Yazarlar

  • ArticleYalnız künye2025
    Making meaning of rural teaching: A phenomenological study of teachers' daily life experiences

    Kaşkaya, Alper; Ünlü, İhsan; Kılıç, Mehmet Fatih

    Rural teachers' experiences in village schools represent a critical dimension of educational development. This phenomenological study explored the meanings that teachers attribute to being a teacher in village schools through their daily lived experiences. The study examined how classroom teachers working in village schools construct meaning from their experiences across four dimensions: managing basic needs and social integration, participating in daily village life, developing teacher-community relationships, and structuring time outside school hours. Data were collected through in-depth interviews with 11 classroom teachers (4 female, 7 male) working in multigrade village schools across seven provinces in Türkiye and analyzed using phenomenological methods. The findings reveal that teachers' meaning-making processes are deeply influenced by their cultural alignment with the community, gender dynamics, and physical infrastructure arrangements. While teachers have developed effective strategies for managing basic needs, their sense of professional identity and meaning is significantly shaped by the degree of their community integration. The physical separation of teacher housing from village centers emerged as a critical factor in how teachers interpret their role and position within the community. Teachers sharing cultural similarities with their assigned communities demonstrated more positive meaning-making patterns and deeper understanding of their professional role. Gender emerged as a crucial factor in how teachers construct meaning from their experiences, particularly in accessing and interpreting community spaces and relationships. The study provides significant insights into how rural teachers interpret and make meaning of their professional experiences, suggesting that successful rural teaching involves complex processes of professional identity construction and meaning-making beyond mere adaptation to physical conditions. These findings have important implications for understanding rural teacher identity development and designing support systems that address both practical and existential aspects of rural teaching.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2025
    The Mediating Role of Self-Esteem in the Relationship Between Perceived Ethnic Discrimination and Continuance Commitment of Migrant Workers

    Yücel, İlhami; Gomes, Daniel Roque; Ribeiro, Neuza; Özlok, Kasım Kağan

    This study aims to examine the relationship between perceived ethnic discrimination by migrant workers (applicants for international protection) and continuance commitment, and to analyze whether this relationship is mediated by self-esteem. In addition, it aims to contribute to the literature on the organizational outcomes of perceived ethnic discrimination. This research was conducted through a questionnaire survey of 411 migrants who applied for international protection in Turkey. As a result of the study, perceived ethnic discrimination was found to be a predictor of continuance commitment and self-esteem. In addition, it was observed that self-esteem has a mediating role in the relationship between perceived ethnic discrimination and continuance commitment. The results offer important implications for organizations and organization managers on how migrant workers should be managed and which issues require specific attention. The application of the study on migrant workers and the examination of these variables provide important contributions and practical implications to the literature. In addition, this is a rare study that examines the mediator model with the variables specified in the model using social identity theory, which has not yet been widely covered in existing literature.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Kamu Kurumlarında Örgütsel Muhalefet ve İşe Yabancılaşma Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi

    Kılıçkaya, Fatma Yılmaz

    Bu çalışma, kamu sektöründeki mevcut çalışanların örgütsel muhalefet ile işe yabancılaşma algıları arasındaki potansiyel ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma, özellikle böyle bir ilişkinin var olup olmadığını ortaya koymayı, işe yabancılaşmayı etkileyen örgütsel muhalefetin boyutlarını belirlemeyi ve işe yabancılaşma davranışının demografik faktörler arasında önemli ölçüde farklılık gösterip göstermediğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Veriler Erzincan ilinde kamu sektöründe aktif olarak çalışan 307 çalışandan anket yoluyla toplanmıştır. Toplanan veriler istatistiksel yazılım paketleri SPSS 24 ve AMOS 17 kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlara göre, dikey muhalefet ile işe yabancılaşma arasında anlamlı bir negatif ilişki olduğu ortaya konmuşken yatay muhalefet ile işe yabancılaşma arasında anlamlı bir pozitif ilişkinin varlığı belirlenmiştir. Ayrıca, fark analizlerine göre işe yabancılaşmanın cinsiyet, medeni durum ve yaşa göre önemli ölçüde değiştiği ortaya konmuştur. Tukey testi sonuçları, erkek çalışanlar, evli çalışanlar ve orta yaşlı çalışanlar arasında daha yüksek düzeyde işe yabancılaşma olduğunu göstermektedir. Ancak eğitim düzeyi ve çalışma saatlerine göre işe yabancılaşmada anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Örgütsel muhalefet kamu kurumlarında en iyi şekilde yönetilerek yatay muhalefet davranışları dikey muhalefet davranışlarına döndürülerek işe yabancılaşmanın önüne geçilebilmektedir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Genel Eğitim Lisans Programlarındaki Öğretmen Adaylarının Özel Eğitime İlişkin Bilgi Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi

    Aydin, Orhan; Yilmaz, Nusrettin

    Özel gereksinimli öğrencilerin yaklaşık dörtte üçü genel eğitim sınıflarında öğrenim görmektedir. Buna karşın, genel eğitim lisans programlarında özel gereksinimli öğrencileri ve onların eğitimlerini konu edinen zorunlu bir ders yalnızca “özel eğitim ve kaynaştırma” dersiyle sınırlıdır. Bu kapsamda, bu çalışmada genel eğitim lisans programlarında öğrenim gören ve eğitim fakültelerinin tüm programlarında zorunlu lisans dersi olan “özel eğitim ve kaynaştırma” dersini başarıyla tamamlayan öğretmen adaylarının özel eğitim konularındaki yeterliliklerini belirlemek amacıyla; (a) özel eğitim ve özel gereksinimli öğrenciler, (b) özel eğitim uygulamaları ve (c) bireyselleştirilmiş eğitim programları (BEP) konularına ilişkin bilgi düzeyleri değerlendirilmiştir. Öğretmen adaylarının bilgi düzeylerinin çok boyutlu değerlendirilmesini sağlamak amacıyla Bloom taksonomisinin alt boyutlarından hatırlama, kavrama, uygulama, analiz etme ve değerlendirme boyutları dikkate alınarak a, b, c maddelerinde belirtilen üç kategori için toplam 60 adet çoktan seçmeli soru maddeleri oluşturulmuş ve bu sorular aynı üniversitede eğitim gören ve “özel eğitim ve kaynaştırma” dersini başarıyla tamamlayan öğretmen adaylarına çevrimiçi platformda iletilmiştir. Öğretmen adaylarının verdikleri yanıtlar puanlanarak çeşitli değişkenler açısından ilişki ve etki analizleri için bazı istatistiksel testler kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular, öğretmen adaylarının özel eğitim konusunda özel eğitim ve özel gereksinimli öğrencilere ilişkin genel bilgi düzeylerinin daha ileride olduğunu, özel eğitim uygulamaları ve BEP’e ilişkin bilgi düzeylerinin ise daha zayıf kaldığını göstermiştir. Ayrıca, kadın katılımcıların her üç bilgi testine verdikleri yanıtların doğruluk oranlarının erkek katılımcılardan anlamlı derecede ilerde olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanısıra, “özel eğitim ve kaynaştırma” dersini deprem öncesinde yüz yüze alarak başarılı olan ilgili lisans programlarındaki öğretmen adaylarının her üç bilgi testinden aldıkları puanların deprem sonrasında çevrimiçi katılım göstererek “özel eğitim ve kaynaştırma” dersinde başarılı olan ilgili lisans programlarındaki katılımcılardan anlamlı düzeyde ilerde olduğu görülmüştür. Bulgular, alanyazın dikkate alınarak tartışılmış olup çalışma sonunda genel eğitim öğretmen adaylarını özel eğitim konusunda daha yeterli kılmak için lisans programlarına ilişkin gerçekleştirilebilecek çeşitli düzenlemelere değinilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Lider Özel Eğitim Öğretmenliği Uygulamasının Türkçe Öğretmeninin Mesleki Gelişimine ve Özel Gereksinimli Öğrencinin Hedef Akademik Becerileri Edinmesine Olan Etkisi

