Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Master ThesisAçık Erişim2023Genel ve yerel seçim farkına göre Malatya seçmen davranışları üzerine bir alan araştırması: Battalgazi ve Yeşilyurt ilçe örnekleri
Fatma Aksüt
Demokratik yönetimler için seçimler önemlidir. Seçimler ile seçmenler bir siyasi tercihte bulunurlar. Seçmenler yaptıkları siyasi tercihleri ile kendilerini yönetecek kişi veya partileri seçerler. Seçmenler kendilerini yönetecek kişi veya partileri oy kullanarak belirlemektedirler. Seçmenlerin oy kullanmaları siyasal bir davranıştır. Seçmenler sahip oldukları siyasal kültürleri ile hangi siyasal davranışta bulunacaklarına karar veririler. Siyasal kültür, siyasal toplumsallaşma süreci ile öğrenilir. Siyasal toplumsallaşma süreci ise seçmenlerin içinde bulundukları toplumun siyasi olgu ve olaylara karşı tavrını, tutumunu ve davranışını öğrenmesidir. Seçmenler, seçim dönemlerinde oy verme davranışında bulunurlar. Seçimlerde seçmenlerin hangi faktörlerden etkilenerek oy verdikleri hep merak konusu olmuştur. Seçmenleri etkileyen faktörleri beşli bir sınıflandırma ile açıklayabiliriz. Bu faktörler; kişisel faktörler ve sosyoekonomik faktörler, Sosyo-kültürel faktörler, siyasal faktörler, iletişimsel faktörler ve durumsal faktörlerdir. Türkiye'de düzenli aralıklarla yapılan iki tür seçimden söz edilir. Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri olarak bilinen genel seçimlerdir. İkincisi il belediye başkanı ve meclis üyeleri, il genel meclisi, muhtarlık seçimi olarak bilinen yerel seçimlerdir. Bu araştırmada Malatya seçmenlerinin genel ve yerel seçim ayrımı yapılarak etkilendikleri faktörler anket veri toplama tekniği ile ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Malatya seçmenlerini genel seçimlerde sırasıyla; ekonomik gelişmeler, partinin demokrasi ve insan hakları görüşü, siyasi lider, siyasi gelişmeler etkilemektedir. Malatya seçmenlerini yerel seçimlerde ise sırasıyla; ekonomik gelişmeler, adayın tecrübeli olması, adayın eski hizmetleri, adayın kişiliği etkilemektedir. Anahtar Kelimeler; Seçmen, Seçmen Davranışları, Genel Seçim, Yerel Seçim
- Doctoral ThesisAçık Erişim2023Örgütsel özdeşleşme duygusal emek, örgütsel vatandaşlık davranışı ve A-B tipi kişilik özellikleri: Durumsal aracılık modeli
Muhammed Sabri Şirin
Bu araştırmanın temel amacı örgütsel özdeşleşme ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide duygusal emeğin aracı rolü ve A ve B tipi kişiliğin durumsal aracılık etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda oluşturulan model ve hipotezlerin test edilmesi için hastane ve sağlık kuruluşlarındaki sağlık çalışanları seçilmiştir. 433 sağlık çalışanlarından toplanan veriler SPSS-SMART PLS ve AMOS programları yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda örgütsel özdeşleşmenin örgütsel vatandaşlık davranışı ve duygusal emek üzerinde pozitif etkisi bulunmuştur. Ayrıca duygusal emek ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu, duygusal emeğin örgütsel özdeşleşme ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu tespit edilmiştir. A ve B tipi kişiliğin ise araştırma modelinde durumsal aracı etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır.
- Master ThesisAçık Erişim2023Çocuk edebiyatında ekoeleştiri
Gülşen Oktay
İnsanoğlu dünyada var olduğundan beri doğayla etkileşim halinde olmuştur. İnsanın doğayla olan ilişkisi, kendini doğanın merkezine koyması sonucunda farklı bir boyut kazanmıştır. Araştırmamızın konusu olan ekoeleştiri insan merkezli çevre anlayışına karşı çıkarak doğa merkezli çevre anlayışını insanlara edebiyat aracılığıyla kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada 20 farklı yazara ait 20 çocuk kitabı ekoeleştiri kuramı bağlamında incelenmiş ve ekoeleştirinin çocuk kitaplarında nasıl yer bulduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda ekoeleştiri ve çocuk edebiyatı ile ilgili literatür taranarak kitaplar dış yapı ve iç (içerik) yapı başlıkları altında incelenip değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımı benimsenerek gerçekleştirilen araştırmanın verileri doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Araştırma verileri önce betimsel analizle daha sonra içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışmanın veri setini 2010 yılından sonra yayımlanan 20 çocuk kitabı oluşturmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında incelenen eserlerin doğayı tanımayı ve çevre bilinci kazandırmayı ön planda tuttuğu ayrıca insanın doğayla bir bütün olduğu ve doğada yarattığı her yıkımdan tekrar insanın etkilendiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda eserlerin ekopsikoloji, ekofeminizm ve toplumsal ekolojiden de izler taşıdığı görülmüştür.
- Master ThesisAçık Erişim2023Süleyman Tevfik'in masal kitaplarının eğitim değeri ve Türkçe eğitimine katkısı
Hülya Ay
Çocuk edebiyatının çocuğu eğlendirme, onun hoşça vakit geçirmesini sağlamasının yanı sıra eğitici özelliği de öne çıkar. Yani eğlendirirken öğretir. Çocuğun günlük hayatla bağ kurmasını, böylece olaylar karşısında olumlu tutum ve davranışlar sergilemesine imkân sağlar. Çocuk edebiyatı ürünleri arasında mühim bir yeri olan masal; bir yandan çocuğun dil becerilerini, anlama ve ifade etme gücünü geliştirirken, diğer yandan da millî ve evrensel değerleri çocuğa öğreterek, hayatında uygulamasına rehber olur. II. Meşrutiyet dönemi birçok aydının yazın hayatına başladığı bir dönemdir. Bu aydınlardan biri de Süleyman Tevfik'tir. Çok yönlü sanatçı kimliğiyle Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunan ve yaşadığı dönemde halkın sorunlarına çözüm bulmak amacı taşıyan Süleyman Tevfik birçok alanda eserler yazmıştır. Bu eserler içinde Türkçe öğretiminde ve çocukların zekâ gelişiminde büyük öneme sahip olan masallar dikkat çekicidir. Süleyman Tevfik'in masallarının incelendiği bu çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde problem durumu, araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları ile tanımlar açıklanmış, II. bölümde masalın tanımından, kökeninden, çocuk eğitimine katkılarından, masallarda aranan özelliklerden bahsedilmiş; daha sonra Süleyman Tevfik'in hayatı, eserleri ve kimlikleri hakkında bilgiler verilmiştir. III. Bölümde araştırmanın yöntemi, modeli, verilerin toplanması ve analizi açıklandıktan sonra, IV. bölümde ise Tevfik'in yirmi masalının eğitim değeri ve Türkçeye katkısını tespit amacıyla; konu, yer ve zaman, kahramanlar, kahramana yardımcı unsurlar, olumlu ve olumsuz iletiler, söz varlığı, motifler, özgün unsurlar, masalın anlama ve anlatma becerisine katkıları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Değer, Türkçe Öğretimi, Masal, Süleyman Tevfik.
- Master ThesisAçık Erişim2023İslâmî çocuk edebiyatında hadis konulu eserlerin değerlendirilmesi
Rabia Pehlivan
Bu çalışma, İslâmî bilgi kaynaklarından hadisleri temel alan çocuk kitaplarının değerlendirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Çalışmamız çocuk edebiyatında İslâmî değerleri temel alan kitapların incelenmesi yolunda diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çocuk edebiyatı hakkında bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde çalışmamıza konu olan eser ve yazarlar hakkında bilgilendirme bulunmaktadır. Çalışmamızın son bölümünde ise ele alınan kitaplardaki hadisler hem hadis ilmi açısından hem de kullanılan hadisin çocuğun yaş ve algı düzeyine uygunluğu ele alınarak incelenmiştir. Bu çalışma nitel araştırma bağlamında doküman inceleme yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Çalışmamızda masal ve hikâye kitabı olarak iki farklı kategoriden bir tanesi seri olmak üzere toplamda on iki çocuk kitabı incelemeye alınmıştır. Çalışma sonunda yazarların hadis ilmine uygun olmayan bazı rivayetleri eserlerine aldığı tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2023Kazakistan ortaokul ders kitaplarında fiil çekimi ve öğretimi
Arailym Yessenaly
Bu çalışma, Kazakistan'da 6, 7 ve 8.sınıf Ortaokul düzeyinde okutulan Kazak Türkçesi ders kitaplarındaki fiil çekiminin incelenmesini konu almıştır. Bu doğrultuda araştırmanın problem cümlesi "Ortaokul Kazak Türkçesi ders kitaplarındaki fiil çekimi nasıl öğretilmektedir?" sorusu üzerine kurulmuştur. Dil ve edebiyat dersinin amacı, öğrencilerin okuma- yazma ve konuşma-dinleme becerilerinin yanında, bir yandan da ders kitabında bulunan metinler aracılığı ile öğrencilerin duyuşsal bilgilerine seslenmek, duygu, değer, düşünce ve davranışlarının gelişmesini sağlamaktır. Bu bağlamda ders kitapları, eğitim-öğretim sürecine kılavuzluk eden en önemli ve ulaşılabilir kaynaklardandır. Çalışma, var olan bir durumu belge incelemeye dayalı bir biçimde betimlediği için nitel veri analizi tekniklerinden yararlanılarak gerçekleştirilen betimsel bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında nitel araştırma desenlerinden doküman incelenmesi kullanılmıştır. Çalışma dokümanını, Kazakistan Millî Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış Ortaokul Kazak Türkçesi ders kitapları oluşturmaktadır. Bu araştırma Kazakistan Millî Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanan Ortaokul Kazak Türkçesi ders kitabı ile bu kitaplarda kullanılan fiil çekimi konularıyla sınırlıdır.
