Yazarlar

  • ArticleAçık Erişim2023
    Dijital Tayfa Çizgi Dizisinin “Dijital Okuryazarlığının Bileşenleri” Üzerinden İncelenmesi

    Çilingir, Ayşegül; Dursun, Zehra

    Yaşadığımız bilgi ve enformasyon çağında dijital teknolojiler ve dijital medya günlük yaşamın merkezi haline gelmiştir. Özellikle gençlerin dijital teknoloji ile etkileşimlerinin yüksek düzeyde olması dikkat çekicidir. Dijital teknoloji hayatın birçok alanında kolaylık sağlasa da doğru şekilde kullanılmadığında e güvenlik, sanal zorbalık, internet bağımlılığı, gibi birçok olumsuz durumu da karşı karşıya getirmektedir. Bu nedenle gençlerin dijital okuryazarlığı ve dijital farkındalığının artırılmasının desteklenmesi konusunda birçok proje yapılmaktadır. Bu projelerden biri de TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan çocukların çok sevdiği Rafadan Tayfa çizgi dizisinden uyarlanan ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından 2020 yılında hazırlanılan Dijital Tayfa adlı çizgi dizidir. Yapılan çalışmada, Dijital Tayfa çizgi dizisi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenler için hazırlanan “Dijital Okuryazarlığı” kılavuzundaki Dijital Okuryazarlığın Bileşenleri kapsamında ele alınmıştır. Çalışmada doküman analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın amacı, TRT Çocuk ekranlarında 10 bölüm olarak yayınlanan Dijital Tayfa çizgi dizisinde Dijital Okuryazarlığın Bileşenleri’nin nasıl işlenildiğini tespit etmektir. Dijital Tayfa çizgi dizisinin bütün bölümlerinde farklı dijital okuryazarlığı bileşenlerine rastlanılmıştır. Bu bileşenlerden yaratıcı düşünme, bilgi iletişim teknolojileri ve eleştirel düşünme ve değerlendirme bileşenlerinin sık, iş birliği bileşenin daha nadir kullanıldığı görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Türkiye’de Yayımlanan Sayılar ve İşlemler Öğrenme Alanı Temalı Makalelerin Konu Eğilimlerine ve Ulaşılan Sonuçlarına İlişkin İçerik Analizi

    Baş, Fatih; Kandal, Rüveyda

    Bu çalışmanın amacı ülkemizde matematik eğitiminde sayılar ve işlemler öğrenme alanı temalı yöntemlerine göre (etkisine bakılan değişkenler, ilişkisel, yordama, derleme, ölçme aracı ve etkinlik geliştirme) ele alınan makaleleri; konu eğilimleri ve sonuçları kapsamında incelemektir. Araştırma betimsel içerik analizi yöntemi temel alınarak tasarlanmıştır. Araştırma kapsamında ülkemizde yer alan 124 dergiye ait toplam 5021 sayı incelenerek 301 makale belirlenmiş ve ulaşılan veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar şu şekildedir; Çeşitli demografik özelliklerin etkisinin ele alındığı makalelerde ağırlıklı olarak kesirler ve doğal sayılara yönelik cinsiyet değişkeninin başarı kavramı üzerindeki etkisinin incelendiği görülmüştür. Cinsiyetin formal aritmetik ve görselleştirme başarısı, kesir kavramına ve kesirlerde tahmine yönelik başarı, problem çözme başarısı, işlemsel ve kavramsal bilgi düzeyine ve sayı duyusuna yönelik başarı kavramları üzerinde farklılık göstermediği, yüzdeler ve dört işleme yönelik başarılar üzerinde ise kız öğrenciler lehine farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışma odağı ilişkisel ve yordama şeklinde ele alınan makale sayıların az olduğu, ağırlıklı olarak kesirlerle ve doğal sayılarla işlemler alt öğrenme alanları üzerinde çalışıldığı görülmüştür. İlişkisel makalelerde en fazla ilişkilendirilen alt özellik sayı duyusu performansı/(kesirlerde) tahmin başarısı şeklinde belirlenirken, yordama makalelerinde problem kurma başarısı, öz yeterlik algısı, cinsiyet ve aritmetik becerileri şeklinde yer almıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Çocukların İnternet Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Yılmaz, Turkan Karakuş; Aslan, Alper; Bayzan, Şahin; Yıldırım, Önder