    Aydin, Orhan

    Milli Eğitim Bakanlığı güncel verilerine göre özel gereksinimli öğrencilerin yaklaşık dörtte üçü genel eğitim (GE) sınıflarında eğitim almaktadır. Ancak, GE öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilerin eğitimi konusunda yeterli donanımda olmadıkları, dolayısıyla da kaynaştırma uygulamalarından istendik sonuçların elde edilemediği bilinmektedir. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmada ise hizmet içi mesleki gelişimi sağlamada etkili ve verimli bir uygulama modeli olarak lider özel eğitim (LÖE) öğretmenliği uygulaması önerilmektedir. LÖE öğretmenliği ile GE öğretmenleri özel eğitim uygulamaları kapsamında desteklenebilir ve özel gereksinimli öğrencilerin başarıları artırılabilir. Bu uygulama modeli dikkate alınarak bu çalışmada da bir okulda yer alan bir özel eğitim öğretmeninin LÖE öğretmenliği rollerinden akran koçluğu uygulaması ile bir Türkçe öğretmenine (TÖ) eğitim sunması sağlanmıştır. Bu mesleki gelişim uygulamasının TÖ’nin bilimsel dayanaklı bir uygulama olan doğrudan öğretim uygulamasını yüksek doğrulukta sergilemesine ve TÖ’nin doğrudan öğretim uygulaması ile öğretim sunmasının özel gereksinimli öğrencisinin hedef akademik becerileri edinmesine olan etkisi incelenmiştir. Araştırmada LÖE öğretmeninin ve TÖ’nin gerçekleştirdikleri uygulamalar uygulama güvenirliği kapsamında değerlendirilmiştir. Öğrenciye yönelik gerçekleştirilen öğretimin etkililiğini belirlemede ise beceriler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda öğrenci ile çalışılan beceriler bireyselleştirilmiş eğitim planından seçilmiş olup dört farklı zaman ekini kavraması olarak tanımlanmıştır. Bulgular, özel eğitim öğretmeninin desteklenmesi halinde doğru bir şekilde LÖE öğretmenliği yapabileceğini, TÖ’nin doğrudan öğretim uygulamasını yüksek doğrulukta sergileyebildiğini ve TÖ tarafından gerçekleştirilen doğrudan öğretim uygulamasının öğrencinin zaman eklerini öğrenmesinde ve öğretim uygulaması bittikten sonra da kalıcı bir şekilde sürdürmesinde etkili olduğunu göstermiştir. Katılımcıların tamamı çalışma sürecine ilişkin olumlu görüş bildirmiş olup elde edilen bulgular tartışılarak ileri araştırmalara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Üniversite öğrencilerinin tükenmişlik, sosyal destek ve psikolojik iyi oluşları ile istemsiz erteleme eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Tarsuslu, Sinan

    Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin tükenmişlik düzeyleri, sosyal destek algıları ve psikolojik iyi oluş durumları ile istemsiz erteleme eğilimleri arasındaki ilişkileri ve ilişki yönünü belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda ilgili literatürde yer alan ölçekler kullanılmıştır. Ayrıca bu çalışmada tanımlayıcı-ilişki arayıcı türde bir araştırma tipi tercih edilmiştir. Çalışma Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi sağlık hizmetleri meslek yüksekokulunda eğitim gören 1376 öğrenciden 328 kişiye ulaşılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada örnekleme hatalarını azaltmak ve daha yüksek temsil yeteneğine sahip örneklemler oluşturmak için orantılı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri doğrultusunda öğrencilerin, tükenmişlik düzeyleri ile istemsiz erteleme eğilimleri arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki, algıladıkları sosyal destek algıları ile istemsiz erteleme eğilimleri arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki, psikolojik iyi oluşları ile istemsiz erteleme eğilimleri arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Değişkenler arası yapılan regresyon analizi sonucuna göre de öğrencilerin tükenmişlik düzeyinin, algılanan sosyal desteğin ve psikolojik iyi oluşunun istemsiz erteleme eğilimi üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Sonuç olarak, araştırma eğitim psikolojisi alanında öğrencilerin akademik başarısını etkileyen önemli bir faktör olan istemsiz erteleme davranışının altında yatan nedenleri daha iyi anlamamıza katkı sağlayarak, öğrencilerin motivasyonunu artırmaya yönelik programların geliştirilmesi için önemli bir araç sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The Influence of Cultural Capital on Students' Perceptions and Experiences of Hidden Curriculum