- Master ThesisAçık Erişim2023Bireylerin stres ve endişelerine yönelik rumi meditasyona dayalı bir müdahale uygulama ve geliştirilmesi: 7 haftalık takip grup terapisi
Deniz Koç
Günümüzde çoğu terapi, çeşitli bilişsel veya davranışsal tekniklere ek olarak meditasyon uygulamaları da içerir. Bu tür uygulamalar için ilham kaynağı geleneksel olarak Budizm olmuştur ancak Müslüman nüfus arasında artan ruh sağlığı desteği ihtiyacına rağmen İslami düşünce bu gelişmeye dahil edilmemiştir. Bu bağlamda tasavvuf ve özellikle Mevlâna'nın öğretileri bilinç çalışmaları ve kültüre duyarlı terapiler açısından ümit verici görünmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Rumi Meditasyonun stresli-anksiyeteli bireyler üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında çalışmanın ilk üç bölümünde meditasyon kavramı üzerinde durulmuş ve psikoterapide kullanımına dair örnekler verilmiş, dünya gelenekleri arasındaki manevi meditasyon çeşitlerine ve özel olarak İslami meditasyona değinilmiş, tasavvuf geleneğinden ve son olarak Mevlâna öğretisinin psikolojik yönüne ve pratiğe dökülmesine yönelik görüş ve çalışmalardan bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde ise amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesine yönelik stres/anksiyete düzeyi yüksek yetişkinlerden oluşan 10 kişi deney ve kontrol gruplarına beşer şekilde rastgele atanmıştır. Kontrol grubuna hiçbir işlem uygulanmazken deney grubu ile haftada bir olmak üzere 120 dakikalık ve toplam 7 seanslık odak grup görüşmesi yapılmıştır. Odak grup görüşmeleri öncesi ve sonrasında her iki gruba da Bütünleşik Anksiyete Stres ve Duygu Durumları Profili Ölçeği uygulanmış ve sonuçlar SPSS 22 kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, Rumi Meditasyonun stresli-anksiyeteli bireyler üzerinde olumlu yönde etkisi tespit edilmiştir.
- ThesisAçık Erişim2023Alerjik rinitli hastalarda alerjenler ile domografik özellikler arasındaki korelasyonun değerlendirilmesi
Faik Sönmez
Amaç: Alerjik rinit (AR), alerjik hastalıkların en sık karşılaşılan türüdür ve toplumda genel olarak %5-50 oranında görülür. AR etiyolojisinde, birçok genetik ve çevresel faktör rol oynamaktadır. Hastalığı ortaya çıkaran etkenler iklimsel, coğrafi, kültürel ve çeşitli sosyal koşullar olarak sayılabilir. Çevresel etkenler bölgeden bölgeye büyük farklılılar gösterebilir. AR tedavisinde sorumlu alerjenlerin tespiti ve bu alerjenlerden kaçınma tedavinin ilk basamağıdır. Bizim amacımız, AR tanılı hastaların alerjen profilini ortaya koymak ve bu alerjenlerle sosyodemografik özellikler arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Mayıs 2023 ile Ağustos 2023 tarihleri arasında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz polikliniğine AR semptomları ile başvuran 10-60 yaş arası AR tanısı alan hastalar ile prospektif olarak yapıldı. Deri prick testinde (DPT) en az bir maddeye duyarlı olduğu tespit edilen 238 hasta çalışmaya dâhil edilmiştir. DPT sonucu pozitif gelen hastalara tarafımızca hazırlanan demografik özellikleri içeren bir form hasta görüşmesi esnasında doldurtulmuştur. İstatistiksel analizlerde ki kare ve Mann-Whitney U testleri kullanılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p< 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Erzincan bölgesinde AR daha çok kadınlarda, sosyoekonomik düzeyi yüksek kişilerde, kentlerde yaşayanlarda, bahçesiz evlerde, kaloriferli evlerde ve bir apartman dairesinde yaşayanlarda gözlenmekteydi. Evde evcil hayvan varlığıyla AR prevalansı arasındaki ilişki noktasında ülkemizin diğer bölgelerine benzer sonuca ulaştık. Bölgemizde en sık duyarlılık gözlenen alerjenler sırasıyla çimen polenleri, ev tozu DP. ve yabani ot polenleri olmuştur. AR'ye en sık eşlik eden kronik rahatsızlık astım, astımı olanlarda en sık görülen alerjenler ev tozu DP. (Dermatophagoides pteronyssinus) ve ev tozu DF. (Dermatophagoides farinae) akarları olarak tespit edilmiştir. Yabani ot poleni alerjisinin 1. ve 2. dekadda diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olduğunu, kadınlarda erkeklere göre daha fazla görüldüğü sonucuna ulaştık. Çalışmamız vaka-kontrol çalışması olmadığından sigaranın genel AR prevalansına etkisini araştıramasak da hastalarımızın yaklaşık 4'de 1'i aktif sigara içicisiydi ve bu grupta yabani ot poleni alerjisinin sigara kullanmayanlara göre anlamlı şekilde daha az görüldüğünü gözlemledik. Erzincan bölgesinde çimen ve yabani ot alerjisinin kentte yaşayanlarda, çimen alerjisinin apartmanda yaşayanlarda ve evdeki oda sayısı fazla olanlarda, yabani ot alerjisinin ise kaloriferli evlerde yaşayanlarda daha sık olduğunu tespit ettik. Ev tozu akarları ve diğer alerjenlerle evlerin yaşı, kat sayısı, evdeki oda sayısı ve hastaların evde beraber yaşadıkları kişi sayısı arasında bir fark tespit edilmedi. Sonuç: Sonuç olarak AR etyolojisinde yer alan çevresel faktörlerin hastalığa etkisi, yaşanılan bölgenin yanında aynı bölgede yaşayan insanların sosyodemografik yapılarına bağlı olarak da değişebilmektedir. Erzincan bölgesinde çevresel alerjenlerin görülme sıklığı ve AR üzerine etkisi çeşitli faktörlere bağlı farklı olabilmektedir. Bu bölgede ilerleyen zamanlarda daha geniş bir alerjen paneliyle başka çalışmaların yapılmasında fayda görmekteyiz.
