Koleksiyon/r/ebyu/25981

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Master ThesisYalnız künye2026
    Dikkat mekanizması tabanlı geliştirilmiş Wave-U-Net mimarisi kullanılarak konuşma iyileştirme

    Ali Gündüz

    Gürültülü ortamlarda konuşma sinyallerinin kalitesini ve konuşmanın anlaşılabilirliğini artırmayı amaçlayan konuşma iyileştirme, derin öğrenmeyle hızla gelişen bir araştırma alanıdır. Ancak literatürdeki çalışmalar ağırlıklı olarak İngilizce veri setleri için geliştirilmiş; Türkçe veriye odaklanan çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Bu tezde, kanal dikkati ve öz-dikkat mekanizmalarıyla güçlendirilmiş geliştirilmiş Wave-U-Net mimarisi önerilmiş ve model, zaman ile frekans alanını birlikte denetleyen çok bileşenli bir kayıp fonksiyonu (EnhancedLoss) ile eğitilmiştir. Çalışma üç aşamada yürütülmüştür: önce model bileşenlerinin katkısı Türkçe veri üzerinde ablasyon analiziyle incelenmiş; ardından model İngilizce veri seti (VCTK), Türkçe veri seti (TSCD) ve bu iki veri setinin birleşiminden oluşan karma veri seti üzerinde, eğitim/doğrulama bölmeleri üç kez rastgele yeniden oluşturularak ve test seti sabit tutularak yedi nesnel metrik (PESQ, STOI, ESTOI, SI-SNR, CSIG, CBAK, COVL) üzerinden değerlendirilmiştir. Ablasyon sonuçları, dikkat modüllerinin ancak algısal kayıp fonksiyonuyla birlikte eğitildiğinde katkı sağladığını göstermiştir. Model üç koşulun tamamında ölçülebilir iyileşme üretmiş; PESQ değeri Türkçe’de 1,48’den 3,54’e, İngilizce’de 1,29’dan 2,69’a ve karma koşulda 1,36’dan 3,04’e yükselmiştir. Karma koşulda kalite metrikleri tek dilli koşullara yakın kalmıştır. Bulgular, Türkçe veri üzerinde geliştirilen modelin İngilizce ve çok dilli veriye aktarılabilirliğini desteklemekte ve tek bir modelin çok dilli konuşma iyileştirme çalışmalarında da kullanılabileceğine işaret etmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Ardahan masallarının Türkçe dersi öğretim programı bağlamında değerler eğitimi üzerinde etkisi

    Sümeyye burcu Gültekin

    Dünyanın hızla gelişip değişmesinin kültürel değerlerin azalmasında kötü bir etkisi vardır denebilir. Kültürel değerleri yaşatma konusunda birçok araştırma yapılmakla birlikte folklorik çalışmaların da önemi artmaktadır. Bu çalışmalar folklorun içerisinde bulunan edebiyat metinlerini de kapsamaktadır. Kültürün yansıtıcısı olan öğelerden biri de Halk Edebiyatı içerisinde yer alan metinlerdir. Bu metinler arasında ise masallar büyük önem taşır. Buna bağlı olarak bu araştırma da Ardahan yöresinde derlenmiş 40 masalı, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan “on kök değer” açısından incelemeyi hedeflenmektedir. Böylece on kök değerin Türk kültürünü, bölgesel düzeyde ne derece yansıttığının ve Ardahan yöresine ait masalların değerler eğitimi açısından niteliğinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın evreni Ardahan masallarıyken; örneklemi Ardahan yöresinde derlenen 40 masaldan oluşmaktadır. Ardahan yöresinde derlenmiş masallar, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının hazırladığı Müfredatta Yenileme ve Değişiklik Çalışmalarımız Üzerine... adlı rapordaki “Değerler ve Değerlere İlişkin Bazı Tutum ve Davranışlar” adlı tabloda bulunan tutum ve davranışlar esas alınarak değerler tespit edilmiş, tespit edilen değerler doğrudan alıntı yöntemiyle gösterilmiş, bu tespitlerden sıklık tablosu oluşturulmuştur. Ardından masalların sayfa sayısı ve masallarda bulunan değer sayısı esas alınarak yoğunluk tablosu oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda 40 masalda toplam 296 değere rastlanmıştır. En çok rastlanan değer yardımseverlik f (72) değeridir. Masaların içeriği ve değer sayısı ele alınarak Türkçe dersi Müfredatında kullanılabilir sonucuna varılmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Genç yetişkinlerde evlilik kaygısının profilleri

