Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim2024Antik dönemde doğu Pontus bölgesinde madencilik
Lokman Akpınar
Antik Dönemde Doğu Pontus olarak adlandırılan Doğu Karadeniz bölgesi, Anadolu coğrafyası içerisinde zengin yeraltı maden kaynaklarına sahip bir bölgedir. Ancak bölgedeki antik dönemlere ait madencilik çalışmaları ve madeni buluntular hakkındaki analizler Anadolu'nun diğer bölgelerine göre çok sınırlı kalmıştır. Doğu Pontus bölgesinde antik dönemlerden itibaren kullanıldığı tespit edilen çok miktarda maden yatakları ve metal eserler bulunmuştur. Antik Dönemde Doğu Pontus bölgesindeki madencilik çalışmamızda bölge ile ilgili antik kaynaklar ve bunları destekleyen bilim insanlarının yüzey araştırmaları, arkeolojik kazıları, müze çalışmaları, metal buluntulardan ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün verilerinden yararlanarak önemli bilgilere ulaşılmıştır. Doğu Pontus bölgesinin coğrafi koşullarını, kültürleri, sosyal ve ekonomik yapısını göz önüne alarak bölgedeki metalürjik eserleri ve gelişim aşamaları incelenmiştir. Tezin ilk bölümünde Doğu Pontus bölgesinin konumunu, coğrafi yapısı ve bölgenin oluşumu hakkındaki teorileri hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde madenciliğin gelişim aşamalarından, maden elementlerinin özelliklerinden ve Doğu Pontus bölgesindeki maden yataklarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Doğu Pontus bölgesindeki madencilik faaliyetlerini Paleolitik dönemden başlayarak Hellenistik ve Roma dönemine kadar getirilerek, metalürjinin dinsel bağlamı incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Doğu Pontus bölgesi ile Transkafkasya bölgesi arasındaki madencilik faaliyetleri ile bağlantıları hakkında bilgi vermeye çalışılmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2024İlkokul Türkçe ders kitaplarındaki serbest okuma ve dinleme metinlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi
Onur Ergün
Bu çalışmanın amacı, İlkokul Türkçe ders kitaplarındaki serbest okuma ve dinleme metinlerinin, değerler eğitimi açısından ne kadar etkili olduğunun öğretmen görüşleriyle birlikte incelenmesidir. Çalışmanın problem cümlesini "İlkokul Türkçe Ders Kitaplarındaki Serbest Okuma ve Dinleme Metinleri Değerler Eğitimi Açısından Ne Kadar Etkilidir?" sorusu oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle hazırlanan çalışmada öncelikle Bayburt ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında ilkokul 1.2.3.4. sınıflarda Türkçe ders kitabı olarak okutulan kitaplardaki bu metinler ve etkinlikleri doküman analizi yöntemiyle incelenmiş ve kitaplardaki metinlerde var olan değerler ortaya koyulmuştur. Daha sonra ise yine Bayburt ilindeki devlet ilkokullarında çalışan 69 sınıf öğretmeniyle, araştırma için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu üzerinde görüşme sağlanmış ve öğretmenlerin konuyla ilgili cevaplarının analizinde betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada günümüzde önemi giderek artan değerler eğitimi ve değerler eğitimi yaklaşımlarından da bahsedilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre serbest okuma ve dinleme metinlerinde on kök değerin tamamına yer verildiği ancak değerler verilirken eşit bir dağılım yapılmadığı bazı değerlerin daha az verildiği ve bu metinlerin değerler eğitimi açısından bazı yetersizliklerinin olduğu görülmüştür.
- Master ThesisAçık Erişim2024İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin zekâ algılayış özellikleri
Berna Ertek
Bu çalışmanın amacı ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin zekâyı algılayış özelliklerinin incelenmesidir. Yapılan bu çalışmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Mevcut durumu daha derinlemesine yansıtabilmek amacıyla hem nicel hem de nitel verilerden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Erzurum ilinde öğrenim görmekte olan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, nicel veriler için Dweck (2013) tarafından geliştirilen ve İlhan Beyaztaş ve Hymer (2018) tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Zihniyet Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek 6'lı likert tipi bir ölçek olup "tamamen katılıyorum" dan "tamamen katılmıyorum" a doğru puanlanabilmektedir. Nitel veriler için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler 431 öğrenciye, nitel veriler ise nicel veri analizi sonucu öğrencilerin sahip oldukları zihniyet algıları ve cinsiyetlerine göre belirlenen 14 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel veriler SPSS programı kullanılarak t testleri ile nitel veriler ise MAXQDA programı kullanılarak içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda ise ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sabit zihniyet ortalamaları ile gelişen zihniyet ortalamaları arasında anlamlı bir fark görülürken, zekâ algılayış özelliklerini cinsiyet değişkeni açısından incelediğimizde ise anlamlı bir fark görülmemiştir. Bu doğrultuda öğrencilerin zekâlarının cinsiyetlerinden ziyade farklı durumlardan etkilendiği söz konusudur. Bu etkileyen etmenleri aile ve öğretmen etkisi, ders çalışma, kendini tanıma, iletişim kurma, hedef belirleme, derslerini önemseme, motivasyon, övgü, öz değerlendirme vb. unsurlar şeklinde sıralayabiliriz.
