Yazarlar

  • ArticleAçık Erişim2026
    THE IMPACT OF GASTRONOMY ENTERPRISES MANAGERS' PARTICIPATION IN TOURISM ACTIVITIES ON JOB SATISFACTION AND PROFESSIONAL EXPECTATIONS

    Sormaz, Ümit; Varol, Emre; Özer, Osman; Şimşek, Güntekin

    Tourism events play a key role in destination marketing, enhancing regional promotion and increasing visitor inflows. This study investigates the extent to which gastronomy enterprises in Bishkek engage with tourism events. A survey was conducted with 851 enterprise managers. Results reveal strong interest in events abroad and in Bishkek, but limited engagement with other domestic events. Strengthening the quality and frequency of tourism events and fostering sectoral involvement are recommended. This study aims to examine the impact of gastronomy enterprises (GE) managers’ participation in tourism activities on their job satisfaction (JS) and professional expectations (PE), focusing on GE operating in Bishkek, Kyrgyzstan. A quantitative survey was conducted with 851 GE managers in Bishkek. Data were collected using a structured questionnaire adapted from validated scales, and analyzed with descriptive statistics, ANOVA, and multiple regression. Findings revealed that GE managers actively follow tourism events held abroad and in Bishkek but show limited engagement in events across Kyrgyzstan. Regression results indicated that participation in tourism activities significantly affects JS and PE (R² = 0.725, p < 0.001), with a positive correlation between JS and PE (r = 0.221, p < 0.05). This underscores the role of tourism events in enhancing managerial motivation and engagement. Participation in tourism activities contributes positively to GE managers’ JS and PE, highlighting the importance of encouraging greater sectoral involvement in domestic and international events. Integrating tourism activities into human resource and professional development strategies may foster more sustainable and competitive enterprises.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2026
    Understanding Justice at Work: The Interplay of Social Comparison and Psychological Contract in the Healthcare Industry

    Ak, Murat; Turkmenoglu, Mehmet Ali; Uysal, Hasan Tezcan; Kilickaya, Fatma Yilmaz; Bilgic, Emrah

    The healthcare sector is characterized by high stress, irregular working conditions, and continuous performance pressure, which increase employees’ sensitivity to workplace fairness and peer evaluation. Within this context, the way employees compare themselves to other colleagues and how employees interpret their psychological contracts with their employers become worth examining. Drawing on Equity Theory and Social Exchange Theory, our study aims to examine how social comparison affects healthcare employees’ perceptions of organizational justice and to reveal the mediating role of the psychological contract in this relationship. Data were collected from 364 healthcare employees in Türkiye. Validity, reliability, and correlation analyses were conducted, and a structural equation model was established based on the collected data. The results indicate that social comparison has a positive effect on both organizational justice and the psychological contract, and the psychological contract also positively affects organizational justice. Accordingly, the psychological contract partially mediates the relationship between social comparison and organizational justice. Hence, our study extends the extant literature by identifying the psychological contract as a mediating cognitive mechanism linking social comparison and justice perceptions. Practical implications are offered to healthcare managers and organizations to promote fairness and engagement among staff.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2026
    The Impact of Agricultural Value Added and Energy Consumption on Economic Growth in Türkiye: An Empirical Analysis; [Türkiye’de Tarımsal Katma Değer ile Enerji Tüketiminin Ekonomik Büyümeye Etkileri: Ampirik Bir Analiz]

