Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim2024Türkiye'de 2001-2024 yılları arasında yayımlanan diskalkuli (matematik öğrenme güçlüğü) konusu ile ilgili tezlere yönelik bir içerik analizi çalışması
Beyzanur Yavuz
Bu çalışmada 2001-2024 yılları arasında Matematik Öğrenme Güçlüğü (Diskalkuli) ile ilgili Türkiye'de yapılan lisansüstü tezlerin eğilimlerini görebilmek amaçlanmıştır. Böylelikle, bu konuda fikir sahibi olmak, araştırma sonuçlarından yararlanmak isteyen okuyuculara toplu bir bilgi sunmak ve de öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler hakkında farkındalık oluşturulmak istenmiştir. Araştırmanın örneklemini Matematik Öğrenme Güçlüğü (Diskalkuli) ile ilgili Türkiye'de yapılan lisansüstü tezler (19 yüksek lisans, 11 doktora tezi) oluşturmaktadır. Araştırmada yöntem olarak doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Tezlerin "yayımlanan yıllar, alan, kullanılan yöntem, çalışma grubu/örneklem, veri toplama araçları, verilerin analiz teknikleri, üniversite, anahtar kelime, türü, konuları ve sonuçları" bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Bulgular diskalkuli ile ilgili tezlerin ilk olarak 2015 yılında ve en fazla 2023 yılında yayınlandığı, çoğunluğunu yüksek lisans tezlerinin oluşturduğu, eğitim öğretim dışındaki alanlarda da yazıldığı bu nedenle de çok fazla anahtar kelime kullanıldığı, daha çok nitel araştırma yöntemiyle tasarlandığı, en fazla örneklemi öğrencinin oluşturduğu, veri toplama araçlarında daha çok anket/açık uçlu anket/test/ölçek ve görüşmelerin kullanıldığı, nitel verilerin analizinde daha çok betimsel ve içerik analizinden, nicel verilerin analizinde çeşitli analiz yöntemlerinden yararlanıldığı, en fazla tezin Gazi Üniversitesinde yayınlandığı, tezlerde en çok görüş belirleme başlığı kullanıldığı, öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının diskalkuli kavramına ilişkin farkındalıklarının yetersiz olduğu, öğrencilere uygulanan öğretim yöntem ve stratejilerinde başarı elde edildiği, ailelerin yeterli destek vermediği, sağlık açısından bu öğrencilerin yapısal ve işlevsel farklılıklarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Diskalkuli ile çalışacakların belirli sürelerle bir araya gelmelerini sağlayacak etkinliklerin planlanması, konu ile ilgili farkındalık çalışmaların yapılması önerildi.
- Master ThesisAçık Erişim2024Makine öğrenmesi yöntemleri ile enerji verimliliği kapsamında elektrik tüketim tahmini: Erzincan ilinde bir uygulama
Ahmet Gökçe
Enerji bir ülke için sadece ekonomik değil politik ve çevresel unsurlar için de çok önemlidir. Teknolojik gelişmeler ve refah seviyesinin artmasıyla enerji tüketimi artmıştır. Enerjiye olan ihtiyacın artmasıyla birlikte enerji yönetimi kavramı ortaya çıkmıştır. Önemli enerji kaynaklarından biri de elektrik enerjisidir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de enerji bilinci oluşturulmak için çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde ortaya konulan enerji politikalarıyla enerjinin verimli kullanılması hedeflenmektedir. Enerji yönetimi sanayi kuruluşları, endüstriyel işletmeler, ticarethaneler ve kamu kurumlarını kapsamaktadır. Kamu kurumları içerisinde okullar önemli bir yer edinmektedir. Gelecekte yapılacak elektrik tüketiminin bilinmesi enerji yönetimi için stratejiler geliştirmeye yardımcı olacaktır. Geleneksel yöntemlerle yapılan tahminlerdeki sınırlamalar ve sorunların üstesinden gelmek için veri madenciliği tekniklerinden faydalanılabilir. Veri madenciliği sayesinde eldeki verilerden anlamlı bilgiye ulaşmak mümkündür. Bu tez çalışmasında makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak Erzincan ilindeki ilköğretim okullarının 2016-2022 yılları arasındaki verileri kullanılarak elektrik tüketimleri tahmin edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın enerji yönetim birimlerine örnek olacağı düşünülmektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Yeni sentezlenen schiff bazı metal komplekslerinin karbonik anhidraz enzimi aktivitesi üzerine etkilerinin In Vitro ve In Silico metotlarla incelenmesi
Samet Karataş
Amaç: Enzimler, büyük çoğunluğu protein yapısında olan kompleks biyomoleküllerdir ve ziraat, tıp, gıda ve endüstri gibi birçok sektörde geniş kullanım alanına sahiptir. Bitki, hayvan ve mikroorganizma kaynaklarından pratik ve ekonomik yollarla yalıtılabilmeleri uygulama alanlarını artırmaktadır. Bu biyomoleküllerin biyolojik sistemlerdeki inhibisyon mekanizmalarının saptanması, hastalıkların tedavisi ve ilaç geliştirme çalışmalarında emsalsiz bir kontrol mekanizması sunmaktadır. Bu doğrultuda, tez kapsamında insan karbonik anhidraz (hCA) I ve II izoenzimleri üzerine yeni sentezlenen Schiff bazı metal komplekslerinin inhibisyon etkileri in vitro ve in silico metotlarla araştırılmıştır. Materyal ve Metot: Bu amaç çerçevesinde yürütülen tez çalışmamızda insan kan dokusu kullanılarak eritrosit sitozolünde konumlanan hCA I ve hCA II izoenzimleri Sepharose-4B-L-Tirozin- sülfonamid afinite kolon kromatografisi yardımı ile saflaştırıldı. Saflaştırılan bu enzimlerin her birinde yeni sentezlenen Schiff bazı metal komplekslerinin enzim aktivitesi üzerindeki inhibisyon etkileri araştırıldı. Referans madde olarak asetazolamid kullanıldı. Her metal kompleksi için hem IC50 hem de KI değerleri hesaplandı ve inhibisyon tipleri belirlendi. Ayrıca bu maddelerin enzim aktivitesi üzerindeki etkileri in silico metotlar kullanılarak incelendi. Bulgular: Sentezlenen Schiff Bazı türevlerinin KI değerleri hCA I için 42,14 ± 4,47 nM ile 322,80 ±18,98 nM arasında değişirken, hCA II için 33,37 ± 3,84 nM ile 161,50 ±15,87 nM arasında olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmada kullandığımız yeni sentezlenen Schiff Bazı türevi bileşiklerin hCA I ve hCA II izoenzimlerini önemli seviyelerde inhibe ettiği tespit edilmiştir. 2024, 51 Sayfa Anahtar Kelimeler: İnhibisyon, Karbonik Anhidraz, Schiff Bazı.
- Master ThesisAçık Erişim2024Yeni schiff bazı ligand ve bazı metal komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi
Oktay Eroğlu
Amaç: Bu tez kapsamında bir Schiff bazı ligandı ve Co(II), Ni(II), Cu(II) ve Zn(II) komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve sentezlenen bileşiklerin etki mekanizmalarının Schrödinger Suite bilgisayar destekli moleküler modelleme programı ile aydınlatılması amaçlanmaktadır. Materyal ve Metot: Sentezlenen ligand ve metal komplekslerinin yapılarının aydınlatılmasında elemental, spektroskopik ve termal analiz teknikleri kullanılmıştır. Bileşiklerin etki mekanizmalarının aydınlatılmasında moleküler modelleme programı kullanılarak tanımlayıcı bazı moleküler özellikleri hesaplanmıştır. Bulgular: Bir salisilaldehit türevi olan 4-dietilamino-2-hidroksibenzaldehit ile bir aminofenol türevi olan 2-amino-4-metilfenol'ün reaksiyonundan bir Schiff bazı ligandı ve bu ligandın metal asetatları ile uygun şartlarda gerçekleştirilen reaksiyonundan metal kompleksleri sentezlenmiştir. Bileşiklerin yapıları enstrümental analiz yöntemleri kullanılarak aydınlatılmış ve aktivite çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sonuç: Schiff bazı ligandı ve metal komplekslerinin sentezleri gerçekleştirildikten sonra yapısal karakterizasyon çalışmaları yapılmıştır. Sentezlenen bileşiklerin etki mekanizmaları ve kenetlenmenin gerçekleştirileceği aktif bölge belirlenip olası ilaç molekül adaylarının hedef reseptör bölgesi ile etkileşimleri hesaplanmıştır. ZnL2 bileşiği ile AChE arasında anyonik bölge amino asitleri olan Trp86, Tyr124 ve Tyr341 ile π-π etkileşimleri ve ayrıca katalitik aktif bölge kalıntısı His447 ile π-katyon etkileşimi tespit edilmiştir. Bununla birlikte ileri in vivo çalışmalara da ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. 2024, 85 Sayfa Anahtar Kelimeler: Aminofenol, Ligand, Metal Kompleks, Moleküler Modelleme, Schiff bazı
- Master ThesisAçık Erişim2024Farklı soğutucu akışkanların kullanıldığı PV panel destekli soğuk tesislerin termodinamik ve maliyet analizi
İsmail Kaya
Dünya nüfusundaki hızlı artış, E-Ticaretin yayılması, mevsimsel değişiklikler, temel gıda ürünlerinin veya bunlar dışındaki ürünlerin depolanma koşulları ve zorunlulukları soğuk oda tesislerini daha önemli hale getirmiştir. Bu çalışmada, fotovoltaik panel entegreli bir soğuk tesis tasarımı yapılarak soğutucu akışkan ve dış ortam sıcaklığının soğutma performansına etkisi belirlenmek amacıyla beş farklı şehir ve akışkan için termodinamik hesaplamalar ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Seçilen iller arasında dış hava sıcaklığı en yüksek olan Adana ilinde COP ve ekserji verimlilikleri dış hava sıcaklığı en düşük olan Erzurum ilinden sırasıyla %34 ve %28 daha düşük bulunmuştur. Aynı dış ortam sıcaklıkları ve soğutma yükleri altında farklı akışkanlar için hesaplamalar yapıldığında en yüksek ve en düşük COP değeri sırasıyla R134a ve R452a soğutucu akışkanlarının kullanıldığı soğutma çevrimlerinde elde edilmiştir. R513a soğutucu akışkanı R134a akışkanına göre daha yeni ve çevreci oluşuyla birlikte, R134a'ya alternatif olarak en iyi soğutma performansını göstermiştir. Tesisin çatısına kurulması planlanan PV panellerden üretilen elektrik enerjisi ile tesisin elektrik tüketimini karşılamak amaçlanmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda PV panellerden üretilen elektrik enerjisi tesisin kurulması planlanan illerin güneşlenme sürelerine göre değişkenlik göstermiştir. PV panellerden üretilen elektrik enerjisi maksimum ve minimum güneşlenme sürelerinde tesislerin günlük elektrik tüketimini %100 ile %53'ünü karşıladığı sonucu elde edilmiştir. Tesisin kurulması planlanan illerin iklim şartlarına bağlı olarak ekipman kapasiteleri, PV paneller ile üretilen elektrik enerjisinde değişiklikler olduğu gibi tesislerin ilk yatırım maliyetlerinde ve geri ödeme sürelerinde de etkisi olduğu görülmüştür. Maksimum güneşlenme sürelerinde iller için geri ödeme sürelerine bakıldığında minimum geri ödeme süresi İzmir (8,42 yıl) iline aitken maksimum geri ödeme süresi Bolu (9,96 yıl) iline aittir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Görüntü işleme ve derin öğrenme tabanlı bitkisel tarım ürünlerinde hastalık tespiti
Abdulmuttalip Bülgen
Küresel ve yerel düzeydeki iklim değişiklikleri ve kuraklık koşulları sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemini arttırmıştır. Bu çalışmada, yapay zeka ve derin öğrenme teknolojilerinin, mısır ve buğday gibi tarım ürünlerindeki bitki hastalıklarının tespiti ve ürünlerde oluşabilecek verim kayıplarının önlenmesinde etkili araçlar olarak kullanılabilirliği incelenmiştir. Mısır ve buğdayın büyüme dönemlerinde, bitkilerin sağlığını belirleyen önemli bir faktör de hastalıklı yaprakların tespitidir. Bu çalışmada, mısır için 4.188 adet, buğday için ise 977 adet görüntü kullanılarak yapay zeka tabanlı sınıflandırma modelleri geliştirilmiştir. Mısırda "Residual Network (ResNet)" modeli, buğdayda ise "You Only Look Once (YOLO)" modelleri kullanılarak sınıflandırma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Mısır için ResNet50 ile %85,30, ResNet101 ile %94,56 ve ResNet152 ile %94,14 oranında doğruluk sağlanmıştır. Buğdayda ise YOLOv5s ile %68,9 kesinlik ve %70,4 duyarlılık, YOLOv8 ile %95,4 kesinlik ve %88 duyarlılık ayrıca %93,4 mAP50 (ortalama doğruluk) oranlarına ulaşılmıştır. Çalışmada ek olarak ResNet-50/101/152 ve YOLO-v5s/v8 modellerinin karşılaştırmalı analizi sunularak, mısır için ResNet101 modelinin ve buğday için YOLOv8 modelinin benzer veri setleriyle kıyaslandığında en yüksek başarı oranlarına ulaşıldığı ortaya koyulmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2024Yeni bir aktif bastırma hücreli DC-DC yükseltici dönüştürücünün tasarımı, analizi ve uygulaması
Hilal Şebnem Geçmez
Darbe genişlik modülasyonlu (PWM) DC-DC dönüştürücüler, yenilenebilir enerji kaynakları, güç faktörü düzeltme devreleri, elektrikli araçlar vb. uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. PWM DC-DC dönüştürücülerde güç yoğunluğunu arttırmak ve maliyeti düşürmek için yüksek frekanslarda anahtarlama yapılmalıdır. Çünkü yüksek frekanslara çıkıldıkça devrenin boyutları küçülmektedir. Ancak anahtarlama frekansı arttıkça anahtarlama kayıpları ve elektromanyetik girişim (EMI) artmaktadır. Bunlara bağlı olarak dönüştürücünün toplam verimi ve çalışma performansı düşmektedir. Anahtarlama kayıplarının üstesinden gelebilmek için yumuşak anahtarlama teknikleri kullanılmaktadır. Bu bağlamda, yüksek anahtarlama frekansından kaynaklanan olumsuzlukları minimum seviyeye indirmek amaçlanmaktadır.
- Master ThesisAçık Erişim2024Taktiksel oyun modeli ile badminton öğretimi
İlayda Nur Özelgül
Amaç: Araştırmanın amacı, taktiksel oyun modeli ile badminton öğretiminin gerçekleştirilmesidir. Materyal ve Metot: Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modelde yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Spor Bilimleri alanında öğrenim gören 20 deney, 20 kontrol olmak üzere toplam 40 katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Badminton Başarı Testi", "Oyun Performansı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde alanında uzman 5 gözlemciden alınan yardım ile gözlemciler arası güvenirlik analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde bağımlı gruplar t testi ve bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farkın anlamlılığını sınamak için ise kovaryans (ANCOVA) analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgular: Ön test puanları son test puanlarının önemli bir yordayıcısı olup, tek başına son test puanlarındaki değişmenin %61'ini açıkladığı görülmüştür. Uygulama sonunda bilişsel alanda her iki grubun son testlerinde artış belirlenmiştir. Ön test ve milli sporcu olma durumu sabit tutulduğunda ön test ve son test puanları arasındaki değişimin %43,8'ini badminton öğretimi uygulamasının açıkladığı tespit edilmiştir. Grupların oyun performans puanları incelendiğinde, DÖM ve TOM arasında TOM lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırmada milli sporcu olma durumunun seçilen bağımlı değişkenler üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı ancak örneklem grubunun seçilen bağımlı değişkene ilişkin hazır bulunuşluk düzeylerinin (ön test puanları) tek başına anlamlı farklılık yarattığı görülmüştür. Ancak millîlik durumu ve ön test puanlarının kontrol altına alınmasıyla araştırmada oluşturulan bağımsız değişkenin (TOM) bağımlı değişken üzerindeki etkisinin anlamlı olduğu sonucuna varılmıştır.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Liv -52'nin sıçanlarda favipiravir ile indüklenen hepatotoksisiteye etkisi hepatotoksisiteye etkisi. Biyokimyasal ve histopatolojik değerlendirme
Seval Bulut
Amaç: Liv-52'nin sıçanlarda favipiravirin olası karaciğer hasarına karşı koruyucu etkisini biyokimyasal ve histopatolojik olarak araştırmaktır. Materyal ve Metot: Deney hayvanları, sağlıklı (SG), 200 mg/kg favipiravir (FV-200), 400 mg/kg favipiravir (FV-400), 200 mg/kg favipiravir ve 50 mg/kg Liv-52 (LFV-200), 400 mg/kg favipiravir ve 50 mg/kg Liv-52 (LFV-400) olmak üzere 5 gruba ayrıldı. Favipiravir günde 2 kez, Liv-52 günde 1 kez oral yoldan 7 gün boyunca uygulandı. Sürenin sonunda kan örnekleri alındı ve ötenazi sonrası karaciğer dokuları çıkarıldı. Bulgular: Biyokimyasal bulgularımız favipiravirin karaciğer dokularında doza bağımlı olarak oksidan bir parametre olan MDA düzeylerinde artışa, tGSH, SOD ve CAT gibi antioksidan düzeylerinde azalmaya neden olduğunu göstermiştir. Ayrıca, favipiravir serum ALT, AST ve LDH aktivitelerini artırmıştır. Histopatolojik olarak, favipiravir 400 mg/kg dozda karaciğer dokusunda 200 mg/kg dozuna göre daha şiddetli nekroz, hidropik dejenerasyon ve hemorajiye yol açmıştır. Liv-52, karaciğer dokusunda MDA'nın favipiravir ile yükselişini tGSH, SOD ve CAT düzeylerinin ise azalışını anlamlı önlemiştir. Ayrıca, Liv-52'nin hayvanların kan serumunda ALT, AST ve LDH aktivitelerindeki artışı anlamlı inhibe ettiği ve histopatolojik hasarı hafiflettiği saptanmıştır. Sonuç: Favipiravir, doza bağlı olarak artan karaciğer hasarına neden olmaktadır. Favipiravir ile Liv-52'nin beraber kullanılması karaciğer hasarının önüne geçebilir.
- Master ThesisAçık Erişim2024İlköğretim matematik öğretmen adaylarının uzamsal kaygı ve matematik kaygılarının uzamsal yetenekleri üzerindeki etkisi
Emine Yurt
Bu araştırmada ilköğretim matematik öğretmen adaylarının uzamsal kaygı ve matematik kaygılarının uzamsal yetenek üzerindeki etkisinin araştırılması ve bu değişkenlerin demografik özellikler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Türkiye'nin dört ayrı ilinde yer alan Eğitim Fakültesinin, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Lisans Programında öğrenim gören 399 ilköğretim matematik öğretmen adayının katılımıyla gerçekleşmiştir. Veriler "Uzamsal Yetenek Öz Bildirim Ölçeği"," Uzamsal Kaygı Ölçeği" ve" Matematik Kaygı Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verileri analiz etmek için t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmen adaylarının uzamsal kaygıları orta düzeyde, matematik kaygıları düşük düzeyde ve uzamsal yetenek algıları ise orta düzeydedir. Cinsiyet ve sınıf değişkenlerinin öğretmen adaylarının uzamsal kaygıları ve uzamsal yetenekleri üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Ayrıca yerleşim birimine göre uzamsal kaygı, matematik kaygısı ve uzamsal yeteneklerinde farklılık tespit edilmemiştir. Uzamsal kaygının yön bulma ve matematik kaygısının negatif alt boyutlarının öğretmen adaylarının uzamsal yeteneklerini ters yönde yordadığı gözlenmiştir. Uzamsal kaygı ve matematik kaygısının öğretmen adayları üzerindeki etkisini azaltmak adına lisans öğretim programlarına uzamsal yeteneklerini geliştirecek uygulamalı dersler eklenebilir. Uzamsal kaygı ve matematik kaygısı arasındaki ilişkiye etki eden değişkenler araştırılabilir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim matematik öğretmen adayları, Matematik kaygısı, Uzamsal görselleştirme, Uzamsal kaygı, Uzamsal yetenek, Uzamsal yönelim
- Master ThesisAçık Erişim2024İlkokul matematik ders ve çalışma kitaplarında bulunan problem kurma etkinliklerinin incelenmesi
Sema Karataş
Bu çalışmanın amacı, ilkokul 1., 2., 3. ve 4. sınıf seviyelerinde kullanılmak üzere hazırlanan MEB'in onayladığı matematik ders ve çalışma kitaplarındaki problem kurma etkinliklerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmadaki kaynaklar Eğitim Bilişim Ağı üzerinden temin edilen ve 2021-2022 ve 2022-2023 eğitim öğretim yılında ilkokul matematik dersinde kullanılan ders ve çalışma kitaplarının tamamıdır. Bu doğrultuda çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Kitaplarda yer alan problem kurma çalışmaları problem kurma etkinlik türlerine, öğrenme ve alt öğrenme alanlarına göre dağılımları dikkate alınarak betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda problem kurma etkinlik örneklerinin büyük çoğunluğunun yarı yapılandırılmış problem kurma etkinliği olduğu, serbest problem kurma etkinliklerinin bulunmadığı, yapılandırılmış problem kurma etkinliklerinin ise sayıca çok az yer aldığı görülmüştür. Aynı şekilde öğrenme ve alt öğrenme alanında sarmal bir şekilde yürütüldüğü, sınıf seviyesi arttıkça kitaplarda kullanılan problem kurma etkinliklerin arttığı belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle ilkokul matematik ders ve çalışma kitap içeriklerinin problem kurma etkinlikleri bakımından zenginleştirilmesi ve öğrenme ile alt öğrenme alanlarında problem kurma etkinliklerinin dağılımlarına dikkat edilmesi yönünde önerilere yer verilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerinden akciğer kanser hücrelerinin yapay zeka teknikleri ile bulunması
Muhittin Genç
Akciğer kanseri, dünya genelinde yüksek ölüm oranlarına sahip ölümcül bir hastalık olarak öne çıkmaktadır. Erken teşhis, hastalığın etkili bir şekilde tedavi edilebilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışma, akciğer kanserinin erken teşhisinde yapay zekâ tekniklerinin rolünü incelemekte ve sağladığı avantajları vurgulamaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ destekli teşhis sistemlerinin, radyologların iş yükünü azaltarak doğruluk oranlarını artırma potansiyeli, akciğer kanseri teşhisindeki yöntemleri önemli ölçüde iyileştirebileceği öngörülmektedir. Bu çalışmada, Evrişimli Sinir Ağları (CNN) ve YOLO algoritması kullanılarak gerçekleştirilen akciğer kanseri teşhisinde elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Hem CNN hem de YOLO modelinin medikal görüntüler üzerindeki başarısı, 6 farklı veri seti üzerinden karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Tüm veri setleri arasında, CNN modeli için en yüksek F1-Skoru %99,85 ile histogram eşitleme ve kontrast sınırlı uyarlanabilir histogram eşitlemesi yapılan veri seti üzerinde elde edilmiştir. YOLO modeli için ise yine aynı ön işleme tekniği uygulanan veri setinde en yüksek F1-Skoru %96 olarak elde edilmiştir.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Migren hastalarında, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) yöntemiyle beyin hacim ölçümlerinin hesaplanması
Hatice Çakır
Amaç: Migrende beyin hacim değişikliğinin hastalığın seyri ile ilişkili olabileceğini ve migren durumu ve ilerleyişi yönünden bir ayırıcı tanı aracı olarak kullanılabilir olup olmadığını araştırmaktır. Migren hastalarında D vitamini ve beyin hacim ilişkisini araştırmaktır. Materyal ve Metot: Bu çalışma prospektif olarak yapılmış olup, çalışmaya Nöroloji polikliniğine başvuran 18-70 yaş arası migren tanılı 80 hasta ve migren tanısı olmayan 50 kişi olmak üzere 130 kişi katılmıştır. Bu kişilerden T1 ağırlıklı 3D MP-RAGE sekansı ile beyin MRG ve biyokimyasal kan tahlilleri istenmiştir. Görüntüler web tabanlı MRICloud programına yüklenmiştir. SPSS programı ile verilerin istatistikleri yapılmıştır. Bulgular: Hemisferler, serebellum, serebral korteks, serebral çekirdek, beyaz madde, sulcus, loblar, serebellumdaki beyaz ve gri madde, beyin sapı, mezensefalon, pons, medulla, bazal ganglion, amigdala, kaudate nukleus, globus pallidus, talamus, hipotalamus, nukleus accumbens, red nukleus, substantia nigra, sol mamillar çekirdek, sağ cingulate, sol limbik ve gyrusların bir kısmında volüm ölçüm değer ortalamaları açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca D vitamini ile sağ-sol hemisfer, sağ-sol serebral korteks, cerebellum arasında yapılan korelasyon analizinde güçlü pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (p<0.05). Midas ölçeği ile sağ-sol hemisfer, sağ-sol serebral korteks, cerebellum arasında yapılan korelasyon analizinde güçlü negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (p<0.05). Sonuç: Migrenin beynin birçok bölgesindeki hacmi etkilediği; D vitamini düzeyi ile beyin hacimlerinin arasında ilişki bulunduğu; Midas ile ağrılı gün sayısı arttıkça beyin hacminin azaldığı sonucuna vardık.
- Master ThesisAçık Erişim2024Tüketilen farklı içeceklerin diş yüzeyinde oluşturabileceği erozyonun taramalı elektron mikrokobu ile belirlenmesi
Maher Hadı Shamkhı Al-jameel
Diş bakımının kalitesi ve diş hekimliği bilimindeki modern başarılar, büyük ölçüde dişlerin özelliklerini ve çevredeki ortamla etkileşimlerinde yer alan temel ilke ve mekanizmaları anlamaya bağlıdır. Erozyon, dişin yapısal özellikleri, tükürüğün fizyolojik özellikleri, dış ve iç asit kaynakları ve alışkanlıkları gibi özelliklerin katkıda bulunduğu ve dikkatle değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır. PH ve kalsiyum ve fosfat konsantrasyonları tarafından belirlenen içeceklerdeki doygunluk derecesi, diş sert dokusunun çözünmesinde artışa neden olmaktadır. Plak sıvısındaki kalsiyum ve fosfat konsantrasyonları ile birlikte, minenin çözündüğü 'kritik pH' yaklaşık 5.5'tir. Dental erozyon düşük pH değrli içceklerin alımı ile başlayan, mine yüzeyinin başlangıçta yumuşaması, ardından yumuşamış bir tabaka ile hacim kaybının gözlendiği bir süreçtir. Dentin erozyonu tam olarak anlaşılamamıştır, bu nedenle daha ileri in vivo çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu çalışmada erozyonun kimyasal mekanizmaları incelenecek olu, tüketilen farklı içeceklerin diş yüzeyinde oluşturabilceği farklı erozyon düzeyi taramalı elektron mikroskobu ile görüntülecek ve incelenecektir.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Cumhuriyet sonrası Türk romanında Alevilik inancının yansımaları
Özge Dikmen
Roman türünün örnekleri, içinden çıktığı toplumun düşünce ve estetik yapısının yansımalarıyla doludur. Yazar; romanında, bağlı bulunduğu toplumun tarihini, sosyo-kültürel yapısını, sosyal ve siyasi alanda geçirdiği değişmeleri yansıtır. Bu anlayışla yazılan roman, yazarın içinde yaşadığı toplumun gerçeklerini dile getirir. Yazar ele aldığı bütün bu gerçekleri romanında ustaca işlemeli ve kendi toplumuna yeni bakış açıları ve yorumlar sunmayı başarabilmelidir. Türk edebiyatında roman türü bağlamında baktığımızda inanç (mezhep) temelinde yazılan romanlara çok sık rastlanılmadığı görülmektedir. Kimi romanlarda olayların geçtiği mekânın var olan gerçekliği sebebiyle Alevi inancından, inanca dayalı gelenek ve göreneklerinden, yaşam biçimlerinden söz edilmek durumunda kalınmıştır. Alevi edebiyatının günümüze taşınması noktasında en önemli araç sözlü gelenektir. Yazılı gelenek bu noktada biraz zayıf kalmıştır. Aleviliği ana ya da yan tema olarak işleyen, Alevilerin günlük yaşamını, inanç ritüellerini, gelenek-göreneklerini yansıtan romanlar sayıca fazla değildir. Bu romanların geçmişi yakın tarihe uzanmakta olup bu romanlarda Alevilik inancı anlatılırken yazarların farklı pencerelerden baktıkları görülmektedir. Bünyesinde oldukça zengin kültürel ögeler, inançsal ritüeller, değer yargıları içeren Alevilik; bu çerçevede romanlarda yansımasını bulmuştur. Bu çalışmada Alevilik inancının Cumhuriyet sonrası Türk romanına hangi yönleriyle ve nasıl yansıdığı gözler önüne serilmeye, örneklem olarak seçilen romanlardan elde edilen dağınık verilerin bir sistem içinde bütünleştirilerek yorumlanmasına ve genel bir yargıya varılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: roman, Alevilik, Aleviliğin inanç ritüelleri.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Terapötik peptit tilapia piscidin 4' ün (TP4) pichia pastoris ekspresyon sisteminde rekombinant üretimi ve HT-29 kolorektal kanser hücreleri üzerine etkisinin araştırılması
Seda Kılınç
Tilapia piscidin 4 (TP4), Nil Tilapyası (Orechromis niloticus) balıklarının bağışıklık sisteminde yer alan ve yüksek antimikrobiyal aktiviteye sahip katyonik bir peptittir. Antimikrobiyal özelliğinin yanı sıra yara iyileştirici ve antikanser özellikleri dahil olmak üzere çeşitli biyolojik özelliklere sahiptir. Tez çalışması kapsamında, TP4 peptitinin kodon optimizasyonlu dizisi, Pichia pastoris KM71H ekspresyon sisteminde güçlü ve indüklenebilir AOX1 promotörünü içeren pPICZA vektörü kullanılarak eksprese edilmiştir. Rekombinant TP4 peptiti, Ni-NTA afinite kromatografisi ile saflaştırılmış ve antibakteriyel aktivitesi MİK ve MBK yöntemleri ile doğrulanmıştır. TP4, HT-29 kolon kanseri ve HGF-1 sağlıklı dişeti fibroblast hücrelerine uygulanarak hücrelerdeki sitotoksik etkiler MTT, TAS-TOS, MDA yöntemleri ile apoptozda yer alan genler (BAX, BCL-2, CASP3) ve proteinlerin ekspresyon düzeyleri ise RT-qPZR ve ELISA yöntemleri kullanılarak araştırılmıştır. Bu tez kapsamında rekombinant TP4'ün insan HT-29 hücre hattında güçlü antikanser aktiviteye sahip olduğu ilk kez gösterilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Sol popülist söylemde karşı hegemonyanın inşası: Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2018-2019 grup toplantı konuşmalarının eleştirel söylem analizi
Abdullah Oğuzhan Karartı
Bu çalışma, sol popülizm ve karşı hegemonya kuramı çerçevesinde ele alınarak yapılacak söylem analiziyle Türk popülizm literatürüne özgün ve ampirik bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Özellikle Türk siyasetinde ana muhalefet partisi CHP'nin lideri Kılıçdaroğlu'nun 2018 Genel seçimleri sonrası ve 2019 yerel seçimleri öncesi parti grup konuşmalarının incelenmesi, Türkiye'deki sol popülist söylemlerin dinamiklerini ve hegemonik mücadeleleri anlamak adına önemli veriler sunacaktır. Türk siyasetinin içinde bulunduğu durum, bir karşı-hegemonya oluşturmak için fırsatlar barındırmaktadır. Özellikle 2017 anayasa değişikliği sonrası değişen hükümet sisteminin bir nevi mecbur bıraktığı ittifak yapıları ve Türk siyasetinde gerçekleşen ekonomik ve siyasi krizler, bu duruma zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda, çalışma sadece teorik bir tartışma alanı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda somut ve ampirik verilerle Türk popülizmine dair özgün bir perspektif kazandırarak, mevcut literatüre değerli bir katkı yapmayı hedeflemektedir.
- Master ThesisAçık Erişim2024Menāķıb-ı Şeyħ İlāĥį (Giriş-inceleme-metin-dizin)
Fatma Meyra Helvacı
Menāķıb-ı Şeyħ İlāhį adlı eser Sivas Ziya Bey Yazma Eserler Kütüphanesinde 274 koleksiyon numarasıyla kayıtlıdır. Eserin dili Türkçedir. Arap harfli, harekeli celį nesih yazı türüyle kaleme alınmıştır. Çalıştığımız orijinal metinde sayfa numarası kullanılmayıp takip kelimelerinden faydalanıldığı için varak numaraları verildi. Çalışmamızın konusu olan eser 61 varak, 11 satırdan oluşmaktadır. Eserimiz, Osmanlı Türkçesi'nin kullanıldığı dönemde yazılmıştır. Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini ve Anadolu ağızlarının etkisini barındırır. Arap harfli Türkçe metinlerin transkribe edilmesi, yazıldığı dönemin belirlenmesi ve dil özelliklerinin incelenmesi alanımız açısından oldukça değerlidir. Menāķıb-ı Şeyħ İlāhį adlı eserin transkripsiyonlu çeviri metni, çevrilen metnin gramer özellikleri ve içerisinde bulunan kelimelerin bağlamına göre anlamlandırılmasıyla oluşan dizin bölümü çalışmamızın içeriğini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi, Şeyh İlahi, Nasihat
- Master ThesisAçık Erişim2024Mitolojik kaynaklarda Doğu Karadeniz Bölgesi
Nisa Nur Çınar
Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesini kapsayan bu çalışma günümüz illerinden Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane, Bayburt ve Ordu ilinin bir bölüm dahil edilmiştir. Bölgenin antik çağlardaki sınırı ise batısında Paphlagonia ve Galatia bölgesi, güneyinde Kappadokia, doğusunda Kolkhis bölgesi yer almaktadır. Bölgenin kuzeyinde de Pontus bulunmaktadır. Mitoloji konusu üzerine birçok çalışma ve araştırma yapılmıştır. Doğu Karadeniz bölgesini kapsayan mitolojik çalışmalar yok denecek kadar azdır. "Mitolojik Kaynaklarda Doğu Karadeniz Bölgesi" başlıklı bu tez de, bölgenin hem mitolojik unsurlarına hem de bu mitolojik unsurların geçmişten günümüze gelen yansımalarına ve ayrıca bölgede ki inançlar ve festivaller üzerinden açıklamayı amaçlamıştır. Tez çalışması hazırlanırken ana kaynak mitoloji üzerine yazılmış eserlerdir. Mitoloji kaynakları ile birlikte bölgenin mitolojik unsurları hakkında bilgi veren antik yazarlarda, önemli kaynak olarak görülmüş bu sebeple çalışmada antik kaynaklara da yer verilmiştir.Mitolojik ve antik kaynakların yanı sıra bölge de yapılan yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları sonucunda bulunan heykel ve nümizmatik buluntular gibi bölge mitolojisi hakkında bilgi edinebileceğimiz eserlere de yer verilmiş ve böylelikle kaynaklardan elde edilen verilerin doğruluğu desteklenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğu Karadeniz, Pontus, Mitoloji, Efsane, Tanrı ve Tanrıça.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2024Türkiye Türkçesi ağızlarında kelime grupları
Muhammed Sami Ünal
Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalan il ve yörelerin 1940 yılı sonrası derlenen metinleri taranarak tespit edilen kelime grupları ele alınmıştır. Üç ana ağız grubuna giren yörelerin yanında Doğu Trakya illerinin de dâhil edildiği çalışmamızda 90 farklı eser taranmış ve kelime grupları kendi başlıkları altında yapısal özellikleri, söz diziminde üstlendikleri görevleri, diğer kelime gruplarıyla ilişkileri açısından değerlendirilmiştir. Taranan eserlerden elde edilen örnekler metinlerdeki yazılış şekillerine sadık kalınarak çalışmada kullanılmıştır. Tespit edilen kelime grupları dört grup ve isim tamlaması, sıfat tamlaması, fiilimsi grupları, ünlem grubu, birleşik isim grubu, zarf grubu; edat grubu, ünvan grubu, birleşik fiil; tekrar grubu, sayı grubu; kısaltma grupları olmak üzere on iki kısımda incelenmiştir. Türkiye Türkçesi ağızlarında tespit edilen kelime grupları yazı dilinde olduğu gibi belirli yapısal kurallarla bir araya gelmekte ancak ağızlarda ölçünlü dilden uzak birçok farklı özellik de gösterebilmektedir. Tespit edilen tüm kelime grupları; herhangi bir kavramı, varlığı, durumu veya hareketi karşılama noktasında Türk dili konuşurlarına sınırsız bir ifade imkânı sunmaktadır. Bu açıdan söz diziminin en önemli unsuru olarak gerek yazı dilinde gerekse de konuşma dilinde çok fazla kullanılmaktadırlar. Ölçünlü dile kıyasla kural yönünden daha serbest olan ağızlarda kelime gruplarının yapısal olarak ne şekilde oluştukları ve ağızların kendi özellikleriyle grupların yapı ve işleyişine nasıl etki ettiği, kelime gruplarının söz dizimi görevleri de dikkate alınarak tüm yönleriyle ortaya konmuştur.