    Engin, Cennet; Aktaş, Halil Han

    This study investigates the perceptions and experiences of ninth-grade students concerning the hidden curriculum at a science high school in Ankara, focusing on how cultural capital influences its manifestation. A qualitative case study was employed, utilizing semi-structured interviews and observations. Throughout a 20-week period, 34 interviews were conducted with 17 purposively selected participants, one at the beginning and one at the end of the study, complemented by 10 days of observation over biweekly school visits. The collected data underwent content analysis, involving thorough reading, coding, and theme identification. The findings highlight that the cultural capital of students shaped their experiences and perceptions of the hidden curriculum, influencing their access to and use of social and material resources at school. Notably, students viewed their school primarily as a preparatory ground for exams rather than an institution aligned with the broader educational goals for science high schools. Additionally, the study observed differences in the experiences of boarder and extern students. The findings suggest that educators need to develop inclusive strategies that recognize and integrate students' varying cultural capital to foster a more emancipatory educational environment. Additionally, the study highlights the need for boarding schools to establish a participatory culture for extern students.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Sosyal Destek, Öz-Düzenleme, Akademik Başarı ve Yaşam Doyumunun İncelenmesi: Yol Analizi

    Ates, Bünyamın; Sağar, Mehmet Enes

    Yapılan araştırmada, sosyal destek, öz-düzenleme, akademik başarı ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesine yönelik oluşturulan hipotez modelin sınanması amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubu, 2022-2023 akademik yılında Türkiye’nin farklı üniversitelerin fakültelerinde öğrenim gören 388 öğrenciden (230 erkek, %59.3; 158 kız, %40.7) oluşmuştur. Ayrıca araştırma grubunun yaş ortalaması ise 21.63 olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak “Yaşam Doyumu Ölçeği”, “Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği”, “Algılanan Öz-Düzenleme Ölçeği” ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Veriler Google Form aracılığıyla online (çevrimiçi) yöntemle toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS ve Mplus programları ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; yaşam doyumuyla akademik başarı, sosyal destek ve öz-düzenleme arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde birer ilişki bulunmuştur. Ayrıca çalışmada sosyal destek ve öz-düzenleme değişkenlerinin yaşam doyumu değişkenini pozitif yönde, anlamlı düzeyde doğrudan yordadığı belirlenmiştir. Yine sosyal destek değişkeninin akademik başarı değişkenini, akademik başarının da yaşam doyumu değişkenini pozitif yönde, anlamlı düzeyde doğrudan yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada değişkenlerin yaşam doyumuna olan doğrudan etkileriyle birlikte dolaylı (aracı) etkileri de incelenmiştir. Dolaylı etki değerlerine yönelik yapılan inceleme sonucunda; sosyal desteğin yaşam doyumunu akademik başarı aracılığıyla anlamlı şekilde yordadığı görülmektedir. Modeldeki tüm değişkenlere ait doğrudan ve dolaylı etkiler yaşam doyumundaki varyansın yaklaşık %24’ünü açıklamıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2024
    Yatak kapasitesinin ve kamu sağlık harcamalarının hasta memnuniyet düzeyi üzerindeki etkisi: gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler örneği

    Konca, Murat; Sarigul, Seval Selvi; Bıçer, Ismaıl

    Bu çalışmanın amacı stokastik sınır analizi yöntemi ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık sistemlerinin teknik etkinlik skorlarını etkileyen yatak sayısının ve kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payının hasta memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymak ve ülkeler arasındaki etkinlik düzeylerini karşılaştırmaktır. Ülkelerin finansman modellerinin teknik etkinlik skorları üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemek, çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu kapsamda çalışmanın girdi değişkenleri 1.000 kişiye düşen yatak sayısı ve kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payı, çıktı değişkeni ise sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı olarak belirlenmiştir. Çalışmaya 2019 yılı verisine ulaşılabilen 38 ülke dâhil edilmiştir. Analizler sonucunda 1.000 kişiye düşen yatak sayısının, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını artırdığı, fakat söz konusu artışın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Ancak kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payının, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını istatistiksel olarak anlamlı şekilde artırdığı belirlenmiştir. Buna göre, kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payında meydana gelecek %1’lik bir artış, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını %0,237 artıracaktır. Ayrıca en yüksek teknik etkinlik skoruna Lüksemburg, Hollanda ve Norveç sahip olurken, Şili, Romanya ve Brezilya en düşük etkinlik skoruna sahip ülkeler olmuştur. Son olarak, kullanılan finansman modelinin teknik etkinlik skorlarını anlamlı şekilde etkilemediği saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Marginalized Visibility: Exploring Magical Realism and Social Injustice in If You Could See the Sun

    Ozbay, Emrah

    This study examines the theme of invisibility in Ann Liang’s novel If You Could See the Sun, focusing on protagonist Alice’s struggle against marginalization. Set in the elite environment of Airington, a prestigious school in Beijing, Alice contends with significant socioeconomic disparities between herself and her affluent classmates. The novel employs the device of magical realism, particularly through Alice’s unique ability to become invisible, to explore themes of invisibility and marginalization. This seemingly fantastical power serves as a metaphor for Alice’s feelings of being unseen and undervalued in a world dominated by privilege. By analysing Alice’s initial use of her invisibility for financial gain and her subsequent journey towards self-acceptance and empowerment, this study aims to enlighten the complex relationship between her marginalized status and her transformation. If You Could See the Sun not only depicts the personal growth of a young girl but also offers a commentary on the social and psychological impacts of marginalization, enriched by the novel’s adept use of magical realism.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Blokzincir ve Sosyal Yardım Kavramları Üzerine Bibliyometrik Analiz

    Peker, İskender; Çaybaşı, Gökhan

    Blokzincir ilk kripto para birimi olan Bitcoin (BTC) ile adını duyurmuştur. Blokzincirin vaadi olan dağıtık defter, eşler arasında şeffaflık ve güveni tesis ederek verilerin değiştirilmediğini garanti altına alır. Sosyal devlet olmanın bir gerekliliği olarak sunulan sosyal yardımlar, yoksul veya düşük gelirli kişilere devlet ya da sivil toplum kuruluşları (STK) eliyle yapılan yardımları ifade eder. Blokzincir ademi merkeziyetçi kayıt yapısı sayesinde veri üzerinde değişiklik yapılmadığını garanti eder. Bağışçıların, bağışta bulundukları kuruma karşı azalan güven duygusu, blokzincir gibi uçtan uça izlenebilir bir sistem ile tesis edilebilir. Bu çalışmanın amacı, 2016-2023 arası dönemdeki akademik yayınlar dahilinde sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında blokzincir teknolojisinin nasıl kullanıldığını ve bu konuda literatürdeki eksiklikleri belirlemek ve bu yolla araştırmacılara yol gösterici bilgiler sunarak, blokzincir teknolojisinin sosyal yardımların dağıtımında hangi yönleriyle ele alındığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında Scopus veri tabanından elde edilen 82 çalışma R-programlama dilinin Bibliometrix isimli analiz paketi ile incelenmiştir. Blokzincir ve sosyal yardım konularındaki çalışmalar çeşitli yönleriyle ele alınarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre literatüre en çok katkı sağlayan ülkelerin sırasıyla Çin, Hindistan ve Bileşik Krallık olduğu, 82 çalışmanın %30’luk bölümünün 2022 yılındaki 25 çalışmanın teşkil ettiği yardım ve Blokzincir çalışmalarına yönelik trendin arttığı, 49 çalışmanın konferans bildirisi düzeyinde kaldığı, 26 çalışmanın makale ve 5 kitap bölümü olarak araştırmacıların literatüre katkı sağladığı gözlemlenmiştir.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    A Field Study on the Socio-Economic Status and Property Problem of Women Working in the Agriculture Sector: The Case of Adıyaman

    Kovanci, Ezgi; Karakoç, Duygu Yildiz

    This study, which was conducted to examine the socio-economic and property-related situations and problems of women working in the agricultural sector, was carried out with 40 participants in Adiyaman. The study aimed to comprehensively reveal the findings on many issues such as women's education, income, living conditions, financial access, property status, expectations and demands. The interviews were analyzed with the Maxqda program. The study revealed that the women working in the field of agriculture have the most difficulties in the cost of living and living conditions andshowed that their greatest expectation for the future is that their children continue their education life. It was also among the findings of the studies that there are significant limitations on women's financial access and property acquisition

