesi yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise defterin transkripsiyonu yer almaktadır. İslam Hukukunun uygulamalı olarak günümüze yansıtılması amacıyla 1 Nolu Eğin Şer'iyye Sicili incelenerek trankripsiyonu yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Osmanlı, Eğin, Şer'iyye Sicili, Kâdı, İslam Hukuku.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Kaşgar (Edebiyat seçkisi/edebiyat-kültür) dergisi inceleme, tahlilî fihrist
Asuman Demir
Bu çalışmada 1997-2004 yılları arasında çıkan Kaşgar (Edebiyat Seçkisi/Edebiyat-Kültür) dergisi incelenmiştir. Kaşgar Cevdet Karal ve Ömer Erdem yönetiminde iki ayda bir çıkarılan bir edebiyat dergisidir. Dergi otuz sekiz sayı yayımlan-mıştır. Son iki sayısı tek cilt hâlindedir. Üç bölümden oluşan tezin ilk bölümü "İnceleme" başlığını taşır. Kendi içinde de üç başlığa ayrılan bu bölümde derginin isimlendirilmesi, çıkarılış nedeni, basım ve dağıtımı, fiyatı, yayın periyodu, yayının sona ermesi, şekil özellikleri ve muhteva özellikleri detaylandırılmıştır. İkinci bölüm tahlilî fihrist bölümüdür. Burada derginin kronolojik fihristi ve alfabetik sırayla yazar fihristi bulunmaktadır. Üçüncü bölüm ise derginin çıkarılış periyodu, özel bölümler ve kitap tanıtımı gibi başlıkların tablo hâlini ve de dergide bulunan karikatür, resim ve fotoğraf gibi görsel malzemeleri barındırır. Ayrıca Ek bölümünde Cevdet Karal'ın dergi hakkında kaleme aldığı yazı ve Ömer Erdem ile yapılan söyleşi bulunmaktadır. Edebiyat dergilerinin uzun soluklu olmaması göz önüne alındığında Kaşgar'ın da bu zorlu süreçten geçtiği söylenebilir. Derginin çıkarılış amacı edebiyatı ve sanatı doğru kullanarak toplumu aydınlatma ve güzelleştirmedir. Bu ana fikirle yola koyulan derginin karşısına çıkan bazı engeller yayın hayatının kısa olmasına sebep olmuştur. Yine de dergi yayımlandığı yıllar boyunca amacına sadık kalmış ve bu amaç doğrultusunda çabalamıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Konya kapalı havzası örneğinde faktör analizi ile kuraklık indislerinin ortak kullanımının değerlendirilmesi
Metin Bayçınar
İklim insan yaşamını derinden etkileyen bir dizi olayı kapsamaktadır. Bu olayların, mekânsal ve istatistiksel analizler ile anlaşılması mümkün olmaktadır. Kuraklık ise iklim değişikliğinin sonuçlarından biri olarak gösterilmektedir ve hem ekonomiye hem de doğaya olumsuz sonuçlar verebileceğinden dolayı çeşitli yöntemlerle incelenmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, T.C. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne bağlı Cihanbeyli, Karapınar, Çumra, Seydişehir, Kulu, Ereğli, Niğde, Karaman, Beyşehir ve Aksaray meteoroloji istasyonlarından 1981-2010 yılları arasında elde edilen sıcaklık ve yağış verileri kullanılarak, bu istasyonların bulunduğu bölgelerin kuraklık durumu ve kuraklığın iklim değişikliğine etkileri Standartlaştırılmış Yağış İndisi(SPI), Normalin Yüzdesi İndisi(PNI), Aridite İndisi(AI) ve Standardize Yağış-Evapotranspirasyon İndisi(SPEI) kullanılarak aylık olarak hesaplanmıştır. Hesaplamalar sonucunda SPI, PNI, AI ve SPEI indisleri karşılaştırıldığında ise tüm dönemler için kuraklık durumunun normal ve normale yakın sınıflarda olduğu gözlemlenmiştir. Bu indisleri tek bir indis haline getirmek amacıyla, Faktör ve Kümeleme Analizi yöntemleri ile istatistiksel analiz yapılmış ve SPI, SPEI, Aridite indislerinin ortalamasının alınması ile genel bir indis hesaplanabilir ve kullanılabilir sonucuna varılmıştır. 2020, 61 Sayfa Anahtar Kelimeler: Aridite indisi(AI), İklim, Kuraklık, Normalin yüzdesi indisi(PNİ), Standartlaştırılmış yağış indisi(SPİ), Standardize yağış-evapotranspirasyon indisi(SPEI)
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Türkiyedeki kırdan kente olan göçün sosyal ve ekonomik nedenleri Erzincan merkez ilçesi örneği
Oben Laleli