    Bu çalışmanın amacı, 8-16 yaş aralığındaki çocukların internet erişimi ve kullanımı, dijital becerileri, karşılaştıkları internet riskleri ve bu risklere yönelik uyguladıkları başa çıkma ve arabuluculuk stratejilerini ortaya koymaktır. Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması düzey-2’ye göre 81 ilden çalışmaya katılan 10.475 öğrenci çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Global Kids Online çerçevesi ile uyumlu olacak biçimde 8-16 yaş aralığındaki öğrenciler için kişisel ve demografik bilgi formuna ek olarak araştırmacılar tarafından 21 soruluk veri kümesi hazırlanmış, hazırlanan veri kümesi çevrimiçi ankete dönüştürülerek verilerin toplanması sağlanmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler; erişim ve kullanım durumu, dijital beceriler, karşılaşılan riskler, başa çıkma ve arabuluculuk stratejileri olarak beş başlık altında incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; çocukların büyük çoğunluğu internet erişimi için akıllı telefon ve tablet kullanmaktadır. Bununla birlikte çocukların büyük çoğunluğunun internette geçirdiği aşırı zaman akademik başarısını düşürmektedir. Çocukların büyük çoğunluğu, internette pozitif içerik üretme gibi yaratıcı becerilerde istenilen seviyede değillerdir, içerik üretmekten ziyade içerik tüketmektedirler. Çocukların çoğunluğu internette dijital mahremiyetlerini koruma, gizliklerini sağlama noktasında yeterli beceriye sahip değildirler. Ayrıca çocuklar, internette yaşanılan olumsuzluklarda haklarını arama konusunda yeterli beceriye sahip değildirler.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    The Effect of Using Digital Story In Teaching Proverbs And Idioms To Primary School Students

    Yavuz, Seda Altunbas; Sarıoğlu, Fatmagül

    In this study, it was aimed to determine the impact of using digital stories in teaching proverbs and idioms to primary school students. In the study, a pretest-posttest quasi-experimental research design with a control group was preferred. The sample of the study was created by 86 second-grade students who studied in a primary school in the Erzurum province in the 2021-2022 academic year. The semi-experimental process was completed in a total of 5 weeks with a 3-week teaching program and 2-week test application. During this time, the experiment group was taught proverbs and idioms through digital stories. The control group was taught with the traditional straight narrative. The study data were collected using the “Family and Child Information Form”, where the demographics of the students, and the “Proverb and Idioms Success Test”, which was developed by the researcher. The data were analyzed using SPSS 22.0, and G-power 3.1 statistical package programs. Analysis was done using power analysis, descriptive statistics, dependent sample t-test, independent sample t-test, chi-square test, and Kuder-Richardson’s-20 test. In the study, it was determined that there was a significant increase in the course of the experiment group between Proverbs and Idioms Success Test scores of students in the experiment and control group following the application of digital story-based proverbs and idioms teaching. According to the results of the research, the use of digital stories in the teaching of proverbs and idioms was found to provide students with a better learning and understanding of the subject.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Sınıf Öğretmenlerinin Matematik Kaygıları

    Nurlu, Özge; Gende, Mehmet Sait

    Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin matematik kaygılarını incelemektir. Çalışmada karma araştırma yöntemlerinden sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin, matematik kaygılarını incelemek için öncelikle “Öğretmenlere Yönelik Matematik Kaygı Ölçeği (Ö-MKÖ)” amaçlı örnekleme stratejilerinden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş Bingöl ilinin merkez ilçelerindeki devlet okullarında görev yapan 100 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Daha sonra amaçlı örnekleme stratejilerinden aşırı ve aykırı durum örneklemesi yöntemi ile belirlenmiş beş yüksek, beş düşük matematik kaygı düzeyine sahip, toplamda 10 sınıf öğretmeni ile araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistik kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Ölçek sonuçları öğretmenlerin düşük düzeyde matematik kaygısına sahip olduklarını ortaya koymuştur. Yapılan görüşme sonuçları ise sınıf öğretmenlerinin matematiğe yönelik tutumlarının, matematiksel öz-yeterliliklerinin ve geçmiş eğitim yaşantılarında öğretmenleri ile olan etkileşimlerinin sahip oldukları matematik kaygısı temelinde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Türkçe Öğretiminde Etkileşimli Sınıf Ortamlarının Rolü

