Araştırmacılar(4)

Birim yayınları

42 →
  • ArticleYayıncıda açık erişim2026
    Kadınların Yaşadıkları Finansal Sıkıntılar ve Çözüm Önerileri Üzerine Bir Araştırma

    Sarı, Sali̇m Sercan; Karabulut, Turgut

    Kadınların karşı karşıya kaldıkları ekonomik sıkıntı ve finansal zorlukların temel nedenlerini inceleyen araştırmalar artan bir ilgi görmektedir. Araştırmanın amacı, kadınların yaşadıkları finansal sıkıntıları ve bunların nedenlerini ortaya koymak, ardından çözüm önerileri sunarak finansal refahlarını artırmaktır. Veri toplama kısmında kullanılan finansal sıkıntı anketi Erzincan ilinde yaşayan kadınlara uygulanmıştır. Bu veriler SPSS 27 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde güvenirlik, faktör, bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizleri kullanılmıştır. Bulgular, kadınların medeni durumu, eğitim durumu, çalışma durumu ve konut mülkiyet durumu ile yaşadıkları finansal sıkıntı arasında anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Kadınların finansal bilgi düzeylerinin yeteri düzeyde olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca ikili ilişkilerde, fiziksel ve psikolojik durumlarda, kredi kartı kullanımında ve fatura ödemelerindeki sıkıntıların düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Sonuçta ise genel olarak finansal sıkıntı yaşama düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar ışığında kadınların herhangi bir finansal sıkıntı belirtisi görmeye başladıklarında, finansal sorunlarla ilgili sıkıntı ve sorunlarına yardımcı olabilecek deneyimli kişilere yönlendirilmeleri önerilmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2025
    Erzincan ilinde coğrafi işaretli ‘erzincan bakır imalat ve el işlemeciliği sanatı’ işletmelerinde demlik seçimi: swara ve codas yöntemleri

    Karabulut, Turgut; Aktepe, Hilal Saadet; Gömrükçü, Adem

    Bu çalışma, Erzincan ilinde coğrafi işaretli “Erzincan Bakır İmalat ve El İşlemeciliği Sanatı” kapsamında faaliyet gösteren bakır işletmelerinde, tüketici tercihlerine dayalı olarak bakır demlik seçim sürecini analiz etmektedir. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmesi, doğru ürün stratejileri belirlemesine bağlıdır. Bu doğrultuda, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen faktörler, çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bulgular ise pazarlama perspektifinden yorumlanmıştır. Kriterleri ağırlıkları SWARA ile belirlenmiş ve en önemli kriterin “ürün kalınlığı” olduğu tespit edilmiştir. Ardından, CODAS yöntemi ile alternatifler sıralanmış ve en uygun alternatifin A2 (dış yüzeyi kalaylı, 1.2 mm kalınlık, ceviz kulp, oyma işçilik, 1650₺ fiyat) olduğu bulunmuştur. Bu sektörde tüketicilerin tercihleri, işletmelerin pazarlama stratejilerini üretim öncesinde yön vermekte ve pazar araştırması niteliği taşıyan bu bilgiler sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamada önem taşımaktadır. Ayrıca, Erzincan’ın doğal güzellikleri, çeşitli doğa sporları, el sanatları ve gastronomi gibi niş değerleri, destinasyon pazarlaması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Çalışma, hem bakır işletmelerinin ürün seçimi stratejilerine hem de akademik literatürde bakırcılık sektörü ile pazarlamanın kesiştiği alandaki boşluğun doldurulmasına katkı sağlamaktadır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2025
    Comparative analysis of Brazil-Russia-India-China-SouthAfrica-Turkiye in terms of environmental pollution indicators using multi criteria decision making methods

    Karabulut, Turgut; Manga, Müge

    This study aims to determine the ranking of criteria contributing to environmental pollution for Brazil-Russia-India-China-South Africa-Turkiye countries using multi-criteria decision-making methods based on average data for 2023. It also aims to rank the selected countries according to their performance. Environmental pollution criteria include carbon dioxide emissions, ecological footprint, per capita national income, renewable energy in primary energy consumption, trade, net foreign direct investment inflows, population, environmental policy stringency index and environmentally related technologies. The findings were determined according to the expert opinion-based method as follows: fossil energy use (0.123), carbon dioxide emissions (0.118), population (0.108), per capita national income (0.104), trade (0.099), environmental technologies (0.095), net foreign direct investment inflows (0.094), ecological footprint (0.093), environmental policy stringency index (0.090) and renewable energy in primary energy consumption (0.075). Accordingly, the ranking of the countries—from best to worst—was Turkiye, India, Brazil, South Africa, China and Russia. However, according to the objective method, the variable weights were determined as population (0.152), net foreign direct investment inflows (0.121), environmental technologies (0.118), national income per capita (0.108), fossil energy use (0.101), trade (0.095), ecological footprint (0.094), renewable energy in primary energy consumption (0.089), carbon dioxide emissions (0.062), environmental policy stringency index (0.055). Accordingly, the ranking of the countries—from best to worst—was Turkiye, India, South Africa, Brazil, China and Russia.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2024
    Kamu kurumlarında üst yönetimin iç denetimi sahiplenmemesinin nedenleri ve çözüm önerileri