Bu çalışmada Türkiye'de kırdan kente doğru göç faaliyetlerine neden olan sosyal, ekonomik, psikolojik faktörler ve göç sonrası ortaya çıkan sosyal, ekonomik, psikolojik sorunların tespiti amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde çalışmanın teorik altyapısı kırdan kente göç ile ilgili daha önceki yapılmış olan çalışmalardan oluşturulmuştur. Bölgedeki göçün ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenlerinin ortaya konulması için Erzincan ili merkez ilçesine bağlı mahalle ve köylerde sürekli ikamet etmekte olan hane reisleriyle yüz yüze 280 adet anket çalışması yapılmıştır. Bu anket çalışması sonucunda elde edilen yatay kesit verileri LISREL 8.72 ve SPSS 13 paket programları kullanılarak Yapısal Eşitlik Modeli ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik etkenlerin istenmeyen bir olgu olan göçe önemli derecede sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırsal Göç, Ekonomik Yapı, Sosyal Yapı, Yapısal Eşitlik Modeli, Erzincan
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin çalışma kitaplarında yaptıkları yazım ve noktalama hatalarının tespiti (Erzincan örneği)
Ali Mürsel Akmugan
Bu araştırmanın amacı, Erzincan ili merkez ilkokullarında okuyan 4. sınıf öğ-rencilerinin Türkçe dersi çalışma kitabı-1'de yaptıkları noktalama ve yazım hatalarını tespit etmektir. Araştırmanın desenini nitel araştırma desenlerinden durum çalışması (case studies) oluşturmaktadır. Bu araştırmanın çalışma gurubunu 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Erzincan il merkezindeki 7 tane ilkokulda öğrenim görmekte olan 58 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde nitel örnekleme yöntem-lerinden biri olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) se-çilmiştir. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu ile Noktalama İşaretleri ve Yazım Biçimleri Kontrol Listesine dayalı olarak toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verileri çözümlemek için SPSS ve Microsoft Office Excel Çalışma Sayfası kullanılmıştır. Elde edilen veriler belirlenen başlıklara göre tasnif edilmiş ve veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Yapılan bu araştırmanın sonucunda, noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, üç nokta, soru işareti, uzun çizgi, eğik çizgi, tırnak işareti, denden işareti, yay ayraç ve kesme işaretini çalışma kitaplarında kullanan öğrencilerin bu noktalama işaretleri ile ilgili becerileri yeterince kazanamadıkları görülmüştür. Ancak çalışma kitaplarında, noktalama işaretlerinden iki nokta, ünlem işareti ve kısa çizgiyi kullanan öğrencilerin bu noktalama işaretleri ile ilgili becerileri yeterince kazandıkları tespit edilmiştir. Çalışma kitaplarında yazım biçimlerinden soru eki mi, mı, mu, mü, sayıların yazılışı, kısaltmaların yazılışı ve büyük harflerin yazılışı ile ilgili becerileri kullanan öğrencilerin, bu yazım biçimleri ile ilgili becerileri yeterince kazanamadıkları görülmüştür. Çalışma kitaplarında yazım biçimlerinden bağlaç olan ki ve da, de'yi kullanan öğrencilerin bu yazım biçimleri ile ilgili becerileri yeterince kazandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca Türkçe dersi çalışma kitabı-1 ile 2015 yılında hazırlanan Türkçe Dersi Öğretim Programının tam olarak uyuşmadığı da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkçe Dersi Çalışma Kitabı-1, Noktalama İşaretleri, Ya-zım Biçimleri, İlkokul.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Özdeğer-özvektör problemleri için iterasyon yöntemleri ve dejenere olmuş fredholm integral denklemleri
Şennur Topcu
Bu çalışmada, Özdeğer-Özvektör problemleri için bazı iterasyon metodlarının yakınsaklık özellikleri ve Dejenere Çekirdekli Fredholm İntegral Denklemleri için çözüm yöntemlerinin incelenmesi ele alınmıştır. Öncelikle Özdeğer-Özvektör problemleri için hata payı sıfıra yakın olan uygun yaklaşık (iterasyon) çözüm metotları belirlenerek, uygulanabilirliği gösterilmiştir. Daha sonra Dejenere Çekirdekli Fredholm İntegral Denklemleri için çözüm yöntemleri incelenerek örnekler üzerinde nümerik sonuçların teorik sonuçlarla uyumlu olduğu gösterilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Tarihi Diyarbakır Dicle (on gözlü) köprüsü'nün sonlu eleman yöntemiyle analizi
Osman Demir
Kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan tarihi yapıların en önemlilerinden biri de tarihi köprülerdir. Türkiye sınırları içerisinde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan çok sayıda tarihi köprü bulunmaktadır. Bu tarihi yapılar deprem gibi doğal afetler, çevresel etkiler ve yetersiz bakım sonucunda zarar görerek servis ömrünü doldurmaktadır. Bu çalışmada Diyarbakır İlinin Merkez Sur İlçesindeki Dicle Nehri üzerinde bulunan tarihi Dicle (On Gözlü) Köprüsü Sap2000 programında modellenerek tarihi yapının mevcut sismik performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Zaman tanım alanında yapılan analizler sonucunda her bir deprem kaydına ait yer değiştirme ve gerilme değerleri ile elde edilen sonuçlar birbirleri ile karşılaştırılarak köprünün sismik davranış sonuçları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda; tarihi yapıda meydana gelebilecek maksimum gerilmeler ve yer değiştirmeler belirlenmiştir. "Tarihi Yapıların Deprem Risklerinin Yönetimi Kılavuzunda" yer alan performans düzeylerine karşılık gelen hesap yöntemleri ve sınır durumlarına göre yapının azaltılmamış deprem yükü (1992, Erzincan) etkisinde performans seviyesine ait bulgular incelenmiştir. Bu bulgular ışığında tarihi köprünün performans düzeyi belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dicle (on gözlü) köprü, Tarihi yapılar, Sonlu elemanlar yöntemi, Zaman tanım alanında dinamik analiz
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Mikronize perlit katkılı PVC malzemelerin mekanik ve termal özelliklerinin incelenmesi
Harun Gölşat
Gerçekleştirilen bu çalışmada; Polivinil klorür (PVC) malzeme üretiminde alternatif katkı maddesi olarak mikronize filtre perliti (MFP) kullanılması ve MFP kullanımının malzemenin mekanik ve termal özellikleri üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Erzincan ilinden temin edilen filtre perliti laboratuar ölçekli mikser ile standart PVC formülasyonu içerisine ağırlıkça %2, %5 ve %10 oranlarında ilave edilmiştir. Elde edilen karışımlar kullanılarak laboratuar ölçekli çift vidalı ekstrüder ile numune şerit imalatı gerçekleştirilmiştir. Üretimi yapılan numunelere mekanik ve termal özelliklerinin incelenebilmesi amacı ile testler uygulanmıştır. Sertlik, yoğunluk, kül, çekme, çentikli darbe ve termal iletkenlik tayini testleri uygulanarak MFP katkılı numunelerin test sonuçları standart PVC bileşim oranlarına sahip numune ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre MFP ilavesi ile birlikte malzemelerin mekanik özelliklerinde düşme olduğu gözlemlenmiştir. Bunun yanında MFP ilavesinin numunelerin termal dayanımlarında artışa neden oldukları görülmüştür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Kutsal kitaplar bağlamında ilahi dinlerde insan kavramı
Duygu Mete
Bir dini geleneği anlamak için o dine mensup insanı (dindarı) anlamak önemli olduğu gibi insan davranışlarını anlamlandırma noktasında da davranışların altında yatan İlahi mesajları bilmek büyük önem arz etmektedir. Getirmiş olduğu emir ve yasaklar ve davranış modelleriyle mensupları için hayatın her alanında yol gösterici bir rehber rolü üstlenen Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'ın Kutsal Kitapları, genel hatlarıyla insana bireysel, toplumsal ve Yaratıcısı ile olan ilişkilerini düzenleyerek bireysel, sosyal ve teolojik boyutlarıyla kendi bağlamlarında bir insan anlayışı ortaya koymaktadır. Bu çalışmada İlahi dinlerin Kutsal Kitaplarında yansıtıldığı üzere insanın mahiyetini, ifa etmesi gereken bireysel ve sosyal sorumluluklarını, Yaratıcısı ile ilişkisini, emir ve yasaklar karşısındaki tutumlarını ve örnek almak zorunda olduğu ideal insan anlayışını açıklamaya çalıştık.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Bazı Onosma L. (Boraginaceae) türleri üzerine morfolojik, anatomik ve ekolojik araştırmalar
Selahattin Karacan
Bu çalışmada, Onosma L. (Boraginaceae) cinsine ait ülkemiz için endemik olan Onosma argentata Hub.-Mor.Onosma beyazogluiKandemir & Z. Türkmen ve Onosma discedens Hausskn. ex Bornm. türleri, morfolojik, anatomik ve ekolojik yönden incelenmiştir. Morfolojik özelliklerin incelenmesinde; kök, gövde, yaprak ve çiçeklerin genel morfolojik karakterleri ortaya konmuştur. Anatomik çalışmada; her üç türün gövde ve yapraklarından alınan kesitler yardımıyla türlerin gövde ve yaprak anatomileri çalışılmıştır. Ekolojik çalışmada; türlerin yetişme ortamına ait özellikler, birlikte yaşadıkları yaygın taksonlar ve tercih ettikleri toprak özellikleri belirlenmiştir. Türler morfolojik olarak karşılaştırıldığında Onosma beyazogluiKandemir & Z. Türkmen türünün özellikle kök boyutları, çiçek renginin, gövde sayısı ve gövde rengi bakımından diğer iki türden bariz bir şekilde ayrıldığı tespit edilmiştir. Türlerin anatomik özellikleri karşılaştırıldığında, özellikle gövde de önemli farklar tespit edilmiştir. Bu farkların en dikkat çekeni öz bölgesinin tüm gövdeye oranı ve öz parankima hücrelerinin şekilleri olmuştur. Ayrıca türler arasında gövde korteksini oluşturan hücre sıra sayısında da farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ekolojik açıdan kıyaslandığında incelenen her üç türün yetiştiği toprakların, fiziksel ve kimyasal yapısının birbirine yakın özellikte olduğu Onosma beyazogluitürünün diğer iki türden farklı olarak jipsli alanlarda yayılış gösterdiği belirlenmiştir. 2019, 71 Sayfa Anahtar Kelime: Boraginaceae, Onosma, Morfoloji, Anatomi, Ekoloji, Endemik, Erzincan
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Altı ve yedinci sınıf öğrencilerinin uzunluk ölçümsel tahmin becerilerinin incelenmesi
Himmet Akkuşçi
Bu araştırmada ortaokul altı ve yedinci sınıf öğrencilerinin uzunluk ölçümsel tahmin becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma çoklu durum çalışması modelidir. Araştırmanın evrenini, altı ve yedinci sınıfta öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2018–2019 eğitim öğretim yılında amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenen 2 (iki) resmi ortaokulun altı ve yedinci sınıfından toplam 85 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemde maksimum çeşitlilik için sınıf düzeyi, cinsiyet ve matematik başarı notları; kolay ulaşılabilir durum içinde gönüllülük esas alınmıştır. Veriler, araştırma süresince hazırlanan ölçekler ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiş ve betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları öğrencilerin ön bilgi ve becerilerini geliştirecek etkinlikler sonucunda altı ve yedinci sınıf öğrencilerinin uzunluk ölçümsel tahmin becerilerinin geliştirilebileceğini ortaya koymaktadır. Sınıf düzeyinin uzunluk ölçümsel tahmin becerisine bütünsel olarak etki etmediği, ders başarısı yüksek olan öğrencilerin ders başarısı düşük olan öğrencilere göre ve katılımcı erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre uzunluk ölçümsel tahmin becerilerinin daha başarılı oldukları görülmüştür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2019Hava delikli fren disklerinin termal ve mekanik gerilme analizi ve geometrik optimizasyonunun yapılması
Nilüfer Ceyhun
Fren sisteminin durumunu ve kalitesini ortaya koyması bakımından araçlarda frenleme performansı önemlidir. Frenlemeden sonra sağlanan kısa durma mesafesi fren performansının en önemli belirleyicisidir. Bu durum yavaşlama ivmesinin maksimum olması ile mümkündür. Yüksek frenleme kuvveti, birbirine sürtünen yüzeylerin önemli bir kısmını oluşturan fren diskinin tasarımı ve kalitesi ile ilgilidir. Fren sistemleri taşıtın hareket enerjisini fren sisteminin sürtünme elemanları üzerinde ısı enerjisine çeviren sistemlerdir. Isının bir kısmı dış ortama transfer edilse de bir kısmı fren elemanları üzerinde depolanır. Depolanan ısı miktarı ve depolanma süresi arttıkça frenleme performansı olumsuz yönde etkilenir. Disklerin farklı tiplerde tasarlanması fren elemanları üzerinde soğutmaya yönelik yapılan çalışmalar arasındadır. Bu çalışmada hava delikli diskler tasarlanarak soğumanın maksimum düzeyde olması amaçlanmıştır. Bunun yanında bu tasarımlar düşünülürken fren elemanları üzerinde oluşan kırılma veya çatlakların minimum düzeyde tutulması hedeflenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