    Zeyneb Tahatalıoğlu

    Bu araştırmada genç yetişkinlerde evlilik kaygısının benlik saygısı, romantik ilişki doyumu, toplumsal cinsiyet algısı, bağlanma stilleri ve psikolojik belirtiler bağlamında ortaya çıkan farklı profillerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 18-29 yaş aralığında yer alan ve evli olmayan 287 kadın (%52,4) ile 261 erkek (%47,6) olmak üzere toplam 548 genç yetişkinle yürütülmüştür. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Evlilik Kaygısı Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, İlişki Değerlendirme Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği, Bağlanma Stilleri Ölçeği ve DASS-8 aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler, Gizil Profil Analizi, multinomial lojistik regresyon analizi (R3STEP) ve BCH yöntemi kullanılmıştır. Gizil Profil Analizi sonucunda üç profil belirlenmiştir: ilişkisel açıdan uyumlu ve koruyucu psikolojik kaynaklara sahip bireyler (Profil 1); ilişkisel açıdan kısmi uyumlu ve potansiyel riskli bireyler (Profil 2); kırılgan, çoklu semptom gösteren yüksek riskli bireyler (Profil 3). BCH sonuçları profillerin evlilik kaygısı düzeyleri açısından anlamlı biçimde farklılaştığını ve en yüksek evlilik kaygısının Profil 3’te yer aldığını göstermiştir. Multinomial lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre cinsiyet, yaş ve romantik ilişki durumunun profil üyeliğini anlamlı düzeyde yordamadığı; aile birlikteliği değişkeninin ise yalnızca Profil 2 ile Profil 3 karşılaştırmasında sınırlı düzeyde ayırt edici olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma evlilik kaygısının genç yetişkinlerde psikolojik kaynaklar, bağlanma örüntüleri, romantik ilişki deneyimleri ve psikolojik belirtilerle birlikte ele alınması gereken çok boyutlu bir yapı olduğunu ortaya koymuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    1980 sonrası Türk romanında “yedi uyurlar” anlatısının metinlerarasılık bağlamında incelenmesi

    Cigdem Ocalan

    Çalışmada, İslam ve Hıristiyan kültür ortamlarında ortak bir yere sahip olan Yedi Uyurlar anlatısının 1980 sonrası Türk romanındaki (Kehribar Geçidi, Baba, Oğul ve Kutsal Roman, Hüzün Yanığı) dönüşümü metinlerarasılık bağlamında yorumlanmıştır. Özellikle postmodern edebiyat anlayışıyla birlikte geleneksel anlatılar, çağdaş edebiyatta yeniden yazma yoluyla farklı anlam, biçim ve kullanım alanlarıyla karşımıza çıkmaktadır. Metinlerarasılık, bu yeniden yazma sürecini anlamlı kılmada etkili bir yöntemdir; çünkü edebi metinler arasında yapı, içerik ve anlam düzeyinde kurulan ilişkileri görünür kılarak geçmiş ile günümüz arasında bir köprü oluşturmaktadır. Bu çalışmada; Nazan Bekiroğlu’nun Kehribar Geçidi, Murat Gülsoy’un Baba, Oğul ve Kutsal Roman ve Sinan Yağmur’un Hüzün Yanığı adlı romanları, Kur’an-ı Kerim’deki Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) kıssası ekseninde metinlerarası bir okumaya tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda, söz konusu romanlarda Yedi Uyurlar anlatısının hangi biçimlerde dönüştürüldüğü, hangi temalarla ilişkilendirildiği ve ne tür anlatım stratejileriyle işlendiği analiz edilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, efsanenin her üç eserde de yeniden yazım yoluyla yeni anlamlar kazandığı; bu anlamların hem bireysel hem de toplumsal düzlemde çok katmanlı bir yorum imkânı sunduğu ortaya konmuştur. Bu yönüyle çalışma, geleneksel anlatılar ile çağdaş edebiyat arasındaki ilişkiye dair özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisYalnız künye2026
    İmalat sektöründeki işletmelerin finansal performansının panel veri analizi ile incelenmesi: BİST'te bir uygulama

    Merve Şenocak

    İşletmeler faaliyetlerine devam edebilmek ve büyümek için belirli seviyede kâr elde etmek zorundadırlar. Yönetimin başarısı, hissedarların memnuniyeti ve yatırımcıların ilgisini çeken önemli faktörler kârlılığı ifade etmektedir. İmalat sektöründe faaliyet gösteren şirketler içinde kârlılığın önemli bir yeri vardır. Şirket kârlılığını belirleyen faktörlerin araştırılması, zaman içinde çeşitli bilimsel alanlar tarafından ilgi duyulmaya başlanılmış ve incelenmiştir. Bu kapsamda tez çalışmasında, Türkiye’de faaliyet gösteren ve BIST’de işlem gören 130 imalat firmasının 2014-2024 yılları arasındaki verileri üzerinden panel veri analizi yapılmış ve sonuçları her alt sektör için karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada Bağımlı değişken olarak finansal performans göstergeleri ROA, ROE, hisse başına kâr, net kâr marjı ve Tobin q kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler ise firmaların finansal yapısını temsil eden cari oran, stok devir hızı, aktif büyüme oranı, duran varlıklar/aktif toplamı, firma büyüklüğü, tb/aktif, borç dışı vergi kalkanı gibi değişkenler kullanılmıştır. Elde edilen neticeler sonucunda imalat sanayi alt sektörlerinin finansal performansını etkileyen unsurların sektörlerin faaliyet yapısı, maliyet özellikleri, üretim süreçleri, sermaye yapısı ve piyasa koşullarına göre farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Öğretmenlik mesleğinin saygınlığına ilişkin öğretmen görüşleri

    Erhan Çevik

    Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğretmenlik mesleğinin saygınlığına ilişkin görüşlerini, deneyimlerini ve bu olguyu nasıl anlamlandırdıklarını derinlemesine incelemektir. Araştırmada öğretmenlik mesleğinin toplumdaki mevcut saygınlık düzeyi, mesleki itibarı etkileyen bireysel ve yapısal faktörler, medya ve sosyal medyanın rolü, ekonomik koşullar, eğitim politikaları, yönetimsel yaklaşımlar ve mesleki saygınlığın yeniden güçlendirilmesine yönelik çözüm önerileri ele alınmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemiyle ve fenomenolojik desen doğrultusunda yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu farklı eğitim kademelerinde görev yapan 42 öğretmen oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, öğretmenlik mesleğinin toplumsal saygınlığının geçmişe kıyasla azaldığını ortaya koymaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri ekonomik yetersizlikler, özlük hakları sorunları, veli tutumları, olumsuz medya temsilleri, şiddet, eğitim politikalarındaki istikrarsızlıklar ve liyakat eksikliğidir. Buna karşılık öğretmenlerin mesleki yeterliği, etik davranışları ve destekleyici yönetim anlayışı saygınlığı artıran unsurlar olarak öne çıkmaktadır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Türkiye’de siyasi parti kadın kollarının kadınların siyasal katılımına etkisi: Güneysu ve Ardeşen ilçeleri örneğinde karşılaştırmalı bir değerlendirme

    Rabia Yıldız

    Değişen dünya düzeni dahilinde toplumun farklılaşan talepleri çeşitli uyuşmazlıkların çıkmasına yol açabilmektedir. Söz konusu uyumsuzlukların yönetimi toplumsal istikrar için otoriter bir mekanizmayı zorunlu kılmaktadır. Peki bu otorite bireylere aynı düzeyde siyasal katılım sağlamakta mıdır? Tarihsel olarak ele alındığında toplumun görünen yüzünde farklılaşmaların yaşandığı ve bu farklılaşmaların en çok kadınlar üzerinde olduğu açıkça görülmektedir. Kadınlar, yaşamlarını daha sürdürülebilir bir hale getirebilmek için çeşitli mekanizmalarda yer almışlardır. Bu mekanizmalardan biride demokratik işleyiş için kritik öneme sahip olan siyasi partilerin örgüt yapısı içerisinde yer alan kadın kollarıdır. Kadınların siyasal yaşama katılımını engelleyen hem yapısal hem de kültürel bariyerler mevcuttur. Bu bariyerleri aşma konusunda kadın kolları etkin bir araç olarak görülmektedir. Çalışma kapsamında, Türk kadınının siyasi partilerde siyasal katılımının sadece örgütsel bir yapı olmasının yanı sıra, yerel siyaset üretimine ve temsil mekanizmalarını şekillendiren bir yapıya sahip olup olmadığı tartışılmaktadır. Rize ilinin Güneysu ve Ardeşen ilçelerinin AK Parti ve CHP kadın kollarının parti içi mobilizasyon, seçmenle temas kurma ve yerel siyasal katılım süreçlerindeki rolünü, kadınların karar alma mekanizmalarına erişim ve siyasal temsil düzeylerine katkısı açısından karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisYalnız künye2026
    Demokrat parti ve Anavatan partisi iktidarlarında hegemonya mücadelesinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

    Tuğba Cücemen

    Bu tez, Türkiye'de Demokrat Parti (1950–1960) ve Anavatan Partisi (1983–1991) iktidarlarını, temel olarak Antonio Gramsci'nin hegemonya kuramı çerçevesinde incelemeyi; Louis Althusser'in Devletin İdeolojik Aygıtları (DİA) yaklaşımından ise tamamlayıcı bir kuramsal perspektif olarak yararlanmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, siyasi otoritenin hem iktisadi ve siyasi düzlemde hem de kültürel ve ideolojik zeminde rıza inşa ederken, eğitim, din, medya ve kültür gibi ideolojik aygıtlar aracılığıyla toplumsal rızayı nasıl ürettiği ve hegemonik düzeni nasıl oluştuğunu ortaya koymaktır. Bu çerçevede Demokrat Parti dönemi, geleneksel norm ve değerler, millî irade ve demokratikleşme ekseninde oluşan liberal hegemonik yapı olarak yorumlanmıştır. Anavatan Partisi dönemi ise bireyselleşme, piyasa ekonomisi, tüketim toplumu ve medya odaklı söylemler üzerinden yapılandırılan neoliberal bir hegemonik sistem olarak değerlendirilmiştir. Karşılaştırmalı inceleme neticesinde, Demokrat Parti döneminde rızanın daha çok demokratik katılım, ortak kimlik ve kültürel kodlar üzerinden inşa edildiği; Anavatan Partisi döneminde ise piyasa ile bütünleşme, bireysel performans ve tüketim kültürü ekseninde yeniden oluşturulduğu saptanmıştır. Bu değişim, Türkiye’de liberal hegemonya yapısından neoliberal hegemonya yapısına dönüşümü ve Althusser’in yaklaşımı üzerinden devlet ideolojik aygıtlarının yeni hegemonik sistemi yeniden üretecek şekilde yapılandırıldığını göstermektedir