    Karadağ, Bilal Ferhat; Garip, Soner

    Türkçe Dersi Öğretim Programı’nda (2019) öğrencilerin dil becerilerini geliştirerek Türkçeyi doğru ve etkili kullanmalarını sağlamak hedeflenmektedir. Yapılan çalışmalar Türkçe öğretiminde ve Türkçe dersi işleniş sürecinde bazı sorunlar olduğunu göstermektedir. Mevcut sorunlar Türkçe öğretiminde belirlenen hedeflere ulaşmaya engel olmaktadır. Bu çalışmada problemlerin iyileştirilmesine yönelik olarak Türkçe öğretmenlerine “Etkileşim Temelli Sınıf Ortamı ve Etkileşime Dayalı Etkinlikler Tasarlama Semineri” verilmiş ve bu yolla Türkçe öğretiminde etkileşimli sınıf ortamlarının rolünü ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi çerçevesinde fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ölçüt örnekleme yoluyla belirlenen 16 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmış ve içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda Türkçe öğretiminde etkileşimli sınıf ortamlarının kullanılmasının öğrencilerin akademik başarısı, öğrenme sürecine katılımı ve iletişim kurmaları bakımından belirleyici bir rolü olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak Türkçe öğretiminde etkileşimli sınıf ortamlarının öğrencilere yaparak yaşayarak öğrenme fırsatı verdiği, kaygıyı azaltarak öz güven duygusu kazandırdığı ve öğrenme sürecini eğlenceli hâle getirdiği tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Çevrim İçi Öğrenme Ortamlarına Yönelik 7.Sınıf Öğrencilerinin Hazırbulunuşluk, Beklenti, Memnuniyet ve Akademik Başarı Düzeylerinin İncelenmesi

    Ünlü, Ihsan; Kalkan, Rıdvan

    Bu çalışma ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi, dijital kütüphane ortamlarına yönelik hazırbulunuşluk, beklenti, memnuniyet düzeyi ve akademik başarı düzeylerini incelemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Ardahan il merkezinde yer alan iki ortaokulda öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Deney grubunda 18 öğrenci, kontrol grubunda ise 16 öğrenci olmak üzere toplam 34 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada yarı deneysel desen modellerinden ön test/son test eşitlenmemiş kontrol gruplu araştırma modeli kullanılmıştır. Yarı deneysel çalışmada süreç öncesinde grupların uygulanacak konu hakkında ön bilgilerinin ve hazır bulunuşluk seviyelerinin belirlenmesi amacıyla ön test uygulanmıştır. Bu test sonucunda anlamlı bir farklılık görülmediği için etkisinin ölçülmesi beklenen eğitim modeli uygulanmış ve uygulama bittikten sonra son test yapılmıştır. 7.Sınıf öğrencilerine uygulanan bu modelde deney grubuna “Europeana Dijital Kütüphanesi” eğitim içeriklerinden kontrol grubuna “Eğitim Bilişim Ağı” içeriklerinden faydalanılarak çalışma yürütülmüştür. Çalışmada “e-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır Bulunuşluluk ve Beklenti Ölçeği” ile “eÖğrenme Sürecine İlişkin Memnuniyet Ölçeği” veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilere akademik başarı sınavı uygulanmış 2. dönem 2. yazılı notları öğrenci bilgi sisteminden alınarak akademik başarıları belirlenmiştir. Çalışma sonucunda araştırmadan elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Bu bulgunun sonucunda her iki okulun 7.sınıf sosyal bilgiler öğrencilerinde hazırbulunuşluk seviyeleri yüksek çıkmış memnuniyet ve akademik başarı açısından deneysel grupta istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Adaptive and Affective Support of Mathematics Teachers from the Perspective of Secondary School Students

