Araştırmacılar(1)
Birim yayınları
14 →- ArticleAçık Erişim2025Development and Validation of the Attitude Scale towards Indoor Football (Astroturf); [Halı Saha Futbol Tutum Ölçeğinin Geliştirilmesi ve Geçerlilik Çalışması]
Yazici, Mehmet; Öz, Recep; Bahar, Hüseyin Hüsnü
Indoor football (astroturf football) is a popular sport, particularly among men. This study aims to develop a valid and reliable measurement tool to assess the attitudes of individuals playing indoor football. For this purpose, an item pool was initially created. During the development process, relevant literature was reviewed, observations were made of individuals playing indoor football, and expert opinions were consulted to formulate the statements. Based on expert feedback, necessary eliminations, mergers, and revisions were made to the item pool. The final 36-item form was administered to 491 participants, and the data were analyzed using Exploratory Factor Analysis (EFA). Based on the EFA results, Confirmatory Factor Analysis (CFA) was conducted on the resulting structure. EFA results indicated a two-factor structure consisting of 18 items. The first factor, labeled "Interest," included 11 items, while the second factor, labeled "Discipline," comprised 7 items. These two factors together explained 59.139% of the total variance. The two-factor structure derived from the EFA was confirmed by the CFA. The CFA results indicated that the model met good and acceptable fit indices. Reliability analyses of the scale and its subdimensions were performed, and the stability coefficient was calculated. The internal consistency coefficients of the scale were.941 for the Interest dimension,.825 for the Discipline dimension, and.921 for the overall scale. The stability coefficients were.913 for Interest,.782 for Discipline, and.921 for the total score. As a result, a valid and reliable two-dimensional measurement tool was developed to assess the attitudes of individuals playing indoor football.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2024Kadınlarda step-aerobik egzersizlerinin yaşam kalitesi, hayat sevgisi ve ruh sağlığının sürekliliğine etkisi
Yazici, Mehmet; Yılmaz, Coşkun; Özatman, Savaş
Bu çalışmanın amacı kadınlarda step-aerobik egzersizlerinin yaşam kalitesi, hayat sevgisi ve ruh sağlığının sürekliliğine etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklem grubunu Gümüşhane Üniversitesinde eğitim gören 50 kadın (Egzersiz n:25, Kontrol n:25) oluşturmuştur. Çalışma programında katılımcılar 8 hafta boyunca, haftada 3 gün, günde 60 dakikalık step-aerobik egzersizine katılmıştır. Çalışmamızda kişisel bilgi formu, Yaşam kalitesi ölçeği, Sporcu ruh sağlığı sürekliliği-kısa formu ve son olarak ise Hayat sevgisi ölçeği kullanılmıştır. Çalışmamıza katılan kadın katılımcıların 6 haftalık step aerobik antrenmanlarının egzersiz grubunun yaşam kalitesinde fiziksel ve zihinsel puan değerlerine etkisi olurken, Kontrol grubunda sadece zihinsel puana negatif yönde etkisi görülmüştür. Sporcu ruh sağlığı sürekliliği alt boyutlarının egzersiz grubunda iyileştirirken, kontrol grubunda ise negatif şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Hayat sevgi alt boyutlarını da ise egzersiz grubunda tüm alt boyutlarda artışların, kontrol grubunda ise tüm alt boyutlarda düşüşler olduğu tespit edilmiştir. Yaşam kalitesinin hayat sevgisi düzeyindeki değişimin %33,8 gibi önemli bir kısmını açıkladığı görülmektedir. Yaşam kalitesinin sporcu ruh sağlığı sürekliliğindeki değişimin %28,5 gibi önemli bir kısmını açıkladığı görülmektedir. Hayat sevgisinin sporcu ruh sağlığı sürekliliğindeki değişimin %40,7 gibi önemli bir kısmını açıkladığı görülmektedir. Sonuç olarak 8 haftalık step-aerobik egzersizlerinin kadın öğrencilerde yaşam kalitesi, ruh sağlığının sürekliliği ve hayat sevgilerini artırdığı tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2023Fitness Sporuna Katılan Bireylerin Rekreasyonel Akış Deneyimlerinin İncelenmesi
Yazici, Mehmet; Öz, Recep; Akkuş, Erdinç; Yüce, Aslıhan
Bu araştırmada, rekreasyonel etkinlik olarak fitness sporu ile ilgilenen kişilerin çeşitli demografik özelliklerinin (cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu ve haftalık boş zaman faaliyetine katılım sıklığı) rekreasyonel akış deneyimine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ayhan, Eskiler ve Soyer (2020) tarafından geliştirilmiş olan “Rekreasyonel Akış Deneyimi Ölçeği” ile araştırmacılar tarafından oluşturulan bilgi formu kullanılmıştır. Fitness sporu yapan 153’ü kadın, 265’si erkek olmak üzere toplam 418 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde SPSS istatistiksel paket kullanılmış, istatistik tekniklerinden ikili karşılaştırmalar için kullanılan bağımsız gruplar t-testi, çoklu grupların karşılaştırılmasında kullanılan Anova analizi ve hangi gruplar arasında ayrışmanın olduğunu belirlemek için Tukey testi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre cinsiyet, yaş, fitness etkinliğine katılım süreleri ve Fitness merkezleri değişkenleri ile rekreasyonel akış deneyimi ölçeği ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark tespit edilmişken, medeni durum ve eğitim düzeyi ile rekreasyonel akış deneyimi ölçeği ortalaması arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Sonuç olarak fitness faaliyetine katılan erkek katılımcıların kadın katılımcılara göre daha fazla akış deneyimine sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların yaş ve fitness etkinliğine ayrılan süreleri artıkça daha fazla akış deneyimine sahip oldukları görülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2022Investigation of the relationship between emotional quotient levels and imagery in university students in Turkey