- Master ThesisAçık Erişim2024Web 2.0 araçlarının zaman ve kronolojiyi algılama becerisi üzerindeki etkisi: E-story örneği
Serkan Şen
Bu çalışmanın amacı, Web 2.0 araçlarından biri olan E-Story uygulamasının Sosyal Bilgiler Dersi'nde kullanımının, öğrencilerin Zaman ve Kronolojiyi Algılama Becerisi üzerindeki etkisini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu çerçevede 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı içerisinde bulunan Kültür ve Miras öğrenme alanında yer alan tarihi olaylar referans kabul edilmiştir. E-Story uygulaması üzerinden söz konusu öğrenme alanında yer alan tarihi olaylarla ilgili zaman şeridi oluşturan öğrencilerin, Zaman ve Kronolojiyi Algılama Becerileri'nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kapsamında yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılı Erzurum il merkezinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören toplam 43 (DG:21, KG: 22) altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Zaman ve Kronolojiyi Algılama Beceri Testi (ZKABT) kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler, SPSS 27.0 paket programı kullanılarak (Bağımsız Gruplar T-Testi) analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre deney-kontrol grubu öğrencilerinin Zaman ve Kronolojiyi Algılama Becerisi ön test puanları arasında anlamlı farklılığın bulunmadığı, deney-kontrol grubu öğrencilerinin Zaman ve Kronolojiyi algılama Becerisi son test puanları arasında anlamlı farklılığın bulunmadığı, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Zaman ve Kronolojiyi Algılama Becerisi ön-son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılığın bulunduğu tespit edilmiştir (p.05). Araştırma sonucunda, E-Story uygulaması ile tasarlanan öğretimin mevcut programa göre, öğrencilerin Zaman ve Kronolojiyi Algılama Becerisi üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlere, Web 2.0 araçlarının kabiliyetlerine sahip dijital zaman şeritlerinin Sosyal Bilgiler dersi içerisinde kullanılabilirliği; araştırmacılara ise farklı dijital zaman şeritlerinin etkililiği üzerine ve dijital zaman şeritleri ve geleneksel zaman şeritlerinin etkililiği üzerine karşılaştırmalı araştırmaların yapılması önerilmektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Sevinç Çokum'un Çırpıntılar romanında yer tamlayıcısı
Şeymanur Çamur
Bu tez çalışmasında, Sevinç Çokum'un Çırpıntılar adlı eserinde yer alan yer tamlayıcılarını belirlemek ve yer tamlayıcılarının özellikleri ile türlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Türkiye Türkçesinde yer alan yer tamlayıcısı, yer tamlayıcısının özellikleri tezde sınıflandırılmaya çalışılmıştır. Çalışmada yer tamlayıcısı, yer tamlayıcısının özellikleri, yapısı ve türleri değerlendirilerek kapsam alanı belirlenmiştir. Bu tespitlerden hareketle Sevinç Çokum'un Çırpıntılar romanında bulunan yer tamlayıcıları tespit edilmiştir. Tespit edilen yer tamlayıcıları kendi içinde özelliklerine, türlerine göre sınıflandırılmıştır. Sevinç Çokum'un Çırpıntılar romanında yer tamlayıcısını oluşturan kelime grupları ise isim tamlaması, sıfat tamlaması ve unvan grubu olarak belirlenmiştir. Belirlenen kelime grupları kendi içerisinde özelliklerine göre tasnif edilmiştir. Ayrıca bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile desenlenmiştir. Sonuç olarak romanda 792 adet yer tamlayıcısı tespit edilmiştir. Yer tamlayıcılarının türüne bakıldığında yönelme hâli eki almış yer tamlayıcısının fazla olduğu görülmüştür. Kelime gruplarıyla oluşturulan yer tamlayıcılarından ise isim tamlamasıyla oluşturulan kelime grubunun fazla olduğu tespit edilmiştir. İsim soylu sözcüklerin oluşturduğu yer tamlayıcısından ise isimden oluşturulanların zamirden oluşturulan yer tamlayıcılarına göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Söz Dizimi, Cümle, Yer Tamlayıcısı, Sevinç Çokum