    Cakmak Gürel, Zeynep

    This study aimed to investigate the effect of affective support perceived by students on adaptive support in mathematics lessons and to examine both forms of support in terms of some variables. The correlational research method was used in this study. The study was conducted with secondary school students. Two scales measuring the perception of adaptive support and affective support were used. The relationship between students’ perceptions of support was explained with a structural equation model. According to the results obtained, affective support has a significant relationship with adaptive support. In addition, it was determined that students’ perceptions of adaptive support were independent of gender variable. In terms of grade level, it was observed that students in higher grades perceived that the teacher provided less adaptive support to students. There was a significant difference in perceived affective support based on both the gender and grade level of the students.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    A Content Analysis of Mathematics Self-Efficacy Themed Articles Published in Türkiye

    Nurlu, Özge

    Self-efficacy belief, which can affect the performance of individuals by determining their approach to goals, tasks and difficulties, has been the subject of numerous studies in different disciplines. Mathematics self-efficacy has become the focus of researchers all over the world, especially because of its strong impact on achievement in educational research. In Turkey, studies conducted with different variables and research designs on the theme of mathematics self-efficacy add richness to the literature, but make it difficult to reveal the current situation of this theme. This study aimed to investigate mathematics self-efficacy themed articles in terms of the field, subject, study group/sampling, applied method, data collection tools, analysis techniques, and publishing language in Turkey. The study was designed as a descriptive content analysis. 101 articles published between 2010 and 2022 were included in the study. Data were analysed by using the MAXQDA 2022 qualitative analysis program. The analysis of the data was based on the code and category list designed by Baş and Özturan Sağırlı (2017). The research concluded that the number of mathematics self-efficacy themed articles in Turkey has increased with fluctuations over the years, but there has been a significant decrease in recent years and these articles focused on the fields of mathematics and geometry education and the subject matter of mathematics self-efficacy, mathematical literacy self-efficacy, and mathematics teaching self-efficacy. In addition, it was determined that the most frequently used methods are surveys and scale development studies. These are followed by experimental design and mixed method studies. Accordingly, it has been concluded that data is often collected through scales/surveys, and very few studies apply qualitative data collection techniques. Moreover, the most used analysis techniques were correlation, t-test and ANOVA. It was determined that the most frequently studied group consists of middle school students and prospective teachers. Most of mathematics self-efficacy themed articles in Turkey were published in Turkish.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Pandemide Yönetici Olmak: Yükseköğretimde Yönetici Deneyimlerinin İncelenmesi

    Okur, Muhammet Recep; Sanalan, Vehbi Aytekin; Kurşun, Engin; Karaman, Selçuk; Uğurhan, Y. Zafer Can; Karal, Hasan; Gündüz, Münevver; Yavuz, Mehmet; Karabey, Sinem Cilligol; Şahin, Levent

    Çalışmanın amacı Pandemi Dönemi (PD) acil uzaktan öğretim sürecinde yönetici deneyimlerinin incelenmesidir. Karma araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılarak yapılan bu araştırmanın nicel kısmında tarama yönteminden, nitel kısmında durum çalışmasından faydalanılmıştır. Çalışma kapsamında yükseköğretimde yöneticilerin deneyimlerinin incelenmesi amacıyla üniversite yöneticilerinden, üniversite yöneticilerinin aldıkları kararlar ve genel yaklaşımlarına yönelik görüşleri edinmek için ise öğretim elemanları ve öğrencilerden veriler toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda veriler anket yoluyla toplanırken nitel boyutunda ise odak grup görüşmelerinin yanı sıra üniversite resmi web sayfaları, duyurular ve sosyal medya hesapları incelenerek veriler toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel veriler betimsel olarak, nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında Pandemi Dönemi yöneticilerin karar alma sürecinde Pandemi Dönemi öncesindeki uzaktan eğitim deneyiminin, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen kararların, süreç içerisindeki izleme ve değerlendirme raporlarının ve öğretim elemanı, öğrenci ve ilgili birimlerin taleplerinin dikkate alındığı görülmektedir. Bu unsurlar göz önünde bulundurularak Pandemi Dönemi acil uzaktan öğretim sürecinde alt yapı hazırlama, gerekli görülen uygulamalar için insan kaynağı temini, kurumsal destek faaliyetlerine yönelik kararlar aldıkları görülmektedir. Ancak süreç içerisinde özellikle insan kaynağı temin etmekte ve öğretim elemanlarını yönlendirme ve ölçme değerlendirme araçlarının güvenliğini sağlama noktasında zorlandıklarını ifade etmişlerdir. Süreç içerisinde yaşanan bu zorluklar çeşitli durumlarda müdahalelerde bulunmayı da gerekli kılmıştır. Bu durumlar sınav düzenlemeleri, canlı ders düzenlemeleri, ders materyali hazırlamaya yönelik beklentilerde değişiklikler, öğretim elemanı ve öğrencileri destekleme türlerinde değişikliğe gidilmesi şeklindedir. Pandemi Dönemi acil uzaktan öğretim sürecinde yöneticilerin genel olarak yaklaşımı ve aldıkları kararlar bağlamında düşünüldüğünde öğretim elemanlarının sürece ilişkin görüşlerinin öğrencilere göre daha olumlu olduğunu söylemek mümkündür. Öğrencilerin teknik ve akademik ihtiyaçlarının giderilmesi gerekliliğinin bu görüşleri etkilediği görülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Hemşirelik Öğrencilerinde Nomofobi ve Sağlıklı Yaşam Becerileri: Tanımlayıcı Araştırma

