Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim2025I. basamak sağlık hizmetlerine başvuran bireylerde depresif belirtiler ve Tanrı algısı ilişkisinin incelenmesi: Tokat/Niksar örneği
Şeyma Yalçın
Bu çalışmanın amacı I. basamak sağlık hizmetlerine başvuran bireyler üzerinde depresif belirti ve Tanrı algısı arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Çalışma kuramsal ve emprik olarak iki temel bölümden oluşmaktadır. Kuramsal bölümde kavramsal ve teorik bir çerçeve çizilirken emprik bölümde ise elde edilen verilerin analizi sunulmuştur. Çalışmanın örneklemini Tokat ili Niksar ilçesi I. basamak sağlık hizmetlerinden aile sağlığı merkezlerine ve sağlıklı hayat merkezine başvuru yapan bireyler arasından tesadüfi olarak seçilen 266 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Beck Depresyon Ölçeği ve Tanrı Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada katılımcıların depresif belirtiler düzeyi ve Tanrı algısı ilişkisi incelenmiştir. Bununla birlikte katılımcıların depresif belirti düzeyleri, sevgi yönelimli Tanrı algısı ve korku yönelimli Tanrı algısı düzeyleri; sosyodemografik değişkenler temelinde değerlendirilmiştir. Çalışmada katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, sosyoekonomik düzeyi, daha önce psikolojik tanı veya tedavi alma durumu değişkenleri ile depresif belirtiler arasında anlamlı düzeyde farklılıklara ulaşılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların sevgi yönelimli Tanrı algısı düzeyleri ile cinsiyet, yaş, medeni durumları arasında; korku yönelimli Tanrı algısı düzeyleri ile cinsiyetleri arasında anlamlı farklılıklara ulaşılmıştır. Diğer taraftan depresyonun alt boyutları olan umutsuzluk, kendine karşı olumsuz duygular, somatik belirtiler ve suçluluk duygulanımları ile sevgi yönelimli Tanrı algısı ve korku yönelimli Tanrı algısı arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Yazma güçlüğü görülen Türkiye ve Suriye kökenli ilkokul öğrencilerinin yazım hata türlerinin belirlenmesi ve karşılaştırması
Gadir Daas
Bu çalışmanın amacı, yazma güçlüğü yaşayan ilkokul öğrencilerinin yazılı ürünlerinde gözlenen hata türlerini belirlemek ve Türkiyeli ile Suriyeli öğrencilerin yazım hatalarını karşılaştırmaktır. Araştırmanın verileri, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde bulunan beş ilkokuldan toplanmıştır. Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin yazımlarında yer alan yazım hataları betimsel tarama modeliyle analiz edilmiş; ayrıca nedensel karşılaştırma modeli kapsamında iki öğrenci grubu arasında anlamlı fark olup olmadığı incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin en sık yaptığı yazım hataları arasında harf ve hece atlama, kelime veya cümle atlama, harf ve hece ekleme, harflerin ters yazılması, benzer harflerin karıştırılması, kelimeleri bitişik yazma ya da kelimenin harflerini ayırarak yazma gibi durumlar yer almaktadır. Ayrıca satır sonunda uygun yerde durmama ve noktalama işaretlerini etkili kullanamama gibi problemler de yaygındır. Türkiyeli ve Suriyeli öğrenciler karşılaştırıldığında, her iki grupta benzer türde hatalar görülmekle birlikte, Suriyeli öğrencilerde bu hataların daha sık tekrarlandığı tespit edilmiştir. İstatistiksel analizler sonucunda, Türkiyeli ve Suriyeli öğrencilerin dikte (p =.575) ve kopyalama metin (p = .709) puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak cinsiyete göre yapılan analizlerde, kız öğrencilerin hem dikte (p = .031) hem de kopyalama (p =.041) metinlerinde erkek öğrencilere kıyasla daha okunaklı yazılar yazdıkları tespit edilmiştir. Sınıf düzeyine göre yapılan değerlendirmede ise 3. ve 4. sınıflar arasında anlamlı fark olmadığı belirlenmiştir (dikte için p = .372, kopyalama için p = .291). Ayrıca, dikte metinleri ile kopyalama metinleri arasında güçlü düzeyde pozitif yönde bir ilişki olduğu bulunmuştur (r = .829). Bu durum, öğrencilerin yazma becerilerinin her iki tür metinde benzer seviyelerde gerçekleştiğini göstermektedir. Sonuç olarak, yazma güçlüğü yaşayan ilkokul öğrencilerinin yazım hatalarının türünü belirlemek, bu öğrencilerin eğitimsel ihtiyaçlarını daha doğru şekilde analiz etmek açısından önemlidir. Elde edilen bulgular, özellikle çok dilli ve çok kültürlü sınıf ortamlarında etkili müdahale stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Özel Öğrenme Güçlükleri, Yazma güçlüğü, İlkokul, Türkiye, Suriye.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Sistematik riskler ve sermaye yapısı: Turizm sektörü üzerine bir uygulama
Aziz Kaldırım