    Kurnaz, Ersin; Karabulut, Turgut; Güner, Mehmet; Çelik, Mehtab

    Bu çalışma ile üst yönetimin kamu kurumlarında iç denetimi sahiplenmemesinin nedenlerinin tespit edilmesi, konuya yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve belirlenen nedenlerin ve çözüm önerilerinin önem derecelerine göre sıralamasının yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak kamu iç denetçilerinden ve iç denetim alanında araştırmaları bulunan akademisyenlerden nitel ve nicel veriler toplanmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2023 paket programı, nicel veriler ise SWARA yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, üst yönetimlerin kamu kurumlarında iç denetimi sahiplenmemelerinin nedenleri; “bilgi eksikliği, tehdit, yasal düzenlemeler, katma değer, iletişim, fayda maliyet, teftiş, iç denetim koordinasyon kurulu, önyargı, raporlama ve eğitim” üst yönetimlerin iç denetimi sahiplenmeleri için çözüm önerileri ise “iletişim, eğitim, geribildirim/izleme, 5018 sayılı kanun, iç kontrol/kurumsal risk yönetimi, iç denetçi sayısı/ataması, hiyerarşi ve yaptırım” olarak kategorize edilmiştir. Kategorize edilen nedenlerden en önemli kriterin iç denetçiler “bilgi eksikliği”, akademisyenler “eğitim”; çözüm önerilerinden ise en önemli kriterin iç denetçiler “iletişim” akademisyenler “hiyerarşi” olduğunu ifade etmişlerdir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2024
    Bıreysel emeklılık sıstemı’nın fınansal pıyasalara etkılerı: 2006-2023 türkıye örneği

    Tanyildizi, Halil; Yıgıter, Sule Yüksel

    Son yirmi otuz yıl içerisinde artan yaşlı nüfus ve yükselen refah beklentileri ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliğini risk altına sokmuştur. Bu riskten korunmak için bireysel emeklilik sitemleri genel kabul gören bir çözüm yolu olarak ortaya çıkmış ve birçok ülke tarafından benimsenmiştir. Günümüze kadar geçen süre içerisinde bireysel emeklilik sistemleri, devasa fonların birikmesi sonucunda alternatif bir emeklilik imkânı sunmanın ötesine geçerek kurumsal yatırımcı kimliği kazanmıştır. Bu açıdan ekonomik bir unsur olarak değerlendirilen özel emeklilik fonları sermaye piyasalarının derinleşmesine çok önemli katkılarda bulunmaktadır. Türkiye’de, idari yapılanma tarafından çeşitli yöntemlerle teşvik edilen Bireysel Emeklilik Sistemi ile toplanan katkı payları, emeklilik fonları aracılığı ile yatırıma yönlendirilmektedir. Bu çalışmada, söz konusu katkı paylarının finansal piyasalara olan etkisi kurulan regresyon modelleri ile test edilmiştir. Ulaşılan bulgulara göre, pay piyasalarında anlamlı bir nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir. Borç piyasalarında ise toplanan katkı payları ile gösterge faiz arasında negatif katsayılı(ters yönlü) anlamlı bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Bu duruma, fonların varlık dağılımlarında borçlanma araçlarına ayrılan payın diğer yatırım araçlarına nazaran yüksek olmasının neden olduğu düşünülmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2024
    S&P 500 - BIST 100 Karşılaştırmalı Analizi ile Finansal Stres Endeksi ve Borsa İlişkisinin İncelenmesi

    Yiğiter, Şule Yüksel; Sari, Salim Sercan

    Finansal piyasalarda yaşanan baskı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri küresel piyasalardaki gelişmelere karşı daha duyarlı olmaya ve riskten kaçınmaya itmektedir. Çeşitli göstergelerle finansal piyasaların değerlendirilmesini sağlayan finansal stres endeksinin finansal istikrarı olumsuz etkilemeyecek seviyede olması gerekmektedir. Bu çalışma Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’de finansal stres endeksi ile borsa arasındaki ilişkiyi ve finansal istikrarın sağlanmasında finansal stresin önemini açıklamayı amaçlamaktadır. Seriler 2010 Ocak-2022 Ocak arası aylık dönemi kapsamaktadır. Çalışmanın değişkenleri S&P 500 Endeksi, Amerika Birleşik Devletleri Stres Endeksi (USSI), BIST 100 Endeksi ve Gelişmekte Olan Ülke Piyasaları Stres Endeksi (EMSI)’dir. Simetrik Hacker ve Hatemi-J (2006) ve asimetrik Hatemi-J (2012) nedensellik testlerinin ardından Rolling Window (Kayan Pencere) nedensellik testi kullanılmıştır. Ulaşılan bulgularda finansal stres endeksi ile borsa arasında ilişki olduğu ve stres endeksinin her iki ülke içinde borsa üzerindeki etkisinin tüm dönem boyunca negatif olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu çalışma politika uygulayıcılar, araştırmacılar ve finansal aktörler için önemli sonuçlar içermektedir. Finansal piyasalardaki kriz ve belirsizliklerin önceden tahmin edilebilmesi için finansal stres endeksinin önemli bir gösterge olduğu sonucu çalışma ile desteklenmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Comparative Analysis of OECD Countries in Terms of Basic Science and Technology Indicators Using Entropy and WASPAS Methods

    Yavuz, Selahattin; Manga, Müge

    Practical analysis of the policies implemented by countries successful in the field of science and technology is crucial, especially in the context of optimal policy selection for countries needing technological development. In this context, ranking the world’s countries in terms of technological development is important for increasing the effectiveness of the policies to be implemented in this field. This study ranks 28 OECD countries on seven key science and technology indicators in 2022 using multi-criteria decision making (MCDM) methods. In the analysis, first, the importance of the variables was ranked based on the entropy method. Then, a ranking was made among the selected countries in terms of technological performance using the weighted aggregated sum product assessment (WASPAS) method. The findings obtained with the WASPAS method were confirmed with the additive ratio assessment (ARAS) method. Among the identified variables, the export market (share of computer, electronics and optics sector) parameter was selected as the most dominant criterion. Korea, Germany, Japan, France and the Netherlands were determined to be the best performing in terms of basic science and technology indicators. On the other hand, it can be said that Chile, Latvia, Luxembourg and Lithuania need more effective policies in terms of technology and innovation indicators. In this context, it can be suggested that the policies implemented by countries at the forefront in technological development should be a guide for other countries.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Conference ObjectAçık Erişim2023
    INVESTIGATION OF THE EFFECT OvoOFje WORKING CAPITAL MANAGEMENT ON PROFITABILITY BY PANEL DATA 5 6 ANALYSIS AND MULTI-CRITERIA DECISION MAKING TECHNIQUES

    Korkmaz, Ersin; Karabulut, Turgut; Güner, Mehmet

    Purpose: The aim of this study is to reveal and compare the effect of working capital management on return on assets with different analysis methods, based on the annual financial statement data of companies in the tourism sector traded in Borsa Istanbul (BIST) in the period 2012-2020. This study aimed to reveal the drawbacks of including in the model variables that are not an element of working capital management.Methodology: Panel data analysis, the analytical hierarchy process and the fuzzy analytical hierarchy process were used to reveal the effect of working capital management variables on return on assets based on the financial statement data of the companies.Results: As a result of the analysis, a significant relationship was identified between the rankings made by using the realized return on assets ratios and the rankings obtained by AHP and FAHP, while no significant relationship was found between the rankings obtained by panel data analysis.Conclusion: Including some variables in the model as a working capital management variable in panel data analysis may cause misinterpretation of the effects of real working capital variables on return on assets. When the model that emerged according to the AHP and FAHP methods was examined, the asset turnover rate and financial leverage ratio variables were determined as the ratios with the lowest effect on return on assets, as the elements of working capital management in the weighting made according to the opinions of the experts.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2023
    Türkiye’deki mevduat bankalarının crıtıc-copras yöntemleriyle sıralaması