- Master ThesisAçık Erişim2024Lise öğrencilerinde akran zorbalığı, akademik azim ve öz düzenleme ilişkisinin incelenmesi
Yasemin Evrensel
Bu araştırmada, liseye devam eden 14-19 yaş aralığındaki öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma durumlarının yaş, cinsiyet, lise türü, anne-babanın eğitim durumu, ailenin ekonomik düzeyi gibi bazı demografik değişkenler, akademik azim ve öz düzenleme becerisi açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini farklı türdeki liselerde öğrenim gören 413 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Ayas ve Pişkin tarafından (2015) geliştirilen "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği (Ergen Formu)", Kaşıkçı ve Öğülmüş (2023) tarafından geliştirilen "Ergenler için Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği", Sağkal vd. (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan "Akademik Azim Ölçeği" ve araştırmacının hazırladığı Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sürecinde T testi, ANOVA testi, Pearson Korelasyon Analizi ve doğrusal regresyon kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda elde edilen bulgulara göre akran zorbalığı cinsiyete ve lise türüne göre anlamlı farklılık göstermektedir. Bunun haricinde öz düzenleme becerisinin cinsiyete, lise türüne, annenin ve babanın eğitim düzeyine, ailenin ekonomik durumuna göre farklılaştığı saptanmıştır. Benzer şekilde akademik azim ile cinsiyet, lise türü, sınıf düzeyi, baba ile duygusal bağın gücü ve ailenin ekonomik durumu arasında anlamlı ilişki görülmüştür. Elde edilen verilere göre akademik azim, akran zorbalığını negatif yönde yordamaktadır. Öz düzenleme ve akademik azimin zorbalığın alt boyutlarıyla negatif yönlü ilişkisi bulunurken akademik azim ve öz düzenleme arasında pozitif yönlü ilişki gözlenmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Genç futbolcularda uygulanan life kinetik egzersizlerin futbol teknik becerisine etkilerinin incelenmesi
Ahmet Çetinkaya
Amaç: Bu çalışmanın amacı, LK egzersizlerin, geleneksel futbol antrenmanlarına olası katkılarını ortaya koymaktır. Materyal ve Metot: Araştırmamızda nicel araştırma yöntemlerinden, deneysel araştırma modeli kullanıldı. Çalışmanın evrenini 11-13 yaş arası futbolcular oluştururken örneklemini ise Erzincan İli, Merkez ilçesinde Erzincan Beşiktaş Futbol Okuluna kayıtlı 11-13 yaş arası 30 erkek futbolcu oluşturdu. Futbolcular LK egzersiz eğitimi alan deney ve kontrol grubu katıldı. Futbolculara Mor-Christian Futbol Yetenek Testi, Y Denge Testi ve d2 Dikkat Testi uygulandı. Veri analizlerinde iki yönlü tekrarlı ölçümler varyans analizi kullanıldı ve veriler SPSS 26.0 analiz programında çözümlendi. Bulgular: LK eğitimi alan futbolcularının şut atma, pas verme, top sürme, denge ve dikkat değerlerindeki değişim kontrol grubuna göre daha anlamlıydı. Bu değişimler özellikle beşinci haftadan itibaren anlamlı olarak ortaya çıktı. Kontrol gurubunda denge ve dikkat değerlerinde anlamlı bir değişim gözlenmedi. Sonuç: LK egzersiz eğitiminin futbolcuların haftalık antrenman programlarına toplamda en az 60 dk. olarak eklenmesi, futbolcuların bilişsel ve teknik becerilerine olumlu katkılar sağlaması açısından önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: d2 Dikkat Testi, Futbol, Life Kinetik, Mor-Christian Futbol Yetenek Testi, Y Denge Testi.