    Akın, Fatih; Dinçer, Selin

    Climate change, global warming, natural disasters, wars, and global crises, which threaten the world's food supply, have made the agricultural sector fragile and strategically important, especially over the last century. Accordingly, it has become even more crucial for countries to have a strong agricultural infrastructure to ensure food security, maintain social stability, and reduce external dependence. In developing countries, in particular, the agricultural sector plays a critical role through functions such as job creation, reducing income inequality, and contributing to economic growth. For the Türkiye economy, the agricultural sector has historically been one of the cornerstones of the economic structure, providing raw materials to the industrial sector, supporting rural development, creating employment, and generating exports and foreign exchange earnings. On the other hand, energy consumption has become an indispensable element of production processes today. This study examines the impact of agricultural value added, gross fixed capital investment, and energy consumption on economic growth in Türkiye during the period 1968–2023 using the Fourier Engle-Granger cointegration test, Fourier Fully Modified Ordinary Least Squares (FMOLS), Fourier Dynamic Ordinary Least Squares (DOLS), and Fourier Canonical Cointegration Regression (CCR) methods. The results of the Fourier Engle-Granger cointegration test reveal a long-term relationship among the variables. The Fourier FMOLS, Fourier DOLS, and Fourier CCR estimation results indicate that agricultural value added, gross fixed capital investment, and energy consumption have positive and statistically significant effects on economic growth in both the short and long term.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Mıst ülkelerinde sürdürülebilir kalkınma ve yeşil enerjinin yeşil üretime etkisi

    Akçayır, Ömer; Akın, Fatih

    Çalışmada, MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde sürdürülebilir kalkınma (HDI) ve yenilenebilir (REN) enerji tüketiminin yeşil üretim (CO2) üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla 1990-2021 yılları verileri kullanılarak panel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. CIPS birim kök testinin kullanıldığı analizde tüm serilerin birinci farkta durağan oldukları belirlenmiş, LM Bootstrap eşbütünleşme yöntemiyle eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Modelin katsayıları Artırılmış Ortalama Grup (AMG) yöntemi ile tahmin edilmiş ve nihayetinde Dumitrescu & Hurlin (2012) panel nedensellik testi ile analiz tamamlanmıştır. Panelin genelinde ve ülke bazında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar ortaya çıkmış, HDI ve yenilenebilir enerji tüketimi CO2’yi azaltırken, kontrol değişken olan GDP ve yenilenemeyen enerji tüketimi CO2’yi artırmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmanın yeşil üretim üzerindeki etkisinin yenilenebilir enerjinin etkisinden daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bağımsız değişkenlerin her birinden bağımlı değişkene (CO2) doğru, doğrudan ya da diğer değişkenler aracılığıyla dolaylı olarak nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 17 · Amaçlar için Ortaklıklar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Kemaliye Dut Pekmezinin Geleneksel Üretim Yöntemi ve Gastronomi Turizmi Potansiyeli (Traditional Production Method of Kemaliye Mulberry Pekmez and Its Gastronomy Tourism Potential)

    Bakkaloğlu, Zeynep

    Erzincan’ın Kemaliye ilçesi dut üretiminde ilçede üçüncü sırada yer almaktadır. Yöre insanın gıda muhafazada kullanmış olduğu teknikler sonucu yörede çiğ olarak tüketimden artan dutlar kurutularak veya pekmez yapılarak işlenmektedir. Bu faaliyetler sonucu, mutfak kültürünün bir parçası olan Kemaliye (Eğin) dut pekmezi lezzeti ortaya çıkmıştır. Kemaliye (Eğin) dut pekmezinin geleneksel üretim yöntemi, gastronomi turizm potansiyeli ve ekonomik katkısı açısından yöreye ait önemli bir üründür. Bu öneme istinaden geleneksel üretim yönteminin ortaya konması, diğer geleneksel üretim yöntemlerinden farklarının belirlenmesi, bu potansiyelin mutfak kültüründeki yerinin belirlenmesi, kayıt altına alınması ve korunmasının sağlanması, coğrafi işaret potansiyelinin altının çizilmesi, ticari olarak gelir getirecek ve bölgenin turizm potansiyelini arttıracak faaliyetlere dönüştürülmesi için bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışma neticesinde yöreye de yaşayan halk tarafından geleneksel üretim yöntemi gerçekleştirilirken sözlü ve görsel kayıt alınarak elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda Kemaliye dut pekmezinin hammaddesi olan dutun kurutularak kullanılması, güneşte serilerek yoğunlaşmasının sağlanması ve pekmez toprağının kullanılmaması gibi özellikleri ile diğer dut pekmezlerinden farklılık gösterdiği ortaya konulmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    A Research to Examine the Effect of Customer-Related Stressors on Job Satisfaction in Hotel Businesses