Bilgin, Ulviye; Çolak, Mergul; Seçer, Emrah
The purpose of this relational study is to investigate the relationship between emotional quotient levels and imagery. University students, studying in the field of sports sciences (n=298), participated in the study. Revised Schutte Emotional Quotient Scale and Sports Imaginary Questionnaire was used in the study. In statistical analysis, Pearson Correlation analysis and Multiple Linear Regression analysis were applied. As a result, in this study it was found that there were moderate relationships between cognitive imagery and emotional quotient, low relationships between motivational specific imagery and emotional quotient, and moderate and positive relationships between motivational general mastery and emotional quotient. However, no significant relationship was found between motivational general arousal and emotional quotient. When the results were examined, it was found that the sub-dimensions of Cognitive Imagery, Motivational Specific Imagery, and Motivational General Mastery were significant predictors of emotional quotient level and explained 25.4% of the variance in emotional quotient.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2022Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin oyun bağımlılığı belirtileri ve düzeyleri
Yazici, Mehmet; Öz, Recep
Araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin Oyun Bağımlılığı (OB) düzeyinin cinsiyet, sınıf düzeyi, ekonomik durum algısı ve başarı durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Genel tarama modelinde tasarlanan bu çalışmada veriler 27’si kadın ve 114’ü erkek olmak üzere toplam 141 gönüllü katılımcıdan elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Ilgaz tarafından Türk diline uyarlanan, yedi alt boyut ve 21 maddeden oluşan Ergenler İçin Oyun Bağımlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin geri çekilme alt boyutu ile ilgili olarak hesaplanan iç tutarlılık katsayısı düşük olduğundan (.42) bu alt boyutla ilgili bulgular analizlere dâhil edilmemiştir. Diğer alt boyutlarla ilgili hesaplanan iç tutarlılık katsayıları .73 ile .88 arasında değişmektedir. Parametrik test koşullarını sağlamaması sebebiyle toplanan veriler Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin OB puanlarının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre OB düzeyi puan sıra ortalamalarının cinsiyete göre anlamlı bir farklık göstermediği tespit edilmiştir. Sınıf düzeyine göre durum değiştirme alt boyutunda birinci sınıf öğrencilerinin OB düzeyi üçüncü sınıf öğrencilerinin OB düzeyinden yüksek bulunmuş, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Ekonomik durum algısına göre OB düzeyi puan sıra ortalamaları arasında nüksetme ve çatışma alt boyutlarında anlamlı farlılıklar bulunmuştur. Ekonomik durumunu orta ve kötü olarak algılayanların OB puan sıra ortalamaları daha yüksektir. Akademik başarı durumuna göre durum değiştirme alt boyutu dışındaki diğer tüm alt boyutlarda OB puan sıra ortalamaları arasında anlamlı farlılıklar tespit edilmiş, akademik başarısı düşük olan öğrencilerin puan sıra ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Mevcut çalışmada, aile ekonomik durumu ile akademik başarının OB puanlarında önemli bir değişken olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular akademik başarıyı olumsuz yönde etkileyen hususların tespit edilmesi ve giderilmesinin yanı sıra oyun bağımlılığını azaltamaya da katkı sağlayabilir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2020Prediction Level of Physical Education Teachers' Interpersonal Self-Efficacy Levels on Their Time Management
Artunç, Mesut; Yazici, Mehmet
In this study, it was aimed to determine the prediction level of physical education and sports teachers' interpersonal self-efficacy levels on their time management. For this purpose, data were collected from 220 physical education and sports teachers, 94 of whom were female and 126 were male, working in the city of Batman in the academic year 2019-2020. While 133 of the teachers, whose data were collected, work as permanent teachers, 87 of them work as contracted, substitute or paid teachers. Physical Education Teachers' Interpersonal Self-Efficacy Scale and Time Management Inventory were used as data collection tools. The Physical Education Teachers' Interpersonal Self-Efficacy Scale was developed by Esentiirk et al., consisting of 32 items and three sub-dimensions that are In-School Relationships (ISR), Family Relationships (FR) and Environmental Relationships (ER). The Time Management Inventory developed by Britton and Tassser was adapted to Turkish by Alay and Kocak, and it was arranged by Gozel to be applied to primary education teachers. There are three sub-dimensions of Inventory: Time Planning (TP), Time Attitudes (TA) and Time Wasters (TW). The calculated reliability coefficients show that the data collected regarding the subscales are reliable enough. In the analysis process of the study, stepwise regression analysis was made based on the data related to the sub-dimensions of both scales, and the variables that seem to have not contributed to the model after the analysis were removed from the model. It was determined that ER scores of physical education and sports teachers were a significant predictor of TP scores, but ISR and FR scores were not a significant predictor of TP scores. In addition, it was understood that FR scores and ISR scores of physical education and sports teachers were not a significant predictor of TA, besides, ER scores significantly predicted TA, but the level of prediction was low. On the other hand, it was understood that the ISR score of physical education and sports teachers significantly predicted the TW score, while the other two variables, FR and ER, had no effect on the TW score. these results, some suggestions were given.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2020Investigation of Burnout Level of Active Athletes According to Some Sportive and Demographic Variables
Yazici, Mehmet; Duzenci, Serhat
The aim of the present study is to examine the burnout level of athletes who are active in individual and team sports according to some of their sportive and demographic characteristics. As sportive qualities, the active sports branch of the participants, the number of weekly training days, the year of active sports and the level of success in sports were taken into consideration while age, gender and educational background were taken as independent variables in terms of demography. The data were collected on a voluntary basis from 168 athletes actively involved in 12 different branches. 116 of the participants are individual and 52 of them are team sports athletes registered to Erzincan Youth and Sports Provincial Directorate and Sportsman Training Center. The Athlete Burnout Questionnaire was used to determine the level of athlete's burnout, which was developed by Raedeke and Smith (2001) and adapted to the Turkish language by Kelecek, Kara, Kazak Cetinkalp and Cook (2016). The questionnaire, consisting of 13 items, had three sub-dimensions: Physical-Emotional Exhaustion (PEE), Sport Devaluation (SD) and Reduced Sense of Accomplishment (RSA). In the current practice, the internal consistency coefficient calculated for the entire scale was.86. The internal consistency coefficients calculated for the sub-dimensions were.86 for (PEE), .50 for (RSA) and.71 for (SD). Since the internal consistency coefficient calculated for the (RSA) sub-dimension was low, it was not included in the analysis and evaluations. Independent t-test and one-way ANOVA tests were used for data analysis. It was found that active athletes' total scores of (PEE), (SD) in Athlete burnout questionnaire (ABQ) were lower in individual sports and women, and were significantly different according to age groups and number of weekly training days. In addition, it was determined that (SD) and ABQ scores in terms of educational background and (PEE) and ABQ scores in terms of active sports year, (PEE) and (SD) scores in terms of level of accomplishment differed significantly. Based on these results, some suggestions were given.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2020Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin “Hakem” Kavramına İlişkin Metaforik Algılarının İncelenmesi
Yazici, Mehmet
Bu araştırmanın amacı Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda öğrenim gören üniversite öğrencilerininhakem kavramıyla ilgili algılarını metaforlar aracılığıyla belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu,2019-2020 eğitim öğretim yılı güz döneminde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Beden Eğitimi veSpor Yüksekokulunda öğrenim gören toplam 119 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanınverileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış “Hakem ……… gibidir;çünkü,…………” cümlesinin öğrenciler tarafından tamamlanması ile elde edilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi yoluyla birbirine benzer ifadeler uygun kategoriler altında biraraya getirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda öğrencilerin hakem kavramına yönelik 27 olumlu, 14olumsuz metafor ürettikleri, hakem kavramını çoğunlukla “hakim, terazi, lider ve adalet”, kavramlarıylaaçıkladıkları görülmüştür. Üretilen metaforlar üretilme gerekçeleri dikkate alınarak “adalet, yönetim,rehber, güvensizlik ve gelişim temaları altında toplanmıştır. Öğrencilerin üretmiş oldukları metaforlardan en sık tekrarlanan metaforların hakim, terazi ve lider metaforu olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin hakem kavramına yönelik 41 farklı metafor ürettikleri ve hakemi çoğunlukla hakim, terazi, lider ve adalet kavramlarıyla eş anlamlı olarak algıladıkları görülmüştür.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2020The relationship between subjective well-being levels and physical self-perception and eating attitudes of students receiving sports education
