Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Eşref Şemizade'nin "Saylama Eserler" adlı eserinde dil ve üslup
Yunus Emre Karaduman
Edebiyat doğduğu toplumdan ayrı düşünülemez. Yaşanılan hüzünler, sevinçler, acılar gibi birçok duygu o toplumun edebiyatında kendine yer bulur. Kırım halkı da tarih boyunca yaşadıklarını şiirlerine, öykülerine, hikâyelerine nakşetmiştir. Bu çalışmadaki amacımız toplumumuz tarafından pek bilinmeyen ve araştırılmayan Kırım edebiyatına Eşref Şemizade penceresinden bakmaktır. Yaşadığı dönemde Kırım edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Eşref Şemizade bize dönemin hem şartlarının hem de edebiyatının ipuçlarını verecektir. Çalışmanın giriş kısmında Kırım Tatar Türkleri, Kırım Tatar Türkçesi ve Kırım Tatar edebiyatının önemli şahsiyetlerinden olan eser sahibi Eşref Şemizade hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmamızda Eşref Şemizade'nin "Saylama Eserler" adlı eserinin "Şiirler ve Qırqlama" bölümleri incelenmiştir. Öncelikle transkiribe edilen metin daha sonra kelime türleri açısından tahlil edilmiştir. Üslup ve içerik bölümündeyse şiirler konularına göre tasnif edilmiştir. Sonuç bölümünde çalışma sonucunda elde edilen bilgilere yer verilmiştir. Tezin son bölümünde kiril alfabesinden latin alfabesine çevrilen metin ve metnin orijinal hali verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ortaöğretim görsel sanatlar dersinde değerler eğitimine ilişkin öğretmen tutumları: Bir karma yöntem araştırması
Ayşe Duygu Öztürk
Bu araştırmada Sivas ilinde ortaöğretimde görev yapmakta olan Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinin Görsel Sanatlar Dersinde Değerler eğitimine ilişkin tutumları cinsiyet, medeni durum, kıdem, görev yaptıkları okul türü, öğretmenlerin değerler eğitimi ile ilgili kurs-seminerlere katılma durumları ve bu kurs-seminerlere gönüllü katılma durumları ve öğretmenlerin mezuniyetleri değişkenleri dâhilinde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma esnasında Değerler Eğitimi Tutum Ölçeği ve Yarı Yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak öğretmenlerin görsel sanatlar dersinde değerler eğitimine ilişkin görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın ulaşılabilir evrenini Sivas il merkezi ve merkeze bağlı köylerindeki MEB'e bağlı ortaokul ve lisede görevli 100 görsel sanatlar öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntem deseni kullanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmında veri toplama aracı olarak 5'li Likert tipi Değerler Eğitimi Tutum Ölçeği kullanılırken; nitel kısımda ise 13 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analiz kısmında nicel ve nitel değerlendirme türlerinden yararlanılmıştır. 100 görsel sanatlar öğretmenine uygulanan anketin I. Bölümünde kişisel bilgi formu, II. Bölümünde 22 soruluk anket kısmı bulunmaktadır. Öğretmenlerin anket sorularına verdikleri cevaplar SPSS 26.0 programında hesaplanıp frekans ve yüzdelik değerleri oluşturulmuştur. Rastgele seçilen 20 görsel sanatlar öğretmenine uygulanan görüşme formları ise nitel değerlendirme türü olan betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik tutumları üzerinde cinsiyet değişkeninin, medeni durum değişkeninin, okul türü değişkeninin, mezuniyet değişkeninin bir etkisi olmadığı ifade edilebilir. Öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik tutumları üzerinde kıdem değişkeninin bir etkisi olduğu ifade edilebilir. Farkın hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemeye yönelik yapılan Scheffe testi sonucunda;21 yıl ve üzeri öğretmenlerin puanlarının diğer kıdemdekilere göre daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik tutumları üzerinde öğretmenlerin değerler eğitimi faaliyetlerine gönüllü katılıp katılmama durum değişkeninin etkisi olduğu ve katılanların puanlarının katılmayanlara göre daha yüksek olduğu ifade edilebilir. Değerler eğitimi uygulamalarının görsel sanatlar dersinde duyuşsal açıdan desteklendiği ve branş bazında kalıcılığı ve etkinliği artırdığı; öğretmenlerin değer kazanımı noktasında belirli bir öncelik sıralamasının olmadığı; değerler eğitimi sürecinin okul-aile iş birliği içerisinde yönetildiği; değerler eğitiminin dersin işlenişine göre programa dahil edildiği; MEB'in görsel sanatlar programında değerler eğitimine yeteri kadar yer verildiği; kazanımların gözlem yoluyla ölçüldüğü ve değerler eğitiminin temel olarak ailede verilmesinin ve okulda da değerler eğitim sürecine ağırlık verilmesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Çocuk kitaplarındaki kahramanlar aracılığı ile ön plana çıkarılan dinleme türleri
Harun Kaya
Çalışma çocuk kitaplarındaki kahramanlar aracılığı ile ön plana çıkarılan dinleme türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma doküman analizi deseniyle yapılmıştır. Çalışmada incelenecek kitapların belirlenmesi için farklı bölgelerde ve farklı şehirlerde eğitim öğretim gören farklı sınıf seviyelerinde olan ortaokul öğrencilerinin severek okudukları 3 kitabın ismi alınmıştır. Bu şekilde en çok tercih edilen 20 kitap belirlenerek çalışmanın amacı doğrultusunda incelenmiştir. İncelemeler sonucunda elde edilen bulgular yorumlanarak başkahramanların sergiledikler dinleme türleri belirlenmiştir. Belirlenen dinleme türleri önce etkili dinleme türleri ve etkisiz dinleme türleri olarak iki başlık oluşturulmuştur. Bu iki başlık da kendi içinde alt başlıklara ayrılmıştır. İncelemeler sonucunda 9 tane etkili dinleme türü 8 tane de etkisiz dinleme türü tespit edilmiştir. Tüm bunların devamında etkili dinleme türlerinin etkisiz dinleme türlerine oranla daha çok ön plana çıkarıldığı sonucuna varılmıştır. Etkisiz dinleme türlerinin sergilenmesinin, söylenenleri tam anlamıyla anlamayı ve sağlıklı bir iletişim kurmayı engellediği için öğrenciler açısından problem teşkil edeceği belirtilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türkiye Selçukluları zamanında Erzincan (625-685/1228-1288)
Rüveyda Tokgöz
Bu çalışma "Türkiye Selçukluları Zamanında Erzincan" konusunu incelemiş olup üç bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde Erzincan'ın tarihi coğrafyası ve Türkiye Selçuklu Hakimiyeti öncesi durumu ele alınmıştır. Bu bölümde Erzincan'ın tarihi coğrafyası hakkında bilgi vererek coğrafyanın bir bölgenin tarihini nasıl etkilediğini ve nasıl katkı da bulunduğunu aktarmaya çalıştık. Erzincan'ın Selçuklu hakimiyeti öncesi dönemi ele alarak o bölgenin tarih açısından ehemmiyetini pekiştirmeyi amaçladık. İkinci bölümde Türkiye Selçuklu İkbal devrinde Erzincan da yaşanan siyasi olayları ele aldık. Bu çalışmada Erzincan'ın tarih boyunca sürekli el değiştirmiş olduğunu, bu şehrin her bir devirde; siyasi, yapısını ele alarak bu bölgenin şahit olduğu önemli olayları, savaşları, felaketleri derleyerek ortaya çıkarmaya çalıştık. Üçüncü bölümde ise Erzincan ilinin ekonomik hayatı, ticareti, gelirleri, çarşıları, tarımı, hayvancılığı, sanayisi ele alınmıştır. Erzincan'ın sosyal hayatı, halkı, dini inanışları hakkında bilgi vermeye çalıştık. Verimli bir ovada yer alan Erzincan yöresi, doğu-batı, kuzey-güney, istikametinde önemli bir kavşak noktasında bulunmaktadır. Bulunduğu coğrafya dolayısıyla ticari faaliyetlerde bulunulmuş şehirde refah düzeyinin artmasıyla birlikte ilim ve kültür faaliyetleri de gelişmiştir. Mengücekliler, Türkiye Selçuklu Devleti'ne kuruluş sürecinde katkı sağladıkları için beyliklerinin ilk dönemlerinde bu devlete bağlı kalmışlardır. Buna bağlı olarak hâkim oldukları Erzincan bölgesinin sosyal ve ekonomik açıdan dönemin en önemli bölgelerinden biri haline gelmesini sağlamışlardır. Beylik Selçuklu hâkimiyetine zıt düştüğü sırada bölgede istikrar bozulmuş, gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan gerileme sürecine girmiştir. Sosyal ve siyasal bozukluklar beyliğin sonunu getirmiştir. Selçuklu hâkimiyetinde Erzincan da bozulan sosyal hayat yeniden düzenlenerek eski refah seviyesine kavuşmuştur. Anahtar Kelimeler: Erzincan, Tarihi Coğrafya, Mengücekliler, Selçuklular, İçtimai Hayat, İktisadi Hayat.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Safevilerin Anadolu faaliyetleri (Şah İsmail'in ölümüne kadar)
Sultan Paçacı Vurgun
İran coğrafyasında Cengizhan İmparatorluğu'nun istilası beraberinde siyasi, ekonomik ve sosyal buhranları da getirmişti. Bu buhranlar yaşanırken XIV. yüzyıl başlarında Erdebil şehrinde Safiyüddin İshak Erdebilî, Safeviyye Tarikatı'nı kurmuştu. Safeviyye Tarikatı başlangıçta Sünnî bir karakter taşıyor iken daha sonraki şeyhlerle beraber bünyesine bir takım Şiî unsurları alarak siyasi bir çehreye bürünmüş, bu siyasi çehre ile Erdebil şeyhleri şah ünvanını alarak müridlerinin karşısına artık sadece dini bir lider olarak değil bunun yanında siyasi bir gücün timsali olarak da çıkmaya başlamışlardı. Bu güç ile rahat yaşamaya alışkın olan Anadolu'daki Türkmen aşiretleri, hakim devlet olan Osmanlı'nın merkezileşme çabalarına ayak uyduramamalarını, konulan vergileri ödeyecek güçte olmamalarını ve devletin asli unsuru iken geri plana atıldıklarını düşünüp Osmanlı Devleti'ne küsmüşlerdi. Bunun yanında bu grup grupların dini olarak da farklı bir heyecana kapıldıklarını gören Safevi şeyhleri, bu zümreleri kendilerine bağlayıp Anadolu'da propaganda faaliyetlerini yürüttüler. Bu Türkmen grupların yardımı ile de Tebriz'de Şiî inançlı bir devlet tesis etmişlerdir. Anahtar Kelime: Safeviler, Türkmenler, Erdebil Tekkesi, Kızılbaş
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Nurettin Topçu'nun eserlerinde sosyal bilgiler programındaki değerlere yer verilme durumu
Büşra Akar