- Master ThesisAçık Erişim2023Zamanaşımına uğramış kambiyo senedinin hukuki niteliği ve kambiyo alacaklısının temel borç ilişkisine başvuru imkânı
Ensar Ercan
Kambiyo senetleri, kural olarak tarafların arasında halihazırda mevcut olan temel borç ilişkisinin ifasını kolaylaştırmak veya temin etmek gibi amaçlarla düzenlenmektedir. Ayrıca bu senetler bağımsız ve ihdasi oldukları için kişiler arasında birbirine paralel iki ayrı hukuki ilişkinin oluşmasını sağlamaktadır. Kambiyo ilişkisi ve temel borç ilişkisi olarak anılan bu hukuki ilişkiler mücerretlik ilkesi kapsamında birbirinden bağımsız olsa da etkileşim halinde bulunmaktadır. Bu noktada karşımıza ifa uğruna edim, ifa yerine edim, teminat veya yenileme kavramları çıkmaktadır. Bir kambiyo senedi kural olarak ifa uğruna edim niteliği taşımaktadır. Fakat aksinin açıkça kararlaştırılmasının veya somut olayın farklı yönde yorumlanmasının önünde hukuki bir engel yoktur. Kambiyo senedinin ifa uğruna edim niteliğinde olması halinde alacaklı senet vasıtasıyla tatmin edilmediği sürece temel borç sona ermemektedir. Ayrıca doktrindeki hâkim görüş farklı olmakla birlikte alacaklının temel alacağa başvurabilmesi için kambiyo senedinin tahsiline yönelik çaba göstermesi veya herhalde poliçe/bono'da zamanaşımı, çekte ise ibraz süresinin sona ermesi gerekir. Temerrüt bakımından ise kambiyo senedi kapsamında başvurulacak kişinin temel borç ilişkisinin borçlusu olup olmadığına göre bir ayrım yapılmalıdır. Bu ayrım kapsamında kambiyo alacağının talep edilmesiyle yahut ihtar çekilmesi veya dava/takip açılmasıyla temerrüt gerçekleşecektir. Bu senetlerin temel borç ilişkisinin ispatındaki niteliği de oldukça önemlidir. Kambiyo senetleri temel borç ilişkisinin ispatı bakımından esasında delil başlangıcı niteliği taşımaktadır. Fakat ihtiyari kayıtlar bu niteliğin değişmesine neden olabilecektir.
- Master ThesisAçık Erişim2023Sosyal bilgiler dersinde eğitsel rol çalışmasının empati becerisinin kazandırılmasına etkisi
Nagihan Doğanay
Bu araştırmanın amacı eğitsel rol çalışmalarının empati becerisini kazandırmada etkisini incelemektir. Bu amaçla araştırmada İç İçe Karma Desen yöntemi kullanılmış olup nicel veriler elde edilirken deneysel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubu olarak yansız ve tesadüfi olarak atanan 62 6.sınıf öğrencisi ile çalışılmıştır. Deney grubunda yer alan öğrenciler rol yapma yöntemiyle dersleri işlerken kontrol grubunda ise herhangi bir müdahale olmadan dersler devam ettirilmiş ve mevcut programa göre hareket edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin empatik eğilimlerini ölçmek amacıyla deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak KA-Sİ Ergenler ve Çocuklar İçin Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise deney grubundaki on öğrenciye yarı-yapılandırılmış görüşme formu sunulmuştur. Ayrıca deney grubundaki öğrencilere her ders süreci sonunda öğrenci günlükleri tutturulmuştur. Öğrencilerin sürece, empati becerisine ve rol yapma yöntemine ilişkin görüşleri İçerik Analizi ve Betimsel Analiz ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; derslerin rol yapma yöntemiyle yürütüldüğü deney grubunda yer alan öğrencilerin empati becerilerinin kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı derecede arttığı gözlemlenmiştir. Öğrenciler rol yapma yöntemiyle işlenen dersler için ise olumlu görüşler bildirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Empati, Rol Yapma.
- Master ThesisAçık Erişim2023Medenî ayetlerde toplum ahlâkının inşası
Osman Aykutluğ
Bir toplumun, aynı asır içerisinde câhiliye döneminden saadet asrı dönemine geçiş sürecini ve Medenî ayetlerin bu geçiş sürecine etkisini ele alan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ahlâkın kavramsal analizi yapılmış, ahlâkın ilişkili olduğu alanlar belirtilmiş ve İslâm toplumun teşekkül ettiği Medine coğrafyasının hicretten önceki haliyle ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümlerde ise Medenî ayetlerdeki emredilen ve sakındırılan ahlâkî ilkeler, câhiliye dönemindeki algısı ve Mekkî ayetlerdeki karşılıklarıyla beraber ele alınmıştır. Bir toplumun zihnindeki ahlâkî kavram algısının değişimi, semantik yöntem kullanılarak açıklanmıştır. Ayrıca bu bölümlerde ilk kez Medenî ayetlerde vurgulanan ahlâkî esaslar da belirtilmiştir. Ahlâkî esaslar, gerek Mekkî gerek Medenî ayetlerde defaatle vurgulanmıştır. Fakat bu konuda dikkat çeken husus, Mekkî ayetlere kıyasla Medenî ayetlerde ahlâkî esasların, toplumsal hayata yönelik daha geniş anlam sahasında zikredilmesidir. Ayrıca Mekkî ayetlerdeki ahlâkî esaslar, genel olarak bireysel hayata yönelik öğütler niteliğindeyken, Medenî ayetlerde zikredilen ahlâkî esaslar ise bir toplumu ihya eden sosyal düzen kuralları ve devlet kânunları niteliğindedir.