    Başkan, Sebahat Atalıkoğlu; Kasımoğlu, Necla; Güneş, Demet

    Amaç: Araştırma, hemşirelik öğrencilerinin nomofobi düzeyini ve sağlıklı yaşam becerilerini belirlemek amac ıyla yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı türdeki araştırma Haziran-Temmuz 2021 ta- rihleri arasında Türkiye’nin doğusunda bir üniversitenin sağlık bilim- leri fakültesi hem şirelik bölümünde okuyan 336 ö ğrenci ile gerçekleştirildi. Araştırma verileri çevrim içi olarak kişisel bilgi formu, Nomofobi Ölçeği ve Sağlıklı Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılarak top- landı. Araştırmanın verileri; sayı, yüzdelik, ortalama, independet t-testi, tek yönlü varyans analizi, Skewness ve Kurtosis testleri kullan ılarak SPSS 25 programında analiz edildi. Bulgular: Öğrencilerin Nomofobi Ölçeği’nden 83,79±28,09 puan ve Sa ğlıklı Yaşam Becerileri Ölçe- ği’nden ise 64,48±8,57 ortalama puan aldıkları belirlendi. Ayrıca cin- siyet, günlük internette geçirilen zaman, telefonu kontrol etme sıklığı, uyandığında telefona bakma durumu, akıllı telefon kullanım amacı ile Nomofobi Ölçeği toplam ortalama puan ı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Sonuç: Öğrencilerin orta düzeyde nomofobi yaşadıkları ve sağlıklı yaşam becerilerinin olumlu yönde ol- duğu belirlendi. Bu nedenle sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler iş birliği ile telefon bağımlılığını azaltıcı koruyucu ruh sağlığı program- larının oluşturulması ve uygulamaya konulması, gençlere internet kul- lanımı, bağımlılık yapan çevrim içi uygulamalardan uzak durma, stres ve olumsuz duygular ı ile başa çıkma, kişiler arası ilişkiler ve günlük yaşam aktiviteleri konusunda beceriler kazandırma, serbest zaman kul- lanımı gibi konularda eğitim verilmesi önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav matematik testindeki maddelerin hedef davranışlar bağlamında incelenmesi

    Gür, Recep; Köroğlu, Mustafa; Gür, Esra

    Bu araştırmanın amacı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) 2022 kapsamında uygulanan Ortaöğretim kurumlarına ilişkin Merkezi Sınavı matematik alt testindeki maddelerin matematik öğretim programındaki öğrenme alanlarına, alt öğrenme alanlarına, hedef kazanımlara ve haftalık ders yüküne göre nasıl bir dağılım gösterdiğini incelemektir. Ölçme ve Değerlendirme uzmanları ve alan uzmanları tarafından yapılan incelemeler sonucunda, 2022 LGS matematik alt testindeki soruların, sekizinci sınıf matematik öğretim programındaki kazanımlara yönelik olduğu, bir başka ifadeyle ilgili hedef davranışlar dışında testte soru bulunmadığı, her bir öğrenme alanından ve her bir alt öğrenme alanından testte en az bir soruya yer verilse de sekizinci sınıf matematik öğretim programında üzerinde fazla durulan konu ve kritik davranışlardan daha fazla soru sorulması gerekliliğine uyulmadığı görülmüştür. Dolayısıyla 2022 LGS matematik alt testi, matematik öğretim programındaki hedef kazanımlar evrenini kısmen temsil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Cinsiyet Ayrımcılığı ve Meslek Aşkının Mesleki Bağlılık ve Mesleği Bırakma Niyeti Üzerine Etkisi: Aşçılık Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma

    Günes, Erkan; Alagoz, Gürkan

    Bu araştırma sektör deneyimine sahip aşçılık ve gastronomi eğitimi alan üniversite öğrencilerinin algıladığı cinsiyet ayrımcılığı, meslek aşkı, mesleki bağlılık ve mesleği bırakma niyeti arasındaki ilişkileri incelemektedir. Bu kapsamda üniversite düzeyinde aşçılık ve gastronomi eğitimi alan öğrenciler araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Anket tekniği ile 407 kişiden veri toplanmıştır. Veri analizi sonucunda; algılanan cinsiyet ayrımcılığının meslek aşkı ve mesleki bağlılık üzerinde negatif etkisi varken mesleği bırakma niyetini üzerinde pozitif etkisi vardır. Meslek aşkı, mesleki bağlılığı artırırken, mesleği bırakma niyetini azaltmaktadır. Ayrıca araştırmanın bir diğer önemli sonucu kadın katılımcıların cinsiyet ayrımcılığı algısının erkek katılımcılara göre daha yüksek düzeyde olduğudur. Araştırmadan elde edilen pratik çıkarımlarının yöneticilere, eğitimcilere ve mesleği icra edenlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • ArticleAçık Erişim2023
    Disaster Education for Young Children: A Systematic Review and Thematic Analysis

    Erden, Feyza Tantekin; Güvelıoglu, Elıf

    The aim of this systematic review is to search for, gather, and synthesize studies on disaster education for children in the early childhood period. Studies that implemented and evaluated the results of a disaster education program for children aged 3 to 6 years old were examined. For the purpose of this study, the focus was on disasters caused by nature induced hazards (earthquake, wildfire, tsunami, flood, volcano eruption, storm, avalanche, tornado, landslide, hurricane, blizzard). A large number of diverse databases such as Emerald, ERIC, JSTOR, ProQuest, SAGE Journals Online, Science Direct, Scopus, SpringerLink, Taylor &amp; Francis Online Journals, Web of Science, Wiley Online Library were searched using a wide range of keywords, resulting in the identification of seven studies from peer-reviewed journals. These studies were examined through thematic analysis. The results highlight the different strategies and materials that researchers utilized for teaching young children about disasters, as well as the various evaluation methods used to assess young children's disaster-related knowledge. Furthermore, it was found that across all examined studies, there was a positive impact of disaster education on children’s disaster related knowledge. It is hoped that this review will shed light on an underrated yet crucial research area, attracting more attention and providing a starting point for rapid improvement

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Pozitif Psikolojinin Farklı Perspektiflerinin İkinci Dil Öğrenimi Üzerindeki Etkileri

    Caner-Yildirim, Sonay

    Son yıllarda, pozitif psikoloji, ikinci dil öğrenimi (İDÖ) alanını giderek daha fazla etkilemektedir. İDÖ'deki pozitif psikoloji ile ilgili iki farklı yaklaşım bulunmaktadır: biri, negatif duygulardan ayrılarak yalnızca pozitif duygulara odaklanan; diğeri ise bu duyguları birbirinden ayırmadan eşlik eden olarak ele alan. Bu bağlamda, hem pozitif hem de negatif duyguları bir arada değerlendiren "zihinsel karşılaştırma ve uygulama planları" (ZKUP) adlı öz-düzenleme stratejisi ve sadece pozitif duygulara odaklanan "olumlu düşünme" (OD) stratejisi kullanılarak yarı-deneysel bir çalışma yürütülmüştür. Bu stratejilerin beşinci sınıf öğrencilerinin İngilizce dersindeki okul motivasyonu ve akademik başarısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Müdahaleden sonra, gruplar arasında öz bildirime dayalı okul motivasyonunda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bununla birlikte, hem pozitif hem de negatif duygulara odaklanan ZKUP stratejisi uygulanan grubun akademik başarısı, yalnızca pozitif duygulara odaklanan pozitif düşünme stratejisi uygulanan gruba göre anlamlı derecede daha yüksektir. Sonuçlara göre, pozitif psikolojide yalnızca olumlu duygulara odaklanmak yerine olumsuz duygulara da gereken önemi vermek, insanların dil öğrenme hedeflerine başarıyla ulaşmalarına yardımcı olmak için daha etkili olabilir. Akademik performansı artırmadaki etkinliği nedeniyle, uygulayıcılar, öğrencilerin akademik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için öğrencilerin sınıf seviyelerine göre ZKUP formları oluşturabilir ve kullanabilirler.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Ortaokul Öğrencilerinin Adalet Kavramını Algılamalarına İlişkin Göstergebilimsel Yaklaşıma Dayalı Bir Araştırma

