Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Doktora TeziAçık Erişim2022Türk idare hukukunda idari işlemin yetki unsuru
Gözde Ülker
Bu doktora çalışmasında, Türk idare hukukunda idari işlemin yetki unsuru konusu detaylı bir şekilde ele alınmıştır. İdari işlemin yetki unsuru, oldukça geniş ve önemli bir konudur. Zira, ilgililerin hukuk alanında değişiklik meydana getiren işlemin kimin tarafından yapılacağı ve bu kişinin sınırlarının ne olacağı önem arz etmektedir. Yetki unsuru, idare hukuku konularıyla birlikte anayasa hukuku konularıyla da doğrudan bağlantılıdır. Ülkemizde, yetki kurallarını düzenleyen genel bir idari usul kanunu bulunmamaktadır. Bu nedenle, doktrinde ve mahkeme kararlarında yetki unsuruna ilişkin birçok sorun yer almaktadır. Bu kapsamda, doktrin ve yargı kararlarında ortaya çıkan yetki unsuruna ilişkin birçok sorunun çözülmesine yönelik katkıda bulunulması, çalışmamızın amacını oluşturmaktır. Bu bağlamda, dört bölümden oluşan bu doktora tezinin ilk bölümünde yetki kavramı ve özellikleri incelenmektedir. İkinci bölümde idari işlemin yetki unsuru detaylı bir şekilde analiz edilmektedir. Üçüncü bölümde, yetki kullanımının istisnaları; dördüncü bölümde ise yetki unsurunda ortaya çıkan hukuka aykırılıklar ve bu hukuka aykırılıkların müeyyideleri ele alınmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin problem çözme sürecinde sergiledikleri bilişsel-üstbilişsel davranışlarının incelenmesi
Şeyda Şat
Bu araştırmanın amacı, güzel sanatlar lisesinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin problem çözme sürecinde göstermiş oldukları bilişsel-üstbilişsel davranışlarını incelemek ve matematik problemine ilişkin algılarını tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılarak tasarlanan araştırmada, çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın verileri "Matematik Problemi Metafor Anketi", "Problem Çözme Başarı Testi", sesli düşünme protokolleri, ses ve görüntü kayıtları, uygulayıcı ders analiz günlükleri yardımı ile toplanmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan devlete bağlı bir güzel sanatlar lisesinde öğrenim gören 10, 11, ve 12. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Lisede öğrenim gören tüm öğrencilere uygulanan metafor anketi verilerinin içerik analizi yapılmış, belirlenen farklı kategorilerden seçilen on öğrenci ile çalışma grubu oluşturulmuştur. Öncelikle, çalışma grubuna iki adet rutin olmayan problemden oluşan ön test soruları sesli düşünme protokolleri aracılığıyla uygulanmış, ardından on bir farklı problem çözme stratejisinden seçilen yirmi iki problem kullanılarak üstbiliş destekli problem çözme strateji öğretimi yapılmıştır. Öğrencilerin öğretim süresince sergiledikleri bilişselüstbilişsel davranışları gözlemlenerek uygulayıcı ders analiz günlüklerine not edilmiştir. Ardından son test uygulanmış, ön test ve son test verileri betimsel analize ve yinelenen metafor anketi verileri ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonucunda, öğretim süreci sonrasında öğrencilerin bilişsel-üstbilişsel davranış sayılarında artış olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin son problem çözme algıları incelendiğinde, matematik problemine dair algılarında pozitif yönde değişim gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel-üstbilişsel davranış, Güzel sanatlar lisesi öğrencileri, Matematik problemi algısı, Problem çözme.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim202255 cc, 2 zamanlı, benzin yakıtlı alternatif IHA hava aracı model uçak motoru tasarım ve üretimi
Muhammed Niyazoğlu
daha sonra doldurulacaktır.Ülkemizde ve dünyada meydana gelen gelişmeler neticesinde, İnsansız Hava Araçlarının (İHA) her geçen gün daha fazla kullanıldığını görmekteyiz. Maliyet açısından daha ucuz ve güvenli olan bu hava araçları, farklı görevler için kullanım alanı bulmaya başlamıştır. Gelişen teknoloji sayesinde yeni özellikler eklenerek birden çok amaca hizmet etmektedirler. Ana tasarım ölçütü olarak 55cc hacminde ve iki-zamanlı çalışma prensibinde olması planlanan bu motorun imalat aşamaları ve testleri bu çalışma kapsamında incelenmiştir. Manuel talaşlı imalat tezgâhlarda üretimi yapılan bu motorun, her bir parça için kullanılan imalat malzemesi ve üretim tekniği detaylı olarak anlatılmıştır. Motorun test sonuçlarına göre geliştirilmesi gereken yönleri belirlenerek, gereken olası çözüm yöntemleri açıklanmıştır. Ticari olarak ülkemizde bu tarz motorların üretiminin olmamasından dolayı, ilerleyen yıllarda bu tip motorların üretimini yapmak isteyen girişimciler için temel oluşturması amaçlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022IPCC Tier 1 ve DEFRA metodları ile karbon ayak izinin belirlenmesi: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi örneği
Muhammed Çerçi
