Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Alt birimler
Araştırmacılar(14)
Birim yayınları
43 →- ArticleAçık Erişim2026Projection of Light Pollution and Environmental Impact Estimation Based on Population and GDP: The Case of Türkiye
Elveren, Müjgan; Yilmaz, Abdulvahap
Artificial Light at Night (ALAN) prediction can inform the development of strategies to minimise future light pollution and mitigate its adverse health, ecological, and environmental impacts. Population growth and GDP expansion significantly influence ALAN dynamics. This study quantifies changes in light pollution across Türkiye for 2012, 2017, and 2022, and predicts and maps potential changes in ALAN for 2027 and 2037 using the MOLUSCE plugin (MLP-ANN) in QGIS version 2.18, incorporating population and GDP as driving variables. The predicted and observed ALAN maps for 2022 show a satisfactory level of agreement, with an overall kappa coefficient of 0.63 and a general accuracy of 73.16%. The predicted and observed ALAN maps for 2022 exhibit an overall kappa coefficient of 0.63 and a general accuracy of 73.16%. Based on this validation, potential changes in ALAN according to Bortle classes were projected for 2027 and 2037. From 2022 onwards, ALAN intensity in the light suburban zone (20.1–19.1 mag/arcsec²) is projected to increase by 34,792.87 km², while the suburban–urban transition zone (19.1–18 mag/arcsec²) is expected to expand by 2,979.80 km² by 2037. The predicted spatial patterns provide critical insights into future urbanisation trends and light pollution dynamics. The contraction of rural areas and expansion of suburban zones pose notable risks to environmental sustainability. Gains and losses among Bortle classes indicate that ALAN dynamics can be managed through spatial planning and that ALAN projections can serve as early-warning and scenario-based decision-support tools. Integrating ALAN maps into Environmental Impact Assessment (EIA) processes and spatial planning policies can help preserve dark-sky areas and mitigate the impacts of light pollution.
- ArticleAçık Erişim2025Sağlık Çalışanlarının Rol Belirsizliği İşe Yabancılaşmalarını Tetikler Mi? Örgütsel Muhalefet ve İşle İlgili Kaygı Bağlamında Bir Değerlendirme
Baş, Murat; Tarsuslu, Sinan
Bu çalışma, sağlık sektöründe hem çalışanların iyi oluşunu hem de organizasyonel performansı artırmak için bilimsel temelli öneriler geliştirme ihtiyacından doğmuştur. Özellikle hemşireler gibi kritik meslek gruplarının yaşadığı rol belirsizliği ve yabancılaşma sorunlarının daha iyi anlaşılması, sektörde sürdürülebilir çözümler üretmek adına önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, çalışma hemşirelerin rol belirsizliğinin işe yabancılaşma üzerindeki etkisini, örgütsel muhalefet ve işle ilgili kaygı gibi aracı değişkenler üzerinden inceleyerek, iş yaşamında karşılaştıkları problemlerin nedenlerini daha derinlemesine anlamayı ve uygulayıcılara yenilikçi çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda Hatay’da orta ölçekli bir hastanede hemşire olarak görev yapan 456 kişiye kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılarak araştırma modeli sınanmıştır. Kesitsel olarak tasarlanan araştırma tanımlayıcı-ilişki arayıcı tiptedir. Araştırma analizleri sonucunda hemşirelerin rol belirsizlikleri ile işe yabancılaşmaları, işle ilgili kaygıları ve örgütsel muhalefetleri arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca hemşirelerin rol belirsizlikleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki anlamlı ilişkide ayrı ayrı olarak hem örgütsel muhalefetin hem de işle ilgili kaygının aracı rollerinin olduğu tespit edilmiştir. Son aşamada gerçekleştirilen sıralı aracılık analizlerine göre de hemşirelerin rol belirsizlikleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki anlamlı ilişkide işle ilgili kaygı ve örgütsel muhalefetin sıralı aracılık rolünün de olduğu bulgulanmıştır.
- ArticleAçık Erişim2025Çalışanların Presenteizm (İş Var Olmama) Davranışı ile İş Performansları Arasındaki İlişkide Tekno-Stres Düzeylerinin Aracı Rolü: Bir Kamu Kurumu Örneği
Tarsuslu, Sinan
Bu çalışma bir kamu üniversitesinde görev yapan idari personelin presenteizm davranışlarının iş performansları üzerindeki etkisini tespit etmek ve bu etkide tekno-stres algısının aracılık rolünü belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma amacı doğrultusunda ilgili literatürdeki presenteizm (bağımsız değişken), iş performansı (bağımlı değişken) ve tekno-stres (aracı değişken) ölçekleri kullanıldı. Araştırma Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde görevli 616 çalışandan 259 kişiye ulaşılarak gerçekleştirildi. Elde edilen verilerin analizi için SPSS process macro uygulaması kullanıldı. Değişkenler arasındaki ilişkilerin tespit edilebilmesi için korelasyon analizi ve aracılık rolünün tespiti için de process macro model 4 uygulandı. Araştırma sonuçlarına göre çalışanların presenteizm davranışı ile iş performansları ve presenteizm davranışları ile tekno-stres algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde pozitif bir ilişki, çalışanların tekno-stres algıları ile iş performansları arasında istatistiksel olarak anlamlı orta derecede negatif bir ilişki tespit edildi. Ayrıca çalışanların presenteizm davranışı ile iş performansları arasındaki ilişkide tekno-stres algısının kısmi aracılık rolüne sahip olduğu da belirlendi. Son olarak ilgili literatür gözlemlendiğinde, presenteizm davranışı ile iş performansı arasındaki ilişkinin yoğun bir şekilde incelendiği fakat tekno-stres algısının aracılık rolünün irdelendiği bir çalışmaya yerli yazında rastlanmamıştır. Bu açıdan araştırmanın ilgili literatür için kayda değer bir katkı sağlayacağı da düşünülmektedir.
- ArticleAçık Erişim2025İlk ve Acil Yardım İle Acil Durum ve Afet Yönetimi Öğrencilerinin Acil Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Düzeyleri
Demirtürk Selçuk, Ezgi; Akbaba, Ozge
Bu araştırma mezuniyetleri sonrasında hayatı tehdit eden olağanüstü durumlarda görev yapması bakımından özel bir konuma sahip olan ilk ve acil yardım öğrencileri ile acil durum ve afet yönetimi öğrencilerinde acil durumlarda cinsel sağlık üreme sağlığı bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Tanımlayıcı tasarımdaki araştırma 2023-2024 eğitim öğretim bahar yarıyılında İlk ve Acil Yardım Programı ile Acil Durum Afet Yönetimi Programında öğrenim gören 220 öğrenci ile yürütüldü. Veriler “Sosyo-Demografik Bilgi Formu” ve “Olağanüstü Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği” kullanılarak yüz yüze anket yöntemi ile toplandı. Öğrencilerin cinsiyet, aile tipi ve en uzun yaşanılan yere göre Acil Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu saptandı. Öğrencilerin acil durumlarda cinsel sağlık üreme sağlığı bilgi düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlendi. Acil durumlarda cinsel/üreme sağlığı hakkında bilgi alan öğrencilerin Acil Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu saptandı. Öğrencilerin acil durumlarda cinsel sağlık ve üreme sağlığına yönelik eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi, giderilmesi ve bilgilerin güncelliğinin sağlanması, afetle ilgili kurumla iş birliği ve koordinasyon içerisinde canlandırma vakalarının yapılması önerilmektedir.
- ArticleAçık Erişim2025Sosyal Medyanın Sağlık Hizmeti Tercihleri Üzerindeki Etkisi: Sürü Etkisi ve Elektronik Ağızdan Ağıza Pazarlamanın Paralel Aracılık Rolleri
Baş, Murat; Tarsuslu, Sinan; Agaoglu, Ferhat Onur; Ekinci, Lokman Onur
Günümüzün dijitalleşen dünyasında sosyal medya, tüketici davranışlarını önemli ölçüde etkilemekte ve özellikle sağlık hizmetleri tercihlerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu noktada sosyal medya platformları (Instagram, Facebook, TikTok vb.), bireylerin sağlık hizmetlerine yönelik satın alma kararlarını şekillendirmede kritik bir etkiye sahip olabilmektedir. Bu doğrultuda, mevcut çalışma, sosyal medya kullanımının satın alma niyeti üzerindeki etkilerini sosyal etki teorisi çerçevesinde inceleyerek e-WOM ve sürü psikolojisinin paralel aracı rollerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, araştırma hedefleri, Türkiye'de sağlık hizmetlerinden yararlanmak için çevrimiçi platformları kullanan ve aynı zamanda sosyal medya hesaplarına sahip olan 1003 bireyden oluşan bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Ayrıca, çalışmada kesitsel bir tasarım benimsenmiş ve betimsel- ilişkisel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma bulguları, sosyal medya kullanımının satın alma niyeti üzerinde doğrudan etkisi olduğunu, e-WOM’un, sosyal medya kullanımı ile satın alma niyeti arasındaki ilişkide aracılık rolü oynadığı ve sürü psikolojisinin sosyal medya kullanımının satın alma niyeti üzerindeki etkisinde aracılık rolü oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca sosyal medya kullanımının satın alma niyeti üzerindeki etkisinde e-WOM ve sürü psikolojisi değişkenlerinin paralel aracılık rolünün olduğu da bulgulanmıştır. Bu bulgular, işletmelerin sosyal medya gönderilerinde sosyal etki faktörlerini dikkate alarak dijital pazarlama stratejileri tasarlamasının, tüketicilerin satın alma niyetlerini önemli ölçüde artırabileceğini ve rekabet avantajı sağlayabileceğini düşündürmektedir.
- ArticleAçık Erişim2025COVID-19 Perceptions of Individuals Aged 65 and Over Under Quarantine According to the Health Belief Model: A Qualitative Case Study
Çelik, Hakan; Erten, Zeliha Kaya; Ozen, Betul; Özer, Mustafa
Objectives: The study was conducted to profoundly examine the COVID-19 perceptions of individuals over 65 years during the lockdown using the Health Belief Model. Materials and Methods: The study was conducted using the case study design, one of the qualitative research methods. A study group was formed by selecting participants who met specific criteria, with a focus on maximum diversity. The sample consisted of 13 elderly individuals, including eight men and five women, with an average age of 69. Most of the participants had lived in rural areas (n=7) and three had contracted COVID-19. Additionally, the most common chronic diseases among the participants were hypertension (n=8) and diabetes (n=7). During the interviews with the participants, a semi-structured interview form consisting of 12 questions was used to ensure content and conceptual coherence. The data collection process was conducted through face-to-face interviews in the participants' own homes, where they felt most comfortable. Results: They more often expressed the COVID-19 perceived susceptibility as virulent disease, getting the disease, contaminating the disease, and death. In perceived severity, they stated that they would get the disease and die. Staying at home and following hygiene rules during quarantine were considered beneficial by most participants. However, some participants stated that quarantine caused stress, loneliness, inactivity and harmful effects. They mainly associated perceived barriers with prevention of basic and healthcare needs and defined self-efficacy as being patient, successful, and obeying the rules. Conclusion: The factors influencing older people's COVID-19 perceptions during the quarantine process are believed to have been identified by the Health Belief Model and these factors are important for the development of preventive health behaviours.
- ArticleAçık Erişim2025Community Care Perceptions of Public Health Nursing Graduate Program Students
Ozen, Betul; Gemici, Elif Zeynep Metin; Koçak, Yelda; Özer, Mustafa
The aim of this study was to describe the perceptions of community care of Public Health Nursing graduate students. The research was conducted as a descriptive study. It was conducted with 64 volunteers who were Public Health Nursing graduate students. Data were collected online between September and November 2023 using the Personal Information Form and the “Community Care Perception Scale for Nursing Students”. Descriptive statistics were applied. Students' perception of community care is good, and the majority of them find community care interesting. The majority of students want to work in public health organizations (50%) and nursing homes (31.3%), while fewer prefer to work in rehabilitation centers (3.1%) and institutions for people with mental disabilities (4.7%). The greatest influence on their preference for community care work appears to be greater freedom of movement (46.9%). The least significant influence is the perception of a high-status job (3.1%). There is little interest in working in some areas of community care. Working in community care is not attractive in terms of career opportunities. It is important to make working in community care attractive in terms of career opportunities.
- ArticleAçık Erişim2025The serial mediating role of perceived injustice and perceived victimization in the effect of perceived organizational barriers on organizational cynicism among healthcare workers
Tarsuslu, Sinan; Agaoglu, Ferhat Onur
This study examined how perceived injustice and victimization shape healthcare workers' cynical attitudes toward organizational barriers. A cross-sectional design was adopted in this study, and the serial mediation role of perceived injustice and victimization was examined. Based on a quantitative data collection method, this study is also a descriptive-relationship-seeking type. In order to fulfill the objectives of the study, scales with proven validity and reliability in the literature were used. The study sample consists of doctors, nurses, medical secretaries, auxiliary health personnel, and administrative staff working in a small-scale public hospital in the Eastern Anatolia Region of Turkey. A simple random sampling method was preferred in sample selection. When the research findings were evaluated, positive and significant relationships were found between the organizational barriers perceived by healthcare professionals and perceived injustice, victimization, and organizational cynicism behaviors. The results revealed that both perceived injustice and perceived victimization separately mediated the effect of perceived organizational barriers on organizational cynicism, and that these two variables also played a serial mediating role. Accordingly, it was demonstrated that feelings of injustice and victimization experienced in organizational processes increase healthcare workers’ organizational cynicism.
- ArticleAçık Erişim2025The impact of smoking and air pollution exposure on lung cancer, ischemic heart disease, stroke, and copd mortality: The case of OECD countries
Bulut, Hüseyin; Göçer, Şemsinnur; Polat, Tuncay; Özer, Mustafa
This research investigates the influence of tobacco use and air pollution on the mortality rates associated with lung cancer, ischemic heart disease, stroke, and chronic obstructive pulmonary disease (COPD) in OECD member states. Employing a retrospective design, the study explores correlations and regression outcomes to assess the association between smoking, environmental pollution, and cause-specific mortality. The analysis incorporates air pollution metrics and smoking prevalence from 2019 OECD data, alongside mortality statistics obtained from the World Health Organization for the same year. Statistical evaluations were carried out using SPSS v25.0 and Microsoft Excel, with significance set at p<0.05. The results revealed a statistically significant and moderately positive correlation between smoking and mortality from lung cancer and stroke (p<0.05). However, air pollution did not exhibit a significant correlation with any of the selected mortality outcomes (p>0.05). According to simple regression analysis, smoking substantially influenced mortality rates for lung cancer and stroke, whereas air pollution showed no notable impact. Combined, smoking and air pollution accounted for 44.9% of lung cancer mortality variation and 25.7% for stroke (p<0.05). The findings underscore the prominent role of smoking in increasing the risk of lung cancer and stroke, while also highlighting the necessity of incorporating environmental determinants like air pollution into public health frameworks.
- ArticleAçık Erişim2025Mediating Roles of Role Ambiguity and Depression in the Relationship Between Perceived Heavy Workload and Quiet Quitting Behaviors of Healthcare Workers
Baş, Murat; Ersari, Goknur; Tarsuslu, Sinan
The purpose of this study is to examine the effect of heavy workload perceptions of healthcare workers on their quiet quitting behaviours and to reveal the possible mediating roles of role ambiguity and depression in this relationship. To this end, the study focuses on employees in the health sector and examines the multidirectional interactions among these variables within the framework of the parallel mediation model. Data were collected from 553 healthcare workers at a large-scale training and research hospital in the Eastern region of Türkiye. The results of the study showed that the perception of heavy workload had a positive and significant relationship with quiet quitting behaviours and that role ambiguity and depression mediated this relationship. In parallel mediation analyses, role ambiguity and depression variables were found to have significant parallel mediation roles in the effect of heavy workload on quiet quitting.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-21T10:22:16.364562518Z | |
| dc.date.available | 2026-10-21T10:22:16.364562518Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/28341 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Bölümü | tr |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | myo-saglik-hizmetleri-tibbi-hizmetler-ve-teknikler | |
| organization.unitType | department | |
| rdl.unit.alias | \btibbi hizmetler ve teknikler bolumu\b |












