Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    N2o2 tipi yeni schiff bazı ligand ve komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve ilaç ön maddesi olarak etkilerinin incelenmesi

    Mustafa Türkmenoğlu

    Amaç: Bu tez kapsamında yeni Schiff bazı ligandları ve bunların metal komplekslerinin sentezlenmesi, karakterizasyon çalışmalarının yapılması ve sentezlenen bileşiklerin etki mekanizmalarının bilgisayar destekli ilaç tasarımı yönteminde kullanılan moleküler modelleme programı Schrödinger 2021-2 ile aydınlatılması amaçlanmaktadır. Materyal ve Metot: Schiff bazları ve komplekslerinin yapıları IR, 1H-NMR, 13C-NMR, UV-Vis, SEM, XRD, manyetik süsseptibilite ve termogravimetrik analiz yöntemleri kullanılarak aydınlatılmıştır. Sentezlenen bileşiklerin etki mekanizmalarının aydınlatılmasında Schrödinger Suite bilgisayar destekli moleküler modelleme programı kullanılarak tanımlayıcı bazı moleküler özellikleri hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışma kapsamında salisilaldehit türevleri olan 5-iodosalisilaldehit ve 3,5-diiodosalisilaldehit ile o-aminofenol'ün reaksiyonundan Schiff bazı ligandları ve bu ligandların M(II) asetatlarından da kompleksler sentezlenmiştir. Schiff bazları ile komplekslerinin yapıları spektroskopik yöntemlerle aydınlatılmış ve biyolojik aktivite çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sonuç: Sentezlenen bileşiklerin yapısal karakterizasyonları yapılmıştır. Komplekslerde, Schiff bazlarının metal iyonuna imin azotu ve fenolik oksijenden bağlandığı belirlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin etki mekanizmaları ve kenetlenmenin gerçekleştirileceği aktif bölge belirlenmiştir. Yapı Bazlı İlaç Tasarımı yöntemlerinden biri olan moleküler docking ile sentezlenen olası ilaç molekül adaylarının hedefin aktif bağlanma bölgesi ile etkileşimleri hesaplanmıştır. Schiff bazı ligandları ve komplekslerinin değerlendirilebilecek potansiyele sahip oldukları, bununla birlikte ileri in vivo çalışmalara da ihtiyaç duyulduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    A new family of k-fibonacci numbers and polynomials

    Tugba Alp

    Bu tezde k-Fibonacci polinomunun yeni bir ailesi tanımlandı. Bu polinom ailesinin Binet formülü tanımlandı ve ispatlandı. Fibonacci polinomu ile k-Fibonacci polinomu arasındaki ilişki verildi. Matris yardımıyla gösterimi bulundu ve bazı terimleri tablo halinde gösterildi. Daha sonra Catalan özdeşliği ve onun genellemeleri olan Cassini, D'ocagne, Honsberger, Vajda özdeşlikleri tanımlandı ve ispatlandı. Bununla birlikte k-Fibonacci sayı dizisi için de bu özdeşlikler verildi ve ispatlandı. Bunlara ek olarak bazı özdeşlikler ve bu özdeşliklerin Fibonacci polinomu ile bağlantısı tanımlandı ve ispatlandı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Düzlem içi bası yüklemelerine maruz sandviç yapılı kompozit panellerin burkulma dayanımlarının en iyilemesi