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Genç yetişkinlerde dijital bağımlılığın aleksitimi üzerindeki etkisinde üstbilişsel inançlar ve yaşantısal kaçınmanın seri aracılık rolü

    Okan Biçak

    Bu araştırmada genç yetişkinlerde dijital bağımlılığın aleksitimi üzerindeki yordayıcı etkisinin incelenmesi ve bu ilişkide üstbilişsel inançlar ile yaşantısal kaçınmanın tekil ve seri aracılık rollerinin test edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yürütülmüş, çalışma grubunu 228 kadın (%51.9) ve 204 erkek (%48.1) olmak üzere toplam 432 genç yetişkin oluşturmuştur. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Dijital Bağımlılık Ölçeği, Üstbilişler Ölçeği-30, Kabul ve Eylem Formu-II ve Toronto Aleksitimi Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler, korelasyon analizi ve yol analizi kullanılmış; dijital bağımlılığın aleksitimi üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri, cinsiyet, yaş ve günlük ortalama internet kullanım süresi kontrol edilerek seri aracılık modeli kapsamında değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular dijital bağımlılık, üstbilişsel inançlar, yaşantısal kaçınma ve aleksitimi arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Seri aracılık modeli sonuçları dijital bağımlılığın aleksitimi üzerinde doğrudan etkisinin bulunduğu; bununla birlikte, üstbilişsel inançlar ve yaşantısal kaçınma aracılığıyla dolaylı etkilerinin de anlamlı olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma dijital bağımlılığın genç yetişkinlerin duygularını tanıma, anlamlandırma ve ifade etme güçlükleriyle ilişkisini açıklamada bilişsel ve yaşantısal süreçlerin dikkate alınmasının önemine işaret etmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2022
    Ömer Bedrettin Uşaklı'nın şiirlerinde Anadolu ve Anadolu insanı

    Gülsüm Didem Alperen

    Anadolu, birbirini takip eden büyük savaşlar sonunda Millî Mücadele ile kurtarılmıştır. Bu süreçte, Anadolu insanı, gösterdiği üstün gayret ile adından söz ettirmiş, tarihe damga vurmuştur. Anadolu toprakları üzerinde cereyan eden bu hadiseler, Türk edebiyatına yansımıştır. Sanatçılar, yüzünü Anadolu’ya ve onun insanına dönmüş, eserlerinde bu iki önemli cevhere yer vermiştir. Anadolu, çoğu sanatçı tarafından “cennet” sıfatıyla nitelendirilip Anadolu’nun her bir zerresi dikkatlere sunulmuştur. Tüm bu gelişmelerden dolayı, şairlerin şiirlerinde Anadolu ve Anadolu insanına yer vermesi, Türk edebiyatı açısından önem teşkil etmiştir. Bu çalışma, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde önemli bir yere sahip olan şair Ömer Bedrettin Uşaklı’nın şiirlerinde Anadolu ve Anadolu insanının kapsamlı bir biçimde yer almasıyla ilgilidir. Bu çalışmanın amacı, memleket şairi olarak bilinen Ömer Bedrettin Uşaklı’nın, şiirlerinde Anadolu ve Anadolu insanını hangi açılardan ele aldığını ve nasıl işlediğini tespit etmektir. Çalışmanın girişinde, Ömer Bedrettin Uşaklı’nın hayatı ve edebî kişiliği, Anadolu ve Anadolu insanı hakkında bilgiler yer almaktadır. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, Cumhuriyet Dönemi Türk şiiri konusuna kısaca değinilmiştir. İkinci bölümünde, Türk şiirinde Anadolu ve Anadolu insanına yöneliş ele alınmıştır. Üçüncü bölümünde, Uşaklı’nın şiirlerinde Anadolu; coğrafya ve tabiatıyla, türküler ve efsaneleriyle alt başlıklara ayrılarak incelenmiştir. Dördüncü bölümünde ise Uşaklı’nın şiirlerinde Anadolu insanı; kahramanlıkları, geniş kitleleri, aşkları, çalışkanlıkları, fakirlikleri, gurbette olmaları bakımından yine alt başlıklara ayrılarak incelenmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    BCL-2 inhibitörü navitoclax ve HSP27 inhibitörü J2 moleküllerinin akciğer adenokarsinom kanseri üzerinde in vitro sinerjistik antikanser etkilerinin incelenmesi

    Mine Öz

    Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (NSCLC), akciğer kanserlerinin en yaygın alt tiplerinden biri olup tedavi direnci ve apoptotik mekanizmaların baskılanması ile karakterize edilen, agresif öneme sahip bir malignitedir. Bu çalışmada, Bcl-2 inhibitörü Navitoclax ve HSP27 inhibitörü J2 moleküllerinin küçük hücreli dışı akciğer kanserinde in vitro sinerjik antikanser etkilerini araştırmak amacıyla A549 hücre hattı model sistem olarak kullanılmıştır. Hücre canlılığı MTT yöntemiyle, ilaç etkileşimleri CompuSyn ve Bliss bağımsızlık modeli ile, doz-yanıt ilişkileri ise Yanıt Yüzey Yöntemi (YYY) ile değerlendirilmiştir. Ayrıca BCL2, BAX, APAF-1, CTNNB1 ve CASP9 gen ekspresyon düzeyleri RT-qPCR ile, Bax, Bcl-2 ve Casp-3 protein düzeyleri ise ELISA yöntemiyle analiz edilmiştir. Bliss analizine göre ters orantılı kombinasyonda en belirgin sinerjik etki 0,625 µM Navitoclax + 10 µM J2 dozunda saptanmış; doğru orantılı kombinasyonda ise 0,625 µM Navitoclax + 0,156 µM J2 dozunda saptanmıştır. Bulgular, kombinasyonun A549 hücrelerinde daha seçici antiproliferatif etki gösterebileceğini desteklemektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisYalnız künye2026
    Erken çocukluk döneminde 12 haftalık temel cimnastik eğitiminin sosyal beceri, öz düzenleme ve problemli medya kullanımına etkisi: Deneysel çalışma

    Gülzade Zorlu

    Amaç: Bu araştırma, 12 haftalık temel cimnastik eğitiminin 4–6 yaş arası çocuklarda problemli medya kullanımı, sosyal beceriler ve öz-düzenleme becerileri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, yapılandırılmış fiziksel aktivitenin erken çocukluk dönemindeki gelişimsel çıktılar üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere tasarlanmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma, ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desenle yürütülmüştür. Çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 65 çocuk (35 deney, 30 kontrol) oluşturmuştur. Deney grubuna 12 hafta boyunca haftada iki gün temel cimnastik eğitimi uygulanmış, kontrol grubu rutin okul öncesi eğitimine devam etmiştir. Veriler, Problemli Medya Kullanımı, Sosyal Beceri ve Öz-Düzenleme Becerileri ölçekleri kullanılarak ebeveyn raporlarıyla toplanmıştır. Bulgular: Deney grubunda problemli medya kullanımının anlamlı düzeyde azaldığı, sosyal becerilerin ise anlamlı düzeyde arttığı belirlenmiştir. Öz-düzenleme becerilerinde toplam puan açısından anlamlı farklılık bulunmazken, dikkat ve engelleyici kontrol alt boyutlarında gelişmeler gözlenmiştir. Sonuç: Bulgular, temel cimnastik eğitiminin problemli medya kullanımını azaltırken sosyal becerileri geliştirebildiğini ve öz-düzenlemenin bazı boyutlarını destekleyebildiğini düşündürmektedir. Sonuçlar, yapılandırılmış fiziksel aktivite programlarının okul öncesi dönemde gelişimi destekleyici bir uygulama olarak değerlendirilebileceğine işaret etmektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Doctoral ThesisAçık Erişim2026
    Bâkî Dîvânı’nda yer alan tip ve kişiliklerin değer aktarımı açısından incelenmesi

    Fatih Duran

    İnsan, yüzlerce yıllık bir birikime sahip olan klasik Türk şiirinin kaynakları içerisinde etkin olmuş bir varlıktır. “Tip” ve “kişilik” insanın klasik Türk şiiri içerisinde görünümünü ifade eden iki kavramdır. Bu çalışmanın amacı; klasik Türk şiiri içerisinde kendisine müstesna bir yer edinmiş olan Bâkî’nin dîvânında yer alan tip ve kişilikleri bütüncül bir bakış açısıyla ele aldıktan sonra bu tip ve kişiliklerin ortaya koyduğu değerleri tespit etmektir. Nitel araştırma yaklaşımının benimsendiği ve “giriş” kısmından sonra kuramsal çerçeve ve ilgili araştırmalar, “yöntem”, “bulgular ve yorum” ile “sonuç ve öneriler” bölümlerinden meydana gelen bu çalışmanın birinci bölümünde tip, kişilik ve değer kavramları hakkında bilgiler verilmiş, yapılan çalışmanın amacını daha iyi ortaya koyabilmek için değer kavramı birçok yönden ele alınmıştır. Çalışmanın inceleme kısmını oluşturan üçüncü bölüm, iki boyutlu olarak tasarlanmıştır. Bu bölümün ilk boyutunda Bâkî Dîvânı tip ve kişilikler bakımından taranmış ve eserde tespit edilen tüm tip ve kişilikler tasnif edilerek çalışmaya aktarılmıştır. Çalışmanın ikinci boyutunda ise içinde “tip” ya da “kişilik” tespit edilen bütün beyitler değer aktarımı bakımından tekrar taranmış ve elde edilen bulgular üzerinde açıklamalar yapılmıştır. Yapılan bu incelemede 83 farklı değere ilişkin tespit yapılması Bâkî Dîvânı’nın değerler bakımından zengin bir içeriğe sahip olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, klasik Türk edebiyatının insanı anlatan, insanın ve toplumun değerlerinden kopuk olmayan bir edebiyat olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Doctoral ThesisYalnız künye2026
    İsveç'te oryantalizm ve Hz. Muhammed (S.A.S.) algısı

    Haci Yildiz

    Bu tez, İsveç’te oryantalist bilgi üretimi içinde Hz. Muhammed tasavvurunun nasıl şekillendiğini incelemektedir. Çalışma İsveççe kaynaklarda Hz. Peygamber’in nasıl adlandırıldığını, bu anlatıların hangi kaynaklardan beslendiğini ve zamanla akademik, pedagojik ve kamusal alanlarda nasıl dolaşıma girdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, İsveç oryantalizmini Avrupa şarkiyat mirasıyla temas hâlinde gelişen, fakat Uppsala ve Lund üniversiteleri, yazma koleksiyonları, çeviri faaliyetleri, dinler tarihi çevreleri, ders kitapları ve kamusal tartışmalar içinde kendine özgü biçimler kazanan bir alan olarak ele almaktadır. Nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş, tarihsel karşılaştırmalı metin incelemesi ve temsil analizi birlikte kullanılmıştır. İsveççe Kur’an tercümeleri, siyer ve şemâil metinleri, ansiklopedi maddeleri, ders kitapları, seyahatnameler, popüler yayınlar ve akademik çalışmalar mümkün olduğunca birincil kaynaklara dayanarak incelenmiştir. Bulgular, İsveççe metinlerde Hz. Peygamber’in kimi zaman vahiy alan elçi, ahlâkî rehber ve sünnetin kaynağı olarak, kimi zaman din kurucusu, kanun koyucu, siyasal lider, reformcu veya psikolojik açıklamaya konu edilen tarihsel şahsiyet olarak sunulduğunu göstermektedir. İsveç örneği, sert polemik dilinden daha akademik ve pedagojik anlatılara geçiş yaşandığını, fakat nübüvvetin çoğu metinde tarihsel, filolojik veya psikolojik açıklama kalıpları içinde yeniden kurulduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma ayrıca bu tasavvurun Müslümanların dinî hayatı, eğitim süreçleri, kamusal hassasiyetleri ve Hıristiyan-Müslüman ilişkileri üzerindeki tesirini de dikkate almaktadır. Bu bulgular, İsveç’te Hz. Muhammed tasavvurunun temsil, tesir ve dönüşüm eksenlerinde okunması gerektiğini göstermektedir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Bozulmuş yeme tutum ölçeği (BYTÖ) kısa formunun Türkçe'ye uyarlanması ve BYTÖ ile yeme tutum testi (YTT-26), yeme bozukluğu değerlendirme ölçeği (EDE-Q-13) ve duygusal yeme ölçeği arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Sevil Karahan Yilmaz

    Amaç: Bu araştırma, Bozulmuş Yeme Tutum Ölçeği (BYTÖ) Kısa Formunun Türkçe geçerlik ve güvenirliğinin değerlendirilmesi ve BYTÖ ile Yeme Tutum Testi (YTT-26), Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği (EDE-Q-13) ve Duygusal Yeme Ölçeği arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma metodolojik ve ilişki arayıcı bir araştırmadır. Araştırma iki aşamada yürütülmüş olup ilk aşamada BYTÖ Kısa Formunun geçerlik ve güvenirlik analizleri 248 yetişkin birey ile yapılmış, ikinci aşamada çalışma 309 yetişkin birey ile tamamlanmıştır. Veriler; Tanımlayıcı Bilgi Formu, BYTÖ Kısa Formu, YTT-26, EDE-Q-13 ve Duygusal Yeme Ölçeği kullanılarak toplanmış ve ölçeğin geçerlik-güvenirlik analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 30.76±9.53 yıl olup %78.3’ü kadındır. BYTÖ Kısa Formunun tek faktörlü yapıyı koruduğu ve Cronbach α katsayısının 0.826 olduğu saptanmıştır. Ayrıca BYTÖ puanları ile YTT-26, EDE-Q-13 ve Duygusal Yeme Ölçeği puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: BYTÖ Kısa Formunun Türkçe versiyonunun yetişkin bireylerde bozulmuş yeme tutumunu değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulguları, bozulmuş yeme tutumunun duygusal yeme davranışları ve yeme bozukluğu belirtileriyle güçlü, anlamlı ve birbirini destekleyen bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Kafdağı dergisi’nin Kafkasya tarihi ve kültürü açısından incelenmesi

    Emine Aydoğdu

    Türkiye, Kafkasya coğrafyasıyla tarihî ve kültürel bağları güçlü olan bir ülkedir. Bu bağların en önemli yansımalarından biri, bölgeden Anadolu’ya göç eden Kafkas kökenli toplulukların oluşturduğu geniş diasporadır. Bu diaspora, kendi kimliklerini, kültürlerini ve tarihlerini koruma çabası içinde olmuş ve bu çaba çeşitli yayın organlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu yayınlar arasında, özellikle Kafkasya tarihi, kültürü, siyaseti ve edebiyatı üzerine yoğunlaşan süreli yayınlar, bu konuların akademik ve entelektüel çevrelerde tartışılmasında kritik bir rol oynamıştır. Bu tezin odaklandığı Kafdağı dergisi, 1987-1992 yılları arasında Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneği adına yayımlanmış ve bu dönemin Türkiye'deki Kafkasya çalışmalarına önemli katkılar sağlamış bir yayındır. Bu çalışma, Kafdağı’nın Türkiye’de Kafkasya çalışmaları alanındaki tarihsel, kültürel ve entelektüel etkisini analitik bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, derginin kesintisiz yayın hayatı boyunca basılan toplam 58 sayısı nitel araştırma yöntemlerinden Tematik Analiz ve Söylem Analizi yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Dergi metinleri; kimlik inşası, anavatana dönüş stratejileri, kültürel hafıza, sürgün ve asimilasyon, dil bilinci ve uluslararası konjonktürün anavatana yansımaları gibi ana temalar etrafında kategorize edilerek çözümlenmiştir. Söylem analiziyle dönemin siyasi-toplumsal dinamiklerinin ve diaspora aydınlarının dil kurgularının ideolojik ve kültürel arka planı deşifre edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisYalnız künye2026
    Life kinetik egzersizlerinin 11-13 yaş çocuklarda bilişsel işlevler üzerine etkisi

    Mergül Çolak

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, life kinetik egzersizlerinin 11-13 yaş çocukların bilişsel işlevleri (problem çözme, yaratıcı düşünme ve görsel bellek) üzerindeki etkisini, bu etkinin kalıcılığını ve çeşitli değişkenlere göre gruplardaki bilişsel işlev farklılıklarını incelemektir. Materyal ve Metot: Bu çalışmada nicel araştırma yaklaşımlarından ön test-son test kontrol gruplu, tekrarlı ölçümlü yarı deneysel desen kullanılmıştır. DG öğrencileri 8 hafta süreyle life kinetik egzersiz uygulamalarında bulunmuşlardır. Veri toplama araçları olarak “Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri”, “Yaratıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği” ve “Benton Görsel Bellek Testi” kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, iki yönlü varyans analizi ve tekrarlı ölçümlerde varyans analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Gruplar arası karşılaştırmalarda; ön test problem çözme kaçınma alt boyutu hariç anlamlı fark bulunmazken, son test ve izlemlerde DG’nin puanları KG’den anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Yaratıcı düşünme eğilimlerinde ön testte gruplar arası fark yokken, son test ve izlemlerde DG lehine anlamlı farklar görülmüştür. Görsel bellekte ise yalnızca son testte DG lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Varyans analizi, zaman ve zaman×grup etkileşim etkisinin problem çözme ile yaratıcı düşünme becerileri üzerinde anlamlı olduğunu göstermiştir. Zamanla DG’nin problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerine ait tüm ölçümlerinde, görsel bellek düzeylerinde ise sadece 1. ve 2. izlemlerde ön teste göre anlamlı artışlar belirlenmiştir. Sonuç: Life kinetik egzersizlerinin 11-13 yaş çocuklarda bilişsel işlevler üzerine olumlu ve kalıcı etki oluşturduğu tespit edilmiştir.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    Erzincan’da kafe tercihinin LBWA-MABAC yöntemi ile belirlenmesi