    Taşkesen, Selma; Cemiloğlu, Ayten

    Bu araştırmada ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin değerler eğitimi çerçevesinde adalet kavramına ilişkin görüşlerinin tespit edilip, sanatsal çalışmalarına nasıl yansıdığının gösterge bilimsel bir yaklaşımla incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma sanat temelli araştırma yöntemiyle desenlenip, göstergebilimsel yaklaşımının benimsendiği nitel bir araştırmadır. Çalışma grubu 2022–2023 eğitim öğretim yılında Doğu Anadolu bölgesinde orta ölçekli bir ortaokulda öğrenim gören 6. sınıf öğrencilerinden oluşturulmuştur Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilen ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin adalet kavramına ilişkin görüşleri ve ortaokul öğrencilerinin adalet kavramına ilişkin sanatsal ürünleridir. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler nitel veri analizlerinden olan betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin adalet kavramına ilişkin çıkardıkları sanatsal çalışmalar ise göstergebilimsel çözümleme ile analiz edilmiştir Araştırma sonucunda Ortaokul 6. sınıf öğrencileri adalet kavramına ilişkin eşitlik, hakların korunması, dürüstlük, terazi, hak ve eşitlik, kuralar, inanç, insan hakları, özgürlük ve kadın hakları gibi görüşler sunmuşlardır. Öğrenciler resimlerinde ise adaleti ifade etmek için daha çok terazi imgesiyle ve eşitliği ifade eden görseler kullandıkları görülmüştür. Ortaokul öğrencilerinin adalet kavramı ile ilgili görüşleri ile çıkardıkları sanatsal ürünlerin örtüştüğü görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • ArticleAçık Erişim2023
    Okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve örgütsel iletişim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Yalçın, Sinan; Öncü, Emre; Özpolat, Ahmet Ragip

    Bu çalışmada öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve örgütsel iletişim düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 2020-2021 eğitim öğretim yılında Erzincan il merkezinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler arasından kolayda örneklem yöntemiyle seçilen 234 öğretmen katılmıştır. Veriler için öncelikle normal dağılım testi yapılmış ve veri setinin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul yöneticileri genellikle dönüşümcü liderlik davranışı sergilemektedirler. Elde edilen bir başka sonuca göre öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin orta düzeyde olduğu, örgütsel iletişim düzeylerinin ise yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin okullarına karşı çoğunlukla duygusal bağlılık sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre dönüşümcü liderlik ile örgütsel iletişim ve örgütsel bağlılık ve alt boyutları olan duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bir başka sonuca göre örgütsel iletişim ile örgütsel bağlılık ve alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Regresyon analizi sonucuna göre ise öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin açıklanmasında örgütsel iletişim ile birlikte dönüşümcü liderlik ve sürdürümcü liderlik stillerinin güçlü yordayıcılar olduğu bulunmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    The Modelling Strategies Used by the Pre-service Teachers in Fermi Problems: The Task of Automatic Irrigation System