    Mustafa Bahri Oktay

    Sandviç yapılı kompozitler genel olarak birçok endüstriyel ve yapısal uygulamada kullanılan çok yönlü ve geliştirilebilir malzemelerdir. Birçok alanda kullanılmasının sebepleri arasında düşük ağırlık, yüksek mukavemet, iyi termal ve akustik yalıtım, yüksek rijitlik, tasarım esnekliği ve korozyon direnci gibi üstün özellikleri gelmektedir. Bu tezde çeşitli geometrik ve düzlem içi yükleme senaryoları için maksimum burkulma mukavemetine sahip sandviç yapılı kompozitler elde etmek hedeflenmiştir. Tezde iki ayrı çalışma bulunmaktadır. Bu hedef doğrultusunda ilk çalışma için literatürden yüzey tabakası olarak grafit/epoksi yüzlü ve alüminyum petek çekirdekli sandviç yapılı kompozit seçilmiştir. Sonrasında optimizasyon prosedüründe kullanılacak program kodları literatürde daha önce çözülmüş burkulma problemleri ile doğrulanmıştır. Bu çalışmada referans çalışmaya çok yakın kritik burkulma yükü değerleri elde edilebilmiştir. Daha sonra, sandviç yapılı kompozitlerin daha fazla burkulma mukavemetinin mümkün olup olmadığını araştırmak için kod doğrulamasında dikkate alınan problemler kullanılarak bir ön optimizasyon çalışması yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda sandviç panellerde kompozit yüzeylerin optimum fiber yönelimleri ile daha büyük kritik burkulma yüklerinin simetrik sınır şartı altında MATLAB programı içerisinde kullanılan genetik algoritma (GA) ile elde edilebileceği görülmüştür. Tezin ikinci çalışmasında literatürden aynı malzemeler dikkate alınarak oluşturulan sandviç yapılı kompozit panellerin kritik burkulma yükleri maksimize edilmiştir. Sandviç panellerin grafit/epoksi yüzlerinde geleneksel −45°, 0°, 45°, 90° fiber açıları kullanılarak optimum fiber açı dizilimli tasarımları için, çeşitli plaka en-boy oranları ve düzlem içi yükleme oranları için iki tip çekirdek ve yükleme dikkate alınarak Tsai-Wu hasar kriteri altında optimizasyon çalışmaları yapılmıştır. Belirlenen problemler MATLAB programı ile oluşturulan GA/SQPA hibrit algoritması kullanılarak çözülmüştür. Sonuçlar, dikkate alınan çoğu plaka en-boy (a/b) ve yükleme oranları (Ny/Nx) için belirlenen Nx = 100 N/mm ve 200 N/mm yükleri altında her iki çekirdek tipinde de burkulmaya dayanımı maksimum ve ilk tabaka hasarına uğramamış optimum tasarımlar elde edildiğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Altıncı sınıf öğrencilerinin uzamsal yetenekleri ve geometrik görevlerde kullandıkları uzamsal dil ve stratejilerinin incelenmesi

    Aslı Merve Ala

    The aim of the research is to investigate the sixth-grade students' spatial abilities and spatial language and strategies used in geometrical tasks. The method of the study was the mixed research methods. As a method, convergent parallel design from the mixed research methods was used. The participants of the study were selected by the convenience sampling method. Quantitative data were collected on math test results, Spatial Ability Test (SAT) and C-test. quantitative data were collected on building 3D objects with Lego implication. In data analysis, quantitative data were used with simple and partial correlation analyzes and the analysis of qualitative data was carried out with content analysis. As a result of this study, a moderate, positive, and significant relationship was found between mathematical performance, language proficiency and spatial ability scores. Not seeing the construction stages of the object, being persistent in trying, communicating effectively are the important factors that positively affect the success in the geometrical task. Again, the control strategy was found to be one of the key strategies that boosts task success. It is recommended to teachers that in the geometric tasks to be done in the classroom, observing the construction stages of the object, being persistent in trying, and establishing effective communication stand out as important factors for students' success in geometrical tasks.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ag2S/g-C3N4/TiO2 nanokompozitin sentezi, karakterizasyonu ve fotokatalitik uygulamaları

    Muzaffer Bahadır Doruk

    Bu çalışmada, gümüş sülfür (Ag2S), grafitik karbon nitrür (g-C3N4) ve titanyum dioksit (TiO2) nanoparçacıkları içeren Ag2S/g-C3N4/TiO2 nanokompozit hidrotermal yöntem ile hazırlandı. Hazırlanan Ag2S/g-C3N4/TiO2 nanokompozitinin yüzey morfolojisi, kristal yapısı, elementel bileşimi ve yapısal özellikleri taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi (EDX), X-ışını toz kırınımı (XRD) ve Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) teknikleri kullanılarak aydınlatıldı. Sentezlenen nanokompozitin fotokatalitik aktivitesi, UVA ışını altında model kirletici olarak Kristal viyole (KV) ve Rodamin B (RhB) boyar maddeleri için başarıyla test edildi. Fotakatalitik çalışmalarda katalizör miktarının KV ve RhB boyar maddeleri ile fotobozunması üzerindeki etkisi araştırıldı. Fotokatalizör olarak Ag2S/g-C3N4/TiO2 nanokompozit varlığında, 5 mgL-1 başlangıç boya konsantrasyonu, 25 mgL-1 katalizör miktarı ve 120 dakikalık UVA ışımasından sonra KV ve RhB'de bozunma verimleri sırasıyla %72 ve % 68 olarak belirlendi. Fotokatalitik bozunma deneylerinde reaktif türlerin katkısını belirlemek ve olası bir mekanizma önerebilmek için radikal süpürücü deneyleri yapıldı. İzopropanol, L-askorbik asit ve etilendiamintetraasetik asit (EDTA) sırasıyla hidroksil radikallerini, süperoksit radikallerini ve fotojenere edilmiş boşlukları süpürmek için kullanıldı. Süpürme deneyleri, KV'nin fotobozunmasında hidroksil radikallerinin (.OH) ve boşlukların (h+) önemli etkiye sahip olduğu, RhB'nin fotobozunmasında ise süperoksit radikallerinin (∙O2-) başlıca rol oynadığını göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    CuCoSe2 yapıların sentezi, karakterizasyonu ve elektrokatalitik özelliklerin incelenmesi

    Uğur Gül

    Bu tez çalışmasında, iki basamaklı hidrotermal yöntemle CoCuSe2 sentezlenmiş ve karbon pasta elektrot yapımında kullanılmıştır. Ardından elektrot yüzeyi üzerine platin nanoparçacıklarla dekore edilmiştir. CoCuSe2 nano yapıların yapısal analizi PANanalytical Empyrean markalı cihazla X ışını difraktometresi(XRD), morfolojik özellikleri FESEM FEI Quanta 450 markalı cihazla Taramalı elektron mikroskobu (SEM), kimyasal yapısı Thermo Scientific K-Alpha markalı cihazla X ışını fotoelektron spektrometresi (XPS) ve Thermo Nicolet 6700 markalı cihazla Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR), ile karakterize edilmiştir. Elde edilen nanokompozitin elektrokimyasal etkinliği formaldehitin yükseltgenme tepkimesi incelenerek gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, elektrot kompozisyonu, Pt döngü sayısı, Pt derişimi ve destek elektrolit derişimi optimize edilmiştir. Optimum koşullar altında, hazırlanan elektrot, yalın CPE, CoCuSe2/CPE, Pt/CPE ve Pt/CoCuSe2/CPE elektrotlarına göre çok daha yüksek elektrokatalitik aktivite göstermiştir. Bildiğimiz kadarıyla, bu çalışma, formaldehit oksidasyonunda CoCuSe2 ve Pt nanokompozitlerinin kullanımı ile ilgili ilk çalışmadır. Sentezlenen bu katalizör yüzeyi formaldehit oksidasyonuna yönelik katalitik aktiviteyi geliştirdiğinden, bu malzeme yakıt hücresi uygulamalarında ve formaldehitin sulu çözeltilerden giderilmesi için umut verici bir adaydır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bi-periyodik (p,q)-Fibonacci ve Bi-periyodik (p,q) Lucas dizileri

    Naime Şeyda Türkoğlu

    Bu çalışmada (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Fibonacci ve (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Lucas dizilerinin rekürans bağıntıları kullanılarak Fibonacci tipi, Lucas tipi, bi-periyodik Fibonacci tipi ve bi-periyodik Lucas tipi dizileri genelleştiren bi-periyodik (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Fibonacci ve bi-periyodik (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)- Lucas dizileri tanımlanmıştır. Bu dizilerin 𝑛𝑛-inci terimlerini hesaplamamızı sağlayan Binet formülleri, üretici fonksiyonları verilmiş ve ardışık terimlerinin yakınsaklık özellikleri incelenmiştir. Bi-periyodik (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Fibonacci ve bi-periyodik (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Lucas dizilerinin bazı temel eşitliklerinin Fibonacci ve Lucas dizilerinin iyi bilinen özelliklerine uygun olduğunu gösterilmiştir. Ayrıca (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Fibonacci ve (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Lucas dizileri için döşeme yaklaşımı sunulmuştur. Kareler için 𝑝𝑝 farklı renk ve dominolar için 𝑞𝑞 farklı renk olmak üzere renklendirilmiş 1 × 1 kareler ve renklendirilmiş 1 × 2 dominolar kullanılarak 𝑛𝑛-inci (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Fibonacci sayısı bir 1 × 𝑛𝑛 tahtasını döşeme yollarının sayısı ve 𝑛𝑛-inci (𝑝𝑝, 𝑞𝑞)-Lucas sayısı dairesel bir 1 × 𝑛𝑛 tahtasını döşeme yollarının sayısı olarak yorumlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Fen bilimleri öğretmenlerinin harmanlanmış öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluklarının incelenmesi

