Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • TezAçık Erişim2021
    Diz ve kalça protezi ameliyatları sonrasında görülen uzamış yara yeri akıntısının venöz tromboemboli profilaksisi yöntemleriyle ilişkisinin karşılaştırmalı analizi

    Fatih Subaşı

    Amaç:Çalışma, diz ve kalça protezi ameliyatı sonrası görülebilen uzamış yara yeri akıntısının tedavisi için Venöz Tromboemboli (VTE) profilaksisinde genellikle kullanılan Düşük Molekül AğırlıklıHeparin (DMAH) 'in kesilerek akıntı etkisi daha az olan Asetilsalisilik Asit (ASA) kullanılması ile DMAH tedavisine negatif basınçlı yara örtüsü ile birlikte devam edilmesinin klinik sonuçlarını kıyaslamayı amaçlamaktadır. Materyal ve metot:Bu prospektif çalışmaya Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde 15.02.2019 – 15.02.2020 tarihleri arasında diz protezi ya da kalça protezi ameliyatı sonrası venöz tromboemboli profilaksisi için DMAH kullanan uzamış yara yeri akıntısı(>72 saat) olan hastalar dahil edildi.Çalışmada DMAH kesilip ASA tedavisi alanlar (Grup-1) ve DMAH tedavisine devam edilip negatif basınçlı yara örtüsü konulanlar(Grup-2) olarak randomize edilerek ayrıştırıldı. Gruplar arasında demografik özellikler, operasyon endikasyonları, drene olan mayinin vasfı, sızıntı süreleri,post op 3 aylık sürede tromboembolik olay, DVT ve komplikasyon oranı karşılaştırmaları yapıldı. Ayrıca yara yeri akıntısı sürelerine etkili faktörler ve kan parametreleri incelendi. Bulgular:Çalışmamızda hastaların yaş ortalaması 71±9,4 olup, % 67,5'i kadındı. Gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından farklılık saptanmadı (sırasıyla p:0,201, p:0,736). Çalışmamızda en sık tanı primer gonartroz (%35) ve en sık operasyon endikasyonu total diz proteziydi (%35). Gruplar arasında sigara ve alkol kullanımı, BMİ ve sistemik hastalık varlığı açısından farklılık saptanmadı (sırasıyla p: 0,677; p:0,461; p:0,168). Gruplar arasında Preoperatif (Pre-op) INR, pre-op white bood cell (WBC), pre-op albümin ve pre-op platelet değerleri açısından farklılık saptanmadı (sırasıyla p:0,157; p:0,051; p:0,429; p:0,883). Gruplar arasında gelen mayinin vasfı açısından da farklılık saptanmadı (p:0,915). Çalışmamızda Grup 1'de aktif yara yeri akıntı süresi 78,8±26,8 saat Grup 2'de ise 64±207 saat olduğu saptandı. (p=0.026). Aktif yara yeri akıntısı Grup 2'deki hastalarda anlamlı olarak daha kısa saptandı. Aktif yara yeri akıntısı süresi ile pre-op INR ve pre-op WBC düzeyi arasında pozitif yönlü korelasyon saptandı (sırasıyla p=0.046, p=0.026). Aktif yara yeri akıntısı süresi ile yaş, cinsiyet, BMİ, sigara kullanımı ve sistemik hastalık varlığı ile arasında ilişki saptanmadı (sırasıyla p: 0,974; p: 0,648, p:0,682, 0,651, p:0,550). Aktif yara yeri akıntısı süresinin, gelen mayinin vasfı ile arasında ilişki saptanmadı (p:0,947).Aktif yara yeri akıntısı süresi ile operasyon alanı ve etiyolojisi arasında da ilişki saptanmadı (sırasıyla p: 0,507; p: 0,211). Gruplar arasında operasyon sonrası 3 aylık dönem içinde tromboembolik olay öyküsü ve DVT gelişimi açısından farklılık saptanmadı (sırasıyla p: 0,677; p:487). Grup 1'deki hastalarda 3 aylık komplikasyon sıklığının fazla olduğu saptandı (p: 0,046). Aktif yara yeri akıntısı süresi ilepost op 3 aylık dönemdeki tromboembolik olay, DVT ve komplikasyon gelişimi arasında ilişki saptanmadı (sırasıyla p:0,285, p: 0,185, p: 0,147) Sonuç:DMAH ile DVT kemoprofilaksisi yapılan ve yara yeri akıntısı gelişen ve dolayısıyla DMAH'ın ASA ile değiştirildiği hastalarile DMAH'a devam edilip negatif basınçlı yara örtüsü uygulanan hastalar değerlendirildiğinde akıntının durma süresi negatif basınçlı yara örtüsü uygulanan hastalarda daha kısaydı. Ayrıca takip eden ilk 3 aydaki komplikasyonlar, DMAH tedavisi devam eden grupta daha az görüldü. Anahtar kelimeler: total diz protezi, total kalça protezi, aspirin, düşük molekül ağırlıklı heparin,negatif basınçlı yara örtüsü, uzamışyara yeri akıntısı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Osmanlı modernleşmesi bağlamında yeni Osmanlılar hareketinin devlet ve hukuk anlayışı

