Yazarlar

  • Book ChapterAçık Erişim2024
    The Ottoman Empire, Safavid Iran, and the Southern Black Sea between 1500 and 1700

    Inan, Kenan

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Analysing the Relationship Between Postmodernism and Digital Age Governance with Entropy and Mabac Methods: The Case of the 2022 EU Digital Economy and Society Index (DESI) Report

    Doru, Serkan; Yazar, Ahmet; Yildirim, Burak

    Postmodernism has affected institutions and systems with its rejection of traditional, macro, and hierarchical approaches. Accordingly, it has also affected the structuring of public administration by popularising two new concepts: new public management (NPM) and digital age governance (DAG). Public administration systems have sought to escape the rigid confines of modernism with the understanding of NPM, which has evolved into a system in which governance is strengthened together with an understanding of DAG. In this sense, data-based digital governance approaches are being adopted in the postmodernist era, and states, citizens, and the private sector actively participate in digital platforms. Information and communication technologies have become increasingly important for countries in the framework of DAG. Along these lines, the European Commission publishes its Digital Economy and Society Index (DESI) Report every year to evaluate the digital transformation performance of EU countries. The aim of this study is to examine the effects of postmodernism on public administration through NPM and DAG and to evaluate the digital governance performances of EU countries in the postmodern era using the entropy and MABAC methods. The dataset used in this research consists of 5 sub-criteria of the Digital Public Service (DPS) criterion included in the 2022 DESI Report. As a result of this analysis, the sub-criterion with the highest importance is found to be ‘Digital Public Services for Business’, while the sub-criterion with the least importance is ‘Pre-Filled Forms’. It is seen that the EU countries with the strongest performance according to the DPS criterion are Estonia, the Netherlands, and Finland, respectively.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Psikolojik Sözleşme İhlalinin İşten Ayrılma Niyeti Üzerine Etkisinde Yöneticiye Güvenin Aracılık Rolü

    Baş, Murat

    Bu çalışmanın amacı psikolojik sözleşme ihlalinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde yöneticiye güvenin aracılık rolünü incelemektir. Bu kapsamda, Erzincan Belediyesi teşkilatında görevli 397 şirket çalışanından anket yöntemiyle veri elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22 ve AMOS 24 paket programları aracılığı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, psikolojik sözleşme ihlalinin işten ayrılma niyetini pozitif ve yöneticiye güveni negatif yönde etkilediği, yöneticiye güven ile işten ayrılma niyeti arasında ise negatif ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, psikolojik sözleşme ihlalinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisinde yöneticiye güvenin aracılık rolünün bulunduğu saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Sosyal Medyada Kadın: Suriye İç Savaşı ve Ukrayna-Rusya Savaşı Üzerinden Karşılaştırmalı Bir Analiz

    Akar, Fatma; Ekmekçi, Zeynep

    Sosyal medyanın hızı, ulaşılabilirliği ve etkileşime izin vermesi onu propaganda için bir fenomen haline getirmiştir. Günümüzde sosyal medya, kişilerarasında iletişimi ve etkileşimi sağlamanın yanı sıra savaşlarda da taraflar için bir silah işlevi görmektedir. Savaşın tarafları işlerine yarayacak haberleri, fotoğrafları ve videoları sosyal medya hesaplarından paylaşarak kamuoyunu yönlendirmeye ve manipüle etmeye çalışmaktadırlar. Savaş sürecinde propaganda malzemesi olarak en fazla kadınlar ve çocuklar kullanılmaktadır. Taraflar onların mağduriyetleri üzerinden kendi haklılıklarını göstermeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmada Suriye iç savaşı ve Ukrayna -Rusya arasında yaşanan savaş sürecinde Suriyeli ve Ukraynalı kadınların Twitter paylaşımlarında nasıl temsil edildiği/sunulduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Amaçlı örneklem yöntemi ile Suriyeli ve Ukraynalı kadınların yer aldığı toplam on iki Twitter paylaşımı belirlenmiştir. Bu paylaşımlar hem yayınlanan fotoğraflar üzerinden hem de tweetlerin içeriği bağlamında göstergebilim yöntemiyle çözümlenmiştir. Yaşanan savaşlarda hem Suriyeli hem de Ukraynalı kadınların yaşadıkları sıkıntıların paylaşımlara yansıdığı görülmüştür. Çalışma sonucunda Ukraynalı kadınların, Suriyeli kadınlardan farklı olarak erkeklerle beraber ülkesi için savaşan birer kahraman gibi sunuldukları buna karşın Suriyeli kadınların daha çok savaş mağduru ve muhtaç kişiler olarak sunuldukları bulgulanmıştır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Madunların kültürel eylem ve beden politikası: taktik, karnaval ve ihlal