    İnanır, Ali; Alagoz, Gürkan

    Stress caused by customers emerges as an issue that has an impact on the working systems of employees. Especially due to this situation, employees may experience satisfaction or dissatisfaction in their work. The aim of the research is to reveal the effect of customer- related stress on job satisfaction in hotel businesses. In this context, data were collected from the employees of 5-star hotels in Alanya with the survey technique using convenience sampling method. According to the results of the analysis of the data obtained, it was determined that customer-related stress has a negative effect on the job satisfaction of the employees in general. When we look at the results of the analysis on which factor of customer-related stress affects job satisfaction, we see that customer verbal aggression, unsatisfied customers and uncertain customer expectations have a negative effect on job satisfaction, while the factor of excessive customer expectations does not affect the level of job satisfaction. In line with the findings, some guiding suggestions for hotel managers are presented.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Sağlık Çalışanlarının Rol Belirsizliği İşe Yabancılaşmalarını Tetikler Mi? Örgütsel Muhalefet ve İşle İlgili Kaygı Bağlamında Bir Değerlendirme

    Baş, Murat; Tarsuslu, Sinan

    Bu çalışma, sağlık sektöründe hem çalışanların iyi oluşunu hem de organizasyonel performansı artırmak için bilimsel temelli öneriler geliştirme ihtiyacından doğmuştur. Özellikle hemşireler gibi kritik meslek gruplarının yaşadığı rol belirsizliği ve yabancılaşma sorunlarının daha iyi anlaşılması, sektörde sürdürülebilir çözümler üretmek adına önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, çalışma hemşirelerin rol belirsizliğinin işe yabancılaşma üzerindeki etkisini, örgütsel muhalefet ve işle ilgili kaygı gibi aracı değişkenler üzerinden inceleyerek, iş yaşamında karşılaştıkları problemlerin nedenlerini daha derinlemesine anlamayı ve uygulayıcılara yenilikçi çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda Hatay’da orta ölçekli bir hastanede hemşire olarak görev yapan 456 kişiye kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılarak araştırma modeli sınanmıştır. Kesitsel olarak tasarlanan araştırma tanımlayıcı-ilişki arayıcı tiptedir. Araştırma analizleri sonucunda hemşirelerin rol belirsizlikleri ile işe yabancılaşmaları, işle ilgili kaygıları ve örgütsel muhalefetleri arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca hemşirelerin rol belirsizlikleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki anlamlı ilişkide ayrı ayrı olarak hem örgütsel muhalefetin hem de işle ilgili kaygının aracı rollerinin olduğu tespit edilmiştir. Son aşamada gerçekleştirilen sıralı aracılık analizlerine göre de hemşirelerin rol belirsizlikleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki anlamlı ilişkide işle ilgili kaygı ve örgütsel muhalefetin sıralı aracılık rolünün de olduğu bulgulanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    The Effect of Reality Therapy-Based Career Counselling Psychoeducation Programme on Secondary School Students