- Master ThesisAçık Erişim2024Sınıf öğretmenlerinin yenilikçi düşünme becerisine ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Aslı Sarıyer İci
Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin yenilikçi düşünme becerisine ilişkin görüşlerini incelemek amacıyla nitel araştırma desenlerinden biri olan nitel betimsel araştırma yöntemi temel alınarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde görev yapan maksimum çeşitlilik örneklem yöntemiyle seçilen 54 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Görüşmeler yüz yüze veya telefon görüşmesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre sınıf öğretmenleri yenilikçi düşünme becerisini, daha çok yaratıcılık, adaptasyon, keşif, güncellik ve özgünlük olarak tanımlamakta olup yenilikçi düşünmeyi yeni fikir veya yeni ürün ortaya koyma, değişime açık olma ve değişime uyum sağlama olarak tarif etmektedirler. Yenilikçi düşünme becerisinin, özellikle yaratıcı düşünme olmak üzere, diğer becerilerle karşılıklı bir ilişki içerisinde olduğunu belirten sınıf öğretmenleri, öğrencilerini genellikle yenilikçi düşünme becerisine sahip olarak değerlendirmektedirler. Öğretmenler yenilikçi düşünmeye en çok kriz anlarında, çözülmesi gereken bir problem olduğunda, teknolojik uygulamalar gerçekleştirilirken, üretim ve tasarlama süreçlerinde ihtiyaç duymaktadırlar. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin birçoğu çevrelerinin, yenilikçi düşünme becerilerini geliştirici özelliklere sahip olduğunu ve mesleki deneyimleri arttıkça yenilikçi düşünme becerilerinin de arttığını ifade etmiştir. Öğretmenler, yenilikçi düşünme becerilerini geliştirmelerini engelleyen başlıca faktörlerin yöneticiler, alt yapı ve donanım eksikliği, veli tutumu ve maddi sıkıntılar olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin bu beceriyi geliştirmek için en sık başvurduğu yollar, tartışma, sorgulama, araştırma, proje hazırlama ve rol oynamadır. Araştırmanın bulguları ışığında öğretmenlere, yenilikçi düşünme becerilerini kavramaları ve bu becerileri öğretim pratiklerine nasıl entegre edeceklerini öğrenmeleri için mesleki gelişim atölyeleri ve eğitim oturumları düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yenilikçi Düşünme, Sınıf Öğretmeni, Beceri
- Master ThesisAçık Erişim2024Twitter'da yanlış bilgi ve dezenformasyon tespiti için yapay zeka tekniklerinin kullanılması ve karşılaştırılması
Omar Raad Mahmood Mahmood
Bu çalışma, sosyal medya platformu Twitter'daki yanlış bilgileri tespit etmek için bir dizi yapay zeka (AI) tekniğini incelerek yanlış bilgi ve sahte haberlerin kamusal söylem üzerindeki potansiyel etkisine ilişkin yaygın bir sorunu ele almaktadır. Aldatıcı ve güvenilir içeriği ayırt etmek için Uzun Kısa Süreli Bellek (LSTM), Destek Vektör Makinesi (SVM), Rastgele Orman (RF), Gauss Naive Bayes (GaussianNB), Gradyan Arattırma (GBoost), Karar Ağacı (DT), Lojistik Regresyon (LR), Aşırı Gradyan Arattırma (XGBoost) ve K-En Yakın Komşular (K-NN) dahil olmak üzere çeşitli modeller kullanılmıştır. Analizde doğal dil işleme (NLP), derin öğrenme (DL) ve makine öğrenimi (ML) teknikleri kullanılarak 23481 sahte tweet ve yaklaşık 21418 gerçek tweetten oluşan bir veri seti kullanılarak her bir modelin yanlış bilgi kalıplarını tespit etmedeki etkinliği gösterilmiştir. Çalışma, özellikle doğruluk, verimlilik ve ölçeklenebilirliğe odaklanarak, bu AI sistemlerinin güçlü yönlerinin ve sınırlamalarının kapsamlı bir değerlendirmesini sunmaktadır. Sonuçlar, XGBoost'un %99.82 doğruluk ve %99.81 F1 puanı ile en iyi performansı sergilediğini göstermektedir. Bunu %99.63 doğruluk ve %99.62 F1 puanı gösteren (GBoost) ve %99.61 doğruluk ve %99.59 F1 puanı ile (DT) takip etmektedir. Sonuçlar bu modellerin en etkili modeller olduğunu göstermektedir. Diğer modeller %99.31 ile %81.63 arasında değişen doğruluk gösterirken, sonuçlar ana modellerin performansına dair fikir vererek dezenformasyonla mücadeleye ve bilginin güvenilirliğine önemli katkı sağlamaktadır.
- Master ThesisAçık Erişim2024Köy Enstitülerinde uygulanan öğretim stratejilerinin otantik ögrenme açısından incelenmesi
Gamze Ağca
Bu çalışmanın amacı otantik öğrenme stratejisi bağlamında Köy Enstitülerinde uygulanan öğretim programlarını (KEÖP) retrospektif ve holistik bir bakış açısıyla değerlendirmektir. Nitel yaklaşımlarla yürütülen çalışma kapsamında 1943, 1947 ve 1953 yıllarında uygulanan KEÖP'ler incelenmiştir. Tarihi araştırma deseninin tercih edildiği çalışmada KEÖP'ün yapısını oluşturan amaçlar, konular ve başvurulan metotların yanı sıra öğrenci ürünlerini içeren dergiler, derslerin uygulamalarını içeren anı kitapları, doküman inceleme yöntemiyle incelenmiştir. 2022-2024 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmanın veri kaynağını ise 1943, 1947 ve 1953 yıllarında uygulanan KEÖP'lerin yanı sıra zamansal tarama modeli ile belirlenen bilimsel literatür oluşturmuştur. İncelenen veriler otantik öğrenme stratejisinin bileşenlerini yansıtan bir kontrol formu (İneç & Bozkurt, 2021) ile betimsel analize tabi tutularak sentezlenmiştir. Elde edilen bulgular, 1943, 1947 ve 1953 yıllarında uygulanan KEÖP'un otantik öğrenme stratejisinin gerçek yaşam, gerçek yaşam problem çözümleri, yansıtma ve ürün odaklı ortamlar, yapılandırıcı iş birliği, uzman performansı, iş birliği, farklı bakış açıları ve otantik değerlendirme süreçlerini yansıtan verilerin olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak KEÖP'lerde uygulanan ders ve etkinlikler otantik öğrenme stratejisiyle büyük oranda benzerlik göstermektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda eğitim yöneticilerine, eğitim uzmanlarına, öğretim tasarımcılarına, öğretmenlere ve akademisyenlere çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2024Kütüphane temalı çocuk edebiyatı yapıtlarının okuma kültürü bağlamında incelenmesi
Şevin Ateş
Kütüphane temalı çocuk edebiyatı yapıtlarının okuma kültürü bağlamında nasıl sunulduğunu belirlemeyi amaçlayan bu çalışma nitel araştırma desenleri içerisinden doküman analizi deseniyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında içerisinde kütüphane imgesi geçen okulöncesi, ilkokul ve ortaokul seviyelerindeki çocuklara yönelik farklı kitaplar üzerinden inceleme gerçekleştirilmiştir. İncelenen kitaplardan elde edilen veriler betimsel analizle çözümlenmiştir. Yapılan betimsel analiz sonucunda ortaya çıkan kodlar ilgili bulgular altında birleştirilerek sunulmuştur. Araştırma verilerinin analiz edilmesiyle yazınsal nitelikteki çocuk kitaplarında kütüphanelerle ilişkilendirilen temalar, kütüphaneler aracılığıyla okumaya yüklenen anlam, kütüphane odağında yetişkin, akran ve diğer karakterlerin sunuluş biçimi ve bu kitaplardaki kütüphanelerin görsel tasarım özellikleri ile ilgili bulgular elde edilmiştir. Çalışma sonucunda kütüphanelerle ilgili hayal gücü, bilgi kaynağı, arkadaşlık, kitabın önemi, eğitim, okuma sevgisi, keşif ve kütüphanenin önemi temalarının öne çıktığı; okumaya, öğrenme, yaratıcılık ve hayal kurma, sosyalleşme, kültürel gelişim, eğlenme ve kişisel gelişim gibi anlamlar yüklendiği, kitaplarda incelenen yetişkin ve akranların çoğunun kahramanın atıldığı maceralarda ona yardımcı olan, koruyan, bilgilerini aktaran, destekleyen bir rolde olduğu görülmüştür. Kitapların görselleri incelendiğinde kütüphanelerin renkli, eğlenceli, macera dolu, gizemli, geniş, ferah, çeşitlilik içeren ve çocuğa göre bir yer olarak resmedildiği belirlenmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Yarı-temiz halkalar
Hazel Dumlu Polat
Değişim halkaları, her a∈R için 1-e∈(1-a)R olacak şekilde e∈aR idempotenti mevcut olma özelliği ile karakterize edilmiştir. Bu tezde yarı-idempotent elaman aracılığıyla, yarı-değişim halkaların tanımı verilmiştir. Bir R halkasının yarı-değişim halkası olması için gerek ve yeter koşul k merkezil terslenir eleman ve I, R halkasının sağ ideali olmak üzere kx-x^2∈I şartını sağlayan x∈R için q-x∈I olacak şekilde q^2=kq yarı-idempotentinin var olduğunu ispatladık. Ayrıca R nin yarı-değişim olması için gerek ve yeter koşulun R⁄(J(R)) halkasının değişim halkası olduğu ve R nin verilen denk koşulları J(R) Jackobson radikali için sağladığını ispatladık. Yarı-değişim halkaları ve (güçlü) yarı-temiz halkalar arasındaki bazı ilişkiler incelenmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Biyopolimer ile etkileştirilmiş kil/kireç karışımlarının bazı geoteknik özelliklerinin araştırılması
Dilber Teber
Bu tez kapsamında yüksek plastisiteye sahip bir kil zeminin iyileştirilmesi ve iyileştirilen zeminin donma çözülme davranışlarının araştırılması amaçlanmıştır. Kil zeminin iyileştirilmesinde, doğal bir polimer türü olan sodyum aljinat biyopolimeri ve kireç kullanılmıştır. Kireç ve sodyum aljinat kil zemine hem ayrı hem de birlikte eklenerek bu katkıların sinerjik etkileri incelenmiştir. Kireç oranı olarak %0, %2, %4 ve %6 ve biyopolimer oranı olarak ise %0, %0,5, %1 ve %1,5 kullanılarak iyileştirilen numuneler 7 ve 28 günlük kür süresince bekletilmiştir. Kür süreci sonunda numunelerin serbest basınç mukavemetleri belirlenmiştir. Donma-çözülme çevrimlerine bırakılan numunelerde aynı oranlarda hazırlanmış ve 28 günlük kürde bekletildikten sonra 5 ve 10 donma-çözülme çevrimlerine maruz bırakılmışlardır. Yapılan deneyler sonucunda sadece kireç veya sadece biyopolimer ilave edilmesinin, yüksek plastisiteli kil zeminin dayanım özelliklerini artırdığı belirlenmiştir. Kil ve biyopolimerin birlikte uygulandığı zemin numunelerinde ise dayanımın daha yüksek değerlere sahip olduğu görülmüş ve en yüksek mukavemet sonuçları %6 kireç ve %1 sodyum aljinat uygulanan numunelerden elde edilmiştir. Donma-çözülme çevrimlerine maruz kalan numunelerde de benzer şekilde katkıların birlikte kullanılması ile donma-çözülme çevrimlerinde mukavemet üzerindeki olumsuz etkinin azaldığı görülmüştür. Sonuç olarak, sodyum aljinat biyopolimeri, hem kireçle yapılan iyileştirmede hem de donma çözülme çevrimlerinde dayanım üzerinde olumlu etkiler meydana getirebilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Serebrevasküler hastalık tanısı alan hastalarda serum asprosin düzeyleri
Nurdan Alcan Alp
Amaç: Serebrovasküler hastalıklar (SVH), dünya çapında artan ölüm sayıları nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. SVH'ye ilişkin biyokimyasal belirteçler, SVH'de erken klinik deneyleri kolaylaştırarak önemli bir rol oynayabilir. Bu çalışmada yeni bir glukojenik adipokin olan ASP'nin, SVH ile ilişkisi ve SVH'ın tanısında bir biyobelirteç olarak potansiyel kullanımının araştırılması hedeflenmiştir. Materyal ve Metot: Bu çalışmaya, görüntüleme yöntemlerine göre iskemik SVH (N:58) ve hemorajik SVH (N:9) tanısı konmuş 67 SVH hastası ve 30 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 97 katılımcı dahil edildi. Bireylerden alınan kan numunelerinden elde edilen serum örneklerindeki asprosin düzeyleri ELISA kiti kullanılarak ölçüldü. Aynı zamanda serum örneklerinde CRP, HDL-K, LDL-K, TG ve glukoz ölçümleri kaydedildi. Bulgular: SVH grubunda serum asprosin düzeyleri sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük olduğu gözlendi (p<0.05). Hemorajik ve İskemik SVH grupları karşılaştırıldığında ise iki grup arasında serum asprosin düzeylerinde bir fark gözlenmedi (p<0.05). Serum asprosin için yapılan ROC eğri analizinde AUC değeri 0.703 (p:0.001) olduğu tespit edildi. Sonuç: SVH hastalarında serum asprosin düzeylerinin düşük olması hastalığın patogenezinde rol alabileceği düşündürmektedir. Ayrıca SVH hastalarında düşük asprosin düzeylerinin tanıda kullanılabilecek aday bir biyobelirteç olduğu söylenilebilir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Hidrotermal proses ile galvanize çeliğin yüzey modifikasyonu