    Çetin Mayda

    Günümüzde kafe seçimi, hem bireylerin yaşam kalitesini artırmak hem de işletmelerin müşteri memnuniyetini sağlamasına yönelik kritik bir süreç gerektirmektedir. Özellikle Erzincan gibi yerel ekonomilerde, hizmet sektörü gelişirken müşteri taleplerine uygun stratejik kararlar almak gerekli olmaktadır. Bu nedenle, en uygun kafenin seçilmesi yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel, ekonomik etkiler oluşturan bir süreç olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Erzincan’da en uygun kafenin seçimi için kafe tercihini etkileyen faktörelerin ağırlıklandırılmasını çok kriterli karar verme modellerinden LBWA (Ağırlıklı Ortalama Tabanlı Ağırlıklandırma) ve alternatif sıralamasını ise MABAC (Sınır Bölgesinde Çok Kriterli Karar Alma) yöntemleri uygulanarak analiz etmek, sistematik ve rasyonel bir yaklaşım sunmaktır. Çalışma sonuçları, fiziksel özellikler ile marka/kurumsal yapı belirleyici faktörler ve Özsüt kafesi alternatifler arasında birinci olduğunu göstermiştir. Bunun nedeni olarak, güçlü marka algısı, yüksek müşteri kapasitesi ve ürün çeşitliliği, dengeli performans olduğu söylenilebilir. Bazı alternatiflerin ise özellikle ürün çeşitliliği, müşteri kapasitesi, hizmet altyapısı ve tercih edilebilirlik açısından zayıf performans gösterdiği tespit edilmiştir. Gruplar arasında yapılan sperman korelasyon katsayılarının çok yüksek çıkması, kafe seçim kriterlerine yönelik saha kriterleri ve teorik bakış açılarının örtüştüğünü ortaya koymuştur.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisAçık Erişim2026
    İslam fıkhında oyun ve eğlencenin ibadet ve sosyal hayat ile ilişkisi

    Seyfullah Yakar

    Bu çalışmada İslâm fıkhında oyun ve eğlencenin ibadet ve sosyal hayatla ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın amacı, insan hayatının doğal bir unsuru olan oyun ve eğlencenin İslâm hukukundaki yerini ortaya koymak, bu faaliyetlerin dinî ve toplumsal boyutlarını değerlendirmek ve günümüzde ortaya çıkan yeni eğlence türlerinin fıkhî açıdan durumunu tespit etmektir. Araştırmada literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Konu, Kur’ân-ı Kerîm, hadis kaynakları, klasik fıkıh eserleri ve güncel akademik çalışmalar ışığında ele alınmıştır. Öncelikle İslâm öncesi Arap toplumundaki eğlence anlayışı incelenmiş, ardından Hz. Peygamber’in oyun, eğlence, mizah ve sportif faaliyetlere yaklaşımı değerlendirilmiştir. Ayrıca sahâbe ve sonraki dönemlerdeki eğlence anlayışı ile fıkıh mezheplerinin konuya ilişkin görüşleri ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde dijital oyunlar, oyun içi satın alma sistemleri, sanal varlıklar ve şansa dayalı mekanizmalar İslâm hukuku açısından değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda İslâm’ın oyun ve eğlenceyi mutlak olarak yasaklamadığı, aksine insanın dinlenme ve eğlenme ihtiyacını dikkate aldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte eğlencenin ibadetleri aksatmaması, haram unsurlar içermemesi, ahlâkî bozulmaya yol açmaması ve kumar benzeri uygulamalardan uzak olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre İslâm fıkhında oyun ve eğlenceye yönelik yaklaşımın yasaklama esasına değil, ölçü ve denge ilkesine dayandığı görülmüştür.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • Master ThesisYalnız künye2026
    Antrenör ve veli bakış açısı ile yaz spor okulları: Swot analizi

    Mert Albayrak

    Amaç: Bu araştırmanın amacı, yaz spor okullarının mevcut yapısını, işleyiş süreçlerini, sunduğu sportif ve sosyal potansiyeli ile karşı karşıya kaldığı sorunları; sürecin temel paydaşları olan antrenör ve velilerin görüşleri doğrultusunda SWOT analizi çerçevesinde kapsamlı bir biçimde incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2025 yılı yaz döneminde Erzincan ilinde faaliyet gösteren yaz spor okullarında görev yapan 8 antrenör ile çocuklarını bu okullara kayıt ettiren 8 veli olmak üzere amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen toplam 16 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış; elde edilen verilerin analizinde içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Bulgular: SWOT analizi sonucunda, güçlü yönleri kapsamında çocukların kişisel ve sosyal gelişimine katkı sağlaması, yetenek keşfi ve performans sporuna kaynak oluşturması ile çocukları olumsuz alışkanlıklardan uzak tutma yönü ön plana çıkmıştır. Zayıf yönler kapsamında ise aşırı katılım nedeniyle eğitim kalitesinde yaşanan düşüş ile ulaşım ve lojistik sorunlarının öne çıktığı belirlenmiştir. Fırsatlar boyutunda yetenek yönetimi ve topluma sağlıklı bireyler kazandırma potansiyeli dikkat çekmektedir. Tehditler kategorisinde ise ulaşım güçlükleri, kalabalıktan kaynaklanan güvenlik riskleri ve yaz dönemi sonrasında sürdürülebilir olmaması önemli sorun alanları olarak ortaya çıkmıştır. Sonuç: Erzincan ilindeki yaz spor okullarının önemli bir sosyal ve sportif potansiyele sahip olduğunu; ancak bu potansiyelin erişilebilirlik sorunları ve artan katılımın eğitim niteliği üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle tam anlamıyla değerlendirilemediğini göstermektedir. Bu doğrultuda, yaz spor okullarının daha etkili ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için erişilebilirliğin artırılması, eğitim kalitesinin korunması ve paydaşlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

    RDL Kalıcı Kaydıİncele