    Cakmak Gürel, Zeynep

    This study aims to explore pre-service teachers’ solution spaces and model strategies in the mathematical modelling tasks involving estimations. A case study method was employed in the research. 119 pre-service teachers participated in the study. The data were collected in two weeks. The pre-service teachers created groups consisting of four or five individuals according to their wishes. Thus, 26 different groups emerged. The modelling problem was designed by the researcher by considering containing the reality, authenticity, closeness, openness, and modelling competencies criteria. The data collection tools consisted of the worksheets and presentation records of the pre-service teachers. The deduction and induction analysis methods were used together in the data analysis. According to the obtained findings, it was determined that the pre-service teachers used five different modelling strategies. In the problem given within the scope of the number of elements that could fit in a surface, the “reference point” was used most; on the other hand, the “concentration measures” were used least. It is found that taking the area covered by a sprinkler model as a reference rather than the area occupied by sprinklers in the solution spaces produces more realistic results. The solutions spaces created within these strategies was used to detail the modelling process. It is significant for teachers who will apply a similar modelling problem to know the created different modelling strategies and solution spaces. It is thought that the solution spaces will provide a source for teachers to keep track of the information related to their students.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Türkiye'de Ortaöğretime Geçiş Sınavlarında Sorulan Grafik Sorularının Grafik Okuryazarlığı Becerileri Açısından İncelenmesi

    Yeniçeri, Üzeyir; Bulut, Safure

    Grafik okuryazarlığı 21. yy. bireyleri açısından gerekli olan birçok beceri alanı ile ilişkili ve önemli bir beceri alanıdır. Bu çalışmada 1998-2023 yılları arasında Türkiye’de ortaöğretime geçişte öğrenci seçme ve yerleştirme amacıyla yapılan sınavlarda grafik okuryazarlığına yönelik sorulan sorular; yıllara, sınav türlerine, alt testlere, grafik türlerine ve grafik okuryazarlığı beceri boyutlarına dağılımı açısından incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi deseni benimsenmiştir. Verilerin analizi için yönlendirilmiş içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliği için olumsuz durum analizi ve akran değerlendirmesinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre grafik okuryazarlığına yönelik sorular 1998-2003 yılları arasında uygulanan eski LGS ve 2003-2008 yılları arasında uygulanan OKS sisteminde daha çok yer almıştır. SBS sisteminde grafik okuryazarlığına yönelik sorulara daha az yer verildiği görülmüştür. Grafik okuryazarlığına yönelik soruların en çok fen bilimleri alt testinde bulunduğu tespit edilmiştir. Grafik türleri için yapılan incelemede sorulan soru sayısında ilk sırada çizgi grafikleri daha sonra sırasıyla sütun ve daire grafiklerine yer verildiği belirlenmiştir. Grafik okuryazarlığı beceri boyutları bakımından yapılan incelemede ise sorulan soruların %88,1’inin grafik yorumlama boyutunu ölçmeye yönelik sorulduğu, grafik değerlendirme boyutuna yönelik hiç soru sorulmadığı değerlendirilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • ArticleAçık Erişim2023
    Çizgi filmlerin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

    Aydogdu, Fatih; Akça, Raziye Pekşen; Yanik, Derya; Arslan, Rukiye

    Çizgi filmler, çocukların izlemekten keyif aldığı etkinliklerden biridir. Çocukların ekrana maruz kalma süresine bağlı olarak gelişimleri olumlu ya da olumsuz etkilenebilmektedir. Araştırmada çizgi filmlerin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu ilkokul dönemindeki 829 çocuk (K=426, E=403) oluşturmaktadır. Verilere 2022-2023 eğitim öğretim yılında Google Form aracılığı ile ulaşılmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen Genel Bilgi Formu ve Çizgi Film Etki Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H analizi kullanılmıştır. Ölçek alt boyutlarının arasındaki ilişkinin incelenmesinde ise Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada, çocukların cinsiyetlerine göre Gerçeklikten Uzaklaşma, Heyecan ve Eğlendirme algı düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p&gt;0.05) ancak erkek çocukların şiddet eğilimi ve olumsuz duygu algısının kız çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu (p&lt;0.05), kız çocukların ise doğaüstü inanç oluşturma algı düzeyinin erkek çocuklardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu (p&lt;0.05) sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çocukların yaş gruplarına göre şiddet eğilimi, gerçeklikten uzaklaşma, doğaüstü inanç oluşturma, eğlendirme ve olumsuz duygu algı düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı (p&gt;0.05), ancak heyecan algı düzeylerinin yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaştığı (p&lt;0.05) sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak ebeveynler çocukların cinsiyet ve yaş özelliklerini dikkate alarak onların çizgi film deneyimlerini şekillendirebilirler.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim