Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Doctoral ThesisAçık Erişim20241895-1923 yılları arasında süreli yayınlarda yer alan Türk şiirinde "Anadolu"
Handan Gürbüz Yeni
Bu çalışmada 1895'ten 1923 yılına kadar olan sürede Anadolu konusunun Türk şiirine yansıması araştırıldı. Çalışmada öncelikle belirtilen yıllar arasında yayınlanan mecmualar tespit edildi. Ardından bu mecmualar taranarak Anadolu konusunu işleyen şiirler ortaya çıkarıldı. Sonrasında ise şiirler, uygun başlıklar altında değerlendirildi. Çalışma Giriş bölümü hariç dört ayrı bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Anadolu'ya yönelişin nedenleri dönemin sosyal, siyasî, edebî, kültürel hareketlerinden yola çıkılarak ifade edildi. Birinci bölümde Türk şiirinin Anadolu'ya tam anlamıyla yönelmeden önce vatan konusunu nasıl ve ne şekilde ele aldığı belirtilmeye çalışıldı. İkinci bölümde Anadolu coğrafyasını işleyen şiirler ele alındı. Anadolu coğrafyası dağlar, denizler ve şehirler olmak üzere üç ayrı alt başlık altında incelendi. Coğrafi unsurların şiirlerde hangi işlevler doğrultusunda yer aldığı tespit edildi. Üçüncü bölümde "Köyde Hayat" başlığı altında köydeki günlük yaşam, kültürel hayat, toplumsal ve sosyal yapı ayrıca merkezi idarenin köylüye karşı tutumu gibi konular incelendi. Dördüncü bölümde ise "Anadolu İnsanı" başlığı altında kadınların, erkeklerin, çocukların ailedeki ve sosyal hayattaki yerine; eğitim meselesine, cephede ve cephe gerisinde vatanı işgalden kurtarma mücadelelerine, işgalin onları nasıl etkilediğine ve gurbet konusuna yer verildi. Sonuç bölümünde ise Anadolu konusunun Türk şiirindeki rolü tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Vatan, Anadolu, Anadolu insanı, şiir, süreli yayınlar
- Master ThesisAçık Erişim2024Kısa sûrelerin sosyo-psikolojik tahlili
Ayşegül Yıldız
Bu çalışma, Kur'an-ı Kerim'in insanın olumlu olumsuz ruh halleri konusundaki yaklaşımından yola çıkarak psikoloji ilmi ile ilişkisini ortaya koymak üzere yapılmış=r. Çalışmada, bireysel ve toplumsal iyi oluş ile ilgili çözümlere ulaşma noktasında Kur'an-ı Kerim'deki yaklaşıma ayna tutulmuştur. Çalışmamızın giriş bölümünde öncelikle kısa surelerde geçen genel psikolojiye yönelik bazı tahliller yapılmış=r. Psikoloji biliminin tespit eFği psikolojik sorunlara Kur'an-ı Kerim perspekHfinden bakılmaya çalışılmış=r. İnsanın zaafları ele alınarak insan psikolojisini bozan bazı unsurlar ve bunların psikolojik sağlamlık açısından olumsuz etkilerinden bahsedilmişHr. Çalışmamızın birinci bölümünde kısa surelerin insan psikolojisini onarmaya yönelik çözümleri tespit edilmişHr. PoziHf psikoloji bağlamında insan haya=nı manevî açıdan düzenleyen konulara değinilmişHr. Ruhsal güçlenmede ibadetler, ahlak, kişisel gelişim konularının etkilerinden bahsedilmişHr ve bunların psikoterapi ile benzerlikleri tahlil edilmişHr. Çalışmamızın son bölümünde ise kısa surelerdeki bazı temel konular sosyo-psikolojik açıdan ele alınmış=r. Son olarak tez araş=rması sonucunda elde edilen yorumların genel analizi yapılmış, Kur'ân'ı insan merkezli okumanın yararına dikkat çekilerek, çalışmanın literatürde doldurduğu alan ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tefsir, kısa sureler, insan, psikolojik tahlil, sosyolojik tahlil.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Yalan yere yemin suçu (TCK m. 275)
Kerim Kılıç
Yalan yere yemin suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 275'inci maddesinde üç fıkrada düzenlenmiştir. Bu suçun konusu olan yemin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 225 ilâ m. 239 arasında hüküm altına alınmıştır. HMK'da düzenlenen yemin, hukuki niteliği itibari ile kesin deliller arasındadır. İlgilisi tarafından yeminin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi durumunda, uyuşmazlığa konu olan vaka, yemin eden taraf lehine mahkeme nezdinde ispatlanmış olacağından, yeminin gerçeğe aykırı şekilde eda edilmesi hem hukuk davasının karşı tarafının adil yargılanma hakkını elinden alacak hem de adli faaliyetlerin güvenilir şekilde yürütülmesine engel olacaktır. Bu tehlikeleri bertaraf edebilme adına kanun koyucu, TCK m. 275'te yalan yere yemini bir suç olarak düzenleme gereği duymuştur. Yalan yere yemin suçunun ele alınabilmesi için her şeyden önce bu suç kapsamında önem arz eden bazı temel kavramların ortaya konulması gerekir. Bu itibarla yalan yere yemin suçu, yemine dair HMK'nın 225 vd. maddelerindeki hükümler ile karşılaştırmalı hukuktaki düzenlemeler de dikkate alınarak incelenmiştir. Bu kapsamda, yalan yere yemin suçunun suçun unsurları ve suçla korunan hukuki değer yönünden olan hukuk (de lege lata) ve olması gereken hukuk (de lege feranda) açısından ele alınması hedeflenmiştir. TCK'da yalan yere yemin suçunun taksirli haline yer verilmemiştir. Bununla birlikte, failin bu suçu hukuk davasında işlemesi neticesinde elde edeceği menfaat ile yalan yere edildiği iddia edilen yemine ilişkin suçun ceza yargılaması esnasında ispatında yaşanılan zorluk, faile suçun işlenmesini göze aldırabilecek ya da kolaylıkla bu suçu işlemesine imkân sağlayabilecektir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Üniversite öğrencilerinde şefkat korkusu, duygusal zekâ ve yaşam doyumunun incelenmesi
Mehmet Alperen Yalçın
Araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin şefkat korkusu, duygusal zekâ ve yaşam doyumunun incelenmesidir. Araştırmanın katılımcılarını Türkiye genelinde çeşitli üniversitelerde 2023-2024 eğitim-öğretim yılında eğitimine devam etmekte olan 337 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak "Şefkat Korkusu Ölçeği", "Duygusal Zekâ Ölçeği", "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgular normallik ölçülerini karşıladığı için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi, Bağımsız Örneklem T Testi, Tek Yönlü Çok Değişkenli MANOVA yöntemleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre; üniversite öğrencilerinde yaşam doyumu ile duygusal zekâ arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu, yaşam doyumu ile şefkat korkusu arasında ise negatif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu ve her iki değişkenin de yaşam doyumu üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu, şefkat korkusu ve duygusal zekâ düzeylerinin; cinsiyet değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, yaş değişkenin orta yaş grubu lehine, kardeş sayısı değişkeninin 0-1 yaş kardeş sayısı lehine, ebeveynlerin hayatta olma durumu değişkeninin ebeveynleri sağ ve birlikte olanlar lehine, gelir düzeyi değişkeninin yüksek gelir düzeyi lehine olmak üzere farklılaştığı ve üniversite öğrencilerinin duygusal zekâ ve yaşam doyumu düzeylerine anlamlı düzeyde etki ettiği tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Askeri Ceza Kanunu'nda resmi belgede sahtecilik suçu
Erhan Yakut
Belge, hukuken hüküm ifade eden, bir hakkın doğmasına veya bir olayın kanıtlanmasına yarayan düzenleyeni belli yazıları ifade etmektedir. Resmi belgede sahtecilik suçunun konusu olan resmi belge ise bir kamu görevlisi tarafından, kamu görevinin gereği olarak ve kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenen yazılardır. Türk Ceza Kanunu resmi belgelere yönelik gerçekleştirilen sahtecilik eylemlerini "kamu güvenine karşı suçlar" başlığı altında düzenlemiştir. Askeri hizmetlerin yürütülmesinde idari işlemlerin büyük bir çoğunluğu yazılı şekilde gerçekleştirilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri iradesinin görevli personel vasıtasıyla maddi aleme yansımasını sağlayan bu yazılar hukuki anlamda resmi belge niteliğindedir. Askeri hizmete müteallik resmi belgelerin hakikate aykırı şekilde düzenlenerek yahut hakikate aykırı olduğu bilinerek üst ve amirlere takdim edilmesi milli müdafaa faaliyetlerinin yürütülmesini sekteye uğratacaktır. Bu nedenle konuya ilişkin olarak Türk Ceza Kanunu'nda ve Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen suçların incelenmesi mevzuatın yorumlanmasında ve tatbikinde meydana gelebilecek ihtilafların önüne geçilebilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Türk hukukunda ısrarlı takip suçu
Miraç Fırat Çoğan
İnsan, yaradılışı gereği, hayatta kalabilmek ve ihtiyaçlarını temin edebilmek adına bir arada yaşamaya mecbur vaziyettedir. Bu sebeple insanoğlu var olduğu günden bu yana toplum içerisinde yaşamını sürdürmektedir. Ne var ki bir insan toplumunun olduğu yerde, bu insanlar arasında anlaşmazlıkların da ortaya çıkması kaçınılmaz bir durumdur. Bu anlaşmazlıkların önüne geçebilmek için hukuk kuralları ortaya çıkmıştır. Var olan hukuk kuralları, kimi zaman insanlar tarafından ihlal edilebilmektedir. Ceza hukuku alanında yer alan kuralların ihlal edilmesiyle, gerekli olan diğer şartların da varlığı halinde, suç olarak ifade edilen hukuki kurum ortaya çıkmış olacaktır. Toplumsal düzeni sağlamak için, ceza kanunları vasıtasıyla çok sayıda suç ihdas edilmiştir ve bu suçlar ihlal ettikleri hukuki değerlere göre cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, hayat karşı suçlar ve malvarlığına karşı suçlar gibi çeşitli gruplara ayrılmaktadır. Bu gruplardan birisi de hürriyete karşı suçlardır. Bu çalışmanın konusu, Türk Ceza Kanunu'nun "hürriyete karşı suçlar" başlıklı ikinci kitap, ikinci kısım ve yedinci bölümünde yer alan ısrarlı takip suçudur. Bu çalışmanın amacı, ısrarlı takip suçunun tarihi gelişimi ve genel yapısını ortaya koymak, Türk hukukunda yer alan ısrarlı takip suçu düzenlemesini detaylı bir biçimde incelemek ve uygulamada karşılaşılabilecek olan sorunlara çözüm önerisi getirebilmektir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Doğadan ilham alan optimizasyon teknikleri ve yapay sinir ağları ile taşkın ötelemesi
Muhammed Furkan Toraman
Bu tez kapsamında yapay arı kolonisi algoritması, parçacık sürüsü optimizasyon algoritması, ateş böceği algoritması, Kurbağa sıçrama algoritması ve genetik algoritma gibi doğadan ilham alan optimizasyon algoritmaları ile yapay sinir ağının ağırlık ve yanlılık parametreleri optimize ederek taşkın ötelemesi yapılmıştır. Tahmin sonuçları tekil yapay sinir ağı algoritması ile karşılaştırılarak meta sezgisel optimizasyon tekniklerinin taşkın ötelemesi tahmin performansı değerlendirilmiştir. Tahminleri için Ordu-Turna suyundaki 2009 ve 2013 yılında meydana gelen taşkın verileri kullanılarak yapılmıştır. Modelleme sırasında memba istasyonundaki 30 dakikalık akımlar girdi ve mansaptaki 30 dakikalık akımlar hedef değişkeni olarak kullanılmıştır. Modelin kurulumunda verilerin %70'i eğitim ve %30'u test olarak ayrılmıştır. Kurulan modellerin performansı kök ortalama kare hata (RMSE), ortalama mutlak hata (MAE), Akaike Bilgi Kriteri (AIC), Nash-Sutcliffe Verimliliği (NSE), Kling-Gupta Verimliliği (KGE), determinasyon katsayısı (R2), ortalama yanlılık hatası (MBE), yanlılık faktörü (BF) ve yüzde yanlılık (Pbias) gibi istatistiksel metriklere göre sınanmıştır. Analizler sonucunda ABC-ANN hibrit modeli 2009 taşkınlarını RMSE:1.84, AIC:71.63, KGE:0.94, R2 :0.97, ve Pbias:1.07 değerleri ve 2013 taşkınlarını ise RMSE:1.23, AIC:19.99, NSE:0.95, R2 :0.95, ve Pbias:0.63 değerleri ile en iyi tahminde bulunmuştur. Ayrıca RMSE değerlerinin yüzde değişlerine göre meta sezgisel optimizasyon algoritmaları tekil yapay sinir ağı modelini hata düzeyini taşkın tahmininde %45 ile %93 aralığında azalttığı tespit edilmiştir. Ek olarak, model performansları ısı haritaları, kümülatif dağılım grafikleri, Taylor diyagramları, keman grafikleri, kutu diyagramları, saçılma grafikleri, sütun grafikleri ve çizgi grafikleri ile görselleştirilerek ABCANN hibrit yaklaşımının üstünlüğü vurgulanmıştır. Buna göre sürü üyelerinin birbirleriyle etkileşimini taklit ederek yerel optimuma takılma riskini azaltan ve en uygun model parametrelerinin belirlenmesine yardım eden ABC-ANN modeli en doğru tahmin sonuçları üretmiştir. Çalışmanın sonuçları karar vericilere ve politika yapıcılara olası taşkın risklerini önceden görme, proaktif önlemler alma ve uygun müdahale stratejileri geliştirme açsından yardımcı olmaktadır. Anahtar Kelimeler: hiper parametre optimizasyonu, sürü zekâsı, taşkın ötelemesi, yapay zekâ
- Master ThesisAçık Erişim2024Dijital imza algoritmalarının matematiksel incelenmesi
Aleyna Gögen
Bu tezde, klasik dijital imza algoritmaları, kör imza algoritmaları ve hash tabanlı temel kuantum dayanıklı imza algoritmaları kapsamlı bir biçimde incelenmiştir. İlk olarak, dijital imza mekanizmalarının matematiksel temelini oluşturan temel kavramlar tanıtılmış; bu kavramlara dayanan RSA, Rabin ve ElGamal gibi asimetrik şifreleme algoritmaları açıklanmıştır. Devamında, klasik dijital imza şemalarından RSA, Rabin, ElGamal, Fiat–Shamir, Guillou–Quisquater, Schnorr, DSA ve Nyberg–Rueppel algoritmaları ile bunların eliptik eğri tabanlı türevleri ele alınmış; ayrıca RSA, Rabin, Schnorr, DSA ve Nyberg–Rueppel algoritmalarının kör imza versiyonları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Kuantum bilgisayarların klasik kriptografik sistemler üzerinde oluşturduğu tehditler çerçevesinde, hash tabanlı kuantum dayanıklı imza algoritmalarından Lamport ve Winternitz algoritmaları ele alınmıştır. Buna ek olarak, inkâr edilemez imza modeli kapsamında Chaum–van Antwerpen imza algoritması ile saldırı tespit edildiğinde imzalama işlemini durdurabilen GMR fail-stop imza algoritması incelenmiştir. Tez boyunca, her bir imza algoritmasının cebirsel işleyiş adımları ayrıntılı olarak sunulmuş ve geçerlilikleri özgün ispatlarla ortaya konulmuştur. Ayrıca, algoritmaların olasılıksal ve deterministik özellikleri ile güvenlik varsayımları analiz edilerek anlaşılabilirliği artırmak amacıyla her bir algoritma için örneklere yer verilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Türkiye-Azerbaycan eğitim sistemleri karşılaştırması
Fuad Hasanov
Bu araştırma, Türkiye ve Azerbaycan eğitim sistemlerini karşılaştırarak, her iki ülkenin eğitim sistemlerinde eğitim yönetimi, eğitim denetimi, eğitim felsefesi ve öğretmen yetiştirme süreçlerindeki temel alanlar ele alınarak temel farklılıkları ve ortak yönleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Türkiye ve Azerbaycan, tarihsel, kültürel ve dilsel bağları güçlü iki ülke olarak eğitim alanında benzer değerler taşımakla birlikte, sosyal ve politik dinamiklerine bağlı olarak eğitim sistemlerini farklı yaklaşımlarla şekillendirmişlerdir. Bu bağlamda, iki ülkenin eğitim yapılarının detaylı bir analizle karşılaştırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Araştırma bulguları, her iki ülkede de yönetim süreçlerinin katılımcılığı artıracak şekilde güncellenmesi gerektiğini göstermektedir. Türkiye'de yetki paylaşımı konusunda adımlar atılmış olsa da merkezi yapı karar alma süreçlerinde baskındır. Azerbaycan'da ise yönetim süreçlerinin yerelleştirilmesi ve okullara daha fazla inisiyatif verilmesi önerilmektedir. Denetim süreçlerinde şeffaflığın artırılması ve performans değerlendirme kriterlerinin güncellenmesi kritik bir gereklilik olarak görülmektedir. Öğretmen yetiştirme programlarının modern pedagojik yaklaşımlarla güçlendirilmesi, özellikle kalite güvencesi sistemlerinin iyileştirilmesinde önemli bir ihtiyaçtır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Karşılaştırmalı Eğirim, Eğitim Yönetimi, Eğitim Felsefesi, Eğitim Denetimi, Öğretmen Yetiştirme.
- Master ThesisAçık Erişim2024Kur'ân'-ı Kerîm'de itirâzî cümle
Ahmet Kerimoğlu
"Kur'ân-ı Kerîm'de İtirâzî Cümle" adlı çalışmamızda Arap dilinin ifade türlerinden olan İtirâzî cümle türü ve Kur'ân'daki kullanım biçiminin yanı sıra belâgat yönüne yer verilmiştir. Çalışmada itirâzî cümlenin Kur'ân'daki kullanımının belâğî ve edebî açıdan farklı yönlerinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu hedef bağlamında yapılan çalışmamız giriş, dört bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmuştur. Giriş kısmında konunun önemi, kapsamı, kaynakları ve yöntemi gibi çalışmanın ana konusu ile doğrudan ilgili olmayan ancak konunun anlaşılmasına yönelik hazırlayıcı bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde örnekler ışığında Kur'ân'da cümlede dilsel üslupların karakteristik özelliklerine değinilmiştir. İkinci bölümde Arapçadaki cümle kavramının tanımı, üslup ve kurulum açısından türlerine dair bilgi verilmiş, bunun yanı sıra i'râb açısından cümle çeşitleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde cümlenin bir türü olan itirâzî cümle kavramı tanımlanmış, belâgat açısından yönleri ve türleri detaylıca aktarılmıştır. Çalışmanın ana odağını oluşturan itirâzî cümle hakkında verilen bu teorik bilgilerden sonra dördüncü bölümde Kur'ân'da itirâzî cümlelerin kullanımı, belâgat açısından anlama katkıları ve örnekleri, sûre sıralamasına uygun şekilde okuyucu ile paylaşılmıştır. Çalışma sürecinde elde edilen yeni bulgu ve bilgiler, kanıtlarıyla birlikte sonuç kısmında sunulmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2024Bireylerin kişilik özelliklerinin tüketici sağlığı bilişimi ile ilişkisi: Z kuşağı örneği
Sevnur Karakaya
Günümüzde sağlık hizmetlerindeki dijital dönüşüm, bireylerin sağlıkla ilgili karar alma süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Tüketici sağlık bilişimi, sağlık teknolojilerinin bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırma potansiyelini yansıtan bir kavramdır. Bu doğrultuda çalışmada, teknolojinin hızla değişip geliştiği günümüz koşullarında Z kuşağı bireylerin kişilik özelliklerinin tüketici sağlığı bilişimiyle ilişkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Erzincan ilinde ikamet eden 1998-2004 doğumlu 473 birey üzerinde yapılan çalışmanın analizinde SPSS 21.00 ve AMOS 24.00 istatistiki programlar kullanılmıştır. Bu programlar aracılığıyla normallik analizi, demografik verilerin analizi, geçerlilik ve güvenirlilik analizleri, DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi), tanımlayıcı istatistiki analizler, korelasyon analizi, YEM (Yapısal Eşitlik Modelli/Yol Analizi) ve demografik verilere göre karşılaştırma analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda ise Z kuşağı tüketicilerin dışa dönüklük, geçimlilik, sorumluluk ve açıklık düzeylerinin tüketici sağlığı bilişimi düzeylerini pozitif yönde ve istatistiki açıdan anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Buna karşılık duygusallık ve tüketici sağlığı bilişimi arasında negatif yönde tespit edilen ilişki anlamlı bulunamamıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2024Sağlık işletmelerinde veri madenciliği uygulamaları
Murat Çetin
Bu tez çalışması, veri madenciliği tekniklerinin sağlık işletmelerinin performansını iyileştirmedeki rolünü incelemektedir. Veri madenciliği, büyük ve karmaşık veri setlerinden anlamlı bilgiler elde etme süreci olarak tanımlanmakta ve sağlık sektörü için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Sağlık işletmeleri, hasta bilgilerini analiz ederek ve görünüşte ilgisiz veriler arasındaki bağlantıları keşfederek hizmet kalitesini ve operasyonel verimliliği artırabilir. Bu çalışmanın temel amacı, veri madenciliği tekniklerini kullanarak sağlık işletmelerinde hasta yoğunluğunu azaltmak ve poliklinik sevklerinde zaman kaybını en aza indirmektir. Çalışmada, sağlık sektöründe veri madenciliğinin kullanımına yönelik literatür taraması yapılmış, özellikle Apriori algoritması gibi sık kullanılan veri madenciliği teknikleri incelenmiş ve bu tekniklerin sağlık işletmelerinde nasıl uygulanabileceği araştırılmıştır. Bu doğrultuda, veri madenciliği tekniklerinin sağlık işletmelerinde çeşitli avantajlar sağladığı tespit edilmiştir. Bu avantajlar arasında hasta memnuniyetinin artırılması, operasyonel maliyetlerin düşürülmesi ve sağlık hizmetleri kalitesinin iyileştirilmesi yer almaktadır. Özellikle birliktelik kuralı kullanımına dayalı veri madenciliği tekniklerinin, hastaların uyguladıkları hizmetler arasında bağlantı kurallarının belirlenmesinde etkili olduğu görülmüştür. Veri madenciliği tekniklerinin sağlık işletmelerinde etkin bir şekilde kullanımının, işletmelerin karar alma süreçlerini iyileştirecek ve hasta memnuniyetini iyileştireceği düşünülmektedir. Gelecekteki araştırmaların, daha geniş veri setleri ve farklı veri madenciliği algoritmaları kullanarak bu alandaki bilgiyi derinleştirmesi önerilmektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Tek Parti Dönemi'nde trahom mücadelesi: Hijyen, medeniyet ve eğitim
Arsen Kaan Altuğ
Bu tez, Tek Parti Dönemi (1923-1945) Türkiye'sinde trahomla mücadeleyi, medenîleşme ve hijyen kültürünün oluşumu ile bu unsurların eğitimle ilişkisi çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Michel Foucault'nun anatomo-politika ve biopolitika kavramları ışığında, dönemin trahomla ilgili sağlık politikaları ve uygulamaları, siyâsi iktidarın nüfusu sağlıklı ve üretken bir yapıya kavuşturma çabaları üzerinden değerlendirilmektedir. Araştırmanın temel varsayımı, erken Cumhuriyet elitlerinin hijyen ve medenîleşme süreçlerini, toplumsal düzeyde bir ön sahne olarak kurguladıklarıdır. Bu bağlamda, trahomla mücadelenin, geniş halk kitlelerini yeni bir hijyen kültürünün oluşumu ve medenîleştirme hedefinin bir aracı olarak görüldüğü öne sürülmektedir. Ancak bu mücadele, yalnızca sağlık politikalarıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda eğitim politikaları yoluyla bireylerin zihin ve bedenlerinde köklü değişimler gerçekleştirme çabasını da barındırmıştır. Bu süreç, toplumu modernleştirme projesinin bir parçası olarak tasarlanmıştır. Araştırma bulguları, trahomla mücadelenin formal ve informal eğitim araçlarıyla hijyen ve medeniyet bilincini yaymayı hedeflediğini ortaya koymaktadır.
- ThesisAçık Erişim2024Hemodiyaliz hastalarında malnütrisyon inflamasyon skoru ile ilişkili tıbbi, sosyal ve demografik faktörler
Osman Sertaç Çat
Giriş ve Amaç Diyalize ihtiyacı olan son dönem böbrek hastalarının (SDBH) insidansı giderek artış göstermektedir. Dünya genelinde ve ülkemizde hemodiyaliz hastalarında mortalite ile ilgili en önemli risk faktörlerleri koroner arter hastalıkları, diyabetes mellitus, hipertansiyon gibi komorbid hastalıklar olarak belirlenmiştir. Hemodiyaliz hastalarında mortalite için önemli risk faktörlerinden bir diğerinin de hastaların %23-76'sında görülen protein enerji malnütrisyonu olduğu bilinmektedir. Hemodiyaliz hastalarının %50-75'inde genellikle malnütrisyon ile inflamasyon birlikte görülür. Malnütrisyon inflamasyon skoru (MİS), hemodiyaliz hastalarınde malnütrisyon durumunu tespit etmek ve mortalite oranını tahmin etmek için kullanılan yöntemlerden biridir. Bu çalışmada amacımız hemodiyaliz tedavisi alan SDBH'nda MİS ve yaşam kalitesi üzerine etkili olan iyi bilinen klinik parametreler dışında malnütrisyon inflamasyon skoru ile ilişkili olabilecek diğer tıbbi parametreleri ve sosyodemografik faktörleri tespit etmektir. Bu şekilde saptanan parametrelerin engellenmesi veya düzeltilmesi yönünde alınabilecek tıbbi ve sosyal tedbirlerle hemodiyaliz hastalarının yaşam kalitesinin artırılması ve yaşam süresinin uzamasına katkı sağlayacak bir çalışma yapmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem Araştırmamız kesitsel olarak planlanmış olup Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi ve Erzincan'da hizmet veren özel hemodiyaliz merkezinde rutin hemodiyalizleri yapılan 18 yaş ve üzerinde olan, 6 ay ve daha uzun süredir hemodiyalize giren 80 gönüllü hasta ile yapıldı. Hastaların 01.01.2023 tarihi ile 30.06.2023 tarihleri arasında bakılan rutin biyokimyasal parametrelerinin son 6 aylık ortalamaları hesaplandı. Araştırmada malnütrisyon-inflamasyon skoruna etki ettiği bilinen tanımlanmış parametrelerin yanı sıra, etkili olabileceğini ön gördüğümüz diğer biyokimyasal değerler, sosyodemografik ve tıbbi parametreler analiz edildi. Pre-diyaliz ve post-diyaliz sistolik ve diyastolik kan basıncı ölçümleri, bel çevresi, kalça çevresi, boy, ağırlık, vücut kitle indeksi, üst kol çevresi ölçümleri hemodiyaliz merkezinde yapıldı. 2 Hemodiyaliz esnasındaki cihaz ayarları, seans özellikleri, uygulanan tedaviler kayıt edildi. SF-36 anketi diyaliz merkezinde hasta başında uygulandı. Bulgular Çalışmaya alınan 80 hastanın MİS değerleri ile demografik parametreler arasında korelasyon analizi yapıldığında; MİS ile vücut ağırlığı, VKİ, bel çevresi, kalça çevresi, üst kol çevresi arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptandı. Yaşam kalitesi ile ilgili parametrelerden uyku bozukluğu olan hasta grubunda MİS değeri uyku bozukluğu olmayan gruba göre daha yüksek bulundu. MİS ile D vitamini dozu (mcg/aylık), heparin dozu (ünite/seans), ALT, magnezyum, ferritin, TDBK, albümin ve total kolesterol düzeyleri arasında negatif yönde ve CRP ve LDL kolesterol düzeyleri arasında ise pozitif yönde anlamlı korelasyon saptandı. SF-36 Skorlama Sisteminin alt paramtereleri ile MİS toplam skoru arasındaki korelasyon analizi sonucuna göre MİS ile fiziksel fonksiyon puanı ve ağrı puanı arasında negatif yönde anlamlı düzeyde korelasyon saptanırken diğer alt parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamadı. MİS skoru ile istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunan parametrelerin, SF-36 alt parametreleriyle korelasyon analizi yapıldığında; albümin düzeyleri ile enerji/canlılık/vitalite puanı arasında negatif yönde, magnezyum düzeyleri ile fiziksel fonksiyon puanı ve ruhsal sağlık puanı arasında pozitif yönde, TDBK ile fiziksel rol güçlüğü puanı, emosyonel rol güçlüğü puanı, genel sağlık puanı ve enerji/canlılık/vitalite puanı arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulundu. Diyaliz sonrası toparlanma süresinin artmasıyla fiziksel rol güçlüğü puanı, evdeki kişi sayısının artmasıyla ruhsal sağlık puanı ve hastaların toplam diyalize girme süresi ile sosyal işlevsellik puanı arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu. Diğer kategoriler arasında istatistiksel anlamlı ilişki bulunamadı. Sonuç Çalışmamızda hemodiyaliz hastalarında malnütrisyon inflamasyon skoru ile ilişkili tıbbi, sosyal ve demografik faktörler, malnütrisyon inflamasyon skorunun yaşam kalitesi ile ilişkisi ve malnütrisyon inflamasyon skoru için anlamlı bulunan parametrelerin yaşam kalitesi ölçeğinin alt parametreleri ile olan ilişkisi değerlendirildi. MİS sitemi içerisinde değerlendirilen vücut ağırlığı, VKİ, TDBK ve albümin düzeyleri yanı sıra uyku bozukluğu, D vitamini dozu, heparin dozu, magnezyum, ferritin, CRP, total kolesterol ve LDL kolesterol düzeyleri, SF-36 skorlama sisteminin alt parametrelerinden fiziksel fonksiyon ve ağrı skorları ile MİS arasında anlamlı ilişki bulduğumuz çalışmamız hemodiyaliz hastalarının takip ve 3 tedavisinde morbidite ve mortalitenin azaltılması, yaşam kalitesinin artırılması için çok yönlü değerlendirmenin gerekli olduğunu göstermiştir. Aktif D vitamini dozu ile MİS arasında korelasyon bulunması D vitamininin inflamatuar süreci baskıladığını, hasta performansını iyileştirerek yaşam kalitesini artırdığını düşündürmektedir. Heparin dozu ile MİS arasında pozitif korelasyon bulunması heparinin pıhtılaşma kaskadında görev almasının yanı sıra yine inflamasyonu da baskılayarak hemodiyaliz hastalarında mortalite oranının azaltılmasına olumlu katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir. Magnezyum seviyesi <2.5 mg/dl'nin altında olan hastalarda MİS'in anlamlı düzeyde yüksek tespit edilmesi ve magnezyum seviyeleri ile fiziksel fonksiyon ve ruhsal sağlık puanlarının pozitif yöndeki ilişkisi hemodiyaliz hastalarında magnezyum seviyelerinin de yakın takip edilerek uygun tedavilerle hasta prognozunun ve yaşam kalitesinin iyleştirilebileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızda serum ferritin değerlerinin MİS ile negatif yönde anlamlı ilişkisi tespit edilmiş olup hemodiyaliz hastalarında optimum ferritin düzeylerinin belirlenmesi ve ferritinin mortalite üzerindeki etkisini araştırılması için çok merkezli, daha fazla sayıda hasta ile yapılacak prospektif çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Hemodiyaliz hastalarının yaşam kalitesinin artması, beslenme durumunu düzelterek dolaylı yoldan malnütrisyon inflamasyon skorunu etkileyecektir. Diyaliz hastalarının takibinde yaşam kalitesini değerleniren SF-36 ölçeğinin alt parametrelerinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerden düşük puanlı olanların düzeltilmesi hedeflenmelidir. Çalışmamızda incelediğimiz parametrelerden MİS ile doğrudan ya da dolaylı olarak anlamlı ilişkisini bulduğumuz değiştirilebilir faktörlerin zamanında tespit edilip, düzeltilmesi için önlemler alınmasının hemodiyaliz hastalarında mortalite ve morbiditenin azaltılmasına yardımcı olacağını düşünmekteyiz. Hemodiyaliz hastalarında mortalite ile ilişkisi pek çok çalışmada gösterilmiş olan MİS ile ilişkili farklı parametrelerin çok merkezli olarak ve hastaların uzun süreli takibi ile değerlendirilmesi, diyaliz hastalarında mortaliteyi azaltıcı yeni metotlar geliştirilmesini sağlayacaktır. Konu ile ilgili yapılacak geniş katılımlı ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
- Master ThesisAçık Erişim2024Aşçı Dede'nin hatıratı çerçevesinde Erzincanlı Şeyh Fehmi Efendi
Emine Badem
XIX. yüzyıl Anadolu'sunda tasavvufî hayatın canlı olduğu beldelerden birisi de Erzincan'dır. Nakşbendiyye'nin Hâlidiyye kolunun etkili olduğu bu zaman diliminde, Hâlidî Bâğdâdî'nin halîfelerinden Abdullah Mekkî'nin Erzincan'a gelerek Mehmet Hayyât Vehbî'yi halîfe tayin etmesiyle tarikat, yöre halkının büyük teveccühüne mazhar olmuştur. Mehmet Hayyât Vehbî, namı diğer Terzi Baba halk arasında hüsn-i kabul görmüş Erzincan'da Nakşî-Hâlidî kolunun kurucusu kabul edilmiştir. Terzi Baba'nın vefatından sonra onun yerine irşad görevini üstlenen halîfelerinden Şeyh Mustafa Fehmî Efendi'nin Hâlidiyye esaslarının uygulanması ve tarikatın devamlılığına katkı sağladığı görülmektedir. Fehmî Efendi'nin önemli başka bir özelliği ise Kurtuluş Savaşı sürecinde vatan savunmasına katkılarıyla bilinen Şeyh Ahmed Fevzi Efendi'nin babası olmasıdır. Erzincan'ın dinî ve tasavvufî tarihi için önemli simalardan birisi olan Fehmî Efendi hakkında şu ana kadar müstakil akademik bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı Fehmî Efendi'nin hayatı ve tasavvufî uygulamaları hakkında bilgi vermek, çeşitli çalışmalarda dağınık hâlde bulunan birtakım bilgileri değerlendirmeye tâbi tutarak sistemli bir hâlde yeniden ifade etmektir. Fehmî Efendi hakkında en kapsamlı bilgiler, uzun yıllar birlikte yaşayıp hayatının önemli bir dönemine şahitlik ettiği Aşçı Dede'nin naklettiği haberlerde bulunmaktadır. Bu çalışmanın da temel kaynağı olan Risâle-i Tercüme-i Ahvâl-i Aşçı İbrahim Dede-i Nakşî Mevlevî adlı hâtıratı Fehmî Efendi hakkında bizlere doyurucu bilgiler vermektedir. Fehmî Efendi'nin hayatı, mücadelesi ve tasavvufî kişiliğinin bilinmesi sadece Erzincan için değil yakın dönem Anadolu tasavvuf tarihi için de bir boşluğu dolduracak niteliktedir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknoloji kullanımı öz yeterlilikleri ile öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları ve dijital okuryazarlıkları arasındaki ilişki
Selçuk Macit
Çalışmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknoloji kullanımı öz yeterlilikleri ile ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin dijital okuryazarlıkları ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknoloji kullanımı öz yeterlikleri ile öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları ve dijital okuryazarlıkları arasındaki ilişkinin anlaşılması açısından önemli görülmektedir. Çalışmada nicel çalışma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Erzincan il merkezinde görev yapan 41 sosyal bilgiler öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören 880 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Sosyal Bilgiler Öğretiminde Teknoloji Kullanımı Öz-Yeterlik Ölçeği", "10-12 Yaş Grubu Öğrencileri İçin Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ve "Sosyal Bilgiler Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermemesine bağlı olarak parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H kullanılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin teknoloji kullanımı öz yeterlikleri ile öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerileri ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışmada sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknoloji kullanımı öz yeterlikleri puanlarının ortalamanın üzerinde olduğuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin teknoloji kullanımı öz yeterliklerinin cinsiyete ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğrencilerin dijital okuryazarlık beceri düzeylerinin ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının ortalamanın üzerinde olduğuna ulaşılmıştır. Cinsiyete göre öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerinin anlamlı olarak farklılaştığı ancak sosyal bilgiler dersine yönelik tutumlarının anlamlı olarak farklılık göstermediği görülmüştür. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin teknoloji kullanımı öz yeterlikleri ile beşinci sınıf öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerileri ve sosyal bilgiler dersine yönelik tutumları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Koşula bağlı hukuki işlemler
Tuba Sevindik
Koşul kavramı, sadece hukuk alanına özgü bir kavram olmayıp, çeşitli alanlarda ve çeşitli anlamlarda kullanılan bir kavramdır. Dar ve teknik anlamı ile koşul, taraf iradesiyle bir işlemin hukuki etkisinin doğması, ortadan kalkması veya devam etmesinin gelecekte gerçekleşmesi şüpheli bir olaya bağlanması olarak tanımlanmıştır. Koşul kavramı irade özerkliği ve sözleşme serbestisi içerisinde kendisine yer bulan önemli bir kavramdır. Kişiye hukuk alanında sözleşme yapma hususunda tanınmış olan irade serbestisi koşul kavramının önemini arttırmaktayken koşul kavramı da irade serbestisi ilkesinin uygulama alanını daha da genişletmektedir. Koşul, ileride doğacak risklerin azaltılması ve oluşan yeni hukuki koşullara mevcut durumun uyarlanması adına tarafların yaptıkları işlemlerde daha dikkatli davranmalarına sebep olmaktadır. İlk ve gerçek anlamı ile Roma hukukunda yer alan koşul kavramı, günümüze kadar geçerliliğini korumaktadır. Koşulun geleceğe ilişkin ve belirsiz olması koşul kavramının temel unsurunu oluşturmaktadır. Hukuki işlemlerin bazıları koşula bağlanabilirken, bazıları kamu düzeni, genel ahlakın korunması ve işlem güvenliği amacıyla koşula bağlanamamaktadır. Koşul kavramı TMK'da ve TBK'da farklı başlıklar altında karşımıza çıkmaktadır. TBK. m.170-176 arasında yer alan koşula ilişkin hükümler genel nitelikte olup, geciktirici ve bozucu koşul ayrımına dayanmaktadır. Ölüme bağlı tasarruflarda (TMK. m.515), beğenme koşuluyla satış sözleşmesinde (TBK. m.249) ve bağışlama sözleşmesinde koşul (TBK. m.290) kavramlarına açıkça yer verilmiştir. Mülkiyeti saklı tutma sözleşmesinde (TMK. m.764-765) ise, koşul kavramına açıkça yer verilmiş olmasa da işlemin özelliği gereği koşula bağlı bir hukuki işlem söz konusudur.
- Master ThesisAçık Erişim2024Okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Burak Vardar
Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin öğretmenler tarafından algılanan liderlik stilleri ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasındaki olası ilişkinin yönünü ve düzeyini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunda 2023-2024 eğitim öğretim yılında Erzincan ili sınırları içinde bulunan resmi anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görevini ifa eden 403 öğretmen yer almıştır. Araştırmadaki veriler liderlik stilleri, örgütsel sessizlik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Okul yöneticilerinin genellikle dönüşümcü liderlik davranışı sergilediği ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik algılarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Örgütsel sessizlik üzerinde tüm liderlik stillerinin anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Standardize edilmiş regresyon katsayısına (β) göre, yordayıcı değişkenlerin sessizlik üzerindeki göreli önem sırası; sürdürümcü liderlik stili, serbest bırakıcı liderlik stili, dönüşümcü liderlik stili şeklindedir. Dönüşümcü liderlik stili ile örgütsel sessizlik arasında negatif yönde orta düzeyde, sürdürümcü ve serbest bırakıcı liderlik stili ile örgütsel sessizlik arasında ise pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yönetici, Öğretmen, Liderlik, Liderlik Stili, Örgütsel Sessizlik
- Master ThesisAçık Erişim20242068/254 numaralı Trabzon Şer'iyye Sicil Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Nagihan Kılıç
2068/254 Numaralı Trabzon Şeriye Sicil Defterinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi Şer'iyye sicilleri birinci elden kaynak olmaları bakımından Osmanlı tarihinde büyük öneme sahiptir. Kadı sicilleri de dediğimiz bu belgelerde yer alan bilgiler, bizzat olayın meydana geldiği dönemin en yakın şahididir. Tutulan kayıtların mahkemede sahitler huzurunda olması güvenirliğini daha da arttırmaktadır. Bu çalışmada 2068/254 numaralı Trabzon Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyon ve değerlendirilmesi yapılarak genelde Osmanlı Tarihi ve özelde Trabzon Tarihi çalışmalarına katlı sağlanması amaçlanmıştır. Transkripsiyonu yapılan sicil hicri 1318-1319 miladi 1900-1901 yıllarını kapsamaktadır. "2068/254 Numaralı Trabzon Şer'iyye Sicilinin Transkripsiyonu ve Değerlendirmesi" isimli tez çalışması toplamda giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında şer'iyye sicilinin genel özelliklerine değinilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılması için birinci bölümde Osmanlı hukukunun genel yapısı, şer'iyye mahkemeleri, mahkeme personelleri, şer'iyye sicillerin tanımı, önemi, ortaya çıkışı, sicillerdeki belge türleri incelenmiştir. İkinci bölümün de ise sicilde yer alan kayıtların konularına göre tasnifi ve değerlendirmesi yapılarak sonuçlar tablolar ile gösterilmiştir. Çalışmanın devamında şer'iyye sicilinin tam transkripsiyon metni yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Şer'iyye Sicili, Trabzon, Mahkeme, Kayıt.
- Master ThesisAçık Erişim2024Gelir dağılımı ve yoksulluk: İBB-1 bölgeler arası yakınsama hipotezinin test edilmesi
Salih Emre Suyurdu
Bölgeler arasındaki gelir dağılımı analizleri, bir ülkede belirli bir dönem boyunca meydana gelen gelirin ülkenin bölgeleri arasında nasıl dağıldığı sorusuna cevap aramak için yapılmaktadır. Gelir dağılımı analizleri gerçekleştirilir iken ele alınan değişken kişi başına gelir değişkenidir. Günümüzde dünyanın karşılaştığı en büyük sorunlardan biri yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliktir. Bu çalışmada, yakınsama hipotezi İBB Düzey-1 12 alt bölge için panel birim kök analizleri metodu ile test edilmiştir. Bölgelere ilişkin 2006-2021 dönemine ait reel kişi başı GSYİH verileri TÜİK'den derlenmiştir. Bölgeler arasındaki yakınsamayı ölçmek için kişi başı GSYİH serisi doğal logaritması alınarak birim kök testlerine tabi tutulmuştur. Çalışmanın tüm testleri Eviews-12 paket programı ile yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, Türkiye'deki 12 Düzey-1 bölgesi için bölgelerin KBGSYH değerlerini Türkiye geneli ile bağlantılı olarak yıllar içinde daha yüksek değerlerde birbirine yakınsadığı; böylece bölgeler arasında benzeşmenin söz konusu olduğu görülmüştür. Bölgeler arasında yüksek KBGSYH değerlerinde ortaya çıkan bir yakınsama gelir dağılımı sorunları ile ülkenin gelir dağılımı sorununun örtüştüğünü ve bölgelerin ülke genelinden ayrı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ifade etmektedir.