    Elif Özdemir

    1839 yılında Gülhane Hatt-ı Hümayunu'nun ilanı ile yepyeni bir boyut kazanan Osmanlı modernleşme sürecinde bir yanda eski siyasi ve askeri kurumlar kaldırılırken, diğer yanda siyasi, idari, askeri ve hukuki nitelikli pek çok reform hareketi başlamıştır. Fakat bu süreç içerisinde siyasi iktidarı sınırlandırma işlevi gören bazı geleneksel kurumların yerine, yenisi ikame edilememiş, bu durum ise ideolojik bir boşluk yaratmıştır. Bu boşluk, "Kalemiye" denilen bürokrat kesimin yönetime egemen olmasıyla sonuçlanmıştır. Bürokrat kesimin tesis ettikleri aydın despotizmi; Batı kökenli hürriyet, adalet, demokrasi, anayasacılık ve parlamentarizm gibi pek çok mefhum ile yeni tanışmış olan genç neslin tepkisini çekmiştir. İslami birikim ve Batı felsefesi ile kendilerini geliştiren bu gençler Osmanlı Devleti'ni, hem iç hem de dış siyasette içerisinde bulunduğu müşkül durumdan kurtarmak ve devlet adamlarının keyfi iktidarına son vermek amacıyla fikri bir muhalefet hareketi tesis etmişlerdir. Kendilerine Yeni Osmanlılar Cemiyeti adını veren bu hareketin temel hedefleri, ülkede hürriyetin ve adaletin tesis edilmesi olup bu yolda tüm Osmanlı halkının temsil edileceği bir parlamentonun ve özü şeriata dayanan bir anayasal düzenin kurulmasını talep etmektedirler. Bu tez çalışmasında, ilk önce dönemin atmosferi içerisinde Yeni Osmanlılar hareketinin mücadelesine yer verilecek ve sonrasında ise Yeni Osmanlıların ileri sürdükleri siyasi ve hukuki fikirler ele alınacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türk Anayasa hukukunda yasama sorumsuzluğu

    Ömer Sarıaslan

    "Türk Anayasa Hukukunda Yasama Sorumsuzluğu" isimli yüksek lisans tezimiz giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Bu çalışmamızda yasama sorumsuzluğunun nasıl ortaya çıktığı, genel ifade hürriyetiyle ilişkisi, Türk Anayasasındaki yeri, yasama sorumsuzluğunun önemi, uygulanmasının gerekliliği ve hukuk disiplinleri açısından sonuçları incelenmektedir. Çalışmanın bütününün daha iyi anlaşılması için yasama sorumsuzluğuyla doğrudan bağlantılı egemenlik, temsili demokrasi, kuvvetlerin ayrılığı ve yasama fonksiyonu giriş bölümde kısaca açıklanarak, milletvekillerinin ifade hürriyetine sağlanacak güvencenin gerekliliğinin anlaşılmasına zemin oluşturulmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümü, yasama sorumsuzluğu kavramı, amacı, hukuki niteliği ve kapsamı anayasa hukukunun temelini oluşturan temsil, demokrasi ve milli irade gibi konularla ele alınarak, yasama sorumsuzluğunun tarihsel gelişimine değinilmektedir. Yasama sorumsuzluğunun milletvekillerine özel ve mutlak bir ifade hürriyeti sağlaması, özellikle yasama dokunulmazlığından farkı ve siyasi ifade hürriyetiyle ilişkisi bu çalışmada önemli bir yer tutmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde Anayasanın 83. maddesinden hareketle yasama sorumsuzluğu şartları ve nitelikleri ortaya konulmaktadır. Son bölümde milletvekillerinin yasama sorumsuzluğunun idari, hukuki ve cezai açıdan nasıl bir koruma sağladığı öğretideki görüşler ve mahkeme kararları kapsamında incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    MIMO haberleşme kanallarında enerji tabanlı spektrum algılama yöntemlerinin incelenmesi

    Meryem Yarar

    Kablosuz haberleşme geçmişten günümüze birçok bilim insanının yaptığı çalışmalarla sürekli olarak gelişim gösteren anahtar bir teknolojidir. Kablosuz haberleşmenin ilerlemesini sağlayan en önemli gelişmelerden biri Bilişsel Radyo (BR) teknolojisinin keşfidir. BR teknolojisi ile, artan kullanıcı sayısının sınırlı miktarda olan radyo frekans spektrumunu kullanmaya çalışması sorununa çözüm bulunmuştur. BR, lisanslı kullanıcılar spektrumu boş bıraktıklarında lisanssız kullanıcıların bu boşluklardan eşit ve fırsatçı bir biçimde faydalanmasını sağlamakta ve bunu gerçekleştirirken farklı spektrum algılama yöntemlerini kullanmaktadır. BR teknolojisi öğrenme, algılama gibi birtakım bilişsel özelliklere sahiptir. Bu özelliklerden en önemlisi spektrum algılamadır. Literatürde spektrum algılama için; Kovaryans Tabanlı Algılama, Çevrimsel Durağan Özellik Algılama, Uyumlu Süzgeç, Özdeğer Tabanlı Spektrum Algılama, Enerji Algılama (EA) gibi farklı spektrum algılama yöntemleri önerilmektedir. Bu tez çalışması kapsamında algılama performansını artırmak için kullanılan Çoklu Giriş Çoklu Çıkış (Multiple Input Multiple Output, MIMO) haberleşme teknolojisi incelenerek yeni bir MIMO tabanlı EA yöntemi önerilmiştir. Önerilen yöntem incelenirken geleneksel EA ve iyileştirilmiş EA yöntemleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak önerilen yöntemin algılama olasılığının daha yüksek olduğu ve dolayısıyla spektrum verimliliği ve performansı bakımından daha üstün bir yöntem olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın MATLAB ortamında bilgisayar benzetimleri yapılarak elde edilen sonuçların teorik sonuçlarla örtüştüğü belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Uluslararası hukukta mülteci ve sığınmacıların eğitim hakkı

    Meryem Yıldırım

    1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesine göre mülteci; ırk, din, tabiiyet, belli sosyal gruba mensubiyet veya politik düşünce sebebiyle zulme uğrayacağından korktuğu için vatandaşı olduğu ülkeyi terk eden kişi olarak tanımlanmaktadır. Sığınmacı ise yetkili makamlarca sığınma talebi henüz sonuçlanmamış kişidir. 1951 Cenevre Sözleşmesine ek olarak diğer pek çok insan hakları sözleşmeleri mülteci ve sığınmacıların haklarını ortaya koymada kaynaklık etmektedir. Bu haklar arasında eğitim hakkı, bireyleri dönüştürücü ve güçlendirici, kendi kendine yetebilmeyi sağlayıcı bir hak olarak ön plana çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında da mülteci ve sığınmacılar için hayati önem taşıyan eğitim hakkı uluslararası insan hakları düzenlemeleri doğrultusunda incelenmiştir. Tez kapsamında mülteci hukukunda yer alan ancak uygulamada birbiri yerine kullanılan kavramlar açıklanmış, mülteci hukukunun tarihsel gelişimine yer verilmiştir. İkinci bölümde eğitim hakkının mülteci ve sığınmacılar açısından önemi ve hakkın yer aldığı insan hakları belgeleri irdelenmiştir. Son olarak eğitim hakkı ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında mülteci ve sığınmacıların eğitim hakkı incelenmeye çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Üniversite öğrencilerinde sosyal görünüş kaygısı ve bağlanma stillerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    Berika Arslan

    Bu çalışmada üniversite öğrencilerinde sosyal görünüş kaygısı ve bağlanma stillerinin çeşitli değişkenler açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca sosyal görünüş kaygısı ve bağlanma stilleri arasındaki ilişki de araştırmada ele alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde okuyan gönüllü öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmaya gönüllü olarak 329 Kadın 125 Erkek toplamda 454 öğrenci katılmıştır. Katılımcılara Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği, Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde Bağımsız Gruplar T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre sosyal görünüş kaygısının kaygılı-kararsız bağlanma stili ve kaçınan bağlanma stili ile pozitif yönlü, güvenli bağlanma stili ile negatif yönlü anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Üç boyutlu bağlanma stili alt boyutlarından güvenli bağlanma stili ve kaygılı-kararsız bağlanma stilinin sosyal görünüş kaygısında yordayıcı etkisi olduğu bulunmuştur. Ayrıca sosyal görünüş kaygısı ve üç boyutlu bağlanma stilleri alt boyutlarına göre özgüven düzeyi, uzaktan eğitim sürecinde gönüllü kamera açma durumu, aile gelir düzeyi, ders başarısı, üniversiteye başlayana kadar çoğunlukla yaşanılan yer, anne-baba tutumu, kardeş sayısı, fiziksel görünüşü değerlendirme ve arkadaşlık ilişkilerini tanımlama durumuna göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları alan yazın ışığında tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Aktif devre elemanları kullanarak memkapasitör emülatör tasarımı

    Müslüm Gür

    Bu tez çalışmasında, aktif devre elamanları MO-OTA, MOS tranzistörler ve pasif devre elemanları kullanılarak yüzer (floating) memkapasitör emülatör devresi tasarlanmıştır. Literatürde yer alan diğer çalışmalar ile bu tez çalışmasında tasarlanan emülatör devresi çeşitli parametrelerde karşılaştırılmış olup avantaj ve dezavantajları tablo halinde verilmiştir. Önerilen memkapasitör emülatör devresi LT-SPICE benzetim programı kullanılarak tasarlanmıştır. Benzetim çalışmaları LT-SPICE ortamında 0.18 µm teknolojisi kullanılarak gerçekleştirildi. Tasarlanan memkapasitör emülatör devresinin benzetim çalışması sonuçları çeşitli parametrelerde detaylı analizleri yapılarak elde edildi. Bu analizler ideal memkapasitör benzetim sonuçları ile karşılaştırılıp tasarlanan emülatör devresinin memkapasitör özellikleri taşıdığı ve memkapasitör olarak farklı devre uygulamalarında kullanılabileceği kanıtlandı. Tasarlanan memkapasitör emülatör devresinin sonraki çalışmalara referans olabileceği ve daha yüksek dereceli doğrusal olmayan çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İngiliz konsolosluk raporlarında Bağdat'ın ticaret hacmi (1900-1912)

    İbrahim Kurtcebe Akkuş

    Dicle nehri kıyısında kurulmuş olan Bağdat şehri hem tabii hem de beşerî faktörlerin etkisiyle önemli bir stratejik konumda yer almış ve tarihî süreç içerisinde her devirde siyasi, iktisadi ve kültürel olarak güçlü bir mevkie sahip olmuştur. Tarih sahnesinde Abbasiler döneminde önemli bir yer tutan Bağdat, önemli Türk İslam devletlerinin dahilinde yer almış ve zaman zaman bölgede hüküm süren devletlerin çekişmesine konu olmuştur. XVI. yüzyıldan itibaren de Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girmiş ve XX. yüzyılın ilk çeyreğine kadar bu devletin sınırları içerisinde kalmıştır. XIX. Yüzyılda Bağdat şehri dünyadaki siyasi gelişmelerle beraber siyasi ve iktisadi özellikleri bakımdan önemi oldukça artmıştır. Avrupalı devletlerden, bilhassa İngiltere, bu dönemde kendi iktisadi ve siyasi çıkarları doğrultusunda Bağdat ve çevresinde nüfuzunu yerleştirmek amacıyla faaliyetler yürütmüş ve bu bağlamda buralarda gerek kurduğu konsolosluklar gerekse şirketler aracılığıyla hedefini gerçekleştirmek için çalışmıştır. XX. yüzyıla gelindiğinde Bağdat ve civardaki İngiliz nüfuzu önemli bir noktaya ulaşmıştır. Bu çalışma Bağdat'taki İngiliz konsolosluğunun tuttuğu ticaret raporları ile aynı döneme ait Osmanlı Arşivi'nden temin edilen konuyla alakalı belgeler ışığında hazırlanmıştır. Bu kapsamda incelenen dönemde (1900-1912) Bağdat'ın ticaret hacminin yanı sıra burada ticareti yapılan malların fiyatı, taşımacılığı ve şehirdeki işçi ücretleri de çalışmaya dahil edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Okul bahçesinde işlenen fen bilimleri dersinin öğrencilerin akademik başarısına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonuna ve fen bilimleri dersine karşı tutumuna etkisi

    Caner Güneş

    Bu araştırmanın amacı fen bilimleri dersinde sınıf dışı öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına ve fen bilimleri dersine karşı tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmanın sınıf dışı öğrenme ortamı olarak okul bahçelerine odaklanması ve uygulamaların sınıfta öğretime ek ve tamamlayıcı olmaktan ziyade başlı başına dışarda öğretime yönelik tasarlanmış olması açısından literatüre katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden öntest – sontest kontrol gruplu yarı deneysel araştırma desenine göre dizayn edilmiştir. Çalışmanın örneklemini 32 ilköğretim 8. sınıf öğrencisi (16 öğrenci deney grubu ve 16 öğrenci kontrol grubu) oluşturmaktadır. 8. Sınıf fen bilimleri dersi basınç ünitesi kazanımları üzerine tasarlanan öğretim etkinlikleri kontrol grubuna sınıfta, deney grubuna sınıf dışı ortam olarak okul bahçesinde uygulanmıştır. Uygulama 10 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Sınıf dışı öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına ve fen bilimleri dersine karşı tutumlarına etkisini incelemek amacıyla Basınç Başarı Testi, Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Fen Bilimleri Dersine Karşı Tutum Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programıyla analiz edilmiştir. Uygulama öncesi ve sonrası grupların normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Sınıf dışı öğrenme ortamının öğrencilerin başarı, motivasyon ve tutumları üzerine etkisini belirlemek için bağımsız örneklem t testi sonuçları incelenmiştir. Elde edilen verilerin analizleri doğrultusunda sınıf dışında yapılan öğretimin öğrencilerin akademik başarıları ve fen dersine karşı tutumları açısından istatiksel olarak anlamalı bir fark oluşturmadığı ancak fen öğrenmeye yönelik motivasyonları açısından deney grubunun lehine anlamlı bir fark oluşturduğu görülmektedir. Benzer çalışmaların daha uzun süreli yapılması ve okul bahçesinde gerçekleştirilen sınıf dışı öğretim faaliyetlerinin arttırılması yönünde önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    K-pell sayıları ve polinomları

    Aysun Aktaş

    Bu tezde, Pell sayı dizilerinin yeni bir ailesi tanımlanmıştır. Sonra k=2 için yeni ailenin geren fonksiyonu bulunmuştur. k-Pell sayıları ile bilinen Pell sayıları arasındaki ilişki verilmiştir. Ayrıca bu k-Pell sayı dizisinin polinomları tanımlanmıştır. Bu polinomların bazı özellikleri elde edilmiştir. k-Pell polinomları ile bilinen Pell polinomları arasındaki ilişki verilmiştir. Son olarak, yeni ailenin ve polinomlarının matris temsilleri bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    I. Anastasius Devri (491-518) Doğu Roma tarihi

    Seda Tikbıyık

    Roma imparatorluğunun 395 yılında I. Theodosius'un oğulları arasında doğu-batı olarak ikiye ayrılmasının akabinde Batı Roma İmparatorluğu varlığını 476 yılına kadar sürdürebilmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu ise batının aksine bir orta çağ imparatorluğu olarak Bizans'a evrilmiş ve 1453 yılına kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Geç Roma İmparatorluğu için kritik bir dönem olarak karşımıza çıkan V. ve VI. yüzyıldaki sorunların bir kısmı İmparator Anastasius devrine rastlamıştır. Dönemin iç sorunu olarak incelediğimiz isyanlar, imparatorluğun doğu sınırını tehdit eden Sasanilerle mücadeleler, batı sınırında başta Gotların bulunduğu Cermen kavimlerle yaşanılan problemler, dini çatışmalar, mali alandaki belirsizlikler bu sorunların başlıcalarıydı. Özellikle 502-506 yılları arasında meydana gelen ve dönemin iki önemli gücü konumundaki Roma ve Sasani devletleri arasındaki savaş doğu sınırındaki kent hayatına büyük darbe vurmuştur. Bunların yanı sıra Anastasius'un mali sorunlara çözüm olarak getirdiği madeni para reformu, sınır güvenliğini sağlamak adına inşa ettirdiği tahkimatlar, halkın omzunda yük haline gelen vergilerin kaldırılması gibi icraatlarının tümü çalışmamızda incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Öklid uzayında ardıl eğrilerin spinor gösterimi

    Hilal Köse Öztaş

    Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş kısmına ayrılmıştır. Bu bölümde literatür bilgisine yer verilmiştir. İkinci bölümde Öklid uzayı ile ilgili temel tanım ve teoremler ifade edilmiştir. Üçüncü bölüm olan Materyal ve Yöntemler kısmında ardıl eğriler ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Daha sonra ise spinorlarla ilgili temel bilgilerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölüm ise tezin orijinal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde , üç boyutlu Öklid uzayında verilen bir eğrinin ardıl eğrilerinin spinor formülasyonu araştırılmıştır. Bunun için, öncelikle, herhangi bir birim hızlı eğriye ve bu eğrinin bir ardıl eğrisine birer spinor karşılık getirilmiştir. Daha sonra alınan birim hızlı bir eğri ile bu eğrinin ardıl eğrisinin arasındaki ilişkiler kullanılarak bu eğrilere karşılık gelen spinorlar arasındaki ilişkiler elde edilmiştir. Ayrıca, elde edilen bu ilişkiler kullanılarak bu eğrilere karşılık gelen spinorların bazı denklemleri teoremlerle ve sonuçlarla ifade edilmiştir. Ek olarak, bu spinorlar için geometrik yorumlar sonuçlar ile birlikte verilmiştir. Daha sonra, alınan birim hızlı bir eğrinin ardıl eğrisi helis eğrisi olarak göz önüne alınarak ardıl helis eğrisinin spinor gösterimi bazı teoremler ile ifade edilmiştir. Son olarak iki tane örnek verilmiştir. Beşinci bölüm ise sonuç ve öneriler kısmına ayrılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Gauss sayı dizileri ve polinomları

    Merve Taştan

    Bu tezde, Gauss sayı dizilerinin yeni aileleri tanımlanmıştır. Gauss Fibonacci ve Gauss Lucas polinomları tanımlanmıştır ve bilinen ailelerle ilişkileri incelenmiştir. Gauss 𝑘 −Fibonacci polinomları ile bilinen Gauss Fibonacci polinomları ve Gauss 𝑘 − Lucas sayıları ve polinomları ile bilinen Lucas sayıları ve polinomları arasındaki ilişki verilmiştir. Gauss 𝑘 −Jacobsthal sayıları ile bilinen Jacobsthal sayıları ve Gauss 𝑘 −Jacobsthal-Lucas sayıları ile bilinen Jacobsthal-Lucas sayıları arasındaki ilişki verilmiştir. Ayrıca bu Gauss 𝑘 −Jacobsthal sayı dizisi ile Gauss 𝑘 −Jacobsthal-Lucas sayı dizilerinin polinomları tanımlanmıştır. Bu polinomların bazı özellikleri elde edilmiştir. Gauss 𝑘 −Jacobsthal polinomları ile bilinen Jacobsthal polinomları ve Gauss 𝑘 −Jacobsthal-Lucas polinomları ile bilinen Jacobsthal-Lucas polinomları arasındaki ilişki verilmiştir. Son olarak, yeni ailenin ve polinomlarının matris temsilleri bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinin incelenmesi

    Kübra Yılmaz

    Araştırma; öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Doğu Anadolu'da orta ölçekli bir ilde bulunan Eğitim Fakültesinde 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde eğitim görmekte olan 19 okul öncesi, 20 sınıf ve 20 ilköğretim matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen 'Problem Çözme Süreci Formları' (PÇSF) aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada betimsel analiz yöntemi kullanılmış olup yapılandırılmış problem çözme süreci formları ile elde edilen veriler araştırmacı ve bir uzman tarafından hazırlanan değerlendirme ölçütleri yardımıyla değerlendirilmiştir. Polya'nın problem çözme basamaklarından ilki olan problemi anlama basamağında sınıf öğretmen adaylarının; problemin çözümü basamağında okul öncesi ve sınıf öğretmen adaylarının; çözümün değerlendirilmesi basamağında ise genel olarak okul öncesi, sınıf ve ilköğretim matematik öğretmen adaylarının çoğunun sorun yaşadığı görülmüştür. Araştırma sonuçları doğrultusunda lisans programında problem çözme ve problem çözme öğretimi içerikli bir dersin eklenmesi önerilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Padovan, pell-padovan, perrin octonions and sedenions

    Ayşe Karanlık Akpınar

    Bu çalışmada, Padovan, Pell-Padovan ve Perrin sayı dizileri ile oktonyonlar ve sedenyonlar kullanılarak Padovan, Pell-Padovan, Perrin oktonyonları ve sedenyonları tanımlanmıştır. Bu oktonyonlar ve sedenyonların dizileri oluşturulmuş ve bu dizilerin rekürans bağıntıları ve özellikleri elde edilmiştir. Padovan, Pell-Padovan, Perrin oktonyonlar ve sedenyonlar dizilerinin terimlerini, diziyi oluşturmadan elde etmemizi sağlayan eşitlikler sunulmuştur. Padovan, Pell-Padovan, Perrin oktonyonlarının ve sedenyonlarının matris temsilleri türetilmiştir. Ayrıca bu oktonyonlar ve sedenyonlar için üreteç fonksiyonları, Binet formülleri ve toplam formülleri verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Hidropolitik açıdan Türkiye Irak ilişkilerinin değerlendirilmesi

    Alı Aabar Ahmed Al-ezzı

    Küresel ısınma sebebiyle Dünya genelinde sıcaklık ortalamaları sürekli artmakta, bunun doğal sonucu olarak su kaynakları olumsuz etkilenmektedir. Küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sebeplerle yağış miktarında düşüş yaşanması suyun etkin kullanımını olumsuz etkilemektedir. Bu durum hem ülkemizde hem de Dünya genelinde büyük sorunlara sebep olmakta, hatta olası savaşların sebebi olarak görülmektedir. Mevcut uluslararası hukuk kuralları doğrultusunda yaşanan su sorunlarının çözümü ve suların paylaşımı konusunda çok sayıda çalışma yapılmış olsa da su ihtiyacının karşılanması için yeterli olamamaktadır. Bu problemi yaşayan ülkelerden biri olan Türkiye'de; Irak ile çeşitli sorunlar yaşamakta ve sınır aşan sular konusunda bir anlaşmaya varamamaktadır. Türkiye suyun paylaşımı konusunda uluslararası antlaşmalarla kendisine tanınan hakları kullanmak istemekte aynı zamanda su kaynakları üzerinde güç sahibi olma hedefi ile projeler üretmektedir. Irak ise bu politikaya karşı çıkmakta daha fazla hakka sahip olmak istemektedir. Bu durum iki ülke arasında yıllardır çözüm üretilemeyen bir sorun oluşturmaktadır. Bu çalışmada da Türkiye ve Irak su kaynakları, sınır aşan suları, geçmişte ve günümüzde yapılan antlaşmalar, ülkelerin kaynaklardan yararlanma oranları gibi bilgiler araştırılarak hidropolitik açıdan Türkiye-Irak ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca her iki ülkenin de bölgedeki su sorunu ve ülkelerin tutumları araştırılarak çözüm önerileri değerlendirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Bi2o3 ince film büyütme ve karakterizasyonu

    Nagehan Şahin

    Bu tez çalışmasında, reaktif radio-frekans magnetron saçtırma yöntemi kullanılarak Bi2O3 ince filmler cam, silisyum ve indiyum kalay oksit (İTO) alt taşlar üzerine büyütüldü. Büyütme işlemi için bizmut oksit kaynağı olarak Bi2O3 target kullanıldı. Büyütmelerde ilk olarak gücün büyümeye etkisini incelemek için 40 W, 80 W ve 120 W güç seviyelerinde büyütmeler yapıldı. Daha sonar çalışma basıncının büyümeye etkisini incelemek için 8-24 mTorr çalışma basıncı aralığında 4mTorr'luk artışlarla büyütmeler yapıldı. Son olarak O2 kısmi basıncının büyümeye etkisini incelemek için 8mTorr ve 24mTorr çalışma basınçlarında 15sccm ve 45sccm O2 kısmi basıncında büyütmeler yapıldı. Büyütülen filmlerin yapısal ve optik özelliklerinin incelenmesi için X-Işını kırınımı (XRD), Enerji Dispersive Spektroskopisi (EDAX), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve soğurma ölçüm tekniği kullanılmıştır. XRD analizlerinde tüm filmlerde (111) yönelimli fcc-Bi2O3 ve (222) yönelimli fcc-Bi2O3 yapılar saptanmıştır. Büyütme parametrelerinin değişmesiyle tetragonal ve monoklinik yapılar oluşmuştur ve filmlerin XRD piklerinin yönelimi ve şiddeti değişmiştir. SEM analizinde çalışma parametrelerinin değiştirilmesi ile yüzey morfolojisinin değiştiği, yüzeyde farklı yapılar oluştuğu, yüzey homojenliği ve yoğunluğunun değiştiği görülmüştür. Optik analizler sonucunda büyütülen filmlerin 2,02 eV - 2,94 eV aralığında bant genişliğine sahip olduğu ve bant aralığının çalışma basıncının artmasıyla azaldığı saptanmıştır. Büyütülen filmlerde tavlama etkisinin incelenmesi için filmler 400°C' de atmosfer ortamında tavlanmıştır. Tavlanmış filmlerin XRD analizinde yeni polimorfların oluştuğu ve pik şiddetlerinde artış olduğu saptanmıştır. Optik analizlerde ise filmlerin bant genişliğinin arttığı ve soğurma sonuçlarının iyileştiği görülmüştür. Deneysel sonuçlar büyütme gücünün, çalışma basıncının ve alt taşın Bi2O3 ince filmlerin yapısal, yüzeysel ve optik özellikleri üzerinde çok etkili olduğunu göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Leavitt yol cebirlerinin endomorfizma halkalarının yerel birimlilik koşulları

    Elif Başak Türkoğlu

    E yönlü bir graf, K , herhangi bir cisim L≔L_K (E) katsayıları K cisminden alınan E grafının Leavitt yol cebirleri, H≔End(L_L) ise Leavitt yol cebirlerinin sağ modülleri üzerinden oluşturulan birimli endomorfizma halkası olsun. Bu çalışmada sol düzgün yerel birimsel halkanın tanımı verilmiştir. Ayrıca, H sol ve sağ düzgün yerel birimsel halka ise L de düzgün yerel birimsel halka, L morfik ve görüntü-projektif ise H da sol morfik, H sonlu- dik toplanan halka ise L de sonlu dik toplanan halka oldukları ve son olarak da H değişim halkası ise L sonlu- dik toplanan halka ve L sonlu-dik toplanan halka ise L nin değişim halkası olması gerektiği kanıtlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Sinyalize kavşaklarda performans analizi ve simülasyonu: Erzincan ili örneği

    Muhammed Sami Demircioğlu

    Dünyamızda artan nüfus ile birlikte karayollarında yer alan taşıt sayısı artmıştır. Artan bu taşıt sayısından dolayı trafikte istenmeyen problemler oluşmuştur. Bu sorunlar gecikme, zararlı gaz salınımları ve trafik sıkışıklığı olarak sıralanabilir ve özellikle kent içi kavşaklarda meydana gelmektedirler. Bu nedenle kavşak tasarımında en ideal çözüme ulaşmak toplum için çok önemlidir. Günümüz teknolojisi ile çalışma alanında uygulama yapılmadan simülasyon programları ile sonuçlar gözlemlenir ve en ideal çözüme ulaşılabilir. Yapılan bu çalışmada, Erzincan'daki en yoğun trafiğe sahip güzergahlardan biri olan ve şehir merkezi ile şehrin doğusu boyunca uzanan güzergah incelenmiştir. Bu koridorda yer alan yedi sinyalize kavşak incelenerek koridordaki trafiği iyileştirmek hedeflenmiştir. Kriter olarak CO2 salınımı, gecikme süresi, VOC salınımı, kuyruk uzunluğu, NOx salınımı, hız, bekleme süresi ve seyahat süresi kullanılmıştır. Yedi farklı senaryo oluşturulmuştur. Bu senaryolar AIMSUN simülasyon proğramı ile incelenmiştir. Bulunan simülasyon sonuçları arasındaki en iyi senaryo, TOPSİS yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışmada Dörtyol ve Eski Terminal Kavşakları modern dönel kavşak olarak belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, bu koridorda, CO2 salınımı %10, gecikme süresi %35, VOC salınımı %14, kuyruk uzunluğu %35, NOx salınımı %13, bekleme süresi %38 ve seyahat süresi %19 azalmıştır. Hız %15 artmıştır. En iyi durum, senaryo 4 olarak belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Doygun akım değerinin normal ve kar yağışlı havalarda karşılaştırılması: Erzincan ili örneği

    Zeynep Yıldız

    Bu çalışmanın amacı, sinyalize kavşak tasarımında büyük oranda etkisi olan doygun akım değerinin karlı hava şartından etkilenip etkilenmediğini ifade etmektir. Bu doğrultuda veriler toplanıp analiz edilerek karşılaştırma yapılması hedeflenmiştir. Çalışma sahasını Erzincan ili şehir merkezinde bulunan Dörtyol ve Nedim Muradoğlu kavşakları oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler, iki sinyalize kavşakta sabah ve akşam zirve saatlerde, karlı ve normal hava şartlarından elde edilmiştir. Doygun akım hesabı için zaman zincinden aralık yöntemi kullanılmıştır. Kavşak kollarına ait zaman cinsinden aralık değerleri ve zaman cinsinden doygun aralıklar hesaplanmış, başlangıç zaman kayıpları belirlenmiş ve doygun akım değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen hesaplamalar karlı ve normal hava koşulları için ayrı ayrı irdelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışmada elde edilen zaman cinsinden aralık değerlerinin kaçıncı taşıtta doygun aralığa ulaştığını belirlemek için Anova testi yapılmıştır. Anova testi sonucu karlı hava koşullarının doygunluğa ulaşılan taşıt sırasına etkisi gözlemlenmemiştir. Zaman cinsinden doygun aralık değerleri (hs), normal hava koşullarına göre karlı hava koşullarında artış göstermektedir. Zaman cinsinden doygun aralık değerlerindeki artış doygun akım değerlerinde azaltıcı etkiye sebep olmuştur. Yapılan diğer çalışmalarda karlı havaların doygun akım değerlerinde azaltıcı etkisi elde edilmiş ancak Erzincan' da yapılan çalışmada kar yağışının az olması, kavşak kapasitelerinin yeterli olması ve trafik yoğunluğunun az olmasından dolayı etki çok az bulunmuştur. Sonuç olarak, bu tez çalışmasında karlı havanın doygun akım değeri üzerindeki azaltıcı etkisi elde edilmiştir. Karlı hava şartının doygun akım değerindeki azaltıcı etkisi sürücülerin zorlu hava şartlarında trafik bilgilendirmesi, bazı önlem ve tedbirlerle çözülebilir.