- Doctoral ThesisAçık Erişim2023M. gastrocnemius ve M. soleus'un morfometrik özelliklerinin tendinopati ile ilişkisinin MRG ile değerlendirilmesi
Taner Kösetürk
Amaç: Aşil tendonu vücudun en büyük tendonudur. M. soleus ve m. gastrocnemiustan gelen lifler m. triceps sureae adını alır ve aşil tendonunu oluşturur. Aşil tendonu vücuttan gelen mekanik kuvveti calcaneus kemiği aracılığıyla ayak bileğine iletir. Aşil tendonunun fonksiyonlarında kayıp ve tendon ağrısının mevcut olması sonucu oluşan duruma tendinopati denir. Bu çalışmamızda Aşil tendonunu oluşturan m. soleus ve m. gastrocnemiusun morfometrik özelliklerinin tendinopati üzerindeki etkilerinin MRG aracılığıyla değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalından elde edilen görüntülerden gerçekleştirilmiştir. Aşil tendonunu oluşturan kasların MRG ile ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamız 18-71 yaş arası ortalama 42.1±15.1 yaşında 121 erkek ve 18-70 yaş arası ortalama 41.3±13.2 yaşında 107 kadın hastadan oluşmaktadır. Çalışmamızda 114 sağ, 114 sol olmak üzere toplamda 228 ayak bileği MRG incelemesi yapılmıştır. Çalışmamız tendinopatili hastalar ve kontrol grubu olmak üzere iki gruptan oluşmaktadır. Tendinopatisi olan grupta cinsiyet ve yön açısından yapılan ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kontrol grubunda yapılan ölçümlerde APM mesafesi ve MKPM mesafesi cinsiyetler arası karşılaştırmada erkeklerde kadınlara göre fazladır. APM mesafesi tendinopatili grupta kontrol grubuna kıyasla belirgin artmıştır. Sonuç: Çalışmamız Aşil tendinopatisi ile aşil tendonunun orijin aldığı kasların morfometrik özellikleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Çalışmamızda tendinopatili hastalarda serbest Aşil tendon uzunluğunun ve tendon kalınlığının arttığı bulunmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2023Fermi problemleri ile ortaokul öğrencilerinin matematiksel modelleme süreçlerinin incelenmesi
Sümeyra Pekgöz
Bu araştırmada, altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerin çevresine göre yakından uzağa doğru tasarlanan Fermi Problemleri (FP) aracılığı ile Matematiksel Modelleme (MM) süreçlerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışma, nitel yaklaşımla tasarlanmış olup durum çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında öğrenim gören bir ortaokulun 26'sı yedinci sınıf,11'i altıncı sınıf olmak üzere toplamda 37 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin istekleri doğrultusunda sınıf mevcuduna göre üç ila beş kişilik gruplar oluşturulmuştur. Böylece toplamda dokuz farklı grup bulunmaktadır. Bu çalışma 12 hafta /24 ders saatinde grup çalışması ve çözüm sunumu ile tamamlanmıştır. Veriler; öğrenci gruplarına ait çalışma kâğıtları, grup sunum videoları ve ses kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde MM döngü basamaklarından "Basitleştirme" ve "Matematikselleştirme" basamakları dikkate alınarak, bu adımlarda ortaya çıkan değişken, model ve kullanılan stratejiler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrenci grupları problemi basitleştirme basamağında deneyim ve bilgilerinden yola çıkarak çeşitli varsayımlarda bulunmuştur. FP'lere ilişkin altıncı ve yedinci sınıf öğrencileri farklı değişkenler belirlemişlerdir. Basitleştirme aşamasına yönelik değişken değerini belirleme stratejilerinde altıncı sınıfların en fazla dış kaynak kullanma, yedinci sınıfların ise dijital araçlar ve önceki bilgi ve deneyimlere dayanma stratejilerini kullanma eğiliminde olduğu görülmüştür. Matematikselleştirme basamağına bakıldığında tüm öğrencilerin sözel veya aritmetik olarak ifade edilen matematiksel modeller geliştirdikleri görülmüştür. Model oluşturma stratejilerinde ise yedinci sınıfların her soruda farklı bir stratejiyi kullandıkları görülürken altıncı sınıfların konsantrasyon ölçümü stratejisini kullandığı belirlenmiştir. Öğrencilerin basitleştirme basamağında yedi farklı değişken değerini belirleme stratejisi, matematikselleştirme basamağında ise altı farklı model oluşturma stratejisi kullandığı belirlenmiştir. Ayrıca yakından uzağa doğru tasarlanan problemlerde kullanılan bağlamın öğrencilerin stratejilerini etkileyebileceği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda öğretmenlere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
- Master ThesisAçık Erişim2023Amatör futbolcuların öz yeterlik inançları ile spor yaralanması kaygı düzeylerinin incelenmesi
Muhammet Emrah Mutlu
Amaç: Bu araştırmada amatör futbolcuların öz yeterlik inançları ve spor yaralanması kaygı düzeyleri; bunların demografik (yaş, cinsiyet, medeni durum…) değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve spor yaralanması kaygı düzeylerinin öz yeterlik inançlarını yordama durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Erzincan ilinde bulunan çeşitli takım ve kulüplerde lisanslı olarak spor yapan 268 erkek 74 kadın toplam 342 amatör futbolculardan oluşturmaktadır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu", ''Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği (SYKÖ)'' ve ''Sporcu Öz Yeterlik Ölçeği (SÖYÖ)'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon, Regresyon, Ki-kare Bağımsızlık Testi, Bağımsız Gruplar t-Testi, One Way Anova, Welch, Mohalonobis Cook, Post Hoc, Tamhane ile Tukey testleri yapılmıştır. Sonuçlar 0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Amatör futbolcuların spor yaralanması kaygı düzeyi ve sporcu öz yeterlik inançları ile bazı demografik değişkenler (cinsiyet, medeni durum, ciddi sakatlık geçirme durumu, futbol dışı bir işte çalışma durumu, ısınma ve soğuma alışkanlığı durumu, sakatlıkta geçirilen süre, sakatlığın yaşandığı anatomik bölge, aktif futbol oynama durumu) arasında anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca spor yaralanma kaygısı ile sporcu öz yeterlik düzeyi arasında anlamlı düzeyde negatif yönlü ilişki olduğu, spor yaralanma kaygısının sporcu öz-yeterliğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve toplam varyansın %14'ünü açıkladığı belirlenmiştir. Sonuç: Amatör futbolcuların yaralanma kaygı düzeyleri arttıkça sporcu öz-yeterlik düzeyi azalmaktadır.