Değerler, birlikte yaşamanın ve toplum hayatının temel unsurlarıdır. Değerler eğitimi, bir toplumun sağlıklı bir şekilde varlığını koruması ve sürdürmesi bakımından stratejik bir öneme sahip olup, pek çok ülkede eğitim sisteminin merkezine oturmuştur. İlk çocukluk evresinden itibaren aile ve sosyal çevrede başlayan bu eğitim, sonraki yıllarda örgün eğitim kurumlarında devam eder. Değerler eğitimi okullarda öğrencilere ağırlıklı olarak sosyal bilgiler derslerinde öğretilmektedir. Bunun nedeni, değerler eğitimi ile sosyal bilgiler programlarının amaç ve içerik bakımından birbiriyle büyük ölçüde örtüşmesidir. Bu araştırmada, Cumhuriyet Dönemi'nin en önemli fikir ve hareket adamlarından biri olan Nurettin Topçu'nun görüşleri, sosyal bilgiler programında yer alan değerler açısından incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, Türk toplumunu ve Türk eğitim sistemini bilimsel olarak en iyi analiz eden aydınlarımızın başında gelen Topçu'nun eserlerinden hareketle, değerler eğitimine katkı sağlamaktır. Araştırma nitel olup, Topçu'nun konuyla doğrudan ilişkili kitapları doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu kitaplar; Kültür ve Medeniyet, Türkiye'nin Maarif Davası ve İsyan Ahlakı'dır. Araştırma bulgularına göre, sosyal bilgiler programında işlenen değerlerin pek çoğu, doğrudan veya dolaylı olarak Topçu'nun kitaplarında yer almaktadır. Söz konusu kitaplarda kök ve alt değerlere çok çeşitli boyutlarda ye verilmekte olup, toplamda 324 adet bulguya rastlanmıştır. Dolayısıyla Topçu'nun eserlerinin değerler eğitimi açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip olduğunu söylemek mümkündür. Sonuç olarak, sosyal bilgiler ve değerler eğitimi konularının öğretiminde Topçu'nun görüşlerinden ve eserlerinden daha fazla yararlanılması yararlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Değerler eğitimi, Nurettin Topçu, Sosyal bilgiler, Türkiye'nin Maarif Davası.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Profesyonel erkek futbolcuların mevki ve bazı değişkenler açısından sporcu tükenmişliklerinin incelenmesi
Serhat Düzenci
Giriş ve Amaç: Tükenmişlik, bazen fiziksel rahatsızlıklarla karakterize olan, değişmeden kalan, işe ilişkin kronikleşmiş stres durumlarından sonra gelişen ruhsal ve fiziksel enerji azalması durumu için kullanılan popüler bir terimdir. Günümüzde sağlıklı yaşamın ön koşulu olarak bilinen spor, çeşitli branşlarda hem sportif performans hem de yaşam boyu spor amacıyla milyonlarca insan tarafından sevilerek yapılan önemli bir toplumsal ilgi alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye profesyonel futbol liglerinde futbol oynayan erkek futbolcuların mevkilerine ilişkin tükenmişlik durumlarının incelenmesidir. Spor alanı içerisinde tükenmişlik sendromuyla ilgili farkındalık yaratmak ve futbol sektöründe bu duruma en fazla maruz kalan bireyler olan futbolcuların konu hakkında bilinçlenmesini sağlamak çalışmanın bir diğer amacı olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada profesyonel erkek futbolcuların mevkisel tükenmişliklerinin bazı demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmanın evreni, Türkiye Futbol Federasyonu 2020-2021 sezonunda 3. Lig, 2. Lig A, 2. Lig B, 1. Lig ve Süper Lig seviyelerinde mücadele eden 13 profesyonel erkek futbol kulüplerinden oluşmaktadır. Kulüplerde yer alan 178 profesyonel erkek futbolcuya hazırlanan ölçekler sosyal medya ve mail yolu ile ulaştırılmıştır. Futbolculardan bazılarıyla irtibat sağlanamaması, bazılarının formları gelişi güzel doldurması ve anket formlarının geçersiz sayılması gibi nedenlerden dolayı 48 anket çalışma dışı bırakılırken; 130 geçerli anket ile analiz aşamasına geçilmiştir. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan 7 sorudan oluşan "Kişisel Bilgi Formu" ve 13 madde ve 3 alt boyuttan oluşan sporcu tükenmişlik düzeyleri için "Sporcu Tükenmişlik Ölçeği" uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın bulguları futbolcuların sporcu tükenmişlik seviyeleri Duygusal Fiziksel Tükenme ve Duyarsızlaşma alt boyutlarında düşük seviyede çıkarken Azalan Başarı Hissi alt boyutunda ise yüksek seviyede bulunmuştur. Oynanan mevki değiştirmek isteme değişkeninde istatistiksel olarak anlamlı farklılık sadece Duyarsızlaşma alt boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılığın Kararsızım ile Evet arasında Kararsızım olanlar lehine olduğu tespit edilmiştir. Profesyonellik Yılı verilerine göre Duygusal Fiziksel Tükenme alt boyutunda düşük düzeyde negatif yönlü istatiksel olarak anlamlı bir ilişki belirlenmişken, Azalan Başarı Hissi ile Duyarsızlaşma alt boyutları arasında negatif yönlü anlamsız bir ilişki belirlenmiştir. Sonuç: Türkiye liglerinde görev yapan profesyonel futbolcuların sporcu tükenmişlik düzeyleri sonuçlarına bakıldığında hiçbir mevki arasında anlamlı bir farkın bulunamadığını, sporcuların tükenmişlik düzeylerinin düşük seviyelerde olduğunu ve yaş değişkeni profesyonellik yılı değişkenlerinde artış oldukça tükenmişlik düzeylerinin azaldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Spor, Futbol, Sporcu Tükenmişliği,
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluşları ve duygusal zekâ düzeylerinin arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yusuf Sezgin
Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş ve duygusal zekâ düzeylerini tespit etmek, demografik değişkenlerin bu düzeyler üzerinde etkili olup olmadığını belirlemek ve bu iki kavram arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2019/2020 eğitim-öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan beş ilde (Malatya, Erzincan, Erzurum, Iğdır ve Ağrı) Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapan 348 erkek'i ve 123'ü bayan olmak üzere toplam 471 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öznel iyi oluş ölçeği ve duygusal zekâ envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, medeni durum ve çocuk sahibi olmanın öznel iyi oluş düzeyi üzerine, cinsiyet, yaş, medeni durum ve çocuk sahibi olmanın duygusal zekâ alt boyutlarından öz kontrol ve iyi oluş üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş ve duygusal zekâ düzeyleri yeterli olduğu, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş düzeyleri ile duygusal zekâ alt boyutları arasında orta ve düşük düzeyde pozitif bir ilişki bulunduğu ve duygusal zekâ alt boyutlarından öz kontrol, duygusallık ve iyi oluşun öznel iyi oluşun % 55'ini yordadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Duygusal Zekâ, Öznel İyi Oluş
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Aktif spor yapan üniversite öğrencilerinin beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeylerinin incelenmesi
Ahmet Yılmaz
Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı; aktif spor yapan üniversite öğrencilerinin beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeylerini tespit etmektir. Materyal ve Metot: Araştırmanın örneklemini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nin çeşitli akademik birimlerinde öğrenimine devam eden 385 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada; "Kişisel Bilgi Formu", Avolos, Tylka ve Wood-Barcalow tarafından 2005 yılında geliştirilen 2016 yılında Bakalım ve Taşdelen tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Beden Memnuniyeti Ölçeği", 2007 yılında Warwick-Edinburg tarafından geliştirilmiş 2015 yılında Keldal tarafından Türkçeye çevrilmiş Mental İyi Oluş Ölçeği, Akın tarafından 2007 yılında geliştirilen "Öz Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde açıklayıcı ve tanımlayıcı istatistiklerin yanında, ikili değişkenlere ilişkin farkları belirlemek amacıyla Bağımsız Örneklem t-Testi, ikiden fazla değişkenlere ilişkin farkları belirlemek için Tek Faktörlü Varyans Analizi (One Way Anova), ilişki karşılaştırmalarında ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Aktif spor yapan üniversite öğrencilerinin beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeylerinin, aktif spor yapmayan üniversite öğrencilerinin mental iyi oluş düzeylerine göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu istatistiki açıdan tespit edilmiştir. Bunun yanında beden memnuniyeti, mental iyi oluş ve öz güven düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçlarına göre aktif spor yapmanın beden memnuniyetini pozitif yönde etkilediği ayrıca mental iyi oluş düzeyine katkı sağladığı, beden memnuniyeti ile öz güven düzeyi arasında ve mental iyi oluş ile öz güven düzeyi arasında pozitif düzeyde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Memnuniyeti, Mental İyi Oluş, Öz Güven, Spor
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Çeçenlerin Kırım Savaşı sonrası Sivas vilayetine göç ve iskanları
Nursinem Tekin
Rusların, Osmanlı topraklarından güneye inme siyasetini gerçekleştirmek için Kafkasya halkına uyguladıkları sosyo-ekonomik politikalar orada yaşayan birçok halkı zor şartlar altında bırakmıştır. 1856 yılında Kırım Savaşı'ndan sonra Kafkasya büsbütün Rus hakimiyetine girmiş ve 1860'lı yıllardan sonra ise Kafkasya'dan Anadolu topraklarına zorunlu göçler başlamıştır. Anadolu'nun müsait bölgelerine yerleştirilen Çeçenlerin iskân edildiği bölgelerden birisi de Sivas vilayeti olmuştur. Bu çalışmada Çeçenlerin Kırım Savaşı sonrasında Sivas vilayetine göç ve iskanları ele alınmıştır. Çeçen göçlerini anlamak için öncelikle göç, muhacir, sürgün gibi kavramlar üzerinde durulmuş ve Çeçenlerin tarihine, coğrafyasına ve direnişlerine değinilmiştir. Çeçenlerin Anadolu'nun farklı bölgelerine iskânı ve özellikle Sivas vilayetinde iskân edildikleri yerler, yerleştirildikten sonra yapılan yardımlar, karşılaşılan sorunlar arşiv belgeleri ile ortaya konulmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Özbek atasözlerinin konuları açısından sınıflandırılması
Şeydanur Uğurtürk
Milletlerin kültürel zenginliğinin bir göstergesi olan atasözleri, yaşam tarzı, toplum değerleri, kültürel oluşumlar, gelenek ve göreneklere ait birçok özelliği içinde taşımaktadır. "Özbek Atasözlerinin Konuları Açısından Sınıflandırılması" adlı çalışma giriş bölümü haricinde iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde yapılan çalışma hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde atasözünün açıklaması, Türk dünyasında atasözleri ve Özbek Türklerinde atasözleri başlıkları yer almaktadır. İkinci bölümde atasözleri, konuları açısından gruplandırılmıştır. Bu gruplama yapılırken atasözleri alfabetik olarak sıralanmıştır. Sonuç bölümünde araştırmada elde edilen veriler sıralanmış ve açıklanmıştır. Özbek atasözlerinde anlamı bilinmeyen kelimeler için bir sözlük hazırlanmıştır. Kaynakça bölümünde ise araştırmada kullanılan kaynaklara yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Otantik bir uzaktan öğrenme sisteminin öğrenmeye etkisinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Yeşim Bozkurt
Bu araştırma sekizinci sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi kapsamında yer alan "Milli Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesinin otantik öğrenme stratejisiyle oluşturulmuş otantik bir uzaktan öğrenme sistemiyle aktarımının öğrencilerin akademik başarılarına, derse karşı tutumlarına ve tarihsel empati yapabilme becerilerine etkisi ile bu sürece yönelik görüşlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Otantik bir uzaktan öğrenme ortamının oluşturulabilmesi için İneç (2012) tarafından ADDIE (Analyze, Design, Development, Implementation, Evaluation) öğretim tasarımı modeliyle geliştirilen Seyyah isimli bir uygulama kullanılmıştır. Seyyah, bu çalışma için geliştirilerek otantik öğrenme stratejisine uygun bir hale getirilmiştir. Bu çerçevede sunulacak Millî Mücadele dönemi ise senaryo tabanlı ve kanıt temelli öğrenmeye göre tasarlanmıştır. Oluşturulan senaryolar, kanıtların kullanıldığı kurgular üzerinden çoklu ortam ögelerine dönüştürülmüş ve Seyyah'ın dinamik haritasındaki ikonlara konumlandırılmıştır. Seyyah, böylece bir coğrafi medya (geo-medya) uygulamasına dönüştürülmüştür. Çalışma, otantik öğrenme stratejisine sahip bir uzaktan öğrenme sisteminin ilk kez uygulanması ve pandemi sürecinden etkilenmeyen deneysel bir sürece sahip olması nedenleriyle önemli görülmektedir. Ayrıca sekizinci sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde otantik öğrenme stratejisinin kullanıldığı başka bir çalışma bulunmamaktadır. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanılarak karma yöntemle tasarlandığı iç içe karma desen tercih edilmiştir. Nicel veri elde edebilmek için yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu doğrultuda basit tesadüfi örnekleme ile Erzincan il merkezinde bulunan bir devlet okulu belirlenmiş ve çalışma grupları rastgele atanmıştır. Kontrol grubunda 24, deney grubunda ise 30 öğrenci yer almıştır. COVID-19 pandemi döneminde gerçekleştirilen deneysel süreçte Seyyah'a erişim internet üzerinden sağlanmıştır. Deney grubu öğrencileri Seyyah'a tanımlanmış ve kendilerine verilen benzersiz kullanıcı adı ve şifreler ile sisteme erişmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarılarını tespit etmek için Altıkulaç (2014) tarafından geliştirilen T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Akademik Başarı Testi, derse karşı tutumlarını belirleyebilmek için Yeşiltaş & Yılmazer (2015) tarafından geliştirilen T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, tarihsel empati yapabilme becerilerini ölçmek için ise Çalışkan & Demir (2019) tarafından geliştirilen Tarihsel Empati Ölçeği çevrimiçi formatlara dönüştürülerek ön test ve son test olarak gruplara uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS v.25 veri analiz programı kullanılarak bağımsız gruplar t-testi ile analiz edilmiştir. Temel bir nitel araştırma olarak tasarlanan çalışmada deney grubu öğrencilerine altı adet yarı yapılandırılmış soru yöneltilmiştir. Öğrencilerin sürece ilişkin görüşleri içerik analizi, tutum ve empati yapabilme becerilerine ilişkin görüşleri ise betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen sonuçlara göre deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları, derse karşı tutumları ve tarihsel empati yapabilme becerileri kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı bir fark göstermiştir. Nitel verilerden elde edilen sonuçlar ise deney grubu öğrencilerinin EBA gibi geleneksel uzaktan öğretim araçlarının zayıf yönleri nedeniyle Seyyah'ı tercih ettiklerini; bu uygulamayı beğenerek faydalı, eğlenceli, pratik ve hızlı bulduklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca uygulamanın başka derslerde ve ünitelerde de uygulanmasını istedikleri anlaşılmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Hemşirelerin örgütsel adalet algısının örgütsel sessizlik düzeyine etkisi
Esra Gün
Amaç: Bu araştırma, hemşirelerin örgütsel adalet algısının örgütsel sessizlik düzeyine etkisini belirlemek amacı ile yürütüldü. Yöntem: İlişki arayıcı tasarımda yürütülen araştırmanın çalışma evrenini Doğu Anadolu'daki bir şehir hastanesinde görev yapan hemşireler oluşturdu. Araştırmanın örneklemini ise en az altı aydır ilgili hastanede görev yapan ve araştırmaya katılmayı kabul eden hemşireler oluşturdu (n=500). Veriler araştırmacı tarafından; kişisel bilgi formu, örgütsel adalet ölçeği, örgütsel sessizlik ölçeği ile toplandı. Verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi, pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi testleri kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılanların çoğunluğunun kadın, genç yaş grubunda, lisans mezunu, evli, çocuk sahibi, servis hemşiresi pozisyonunda çalışan ve 1-6 yıl mesleki deneyime sahip olduğu belirlendi. Hemşirelerin örgütsel adalet algısının orta, örgütsel sessizlik düzeyinin düşük-orta düzeyde olduğu belirlendi. Örgütsel adalet algısının tanıtıcı özelliklerden, servisteki hemşire sayısını yeterli bulma durumuna göre farklılık gösterdiği(p<0.05); örgütsel sessizlik düzeyinin ise tanıtıcı özelliklerden cinsiyet, çalışılan birim, çalışma şekli ve servisteki hemşire sayısını yeterli bulma durumuna göre farklılık gösterdiği saptandı(p<0.05). Örgütsel adalet algısının hemşirelerin örgütsel sessizlik düzeyinde pozitif yönlü düşük düzeyde önemli bir etkisi olduğu belirlendi (R=.096, R2=.009, F=4.634, p<0.05). Sonuç: Araştırma sonucunda hemşirelerin örgütsel adalet algısının orta, örgütsel sessizlik düzeyinin düşük-orta düzeyde olduğu; örgütsel adalet algısının örgütsel sessizlik üzerinde düşük düzeyde etkili olduğu belirlendi. Araştırma sonucuna göre hemşirelerin örgütsel adalet algısını artırarak iş birliğini geliştirecek eğitim programlarının düzenlenmesi, çalışanların karar alma süreçlerine katılması, ortak kararlar doğrultusunda kurum içi faaliyetlerin düzenlenmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Örgütsel Adalet, Örgütsel Sessizlik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Tip 2 diabetes mellitus hastalarında yeme tutumu ve yaşam doyumunun belirlenmesi
Güldane Yaşdal
Giriş ve Amaç: Tip 2 Diabetes Mellitus ciddi, kronik metabolik bir hastalıktır. Fiziksel hastalıklara eşlik eden ruhsal veya davranışsal sorunlar hastanın uyumunu, iyilik halini, mortalite ve morbiditeyi olumsuz olarak etkilediğinden, bu sorunların değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Tip 2 Diabetes Mellitus hastalarında yeme tutumu ve yaşam doyumunun belirlenmesidir. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı özellikte olan bu araştırmanın evrenini Aralık 2018-Mayıs 2019 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı-Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye ve Yara Bakım Servislerinde Tip 2 Diabetes Mellitus tanısı ile yatmakta olan 188 hasta oluşturdu. Araştırmanın örneklemini ise belirtilen tarih aralığında ilgili servislerde yatan ve araştırmaya alma ve dışlama ölçütlerini karşılayan 130 hasta oluşturdu. Araştırmanın verileri Hastaları Tanımlayıcı Soru Formu, YTT-40 ve YDÖ kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 66.21±11.62 yıl, YTT-40 puan ortalaması 30.14±6.29, YDÖ puan ortalaması 24.76±5.74 olarak belirlendi. Hastalarda olası yeme bozukluğu yaygınlığı %46.9 olarak bulundu. Gelir ve sağlık durumu algısına göre YDÖ puan ortalaması; yaşanılan yere göre YDÖ puan ortalaması ve olası yeme bozukluğu arasında anlamlı bir fark olduğu saptandı. Sonuç: Bu araştırmada T2DM hastalarının yaklaşık yarısında olası yeme bozukluğu ve yaşam doyumu algılarının orta düzeyin üzerinde olduğu belirlendi. Hemşirelerin hastaların fiziksel ve ruhsal sağlık sonuçlarını iyileştirmede hasta katılımını sağlayarak, bütünleşmiş yaklaşımla birey merkezli psikososyal bakım sağlamaları önemlidir. Anahtar kelimeler: Tip 2 Diabetes Mellitus, Tip 2 Diabetes Mellitus Hastaları, Yeme Tutumu, Yaşam Doyumu, Hemşirelik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Okuma güçlüğü olan öğrencilerde akıcı okuma stratejilerinin etkisi
Abdurrahim Satılmış
Bu araştırmada, okuma güçlüğü olan öğrencilerde akıcı okuma stratejilerinin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda kelime tekrar tekniği, paragrafın önceden dinlenilmesi ve tekrarlı okuma stratejileri birlikte kullanılmıştır. Araştırma İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesinde bulunan bir ilkokulda gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma tek denekli araştırma yöntemlerinden çoklu yoklama modeline uygun olacak şekilde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu ilkokul 4. Sınıfta öğrenim görmekte olan özel öğrenme güçlüğü tanısı olan ve okuma güçlüğü yaşayan 4 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin özel öğrenme güçlüğü tanılarının olması, akıcı okuma ve anlama düzeylerinin endişe düzeyinde olması ölçüt olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin akıcı okuma ve anlama düzeylerini belirlemek için araştırma öncesinde ön değerlendirme, araştırma sırasında ara değerlendirme, araştırma sonucunda son değerlendirme yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin akıcı okuma ve anlama becerilerini belirleme de yanlış analiz envanteri kullanılmıştır. Araştırma öncesinde yapılan ön değerlendirme sonucunda 4 öğrencinin de okuma düzeyleri %90'ın altında anlama düzeyleri %50'nin altında olduğu, öğrencilerin akıcı okuma ve anlama düzeylerinin endişe düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Yapılan uygulama toplam 50 saat sürmüştür. Uygulamanın 25 saati sonrasında ara değerlendirme yapılmış, öğrencilerin okuma düzeylerinde gelişme olmasına rağmen 1 (bir) öğrencinin okuma düzeyi endişe düzeyinden öğretim düzeyine yükselmiş diğer öğrencilerin okuma düzeyleri endişe düzeyinde kalmıştır. Aynı şekilde öğrencilerin okuduğunu anlama düzeylerinde gelişme olmasına rağmen anlama düzeyleri endişe düzeyinde kalmıştır. Uygulamanın sonunda yapılan son değerlendirme verilerine göre öğrencilerin okuma düzeyleri ve anlama düzeyleri endişe düzeyinden öğretim düzeyine yükseldiği tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre paragrafın önceden dinlenilmesi, kelime tekrar tekniği ve tekrarlı okuma stratejilerinin okuma güçlüğü yaşayan öğrencilerin akıcı okuma ve anlama becerilerini geliştirmede olumlu etki gösterdiği belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Hz. Peygamber'in (S.A.S) hadislerinde çocuk hakları
Engin Keleş
İslâm dini temel gaye olarak dinin, canın, neslin, malın ve aklın korunmasını esas alır. Bu beş gaye içinde nesli korumak, diğer gayelerin elde edilmesine bağlı olarak daha ziyade öne çıkabilir. Zira nesli korumak, insanlığın devamı için elzemdir ve sağlıklı nesillerin mevcudiyeti dünyaya gelecek çocukların da haklarına dair birtakım yükümlülükler getirir. Bunlar gerek çocuklara gerekse ebeveynlere ve topluma ait bir dizi sorumluluklardır. Bu hakların korunması gerekir. Özellikle çocuklara karşı yapılan haksızlıklar toplumun geleceği için tehlike arz eder. Hz. Muhammed (s.a.s) çocukların her türlü haklarının korunmasına büyük önem vermiştir. Onların hem dünya hem de âhiret hayatlarının huzuru için tedbirler almıştır. Bu çalışmada, Hz. Muhammed'in (s.a.s) çocuklara getirdiği haklar, onların iyi bir şekilde yetişmesi için aldığı tedbirler ele alınmıştır. Çalışmamızda, genel anlamda kabul görmüş rivayetleri incelemeyi esas aldık. Buna rağmen kaynaklarda geçen rivayetler büyük bir hacim tutacağından meramımızı ifade edecek kadar rivayetle iktifa etmeyi tercih ettik. Çalışmamızda çocuklar için bir yaş sınırı belirlemedik. Bunun nedeni çocukları hangi yaşta olurlarsa olsunlar ebeveynlere, çocuklarına karşı sorumluluklarını ifade etme isteğimizdir. Bu çalışmadaki asıl gayemiz, Peygamberimizin (s.a.s) çocuklara yönelik tarif ettiği hakları vurgulamaktır. Bu bakımdan tezde, çocuk hakları ile alakalı rivayetler dikkatle incelenmiştir. Tezin üç temel esası vardır. İlk iki kısımda önce zikredilen ilgili hadisleri tespit edip çalıştığımız konuyla irtibatlandırmak, ardından bunlarla ilgili Resûlulullah'ın (s.a.s) tutum ve davranışlarını analiz etmektir. Son bölümde ise, ilgili hadis ve sünnete dair verilerin güncel yorumuyla ilgili bazı tespitlerde bulunmayı planladık. Anahtar kelimeler: Peygamber, Hadis, Çocuk, Hak, Hukuk.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Erzincan keltatı (Alchemilla erzincanensis) bitkisinin yağ asidi içeriğinin belirlenmesi, antioksidan ve antiproliferatif aktivitesinin araştırılması
Ümit Yaşar Kayış
Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, Alchemilla erzincanensis türünün fenolik ve yağ asidi içeriğinin belirlenmesi, antioksidan ve antiproliferatif aktivitesinin araşrırılması amaçlanmıştır. Metod ve Yöntem: Bitkiden elde edilen su, metanol, hekzan, kloroform ekstrelerinin toplam fenolik ve flavonoid madde miktarları sırasıyla Folin Ciocalteu ve Alüminyum klorür kolorimetrik metoduyla, fenolik ve yağ asidi içerikleri ise GC-MS analizleriyle belirlendi. Ekstrelerin antioksidan aktiviteleri DPPH serbest radikalini giderme, ABTS katyon radikalini giderme, Fe2+ metal iyonlarını şelatlama üzerinden değerlendirildi. Ekstrelerin, meme (MCF-7) ve (MDA-MB 453) kanser hücre hatlarına karşı antiproliferatif aktiviteleri XTT testleriyle incelendi. Bulgular: Bitkinin su ekstresinin fenolik ve flavonoid içerik bakımından metanol ekstresine kıyasla daha zengin olduğu gözlendi. GC-MS analizleri sonucunda, bitkinin yapısında bol miktarda hekzanoik asid, metil ester, ikozan, hepta dekanoik asit, 9-oktadekanoik asit, risinoleik asit tespit edildi. Fenolik içeriklerine paralel olarak, bitkinin metanol ekstresinin DPPH radikal giderme, metal şelatlama kapasitelerinin daha yüksek olduğu gözlendi. Su ekstresinin ise ABTS katyon radikalini daha fazla giderildiği gözlendi. GC-MS analizleri ile bitkinin yağ asidi içeriği bakımından zengin olduğu tespit edildi. Sitotoksisite testleri sonucunda, metanol ekstresinin diğer ekstrelere kıyasla kanser hücre hatlarına karşı daha yüksek antiproliferatif aktiviteye sahip olduğu ve en yüksek aktiviteyi MDA-MB 453 hücrelerine karşı sergilediği görüldü. Sonuç: Elde edilen veriler ışığında, bu çalışmada kullanılan Alchemilla erzincanensis türünün fitoterapide değerlendirilebilecek potansiyelde olduğu kanaatine varıldı. Anahtar Kelimeler: Alchemilla erzincanensis, antioksidan aktivite, antiproliferatif aktivite, fenolik içerik, GC-MS
- Doktora TeziAçık Erişim2021Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
Murat Şen