    Taner Bulut

    Bu çalışma, fen bilimleri öğretmenlerinin harmanlanmış öğrenme stratejilerine yönelik hazır bulunuşlarının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın temel hedefi, fen bilimleri öğretmenlerinin bu yenilikçi öğrenme stratejilerini kabul etme ve uygulama düzeylerini değerlendirmektir. Araştırma, Van ilinde görev yapan fen bilimleri öğretmenleri ile yapılmıştır. Araştırma temelde iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, hazırbulunuşluk düzeylerini belirlemek için ölçek geliştirme çalışması yapılmıştır. Pilot çalışmada 451 öğretmen çalışmaya katılmıştır. Bilgisayar ortamında istatistik programı (SPSS) ile ölçeğin faktör yapı geçerliği ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına dayanarak, yapılan düzenlemeler sonucunda ölçek, dört faktörden oluşan ve 19 madde içeren bir yapıya dönüştürülmüştür. Analiz sonucunda dört faktör; (1) Çevrimiçi ve yüz yüze öğretim (α: ,97), (2) Teknoloji (α: ,96), (3) Tutum ve İnançlar (α: ,96), (4) Derse Katılım (α: ,96) olarak sıralanmıştır. Ölçek için Cronbach Alpha (α) katsayısı ,93 olarak hesaplanmıştır. İkinci aşamada, fen 505 bilimleri öğretmenine uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. Fen Bilimleri öğretmenlerinin harmanlanmış öğrenme hazır bulunuşluk düzeyi; cinsiyet, daha önce eğitim alma durumu, öğrenim düzeyi değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için Bağımsız Gruplar t Testi; Mesleki kıdem değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek için tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Analizler sonucunda; mesleki kıdem, harmanlanmış eğitime katılma ve öğrenim düzeyi değişkenlerine göre harmanlanmış öğrenmeyi hazırbulunuşluk düzeyleri boyutları bakımında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. Araştırma sonucunda, kıdem yılı düşük (nispeten yeni atanan öğretmenler) öğretmenlerin hazır bulunuşluk düzeyleri, harmanlanmış öğrenme ile ilgili eğitim alan öğretmenlerin hazırbulunuş düzeyleri, lisansüstü eğitime sahip olan öğretmenlerin hazır bulunuşluk düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Beşinci nesil (5N) haberleşme sistemleri için çoklu-giriş çoklu-çıkış mikroşerit yama anten tasarımları

    Duygu Yaşar Gündoğdu

    Kablosuz haberleşme teknolojileri günümüzde çokça araştırılan ve geliştirilen alanların başında gelmektedir. Bu sistemlerin gelişmesi ile hayatımıza dâhil olan 5N teknolojiler ise popülerliğini sürdürmekte ve aktif olarak kullanılmaya devam etmektedir. Bu popülerliğin etkilediği yapılardan biri olan anten tasarımları ve yapıları bu gelişen sistemlere entegre olabilmesi için yeniliklere ihtiyaç duymaktadır. Yapılan yeni tasarımlarla birlikte 5N teknolojileri için yüksek kanal kapasitesi, yüksek kazanç ve düşük maliyetler sağlanabilmektedir. 5N haberleşme sistemlerinde kanal kapasitesi, kazanç gibi parametreler ise Çoklu-Giriş Çoklu-Çıkış (MIMO) anten kullanılarak istenilen seviyelere getirilebilmektedir. Bu tez çalışmasının temel amacı, 5N haberleşme sistemlerinde amaca uygun kullanılabilecek MIMO mikroşerit anten tasarımlarını sunmaktır. Tasarımı yapılan antenlerin parametrik analizleri yapılmış ve uygun yama düzeltmelerinin anten performansına etkileri araştırılmıştır. Sunulan tasarımlardan ilkinde toprak zemini üzerine eklenen yamaların parametre değerleri üzerine etkisi incelenmiş, ikinci tasarım adımında ise antenin ön yüzeyine eklenen yamaların etkileri ele alınmıştır ve tasarım adımlarında elektromanyetik benzetim yazılımları (CST ve HFSS) kullanılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Geliştirilmiş alternatif ortogonal çatıya göre bazı özel eğrilerin karakterizasyonları

    Gökhan Mumcu

    Bu tez çalışmasında, geliştirilmiş alternatif ortogonal çatı tanımlanmıştır. Bu çatıya göre bazı özel eğriler ile regle yüzey incelenmiştir. Tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, eğri ve yüzey teorisinin diferansiyel geometrideki öneminden ve kullanım alanlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde, literatür araştırmasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, tezde kullanılacak temel tanım ve teoremler verilmiştir. Dördüncü bölümde, ilk olarak modifiye ortogonal çatı incelenmiştir. İkinci olarak, alternatif hareketli çatı ve teoremleri ele alınmıştır. Üçüncü olarak, C-partner eğriler ve bu eğrilerin bazı özel eğriler ile arasındaki ilişkileri tanıtılmıştır. Beşinci bölümde ise, eğrinin alternatif eğriliğinin sıfır olduğu noktalarda eğriyi karakterize eden {N*, C*, W*} geliştirilmiş alternatif ortogonal çatı tanımlanmıştır. Bu çatıya göre N*-slant helis ve C*-slant helis tanımları verilmiştir. Buradan geliştirilmiş alternatif ortogonal çatıya göre C*-partner eğrileri tanımlanıp bazı özel eğriler ile ilişkileri incelenmiştir. Beşinci bölümün son kısmında, geliştirilmiş alternatif ortogonal çatıya göre regle yüzey incelenmiş ve regle yüzeyin açılabilir olma şartlarına bakılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Adana (Seyhan) basınında şehrin siyasi hayatı (1934-1960)