Rabia Zorlu
Bu çalışmada galvanizli çeliğin yapısal, elektrokimyasal ve fotokatalitik özelliklerini iyileştirmek amacıyla galvanizli çelik numunelere tavlama ve tavlama+hidrotermal sentez yöntemleri uygulanmıştır. Tavlama işlemi ile galvanizli çelik yüzeyindeki metalik çinko, çinko okside (ZnO) dönüştürülmüştür. Ayrıca tavlanmış galvanizli çelik numunelere hidrotermal işlem uygulanarak galvanizli çeliğin yüzeyi ZnO, ZnO/ZnSe ve Ag-ZnO/ZnSe nanoyapılarına dönüştürülmüştür. Elde edilen yüzeylerin yapısal özellikleri XRD, SEM, XPS ve FTIR ile analiz edilmiştir. Yüzeylerin elektrokimyasal ve ıslanabilirlik özellikleri sırasıyla potansiyastat ve temas açıölçer cihazı ile belirlenmiştir. Fotokatalitik performans, UV ışık ışınımı altında kinolin sarısı boyasının fotodegradasyonu ile araştırılmıştır. Hem tavlama işlemi hem de tavlama+hidrotermal işlem galvanizli çelik numunelerin elektrokimyasal ve fotokatalitik özelliklerini önemli ölçüde geliştirmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Dıfferentıatıon of an eıgenfunctıon expansıon
Esen Taşdemir
Bu çalışma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde giriş kısmı verilmiştir. İkinci bölümde kullanılan temel tanım ve teoremler verilmiştir. Üçüncü bölümde, Bir özfonksiyon açılımının türevlenmesi, Spektral fonksiyonun türevlerine yönelik ön tahminler, Spektral fonksiyon türevlerinin asimptotik davranışı, Türevi alınmış öz fonksiyon açılımlarının eş-toplanabilirliği, Farklılaştırılmış bayağı ve genelleştirilmiş Fourier integral açılımlarının toplamı, Diferansiyel bir özfonksiyon açılımının yakınsaması açıklanmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2024FEMA P-154 hızlı değerlendirme yöntemi kullanarak Erzincan ilindeki mevcut yapıların performans seviyelerin belirlenmesi
Dalıeh Hassan Dalıeh
Tahmin edilemez doğası gereği ve yüksek hasar potansiyeli nedeniyle depremler, binalara önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, dünya genelinde birçok bölgede yaşanan can kaybı ve önemli ekonomik kayıp, başlıca bir endişe haline geldi. Bu aşamada, depremin etkilerine karşı alınabilecek birincil önlem, mevcut yapıların deprem performanslarını hızlı, ekonomik ve güvenilir bir yöntemle belirlemektir. Mevcut yapıların deprem performansını değerlendirebilmek için dünya genelinde birçok farklı hızlı değerlendirme yöntemi geliştirilmiştir. Risk değerlendirmesi, bina yaşı, kat sayısı, yumuşak katın varlığı, kısa kolon, ağır çıkıntılar, topografik etkiler ve binanın konumlandığı deprem bölgesi gibi kriterleri dikkate almaktadır. Bu yöntemler, sismik güvenlik açısından detaylı bir değerlendirme gerektiren yapıları için hem zaman hem ekonomik tasarufu kazandırmaktatır. Bu çalışmada FEMA P-154 (FEMA P-154, 2015) yöntemini kullanarak BAFE (building safe, güvenli bina) uygulaması geliştirilmiştir. Binaları beş dakika içinde riskli olup olmadıklarını tespit edebilen bu yazılım, Türkiye'de bulunan herhangi binayı değerlendirilebilmektedir. Çalışma kapsamında, deprem aktivitesi açısından riskli bir bölgede yer alan Erzincan ilinde bulunan 140 bina BAFE uygulamasıyla değerlendirilmiştir. Sokaktan tarama yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışma, binanın gözle görülebilen özelikleri (kat sayısı, yapısal düzensizlik varlığı gibi parametreler) dikkate alarak değerlendirildi. Bina performans puanlarının istatistiki olarak incelemesi sonucunda, değerlendirilen 140 binanın %26'sının öncelikli detaylı değerlendirmeye gerekl, olduğu tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Perlit ile üretilmiş betonun yüksek sıcaklıklarda basınç ve eğilme dayanımlarının incelenmesi
Akif Berke Öztürk