Çoğulcu demokrasilerin açık fikirlilik ve farklı fikirlere yönelik hoşgörü gösterme niteliği, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının tarihsel süreçte ve günümüzde devletlerin demokratik yapısını değerlendirmede bir ölçüt olmasını ve demokratik toplumun temel taşlarından biri olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Öte yandan kolektif bir ifade açıklama yöntemi olan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin şiddete evrilerek kötüye kullanılma potansiyeli, toplantı hakkını basit bir politik hak olmaktan çıkartmış, diğer haklarla çatışma alanı geniş ve kullanılması dar kalıplar içine sıkıştırılmaya çalışılan bir hak olmasına neden olmuştur. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının korunmadığı rejimlerin demokratikliğinin tartışmalı olmasına karşın kontrolsüz bırakılması halinde kamu düzeninin bozulmasının yanı sıra demokratik sistemi tehdit edebilir boyutlara ulaşabilmesi hakkın kullanılmasında zor ve hassas hukuki sorunlar çıkmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı çoğulcu demokrasilerin temel taşlarından biri olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının norm alanını ve sınırlarını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk hukuku çerçevesinde belirleyerek hakkın etkin kullanılabilmesi için hakka müdahale sınırlarını, devletin yükümlülüklerini ve kamu otoritelerinin takdir yetkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmamızda, ulusal hukuk içinde hakkın korunmasında anayasal bakış açısını yansıtan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları ve bölgesel olmakla birlikte etkileri açısından evrensel olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları üzerinde durulmuştur. AYM ve AİHM kararları, toplantı hakkının kullanılmasında karşılaşılan güncel hukuki sorunları tespit etmek için faydalı bir yol gösterici olmuştur. Tez çalışmamızda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının norm alanını belirlemede hangi kriterlerin esas alındığı incelenmiştir. Bu incelemede silahsız ve saldırısız, başka bir ifadeyle barışçıl toplantı kavramı üzerinde özellikle durulmuştur. Ayrıca geçmişi Osmanlı hukukuna kadar uzanan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun ve uygulamasının Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygunluğu tartışılmıştır. Kamu otoritelerinin hakka yönelik müdahalelerinin niteliği ve sınırları ele alınmıştır. En son olarak toplantı ve gösterilerde en gerilimli alanı oluşturabilen kolluğun davranışları üzerinde durulmuş, hakkın etkin kullanılması için devletin pozitif yükümlülüklerinin neler olduğu ve hakka müdahale açısından devletin takdir marjı tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada AYM ve AİHM dışında bazı uluslararası örgütlerin tavsiye kararları, rehberleri ile diğer ulusal ve uluslararası yargı kararlarından da yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, 2911 sayılı Kanun, barışçıl toplantı, demokratik toplum, pozitif yükümlülük, takdir marjı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Dinler tarihi perspektifiyle bir aydınlanma dönemi din bilimcisi olarak Thomas More ve ütopyası
Ümran Yılmaz Çalık
Aydınlanma, insanı geleneklerinden, inançlarından kurtarıp evreni ve hayatı aklıyla açıklayarak mutlu ve özgür yaşamayı amaçlayan bir düşünce biçimidir. Aydınlanma Tanrı'yı hayatın dışına çıkarmış; din, mitoloji, metafizik ve hurafelerin yerine aklı koymuştur. Bu çalışmada bir Aydınlanma dönemi din bilimcisi olan Thomas More'un yaşamına, fikirlerine, etkilendiği şahsiyetlere, kaleme aldığı Ütopya adlı eserinin diğer yazarlara nasıl ışık tuttuğuna ve yaşadığı dönemin, eserlerine nasıl yansıdığına değinilmiştir. Ütopya kavramı ilk defa Thomas More'un Ütopya adlı eserinde kullanılmıştır. Kitap iki bölümden oluşmakta olup ilk bölümde İngiltere'de yaşanan sorunlara değinilmiş, ikinci bölümde ise bu sorunlara ütopik çözümler getirilmiştir. Aydınlanma öncesi ütopik eserlere değinilerek aynı zamanda Aydınlanma dönemi öncesinde, Aydınlanma döneminde ve Ütopya adlı eserdeki din olgusuna ayrıca değinilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Teşeddüd ve Tesâhül bağlamında İbn Hibbân ile Hâkim Nîsâbûrî örneği
Ahmed Seyid
Allah Teâlâ beşerin tabiatını farklı farklı yaratmıştır. Kimi yumuşak kişiliğe sahip iken, kimisinin katı bir tabiatı bulunmaktadır. Bu durum cerh ve ta'dîl imamlarının, râvîleri tenkit etme üsluplarına yansımaktadır. Bazı müteşeddid tenkitçilerin vermiş olduğu hükümde aşırıya kaçarak her ne kadar reddi gerektirmemiş olsa bile, basit hatalardan veya şüphelerden dolayı râvîleri cerh ettiklerini veya rivâyetleri kabul etmediklerini görülmektedir. Aynı şekilde mütesâhil muhaddislerin de rivâyet şartları yerine getirilmemiş râvînin rivâyetini kabul ettiklerine tanık olunmaktadır. Bu çalışmada mütesâhil olmakla itham edilen iki büyük hadis âlimi İbn Hibbân el-Bustî ile Hâkim Nîsâbûrî'yi karşılaştırmalı ele alınıp, münekkitler tarafından kendilerine yöneltilen eleştiriler değerlendirilerek gerçekten mütesâhil olup olmadıkları ortaya çıkarılmaya ve râvîlerin bu iki âlimin mütesâhil olduğu ile ilgili değerlendirmelerinin münekkitler tarafından muteber bulunup bulunmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