    Çelik, Oğuzhan; Pütüm, Saliha

    Career, which refers to the sum of an individual's experiences, particularly in the process of acquiring a profession, is not limited to the choice of a particular occupation, but is shaped by the skills and achievements acquired by an individual throughout his or her life. In this study, the effectiveness of the Reality Therapy-Based Career Counseling Psychoeducation Program (RTCCP) developed for high school students, which is one of the important processes in career development, on individuals' career engagement, depression, anxiety and stress levels was examined. In the study, a quasi-experimental design with pre-test, post-test, follow-up, control group was used. The research group consisted of 20 11th grade students. 10 individuals were assigned to the experimental group and 10 to the control group. In the experimental group, the researcher administered five sessions, one session per week, of the RTCCP, which was applied as a group. Career Career Engagement Scale (CAS) and Depression, Anxiety and Stress Scale (DASS-21) were used as data collection tools. Mann Whitney U Test and Wilcoxon Signed Ranks Test were used to determine the effect of the RTCCP applied to the experimental group. As a result of the study, it was determined that RTCCP was effective in increasing secondary school students' career engagement and decreasing their depression, anxiety and stress levels. The findings were discussed within the framework of the related literature and recommendations were presented.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Çalışanların Presenteizm (İş Var Olmama) Davranışı ile İş Performansları Arasındaki İlişkide Tekno-Stres Düzeylerinin Aracı Rolü: Bir Kamu Kurumu Örneği

    Tarsuslu, Sinan

    Bu çalışma bir kamu üniversitesinde görev yapan idari personelin presenteizm davranışlarının iş performansları üzerindeki etkisini tespit etmek ve bu etkide tekno-stres algısının aracılık rolünü belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma amacı doğrultusunda ilgili literatürdeki presenteizm (bağımsız değişken), iş performansı (bağımlı değişken) ve tekno-stres (aracı değişken) ölçekleri kullanıldı. Araştırma Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde görevli 616 çalışandan 259 kişiye ulaşılarak gerçekleştirildi. Elde edilen verilerin analizi için SPSS process macro uygulaması kullanıldı. Değişkenler arasındaki ilişkilerin tespit edilebilmesi için korelasyon analizi ve aracılık rolünün tespiti için de process macro model 4 uygulandı. Araştırma sonuçlarına göre çalışanların presenteizm davranışı ile iş performansları ve presenteizm davranışları ile tekno-stres algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde pozitif bir ilişki, çalışanların tekno-stres algıları ile iş performansları arasında istatistiksel olarak anlamlı orta derecede negatif bir ilişki tespit edildi. Ayrıca çalışanların presenteizm davranışı ile iş performansları arasındaki ilişkide tekno-stres algısının kısmi aracılık rolüne sahip olduğu da belirlendi. Son olarak ilgili literatür gözlemlendiğinde, presenteizm davranışı ile iş performansı arasındaki ilişkinin yoğun bir şekilde incelendiği fakat tekno-stres algısının aracılık rolünün irdelendiği bir çalışmaya yerli yazında rastlanmamıştır. Bu açıdan araştırmanın ilgili literatür için kayda değer bir katkı sağlayacağı da düşünülmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Küreselleşmenin gelir eşitsizliği üzerindeki etkisi: rusya için fourier adl yaklaşımı

    Akın, Fatih

    Küreselleşme, günümüz dünyasını şekillendiren önemli bir güç olarak ortaya çıkmış ve ekonomik, sosyal ve politik yapılar da dâhil olmak üzere insan yaşamının çeşitli boyutlarını etkilemiştir. Teknolojik ilerlemeler ve iletişimdeki devrimlerle hız kazanan küreselleşme, dünya genelinde mal, hizmet, bilgi ve kültür alışverişini artırmıştır. Ancak, bu süreç, gelir eşitsizliğini de derinleştirmiştir. Buradan hareketle bu çalışmada, Rusya’nın 1996-2021 dönemine ait gelir eşitsizliği ile küreselleşme (ekonomik, sosyal ve politik) ilişkisinin zaman serileri analizi ile incelenmesi amaçlanmaktadır. Gelir eşitsizliğini temsilen Gini katsayısı kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, değişkenlerin hem FADF hem de ADF birim kök testlerinde birinci farklarında durağan oldukları I(1) tespit edilmiştir. Fourier ADL eşbütünleşme testi uygulanmış ve değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. FMOLS ve DOLS uzun dönem katsayı tahminci bulguları, ekonomik ve sosyal küreselleşmenin gelir eşitsizliğini azaltıcı etkileri olduğunu, buna karşın politik küreselleşmenin gelir eşitsizliğini artırıcı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Rusya’da ekonomik ve sosyal küreselleşmenin gelir eşitsizliğini azaltıcı etkilerinden yararlanmak amacıyla, uluslararası ticaret ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik politikaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Eğitim ve sağlık hizmetleri gibi sosyal refah girişimlerini küresel standartlarla uyumlu hale getirilerek, Rusya vatandaşlarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir. Bununla birlikte, politik küreselleşmenin yol açabileceği gelir eşitsizliğini ele almak da kritik bir öneme sahiptir. Bu, sosyal adaleti teşvik eden ve gelirin yeniden dağılımını kolaylaştıran iç politikaların uygulanmasıyla mümkün olabilir. Rusya, bu politikaları stratejik bir şekilde tasarlayarak politik küreselleşmenin olumsuz etkilerini hafifletebilir ve aynı zamanda küreselleşmenin çeşitli boyutlarının olumlu yönlerinden faydalanabilir. Bu dengeli yaklaşım, hem ekonomik büyümeyi hem de sosyal uyumu teşvik ederek daha eşitlikçi bir toplumun oluşmasına katkıda bulunacaktır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Yeni sanayileşmiş ülkelerde yenilenebilir enerji ve insani gelişmenin ekonomik büyümeye katkısı

    Akın, Fatih; Dinçer, Selin

    Bu çalışmada 1990-2022 döneminde yeni sanayileşmiş ülkelerde (NIC) (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Meksika, Filipinler, Güney Afrika, Tayland, Türkiye) yenilenebilir enerji ve HDI düzeyinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi Artırılmış Ortalama Grup (AMG) tahmincisi ve Juodis, Karavias & Sarafidis (JKS, 2021) Granger nedensellik analizi ile incelenmiştir. LM Bootstrap Panel Eşbütünleşme testi sonuçları yenilenebilir enerji, HDI ve ekonomik büyüme değişkenleri arasında uzun dönemli bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Panel AMG tahmin sonuçları panel genelinde yenilenebilir enerji ve HDI düzeyinin ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Ülkelere göre sonuçlar Çin, Hindistan, Endonezya ve Türkiye’de yenilenebilir enerjinin büyüme üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Güney Afrika hariç tüm ülkelerde HDI düzeyinin büyüme üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. JKS Granger nedensellik testi sonuçları ise HDI ile ekonomik büyüme arasında ve HDI ile yenilenebilir enerji arasında çift yönlü nedensellik bulunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca ekonomik büyümeden yenilenebilir enerjiye doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Bulgular, NIC ülkelerinde yenilenebilir enerji ve HDI değerinin ekonomik büyüme üzerinde önemli rol oynadığını vurgulamaktadır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Çalışma Ceza Hukuku Bağlamında Çocuk ve Genç İşçileri Çalıştırması Yasak Kişilerin Belirlenmesi

    Özer, Hatice Duygu; Öztürk, Nurten

    Çocuk ve genç işçilerin çalışma hayatında maruz kaldığı zorluklar nedeniyle iş mevzuatımızda koruyucu nitelikte hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümler genellikle çocuk ve genç işçinin çalışmasının yasaklanması/sınırlanması ve iş ilişkisinin kontrollü bir biçimde yürütülmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda ele aldığımız koruyucu düzenleme ise, çocuk ve genç işçileri, onlara hiyerarşik olarak üstün konumda olan işveren ve işveren vekiline karşı korumayı amaçlanmaktadır. Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen, işveren veya işveren vekilinin çocuklara karşı işlediği suçlar ya da yüz kızartıcı suçlardan dolayı, birlikte çalıştığı çocuk ve gençlere zarar verme olasılığı bulunmasından dolayı getirilmiş çalıştırma yasağı çalışmamızın temel içeriğini oluşturmaktadır. Konuyu ele alırken iş hukuku boyutuyla çalışma ilişkisine etkisi ve ceza hukuku boyutuyla yasağa konu olan suçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Benzer bir düzenlemenin bulunduğu Alman hukuku ile mukayeseli olarak incelenen hükmün uygulanabilirliği üzerinde eleştirilere ve önerilere de yer verilmeye çalışılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Subjective Well-Being as a Measure of Economic Welfare and Its Impact on the Integration and Socialization of Migrants

    Keleş, Şerafettin

    Subjective Well-Being (SWB) as a measure of economic well-being has a significant impact on the integration and socialization of immigrants. The aim and subject of this study is to determine in what direction and to what extent the subjective well-being of immigrants affects their social hopes, social capital, social harmony and economic expectations. The quantitative data set of the study was obtained from the survey conducted in 2022 with Meskhetian Turks settled in Erzincan, located in the east of Turkey. Quantitative analyzes of the study were conducted using Structural Equation Modeling. The horizontal data set was obtained from surveys conducted with 269 Meskhetian Turks. The findings of the study showed that Meskhetian Turks have high and positive subjective well-being. Likewise, the findings revealed that the high and positive subjective well-being of immigrants also highly and positively affects their social hopes, social capital, social harmony and economic expectations. Considering the causes, consequences and costs of migration, which is a global problem, it has been concluded that ways to solve the problem at its source should be investigated.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Examining the Obstacles to the Development of Participation Insurance in the Insurance Sector in Türkiye Using the Analytical Hierarchy Method

    Kurnaz, Ersin; Öndeş, Turan; Çelik, Mehtab

    The basic financial requirements that exist in traditional financial markets are also valid for individuals who cannot invest their savings in these markets due to interest sensitivity. In order to meet the needs of these individuals, many interest-free financial products have been developed as an alternative to traditional financial instruments. In this context, the participation insurance system, which is an insurance type that is free of elements such as interest, uncertainty and gambling, has been developed as an alternative to traditional insurance transactions implemented with the aim of reducing the risks that savers may encounter. Developments such as the increasing interest in Islamic finance in the world, the steps taken to establish the legal infrastructure of participation insurance, and the increase in the number of participation insurance companies have increased the share and importance of participation insurance in the insurance sector. In Türkiye, a model containing more concise criteria has been developed by making legal regulations within the scope of international and domestic practices. Within the scope of this study, which was carried out with the aim of evaluating the gains obtained in this process, determining the obstacles to the development of participation insurance and ranking these obstacles according to their degree of importance, data was collected from experts in the field of participation insurance with a semi-structured interview form between 01-31 October 2023. The obtained data were analyzed with the Analytical Hierarchy Process (AHP) method. According to the analysis results, it has been determined that the most important factor preventing the development of the participation insurance system in Türkiye is "lack of recognition of participation insurance companies and their products" and the least important factor is "lack of microtacaful practices". It is thought that these results will help to determine more effectively the scope and content of the steps that need to be taken to develop participation insurance in Türkiye.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Müşteri Nezaketsizliğinin İşten Ayrılma Niyeti Üzerindeki Etkisinde Müşteri Odaklılığın Rolü

    Taş, Muhammed

    Amaç – Bu araştırmanın amacı, Kaynakları Koruma Teorisi (KKT) çerçevesinde müşteri nezaketsizliğinin işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca, bu ilişkide müşteri odaklılığın aracı rolünün incelemesi de amaçlamaktadır. Yöntem – Araştırma evrenini, Erzincan'da faaliyet gösteren otel ve restoran işletmelerinde müşteriyle doğrudan etkileşimde bulunan ön saflardaki çalışanlar oluşturmaktadır. Veriler, kolayda örnekleme yöntemi ile yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmış ve 220 katılımcıdan oluşan bir örneklem elde edilmiştir. Verilerin analizinde AMOS, SPSS ve PROCESS Makrodan yararlanılmıştır. Bulgular – Analiz sonuçları, müşteri nezaketsizliğinin çalışanların işten ayrılma niyetini anlamlı ve pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, müşteri odaklılığın bu olumsuz etkiyi azalttığı tespit edilmiştir. Tartışma- Araştırma, KKT’nin genişletilmesine katkı sağlayarak, bireysel özelliklerin (müşteri odaklılık) kaynak kaybının olumsuz etkilerini hafifletebileceğini ortaya koymaktadır. Bulgular, işletmelerin müşteri nezaketsizliğini azaltmaya yönelik stratejiler geliştirmesi ve çalışanların olumsuz durumlardan korunması için önlemler alması gerektiğini vurgulamaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Ticari Açıklık, Finansal Gelişme ve Ekonomik Büyüme: Yeni Kırılgan Beşli Ülkeleri Üzerine Bir İnceleme