- Master ThesisAçık Erişim2023Okuma kültürü bağlamında ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma etkinliklerinin incelenmesi
Berna Kaya
Türkçe derslerinde öğrencilerin kazanması istenen hedeflere ulaşmak amacıyla kullanılan en temel kaynak Türkçe ders kitaplarıdır. Türkçe ders kitapları okuma kültürünün oluşmasında ve gelişmesinde önemli yere sahip bir araçtır. Kitaplardaki metin ve etkinlikler vasıtasıyla öğrencilerin okuma becerilerini geliştirmeleri ve bunu okuma kültürüne dönüştürmeleri sağlanır. Bu da öğrencilerin yaşam boyu sürecek bir okuma serüvenine olanak tanır ve okuma kültürünün toplumsal olarak yaygınlaşmasını sağlar. Bu çalışmanın genel amacı ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma etkinliklerini okuma kültürü bağlamında incelemektir. 5,6,7 ve 8.sınıflarda okutulmakta olan dört adet Türkçe ders kitabı bu çalışmanın materyallerini oluşturmaktadır. Çalışmada Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma etkinliklerine ilişkin veriler, doküman incelemesi yöntemiyle toplanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma etkinliklerinin okuma kültürü basamaklarının her sınıf seviyesinde yer aldığı tespit edilmiştir. Ancak bu dağılımın dengeli olmadığı daha çok temel okuma yazma becerisi basamağında yığıldığı saptanmıştır. Okuma etkinliklerinin niteliği incelendiğinde ise etkinliklerin üst düzey becerileri yansıtmadığı daha çok alt düzey düşünme becerilerinde kaldığı görülmüştür. Aynı zamanda okuma etkinliklerinin tek düze ve çeşitlilik bakımından yetersiz olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarından yola çıkarak Türkçe ders kitaplarında yer alan okuma etkinliklerinin okuma kültürü edinme sürecine katkı sağlayacak ve öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini destekleyecek şekilde hazırlanması gerektiği önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Okuma Kültürü, Türkçe Ders Kitapları, Okuma Etkinlikleri.
- Master ThesisAçık Erişim2023Bazı Sideritis türlerinin antigenotoksik etkilerinin araştırılması
Neva Çelik
Bu çalışmada, alkilleyici bir ajan olan etil metansülfonatın indüklediği genotoksik etkiye karşı geleneksel tıpta kullanılan ve antioksidan özelliklere sahip olduğu bilinen Sideritis bitkisinin Mersin yöresinden toplanan Sideritis brevidens ve Sideritis libanotica subsp. violascens türlerinin toprak üstü metanol ekstrelerinin dört farklı konsantrasyonu (1,25; 2,5; 5 ve 10 mg/mL) kullanılarak potansiyel antigenotoksik etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kanat benek testi olarak da bilinen somatik mutasyon ve rekombinasyon testi (SMART) uygulanarak Drosophila melanogaster'in genomunda çekinik flare (flr3) ve çoklu kanat kılı (mwh) belirleyici genlerini taşıyan iki farklı mutant soyu kullanılmıştır. Bu iki mutant soy arasında yapılan çaprazlamalar sonucu elde edilen 72±4 saatlik transheterozigot larvalar bitkilere ait metanol ekstresi ve alkileyici ajanla kronik olarak beslenmiştir. Tüm uygulama gruplarındaki larvalardan yetişen ergin bireylerin kanatlarından hazırlanan preparatlar ışık mikroskobunda farklı benek tiplerine göre incelenmiştir. Bitki ekstrelerinin çalışılan konsantrasyonlarda genotoksik etki göstermediği buna karşın alkilleyici ajanlarla birlikte uygulandığında özellikle 5 ve 10 mg/mL'lik konsantrasyonlarda somatik mutasyon ve rekombinasyon oranlarını önemli ölçüde azalttığı belirlenmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildiğinde sonuçların anlamlı olduğu görülmüştür (p<0,05). Bu çalışma, Sideritis türlerinden elde edilen bileşiklerin potansiyel farmakolojik kullanımları ve doğal bir kaynak olarak genetik hasarı azaltıcı etkileri hakkında yeni araştırmaların yolunu açabilir.