    İbrahim Bozkurt

    Bu çalışmasının konusunu, Adana basınında şehrin siyasi hayatı ve basın-siyaset ilişkisi oluşturmaktadır. Adana şehri özelinde siyaset, şehir ve basın tarihini birlikte okumayı hedefleyen çalışma ulusal tarih ile yerel tarih arasındaki ilişkiyi tartışmaktadır. Çalışmada saha olarak Adana'ya odaklanılmakta ve yerel basından hareketle şehrin siyasi hayatı incelenmektedir. Çalışma, 1934 yılında çıkarılan Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu'ndan 27 Mayıs 1960 askeri darbesine kadar geçen süreyi içermektedir. Dolayısıyla çalışmanın kronolojik ve siyasal sınırlarını, tek parti dönemi ile çok partili dönemin ilk önemli evresi oluşturmaktadır. Çalışmada Adana şehrinin siyasi hayatı ağırlıklı olarak "Yeni Adana, Türk Sözü, Bugün ve Demokrat" gazetelerinden ve onlar kadar etkin olmasa da "Vatandaş" gazetesinden hareketle incelenmektedir. Çalışmanın dayandığı tarihsel malzemenin ana hattını, dönemin basın hayatında hem istikrarlı yayım hem de sosyo-politik etki bakımından önemli bir yeri olan bu gazeteler oluşturmakla beraber kısa süreli çıkmış ve ana akım içinde yer almayan gazeteler de araştırmaya dahil edilmiştir. Adana basınında şehrin siyasi hayatı incelendiğinde şehrin ulusal gündemle olan dinamik bağı dikkat çekicidir. Tarihsel, coğrafi ve sosyo-ekonomik olarak Türkiye'de ve çevre bölgeler içerisinde önemli bir yeri olan Adana bu özellikleri ve barındırdığı nüfus potansiyeli nedeniyle siyasal olarak önemli bir güç merkezi konumunda olmuştur. Bu dönemde Türkiye siyasetinin merkezini oluşturan CHP ve Demokrat Parti'nin şehre özel bir önem gösterdiklerini ve şehirde güçlü bir biçimde teşkilatlanmaya çalıştıklarını görüyoruz. Genel ve yerel seçim dönemlerini, partilerin kongre süreçlerini oldukça canlı ve yoğun bir biçimde geçiren şehrin basın hayatı da bu siyasi canlılığın etkisinde olmuştur. Ülkedeki siyasi gelişmeler ve değişimler şehrin basın hayatını da etkilemiş ve siyasal ayrımlar burada da karşılık bulmuştur. Hem merkez hem de daha küçük ölçekli siyasi partilerin liderleri, önemli siyasetçiler ve devlet adamları şehri sık sık ziyarete gelmiş, burada mitingler düzenlemiş ve şehirdeki gelişmeleri yakından takip etmişlerdir. Şehir yalnızca Türkiye'deki siyasetçilerin değil uluslararası siyasi aktörlerin de önemsediği ve ziyaret ettiği bir konumda olmuştur. Dönemin yerel basınını incelendiğimizde birçok uluslararası siyasi aktörün şehri ziyaret ederek şehirde temaslarda bulunduklarını görüyoruz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Hava akış yönlendirici kanatların kullanımının prizmatik lityum-iyon batarya sıcaklığı üzerine etkisinin farklı çalışma şartlarında deneysel ve sayısal olarak incelenmesi