Bu tezin amacı belirsizlik ortamında turizm sektörünün sermaye yapısı belirleyicilerinin değişkenliğinin belirlenmesidir. Çalışmada belirsizlik dönemi olarak Covid-19 pandemisinin yaşandığı dönem kullanılmıştır. Sonrasında Türkiye'de ve dünyada turizm sektörünün genel yapısı ve ekonomideki yeri ile ilgili özet bilgiler aktarılmıştır. Tezin uygulama bölümünde Türkiye'de BİST'e kayıtlı turizm işletmelerinin sermaye yapılarının pandemi öncesi dönemde ve pandemi döneminde nasıl değişkenlik gösterdiği araştırılmıştır. Ek olarak pandemi dönemi kukla değişken ile temsil edilerek pandeminin doğrudan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak Kısa vadeli borç/toplam kaynak, toplam borç/toplam kaynak, uzun vadeli borç/toplam kaynak ve öz kaynak/toplam kaynak değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmada bağımsız değişken olarak net kar/toplam öz kaynak, dönen varlıklar/kısa vadeli borç, net işletme sermayesi, sönen varlıklar/duran varlıklar, satılan malın maliyeti/stoklar, satılan malın maliyeti/net satışlar, net satışlar/ticari alacaklar, faaliyet giderleri/net satışlar ve net kar/toplam aktif değişkenleri kullanılmıştır. Pandemi dönemi ise kukla değişken ile temsil edilerek modele dahil edilmiştir. Araştırma sonucunda pandemi öncesi dönem ve pandemi döneminde de net işletme sermayesinin kısa vadeli borç/toplam kaynak değişkeni ile negatif ilişkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca pandemi turizm işletmelerinde kısa vadeli borcun azalmasına, uzun vadeli borç ve öz kaynak miktarının ise artmasına yol açmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Erzincan Ovası'nda örtü altı sebze yetiştiriciliği
Ayşe Kılıç
Doğu Anadolu Bölgesi'nin karasal iklim koşullarına rağmen Erzincan Ovası'nda mikroklima avantajları sayesinde, son yıllarda gelişen sulama altyapısı ve tarımsal destek programları sayesinde örtü altı sebze üretiminde dikkat çekici bir artış gözlenmektedir. Ancak, sahanın örtü altı yetiştiriciliği açısından ekonomik değerini ele alan bilimsel çalışmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Dolayısıyla bu çalışma, Erzincan Ovası'nda örtü altı sebze yetiştiriciliğinin mevcut durumunu, üretim yapısını, ekonomik verimliliğini ve sürdürülebilirlik potansiyelini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada öncelikle dünya ve Türkiye'de örtü altı yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ve günümüzdeki durumu değerlendirilmektedir. Daha sonra, örtü altı yapı malzemelerinin yapısal ve genel özellikleri açıklanmakta, Türkiye genelinde ve Erzincan Ovası özelinde örtü altı yetiştiriciliğinin önemi araştırılmaktadır. Ovada sebze üretimine dayalı örtü altı yetiştiriciliği faaliyetlerinin, yöre halkının geçim kaynakları ve bölgesel tarımsal çeşitlilik açısından ön plana çıktığı görülmektedir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Çalışmada, 2024 yılı itibarıyla Erzincan'daki seracılık faaliyetleri üzerine yapılan arazi gözlemleri, üretici anketleri ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri temel alınmıştır. Bu kapsamda sahada 22 örtü altı üreticisi ile anket ve mülakatlar yapılmıştır. Araştırma sonuçları, Erzincan Ovası'nda örtü altı sebze üretiminin temel belirleyicilerinin iklim koşulları, yatırım maliyetleri ve pazarlama kanalları olduğunu göstermektedir. Özellikle enerji maliyetleri ve girdi fiyatlarının yüksekliği, üretimin sürdürülebilirliğini sınırlayan faktörler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, Erzincan Ovası'nın yüksek güneşlenme süresi, düşük nem oranı ve organik üretime elverişli toprak yapısı, bölgeyi jeotermal veya yenilenebilir enerji destekli modern seracılık yatırımları için uygun kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Erzincan, Örtü Altı Tarım, Sebze Üretimi, Sürdürülebilir Tarım, Kırsal Kalkınma.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Gerçeklik terapisi odaklı kariyer danışmanlığı psikoeğitim programının ortaöğretim öğrencileri üzerine etkisi
Saliha Pütüm
Kariyer, bireyin meslek edinme yolculuğundaki deneyimlerinin bütünü olup, sadece belirli bir mesleğin seçilmesiyle sınırlı değildir; kişinin hayatı boyunca kazandığı beceriler ve başarılarla şekillenir. Bu araştırmada, lise öğrencileri için geliştirilen Gerçeklik Terapisi Odaklı Kariyer Danışmanlığı Psikoeğitim Programı'nın (GTOKDPP) bireylerin kariyer bağlılığı ile depresyon, kaygı ve stres düzeylerine etkisi değerlendirilmiştir. Çalışma, ön-test, son-test, takip testi ve kontrol grubu içeren yarı deneysel bir tasarımla yürütülmüştür. Araştırma, 11. sınıf öğrencilerinden oluşan 20 kişilik bir örneklemle gerçekleştirilmiş; 10 öğrenci deney grubuna, 10 öğrenci ise kontrol grubuna dahil edilmiştir. Deney grubuna, araştırmacı tarafından haftada bir kez olmak üzere toplam beş oturum boyunca GTOKDPP grup formatında uygulanmıştır. Veri toplamak için Kariyer Adanmışlığı Ölçeği (KAÖ) ile Depresyon, Kaygı ve Stres Ölçeği (DASÖ-21) kullanılmıştır. GTOKDPP'nin etkisini analiz etmek için Mann Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, GTOKDPP'nin lise öğrencilerinin kariyer bağlılığını artırdığı ayrıca depresyon, kaygı ve stres düzeylerini düşürdüğü saptanmıştır. Elde edilen bulgular, ilgili literatür ışığında ele alınmış ve çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kariyer Danışmanlığı, Gerçeklik Terapisi, Psikoeğitim Programı
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Mustafâ İsâmüddîn Üsküdârî ve El-Lüm'atü'l-Bedriyye Ale'l-Kasîdeti'l-Mudariyye (Transkripsiyonlu metin–inceleme)
Issa Khaled Issa Alhatamleh
ÖZET Bu çalışma, Muhammed Şerefüddîn-i Busîrî tarafından kaleme alınan ve İslam dünyasında önemli bir yere sahip olan Kaside-i Mudariyye'yi konu almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, Busîrî'nin hayatı, ilmî kişiliği, tasavvufi düşüncesi ve eserleri detaylı bir şekilde ele alınmış; onun, çağının düşünce ve edebiyat geleneğine katkıları ortaya konmuştur. Daha sonra, çalışmanın ana konusu olan Kaside-i Mudariyye'nin genel özellikleri incelenmiş, şiirin edebî, dinî ve tasavvufi boyutları değerlendirilmiştir. Kaside, Arap dünyasında büyük bir ilgiyle karşılanmış ve çeşitli alimler tarafından şerh edilerek kasidenin anlaşılması kolaylaştırılmıştır. Bu bağlamda, Türk dünyasında kaside üzerine yapılan akademik araştırmalar, şerhler ve yorumlar derinlemesine ele alınmıştır. Osmanlı döneminde ise Kaside-i Mudariyye, medrese ve tasavvuf geleneği içerisinde önemli bir yer edinmiş ve çeşitli alimler tarafından incelenerek şerh edilmiştir. Bu bağlamda, İsâmüddîn-i Üsküdârî'nin bu kasideye yazdığı şerh özel olarak incelenmiş, şairin hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Üsküdârî'nin şerhi, Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış olup, Kaside-i Mudariyye'nin Osmanlı ilmî geleneğinde önemli bir yere sahiptir. Ayrıca, bu çalışmada Kaside-i Mudariyye'nin orijinal metni Osmanlı alfabesinden Latin harflerine aktarılarak günümüz okurları için daha erişilebilir hâle getirilmiştir. Bu sayede, hem Arap hem de Türk edebiyatı geleneğinde derin izler bırakan bu şiirin günümüz akademik dünyasında daha geniş bir kesim tarafından incelenmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bûsîrî , Kaside-i Mudariyye , İsâmüddîn-i Üsküdârî , Şerh
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Yeşilay ve Türkiye İçki Aleydarı Gençler Cemiyeti'nin alkol karşıtı öğrenci etkinlikleri (Yeşilay Mecmuası'nın açıklamalı fihristi ile)
Burak Taş
Bu araştırmada, 1928-1945 yılları arasında Türkiye'de gelişen alkol karşıtı hareketlerinin öncüsü niteliğindeki Yeşilay Cemiyeti ile bu cemiyetin ülküsünden meydana gelen Türkiye İçki Aleyhdarı Gençler Cemiyeti tarafından organize edilen öğrenci merkezli alkol karşıtı faaliyetler incelenmiştir. Çalışma kapsamında, söz konusu faaliyetlerin hem niteliksel özellikleri hem de örgütlenme biçimleri ortaya konularak bu faaliyetlerin eğitimle olan çok yönlü ilişkisi değerlendirilmiştir. Araştırma sürecinde, tarihsel verilerin analizine imkân tanıyan nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, Yeşilay Cemiyetinin ve Gençler Cemiyetinin ilgili dönemde yayımlamış oldukları "İçki Düşmanı Gazete (Yeşilay Mecmuası)" birincil kaynak olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda, kullanılan kaynakların erişilebilirliğini ve akademik çalışmalara katkısını artırmak amacıyla, Yeşilay Mecmuasının açıklamalı fihristine de yer verilmiştir. Bulgular, Yeşilay Cemiyeti ve Gençler Cemiyeti tarafından organize edilen öğrenci faaliyetlerinin yalnızca alkol karşıtı bir bilinç oluşturmayı hedeflemediğini, aynı zamanda dönemin gençlerine yönelik kapsamlı bir informal eğitim süreci sunduğunu da ortaya koymaktadır. Müsamereler, konferanslar, kongreler, çay davetleri, geziler ile Yeşil Gün ve Üzüm Günü Bayramları gibi etkinlikler aracılığıyla yürütülen bu faaliyetler, cemiyetin dönemin eğitim sistemiyle kurulan çok katmanlı ilişkisini ve informal eğitim bağlamında taşıdığı işlevselliği de gözler önüne sermektedir. Anahtar Kelimeler: Türkiye İçki Aleyhdarı Gençler Cemiyeti, Alkol, Dejenerasyon, Eğitim Tarihi, İçki Düşmanı Gazete
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025İlkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitabında yer alan atasözü ve deyimlerin öğretiminde web 2.0 aracı (Wordwall) kullanımı
Sibel Polat
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 2. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan atasözü ve deyimlerin öğretiminde Web 2.0 aracı olan Wordwall uygulamasının etkililiğini incelemektir. Anlam ve kullanım açısından birbirini tamamlayan bu söz varlıklarının, çağın gerektirdiği dijital teknolojilerle ve öğrencilerin gelişim düzeylerine uygun yöntemlerle öğretilmesinin; öğrencilerin atasözleri ve deyimlerin anlamını kavrama ve bağlam içinde doğru kullanma becerilerini geliştirmelerine katkısı araştırılmıştır. Araştırma, karma yöntem yaklaşımıyla yapılandırılmış; nicel kısmı yarı deneysel desen çerçevesinde yürütülmüştür. Nicel veriler, 84 ikinci sınıf öğrencisinden elde edilmiş; deney ve kontrol gruplarına uygulanan "Atasözü ve Deyimler Başarı Testi" ön test ve son test sonuçları SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Anlamlı farklar t-testi ile değerlendirilmiş, etki büyüklüğü Cohen's d analiziyle belirlenmiştir. Nitel veriler ise deney ve kontrol grubu öğretmenleri ile deney grubundaki 42 öğrenciden toplanmış; veriler "Dijital Etkinlik Değerlendirme Formları" aracılığıyla içerik analiziyle incelenmiştir. Ayrıca, 2. sınıf Türkçe ders kitabındaki atasözü ve deyim içeriği doküman analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Wordwall uygulamasının atasözü ve deyim öğretiminde öğrencilerin başarısını artırdığını, ilgiyi yükselttiğini ve öğretmenlerce etkili bulunduğunu göstermektedir. Ders kitabı ise atasözleri açısından yetersiz, deyimler açısından ise örtük biçimde sunulmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Selâmet b. Abdülbâkî b. Selâmet el-Enbârîn'in el-Nüket ve'l-İşârât fî Şerhi'l-Makâmât adlı eseri: Dokuzuncu Makamenin başına kadar (inceleme ve tahkik)
Mahmoud Wasım Kattan
Harîrî'nin Makâmât'ı, Arap edebiyatının önde gelen eserlerinden biridir. Müellifi Ebu Muhammed el-Kâsım b. Ali el-Harîrî (ö. 516/1122) tarafından kaleme alınan bu eser, âlimler ve dilciler tarafından büyük ilgiyle karşılanmış, birçok şerhe konu olmuştur. Bu şerhler arasında, Selâme b. Abdilbâkî el-Enbârî'nin (ö. 590/1194) yazdığı en-Nüket ve'l-işârât fî şerhi'l-Makâmât adlı şerh dikkat çeker. Görme engelli olmasına rağmen devrinin önde gelen âlimleri arasında yer alan el-Enbârî, Irak'ın Enbâr şehrinde doğmuş, genç yaşta Mısır'a göçerek burada ilim tahsil etmiş ve ders vermeye başlamıştır. Harîrî'ye yakın bir dönemde yaşamış olması, onun şerhini ayrıca değerli kılar. Eserde garîb kelimeler açıklanmış; şiirlerden, Kur'ân âyetlerinden ve hadislerden sıkça alıntı yapılmıştır. Ayrıca kaybolmuş bazı kaynaklardan aktarımlar ve başka kaynaklarda bulunmayan beyitler de yer almaktadır. Bu yönüyle eser, Arap dili ve edebiyat tarihi açısından kıymetli bir kaynaktır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde, el-Enbârî'nin hayatı ile şerhin içeriği, yöntemi ve dili incelenmiştir. İkinci bölümde ise, eserin ilk sekiz makâmesinin tahkiki yapılmıştır. Çalışmada betimleyici ve analitik yöntem izlenmiş, farklı nüshalar karşılaştırılarak metin tenkidi gerçekleştirilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk
Arda Kaan Aktekin
Türkiye'de arabuluculuk süreci, 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile başlamıştır. Nispeten yeni olan bu uygulama ile arabulucu unvanına haiz kişilerce yargının iş yükünün hafifletilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmamızda kira uyuşmazlıklarında dava şartı haline getirilen arabuluculuk ve detaylarını aktarmaya çalıştık. Bu uygulama ile kanunda sayılan davalar arabulucuya başvurulmadan açıldığı takdirde dava şartı gerçekleşmemiş kabul edilecek ve usulden reddedilecektir. Özellikle kira uyuşmazlıklarında 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olan dava şartı arabuluculuk hala gelişimini sürdürmektedir. Dava şartı arabuluculuk, yargının iş yükünü hafifleterek kira uyuşmazlıkları adına dostane bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntem sunmaktadır. Bu çalışmamızda nispeten yeni olan kira hukukunda dava şartı arabuluculuğa ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. Birinci bölümde arabuluculuk hakkında genel bilgiler verilmiş olan çalışmamızın ikinci bölümünde kira hukukuna ilişkin temel bilgiler ve dava şartı arabuluculuğa tabi kira uyuşmazlıkları açıklanmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde kira hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk uygulamasına değinilerek pratikteki bazı sorunlar irdelenmiş ve süreç baştan sona açıklanmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025İlkokul öğretmenlerinin zihniyet teorisi bağlamında zekâ algılarının incelenmesi
Ali Cem Aktaş
Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğretmenlerinin zekâ algılarını belirlemektir. Yapılan bu çalışmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Mevcut durumu daha da derinlemesine yansıtabilmek adına hem nicel hem de nitel verilerden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim ve öğretim yılında Diyarbakır ili Çermik ilçesinde görev yapmakta olan ilkokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel veriler için Dweck (2013) tarafından geliştirilen ve İlhan Beyaztaş ve Hymer (2018) tarafından Türk kültürüne uyarlanan ''Zihniyet Ölçeği'' kullanılmıştır. Nitel veriler için ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler 197 öğretmene, nitel veriler ise nicel veri analizi sonucu ilkokul öğretmenlerinin sahip oldukları zihniyet algıları, cinsiyetlerine ve gönüllülük esasına göre belirlenen 10 öğretmene uygulanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel veriler SPSS programı kullanılarak, nitel veriler ise MAXQDA programı kullanılarak içerik analizi ile değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda ise; ilkokul öğretmenlerinin sahip oldukları zihniyet algıları arasında anlamlı bir farklılık görülürken, zekâyı algılayış özelliklerini yaş değişkeni açısından incelendiğimizde ise anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bu doğrultuda öğretmenlerin zekâlarının yaştan ziyade farklı durumlardan etkilendiği söz konusudur. Öte yandan sabit veya gelişen zihniyete sahip kadın öğretmenler arasında da zihniyet algıları konusunda anlamlı fark bulunmuştur.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Ergenlerde dijital oyun bağımlılığı, bilişsel esneklik ve stresle baş etme tarzlarının incelenmesi
Merve Bektaş
Bu araştırmanın amacı, bilişsel esnekliğin dijital oyun bağımlılığı üzerindeki etkisinde stresle baş etme tarzlarının aracı rolünü incelemektir. Çalışma, Erzincan ilinde bulunan üç farklı Anadolu lisesinde öğrenim gören 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileriyle yürütülmüş olup, toplam 414 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği", "Bilişsel Esneklik Ölçeği" ve "Çocuk ve Ergenler İçin Baş Etme Ölçeği" kullanılmıştır. Bu çalışmada verilerin analizi; Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, Bağımsız Örneklemler T Testi, Bağımsız Örneklemlerde Tek Yönlü Varyans Analizi ve PROCESS Makro (Model 4) yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, dijital oyun bağımlılığı ile bilişsel esneklik arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Dijital oyun bağımlılığı ile baş etme tarzlarından yardım arama ve problem çözme boyutları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunurken; bilişsel kaçınma ve davranışsal kaçınma boyutlarıyla pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Bilişsel esnekliğin dijital oyun bağımlılığı üzerindeki etkisinde baş etme tarzlarından "yardım arama" boyutunun aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Katılımcıların dijital oyun bağımlılığı ölçeğinden aldıkları puanların; cinsiyet, anne-baba birlikteliği ve günlük dijital oyun oynama sürelerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği saptanmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Hz. Peygamberin Sünnetinde Çocuk Terbiyesi
Nadide Nisa Atabey
Bu çalışmada Hz. Peygamber'in sünnetinde çocuk terbiyesi ve Hz. Peygamber'in eğitim ve terbiye ekseninde çocuklara yaklaşımı ele alınmıştır. Konunun daha iyi anlaşılması açısından eğitim, terbiye ve çocuk gibi kavramların derinlemesine incelemeleri yapılarak tarihsel gelişimlerine değinilmiştir. Çocuk eğitimi üzerine yapılan çalışmalar ile çocukların doğumlarından itibaren fiziksel ve zihinsel gelişimleri hakkında bilgiler verilmiştir. Müslümanlar için hemen her konuda örnek teşkil eden ve hayat rehberi olarak hareketleri ve sözleri takip edilen Hz. Peygamber'in, çocuk ve çocuk terbiyesi alanındaki söz ve davranışları üzerine bilgiler verilmiştir. Konu bütünlüğünü sağlamak ve günümüz eğitim sistemlerine ışık tutması amacıyla Hz. Peygamber'in eğitimci yönü, güncel eğitim ilkeleri ile kıyaslanarak incelenmiştir. Bu çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Konunun önemi, amacı ve yöntemi giriş kısmında ele alınmıştır. Birinci bölümde çocuk kavramı, tarihsel olarak çocuk algısı, çocukluk dönemi gelişim özellikleri ile gelişim dönemlerine değinilmiştir. İkinci bölümde terbiyenin tanımı ve önemi yapılarak terbiye-eğitim ilişkisi, Hz. Peygamber'in çocuk terbiyesinde kullanmış olduğu yöntem ve ilkeler ele alınmıştır. Hz. Peygamber'in bizzat yanında yetişen çocuklara karşı davranışlarını içeren rivâyetler hadis ilmi açısından incelenmiştir. Son olarak, Kur'ân-ı Kerîm'de yer alan çocuk ve çocuk eğitimine dair âyetlere yer verilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Kronotiplere göre belirlenmiş gruplarda 6 haftalık hipertrofi antrenmanının vücut profili ve kasın enine kesiti üzerine etkileri
Murat Özdal
Bu araştırmanın amacı, kronotiplere göre belirlenmiş gruplarda, 6 haftalık hipertrofi antrenmanının vücut profili ve kasın enine kesiti üzerine etkisi olup olmadığını incelemektedir. Araştırmaya, yaş ortalaması 19.42±1.017 yıl olan 20 sağlıklı erkek gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara, sabahçıl ve akşamcıl olarak ayrılabilecekleri kronotip anketi uygulanmıştır. Anket sonuçlarına göre sabahçıl grubu (n=10) ve akşamcıl grubu (n=10) olarak ikiye ayrılmıştır. Sabahçıl ve akşamcıl grupları 4 haftalık adaptasyon antrenmanının ardından 6 hafta hipertrofi antrenmanı uygulamıştır. Tüm gruplarda ön-son test olarak; somatotip belirlemek için vücut çevre ve çap ölçümleri yapılmıştır. Ardından, üst bacak kasının enine kesiti (lif çapı, boyutu vb.) manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle incelenmiştir. Verilerin dağılımını belirlemede frekans ve tanımlayıcı istatistik, grup içi egzersiz öncesi ve sonrası farkların belirlenmesinde paired samples t-testi, gruplar arasındaki farkın belirlenmesi için ise bağımsız örneklem t-testi yapılmıştır. Sonuç olarak, sabahçıl ve akşamcıl gruplarında ön test ve son test sonuçlarına göre; sadece vücut yağ oranı son testinde gruplar arası farkın anlamlı olduğu, diğer parametrelerde gruplar arası farkın anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Fakat rectus femoris kesitsel ölçümünde gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı fark olmasa da tıbbi ve matematiksel açıdan fark vardır. Bu bağlamda, sabahçıl biyoritmin ve sabah antrenman yapanların, akşamıl biyoritme ve akşam antrenman yapanlara göre daha avantajlı olduğu söylenebilir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Doctoral ThesisAçık Erişim2025Matematiksel yaratıcılığın matematik başarısı üzerindeki aracı rolü: Ortaokul öğrencileriyle bir yapısal eşitlik modeli
Uğur Yıldırım
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin matematiksel yaratıcılık ve matematik başarılarını açıklamada aile geliri ile anne ve baba eğitim yılı gibi sosyoekonomik değişkenlerin rolünü bütüncül bir bakış açısıyla incelemektir. Bu kapsamda, öğrencilerin matematiksel yaratıcılık ve matematik başarılarının sınıf düzeyi ve cinsiyet gibi bireysel değişkenler ile ailenin eğitim ve ekonomik düzeyi gibi çevresel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmiş ve aile geliri, anne ve baba eğitim yılı ile matematiksel yaratıcılığın matematik başarısı üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri yapısal bir model aracılığıyla ortaya konulmuştur. Araştırma, değişkenler arası ilişkileri incelemeye yönelik ilişkisel tarama deseninde yürütülmüştür. Örneklem, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bir il merkezinde, farklı sosyoekonomik düzeylere sahip üç devlet okulundan küme örnekleme yöntemiyle seçilen 398 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Veriler, öğrencilerin matematiksel yaratıcılık düzeylerini belirlemek amacıyla Matematiksel Üretkenlik Testi ve matematik başarılarını belirlemek amacıyla her sınıf düzeyi için geliştirilen çoktan seçmeli Matematik Başarı Testleri kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, korelasyon analizi, grup karşılaştırmaları için MANOVA/ANOVA ve değişkenler arası doğrudan ve dolaylı ilişkilerin incelenmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, matematiksel yaratıcılık ile matematik başarısı arasında pozitif, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermiştir. Cinsiyete göre kız öğrencilerin matematiksel yaratıcılık düzeylerinin erkek öğrencilere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, matematik başarısının ise cinsiyete göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Sınıf düzeyi açısından matematiksel yaratıcılığın anlamlı biçimde farklılaşmadığı, matematik başarısında ise özellikle beşinci sınıf lehine anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Ailenin eğitim ve ekonomik düzeyi yükseldikçe öğrencilerin matematiksel yaratıcılık ve matematik başarılarının anlamlı biçimde arttığı belirlenmiştir. Yapısal eşitlik model sonuçları, matematiksel yaratıcılığın matematik başarısının güçlü ve anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ve bazı sosyoekonomik değişkenlerin matematik başarısı üzerindeki etkilerinin matematiksel yaratıcılık aracılığıyla dolaylı olarak güçlendiğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, matematiksel yaratıcılığın ortaokul öğrencilerinin matematik başarısında önemli bir rol oynadığını vurgulamakta ve matematik öğretiminde yaratıcı düşünmeyi destekleyen öğrenme ortamlarının özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrenciler için yaygınlaştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Şehzade Abdüsselam ile Şemsünnisa hikâyesi (inceleme-metin)
Figen Dilber
Mustafa Hevâyî Efendi, XVI. yüzyılda Osmanlı sahasında, Bursa'da hatiplik yapan bir şairdir. Kendisiyle ilgili bilgiler yok denecek kadar azdır. Musannifi olduğu düşünülen nüsha ise Türk Dil Kurumu Kütüphanesi Türkçe Yazmaları koleksiyonunda bulunmaktadır. Nüshanın adı, "Şâh-zâde 'Abd es-Selâm'un Şemsün'n-Nisâ' ile Olan Hikâyât-ı Garibeleri" şeklinde geçmektedir. Yazarının adı, müstensihi, telif ve istinsah tarihi bilinmemektedir. Çalışmada eserin "124b-165a" varaklarının transkripsiyonlu şekilde Latin alfabesine aktarımı yapılarak incelenmiştir. Giriş bölümünde hikâyenin tanımı ile başlanarak halk hikâyesinin terimsel anlamı, izahı yapılmıştır. Destandan halk hikâyeciliğine geçişin merhaleleri, halk hikâyelerinin diğer anlatı türleriyle benzerlikleri ve farklıkları açıklanmıştır. Birinci bölümde, hikâyenin nüshalarının tavsifi yapılarak, musannifinin hayatı ve edebî kişiliği hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra hikâyenin manzum-mensur kısımları şekil, dil ve üslup bakımından incelenmiş; hikâye özetlenerek olay halkaları belirlenmiştir. Anlatmaya bağlı metinleri oluşturan tahkiye unsurları detaylandırılarak açıklanmıştır. Tüm bunlardan hareketle hikâyenin motifleri tespit edilip incelenmiştir. İkinci bölümü ise metin oluşturmaktadır. Çalışma; sonuç, kaynakça ve sözlük kısımlarıyla tamamlanmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Ramazan orucu ve iskemik ön koşullandırma kombinasyonunun vücut kompozisyonu, üriner yoğunluk ve atletik performans üzerine etkilerinin incelenmesi
Rabia Uygur
Bu araştırma, Ramazan orucu ve iskemik ön koşullandırma kombinasyonunun vücut kompozisyonu, üriner yoğunluk ve atletik performans üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nicel araştırma türlerinden tam deneysel araştırma tasarımında gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, lisede öğrenim gören, yaş ortalaması 17,53±,507 olan 30 erkek öğrenci dahil edilmiştir. Örneklem, oruç-antrenman-iskemik ön koşullandırma (n=5), oruç-antrenman (n=5), oruç (n=5), kontrol (n=5), antrenman-iskemi (n=5) ve antrenman (n=5) olmak üzere kümeleme 6 gruba ayrılmıştır. Ramazan orucu, anaerobik güç antrenmanı, kan akışı kısıtlama tabanlı iskemik ön koşullandırma prosedürleri izlenerek, tüm gruplarda; ön-son test aracılığıyla vücut profili, üriner yoğunluk, aerobik güç çıktıları belirlenmiştir. Sonuç olarak, incelenen örneklem grubu genelinde vücut yağ oranı, mezomorfik ve endomorfik yapı, vücut su oranı, aerobik güç testinde kat edilen toplam mesafe gibi parametrelerde azalmaya/düşüşe yol açarken, VO2max'ta etkisiz kalmış, ektomorfik yapıda ise artışa/yükselmeye neden olmuştur. Aerobik güç testinde koşulan toplam mesafede oruç-antrenman grubunun diğer gruplarla arasında anlamlı fark olduğu, VO2max'ta oruç-antrenman-iskemik ön koşullandırma grubunun diğer gruplarla arasında anlamlı fark olduğu, VO2max'ta son test ölçümlerinde ise antrenman-iskemik ön koşullandırma grubunun diğer gruplarla arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Araştırmada, Ramazan orucu ile iskemik ön koşullandırma kombinasyonunun hem pozitif hem de negatif etkilerinin olabileceği, bu etkilerin ise yapılan antrenman ve bireysel fizyolojik farklılıklara bağlı olarak değişiklik gösterebileceği kanısına varılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Sevinç Çokum'un Ağustos Başağı romanında zarf tümleçleri
Sümeyye Gamze Çelik
Bu çalışmada Sevinç Çokum'un Ağustos Başağı isimli eserinde var olan zarf tümleci yapılarının tespiti amaçlanmıştır. Çalışma bir eser üzerinde gerçekleştirildiği için çalışmanın yöntemi nitel araştırma desenlerinden doküman analizi olarak seçilmiştir. Çalışmada Sevinç Çokum'un Ağustos Başağı isimli eseri üzerinden Türkiye Türkçesi söz diziminin ögelerinden biri olan zarf tümleci kavramının belirlenmesi ve bu ögeyi teşkil eden yapıların tespiti amaçlanmıştır. Çalışmada ilk olarak eserdeki cümleler tek tek incelenerek zarf tümleci görevindeki yapılar tespit edilmiştir. Tespiti yapılan yapılar öncelikle türlerine göre beş başlık (zaman, durum, miktar, yön ve soru) altında sınıflandırılmıştır. Ardından türleri meydana getiren yapılar kendi içerisinde ayrıca tasnif edilmiştir. Elde edilen sonuçlar tablolar ve şekiller biçiminde sunularak değerlendirilmiştir. Çalışmada toplamda 2837 adet zarf tümleci tespit edilmiştir. %57,27'lik oranla durum bildirme zarf türü en fazla eserde öne çıkan zarf türü olmuştur. %1,86'lık oranla soru zarfı eserde en az öne çıkan zarf türü olmuştur. "neden" ve "niye" sözcüleri en fazla "nasıl" sözcüğü ise en az kullanılan soru zarfları olmuştur. Bu çalışmada Türkçenin anlatım gücüne sağladığı imkân bakımından zarf tümleçlerinin söz diziminde ne kadar mühim bir yer tuttuğu bilimsel açıdan ifade edilmeye çalışılmıştır. Söz diziminin araştırma konusu olan cümle ögelerine ve özelde zarf tümlecine yönelik bilimsel çalışmalar arttıkça konu daha da iyi anlaşılacaktır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025İslam hukuku açısından otizmli bireylerin hakları
Eric İnan
"İslam Hukuku Açısından Otizmli Bireylerin Hakları" adlı bu tez, İslam dininin temel prensipleri doğrultusunda dezavantajlı grupların haklarını koruma anlayışını merkeze alarak, özelde otizmli bireylerin İslam hukukundaki haklarını sistematik bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. İslam fıkhında bu konunun dağınık bir şekilde ele alınmış olması ve modern dönemdeki artan farkındalık, bu alanda kapsamlı bir çalışmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, İslam hukukundaki ilgili bilgileri bir araya getirerek, otizmli bireylerin haklarını ve ihtiyaçlarını detaylı bir şekilde ele alacak ve modern hukuk sistemlerindeki benzer düzenlemelerin İslam hukukundaki köklerini bilimsel bir metotla ortaya koyacaktır.Tezin temel hedefleri, otizmli bireylerin haklarının İslam hukukundaki önemini ve bağlayıcılığını açıklamak, bu konuda aileler, toplum ve devlet nezdinde farkındalık ve sorumluluk bilinci oluşturmak, hakların teslim edilmesiyle otizmli bireylerin toplumsal katılımına katkı sağlamak ve İslam hukukunun bu konudaki kapsamlı yaklaşımını vurgulamaktır.Araştırmanın temel problemi, günümüzde sayıları artan ve karmaşık ihtiyaçlara sahip otizmli bireylerin haklarının İslam hukuku çerçevesinde nasıl ele alındığı ve bu hakların neler olduğunun belirlenmesidir. Bu amaçla tümdengelimsel ve analitik yöntemler uygulanacak, şer'i metinler incelenecek, fıkıh mezheplerinin görüşleri karşılaştırılacak, deliller değerlendirilecek ve fıkıh kuralları çerçevesinde çözümler üretilecektir. Bu çalışma, İslam hukukunda otizmli bireylerin haklarını detaylı bir şekilde inceleyerek literatürdeki boşluğu doldurmayı, farkındalığı artırmayı ve hem İslami ilimler hem de sosyal politika ve hukuk alanlarına değerli katkılar sunmayı amaçlamaktadır. İslam'ın dezavantajlı bireylere yönelik merhametli yaklaşımını bilimsel bir zeminde yeniden değerlendirerek, günümüzdeki benzer sorunlara İslami perspektiften çözüm önerileri sunma potansiyeli taşımaktadır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Master ThesisAçık Erişim2025Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde konuşma dilinin rolü: Öğrenci görüşleri ve ders kitabı etkinliklerinin analizi
Merve Akyurt
Çalışmada Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde sözlü iletişim becerisinde yer alan konuşma dilinin rolü ve önemi hakkındaki öğrenci görüşleri ile kullanılan ders kitaplarındaki etkinliklerin konuşma dili açısından analizi amaçlanmaktadır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması deseni ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında görüşme formu ile doküman analizinden faydalanılmıştır. Katılımcılar, Türkiye'nin farklı illerindeki TÖMER'de eğitim gören C1 düzeyi öğrencilerden oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Doküman olarak ise Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti C1- C2 Düzeyi Ders Kitabındaki metin ve etkinlikler incelenmiştir. Verilerin analizi içerik analiziyle gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda ortaya çıkan kodlar, temalar altında birleştirilmiş ve okuyucuya sunulmuştur. Katılımcıların büyük çoğunluğu hedef dili öğrenen bireylerin günlük hayatta sağlıklı iletişim kurabilmeleri için konuşma diline de hâkim olması gerektiğini ifade ederken kimi katılımcılar ise bu dil öğretimine ihtiyaç duymamıştır. İncelenen ders kitaplarındaki etkinliklerde ise konuşma diline ait unsurlara yeterince yer verilmediği tespit edilmiştir. Bulgulardan hareketle ikinci dil olarak Türkçe öğretiminde ölçünlü dilin yanında konuşma diline de odaklanmanın gerekli olduğu, bunu yaparken öğrenicilere ölçünlü dil ile konuşma dili arasındaki temel farklılıkların üzerinde durulması gerektiği ve ders kitaplarındaki etkinliklerde konuşma dili unsurlarına yer verilmesinin önemli olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