    Karabulut, Turgut; Akkaynak, Bilal

    Bankacılık sektörü ilişkili olduğu sektörel çeşitlilik bakımından bir ülkede hem finansal hem de reel sektör için yoğun öneme sahip kurumlar arasındadır. Özellikle mevduat bankalarının etkileşim içinde bulunduğu taraflar diğer banka türlerine göre daha fazla çeşitlenmektedir. Bu bakımdan bir ülkede özellikle mevduat bankacılığının yapı taşlarının sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve faaliyetlerindeki etkinliğin devamlı artış göstermesi beklenir. Bu uyumu yakalayamamış bankaların gelecek dönemde etkili ve verimli olabilmeleri düşünülemez. Bu çalışmada Türkiye’de faaliyet gösteren mevduat bankalarının etkinliklerinin kıyaslanması amaçlanmaktadır. Karşılaştırma yöntemi olarak CRITIC-COPRAS kullanılmıştır. Yöntem objektif bir ağırlıklandırma temeline dayanması ve kıyaslama yaptığı alternatiflerden ne düzeyde iyi ya da kötü olunduğuna dair bilgiyi yüzdesel olarak verebilmektedir. Araştırmada kullanılan veri seti araştırmacılar tarafından Türkiye Bankalar Birliği’nden 2016Q1-2022Q2 dönemlerini kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda en önemli kriterin toplam krediler ve alacaklar/toplam aktifler değişkeni olduğu, en düşük öneme sahip değişkenin ise personel giderleri/diğer faaliyet giderleri değişkeni olduğu sonucu elde edilmiştir. Bankalar arası gerçekleştirilen etkinlik kıyaslamasında en düşük etkinlik düzeyine sahip bankanın Sociate Generale Bankası olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu çalışma ışığında farklı kriterler ve/veya yöntemler kullanılarak bankaların etkinlikleri tespit edilebilir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYayıncıda açık erişim2023
    Bağımsız Denetim Şirketlerinin Critic-Copras Yöntemleriyle Sıralanması

    Kurnaz, Ersin; Karabulut, Turgut; Güner, Mehmet

    Bağımsız denetim, gerek işletmeler gerekse yatırımcılar açısından güven ortamının tesis edilmesi için gerekli bir süreçtir. Bundan dolayı, bağımsız denetime olan ihtiyaç ve bağımsız denetim şir- ket sayısı artmıştır. İşletmeler için bağımsız denetim şirketlerinin sundukları hizmetin kalitesi ve denetim şirketlerinin bu kalite çerçevesinde sıralanması önem kazanmıştır. Bu çalışma, Türkiye’de faaliyet gösteren ve dört büyük bağımsız denetim şirketi dışında kalan bağımsız denetim şirket- lerinin, 2017–2021 yılları arasında yayımladıkları şeffaflık raporlarından edinilen bilgiler doğrultu- sunda denetim kalitesi ve gelir performansı kriterlerine göre çok kriterli karar verme teknikleriyle sıralanmasını ve şirketler tarafından yayımlanan şeffaflık raporlarına ilişkin bir durum tespiti yapıl- masını amaçlamaktadır. Çalışmada sıralama yapmak üzere ele alınan kriterler bağımsız denetim şirketlerinin sorumlu denetçi sayısı, denetçilere verilen yıllık eğitimlerin süresi, şirketin bağımsız denetim hizmetlerinden elde ettiği gelir, bağımsız denetim dışındaki denetim ve güvence hizmet- lerinden elde ettiği gelir, denetim dışı hizmetlerden elde edilen gelir ve Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşlar (KAYİK) sayısı olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Kamuyu Aydınlatma Platformu verilerine göre, 2022 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren 86 adet bağımsız denetim şirketi oluştur- maktadır. Bu şirketlerden dört büyük bağımsız denetim şirketi ve şeffaflık raporları bulunmayan ya da şeffaflık raporlarında eksik bilgiler bulunan şirketler çalışma kapsamından çıkartılarak çalışma verileri tam olan 28 bağımsız denetim şirketinin bilgileri kullanılmıştır. CRITIC yöntemine göre en önemli kriter sorumlu denetçi sayısı olup, diğer kriterler sırasıyla eğitim süresi, şirketin bağımsız denetim hizmetlerinden elde ettiği gelir, şirketin diğer denetim ve güvence hizmetlerinden elde ettiği gelir, denetim dışındaki hizmetlerden edinilen edilen gelir ve KAYİK sayısı olarak tespit edil- miştir. Daha sonra COPRAS yöntemine göre en iyi ilk üç bağımsız denetim şirketi sırasıyla AAC, MERİDYEN ve GÜRELİ olurken, son üç bağımsız denetim şirketi sırasıyla MBK, DMF ve ARILAR şeklinde sıralanmıştır. Ayrıca şeffaflık raporlarının bir standart dâhilinde hazırlanmadığı, özellikle içerikleri açısından farklılıklar olduğu belirlenmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-20T15:26:55.409106098Z
dc.date.available2026-10-20T15:26:55.409106098Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/ebyu/22965
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleİşletme Bölümütr
dc.titleDepartment of Business Administrationen
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codeiibf-isletme
organization.unitTypedepartment
rdl.unit.aliasbusiness