Çalışmanın amacı geleneksel beton yapımında kullanılan taş agregası yerine perlit agregası kullanılarak oluşturulan ve yangın deneylerine maruz bırakılan numunelerin fiziksel ve mekanik özelliklerinin incelenmesidir. Bu kapsamda 10×10×40 cm boyutlarında toplamda 48 adet dikdörtgen prizma numunesi ve 15×15×15 cm boyutlarında 48 adet kübik numune toplamda 96 adet beton numune üretilmiştir. Beton numuneler 25 ve 40 MPa olmak üzere iki farklı sınıfta üretilmiş olup, 200ºC, 400ºC ve 600ºC sıcaklık değerlerine maruz bırakılmıştır. Yanma dayanımlarının araştırılması için belirtilen sıcaklıklara maruz bırakılan numuneler üzerinde kütle kaybı, ultra ses geçiş hızı, basınç dayanımı, elastisite modülü ve basit eğilme deneyi gibi tahribatlı ve tahribatsız yöntemlerce incelenerek mekanik ve fiziksel özellikleri karşılaştırılmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2024Monotonik yük etkisi altında perlitli betonarme kirişlerin yapısal davranışlarının incelenmesi
Melih Şakir Polat
Mevcut yapı stoku incelendiğinde, betonarme taşıyıcı sisteme sahip yapıların çoğunlukta olduğu görülmektedir. Bu durum artan nüfusla birlikte kentleşme ve sanayileşmedeki artış ile birleşince betonarme yapı üretiminin hammaddesi konumunda bulunan betona olan ihtiyacı da gün geçtikçe artırmaktadır. Belirtilen ihtiyaç doğrultusunda, beton üretiminde betonun malzeme mekanik özelliklerinden (betonda basınç dayanımı, birim şekil değiştirme, süneklik vb.) ödün vermeden hem ekonomik hem de ekolojik olguları dikkate alarak beklenen ihtiyacın karşılanması gerekmektedir. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında hem geleneksel hem de doğal perlit agregası kullanılarak toplamda 4 adet betonarme kiriş numunesi üretilmiştir. Gerçekleştirilen yükleme deneyleri sonrasında, numunelerin yük-deplasman ilişkisi, enerji tüketme kapasitesi ve hasar dağılımları incelenmiştir.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Lumbosakral geçişsel vertebranın semptomatik ve morfometrik analizi
Koray Bingöl
Amaç: Erzincan yöresinde yaşayan insanlarda; LSGV, lumbalizasyon ve sakralizasyon prevalansını belirlemek hem de yapılan morfometrik ölçümlerle ağrı arasında bir korelasyon olup olmadığını tespit etmek istedik. Materyal ve Metot: 01/01/2020-31/07/2022 tarihleri arasında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi radyodiagnostik anabilim dalı'nda lumbosakral bölgenin çekilen 1164 hastanın MR görüntüleri retrospektif olarak tarandı. 69 yaş üstü geriatrik hastalar, skolyoz, pelvik ve spinal bölge cerrahisi ve travması olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya uygun 274 hasta (119 erkek,155 kadın) saptanarak cinsiyet ve yaşları kaydedildi. Bulgular: 274 hastanın 121'i (% 44.2) erkek 153'ü (% 55.8) kadındı. Cinsiyet gruplarında yaş benzerdi. LSGV'sı olan 274 hastanın 264 de (% 96.4) lumbalizasyon,10'nunda (% 3.6) sakralizasyon görüldü. Lumbalizasyon ve sakralizasyon olan gruplarda yaş dağılımı incelendiğinde yaşa ait medyan değer benzer bulundu. Ağrı durumu incelendiğinde 169 hastanın (% 61.7) ağrısı varken 105 hastanın (% 38.3) ağrısı olmadığı görüldü. LSGV (S) ve LSGV(L) olan gruplarda ağrı pozitiflik oranları (% 60.0 ve % 61.7) istatistiksel olarak benzer bulundu. LSGV'li olguların; intervertebral disk yükseklikleri, foramen vertebrale antero-posterior çapları, sağ-sol foramen intervertebrale yükseklikleri ölçüldü ve istatistiksel olarak değerlendirildi. Sonuç: LSGV prevalansı %23.53, sakralizasyon prevalansı % 0.85, lumbalizasyon prevalansı % 22.68 olarak bulundu. Çalışmamızda ağrısı olan ve olmayan gruplarda L 4-5 IVDh ölçümü ile sağ-sol FIVh ölçümleri arasında bir korelasyon olduğu ancak ağrısı olan grupda bu korelasyonun daha düşük olduğu görüldü. L 4-5 IVDh değeri ağrısı olanlarda olmayanlara göre daha yüksekti. Ağrı, FVAPd 10 mm altı (0) grupda daha düşük olmasına (% 53.4), 10-12 mm arası (1), 12 mm üstü (2) daha yüksek olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sağ-sol FIVh ağrısı olan ve olmayan gruplarda benzer bulundu.