- ThesisAçık Erişim2023Kontrasepsiyon yöntemlerinin hasta memnuniyeti ve seksüel fonksiyon üzerine etkileri
Ahmet Kırkıncı
Bu çalışmada beş farklı kontrasepsiyon yönteminin hasta memmuniyeti ve seksüel fonksiyon üzerine etkilerinin araştırılması planlandı. 20.01.2022–31.07.2022 tarihleri arasında Erzincan Binali Yıldırım Üniveristesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne herhangi bir sebep ile başvuran 19-45 yaş arası 362 hasta, 5 gruba ayrıldı. Grup 1'e kombine oral kontraseptif kullanan hastalar dahil edildi. Grup 2'ye progestin içeren enjeksiyon kullanan hastalar alındı. Grup 3'e bakır yüklü intrauterin araç kullanan hastalar alındı. Grup 4'e bilateral salfenjektomi ya da bilateral tüp ligasyonu ile sterilizasyon yapılmış hastalar alındı. Grup 5'de ise erkek partneri kondom ile korunan, kendisi herhangi bir hormonal, cerrahi veya bariyer yöntemi kullanmayan hastalar yer aldı. Çalışma anlatıldı, mahremiyet sağlandı, gönüllü katılım vurgulandı ve ardından hastalardan Türkçeleştirilmiş FSFI ve Beck Depresyon Ölçeğini (BDÖ) doldurmaları istendi. Hastaların demografik verileri ve anket formları IBM SPSS ver. 21 kullanılarak karşılaştırıldı. En düşük memnuniyet korunma yöntemi olarak RİA kullanan hastalarda izlenirken en yüksek memnuniyet kondom kullanan hastalarda izlendi. Toplam FSFI puanı açısından bakıldığında en yüksek puan Grup 5'de 25,1± 3,3'dü. En düşük puan ise Grup 3'de 23,8 ± 4,7'di. Grup 1'de 24 ± 4,3, Grup 2'de 24,8 ± 3,02, Grup 4'de ise 24,1± 6,05 olarak izlendi. Ancak toplam FSFI puanlarında gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark izlenmedi ( p=0.06). Cinsel istek alt grubunda Grup 1'de ortanca değer 3 (1,2-5,4) olarak en düşük izlendi. Grup 1'in, Grup 2 ve Grup 5 ile olan karşılaştırılmasında fark istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla p değeri 0,03 ve 0,01). Cinsel uyarılma alt grubunda en düşük değer grup 3'de 3,3 (1,2-5,7) idi. Gruplar arasında grup 3 ve grup 5 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlendi (p=0.018). Orgazm alt grubunda ortanca değerler gruplar için sırasıyla; 3,6 (1,2- 5,6), 4,4 (3,2-6), 4 (2,4-5,2), 3,6 (1,2-6) ve 4,4 (2-6) olarak bulundu. Grup 4 ve Grup 1'in Grup 5 ile arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla p= 0,01 ve 0,01). Lumbrikasyon ve memnuniyet alt grubunda ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi. Ağrı alt grubunda ise; en düşük puan Grup 3'de 3,6 (0-5,6)'ydı. Grup 3 için ağrı skoru, tüm gruplara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düşük izlendi. AP hizmeti alan hastaların yöntemin etkinliği kadar yan etkileri açısından da iyi bilgilendirmeleri gerekmektedir. Kontraseptif yöntemlerin cinsel işlev üzerinde ve depresyon üzerinde benzer etkileri olsa da alt gruplarda farlılıklar olabileceğini bilmek hasta ve sağlık hizmeti veren profesyoneller açısından kıymetlidir
- ThesisAçık Erişim2023Son dönem böbrek yetmezliği olup rutin hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda serum magnezyum düzeyi ile karotis intima media kalınlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Rıdvan Özdemir
AMAÇ: Günümüzde renal replasman tedavilerinin başında hemodiyaliz yöntemi gelmektedir. Dünyada en önemli ölüm nedenlerinden olan kardiyovasküler hastalıklar, hemodiyaliz hastalarında da sık görülen ölüm nedenleri arasında sayılmaktadır. Bu çalışmamızda, aterosklerozun ve kardiyovasküler riskin belirleyici bir işareti olan karotis intima media kalınlığı ile kardiyovasküler hastalıklar için kolay değerlendirilebilecek bir gösterge olan magnezyum düzeyi arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. YÖNTEM: Çalışma tanımlayıcıdır. Çalışmamızda hemodiyaliz tedavisi alan 18 yaş üzeri ile 80 yaş altında 88 hastayı değerlendirdik. Bu hastalarımızın karotis intima media kalınlığı doppler ultrasonografi ile sağ karotis, sol karotis ve bu iki değerin ortalaması olarak ölçülüp kaydedildi. Çalışmamızdaki hastalarda rutin hemodiyaliz tedavisi öncesi alınan kan değerleri ve magnezyum değerleri kaydedildi. BULGU: Çalışmamızdaki hastalarımızda magnezyum değerleriyle; sağ karotis intima media kalınlığı arasında düşük düzeyde negatif (p=0,023), sol karotis intima media kalınlığı arasında düşük düzeyde negatif ilişki (p=0,013) saptadık. Sağ karotis intima media ve sol karotis intima media kalınlık ortalamasının alınıp hesaplanan ortalama karotis intima media kalınlığı ile magnezyum değeri arasında düşük düzeyde negatif bir ilişki (p=0,010) saptadık. Yaptığımız çoklu regresyon analizi ile beraber yine Magnezyum düzeyi ile karotis intima media kalınlığı ortalaması arasındaki negatif ilişki (p=0,004) devam etmekteydi. Yaşta ise pozitif yönde (p=0,045) ilişki saptadık. SONUÇ: Magnezyum, rutinde bakılması kolay olan biyokimyasal bir parametredir. Çalışmamızda; kardiyovasküler olayları öngörmede kullanabileceğimiz karotis intima media kalınlığı ile magnezyum seviyesi arasında bir ilişki olduğunu belirledik. Bu ilişki değerlendirilerek magnezyum düzeyi ile kardiyovasküler riskler önceden değerlendirilebilir. Zengin magnezyum içerikli diyetlerle ve yaşam tarzı değişikliğiyle ayrıca buna ek olarak medikal tedavilerle de ateroskleroz ve böylece kardiyovasküler hadiselerde düşüş olabileceği öngörülmektedir. Ancak bu konuda daha geniş ölçekte araştırmalar yapılması gerekmektedir.
- ThesisAçık Erişim2023Erzincan ili merkez ilçesinde aile sağlığı merkezlerine başvuran 40-69 yaş arası kadınların meme kanseri taramalarına yönelik tutumları ve etkileyen faktörler
Cihat Üstün
Amaç: Çalışmamızın amacı hedef popülasyondaki kadınların meme kanseri taramalarına yönelik tutumlarını, meme kanseri taramalarını yaptırmama nedenlerini ve taramaları yaptırmalarının önündeki engelleri saptamak ayrıca kadınları meme kanseri taramalarına yönlendirmede bilgilendirme yapmanın mı yoksa kişisel meme kanseri riskini bildirmenin mi daha etkili olduğunu saptamaktır. Gereç Yöntem: Araştırmamız deneysel tipte bir çalışmadır ve Erzincan ili merkez ilçesinde ikamet edip buradaki bir aile sağlığı merkezine 01.12.2022 ve 01.04.2023 tarihleri arasında başvuran 40-69 yaş arası gönüllü ve meme kanseri öyküsü olmayan 300 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara araştırmacılar tarafından literatür taranarak hazırlanan 22 soruluk bir anket ve MEKÖD (kadının meme kanseri önleme davranışlarını etkileyen faktörleri belirleme) ölçeği yüz-yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Ardından hastalar basit randomizasyon ile 2 gruba ayrılmış (tek ve çift) ve bir gruba toplam 212 kelimeden oluşan standart bir metin ile kısa bir bilgilendirme yapılmış diğer gruba ise sadece "modifiye gail risk modeli"nden elde edilen ömür boyu meme kanserine yakalanma riski yüzdesi söylenmiş ve sonrasında kanser taraması isteği açısından gruplar karşılaştırılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 53,49±8,03'tür. Kadınların düzenli olarak KKMM (Kendi kendine meme muayenesi), KMM (klinik meme muayenesi) ve mamografi taraması yaptırmama nedenlerine bakıldığında en sık neden üç grupta da bilgi eksikliğiönemini bilmeme olmuştur (sırasıyla %54,7, %54,7 ve %89,75). Katılımcıların meme kanseriyle ilgili sahip olduğu bilginin başlıca kaynağı %46 (n=138) ile hekimlerdir. Katılımcıların MEKÖD puanlarına bakıldığında düzenli meme kanseri tarama yöntemlerinden birini uygulayanlarda, evli olanlarda, meme kanseri olan arkadaşı olanlarda ve bilgi kaynağı ailesi olanlarda MEKÖD puanları anlamlı olarak daha yüksektir. Çalışma sonunda bilgilendirme yapılan grubun %40,5'i (n=41), risk düzeyi söylenen grubun %55,8'i (n=72) mamografi çektirmeyi kabul etmiştir (p=0,022). Ayrıca risk söyleme grubunda KKMM, KMM ve mamografi taramalarını yaptırma isteği bilgilendirme grubuna göre anlamlı derecede daha fazla artmıştır (hepsi p<0,001). Sonuç: Kişisel meme kanserine yakalanma riskini hastaya söyleme yönteminin daha kısa sürede uygulanabilen daha etkin bir yöntem olması açısından bilgilendirme yöntemine göre daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir.
- Master ThesisAçık Erişim2023Yalın üretim ve yapay zeka teknikleri ile üretim süreçlerinin analizi ve iyileştirilmesi
Yunus Çetiner
İşletmeler, günümüz küreselleşen dünyada artan maliyetler ve dijitalleşme sonucu değişen rekabet koşullarına karşı ayakta kalabilmek için karşılaştıkları çeşitli sorunlara etkin çözümler üretip karar vermek zorundadırlar. Bu bağlamda Tedarik Zincirini doğru yönetmek çok önemlidir. Sürprizlerle karşılaşmamak, maliyetleri önceden belirleyip öngörmek ve bu öngörüleri tutarlı kılmak tahmin ile mümkün olur. Talep tahminlerinin yüksek doğrulukla elde edilmesi, tüm tedarik zinciri yönetimi süreçlerinin başarısı için kilit bir faktördür. Bu çalışmada içecek sektöründe faaliyet gösteren bir işletme ele alınmıştır. Firmanın 2018-2021 satış verileri ele alınarak araştırmaya dahil edilmiştir. İlk aşamada yalın üretim teknikleri ile mevcut durum analizi yapılarak iyileştirmeler sunulacaktır. Talep tahmini ile gelecek durumu tahmin ederek süreçleri daha etkin planlamak hedeflenecektir.