Yildizhan, Yasemin Çakmak; Yazici, Mehmet
The study aims to investigate students' physical selves, eating attitudes and subjective well-beings besides the predictive status of their physical self and eating attitude in subjective well-being. Method: The research which has been designed on the basis of relational research method was conducted with 267 participants from physical education and sports schools. The data of the research consist of participants' demographic information (the department that they study, grade level, gender), Physical Self Inventory scores, Eating Attitude Test scores, and Subjective Well-Being Scale scores. Descriptive analysis, Pearson Correlation and regression tests have been used for data analysis. Results: As a result of the analyzes, it is found that subjective well-being levels of the participants are moderate, 26.6% are at risk of eating attitude disorder, that the physical self, general self, physical condition and sport competence perceptions of physical self-perception sub-dimensions are moderate, and that physical fitness and physical strength perceptions were low. In addition, it is observed that there is a weak negative correlation between subjective well-being and eating attitude behavior, a weak positive correlation between subjective well-being and general self, physical self, physical condition and physical attraction perceptions, a moderate negative correlation between subjective well-being and physical strength perception, no significant relationship between subjective well-being and sport competence perception, and that eating attitude and physical self-perception are significant predictors of subjective well-being and explain 42% of the total variance.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYayıncıda açık erişim2019Görme engelli futbol ve futsalcıların müsabaka öncesi durumluk kaygı düzeylerinin incelenmesi
Çakmak Yıldızhan, Yasemin; Yazici, Mehmet; Büyükyıldırım, Harun; Öz, Recep
Bu çalışmada, Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu tarafından düzenlenen B1 futbol sporcuları ile B2-B3 futsal sporcuların müsabaka öncesi durumluk kaygı durumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmaktadır.Araştırmanın evreni, 2. lig 1. devre Kayseri’de yapılan B1 Futbol müsabakasına katılan 8 takımdan 52 engelli sporcu ile Kırıkkale’de yapılan B2-B3 Futsal müsabakasına katılan 8 takımdan 44 engelli sporculardan oluşmaktadır. Araştırmada müsabakalara katılan engelli sporcuların müsabaka öncesi durumluk kaygı durumlarını belirlemek için Beck Anksiyete Ölçeği kullanılmıştır. Anket araştırmasından elde edilen veriler SPSS istatistik programında analiz edilmiştir. Ölçeğin güvenirliği için yapılan Cronbach’s Alpha güvenirlik analizi sonucu .825 olarak bulunmuştur. Araştırma sorularını cevaplamak için alt grup ölçüm sayılarının bazı gruplarda az olması sebebi ile Non-parametrik testlerden Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri kullanılmıştır. Engel durumuna göre B2-B3 futsal oyuncuları ile B1 futbol oyuncularının kaygı puanları ayrı ayrı analiz edilmiştir. Her iki gruptaki futbol oyuncularının yaş gruplarına göre müsabaka öncesi kaygı düzeyi sıra ortalamaları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. B1 futbol oyuncularının aktif spor yapma süresine göre müsabaka öncesi kaygı düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Test sonuçları anlamlı farkın bir yıldan az süre ile spor yapanlarla altı yıl veya daha fazla süre ile spor yapanlar arasında olduğunu göstermektedir. B2-B3 futsal oyuncularının ise aktif spor yapma sürelerine göre müsabaka öncesi kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. B1 futbol oyuncuları ile B2-B3 Futsal oyuncularının engel sebeplerine göre müsabaka öncesi durumluk kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-20T15:27:06.804432552Z | |
| dc.date.available | 2026-10-20T15:27:06.804432552Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/22975 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Spor Yöneticiliği Bölümü | tr |
| dc.title | Department of Sports Management | en |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | spor-yoneticilik | |
| organization.unitType | department | |
| rdl.unit.alias | sports? manag |