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Exploring Migration Motivations from Developed to Developing Countries: A Study of American Emigrants to Developing Countries

    Akin, Mustafa Screfi

    This paper explores the motivations and challenges faced by American emigrants by focusing the stories of 12 individuals who moved to developing countries. Through an in-depth analysis of social media videos produced by the CNBC Make It program and the migrants, the study provides firsthand insights into their decision-making processes and the factors influencing their choices. Our findings reveal that economic opportunities are not the primary driver of early decision-making. Instead, motivations for migration are deeply rooted in social and psychological aspects, such as detachment from home communities and personal growth and fulfillment. Economic considerations, including the ability to earn income from the U.S. (through online work, retirement, or passive income), become relevant for geographic arbitrage only after the decision to migrate has been made. Having an income from home country, combined with the lower cost of living in developing countries, enables Americans to achieve financial independence. Notably, tax benefits are a low priority, contrary to popular belief about tax avoidance as motivation. Therefore, migration from developed to developing countries is primarily a personal decision driven by a desire for change, adventure, creativity, and self-discovery.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2024
    Investigation of play skills of children with typical development and language and speech disorders according to demographic variables

    Barmak, Elife; Aysu, Burçin; Aydoğdu, Fatih; Aral, Neriman; Uysal, Halil Tayyip

    The purpose of this study was to examine the play skills of children with typical development and those with speech and language disorders (SLD) based on gender, the presence of siblings, and parents’ education levels. There were 270 children included in the study's sample. In the study, ‘The Play Behaviour Scale’ was used. Reticent behaviour scores of girls with SLD were significantly higher than those of boys, and scuffle play, scores of typically developing boys were significantly higher than those of girls. The social play scores of children with SLD were statistically significant when they had a sibling. Children whose parents had a high school education or less had considerably higher scuffle play ratings than children whose parents had a university degree or above. Consequently, it was observed that demographic variables influenced the play skills of children with SLD. Defining these children's play behaviours based on various variables will be beneficial for creating intervention programmes.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    How do energy consumption, globalization, and income inequality affect environmental quality across growth regimes?

    Çatık, Abdurrahman Nazif; Bucak, Çağla; Ballı, Esra; Manga, Muge; Destek, Mehmet Akif

    This paper investigates the impacts of renewable and nonrenewable energy consumption, income inequality, and globalization on the ecological footprints of 49 countries for the period of 1995–2018. Panel cointegration test reveals a long-run relationship between the variables. Long-run parameter estimates derived from AMG and CCEMG, increasing income and nonrenewable energy consumption, have a significant positive impact on the ecological footprint, while countries that consume more renewable energy have seen an improvement in the quality of the environment. Conversely, neither income inequality nor globalization has a significant effect on national EFs. Evidence from the estimation of the panel threshold error correction model, where GDP growth is used as the transition variable, indicates a significant threshold effect, which supports a nonlinear relationship among the variables by identifying two distinct growth regimes: lower and upper. For the estimation sample, the positive and significant parameter estimates for economic growth in both growth regimes do not support the EKC hypothesis. The results indicate that renewable and nonrenewable energy consumption has a larger impact on the EF in the upper than lower growth regime. The threshold estimates are in line with the linear long-run estimates that do not indicate that income inequality has a significant impact on ecological footprint. However, globalization appears to negatively affect environmental quality in the lower growth regime.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2024
    Investigating the caregiving burden and stress of mothers with children with special needs

