Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    TDK Türkçe güncel sözlük'te Arapçadan Türkçeye geçmiş Arapça menşeli kelimelerin anlam mukayeseleri (İ maddesi)

    Sama Saad Yousıf

    Bu çalışmamızda Türkçe Sözlük'te yer alan, "i" maddesi kapsamında kalan ve Türkçeye geçen Arapça asıllı kelimelerin geçirdiği anlam değişmeleri incelenmiştir. Bu maddede yer alan Arapça kelimelerin Türkçeye geçerken yaşadığı anlam ve kavram değişimleri irdelenmiştir. Türkçede yer alan Arapça kelimeler; Arapçanın özelliklerini mi taşıyor, Türkçeleştirilerek mi kullanılmış ya da tamamen Türkçenin özelliklerine mi vakıf olmuş? Bu soruların yanıtları tespit edilerek çalışmamızın temeli oluşturulmuştur. Araştırmamız, dört bölümden oluşturulmuştur: Birinci bölümde araştırmanın konusu, amacı, malzemesi, yöntemi ve sınırları belirtildi. İkinci bölümde müellifler ve müelliflerin eserleri hakkında bilgi verildi. Üçüncü bölümde Türkçe Sözlük' te yer alan "i" maddesi kapsamında kalan Arapçadan Türkçeye geçmiş kelimelerin tespitleri yapılarak anlamları araştırıldı ve bu kelimeler özelinde örnekler sunuldu. Dördüncü bölümde ise bu çalışma ekseninde gerçekleşen tartışmalar ve bu tartışmaların sonuçları değerlendirildi. Çalışmamızda "An Arabic-English Lexicon", "Al-Kâmûsu'l-Muhît", "Al-Uḳyânûsu'l-Basît fî Tarcamati'l-Kâmûsi'l-Muhît", "Mu'cam al-Luġat al-'Arabiyyat al-Mu'âṣarat [Çağdaş Arapçanın Büyük Sözlüğü]" gibi kaynaklardan istifade edilmiştir. Türkçe Sözlük 'te yer alan Arapça asıllı kelimelerin anlamlarının tespiti amacıyla mezkûr sözlüklerden de faydalanılmıştır. Sonuç olarak Türkçe Sözlük'ün "i" maddesindeki Arapça asıllı kelimelerin aslî kültür ile medeniyet muhitinden çıkarken Türk kültür ve medeniyeti muhitinde başka anlamlar kazandıkları; ayrıca zaman zaman anlam genişlemesine zaman zaman da anlam yitimine uğradıkları tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    TDK güncel Türkçe sözlükte Arapçadan Türkçeye geçmiş Arapça menşeli kelimelerin anlam mukayeseleri (M maddesi)

    Safa Saad Yousif

    Bu çalışmada, TDK tarafından hazırlanan Türkçe Güncel Sözlük'ün 2011 tarihli baskısındaki "m" maddesindeki Arapçadan menşeli kelimeleri ele alınmaktadır. Aynı zamanda Edward William Lane tarafından İngilizce-Arapça olarak hazırlanan An Arabic- English Lexicon adlı eserin 1986 tarihli baskısından, Fîrûzâbâdî'nin Al-Ḳâmûs'l-Muḥît 2009 tarihli baskısından (Muayyen bir yere kadar ele alınmıştır) ve Mısırlı Ahmed Muhtar Ömer'in eseri Mu'cam al-Luġat al-'Arabiyyat al-Mu'âṣarat [= Çağdaş Arapçanın Büyük Sözlüğü] adlı eserin 2008'de ilk baskısından da yararlanılmaktadır. Bu çalışmada, İngilizceden Türkçeye ve Arapçadan Türkçeye metinler tercüme edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Beden eğitimi öğretmenleri ile farklı branş öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri entegrasyon yaklaşımlarının incelenmesi

    Ahmet Mutlu

    Giriş ve Amaç: Günümüzde modern eğitim sistemlerini şekillendiren sosyal, ekonomik, teknolojik ve eğitsel koşullar değişmiştir. Bu nedenle öğretmenlerin değişen bu koşullara ayak uydurması gerekmektedir. Bu araştırmada amaç; beden eğitimi ile farklı branş öğretmenlerinin bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) entegrasyon yaklaşımlarını belirlemektir. Materyal ve Metot: Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim bahar yarıyılında İstanbul ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet liselerinde görev yapan ve basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen öğretmenler oluşturmuştur. Bu kapsamda araştırma, 205'i beden eğitimi ve spor öğretmeni (BESÖ); 414'ü de farklı branşlardan olmak üzere 619 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada "Kişisel Bilgiler Formu" ve ''Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) Entegrasyon Yaklaşımları Ölçeği'' veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ise betimleyici istatistik (frekans, yüzde ve ortalama), t-testi, One-way ANOVA ve pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan çalışma sonucunda BESÖ, BİT entegrasyon düzeylerinin, hizmet içi eğitim alma durumuna göre; diğer branş öğretmenlerinin ise öğretmen lisesinden mezun olma, hizmet içi eğitim alma, gelir durumlarını yeterli bulma, mesleği isteyerek seçme, medeni durumlarına göre anlamlı farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin BİT entegrasyon düzeylerinin diğer branş öğretmenlerinden anlamlı olarak daha düşük olduğu anlaşılmıştır. Sonuç: Bilgi ve iletişim teknolojileri entegrasyonunun; cinsiyet, yaş, hizmet yılları, çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılaşmadığı; medeni durum, mesleği isteyerek seçme, gelir durumunu yeterli bulma, hizmet içi eğitim alma, öğretmen lisesinden mezun olma ve branş değişkenlerine göre anlamlı farklılaştığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, BİT Entegrasyonu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde anonim şirketlerin tasfiyesi

    Elif Sena Malatyalıoğlu

    Şirketlerin ticari faaliyetlerinin çeşitli sebeplerle sona ermesi mümkündür. Bu kapsamda anonim şirketlerin sona ermesi ve tasfiyesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda 529-548. maddeler arasında düzenlenmiştir. Şirketin tasfiyeyi gerektirecek bir biçimde sona ermesini takiben şirket tasfiye sürecine girmektedir. Bir anonim şirketin iç ve dış ilişkide faaliyetlerinin tamamen sona ermesi için tasfiyesinin yapılması gerekmektedir. Anonim şirketin tasfiyesine ilişkin hükümler şirketin ticari hayattan hızlı bir şekilde çekilmesinin önüne geçmekte ve böylece pay sahiplerinin ve alacaklıların menfaatinin korunması sağlanmaktadır. Dolayısıyla bu sürecin şirket üzerinde birtakım etkileri söz konusu olmaktadır. Tasfiye işlemleri kural olarak bir organ niteliğinde olan tasfiye memurları tarafından yürütülmektedir. Tasfiye memurlarının yükümlülüklerini ihlal etmesi verdiği zararlardan dolayı sorumlu olmalarına neden olacaktır. Bu nedenle tasfiye memurları alacağın tahsil edilmesini engelleyici davranışlarda bulunmamalı, şirketin mal ve haklarının korunması için gerekli olan tüm önlemleri almalıdır. İlk envanter ve bilançonun hazırlanması ile başlayan tasfiye süreci malvarlığının dağıtılması ve anonim şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi ile sonlanacaktır. Ancak tasfiye aşamasında bulunan anonim şirketin, belirli koşulların varlığı halinde, genel kurul kararıyla tasfiyeden dönmesi ve ticari faaliyetlerini devam ettirmesi mümkündür. Bununla birlikte tasfiye kapanmasına rağmen tamamlanması gereken işlemlerin varlığı halinde, şirketin ticaret siciline yeniden tescili istenebilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    k-Jacobsthal-Lucas sayılarının Catalan dönüşümü

    Hakan Akkuş

    Bu tezde k-Jacobsthal-Lucas dizisinin S_(k,n) catalan dönüşümünün CS_(k,n) tanımı verilmiştir. k-Jacobsthal-Lucas dizisinin S_(k,n) catalan dönüşümü elde edilmiştir. Ayrıca CS_(k,n)dönüşümü alt üçgen matris olan Catalan matrisi C ile n x 1 tipindeki S_k matrisinin çarpımı olarak yazılmıştır ve bazı Katalan k- Jacobsthal-Lucas sayılarının Hankel dönüşümü verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İslâm tarihinde hadis istismarı

    Sena Acer

    Çalışmamız, İslâm tarihi boyunca mezhep taassubu, kişisel menfaat, taraftar edinme arzusu ve siyasî çıkar uğruna Hz. Peygamber'in otoritesinden faydalanmak isteyen bireylerin hadis özelinde dini nasıl istismar ettiklerini göstermek ve bu minvalde gerçekleştirilen faaliyetleri ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada ele alınan istismar olgusu, tek bir açıya münhasır olmayıp farklı disiplinlerce geniş bir perspektifte değerlendirilmeye gayret edilmiştir. Çalışmamız, iki ana bölüm şeklinde hazırlanmıştır. İlk bölümde, İslâm Tarihinde Din İstismarı başlığı altında istismarın sebep ve sonuçlarına değinilmiştir. İstismarın sebep ve sonuçlarının varlığı ise istismarın İslâm toplumunda inkâr edilemeyecek bir zemini teşkil ettiğini doğrulamaktadır. İkinci bölümde ise Hadis İstismarı ele alınmış olup hadis ilmiyle ilgili ilkeler ışığında istismar fâilleri olarak nitelendirebeilceğimiz müfessirler, fakihler, sûfîler, mutasavvıflar, muhaddisler vâizler ve sosyal medya kullanıcılarına temas edilmiştir. Bu grupların İslâm ilâhiyatında menfi olarak anılmalarına sebep olan faaliyetlerine karşı alınabilecek önlemlere yer verilmiştir. Değerlendirme yapılırken kronolojiye riayet edilmiş olup, meselenin tarihsel süreci günümüze kadar incelenmiştir. Günümüz insanını etkisi altına alan teknoloji ve sosyal medya aracılığıyla hadis istismarının toplum üzerindeki izdüşümleri değerlendirilmiştir. Gerek dinî gerek içtimaî hadiselere yol açma ile neticelenen istismar olgusu etraflıca incelemeye tabi tutulmuştur. Çalışmamız neticesinde hadis istismarının zirve yaptığı, zayıf ve uydurma rivayetlerin sıhhat değerlendirmesine tâbi tutulmadan aktarıldığı ve bu rivayetlerin sahih rivayetlerden daha çok ön plana çıktığı tespit edilmiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    İdari yargı yetkisinin sınırları

    Felemez Güneş

    Yükümlü olduğu görevleri yerine getirebilme açısından idarenin bir ölçüde bir serbestiye sahip olması zaruridir. Ancak bu serbestlik, idareye görevlerini yerine getirirken veya yetkilerini kullanırken keyfilik, sınırsızlık ve hukuk dışılık yetkisi vermez. Bu tespiti yapacak, idareyi hukuk içinde tutacak ve olması gereken hukuku söyleyecek olan idari yargıdır. İdari yargı, yapacağı yargısal denetimde idarenin hareket sınırlarını çizmenin yanında kendi sınırlarını da göstermektedir. Bu bakımdan idari yargı, yapacağı denetimde yargısal denetimin niteliğinden kaynaklı birtakım sınırlara uymak zorundadır. İşte bu tez çalışmamızda, yargısal denetimin özünde var olan bu sınırlamaları, genel hatları ile açıkladıktan sonra doktrin ve içtihadın yaklaşımını ortaya koyacağız. Ayrıca idare hukukunun içtihadi özelliğini, olayların özgün şartlarını ve gelişen güncel durumları dikkate alarak konuya dair düşünce ve eleştirilerimizi arz edeceğiz. Bu bağlamda idari yargının istikrarlı içtihatlar ortaya koyması ne kadar önemli ise hukuk normlarının olayın özelliklerine ve değişen koşullara göre yorumlanması da o derece önemlidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Oyunla matematik eğitimi üzerine yayımlanmış lisansüstü tezlerin tematik ve yöntemsel açıdan incelenmesi

    Melike Tan

    Araştırmanın amacı Türkiye'de oyunla matematik eğitimi alanında yayımlanmış lisansüstü tez çalışmalarının tematik ve metodolojik eğilimini ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak nitel araştırma yaklaşımı tercih edilmiş olup, çalışma içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın çalışma grubunu oluşturan çalışmalar, lisansüstü tezlerden meydana gelmektedir. Araştırmanın verileri Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi'nde tam metnine ulaşılan 11 doktora, 77 yüksek lisans olmak üzere toplam 88 lisansüstü tezden elde edilmiştir. Araştırmaya dâhil edilen tezlerin her biri yayınlanma yılı, matematik öğrenme alanları, araştırma yaklaşımları, desenleri, çalışma grupları, veri toplama araçları, veri analiz teknikleri bağlamında incelenmiş ve analiz edilmiştir. Araştırma bulgularının değerlendirilmesi sonucunda oyunla matematik eğitimi konulu ulaşılan ilk tezin 2003 yılında yayımlandığı, tezlerde araştırma yaklaşımlarının yüksek oranla belirtilmediği, araştırma deseni olarak deneysel desenin en çok tercih edildiği görülmüştür. Araştırmada çalışma grubu olarak en çok ortaokul öğrencilerinin tercih edildiği, çalışmaların daha çok 31-100 kişilik gruplarla gerçekleştirildiği ve tezlerde kullanılan çalışma gruplarının seçim türlerinin yüksek oranla belirtilmediği belirlenmiştir. İncelenen tezlerde veri toplama aracı olarak en sık test tekniğinin tercih edildiği ve veri analiz tekniklerinden en fazla tercih edilen tekniğin t-testi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya dâhil edilen tezlerde matematik öğrenme alanlarına göre yapılan değerlendirmede en sık çalışılan alanın sayılar ve işlemler öğrenme alanının olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Ortaokul öğrencilerinin matematik korkularının nedenlerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

    Semra Zirekoğlu Ay

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin matematik korkularının nedenlerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışmada sıralı açıklayıcı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesi'ne bağlı orta ölçekli bir ildeki merkez ortaokullarda öğrenim görmekte olan 1783 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Matematik Korkusunun Nedenleri Ölçeği" ve yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel analizler, bağımsız gruplar t-testi ve Anova testi, nitel verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analizlerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerden elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin matematik korku düzeyleri düşük seviyededir. Öğrencilerin matematik korku düzeyleri, cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkeninde anlamlı bir farklılık gösterirken özel ders alma değişkeninde göstermemiştir. Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre matematik dersinden daha fazla korkmaktadırlar. Sınıf seviyesi ilerledikçe matematik korkusu da artmaktadır. Nitel verilerden elde edilen sonuçlara göre ise öğrencilerin matematik korkularının nedenleri sırası ile matematiğin yapısından, öğrencinin kişisel özelliklerinden, aile-çevreden ve öğretmenden kaynaklı şeklindedir. Öğrenciler matematik korkusunu en çok ders esnasında, sınavlarda ve soru çözerken hissetmektedirler. Rehber öğretmenler, aileler ve uzman kişiler öğrencilerin matematik korkularını yönetme konusunda onlara destek olmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tümör hücreleri apoptoz faktörü'nün (TCApF) insan karaciğer kanseri hücre hattı üzerine sitotoksik ve genotoksik etkilerinin belirlenmesi

    Damra Çetintaş

    Karaciğer kanseri dünya genelinde ölüm oranının en fazla olduğu kanser türüdür. Tek bir tedavi yönteminin tatmin edici iyileştirici etkilere ulaşması oldukça zordur. Bu nedenle, anti-tümör ilaçlarının araştırılması ve geliştirilmesi acil karşılanması gereken bir ihtiyaçtır. Anti-kanser peptitleri (ACP'ler) olarak sınıflandırılan, anti-tümör aktivitesine sahip katyonik düşük molekül ağırlıklı peptitler bu ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Yeni bir tümör hücresi apoptoz faktörü (TCApF), insanlar üzerinde yapılan akut myleoid lösemi, meme, glioblastom, nöroblastom, prostat ve akciğer kanserleri üzerinde apoptoza uğrattığı belirlenmiştir. Katı malignitelerin tedavisinde en çok kullanılan kemoterapötik ajan olan 5-Fluorourasil (5-FU), birçok kanser hastalığında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında önemli anti kanser etkilere sahip olduğu bilinen ve son yapılan çalışmalarda gittikçe önemi artan anti kanser peptit olan TCApF'in antikanser ilaç olan 5-FU ile kombine kullanımının karaciğer kanser hücreleri (HepG2) üzerindeki sitotoksik etkisi MTT, genotoksik etkisi Comet yöntemiyle araştırılmıştır. MTT analiz sonuçlarına göre, HepG2 hücre hattı üzerinde TCApF ve 5-FU kombinasyonunun sitotoksik etkisinin en uzun maruz kalma süresi olan72 saatin sonunda 1750 ng/mL TCApF+ 3,5 mg/mL 5-FU deney grubunda olduğu gözlenmiştir. Ayrıca 1250- 1750 ng/mL+ 3,5 mg/mL 5-FU kombinasyonun uygulandığı HepG2 hücrelerinde pozitif kontrole göre daha fazla genotoksik etkinin oluştuğu DNA kuyruk yoğunluğu ve DNA kuyruk göçü parametreleri kullanılarak gösterilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Eliptik eğrilerin şifrelemede kullanımı

    Bülent Işıklı

    Eliptik eğri şifreleme algoritması, 1984 yılında Taher ElGammal tarafından ileri sürülen ElGammal şifreleme algoritmasına benzer bir yöntem ile 1985 yılında birbirlerinden bağımsız olarak Miller ve Koblitz tarafından eliptik eğriler üzerinde tanımlanan nokta toplama işlemi kullanılarak asimetrik şifreleme algoritması olarak ileri sürülmüştür. Algoritma, 1978 yılında Rivest, Shamir ve Adleman tarafından ileri sürülen ilk asimetrik şifreleme algoritması olan RSA'ya göre daha kısa anahtar ile eşdeğer güvenlik düzeyi sunduğu için günümüzde yaygın olarak kripto para sistemlerinde kullanıcıların hesap adreslerini oluşturmada da kullanılmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak eliptik eğriler ve bu eğriler üzerinde oluşturulan şifreleme algoritmasının cebirsel temeline yer verilmiş, daha sonra eliptik eğri şifreleme algoritması ve eliptik eğri çarpanlara ayırma algoritması anlatılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Genelleştirilmiş Fibonacci ve Lucas hibrit polinomları

    Ayşe Şahin

    Bu çalışmada, genelleştirilmiş Fibonacci ve Lucas polinomları ile kompleks, dual ve hiperbolik sayıların bir genelleştirmesi olan hibrit sayıları kullanılarak genelleştirilmiş Fibonacci ve Lucas hibrit polinomları tanımlanmıştır. Bu hibrit polinomlarının dizileri oluşturulmuş ve bu dizilerin rekürans bağıntıları, özellikleri elde edilmiştir. Genelleştirilmiş Fibonacci ve Lucas hibrit polinom dizilerinin terimlerini arasındaki ilişkiler eşitliklerle sunulmuştur. Ayrıca bu polinomlar için üreteç fonksiyonları, Binet formülleri ve matris temsilleri verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fibonacci polinomu, Genelleştirilmiş Fibonacci polinomları, Hibrit sayıları, Hibrit polinomları, Lucas polinomu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    N-VACNT@MnO2 nanokompozit yapının süperkapasitör elektrot malzemesi olarak araştırılması

    Ahmed Jalal Salıh Salıh

    Bu tez çalışmasında ilk olarak FCCVD yöntemi ile karbon kumaş üzerine azot katkılı düşey doğrultuda karbon nanotüpler sentezlenmiş ve ikinci olarak da üzerlerine hidrotermal yöntem ile MnO2 nanoyaprakçıklar büyütülmüş olup CC@N-VACNT@MnO2 nanokompozit yapısı elde edilmiştir. Bu nanokompozit elektrot malzemesinin süperkapasitör uygulaması için spesifik kapasitans, enerji yoğunluğu ve döngü kararlılığı gibi parametreleri araştırılmıştır. Üç elektrotlu test hücresinde 1 M Na2SO4 elektrolit kullanılarak ayrı ayrı gerçekleştirilen GCD ölçümlerinde 0,5 A g-1 akım yoğunluğunda N-VACNT'lerin spesifik kapasitansı 53,7 F g-1 olarak hesaplanırken N-VACNT@MnO2 elektrot yapısının spesifik kapasitansı da 497 F g-1 olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte N-VACNT elektrotu 10 A g-1 akım yoğunluğunda alınan 10.000 şarj/deşarj döngüsü sonrasında başlangıçtaki spesifik kapasitansının %99'una sahipken N-VACNT@MnO2 elektrot yapısı 10.000 şarj/deşarj döngüsü sonrasında başlangıçtaki spesifik kapasitansının %76'sına sahip olarak mükemmel bir döngü kararlılığı sergilemiştir. Buna ek olarak asimetrik yapıdaki süperkapasitör için 1 A g-1 akım yoğunluğunda spesifik kapasitans 59,4 F g-1 olarak elde edilmiştir. Ayrıca bu süperkapasitörün 1,7 V potansiyel aralığında 10.000 döngü sonunda spesifik kapasitansının %84'ünü koruduğu gözlemlenmiştir. Enerji yoğunluğu 24,7 Wh kg-1 iken güç yoğunluğu ise 15,7 kW kg-1 olarak bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Potansiyometrik ifosfamid-seçici sensör geliştirilmesi ve analitik uygulamaları

    Qusay Abdulsattar Mohammed Mohammed

    Bu çalışmada, potansiyometrik polivinil klorür (PVC) membran ifosfamid–seçici sensör ilaç etken madde olan ifosfamid tayini için kullanıldı. İfosfamid–sodyum fosfomolibdat hidrat (İF–SFMH) ve ifosfamid–fosfotungstik asit hidrat (İF–FTAH) iyon–çiftleri hazırlandı. Hazırlanan iyon–çiftleri sensör membranının yapısında iyonofor olarak kullanıldı. Membran optimizasyonunu sağlamak için PVC membran sensörler sentezlenen iyon–çifti kullanılarak çeşitli bileşimlerde hazırlandı. Bu sensörlerin potansiyometrik performans özellikleri araştırıldı. En iyi potansiyometrik performans özelliklerinin %4,0 İF–SFMH iyon–çifti, %65,0 o–nitrofeniloktileter (o–NPOE), %31,0 PVC, bileşimine ait olduğu belirlendi. Bu sensörün doğrusal çalışma aralığının 1,0×10–6 mol/L ila 1,0×10–2 mol/L ve her onkatlık konsantrasyon değişimindeki eğimi 24,25 mV, tayin sınırı 2,0×10–6 mol/L, pH çalışma aralığı 7,0–9,0 ve cevap zamanı <9 s olarak belirlendi. Hazırlanan potansiyometrik ifosfamid–seçici sensör oldukça tekrarlanabilir bir potansiyometrik cevap sergilemiştir. Bir ilaç numunesinin ifosfamid içeriği karşılaştırılmalı olarak yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) yöntemi ve hazırlanan potansiyometrik ifosfamid–seçici sensör kullanılarak belirlenmiştir. Her iki yöntem ile elde edilen sonuçların uyum içerisinde olduğu gözlemlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çeşitli Fe2O3-ZnO-bentonit nanoyapıların sentezi, karakterizasyonu ve fotokatalitik uygulamaları

    Tuncay Ödek

    Bu çalışmada, ZnO/Fe2O3 nanokompozitlerinin görünür ışık altında fotokatalitik performansını arttırmak için bentonit yüzeyine ZnO/Fe2O3 nanoparçacıkların dekore edilmesiyle Bentonit/ZnO/Fe2O3 nanokompoziti hazırlandı. Hazırlanan ZnO/Fe2O3 ve Bentonit/ZnO/Fe2O3 nanokompoziti toz X-ışını kırınımı (XRD), Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), taramalı elektron mikroskobu ve enerji dağılımlı X-ışını (SEM-EDX) analizleriyle karakterize edildi. Fotokataliz işleminde en uygun koşulu belirlemek için katalizör miktarı, başlangıç boya konsantrasyonu ve süre gibi parametrelerin RhB'nin foto bozunması üzerindeki etkisi araştırıldı. Görünür bölge ışıması altında en uygun şartlar 5 mgL-1 başlangıç boya konsantrasyonu ve 50 mgL-1 katalizör miktarı olarak belirlendi. Bu şartlar altında RhB'nin fotokatalitik bozunma verimleri 90 dakika sonunda ZnO/Fe2O3 ve Bentonit/ZnO/Fe2O3 nanokompozitleri için sırasıyla %79,4 ve %100 olarak elde edildi. Bozunma kinetiğinin yalancı birinci dereceden kinetikle uyumlu olduğu görüldü. ZnO/Fe2O3 ve Bentonit/ZnO/Fe2O3 nanokompozitinin fotokatalitik bozunmasından sorumlu reaktif türlerin katkısını belirlemek için radikal temizleme deneyleri yapıldı ve olası bir mekanizma önerildi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Moleküler yapı ve efektif yükteki değişime göre Ll ve Lη X x-ışını emisyon çizgilerinde kimyasal etkinin WDXRF spektrometresi ile araştırılması

    Fatma Güzel

    Yayımlanan X-ışını enerjileri, çizgi şekilleri, floresans verimleri, soğurma olasılıkları ve elementlerin soğurma kenarları (kıyıları) X-ışını spektroskopisinde temel parametreler olarak bilinmektedir. Bu parametreler, kompleks malzemelerin bileşimsel analizini kolaylaştırdıkları için de pratik öneme sahiptir. Ayrıca atomik teorileri de test etme imkânı sağlar. Kimyasal etki ise, maddenin kimyasal durumuna bağlı olarak X-ışını çizgisinin enerjisinde, yarı maksimumdaki tam genişliğinde (FWHM), asimetri indeksi (AI) değerlerinde bazı değişiklikler meydana getirebilir. Bu etkiler her ana grup element için farklılık göstermekle birlikte, bu farklılıklara ne veya nelerin neden olabileceği araştırıldı. Bu çalışmada bazı lantanit grubu bileşiklerde kimyasal etki değerlerindeki değişimler, Rh anotlu X-ışını tüpüne sahip tek kristalli (LiF) Rigaku marka ZSX 100e dalga boyu ayrımlı X-ışını spektrometresi (WDXRF) kullanılarak incelendi. Ll ve Lη X-ışını emisyon çizgileri Lorentz fonksiyonuna fit edilerek incelendi. Etkin yükler (qp, qs) Pauli Metodu ve Suchet Metodu kullanılarak hesaplandı. Kimyasal kayma değişimleri ile arasındaki ilişki araştırıldı. Ayrıca moleküler yapı ve kristal yapısındaki değişimlere göre de kimyasal kayma incelendi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    X-ışını difraktometresi ve taramalı elektron mikroskobu kullanarak böbrek taşlarının faz ve morfolojik karakterizasyonunun incelenmesi

    Ahmed Hasan Hashım Al-jalawee

    The accurate determination of the material composition of a kidney stone is crucial for understanding its formation. Such that the type of treatment varies according to the type of stone. It is equally important to determine the stone type correctly in order to determine the preventive treatment correctly. From this point of view, the Scanning Electron Microscopy (SEM) coupled with Energy Dispersive X-ray Fluorescence Spectroscope (EDXRF) and X-Ray Diffractometer (XRD) were performed and different kidney stones were analyzed in this work. SEM-EDXRF was used to study compositional mapping which showed the elemental distribution within a sample. Additionally, the phase composition of all urinary stones was determined by the XRD analysis.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    NSAIDs ve pikolin türevleri ile çinko(II) komplekslerinin sentezi, yapısal karakterizasyonu ve antikanser aktivitelerinin incelenmesi

    Tuğba Polat

    Bu çalışmada steroidal olmayan antiinflamatuar ilaçlar (NSAIDs) grubunda yer alan ilaç etken maddeler mefenamik asit/niflumik asit ile pikolin türevleri (2-pikolin, 3-pikolin, 4-pikolin) kullanılarak dört adet koordinasyon bileşiği sentezlendi. [Zn3(-mef)6(2-pic)2], [Zn3(-mef)6(4-pic)2], [Zn2(-mef)4(3-pic)2] ve [Zn(nif)2(4-pic)2] komplekslerinden ilk ikisi mikrokristal, diğer ikisi tek kristal olarak elde edildi. Komplekslerin yapısı elementel analiz, FT-IR, termik analiz ve 1H NMR teknikleri kullanılarak aydınlatıldı. Bunlara ilaveten tek kristal komplekslerin yapısı X-ışınları ile belirlendi. [Zn2(-mef)4(3-pic)2] de çinko(II) iyonu kare piramit geometriye sahipken, [Zn(nif)2(4-pic)2] de çinko(II) iyonu bozulmuş tetrahedral geometriye sahiptir. X-ışınları, termik ve elementel analiz verilerine dayanarak komplekslerin trinükleer, dinükleer ve mononükleer olduğu tespit edildi. FT-IR verilerine göre, mefenamato ve niflumenato ligandlarının karboksilat oksijen atomlarıyla çinko(II) iyonlarına bağlandığı belirlendi. Komplekslerin FT-IR verilerinden hesaplanan Δν değerleri X-ışını kırınımı verileriyle iyi bir uyum içindedir. 1H NMR çalışmaları mikrokristal komplekslerin benzer yapıda oluştuğunu ve mef:pic oranının 3:1 olduğunu göstermiştir. Termik analiz çalışmaları neticesinde son bozunma ürünü ZnO olarak belirlenmiştir. Gerçekleştirilen biyolojik aktivite çalışmalarında tüm komplekslerin tüm kanser hücreleri (A-549, HT-29, MCF-7 ve MDA-MB-453 ) üzerinde güçlü sitotoksik aktivite sergilediği ve bu hücreler arasında da en yüksek seçiliğide MDA-MB-453 hücre hattına karşı gösterdiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi

    Melek Taşlı

    Bu çalışmada matematik öğretmenlerinin matematiksel model ve matematiksel modelleme ve uygulamaları hakkındaki düşünceleri incelenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı, bahar yarıyılında Türkiye'nin her bölgesindeki Milli Eğitime bağlı devlet ve özel kurumlarda görev yapan matematik öğretmenleriyle yürütülmüştür. Araştırmada açımlayıcı karma yöntemi kullanılmıştır Veriler; "Matematiksel Modelleme Ölçeği (MMÖ)", ''Matematiksel Modelleme Görüşleri Formu (MMGF)'' ve yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin çoğunun matematiksel model ve matematiksel modelleme bilgi ve düşüncelerinin yeterli düzeyde olmadığını fakat matematiksel modelleme süreciyle ilgili düşüncelerinin olumlu olduğu görülmüştür. Yine öğretmenler; matematiksel modellemenin öğrenciler için önemli olduğunu, sınıf içinde haftada en az bir kere uygulayarak yeterli uygulama tecrübesine sahip ve diğer öğretim yöntemlerinden zor olmadığını düşünmektedir. Son olarak matematik öğretmenlerinin matematiği modelleme kavramı ile matematiksel modelleme kavramlarını birbirilerinin yerine kullandıkları görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bazı elementlerin koherent/compton diferansiyel tesir kesiti oranlarının farklı saçılma açılarında belirlenmesi

    Mesut Alkan

    Bu çalışmada Uranyum, Kurşun, Hafniyum ve Samaryum elementlerinin 85°, 95°, 105°, 115°, 125° ve 135° saçılma açılarında koherent/Compton diferansiyel tesir kesit oranları (dσkoherent/dσCompton) incelenmiştir. Numuneler Am-241 nokta kaynağından çıkan 59,54 keV enerjili fotonlarla bombardıman edilmiştir. Numunelerden saçılan fotonların sayılmasında rezolüsyonu 5,9 keV'de 199,6 eV olan HPGe dedektör kullanılmıştır. Dedektör-numune arasında kalan havanın soğurma faktörü (βγa), numuneden saçılan fotonlar için numunenin soğurma faktörü (βγt), ve dedektörün koherent ve Compton saçılma tepelerinin enerjilerinde fotopik veriminin dikkate alınmasıyla deneysel hesaplamalar yapılmıştır. Elde edilen deneysel sonuçlar rölativistik form faktör teori, non rölativistik form faktör teori ve modifiye form faktör teorileri ile elde edilen teorik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Saçılma açısının artması ile her bir element için dσkoherent/dσCompton oranının azaldığı gözlemlenmiştir.