    Muhammet Yasin Kaba

    Günümüzde elektrikli araçlar, çevre dostu ve oldukça verimli olmaları nedeniyle içten yanmalı motorlu araçlara göre daha fazla öne çıkmaktadırlar. Elektrikli araçlar genellikle büyük hacimli bir batarya paketi, elektrik motoru ve rejeneratif frenleme sisteminden oluşmaktadırlar. Elektrikli araçları oluşturan en önemli ekipmanlardan biri olan bataryanın seçimi ve termal yönetimi önemlidir. Araştırmacılar hava ile, sıvı ile, faz değiştiren malzeme ile ve hibrit termal yönetim sistemleri gibi birçok farklı teknik ile bataryaların çalışma sıcaklığını istenilen seviyede (20°C-40°C) tutmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışmada, elektrikli araçlarda kullanılan 20 Ah kapasiteye sahip torba tipi bir prizmatik lityum-iyon bataryanın termal yönetimi deneysel ve sayısal olarak incelenmiştir. Akışkan olarak hava kullanılmış olup, akışkan giriş sıcaklığının (15°C, 25°C, 35°C), akışkan giriş hızının (0,5 m/s, 1 m/s, 1,5 m/s) ve deşarj hızının (2C, 3C, 4C) batarya yüzey sıcaklığına, batarya yüzey sıcaklık farkına ve ısı transfer hızına etkisi araştırılmıştır. Artan deşarj hızı ve hava giriş sıcaklığı ile batarya yüzey sıcaklıkları yükselirken, artan hava hızı ile batarya yüzey sıcaklıklarının azaldığı gözlemlenmiştir. Hava akış yönlendirici kanat kullanımı ile ortalama batarya yüzey sıcaklığında 6,35°C'ye varan iyileştirme gözlenmiş ve batarya yüzeyinde daha homojen sıcaklık dağılımı sağlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Akçaağaç şurubu ile tatlandırılan yoğurtların kalite özellikleri üzerine Chlorella vulgaris'in etkisi

    Zeynep Tuba Erdaş

    Bu çalışma sürdürülebilir bir beslenme için doğal bir tatlandırıcı olan akçaağaç şurubunun ve besinsel içeriği zengin Chlorella vulgaris'in her yaş grubundaki bireyin severek tükettiği yoğurtla zenginleştirilerek sağlığı koruyucu-önleyici yeni bir ürün geliştirilebilmesi amacıyla planlanmıştır. Bu amaçla, Chlorella vulgaris'in farklı konsantrasyonları (%0,50, %0,75 ve %1) %1 akçaağaç şurubuyla birlikte kullanılarak kontrol grubuda dahil olmak üzere 4 farklı yoğurt çeşidi üretilerek mikrobiyolojik, fiziko-kimyasal ve duyusal özelikleri incelenmiştir. Chlorella vulgaris ve akçaağaç şurubunun yoğurt örneklerinin mikrobiyolojik özellikleri üzerine etkisi önemli bulunmuştur (p<0,05). Yoğurt örneklerinde toplam mezofilik aerobik bakteri sayısı depolama boyunca 107 kob/g altına düşmemiştir. Depolama süresince yoğurtların Lactobacillus ve Streptococcus canlı sayıları sırasıyla 6,97-8,51 ve 7,23-8,22 log10 kob/g arasında saptanmıştır. Yoğurt örneklerinde akçaağaç şurubu ve Chlorella vulgaris konsantrasyonun kurumadde, yağ, titrasyon asitliği, protein, su tutma kapasitesi ve b* değerini artırdığı; pH, serum ayrılması, L* ve a* değerlerini düşürdüğü belirlenmiştir (p<0,05). Yoğurtların viskozite değerleri 1063-2405 cP arasında olup Chlorella vulgaris konsantrasyonuna bağlı olarak istatistiksel açıdan önemli tespit edilmiştir (p<0,05). Chlorella vulgaris ile üretilen yoğurtların toplam fenolik madde değerleri ve antioksidan aktiviteleri kontrol yoğurduna göre yüksek bulunmuştur. Yoğurt örneklerinin en düşük toplam şeker değeri (%7,37) depolamanın 21. gününde K örneğinde en yüksek değeri (%16,58) ise C örneğinde saptanmıştır. Duyusal analiz sonuçları, Chlorella vulgaris ilavesinin yoğurtların görünüş, tat, renk, koku, kıvam, asidik tat ve genel kabul edilebilirlik değerleri üzerindeki etkisinin istatistiksel açıdan önemli olduğunu göstermiştir (p<0,05). Kontrol grubu başta olmak üzere %0,50 Chlorella vulgaris ve %1 akçaağaç şurubuyla üretilen A grubu örneği panelistler tarafından daha çok tercih edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Fen bilimleri öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ve okul dışı öğrenmeyi düzenleme düzeylerinin belirlenmesi

    Alperen Usta

    Okul dışı öğrenme ve okul dışı öğrenmeyi düzenleme düzeylerinin belirlendiği bu çalışma; 2021-2022 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 102 fen bilimleri öğretmeni katılmıştır. Çalışmada 29 maddeden oluşan Okul Dışı Öğrenme Ve Okul Dışı Öğrenmeyi Düzenleme Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel yöntemler kullanılarak çözümlenmiştir. Cinsiyet, medeni hal, yaş, mesleki deneyim ve eğitim durumu değişkenleri dikkate alınarak araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda Okul dışı öğrenme ortamlarını kullanma durumu, cinsiyet ve medeni durumdan etkilenmemiştir. Lisansüstü eğitim, yaş faktörü ve mesleki deneyim bakımından fen bilimleri öğretmenlerinin okul dışı öğrenme ortamlarını düzenleme süreçlerinin etkilendiği görülmüştür. 2023, 87 Sayfa Anahtar Kelimeler: Eğitim, Fen bilimleri öğretmeni, Okul dışı öğrenme ortamları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Süleyman Arif Emre ışığında Milli Görüş Hareketi'ni yorumlamak

    Yusuf Tahir Kurar

    1946 yılında Türkiye'de demokrasinin temel taşı olan çok partili hayata geçiş ile birlikte siyasal hayat içinde Türk siyasal kültürü renklilik ve çeşitlilik kazanmıştır. Bu çeşitlilik 1950'lı yıllarda Demokrat Parti'nin 10 yıllık iktidarı döneminde durgunluk göstermiş olsa dahi 1960'lı yıllardan sonra Türk siyasal hayatı farklı fikirler ile canlanmıştır. Bu dönemde gerek siyasal davalar, gerekse katıldığı partiler ile Süleyman Arif Emre 1960'lı yılların önemli siyasi isimlerinden olmuştur. Hürriyet Partisi ve özellikle Yeni Türkiye Partisi sürecinde siyasal kimliğini oluşturan Emre, 1965 seçimleri ile birlikte mecliste yerini almıştır. 1970'li yıllarda ise Türkiye'de isminden sıklıkla söz edilen Milli Görüş Hareketi içinde yer alarak, fikirlerini daha etkili bir alana taşımıştır. Emre'nin siyasal bakış açısını oluşturan İslami fikirler, ahlak ve maneviyat kavramları Milli Görüş içinde de kendisini bulmuş ve oluşturulmak istenen kalkınma plan ve programlarında ahlak ve maneviyat kavramları dile getirilmiştir. Türkiye'de İslamcı bir hareketlenmenin siyasal alana taşınmasının ilk hareketlerinden olan Milli Görüş Hareketi'nde Emre'de önemli bir alanda bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bazı parabenlerin Zea mays'ta meydana getirdiği genotoksik etkinin moleküler yöntemlerle araştırılması

    Talal Sahıb Makkı Al-hamadanı

    Kimyasal maddelerin mutajenik etkileri DNA molekülünü bozarak hücresel problemlere sebep olmaktadır. Parabenler gıda, kozmetik ve ilaç sanayi başta olmak üzere kimyasal endüstride önemli bir yer tutmaktadır. DNA' da meydana gelen genotoksik ve mutajenik etkileri belirlemek amacıyla moleküler markırlar kullanılmaktadır. Çalışmamızda günümüzde sık kullanılan moleküler markır yöntemlerinden olan ISSR ve IRAP tekniği ile etil paraben ve metil parabenin Zea mays' da sebep olduğu genotoksik etkinin ve DNA hasarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma sonucu kullanılan tüm primerlerde etil ve metil paraben dozlarının artışına bağlı olarak GTS değerini azaldığı, toplam polimorfizm değerinin ise arttığı tespit edilmiştir. Etil ve metil parabenin artan dozlarının DNA'da hasar meydana getirdiği ve genotoksik etki gösterdiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Etil Paraben, Genotoxicity, IRAP, ISSR, Metil Paraben, Zea mays

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Tio2/cuo nanokompozit yapıların sentezi, karakterizasyonu ve fotokatalitik uygulamaları

    Hüseyin Yelgin

    Son yıllarda sanayinin hızlı gelişimi ciddi hava ve su kirliliğine neden olmuştur. Fotokataliz, endüstriyel uygulamalarda kirleticilerin sudan uzaklaştırılmasının yanı sıra CO2'nin azaltılması ve çeşitli metallerin korozyonu için gelişmiş bir teknolojidir. TiO2, benzersiz fotokatalitik aktivitesi, geniş bant aralığı, toksik olmaması, kimyasal stabilitesi ve düşük maliyeti nedeniyle çok popülerdir. TiO2'nin fotokatalitik aktivitesini daha da geliştirmek için yarı iletken metal oksitlerle kompozit yapılar elde etmek için farklı çalışmalar yürütülmektedir. CuO, geniş bir ışık absorpsiyon aralığı olan 1.2 eV - 2.4 eV bant aralığına sahip p tipi bir yarı iletkendir. CuO'nun iletim ve değerlik bant potansiyelleri, TiO2'ninkinden daha düşüktür. Bu nedenle CuO ve TiO2'nin kompozit yapısı fotokatalitik verimi önemli ölçüde artırmaktadır. Bu çalışmada, metilen mavisinin (MB) UV-A ışığı altında fotodegradasyonunda fotokatalizör olarak kullanılan TiO2/CuO nanokompozit (TCN) yapılar farklı konsantrasyonlarda sentezlenmiştir. Oluşturulan kompozit yapılar, X-Işını kırınımı (XRD) ve alan emisyon taramalı elektron mikroskobu (FESEM) ile karakterize edilmiştir. Metilen mavisi fotodegradasyon verimliliği, TiO2 nanotüp dizileri (TND) için %89 ve kompozit malzeme için %97 Anahtar Kelimeler: CuO, fotokataliz. TiO2 nanotüp

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme etkinlikleri hazırlama süreçlerinin incelenmesi

    Cansu Çelik Özkez

    Bu araştırmada matematiksel modelleme eğitimine katılan ortaokul matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme etkinliği hazırlama yeterliklerindeki değişimin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Erzincan ilinde görev yapmakta olan altı öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Eylem araştırması olarak tasarlanan çalışmanın verileri yarı yapılandırmış görüşme formu ve etkinliklerin yer aldığı yazılı kağıtlara ait etkinlik değerlendirme formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin bazılarının modellemeye ilişkin ön bilgilerinin yetersiz olduğu şeklindedir. Etkinlikler prensipler çerçevesinde değerlendirildiğinde başlangıçta tüm kriterlere uygun etkinlik hazırlama noktasında eksiklikler olduğu, verilen teorik eğitimlerin yanı sıra modelleme yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik hazırlanan öğrenme ortamının problem hazırlama yeterliklerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Sonuçlar modelleme öğretiminde öğretmenlerin teorik bilgi eksiklerinin giderilmesinin yanında modelleme yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik öğrenme ortamlarının hazırlanmasının gerektiğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Farklı ülkelerdeki matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme ve matematiği modelleme hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

    Feyza Korkmaz

    Bu çalışmada farklı ülkelerdeki matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme ve matematiği modelleme kavramları hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırmaya 2022 yılında görev yapmakta olan Türkiye, Almanya, Romanya, Ukrayna, Danimarka, Polonya, İsveç, Ürdün, Bosna Hersek, Hollanda ve Finlandiya'dan toplam 58 öğretmen katılmıştır. Araştırma nitel yaklaşımla tasarlanmış durum çalışmasıdır. Çalışmanın verileri "Matematiksel Modelleme Değerlendirme Anketi (MMDA)", "Doküman incelenmesi" ve "Görüşme formu" yolu ile toplanmıştır. Doküman incelemesi ile öğretmenlerden derslerinde kullandıkları matematiksel modelleme örneği ile ders kitaplarında bulunan matematiksel modelleme örneği istenmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda çoğunluğu Türkiye'den olmak üzere öğretmenlerin genelinin yaptıkları tanımlarla veya derslerindeki matematiksel modelleme örnekleriyle matematiksel modelleme yerine matematiği modellemeyi kullandıkları görülmüştür. Yine Almanya'dan katılan öğretmenlerin görüşleri, matematiksel modelleme hakkında yaptıkları tanımlamalar, derslerinde kullandıkları örnekler ve ders kitaplarından yükledikleri örnekler göz önüne alındığında diğer ülkelerdeki öğretmenlere göre farklılaştığı görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Vinca soneri bitkisinin fitokimyasal içeriği ve antioksidant aktivesinin belirlenmesi

    Mustafa Servet Daltaban

    Bu çalışma ile endemik bir bitki olan Vinca soneri bitkisinin fitokimyasal içeriği ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bitkinin metanol ekstraktı farklı kromatografik teknikler (sefadeks LH-20, Flash kromatografi ve p-HPLC) ile ayırma ve saflaştırma işlemine tabi tutuldu. Bitki içerisinde üç flavon türevi; rutin-7-O-glukozit, rutin-7-O-ramnozit, kaemferol-3-O-rutinozit-7-O-ramnozit, bir benzoik asit türevi, 2-hidroksi-3-O-glukozil-benzoik asit ve bir iridoid glikoziti, loganik asit izole edilmiştir. Bitki ham ekstraktının ve izole edilen moleküllerin antioksidan kapasitesi DPPH, ABTS ve FRAP yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Rutin-7-O-glukozit ve rutin-7-O-ramnozit DPPH ve ABTS radikalleri giderme aktivitesinde troloks'dan daha aktif bulunurken kaemferol-3-O-rutinozit-7-O-ramnozit, 2-hidroksi-3-O-glukozil-benzoik asit troloks'a göre düşük aktivite göstermiştir. Loganik asit ise yapılan bütün testlerde aktif bulunmamıştır. Loganik asit dışında bütün bileşenler, Vinca soneri bitkisindeki varlığı ilk defa rapor edilmiştir. Bulgular bitki örneğinin kimyasal içeriği hakkında literatüre önemli katkı sağlamaktadır.