    Sevgi, Gülsüm; Ayran, Gülsün

    Bacground: This research was conducted to examine the caregiving burden and stress situations of mothers with children with special needs. Methods: The research, which is descriptive and correlation-seeking, was conducted between September 2022 and September 2023 in special education and rehabilitation centers in a city in eastern Turkey. The population of the research consists of the mothers of 2072 children who received education in the specified Special Education and Rehabilitation Centers between the specified dates. The sample size was determined to be 324 individuals based on the known sampling method. “The Personal Information Form, the Zarit Caregiving Burden Scale, and the Perceived Stress Scale were used to collect the data for this study. The data was analyzed using the SPSS package software. For the interpretation of the data, percentages, means, standard deviations, one-way variance analysis, independent groups t-test, Pearson correlation, and simple linear regression were used. Findings: Among the mothers, 44% were aged 30–39, 87.0% had a child with a disability, and 51.9% had a child with an intellectual disability. The mean total scores of the mothers were 26.71 ± 8.80 for the Zarit Caregiving Burden Scale and 27.00 ± 11.35 for the Perceived Stress Scale. There is a difference between the mothers' age, education level, income level and the type of disability of their child and the Zarit Caregiving Burden scale score average; It was determined that there was a significant difference between the place of residence and the number of disabled children they had and the average score of the Perceived Stress Scale. A positive correlation was found between Zarit Caregiving Burden Scale scores and Perceived Stress Scale scores of the mothers (p < 0.05). Application to practice: The study revealed that mothers with children with special needs experienced higher levels of stress as their care burden increased. Providing economic assistance and informing and training mothers about the care of children with special needs were recommended to reduce the care burden of mothers with children with special needs.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The Influence of Financial Development on Wealth Inequality in Capitalism: Fresh Evidence From Emerging Countries

    Cengiz, Orhan; Manga, Müge

    Our study focuses on how financial development (FD) affects wealth inequality (WI) in ten emerging countries from 1995 to 2020. These countries include Brazil, China, India, Indonesia, Malaysia, Mexico, the Philippines, South Africa, Thailand, and Türkiye. We analyzed the impact of economic growth (EG) and trade openness (TO) on WI using the augmented mean group (AMG) estimator. Our research showed that FD leads to an increase in WI among panel groups, particularly in Brazil, China, Mexico, and the Philippines. Additionally, EG and TO have a positive effect on WI for panel samples. We also found a two-way causality relationship between FD and WI, EG and WI, and WI and TO. Our paper concludes with a policy recommendation that government intervention is crucial in ensuring that lower-income individuals have equal access to financial assets.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Türkiye ve Kazakistan'daki Öğretmen Adaylarının Akademik Başarı ve Yaşam Doyum Düzeylerinin Karşılaştırmalı Olarak İncelenmesi

    Bahar, Hüseyın Hüsnü; Abdramanova, Nursulu

    Araştırmanın amacı Kazakistan ve Türkiye’deki öğretmen yetiştirme programlarına kayıtlı olan öğretmen adaylarının cinsiyet ve ülke değişkenlerine göre yaşam doyum düzeyleri ile akademik başarı durumlarının karşılaştırmalı olarak incelenmektir. Çalışma genel tarama modelinde kurgulanmıştır. Veriler Kazakistan’dan 241, Türkiye’den 297 olmak üzere toplam 538 öğretmen adayı olan gönüllü katılımcıdan elde edilmiştir. Akademik başarı ve cinsiyete ilişkin bilgiler anket sorusu ile elde edilmiştir. Yaşam doyumu düzeyini belirlemek için Yaşam Doyumu Ölçeği’nin Türkiye’deki öğrenciler için Türkçe, Kazakistan’daki öğrenciler için Rusça uyarlaması kullanılmıştır. Yaşam Doyumu Ölçeği’nin mevcut çalışmada Kazakistan uygulaması için hesaplanan iç tutarlılık katsayısı .68, Türkiye uygulaması için hesaplanan iç tutarlılık katsayısı .79’dur. Veri analizi için Faktöriyel ANOVA ve basit doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Kazakistan’dan katılan öğretmen adaylarının yaşam doyum düzeyi Türkiye’den katılan öğretmen adaylarının yaşam doyum düzeyinden daha yüksektir. Katılımcıların cinsiyete göre yaşam doyum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Her iki ülkedeki kadın öğretmen adaylarının akademik başarı puanları erkek öğretmen adaylarının akademik başarı puanlarından daha yüksektir. Ayrıca, Kazakistan’dan katılan öğretmen adaylarının akademik başarı puanı Türkiye’den katılan öğretmen adaylarının başarı puanlarından daha yüksek bulunmuştur. Yapılan bu çalışma sonuçlarına göre akademik başarı, yaşam doyumunun pozitif yönlü anlamlı bir yordayıcısıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Göçmenlerde veya Dezavantajlı Gruplarda Sosyal Umut ve Sosyal Umudun Belirleyicileri: Ahıska Türkleri Üzerine Bir Alan Çalışması

    Keleş, Şerafettin; Kaya, Burcu

    Umut; olumlu beklentileri ifade etmek için kullanılmakta ve bireylerin öz-yeterlilik ve iyimserlik hali olarak ifade edilmektedir. Sosyal umut, bireylerin ait oldukları toplum ve grup içinde iyi ve anlamlı yaşam ve geleceğe dair sosyal hayaller ve kolektif vizyonlara dair beklentileri ve inancı ifade eder. Sosyal altsınıfların ve özellikle göçmen bireylerin geleceğe olan inanç ve umutlarını artırmada sosyal kaynaşma, sosyal sermaye ve ekonomik beklentiler önemli birer faktör durumundadır. Sosyal sermaye ve sosyal kaynaşma, etnik veya sınıfsal eşitsizliklerin azaltılması veya ortadan kaldırılmasında birer manivela görevi görebilmektedir. Çalışma, göçmenler ve diğer dezavantajlı grupların sosyal umutları ile sosyal sermayeleri, sosyal kaynaşmaları ve ekonomik beklentileri arasında ilişkiyi tespit etmeye çalışması nedeniyle nüfusunun %10’u kadar göçmen barındıran Türkiye açısından önemlidir. Çalışma bulguları; “Sosyal Sermaye (SS)” ile “Sosyal Umut (SU)” arasında pozitif yönde ve çok yüksek düzeyde (γ = 0,51; t = 6,30) ilintinin varlığını tespit etmiştir. Yine, “Sosyal Kaynaşma (SK)” ile “Sosyal Umut (SU)” arasında pozitif yönde ve çok yüksek düzeyde (γ = 0.86; t = 11,12) bir ilinti ve “Ekonomik Beklenti (EB)” ve “Sosyal Umut (SU)” arasında pozitif yönde ve çok yüksek düzeyde (γ = 0,84; t = 12,04) bir ilinti saptamıştır. Göçmenler veya dezavantajlı gruplar için sosyal umudun varlığı, toplum içinde daha iyi yaşam ve başarı vizyonlarına ulaşabilme fırsat ve imkânlarının varlığına işaret etmektedir.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Z kuşağının eş seçme stratejileri: erzincan örneği

    Akkaş, İbrahim; Aksakal, Ibrahim

    Boşanma oranlarındaki artış, aile içi şiddet olayları, demografik dönüşüm ve benzer sorunlar aile kurumunun bir dönüşüm yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle ailede yaşanan dönüşümün ve bu dönüşümün yol açtığı sorunların nedenlerinin araştırılması bu çalışmadaki temel motivasyon kaynaklarından biridir. Hiç şüphe yok ki aile kurumunun sürekliliğinin ön koşullarından biri eş seçim yaklaşımlarıdır. Konu hakkında yaptığımız literatür çalışması genç yetişkinlerin eş seçim stratejilerinin incelenmesinin önemini ortaya koymuştur. Evliliğin başarılı olmasının en önemli ön koşullarından biri doğru eş seçimidir. Günümüzde genç yetişkinlerin hangi kritere göre eş tercihinde bulundukları ve aile kurumuna karşı yaklaşımları aile kurumunda yaşanan dönüşümü açıklayacak değişkenlerden biridir. Bu nedenle araştırmamız Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin aile kurumuna ve eş seçimine dair yaklaşımlarını belirlemek için yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı evlilik çağında olan Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin eş seçme stratejilerini cinsiyet, romantik ilişki durumu, dindarlık, ekonomik durum ve yerleşim yeri değişkenleri açısından incelemektir. Bu maksatla Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde eğitim gören üniversite öğrencilerine Eş Seçme Stratejileri Envanteri gerekli izinler alınarak uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemi 120 erkek 327 kadın olmak üzere toplam 447 katılımcıdan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri normal dağılım özelliği göstermediği için analiz sürecinde nonparametrik testler kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Z kuşağı genç yetişkin üniversite öğrencilerinin eş seçme eğilimleri cinsiyet, romantik ilişki durumu ve dindarlık değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermektedir. Ekonomik durum ve yerleşim yeri ile eş seçme stratejileri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ayrıca katılımcıların tamamının eş tercihi yaparken duygusal unsurları rasyonel unsurlardan daha fazla önemsedikleri sonucuna varılmıştır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele