Yazarlar
- Uzunboylu, H(20)
- Yalçın, Sema Altun(15)
- Kanbul, S(14)
- Ozdamli, F(12)
- Pala, Şenol Mail(12)
- Yalçın, Sinan(11)
- Dincer, Ali(10)
- Köroğlu, Mustafa(10)
- Bahar, Hüseyın Hüsnü(9)
- Baş, Fatih(9)
- Cakmak Gürel, Zeynep(9)
- Gonulal, Talip(9)
- Güler, Ebru(9)
- Karadağ, Bilal Ferhat(9)
- Akcamete, G(8)
- Aydoğdu, Fatih(8)
- Babadoan, C(8)
- Bekdemir, Mehmet(8)
- Karahoca, A(8)
- Meral, Meryem(8)
- Oulmu, S(8)
- Taşlıbeyaz, Elif(8)
- Yalçin, Sema Altun(8)
- İneç, Zekeriya Fatih(8)
- Aydogdu, Fatih(7)
- Gürses, Ahmet(7)
- Çıldır, Burcu(7)
- Aral, Neriman(6)
- Dogar, Cetin(6)
- Karakurt, Papatya(6)
- Kaşkaya, Alper(6)
- Kenan, Adem(6)
- Seçer, Emrah(6)
- Taşkesen, Selma(6)
- Özbaş, Mehmet(6)
- Akpinar, Erdal(5)
- Ağirkan, Murat(5)
- Ağırkan, Murat(5)
- Başıbüyük, Adem(5)
- Calp, Şükran(5)
Yayınlar
- ArticleAçık Erişim2026Awareness, attitudes, and educational use of artificial intelligence among medical students: a large cross-sectional survey
Kara, Ali Veysel; Harmancı, Hatice; Yılmaz, Yusuf
Background: Artificial intelligence (AI) is increasingly influencing medical education and clinical practice. Understanding medical students’ awareness, attitudes, and usage patterns of AI is essential for guiding curriculum development and ensuring responsible integration into undergraduate medical training. Methods: A nationwide cross-sectional survey was conducted between November and December 2025 among undergraduate medical students in Türkiye. A structured questionnaire assessed demographic characteristics, AI awareness and frequency of use, educational and clinical applications, attitudes toward AI, ethical concerns, and future educational expectations. A composite AI Attitude Score was calculated using three Likert-scale items, and internal consistency was evaluated using Cronbach’s alpha. Descriptive and inferential statistical analyses were performed. Results: A total of 1,346 medical students were included. Overall, 81.1% reported awareness of AI applications in medicine. AI tools were predominantly used for educational purposes (73.3%), whereas clinical or simulation-based use was limited (11.6%). The mean composite AI Attitude Score was 3.41 ± 0.61, indicating moderately positive perceptions (Cronbach’s alpha = 0.71). Ethical concerns were reported by 67.4% of participants. A majority (79.1%) expressed interest in receiving formal AI-related education. No significant differences were observed between preclinical and clinical students in overall attitudes or educational demand; however, clinical students reported significantly greater use of AI in clinical contexts (p < 0.001). Conclusion: Medical students demonstrate high awareness and generally positive attitudes toward AI; however, clinical integration remains limited and ethical concerns are prevalent. These findings underscore the need for structured, ethically grounded AI education within undergraduate medical curricula. Findings should be interpreted with consideration of potential self-selection bias due to voluntary online participitation.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2026Understanding the challenges of international student integration: A qualitative study of faculty and administrator perspectives in Turkish higher education
Çetinkaya, Bünyamin; Çiftci, Zeynep; Demir, Abdullah; Gülaçtı, Fikret; Göksu, Yeliz Tiryaki
Türkiye's strategic geopolitical position has made it a growing destination for international students, yet higher education institutions face persistent challenges in supporting their integration. This qualitative case study examined the perspectives of 20 participants (13 faculty members and 7 administrators) from two public universities regarding institutional challenges and support strategies related to international student integration. Employing semi-structured interviews analyzed through thematic analysis, four interconnected challenge domains were identified: (i) language and communication barriers, (ii) academic adjustment, (iii) social adaptation, and (iv) legal and bureaucratic obstacles. Findings reveal that while faculty and administrators have developed a range of responsive practices, many remain informal and dependent on individual initiative rather than anchored in coordinated institutional policy. The study underscores the need for equity-oriented, system-level internationalization strategies in non-Anglophone contexts, and contributes to understanding integration as an organizational process mediated by institutional actors rather than solely a student-level adjustment challenge.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleYalnız künye2026Ethical Boundaries in GenAI-Driven Research: Language Researchers' Reactions to Unethical Use of GenAI in Graduate Education
Yildiz, Mine; Merzifonluoglu, Ayse
The rapid integration of generative artificial intelligence (GenAI) tools into academic settings, particularly graduate education, where research integrity is required, has raised questions about their ethical use. Adopting a scenario-based qualitative design, this study focuses on exploring language researchers' perspectives on and reactions to potentially unethical GenAI practices in graduate research with an extended technology acceptance (E-TAM) perspective and thus providing a process-oriented framework including preventive strategies for the unethical uses of GenAI in graduate research. Data were collected through semi-structured interviews with 10 language researchers from different universities, focusing on hypothetical scenarios, and were analyzed thematically. The findings revealed that participants mostly conceptualized GenAI uses presented in scenarios as ethically suspect. However, they pointed out that they might tolerate the use of GenAI in data analysis and consider it ethically contingent, provided that transparency, responsibility, and accountability are ensured. Language researchers also proposed preventive strategies to avoid unethical uses of GenAI in academic contexts, and a framework was developed based on these suggestions. This framework, suggesting that ethical GenAI use in graduate research practices is a shared responsibility of graduate students, their supervisors and institutions, can be used as a guide to promote ethical GenAI use in graduate education. This study contributes a theoretically informed and empirically grounded framework for promoting ethical GenAI use in graduate research by integrating language researchers' insights with an E-TAM perspective through a scenario-based approach that reveals context-dependent ethical reasoning.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Spor Bilimleri Fakültesinde Öğrenim Gören Z Kuşağının Olumsuz Değerlendirilme Korkuları, Sorumluluk Düzeyleri ve Yaşam Doyumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Ekinci, Hasan Buğra; Malli, Ahmet Yavuz; Seçer, Emrah
Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi alan z kuşağı öğrencilerinin olumsuz değerlendirilme korkuları, bireysel ve sosyal sorumluluk düzeyleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim döneminde ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenerek spor eğitimi alan ve z kuşağı olarak değerlendirilen 128 erkek, 79 kadın olmak üzere toplam 207 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin demografik bilgilerini belirlemek amacıyla “Kişisel Bilgi Formu” ile “Olumsuz Değerlendirilme Korkusu Ölçeği”, “Bireysel ve Sosyal Sorumluluk Ölçeği” ve “Yaşam Doyumu Ölçeği” kullanılmıştır. Verilere öncelikle normallik analizleri uygulanıp parametrik testlerin uygunlukları gözden geçirildikten sonra bağımsız iki grup karşılaştırmalarında bağımsız gruplar t-testi, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanarak veriler raporlaştırılmıştır. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde düzenli spor yapmanın, kendini psikolojik olarak (içe dönük-dışa dönük) tanımlamanın olumsuz değerlendirilme korkusu, sorumluluk düzeyi ve yaşam doyumunu üzerinde kısmen istatistiksel farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak düzenli spor yapan öğrencilerin sorumluluk düzeylerinin daha yüksek olduğu, kendini içe dönük olarak tanımlayan öğrencilerin olumsuz değerlendirilme korkusunun daha fazla olduğu ve kendini dışa dönük olarak değerlendiren öğrencilerin yaşam doyumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca bireysel ve sosyal sorumluluk düzeyinin yaşam doyumunu anlamlı olarak yordadığı ve bireysel ve sosyal sorumluluk düzeyinin yaşam doyumundaki varyansın %3’ünü açıkladığı tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Sosyal medyada siber suçlar: Üniversite gençliği üzerine uygulama
Akkaş, İbrahim
Gelişen teknolojik çağda internet, özellikle sosyal medya hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü sosyal medya sayesinde herkes yakınları ve sevdikleriyle kolaylıkla iletişim kurabilmektedir. Aynı zamanda sosyal medyanın kullanımı gün geçtikçe artmakta ve bu durum siber suçluların bu ağları kullanarak siber eylemler gerçekleştirmesini kolaylaştırmaktadır. Instagram, Twitter, Facebook, Youtube ve Linkedin gibi kullanıcıların günlük olarak kullandıkları, aileleri, arkadaşları ve akrabaları ile kolayca iletişim kurabildikleri ve verilerini paylaşabildikleri birçok ağ bulunmaktadır. Sosyal medya, internet bağlantılı dünyada yeni iletişim yollarını açmıştır. Bu iletişim, dünyanın her yerindeki insanlar arasında tweet'leri, fotoğraf, resim, beğeni ve yorum vb. paylaşmayı içerir. Geçtiğimiz birkaç yılda, çevrimiçi sosyal ağ sitelerinin, Twitter, Facebook, LinkedIn, MySpace, YouTube, Tiktok, whatsapp gibi sosyal medyayı kullanarak kullanıcıların aileleri, arkadaşları, profesyonel grupları ve diğer topluluklarla iletişim kurmaları için önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte, sosyal medya siteleri kullanıcılar için çeşitli ciddi güvenlik riskleri ve tehditleri oluşturmaktadır. Bu makale, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin sosyal medyada siber suç anlamında ortaya çıkabilecek tehditler ve güvenlik riskleri hakkında bilgi sahibi olup olmadıklarını araştırmaktadır. Siber suçun artan oluşumuyla birlikte sosyal medyanın kullanımı, günümüzün dijital çağında yükseköğretim kurumları için önemli avantajlar ve dezavantajlar sunmaktadır. Bu çalışma, özellikle çevrimiçi bir üniversite ortamına odaklanarak, yükseköğretimde sosyal medya kullanımı ile siber suç farkındalığını araştırmaktadır. Amacı, çevrimiçi üniversite öğrencileri arasında sosyal medya kullanım modellerini, siber suçun yaygınlığını ve bu zorlukları ele almak için etkili stratejileri analiz etmektir. Bu araştırma, eğitim kurumlarındaki dijital teknolojilerin gelişen manzarasına dair değerli içgörüler sunarak, etkili müdahaleler ve politika çerçeveleri üzerine gelecekteki araştırmalar için temel oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğrencilerin sosyal medyada yaşanabilecek siber suçlar hakkında bilgi sahibi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025The Effect of Reality Therapy-Based Career Counselling Psychoeducation Programme on Secondary School Students
Çelik, Oğuzhan; Pütüm, Saliha
Career, which refers to the sum of an individual's experiences, particularly in the process of acquiring a profession, is not limited to the choice of a particular occupation, but is shaped by the skills and achievements acquired by an individual throughout his or her life. In this study, the effectiveness of the Reality Therapy-Based Career Counseling Psychoeducation Program (RTCCP) developed for high school students, which is one of the important processes in career development, on individuals' career engagement, depression, anxiety and stress levels was examined. In the study, a quasi-experimental design with pre-test, post-test, follow-up, control group was used. The research group consisted of 20 11th grade students. 10 individuals were assigned to the experimental group and 10 to the control group. In the experimental group, the researcher administered five sessions, one session per week, of the RTCCP, which was applied as a group. Career Career Engagement Scale (CAS) and Depression, Anxiety and Stress Scale (DASS-21) were used as data collection tools. Mann Whitney U Test and Wilcoxon Signed Ranks Test were used to determine the effect of the RTCCP applied to the experimental group. As a result of the study, it was determined that RTCCP was effective in increasing secondary school students' career engagement and decreasing their depression, anxiety and stress levels. The findings were discussed within the framework of the related literature and recommendations were presented.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Cezayir-i Bahr-i Sefid Vilâyeti Rüşdiye Mektepleri
Köse, Muhamed; Özgür, Bekir
Osmanlı Devleti’nde klasik dönem eğitim-öğretim faaliyetleri, Tanzimat Devri ile birlikte köklü bir değişime uğramıştır. Eğitimin kademeleri belirlenmiş ve bu kademelerde eğitim görecek öğrencilerin sınıf, içerik ve sayıları nizamnamelerle düzenlenmiştir. Bu bağlamda, 19. yüzyılda Maarif-i Umumiye Nezareti kurulmuştur. 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile ülkedeki eğitim-öğretim faaliyetlerinde kapsamlı bir düzenleme yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nde eğitim reformları, kademeli eğitim modeliyle yapılandırılmaya çalışılmıştır. 19. yüzyılda rüşdiye, idadi, sultani ve askeri okullar yaygınlaşmıştır. Bu kademelerden Rüşdiye mektepleri, ara sınıf modeli kazanarak eğitimin ikinci aşamasında yer almıştır. Bu kapsamda, “Cezayir-i Bahr-i Sefid Vilayeti Rüşdiye Mektepleri” başlıklı çalışma ile bu mekteplerin Cezayir vilayetindeki durumu incelenmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025İlk ve Acil Yardım İle Acil Durum ve Afet Yönetimi Öğrencilerinin Acil Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Düzeyleri
Demirtürk Selçuk, Ezgi; Akbaba, Ozge
Bu araştırma mezuniyetleri sonrasında hayatı tehdit eden olağanüstü durumlarda görev yapması bakımından özel bir konuma sahip olan ilk ve acil yardım öğrencileri ile acil durum ve afet yönetimi öğrencilerinde acil durumlarda cinsel sağlık üreme sağlığı bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Tanımlayıcı tasarımdaki araştırma 2023-2024 eğitim öğretim bahar yarıyılında İlk ve Acil Yardım Programı ile Acil Durum Afet Yönetimi Programında öğrenim gören 220 öğrenci ile yürütüldü. Veriler “Sosyo-Demografik Bilgi Formu” ve “Olağanüstü Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği” kullanılarak yüz yüze anket yöntemi ile toplandı. Öğrencilerin cinsiyet, aile tipi ve en uzun yaşanılan yere göre Acil Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu saptandı. Öğrencilerin acil durumlarda cinsel sağlık üreme sağlığı bilgi düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlendi. Acil durumlarda cinsel/üreme sağlığı hakkında bilgi alan öğrencilerin Acil Durumlarda Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilgi Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olduğu saptandı. Öğrencilerin acil durumlarda cinsel sağlık ve üreme sağlığına yönelik eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi, giderilmesi ve bilgilerin güncelliğinin sağlanması, afetle ilgili kurumla iş birliği ve koordinasyon içerisinde canlandırma vakalarının yapılması önerilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Lise Öğrencilerinin Evrensel Fen Okuryazarlığı, Teknoloji Bağımlılığı ve Akademik Erteleme Davranışları Arasındaki İlişki
Yalçın, Paşa; Zaim, Esin
Bu çalışmanın amacı farklı sınıf seviyelerinde öğrenim gören lise öğrencilerinin fen okuryazarlıklarını, teknoloji bağımlılıklarını ve akademik erteleme davranışları arasındaki ilişkiyi açıklamaktır. Bu amaçla nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Mardin ilinin Midyat ilçesinde farklı liselerde öğrenim gören 588 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin 312’si kadın, 276’si erkektir. Veriler 3 farklı ölçek kullanılarak toplanmıştır ve analizler parametrik testlere göre yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre lise öğrencilerinin akademik erteleme davranışlarının, teknoloji bağımlılıklarının ve evrensel fen okuryazarlıklarının cinsiyete göre farklılaştığını, erkek öğrencilerin kadın öğrencilere göre daha fazla akademik erteleme davranışı gösterdikleri ve teknoloji bağımlılık düzeylerinin de daha yüksek olduğunu, bununla birlikte kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha iyi fen okuryazarlığına sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 12. sınıf lise öğrencilerinin 11. sınıf ve 9. sınıf lise öğrencilerine göre daha fazla akademik erteleme davranışı gösterdikleri ve daha fazla teknoloji bağımlısı oldukları, buna rağmen 11. sınıf lise öğrencilerinin ise 9. sınıf ve 12. sınıf lise öğrencilerine göre daha iyi fen okuryazarı oldukları tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Training ELT Teachers on the Use of Language Learning Strategies for Young Learners: A Suggested In-Service Teacher Training Program
Koç, Hatice Kübra; Peker, Bena Gãl
The aim of this study was to explore the impact of in-service training provided to English Language Teaching instructors at elementary public schools on their use of Language Learning Strategies for 6th-grade students. To achieve this, a specialized in-service teacher training program focusing on LLS for young learners was designed and delivered to eight ELT teachers from three different secondary public schools in Turkey. Additionally, eight 6th-grade classrooms from these schools were selected using a convenience sampling technique. The overall study spanned five weeks, with the training program conducted during the initial three weeks. A mixed-method research design was employed, consisting of a pre/ post-test experimental framework without a control group. Quantitative data were collected solely from 6th-grade students using the Performance-based Inventory for Children’s Language Learning Strategies, an instrument specifically designed by the researcher. On the qualitative side, data were supported by semi-structured interviews, classroom observations, and teacher journals. The results indicate that the in-service teacher training program had a significant effect on the teachers’ awareness of LLS. Moreover, all participating teachers demonstrated a thorough understanding of the significance of LLS and acquired the ability to independently create LLS-based activities for their students.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025A Quantitative Analysis on the Differences in Secondary School Students’ Use of Learning Strategies
Demir, Fatih; Bahar, Hüseyın Hüsnü; Malkoç, Musa
Learners use various strategies to acquire new knowledge, skills or attitudes. In this context, it can be said that secondary school students also use various strategies in the learning-teaching process. It is important that the methods, techniques, and practices that teachers will use are appropriate for students' learning strategies in order to realize effective teaching. This study aims to determine the level of secondary education students' use of learning strategies and the level of secondary education students' use of learning strategies in terms of some variables. The population consists of 13762 secondary education students studying in Erzincan province in the 2023-2024 academic year, and the sample consists of 1247 secondary education students studying in secondary education institutions located in Erzincan city centre and a district and selected by a decisional way. Data were collected from the sample through a personal information form and the ACRA-shortened learning strategies scale. Descriptive statistics, factorial ANOVA, correlation and stepwise regression analyses were used to analyse the data. In the study, it was determined that secondary school students mostly used explanation and metacognitive strategies, and that female students benefited from learning strategies more than male students. When the type of school is taken into consideration, it was found that Anatolian High School students used explanation and metacognitive strategies more than Science High School and Fine Arts High School students, and Social Sciences High School students more than Fine Arts High School students. Anatolian High School students used to learn supportive strategies more than Science High School and Fine Arts High School students, Vocational and Technical Anatolian High School students more than Science High School and Fine Arts High School students. Anatolian High School students used repeating and organizing strategies more than Science High School, Social Sciences High School and Vocational and Technical Anatolian High School students, Social Sciences High School students more than Science High School and Fine Arts High School students. In addition, some of the results of the study revealed that secondary school students who frequently use explanation and metacognitive strategies are students with high academic achievement.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025COVID-19 Pandemisi Sırasında Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Dijital Medya Katılımı: Ebeveyn Perspektifi
Akman, Berrin; Eroğlu, Esma; Bal, Çağla Banko; Battal, Şeymanur
Bu çalışma, COVID-19 salgını sırasında uzaktan eğitime maruz kalan çocukların dijital medya kullanımını araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmada durum çalışması yaklaşımı kullanılmış ve kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. 0-6 yaş arasında çocuğu olan ve Covid-19 Pandemisi sonrasında çocuklarını anaokullarına veya kreşlere göndermeyen 270 ebeveyn araştırmaya katılmıştır. Sonuçlar, çocukların çoğunlukla televizyona kolayca eriştiklerini ve genellikle günde iki saatlerini dijital medyaya ayırdıklarını göstermektedir. Ebeveynler, çocuklarını dijital medya kullanımları sırasında bir süre kontrol ettiklerini söylemiştir. Ancak bazı çocuklar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen uzaktan eğitimle ilgili bazı araçlara ulaşamamıştır. Ebeveynler, hem kendilerinin hem de çocuklarının öğretmenlerinden daha fazla eğitim faaliyeti, yazılı kaynaklar ve mevcut durumla başa çıkmak için rehberlik gibi daha fazla desteğe ihtiyaç duyduklarını belirtmektedir. Sonuç olarak, ebeveynlerin dijital medyayı doğru kullanma konusunda bilgiye ve uzaktan eğitim için daha fazla desteğe ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Ayrıca, tüm çocukların eğitim faaliyetlerine katılmak için aynı fırsatlara sahip olması gerektiği, bu nedenle öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve politika yapıcıların ebeveynlere yönelik desteklerini artırmaları gerektiği sonucuna varılmıştır.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Öğretmen Adaylarının Yapay Zekâya Yönelik Tutum ve Kaygılarının Çeşitli Değişkenler Açısından Betimsel Analizi
Yeniçeri, Üzeyir; Kenan, Adem
Yapay zekâ (YZ), günümüzde eğitim dahil birçok alanda devrim yaratma potansiyeli taşıyan bir teknolojidir. Özellikle eğitimde, öğrenme süreçlerini kişiselleştirme, öğrenci verilerini analiz etme ve öğretmenleri destekleme gibi pek çok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, bu yeni teknolojinin eğitimdeki etkileri ve öğretmen adaylarının bu duruma yönelik tutumları henüz tam olarak anlaşılmış değildir. Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının YZ’ya yönelik tutum ve kaygı düzeylerini belirlemek ve bu düzeyleri etkileyen faktörleri betimsel bir tarama araştırması ile incelemektir. Araştırmada, öğretmenlerin YZ’ya yönelik tutum ve kaygıları cinsiyet, öğretmenlik alanı, sınıf düzeyi ve deneyim sahibi olma değişkenleri açısından incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre YZ deneyimi olan öğretmen adayları, YZ'ya daha çok kendi yerlerine iş yapacak bir rol yüklerken, çıktılara da güvenmektedir. Ancak bazı adaylar, YZ'yı yardımcı olarak görüp yanıtlarını kontrol etme ihtiyacı duymaktadır. Ölçeklerden elde edilen sonuçlara göre; erkek öğretmen adayları kadınlara göre YZ’ya daha olumlu yaklaşmaktadır. Kadın öğretmen adayları ise daha fazla kaygı duymaktadır. YZ’yı daha önce deneyimleyen öğretmen adayları, bu teknolojiye karşı daha olumlu tutum sergilemekte ve daha az kaygı duymaktadır. Öğretmenlik alanı ve sınıf düzeyi ise öğretmenlerin tutum ve kaygı düzeyleri üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmamaktadır. Elde edilen bulgular neticesinde öğretmenlik programlarına YZ’ya yönelik derslerin eklenmesi ve YZ’yı kullanmada kadın öğretmen adaylarının teşvik edilmesi önerilmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025The Impact of Authentic Learning Practices on Students' Financial Attitude, Financial Literacy and Financial Behavior in 5th Grade Social Studies Course
Pala, Şenol Mail; Bayram, Hüseyin
In this research, it was hypothesized that authentic learning, which has been shown by various studies that it provides students with qualities related to daily life, could be used effectively in the social studies course. Based on this hypothesis, it was investigated how authentic learning practices in the 5th-grade social studies course affect students' financial attitude, financial literacy and financial behavior levels. The sample of the research, which was carried out with the quasi-experimental model with pretest-post test control group, one of the quantitative research methods, was formed with the convenience sampling technique. A total of 53 5th grade students took part in the research which was conducted in a middle school in Erzincan province of Türkiye. The research data were collected through the Financial Attitude Scale, Financial Literacy Behaviour Scale and Marmara Financial Literacy Attitude and behavior scale and analyzed with an independent samples t-test and mixed model ANOVA test. Consequently, it was determined that social studies education based on authentic learning practices improved students' financial attitude, financial literacy and financial behavior levels. Depending on the results obtained in the research, recommendations were made to researchers on the use of authentic learning practices in studies conducted at different grade levels and for the acquisition of different skills, and to the Ministry of National Education on the use of authentic learning in social studies coursebooks.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025PISA Okuma Keyfi Ölçeğinin Farklı Başarı Gruplarında Yer Alan Ülkelere Göre Ölçme Değişmezliğinin İncelenmesi
Doğan, Nuri; Kasap, Yusuf; Köroğlu, Mustafa; Doğan, Özlem
Bu çalışma, PISA 2018 öğrenci anketinde yer alan okuma keyfi ölçeğinin farklı başarı gruplarındaki ölçme değişmezliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Ölçme değişmezliği, gizil değişkenler ile gözlenen değişkenler arasındaki ilişkinin farklı gruplarda aynı biçimde sürdürülüp sürdürülmediğini ortaya koyar. Araştırmanın örneklemi, üst başarı grubunu temsil eden Norveç (n=5659), orta başarı grubunu temsil eden Türkiye (n=6858) ve düşük başarı grubunu temsil eden Kolombiya’dan (n=7192) olmak üzere toplam 19.709 öğrenciden oluşmaktadır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda beş maddeli tek faktörlü model doğrulanmış, ardından çok gruplu doğrulayıcı faktör analiziyle ölçme değişmezliği test edilmiştir. Bulgular, modelin şekilsel, metrik, ölçek ve katı düzeylerde değişmezlik göstermediğini ortaya koymuştur. Bu sonuç, ülkeler arasında yapılan karşılaştırmaların geçerliliğini sınırlamakta ve ölçeğin farklı başarı gruplarında ortak bir ölçme yapısını sağlayamadığını göstermektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - Review ArticleAçık Erişim2025Medya Okuryazarlığı Konulu Tezlerin Amaç Yöntem ve Sonuçlar Açısından Değerlendirilmesi
Kaşkaya, Alper; Ünlü, Ihsan; Demir, Berivan
Medyayı okuma, kullanma ve medya içerikleri üretme, günümüzün önemli becerilerinden birisi haline gelmiştir. Bu bağlamda medyanın literatürde ne şekilde ele alındığını görmek alana katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de medya okuryazarlığı ve eğitimi konulu lisansüstü tezlerin amaç, yöntem ve sonuçlar bağlamında incelenmesidir. Araştırmanın yöntemi meta-sentez olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda dahil etme ve hariç tutma kriterleri (araştırma yöntemi kapsamında araştırmaya dahil edilecek ve dahil edilmeyecek çalışmalar) belirlenerek Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Ulusal Tez Tarama Merkezi veri tabanı kullanılarak erişime açık 53 yüksek lisans ve 18 doktora tezi (2007-2021) olmak üzere 71 tez incelenmiştir. Belirlenen tezler tematik sentezleme metodu ile çözümlenmiştir. Çözümlemeler neticesinde elde edilen bulgulara göre; tezlerde düzey belirleme ve ilişki incelemelerinin en çok çalışılan amaçlar olduğu görülmüştür. Tezlerde nicel araştırma yöntemlerinin çoğunlukla kullanıldığı, ortaokul öğrencilerinin ve öğretmen adaylarının en çok çalışılan örneklem grubu olduğu tespit edilmiştir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Ortaokul öğrencilerinin kemalettin tuğcu’nun hikâyelerinde yer alan değerlere yönelik alımlamalarının incelenmesi
Akpinar, Erdal; Navruz, Celal
Bu araştırmada, Kemalettin Tuğcu’nun hikâyeleri edebiyat temelli öğrenme kapsamında alımlama estetiği bakımından incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı çocuk edebiyatının önemli isimlerinden olan Kemalettin Tuğcu’nun hikâyelerinde yer alan değerlerin öğrenciler tarafından alımlanmasının incelenmesi ve çocuk edebiyatı unsurlarından olan hikâyelerin değerler eğitimindeki etkinliğini tespit etmektir. Araştırma nitel bir modelde yapılandırılmış olup, çalışma kapsamında olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin alımlamalarını incelemek amacıyla hazırlanan yazılı alımlama sorularının bulunduğu açık uçlu anket formu veri toplama aracı olarak belirlenmiştir. Bu araştırmada, öğrencilerin Kemalettin Tuğcu’nun hikâyelerinde yer alan değerleri nasıl alımladıkları incelenmiş; elde edilen bulgular doğrultusunda, öğrencilerin hikâyelerde birçok değeri alımladıkları, alımlama estetiği kuramı çerçevesinde hikâye okumanın çok yönlü bir süreç olduğu ve her okurun kendi zihin dünyası doğrultusunda anlam üretebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Değerler eğitimi açısından Kemalettin Tuğcu, kitapları ile çocukların iyi bireyler olarak hayata hazırlanmalarını hedeflemiştir. Yazarın birçok hikâyesinde sevgi, yardımlaşma, tutumluluk, merhamet, misafirperverlik, sabır, çalışarak kazanma gibi değerleri yoğun olarak işlediği görülmektedir. Bununla beraber yazarın bazı hikâyelerinde yer alan yoksulluk, şiddet ve ölüm gibi başlıkların çocukların psikolojik yapıları üzerinde olumsuz etkiler oluşturacağı da düşünülmektedir. Araştırma sonuçlarının sosyal bilgiler eğitimcilerine ve değerler eğitimi alanında yöntem geliştirme çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ülkemizde alımlama estetiği kuramının tanıtılması ve bu araştırmaya benzer araştırmalar yapılarak sonuçlarının paylaşılması, günümüzde öğrencilerin özellikle okuma alışkanlığının körelmesi problemine çözüm bulma, sosyal medyanın olumsuz etkileri ile başa çıkma ve teknoloji bağımlılığının çocuklar üzerindeki baskısını azaltmak maksadıyla önem arz etmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Yükseköğretimde Öz ve Akran Değerlendirmelerinin Anlamlı Öğrenme Üzerindeki Etkisi: Anlamlı Öğrenmede Öz Farkındalık Boyutu
Yurtsever Kılıçgün, Müge
Bu araştırmada yükseköğretimde öz ve akran değerlendirme uygulamalarına katılımın öğrencilerin anlamlı öğrenme düzeyleri üzerindeki etki durumu incelenmiştir. Araştırma süreci nicel araştırma deseninde tasarlanmıştır. Öz ve akran değerlendirme süreçlerinin anlamlı öğrenme üzerindeki etkisinin incelenmesi için deneysel araştırma türlerinden tek grup ön test-son test yapısı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda yüksek öğretime devam eden 48 öğrenci yer almıştır. Araştırma sürecinde Katılımcı Bilgi Anketi, Anlamlı Öğrenme Öz-Farkındalık Ölçeği, Performans Görevi Kartı, Performans Görevi Dereceli Puanlama Anahtarı, Performans Değerlendirme Formu, Öz Değerlendirme Formu, Katılımcı Değerlendirme Formu ve Takım Üyesi Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubuna dair betimsel veriler; frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (x), standart sapma, basıklık ve çarpıklık değerleri olarak çözümlenmiştir. Öz ve akran değerlendirme uygulamalarının anlamlı öğrenme üzerindeki etkisi fark analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre; öntest-sontest olarak uygulanan Anlamlı Öğrenme Öz-Farkındalık Ölçeği’nin hem ölçek alt boyutlarında hem de ölçek toplam puanında sontest lehine anlamlı bir farkın oluştuğu tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere yükseköğretim öğrencilerinin sınıf içi etkinliklerine öz ve akran değerlendirme süreçlerinin dahil edilmesi; onların anlamlı öğrenme durumlarını olumlu yönde etkilemiştir. Bu araştırma kapsamında elde edilen bulgular ışığında yükseköğretim düzeyinde öz ve akran değerlendirme uygulamalarının anlamlı öğrenmeyi güçlendirdiği düşünülmektedir.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025The Views/Suggestions of In-service ELT Teachers on Children’s English Language Learning Experiences in Preschools
Koç, Hatice Kübra
As an increasingly researched field, the teaching of English to very young learners has been widely discussed globally for many years. In Turkey, numerous studies have focused on material design, teaching instruments, effective teaching methods, and classroom management within the context of English language teaching in preschool education. However, a gap exists in the literature regarding the outcomes of this process—specifically, the effects of early childhood English language teaching on primary school students. Since the role of the teacher is a key component of effective English language instruction, this study explores the perspectives of primary school English as a Foreign Language (EFL) teachers regarding English instruction in preschool education. In this qualitative study, 36 EFL teachers participated in semi-structured interviews, and the data was analyzed using content analysis. The findings reveal that in-service primary school EFL teachers generally acknowledge the critical importance of English language instruction at an early age. However, they also identified challenges stemming from unsystematic and insufficient English language teaching practices in preschool education in Turkey. Additionally, they suggested that English language teaching should be made compulsory in preschool education.
RDL Kalıcı Kaydıİncele - ArticleAçık Erişim2025Approach to disasters by medical students in a disaster-affected region: Education and awareness
Gürsoy, Ersan; Gürsoy, Nurcan; Yağız, Mercan; Vatansever, Mehmet
This study aims to investigate the awareness of medical students, who are educated in regions that have experienced significant destruction from disasters such as earthquakes, towards disasters, the roles they can assume during disaster situations, and their attitudes towards disaster medicine. This cross-sectional study was conducted between November 2023 and January 2024 at Erzincan Binali Yıldırım University Faculty of Medicine, involving medical students aged 18 years and older. A structured, 20-item questionnaire was administered to collect demographic information, previous disaster experiences, levels of disaster awareness, and attitudes toward disaster medicine. Descriptive statistics were used for data presentation, and the Chi-square test was applied for categorical comparisons. Statistical significance was set at p<0.05. A total of 172 students participated in the study. Among these participants, 80.2% (n=138) stated that they lacked sufficient knowledge regarding the appropriate actions to take during a disaster, and 30.2% (n=52) reported not having received adequate training in disaster preparedness. Among students with previous natural disaster experience, it was observed that such experiences did not significantly impact their knowledge and attitudes towards disaster management (p=0.434). Students who had received training were observed to have greater confidence in providing medical support during disasters (p=0.006). In conclusion, medical students remain a highly motivated but underprepared group in terms of disaster readiness. It is therefore imperative to strengthen their knowledge and skills in disaster management and intervention. Increasing the emphasis on disaster preparedness within medical education programs can better equip students for future disasters and ultimately enhance the overall resilience of the community.
RDL Kalıcı Kaydıİncele