    Akın, Fatih

    Bu çalışmanın amacı, 1994-2021 yılları arasında Arjantin, Mısır, Katar, Pakistan ve Türkiye’den oluşan “Yeni Kırılgan Beşli” ülkelerinde ticari açıklık ve finansal gelişmenin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) yöntemi ile incelemektir. Ayrıca, Kónya Bootstrap nedensellik testi de uygulanmıştır. Panel ARDL uzun dönem sonuçlarına göre, ticaret açıklık ve finansal gelişmenin ekonomik büyümeyi pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği bulunmuştur. Kónya Bootstrap Nedensellik Yaklaşımı sonuçlarına göre ise, Arjantin, Mısır, Katar ve Pakistan’da ticari açıklıktan ekonomik büyümeye tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Katar’da finansal gelişmeden ekonomik büyümeye ve Pakistan’da ekonomik büyümeden finansal gelişmeye tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ayrıca, Arjantin’de finansal gelişmeden ticari açıklığa ve Katar’da ticaret açıklıktan finansal gelişmeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Türkiye’de ise herhangi bir nedensellik ilişkisi bulunmamıştır. Yeni Kırılgan Beşli ülkeleri için, ticari açıklık ve finansal gelişmeyi eş zamanlı olarak geliştiren politikalar hayati önem taşımaktadır. Bu politikalar, uluslararası pazarlara erişimi artırarak ihracat ve yatırımları teşvik ederken, güçlü bir finansal altyapı ile bu faydaların tam anlamıyla gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu stratejiler, ekonomik istikrarı güçlendirmek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak açısından kritiktir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Çalışanların Tekno-Stres Ve Psikolojik İyi Oluşları Arasındaki İlişkide Yaşamda Anlamın Aracılık Rolü

    Güney, Selami; Ozen, Sener

    Bu çalışma, tekno-stres ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide yaşamda anlamın aracı rolünü incelemiştir. Erzurum ve Erzincan illerinde çalışan muhasebeci ve mali müşavirlerden toplanan veriler, Yaşamın Anlamı, Psikolojik İyi Oluş ve Teknostres Ölçeği ile elde edilmiş ve Hayes’in Paralel Aracılık Modeli (Model 4) ile analiz edilmiştir. Bulgular, tekno-belirsizliğin psikolojik iyi oluş üzerinde toplamda -0,308’lik (p < 0,001) olumsuz bir etkisi olduğunu ve bu etkinin büyük ölçüde mevcut anlam aracılığıyla gerçekleştiğini (dolaylı etki: -0,203, p < 0,001) ortaya koymuştur. Tekno-iş yükü ve tekno-karmaşıklık da benzer şekilde mevcut anlam ve anlam arayışını azaltarak psikolojik iyi oluşu olumsuz etkilemiştir. Mevcut anlam güçlü bir aracı rol oynarken, anlam arayışının etkisi daha sınırlı bulunmuştur. Sonuçlar, bireylerin yaşamda anlam bulma kapasitelerinin artırılmasının, tekno-stresin olumsuz etkilerini hafifletebileceğini göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    The relationship between renewable energy consumption and health expenditures: The case of G-7 countries

    Akın, Fatih

    This study examines the impact of renewable energy consumption, economic growth, and death rates on healthcare expenditures in G-7 countries over the 1992-2023 period using panel data analysis. Preliminary analyses indicate cross-sectional dependence and heterogeneity across countries. The Fourier LM unit root test reveals that the variables are non-stationary, while the LM Bootstrap cointegration test supports a long-run relationship. Panel-wide AMG estimation results indicate that renewable energy consumption reduces healthcare expenditures, while economic growth and death rates increase healthcare expenditures. Country-based results indicate that renewable energy consumption reduces healthcare expenditures in Germany, Japan, and the United Kingdom. While economic growth increases healthcare expenditures in France, Germany, Italy, and the United Kingdom, death rates increase healthcare expenditures in France, Germany, and the United States, and decrease them in Japan. Furthermore, according to the Dumitrescu &amp; Hurlin causality test, there is a unidirectional causality relationship running from renewable energy consumption and economic growth to healthcare expenditures. The findings show that energy and health policies should be integrated and that renewable energy investments can have positive effects on health systems.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Sağlık harcamalarının belirleyicileri: bir kantil regresyon uygulaması

    Konca, Murat; Sarigul, Seval Selvi; Bıçer, Ismaıl

    Bu çalışma sağlık harcamalarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve belirlenen bu faktörlere yönelik çözüm önerileri getirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Sağlık harcamalarını etkileyen birçok faktör bulunmakla beraber çalışma kapsamında Dünya Bankası veri tabanından 2019 yılına ait 138 ülkenin gelir, eğitim harcamaları, alkol ve tütün kullanım oranları, 65 yaş üstü nüfus oranı, kentsel nüfus oranı, kadın nüfus oranı ve hekim sayısı değişkenleri ele alınmıştır. Çalışmada, öncelikle klasik en küçük kareler regresyonu ve ardından kantil regresyon analizleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar %95 güven düzeyi üzerinden yorumlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda kantil 0,25, kantil 0,50 ve kantil 0,75’te yer alan ülkelerde kişi başına düşen gelirin, eğitim harcamasının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının ve 65 yaş üstü nüfus oranının artmasıyla kişi başına düşen sağlık harcamalarının da istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artış gösterdiği tespit edilmiştir. Alkol ve tütün kullanım oranları, kentsel nüfus oranı, kadın nüfus oranı ve hekim sayısı ile sağlık harcamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı herhangi bir ilişkiye ise rastlanmamıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2025
    Constraints On Production Scales And Distribution Channels Of Erzincan Tulum Cheese

    Akın, Mustafa; Tokay, Seher Büşra

    This study investigates the challenges and opportunities faced by producers of Erzincan Tulum cheese, a traditional Turkish cheese known for its distinctive flavor and production techniques. Despite its potential for growth and national recognition, Erzincan Tulum cheese remains primarily confined to local markets because of various constraints. Through qualitative research methods, including in-depth interviews with 20 producers, this article explores the underlying factors hindering the scalability, branding, and distribution of Erzincan Tulum cheese nationally and internationally. The findings reveal that producers are predominantly small-scale operators who strongly prefer maintaining traditional production methods, show reluctance towards adopting modern business practices, and express a significant lack of interest in expanding their market reach. The study identifies three main barriers to growth: a knowledge gap in modern production and business management practices, a lack of trust in new market entrants and business partners, and a comfort zone that discourages innovation and expansion. The research highlights a disconnect between Erzincan tulum cheese's rich heritage and its online portrayal, pointing to the untapped potential for engaging wider audiences. Additionally, it addresses the logistical and regulatory obstacles to scaling production and accessing broader markets, emphasizing the need for institutional support and infrastructure improvements. The paper advocates for a collaborative strategy involving producers, government, and marketers to align digital narratives with the cheese's artisanal roots, offering recommendations to enhance digital storytelling, optimize logistics, and create a supportive regulatory framework. This collaborative effort aims to blend tradition with modernity, securing the industry's future in the digital age.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    RDL Kalıcı Kaydıİncele