Karbon ayak izi, küresel ısınmanın başlıca sebebi olmasından dolayı ekolojiyi, doğayı ve tüm insanlığı etkileyen günümüz ve geleceğimizin en büyük problemidir. Karbon ayak izi son zamanlarda üzerine önemli araştırmaların yapıldığı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle binalarda karbon ayak izi hesaplamaları, küresel ısınmaya etkisi ve enerji verimliliği açısından oldukça önem kazanmıştır. Bu çalışmada Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'nin 2019 ve 2020 yılına ait karbon ayak izi üniversitenin doğalgaz, kömür, benzin, motorin ve elektrik tüketim verileri kullanılarak önce IPCC Tier 1 yaklaşımıyla sonrasında ise DEFRA dönüşüm faktörleri kullanılarak hesaplanmıştır. EBYÜ'nün birincil karbon ayak izi IPCC Metodolojisi Tier 1 yaklaşımıyla 2019 yılı için 2753,2 tCO2e ve 2020 yılı için 2383,74 tCO2e emisyonu hesaplanmıştır. 2019 yılı ile karşılaştırıldığında emisyon miktarında %13,42 azalma görülmektedir. DEFRA dönüşüm faktörleriyle ise 2019 yılı için 2314,53 tCO2e ve 2020 yılı için 1826,54 tCO2e emisyonu hesaplanmıştır. 2019 yılı ile karşılaştırıldığında emisyon miktarında %21,08 azalma görülmektedir. IPCC Tier 1 yaklaşımı ile DEFRA arasındaki bu fark IPCC Tier 1 yaklaşımı hesaplamalarında kullanılan emisyon faktörlerinin genel olması ve DEFRA'nın İngiltere'nin ulusal verilerini kullanmasından kaynaklanmaktadır. Karbon salınımındaki bu azalmanın iklimdeki değişikliğin yanı sıra Covid-19 pandemi süreci sebebiyle 2020 yılında 13 Mart'tan itibaren eğitime iki hafta ara verilerek sonrasında derslerin uzaktan eğitimle yürütülmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Modifiye magnetit yapılarının hazırlanması, karakterizasyonu ve analitik uygulamaları
Yusuf Gögen
Özellikle sanayileşmenin yaygınlaşması ve küresel nüfusun çoğalmasına paralel olarak sürekli artan kimyasal kullanımı çevre kirliliğine sebep olmakta, toprak ve su sistemleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Ortaya çıkan bu olumsuz durum çevre ve insan sağlığı sorunu haline gelmektedir. Çevre kirliliğinin giderilmesi ve kirlenen bölgelerin remediasyonu halen güncel disiplinlerarası bir araştırma konusudur. Literatürde sıklıkla kullanılan adsorpsiyon, yüzdürme veya membran ayırma gibi geleneksel arıtım yöntemlerinde kirleticiler bir fazdan diğerine taşınır. Fakat yeni, yeşil ve verimli bir giderim yöntemi olan oksidasyon proseslerinde, organik kirleticiler CO2 ve H2O'ya kadar parçalanarak kirleticilerin tamamen ortadan kalkması sağlanmış olur. Bu tez kapsamında Prusya mavisi ile modifiye edilmiş magnetit nanoparçacıklar, çok duvarlı karbon nanotüp üzerine dekore edilmiştir. Elde edilen nanokompozit SEM-EDX, XRD, FTIR yöntemleriyle karakterize edilerek çok bilinen bir kirletici olan fenol molekülünün Foto-Fenton reaksiyonu ile parçalanmasında heterojen katalizör olarak kullanılmıştır. Uygulanan optimum koşullarda 100 mgL-1 fenol UV ışığı altında 15 dakikada tamamen parçalandığı gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kurkumin ve Elajik Asit'in İnsan Periferal Lenfositlerinde Lusidin ile Uyarılmış DNA Hasarı Üzerine Etkisinin Comet Assay ile Belirlenmesi
Ümit Harurluoğlu
Lusidin, kökboya bitkisinden elde edilen ve boyarmadde olarak kullanılan antrokinon türevi bir metabolittir. Kurkimin ve elajik asit ise son yıllarda hızla popülaritesi artan polifenol grubu antioksidanlardandır. Bu çalışmada, insan periferal kan lenfositlerinde elajik asit ve kurkuminin olası lusidin genotoksisitesine karşı antigenotoksik etkileri tek hücre jel elektroforez test yöntemi olarak adlandırılan comet assay ile araştırılmıştır. Çalışmada negatif kontrol (%10 DMSO), pozitif kontrol (EMS; 1 mM), lusidin (LUC; 200 μM), elajik asit (EA; 50 ve 100 μM), kurkumin (CUR; 0,1 ve 1 μM), LUC+EA, LUC+CUR ve LUC+EA+CUR grupları kullanılmıştır. LUC, EA ve CUR ile ayrı ayrı ve kombine şekilde 24 saat muamele edilen hücreler alkali comet assay ile analiz edilmiştir. Floresan mikroskop altında hücreler sayılarak ortalama hasarlı hücre yüzdesi ve genetik hasar indeksi, kuyruk uzunluğu, kuyruk DNA yoğunluğu (%) ve kuyruk momenti bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak negatif kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. Genetik hasar indeksi, hasarlı hücre yüzdesi, kuyruk uzunluğu ve kuyruk momenti parametreleri LUC grubunda kontrole göre önemli oranda artış göstermiştir. Bu değerlerin EA ve CUR'un tüm gruplarında kontrole göre düşükken LUC+EA, LUC+CUR ve LUC+EA+CUR kombinasyon gruplarında kontrole yaklaştığı gözlenmiştir. Sonuç olarak insan periferal kan lenfositlerinde LUC'un DNA hasarı oluşturarak toksik etki gösterdiği ve EA ve CUR'a ait kombinasyon uygulamalarının antigenotoksik etkiyle LUC toksisitesini azalttığı gözlemlenmiştir. Böylece EA ve CUR'un DNA koruyucu özelliğe sahip olduğu şekilde bir değerlendirme yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bina duvarlarında güneş radyasyonu dikkate alınarak optimum yalıtım kalınlığının belirlenmesi: Erzincan ili örneği
Merve Köse
Bu çalışmada, Derece-Gün yöntemi ile güneş ışınımının etkisi dikkate alınarak dış duvarlara uygulanacak ısı yalıtım kalınlığının yönlere göre değişimi hesaplanmıştır. Hesaplamalarda TS 825 standartlarına göre 4. İklim bölgesinde yer alan Erzincan ili için 2008-2018 yılları arasındaki 10 yıllık günlük güneşlenme verileri kullanılmıştır. Güneşlenme verileri kullanılarak tüm ana yönlerde (Doğu-Batı-Kuzey-Güney) her ay için güneş hava sıcaklığı hesaplanmıştır. Derece-Gün yöntemi kullanılarak 2 yapı malzemesi (bims ve tuğla), 4 yakıt (fueloil, LPG, doğal gaz ve kömür) ve 3 yalıtım malzemesi (XPS, EPS ve taş yünü) için dört ana yönde optimum yalıtım kalınlıkları ve geri ödeme süreleri hesaplanmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde kullanım şartları ve geri ödeme süresine göre tuğla, XPS ve doğal gaz sırasıyla en uygun yapı bileşeni, yalıtım malzemesi ve yakıt türü olarak belirlenmiştir. Optimum yalıtım kalınlığı belirlenen en uygun yapı bileşeni, 24ºC referans sıcaklığı ve güneş radyasyonunun dikkate alınmadığı durum için 6,6 cm olarak hesaplanmıştır. Güneş radyasyonu dikkate alındığında ise güney ve batı yönünde 3,9 cm, doğu yönünde 4,1 cm ve kuzey yönünde 5,7 cm olarak hesaplanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Erzincan Fırat agregası kullanılarak üretilen betonlarda beton test çekici ve basınç dayanımı arasındaki ilişkinin araştırılması
Ferda Şan
DAHA SONRA DOLDURULACAKTIR.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Fen eğitiminde matematiksel modelleme etkinliklerinin geliştirilmesi ve fen bilgisi öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının matematiksel modelleme yeterliklerinin incelenmesi
Adem Kenan
Fen eğitiminde matematiksel modelleme (MM) üzerine yapılan bu çalışmanın üç temel amacı vardır. Bu amaçlardan ilki fen eğitimi için matematiksel modelleme etkinlikleri(MME) geliştirmek, ikincisi fen bilgisi öğretmenlerinin (FBÖ) ve öğretmen adaylarının (FBÖA) matematiksel modelleme yeterliklerini(MMY) incelemek, üçüncüsü ise MM'yi deneyimleyen FBÖ ve FBÖA'nın MM'ye yönelik görüşlerini elde etmektir. İlk amaç doğrultusunda dört akademisyen ve on iki FBÖA ile ikinci amaç doğrultusunda dört FBÖA ve sekiz FBÖ ile üçüncü amaç doğrultusunda dokuz FBÖ ve FBÖA ile nitel bir araştırma yürütülmüştür. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma, durum çalışması ve olgu bilim desenleri kullanılmıştır. Doküman inceleme, görüşme ve gözlem teknikleri ile araştırmanın verileri elde edilmiştir. İki fizik, iki kimya ve iki biyoloji konusu üzerine tasarlanan altı video tabanlı MME, model oluşturma prensiplerine (Lesh vd.,2000) uygunluk açısından Erbaş vd. (2013)' nin MM problemi değerlendirme ölçütleri kullanılarak betimsel analize tabi tutulmuştur. MMY'ni belirlemek için Borromeo Ferri (2006)'nin MMY doğrultusunda Çakmak (2018)'ın revize ettiği alt yeterlikler gözetilerek betimsel analiz uygulanmıştır. MM'ye yönelik görüşleri elde etmek için ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda geliştirilen MME'nin altısının da 5 prensibe tamamen, 1 prensibe ise kısmen uygun olduğu tespit edilmiştir. MMY incelendiğinde ise süreç içerisinde katılımcıların MMY'nin geliştiği, en başarılı oldukları MMY'nin anlama, en başarısız oldukları MMY'nin ise basitleştirme ve yapılandırma olduğu görülmüştür. Literatürün aksine matematiksel sonuçlardan gerçek sonuçlara ulaşmakta sorun yaşanmadığı tespit edilmiştir. Yeni mezun FBÖ ve deneyimli FBÖ'nin MMY eşit düzeyde iken, FBÖA'nın MMY'nin daha az olduğu görülmektedir. Süreçte en az biyoloji ve kimya, en çok fizik konularında yeterlik sergilenmiştir. Görüşmeler sonucunda, uygulama öncesi katılımcıların MM bilgisine sahip olmadıkları, sonrasında ise MM'ye yönelik algılarının geliştiği ortaya çıkmıştır. Fene yönelik MM çalışmalarının artırılması, asgari lisans düzeyinde MM derslerinin verilmesi ve hizmet içi eğitimlerle MM uygulamalarını deneyimlendirme çalışmalarının yapılması önerilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Paklitaksel/aloe-emodin kombinasyonunun MCF-7 ve MDA-MB-231 meme kanseri hücre hatlarında sinerjistik etkileri
Tuğba Atıcı
Kanser hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan klinik görünümleri ve tedavileri birbirinden farklı olan hastalıklar grubudur. Kansere bağlı ölümlerde, akciğer kanserinden sonra ikinci sırada meme kanseri yer almaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan yöntemlerin yüksek maliyeti ve endişe verici yan etkilerinden dolayı son yıllarda doğal ve bitkisel alternatiflere karşı artan bir ilgi vardır. Kanser tedavisine yönelik çalışmalar genellikle bitkisel moleküllerden ilaç keşiflerine dayanmaktadır. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasında, aloe-emodin ve paklitakselin östrojen reseptörü (+) ve östrojen reseptörü (-) insan meme kanser hücre hatları (MCF-7 ve MDA-MB-231) üzerindeki sinerjik, sitotoksik ve apoptotik etkileri araştırılmıştır. Bitkisel bir antrakinon türevi olan aloe-emodinin paklitaksel ile kombinasyon tedavisinin MCF-7 ve MDA-MB-231 hücrelerinin canlılığı üzerine etkisi MTT ve Neutral Red yöntemleriyle belirlenmiş ve hücre canlılığı üzerinde istatiksel açıdan anlamlı kabul edilebilecek azalmalara yol açtığı bulunmuştur. Apoptotik yollarla hücre ölümü ise anneksin V, total kaspaz aktivitesi ve hücre döngüsü analizleriyle kanıtlanmıştır. Hesaplanan kombinasyon indeks değerlerinin analizleri, madde kombinasyonunun MCF-7 ve MDA-MB-231 kanser hücreleri üzerinde sinerjistik etki gösterdiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Aloe-emodin, Meme kanseri, Paklitaksel, Sinerjik etki, Sitotoksisite
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Yedinci sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme becerilerinin incelenmesi
Mahmut Duran
Bu araştırmada, gündelik yaşamlarını temel alan iki Matematiksel Modelleme (MM) durum/problemler aracılığı ile yedinci sınıf öğrencilerinin MM becerilerinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında öğrenim gören sosyo-ekonomik bakımdan gelişmemiş bir köy okulunun 16 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öncelikle günlük yaşamlarında çözüme kavuşturmak istedikleri durum/problemler öğrencilerle görüşme ve sınıf içi tartışma yapılarak belirlenmiştir. Sonra bu durum/ problemlerden ikisi öğrencilerin ilgi ve istekleri dikkate alınarak araştırmacı tarafından MM uygulamasına dönüştürülmüştür. Bu çalışma 3 hafta /21 ders saatinde küçük grup çalışması ve büyük sınıf tartışmasıyla tamamlanmıştır. Çalışma, nitel yaklaşımla tasarlanmış olup etkileşimli desenler kapsamında bulunun özel durum çalışmasıdır. Veriler; öğrenci gruplarına ait çalışma kâğıtları, sınıf içi gözlem notları, öğrencilerle yapılan görüşmeler, video kayıt ve transkriptleri yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde araştırmacı tarafından ortaya konulan ve MM döngü basamaklarından "Anlama", "Basitleştirme", "Matematikselleştirme", "Matematiksel Çalışma", "Yorumlama-Geçerlik" ve "Sunma" alt becerileri ve bunlara ait göstergeleri ortaya koyan bir şablon kullanılmıştır. Bu şablon kullanılarak veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Sonuç olarak öğrenci grupları, "Otantik" MM uygulamalarında aktif ve sürekli katılımcı olmuşlardır. MM uygulamaları sürecinde bazı öğrenciler MM durumunu küçük alt problemlere dönüştürmüşlerdir. Süreçte birçok taslak modeller oluşturmuşlar ve bunları matematiksel olarak revize etmişlerdir. Ayrıca bu modelleri bağımsız olarak ele almış ve bunları birleştirme çabasında bulunmamışlardır. Son olarak birçok matematiksel kavram, kural ve genellemelerin yanında sınırlıda olsa müfredat dışı bazı matematiksel kavram, kural ve genellemeleri kullandıkları görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Singüler pertürbe özellikli gecikmeli Volterra integro-diferansiyel denklemler için düzgün yakınsak fark şemaları
Ömer Yapman
Bu tez çalışmasında, birinci mertebeden singüler pertürbe özellikli gecikmeli Volterra integro-diferansiyel denklemlerin nümerik çözümleri ele alınmıştır. Tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde singüler pertürbasyon teorisi, integro-diferansiyel denklemlerin tarihçesi ve uygulama alanlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde, literatür araştırmasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, tezde kullanılacak temel tanım ve formüllere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ilk olarak, lineer ve lineer olmayan singüler pertürbe özellikli gecikmeli Volterra integro-diferansiyel denklemler için başlangıç değer problemleri ele alınmıştır. Düzgün şebekede üstel katsayılı fark şemaları ayrı ayrı kurulmuştur. İkinci olarak, lineer singüler pertürbe özellikli gecikmeli Volterra integro-diferansiyel denklemin nümerik çözümü için parçalı düzgün şebeke olan Shishkin şebekede üstel katsayılı sonlu fark şeması kurulmuştur. Üçüncü olarak, ilk önce lineer singüler pertürbe özellikli Volterra integro-diferansiyel denklemin nümerik çözümü için parçalı düzgün şebekede üstel katsayılı sonlu fark şeması kurulmuştur. Son olarak, lineer singüler pertürbe özellikli gecikmeli Volterra integro-diferansiyel denklemin nümerik çözümü için parçalı düzgün şebekede homojen tipli sonlu fark şeması kurulmuştur. Ele alınan sürekli problemlerin özellikleri verilmiş, kalan terimi integral şeklinde olan ve üstel katsayılı baz fonksiyonları içeren interpolasyon kuadratür formüllerinden yararlanılmıştır. Her bir problemin yaklaşık çözümünün kesin çözüme ayrık maksimum normda epsilon-pertürbasyon parametresine göre düzgün yakınsak olduğu gösterilmiş ve yakınsama hızları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar nümerik örneklerle desteklenmiştir.
- TezAçık Erişim2021Bilgisayarlı tomografi ile 1200 vakada paranazal sinüslerin anatomik varyasyonları
Samet Ağcayazı
Bilgisayarlı Tomografi İle 1200 Vakada Paranazal Sinüslerin Anatomik Varyasyonları Amaç: Paranazal sinüsler anatomik olarak en çok varyasyon gösteren bölgelerden birisidir. Paranazal sinüs varyasyonları ve hastalıklarının tanısında fizik muayene, endoskopik muayene ve bilgisayarlı tomografi (BT) kullanılmaktadır. Amacımız Erzincan ilinde görülen varyasyonları saptayarak endoskopik sinüs cerrahisine yol göstermek, olası komplikasyonların önlenmesine yardımcı olmaktır. Materyal ve metot: Kliniğe herhangi bir şikayetle başvurup paranazal sinüs BT istenen 1209 hastanın koronal kesitli görüntüleri retrospektif olarak incelenerek anatomik varyasyonlar değerlendirildi. Çalışmaya 18-65 yaş arası hastalar dahil edildi. Çalışmamızın biyoistatistiksel analizinde Statistics Programme For Social Scientists (SPSS) (Sürüm: 22) paket programı kullanıldı. Verilerin kıyaslamasında Pearson Ki Kare analizi ve Fisher kesin olasılık analizi kullanıldı. Analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmadaki 1209 hastanın 644'ü erkek, 565'i kadındı. Hastaların yaş ortalaması 33,7 idi. İncelenen 1209 paranazal sinüs BT tetkikinde 799 kişide (%66,1) agger nazi, 256 (%21,2) kişide onodi hücresi, 106(% 8,8) kişide haller hücresi, 536 (%43,3) kişide konka bülloza, 119 (%9,8) kişide pnömotize ünsinat, 229 (%43,3) kişide pnömotize üst konka, 164 (%13,6) kişide paradoksal orta konka, 38 (%3,2) kişide paradoksal alt konka, 835 (%69) kişide septum deviasyonu, 642 (%53,1) kişide pterigoid proçes pnömotizasyonu, 348 (%28,8) kişide anterior klinoid pnömotizasyonu, 178 (%14,7) kişide maksiller septasyon, 22 (%1,8) kişide suprema konka, 94 (%7,8) kişide pnömotize krista gali, 308 (%25,5) tanesinde nazal septum pnömotizasyonu, 8 (%0,7) tanesinde maksiller sinüs hipoplazisi, 60 (%5) tanesinde üst konka agenezisi saptandı. 48 (%3,9) tanesinde hiçbir varyasyon saptanmadı. Çalışmada saptanan anatomik varyasyonların cinsiyet ve lokalizasyona göre istatistiksel değerlendirilmesinde SPSS paket programı ile Ki-kare ve Fisher kesin olasılık testi uygulanarak incelendi. Septum deviasyonu, anterior klinoid pnömotizasyonu, maksiller septasyon istatistiksel olarak erkeklerde fazla saptanmıştır. Sonuç: KBB çalışma alanı olarak paranazal sinüs varyasyonları önem arz etmektedir. Çalışmamız boyunca incelediğimiz 1209 paranasal sinüs BT'lerin %96,1'inde en az 1 adet varyasyon saptanmıştır. Kronik sinüzit veya diğer nedenlerle paranazal bölgeye operasyon planlayan cerrahların olası komplikasyonların önlenmesi açısından bu bölgedeki varyasyonları dikkate alması önemlidir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021İlköğretim öğrencilerinin sosyal bilgiler ile insan hakları yurttaşlık ve demokrasi derslerindeki değerlere ilişkin tutumları
Fatih Kaya
Bu araştırma, esas itibariyle Sosyal Bilgiler alanında yapılmış bir değerler eğitimi çalışmasıdır. Çalışmada ilköğretim öğrencilerinin Sosyal Bilgiler ile İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi derslerinin ortak değerlerine ilişkin tutumları incelenmiştir. Sosyal Bilgiler Öğretim Programında 18, İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi Öğretim Programında ise 14 değere yer verilmiş olup, toplam 32 değerin 8'i kesişmektedir. Şüphesiz bu kesişme, söz konusu değerleri Türk eğitim sisteminin genel hedefleri açısından çok daha önemli hale getirmektedir. Her iki dersin ortak değerleri; adalet, eşitlik, duyarlılık, özgürlük, sorumluluk, saygı, sevgi ve aile birliğine önem vermedir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, öğrencilerin bu 8 kritik değere yönelik tutumlarını tespit ve analiz etmek suretiyle, hem Sosyal Bilgiler, hem de İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi derslerinin işleyişine katkı sağlamaktır. Söz konusu değerler bu çerçevede pek çok değişken açısından ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Araştırmada bir karma yöntem tasarımı olan açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Bu desende araştırmaya nicel yöntemle başlanılmakta, nitel yöntemle devam edilmektedir. Bu kapsamda araştırmanın çalışma grubu nicel ve nitel süreçler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Araştırmanın nicel evrenini, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı I. Yarıyılında Malatya il merkezindeki ilköğretim okullarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi basit seçkisiz örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Ölçek geliştirme aşamasında açımlayıcı faktör analizi için 342, doğrulayıcı faktör analizi için 325 ve araştırmanın nihai verilerini toplamak için 1249 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin derlenmesinde ise amaçlı örnekleme tekniklerinden biri olan maksimum çeşitlilik kullanılmıştır. Bu çerçevede toplamda 24 öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama süreci iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Bilgiler ile İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi Dersi Ortak Değerler Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Adı geçen ölçek ile araştırmanın nicel verileri elde edilmiştir. İkinci aşamada ise araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile araştırmanın nitel verileri toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel ve çıkarımsal istatistik yöntemleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, değerleri edinme düzeyinin kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu; sınıf düzeyleri arasında özgürlük alt boyutu dışında anlamlı bir farklılığın görülmediği; akademik başarı, kitap okuma, anne ve baba eğitim düzeyinin artmasına bağlı olarak bir artışın olduğu; anne ve baba meslek durumuna göre anlamlı bir farklılığın bulunduğu; kardeş sayısı değişkenine göre kardeş sayısı az olan öğrencilerin nispeten daha yüksek olduğu; okulların sosyoekonomik düzeyi bakımından daha iyi okullarda öğrenim gören öğrencilerin daha yüksek tutuma sahip olduğu görülmüştür. İlköğretim öğrencilerin Sosyal Bilgiler ile İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi dersi değerlerine ilişkin tutumlarının düzeyi ise genel olarak yüksektir. Anahtar Kelimeler: Değerler Eğitimi, Sosyal Bilgiler, Yurttaşlık Eğitimi, Tutum.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Nevra Didin
Bu araştırmada, öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme ve iletişim becerileri arasındaki ilişki ve bu iki yapı açısından cinsiyet, öğrenim türü ve bölüm değişkenlerine göre farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma tarama modeline uygun olarak yapılmış betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılında öğrenim gören Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesinden 312 son sınıf lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Bu öğrenciler toplamda 1023 kişi olan son sınıf öğrencilerinden seçilmiştir. Bu çalışmada araştırmaya katılan öğretmen adaylarına Owen ve Bugay (2014) tarafından geliştiren 25 maddeden oluşan iletişim becerileri ölçeği ile Wielkiewicz ve Meuwissen (2014) tarafından geliştirilen Engin, Kör ve Erbay (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan 15 maddeden oluşan yaşam boyu öğrenme ölçeği uygulanmıştır. Her bir faktör için hipotez testi türü, verilerin demografik özellikler bazında normal dağılıma uygunluğuna göre seçilmiştir. Normallik testleri için Shapiro-Wilk testine bakılmıştır. Hipotez testlerinin seçiminde puanların normal dağılıma uygunluklarına göre ve demografik değişkenlerin grup sayıları göz önüne alınarak iki gruplu veriler için Mann-Whitney U testi; ikiden fazla grup sayısına sahip veriler için de Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Çok gruplu veriler için çoklu karşılaştırma testlerinde Bonferonni düzeltmesi ile Dunn testi baz alınmıştır. Ayrıca alt boyutlara ait puanlar arasındaki korelasyonları incelemek amacıyla Spearman korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, araştırmaya dahil olan bireylerin cinsiyet, öğrenim türü ve bölüm değişkenleri ile iletişim becerileri ölçeğinin alt boyutları olan iletişim ilkeleri ve temel beceriler, kendini ifade etme, etkin dinleme ve sözel olmayan iletişim, iletişim kurmaya isteklilik karşılaştırılma sonuçlarına bakıldığında anlamlı bir farkın olmadığı gözlemlenmiştir. Aynı zamanda bireylerin cinsiyet, öğrenim türü ve bölüm değişkenleri ile yaşam boyu öğrenme ölçeğine ait almış oldukları puanların istatistiksel açıdan bir farklılığının olmadığı belirlenmiştir. Yaşam boyu öğrenme ölçeği ile iletişim becerileri ölçeği arasında pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki, yaşam boyu öğrenme ölçeği ile iletişim ilkeleri ve temel beceriler, kendini ifade etme, etkin dinleme ve sözel olmayan iletişim ve iletişim kurmaya isteklik arasında orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca iletişim ilkeleri ve temel beceriler ile kendini ifade etme, etkin dinleme ve sözel olmayan iletişim, iletişim kurmaya isteklik arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü yüksek bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İbn Sa'd'ın (Ö. 230/845) et-Tabakâtü'l-Kübrâ adlı eserinde cerh ve ta'dil metodu
Sefa Şahin
Dinimizin ilk ve en önemli kaynağı Kur'ân'dır. İkinci önemli kaynağı ise sünnettir. Sünnetin korunması ve sonraki nesillere aktarılması için zaman içinde çeşitli yöntemler geliştirilmiş ve böylece hadis ilmi ortaya çıkmıştır. Hadislerin sıhhati çoğunlukla senedlerine göre değerlendirildiğinden hadis ilminde rical ve cerh-tadil ilmi ön plana çıkmıştır. Bunlar ise isnad ve metin'dir. Hadislerin Peygamber'den (s.a.s) sahih bir şekilde rivayet edilmesi öncelikle senede dair bir ilim dalıdır. İsnadı sahih görülen hadisler ayrıca değerlendirmeye alınır. İsnad bir nevi hadis ilminin sigortasıdır. Zira rivayetler raviler aracılığıyla nakledilmekte ve onların güvenirliğine göre değer kazanmaktadır. Ravileri konu alan Rical ilmi de bu bağlamda önemli ilim dalı kabul edilmiştir. Bu tezin amacı İbn Sa'd'ın kaleme almış olduğu et-Tabakât'ta cerh ve tadil metodu açısından aktardığı bilgileri hadis bilim dalı bağlamında incelemektir. Özellikle nakillerde kullandığı cerh ve ta'dîl lafızlarını incelemek suretiyle onun hadisçiliğine dair bazı tespitlerde bulunabilmektir. İbn Sa'd daha ziyade siyer ilminde tanınmış İslâm âlimidir. Ancak o, aynı zamanda hadis tarihinin erken dönemlerinde yaşamış iyi bir muhaddistir. Siyer ve İslam tarihi alanında değerli bilgiler vermekle birlikte mezkûr eseri, hadis alanında meşhur raviler hakkında malumat aktaran ilk hadis eserlerindedir. Bu tezde İbn Sa'd'ın et-Tabakât adlı eserinde, ravilerin cerh ve ta'dîl edilme yöntemleri analiz edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Hoca Sadeddin Efendi'nin Tȃcü't Tevȃrȋh adlı eserinde 1. Murâd Dönemi transkripsyonu ve değerlendirilmesi
Esra Havza
Hazırlanan tezde Hoca Sadeddin Efendi'nin Tâcü't-Tevârîh adlı eserinin I. Murâd dönemini (1362-1389) ele alan farklı nüshâları karşılaştırıldı. Bu nüshaların incelenmesi ve değerlendirilmesi yapıldı. Çalışmanın giriş kısmında Hoca Sadeddin Efendi'nin hayatı ve tarihçiliği hakkında bilgiler verildi. O, XVI. yüzyılın önemli Osmanlı tarihçilerinden biridir. Hoca Sadeddin Efendi'nin bu kıymetli eserinde Osmanlı tarihinin başlangıcından 1520 yılına kadar geçen olayları ele almaktadır. Bu zamana kadar bu eser dışında, Hoca Sadeddin'in birçok Arapça ve Farsça kitabı Türkçeye tercüme edilmiştir. Bu çalışmada Hoca Sadeddin'in yazdığı Tâcü't-Tevârîh'in 3 farklı nüshâsı karşılaştırıldı. Michigan Üniversitesindeki "Türkçe Yazma Eserler Koleksiyonu"nda 381 arşiv numarası ile kayıtlı nüshânın diğer nüshâlâra göre I. Murad'ı konu alan sayfa sayısının daha fazla olduğu tespit edildi. Fransız Milli Kütüphanesindeki Turc.64 arşiv numaralı nüsha da ve Michigan Üniversitesindeki 381 Arşiv numaralı nüshâsında başlıklar ve âyetler kırmızı mürekkep ile belirtilirken, 1862 numaralı matbu nüshâsında bu belirtilere rastlanmadı. Bunun gibi bütün farklılıklar çalışmada tek tek ortaya konuldu. Nüshâlar karşılaştırılırken ana nüsha olarak aldığımız Turc.64 arşiv numaralı nüshâ AN, 1862 nolu matbu nüsha M, Michigan Üniversitesinde bulunan 381 Arşiv numaralı nüshâ ise B Şeklinde kodlandı. Çalışmada karşılaştırmalı metin analizi yapıldı. Elde edilen bilgiler metin içerisinde değerlendirilerek farklılıklar dipnotlarda belirtildi. Ayrıca bu süreçte metin içerisinde rastlanan ayet, hadis, dualar, atasözleri ve deyimler ise Arap alfabesi ile metin içerisinde ilgili yerlerde belirtildi. Ekler kısmında ise farklı nüshalardaki konu ile ilgili birkaç varak örnek olarak eklendi. Sonuç kısmında ise bulgular, genel başlıklar altında sunuldu. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Tarih Yazıcılığı, Hoca Sadeddin Efendi, Tâcü't Tevârîh
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Erken Demir Çağı'ndan Yunan Kolonizasyon Çağı sonuna kadar Doğu Karadeniz Bölgesi'nde ticaret
Efser Safiye Dilek Duyğal
Doğu Karadeniz, çağlar boyunca çeşitli halklara ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Jeopolitik konumu itibariyle kimi zaman iç bölgelerde kalan dağları çeşitli halkların sığınağı, kimi zaman da deniz kıyıları ile tüccarlara kucak açan bir liman olmuştur. Kalkolitik çağdan itibaren yerleşim yeri haline gelen Karadeniz, tarihi çağlarda varlık gösteren Azzi-Hayaşa Krallığı, Kaşkalar ve Hititler gibi halklar ile siyasal, kültürel ve ekonomik etkileşim içinde olmuştur. M.Ö. 750-550 yıllarına gelindiğinde Anadolu'da büyük kolonizasyon faaliyetlerinin baş göstermesiyle Karadeniz'in yeraltı ve yer üstü zenginlikleri kolonizasyonlar tarafından keşfedilerek belirli bölgelerde koloniler kurulmaya başlamıştır. Kolonizasyon faaliyetleri ile adeta ticaret merkezi haline gelen Karadeniz zamanla toplumlar arası ticarette etkin rol oynamaya başlamıştır. Kolonistlerin Doğu Karadeniz'de yer alan Sinope (Sinop), Trapezous (Trabzon), Kerasos/Pharnakia (Giresun) gibi bölgelerde koloni-kent kurmasıyla ticari ilişkiler zamanla kuvvetlenerek bölgenin siyasal, kültürel ve ekonomik açıdan gelişim göstermesini sağlamıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerisini geliştirmede artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü kullanımı
Müfide Mandı
Bu araştırma, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerilerini geliştirmede artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü kullanımını incelemek amacıyla 2020-2021 eğitim öğretim döneminde yapılmıştır. Çalışma grubunu Sivas Cebecioğlu İlkokulunda öğrenim gören 10 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden "eylem araştırması" kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen "Artırılmış Gerçeklik Destekli Dijital Öyküleme ile Yapılan Yaratıcı Yazma Uygulamalarının Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesine İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", Kasap (2019) tarafından geliştirilen "Yaratıcı Yazma Ürünlerini Değerlendirme Ölçeği (YARYÜDÖ)" ve araştırmacı günlüğü araştırmanın veri toplama araçlarını oluşturmaktadır. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerilerini geliştirmede artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü kullanımı incelenmiştir. Araştırmada eylem öncesi süreçte öğrencilere klasik yöntemlerle öykü yazdırılmış, eylem sürecinde de artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü uygulaması eğitimi verilerek, öğrencilerden dijital platformda öyküler oluşturmaları istenmiştir. Oluşturulan öyküler iki öğretmen tarafından değerlendirilmiş, süreç sonunda bu öğretmenlerin görüşleri alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin klasik yöntemlerle yazdıkları öykülerde düşük ve orta düzey performans gösterdikleri, öykü yazmaya isteksiz oldukları görülmüştür. Artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü oluşturmada ise öğrencilerin klasik yöntemlerle yazdıkları öykülere göre daha üst düzey performans gösterdikleri, öykü yazmaya daha istekli hale geldikleri görülmüştür. Eylem süreci sonunda görüşleri alınan iki öğretmenin sorulan sorulara verdiği cevaplardan, artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü kullanımı ile öğrencilerin genel anlamda daha yaratıcı öykü oluşturdukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca artırılmış gerçeklik destekli dijital öykü kullanımının öğrencilerde hayal gücü geliştirme, farklı bakış açısı kazanma, anlamlı yazma, yazıda hâkimiyet gibi kazanımlar sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyha mesnevîsinin şârihi bilinmeyen bir şerhi (220b-274a varakları arası transkripsiyonlu metin-inceleme)
Kübra Kıran
Bu çalışmada, Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyhâ mesnevisinin, şârihi bilin¬meyen bir şerhinin 220b-274a varakları, transkripsi¬yonlu bir şekilde Latin harflerine aktarılmış, metin çeşitli yönlerden incelenmiş, Mollâ Câmî ve Yûsuf ile Züleyha mesnevileri hakkında bilgi verilmiştir. Transkripsiyonlu metin oluşturulurken İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, TY No: 3516'da kayıtlı tespit edilebilen tek el yazma nüsha esas alınmıştır. Metnin doğru anlaşılması amacıyla çalış¬manın sonuna sözlük eklenmiştir. Bu eser üzerinde daha önce belli varak araları dört kişi tarafından çalışılmış olup bu çalışma ile Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyhâ mesnevisinin şerhi tamamlanmış olacaktır. Çalışmalar bir bütün hâline getirildiği zaman, Mollâ Câmî'nin Yûsuf u Züleyhâ isimli eseri üzerine yapılan çalışmalara ışık tutacağı ve kaynak niteliği taşıyacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mollâ Câmî, Yûsuf u Züleyhâ, şârih, şerh.