    Arpaci, Murat; Bakioğlu, Akın

    Tahakküm ve tabiiyet arasındaki ilişkiler siyasal olduğu kadar kültürel bir bağlama sahiptir. Bu kültürel bağlam, iktidarın rıza üretme mekanizmalarını içerdiği kadar tabi olanlara da karşı-eylem araçları sunabilmekte ve mikro-politikalar geliştirebilmelerine olanak tanıyabilmektedir. Madun gruplar, tarihsel olarak aşina oldukları kültürel zeminlerde ve gündelik hayatın sıradan alanlarında bu mikro-politikaları üreterek tahakkümü aşındırma gücüne sahiptirler. Mizah, kahkaha, dil oyunları, ironi ve sembolik tersine çevirmeler bu mikro-politik araçların bazılarıdır. Dolayısıyla madunlar, tahakküm-tabiiyet ilişkisini bozmak için alışılmış politik araçlardan farklı olarak çeşitli taktikler, semboller, ihlal ve direniş biçimleri yaratabilmektedirler. Bu mikro politikalar, Michel De Certeau'nun taktik, James C. Scott'un tahakküm altında söz ve Mikhail Bakhtin'in karnaval kavramı aracılığıyla ele alınmaktadır. Bu kavramlar, madunların tahakküm mekanizmalarına karşı geliştirdikleri kültürel eylemleri, düşünme biçimlerini ve politik dili ifade etmektedirler. Bu eylem biçiminde kültür ve kolektif ritüeller, ihlalin sembolik araçlarını sağlarken beden, tahakkümü kırılganlaştıran bir direniş yüzeyi sunar. Bu eylem biçimi, tahakküm edenin kendi sahasında onu içeriden aşındıran örtük bir güce sahiptir ve kültürel direnişin bir beden politikası olarak icrası olarak tanımlanabilir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Müşteri sözlü saldırganlığının duygusal tükenmeye etkisi ve duygusal tükenmenin sonuçları: restoran işletmelerinde bir araştırma

    Alagoz, Gürkan; Pekerşen, Yeliz; Cömert, İsa

    Günümüz çalışma hayatının önemli sorunlarından biri müşteri sözlü saldırganlığıdır. Çalışanları ve işletmeleri olumsuz yönde etkileyen saldırgan tutum ve davranışlar, çalışanlarda duygusal tükenmeye, motivasyon kaybına, strese neden olmakta, işletmelerde ise kurumsal imaj kaybına, verimlilik ve üretkenlik azalışına ve müşteri sayısında düşüşlere sebep olabilmektedir. Duygusal tükenme sonucunda iş tatmini, işten ayrılma niyeti ve hizmet hatası telafi performanslarında yaşanan kayıplar işletmeleri olumsuz açıdan etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı müşteri sözlü saldırganlığının restoran çalışanlarının duygusal tükenmelerine olan etkisini ortaya koymaktır. Duygusal tükenmenin pek çok olumsuz sonucu olduğu aşikârdır. Bu bağlamda duygusal tükenmenin çalışan üzerindeki üç temel boyutta algı ve tutumu, iş tatmini, işten ayrılma niyeti, hizmet hatası telafi performansı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma verileri anket yöntemiyle Antalya’da bulunan alakart restoranlarda çalışan 386 kişiden elde edilmiştir. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezlerin test edilmesinde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Elde edilen veriler, müşteri sözlü saldırganlığının duygusal tükenme üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca duygusal tükenmenin iş tatminini azalttığı, hizmet hatası telafi performansını düşürdüğü ve işten ayrılma niyetini arttırdığı yapılan analiz sonuçlarında ortaya çıkan diğer bulgulardır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Yapay Zekânın İç Denetçilerin Algısına Etkisi: BIST 100 Şirketlerine Yönelik Bir Araştırma

    Özyiğit, Hüseyin

    Bu çalışmada, yapay zekâ odaklı iç denetim kültürünün, iç denetçiler tarafından yapay zekânın dikkate alınıp alınmadığının ve yapay zekânın iç denetçilerin algısı üzerindeki etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Borsa İstanbul 100 Endeksi’nde yer alan şirketlere Microsoft Form aracılığıyla anket formu gönderilmiştir. Araştırmaya Borsa İstanbul 100 Endeksi’nde yer alan 67 tane şirketin iç denetçisi katılmıştır. SPSS 22.0 programı yardımıyla anketten elde edilen veriler; yüzde ve frekans gibi tanımlayıcı istatistiklerle birlikte Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, yapay zekâ araçlarının iç denetimde kullanılması gerektiği ve yapay zekânın iç denetçilerin algılarını sorumluluk, kariyer planlaması, motivasyon, kalite, performans ve verimlilik gibi çeşitli konularda etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, iç denetçilerin aynı pozisyonda çalışma süresi ile yapay zekânın kullanılabilirliği arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Rusya-ukrayna savaşı’nda muhariplerin eşitliği ilkesi

    Haldiz, Ayse Cebecioglu

    Muhariplerin eşitliği ilkesi, uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinden biridir. İnsancıl hukuk kurallarının bir silahlı çatışmanın tüm taraflarına, onların silahlı çatışmaya müdahil olma nedenlerine bakılmaksızın eşit olarak uygulanması manasına gelmektedir. Kökeni yüzyıllar öncesine dayandırılan bu ilkenin hem içeriği hem de geçerliliği zaman zaman tartışma konusu olmaktadır. Bu tartışmalardan biri de 1945 Birleşmiş Milletler Şartı ile devletlerin bir silahlı çatışmaya müdahil olmaları meşru müdafaa durumları haricinde yasaklandığında ortaya çıkmıştır. Uluslararası toplumun, jus cogens niteliği atfedilen bu yasağı ihlal eden taraf ile ona karşı kendini savunmak zorunda kalan tarafa artık eşit yaklaşmadığı sonuç olarak da ilkenin eskidiği ya da terk edildiği öne sürülmüştür. Bu çalışmada bu iddia uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun taraflardan birini desteklediği 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı üzerinden ele alınmaktadır.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    The Battle of Serman/Seryan (514/1120) a Breaking Point in Mangujakid - Artukid - Seljukid - Danishmendid - Byzantin Relations in Turkey of the Principaties Period

    Taşcı, Kemal

    Thanks to the Turkoman raids that started in Anatolia before the Battle of Manzikert, the Turkmen population, who first accumulated in eastern Anatolia, began to settle in the regions where they would live their pasture-winter life together with the principalities established after the Battle of Manzikert. While the principalities of Saltukids, Mangujakids and Danishmendids were established in northeastern Anatolia right after the war, principalities such as Sokmanids/Ahlatshahs, Dilmachids, Artuklular, Chubukids, Yinalids and Kizilarslanids were formed in southeastern Anatolia after the interregnum of the Seljuk State. After the threat of the Turkish Seljuk State and the Crusaders, the aforementioned principalities began to struggle with each other. In this article, the Artukids, who annexed cities such as Palu, Kharpert, Chimichkezek and Hanzit, which were under the rule of Chubukids, after 1112 and established kinship with the Melitene Seljuk Sultanate, and the Kamakh-centered cities of Erzinjan, Divrigi and Şarkî Karahisar (Şebinkarahisar, Kögonya) and adjacent cities. The Battle of Serman/Seryan, which was a breaking point in the struggle for dominance of the Mangujakids, who Turkified and Islamized the towns, was examined. The war, which took place as a result of the Byzantine Empire’s Trabzon Duchy and Danishmendids being included in the alliances, was discussed in terms of Turkish history in northeastern Anatolia. The information given by the sources and the information and opinions of contemporary historians about this war were analyzed and a comparison of the source-research work was made. Considerations about the place, date and results of the war were evaluated in detail.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Investigation of Life Science, Social Studies, and Geography Curriculum Attainments in Terms of Disaster Education

    Pala, Şenol Mail; Başıbüyük, Adem

    One of the most effective measures that can be taken against disasters is to educate individuals about disaster. To achieve this, disaster education is included in the curriculum of every education level in our country as well as in the world. In the study, it is aimed to examine the life studies, social studies, and geography courses, which have intense human and environmental interaction, in terms of disaster education. In the study, document analysis was used as a method. As a result of the study, it was found that the most achievements for disaster education among the examined curricula were included in the geography course curriculum. In education programs, disaster information and disaster process themes are included. This situation shows that there is a spiral structure in terms of these two themes in disaster education among the three curricula. It has been determined that there are differences in the contents of the codes determined in the curriculum. In the curricula, the acquisitions for the cognitive domain are mostly included. It has been found that the cognitive domain is included at higher levels as the grade levels increase in the acquisitions including disaster education.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Examination of the Internal Control System with The COSO Internal Control Model and Its Effect on Financial Performance: A Research on Participation Banks

    Kurnaz, Ersin; Elmas, Bekir; Çelik, Mehtab

    This study aims to examine the effectiveness of the internal control system in participation banks operating in Turkey, to reveal the relationship between the internal control system and financial performance and whether the internal control system has an effect on financial performance. In this context, a survey was conducted on participation bank employees in order to measure the effectiveness of the internal control system. In addition, return on assets and return on equity were calculated from the financial statements of banks for 2022. The data obtained were analyzed with the SPSS 26.00 program. As a result of the research, it was determined that the level of implementation of the internal control system and each component in participation banks is at a medium level. On the other hand, a moderate and positive relationship was found between the return on assets and the internal control system and monitoring component, and a low and positive relationship between the other components. In addition, it has been observed that there is a moderate and positive relationship between the return on equity and the internal control system and all its components. Finally, it has been determined that the internal control system and each component have a positive effect on both the return on assets and the return on equity of participation banks.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Nietzsche’nin iktidarı: güç istenci, perspektivist hakikat ve üstüninsan kavramları üzerine bir inceleme

    Alanka, Omer; Dağlı, Berkin

    Bu çalışma, döneminin filozof, kültür eleştirmeni ve sanatçı kimliklerine haiz, çok yönlü bir entelektüel olan Friedrich Nietzsche’nin iktidar mefhumuna olan bakışını anlamlandırma çabası üzerinde duracaktır. Nietzsche eleştirdiği muteber ahlaksal nizamı ve inşa olmasını temenni ettiği yeni düzenin kerteriz noktasını güç istenci kavramı üzerinden yorumlamıştır. Ona göre gücü istemek yaşanılan hayatın olumlanması adına bir zorunluluk teşkil etmektedir. Çalışmanın odak noktası olan iktidar nosyonu Nietzsche‘nin gücü isteme fiilinden teşkil olmaktadır. Fakat bu güç istemi akla gelen ilk eylemlerden farklı olarak hakikati perspektivist bir şekilde ele alma yetisine sahip üstüninsanın bir becerisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Nietzsche kendi felsefesini her bir düşüncenin başka düşünceler yoluyla mahvolacağı, muzaffer bir idealar bütünü olarak tanımlamıştır. Ayrıca bu duruma uyum göstermeyen bireyleri sürünün bir parçası –yani hayvan ile üstüninsan arasında bir köprü görevi gören insan- olarak addederken durumu kabullenen bireyleri ise egemen ve iktidar olarak seçildiğini beyan etmiştir. Nietzsche kendi düşünce sistemini var olan tüm ahlaksal ve toplumsal değerlerin iktidarı karşısında inşa ederek yeni bir felsefi geleneğin temsilcisi konumunda yer almaktadır. Fakat onun mülahazasında tek ve biricik hakikat asla bulunmamakta aksine, hakikatin bireyin sahip olduğu perspektifler etrafında sürekli bir biçimde yeniden inşa edildiği düşüncesi yer almaktadır. Bu bağlamda Nietzsche’nin iktidar algısı, inşa ettiği kavramlar etrafında tartışılarak anlamlandırılmaya çalışılacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Bağımsız Denetim Şirketlerinin Critic-Copras Yöntemleriyle Sıralanması

    Kurnaz, Ersin; Karabulut, Turgut; Güner, Mehmet

    Bağımsız denetim, gerek işletmeler gerekse yatırımcılar açısından güven ortamının tesis edilmesi için gerekli bir süreçtir. Bundan dolayı, bağımsız denetime olan ihtiyaç ve bağımsız denetim şir- ket sayısı artmıştır. İşletmeler için bağımsız denetim şirketlerinin sundukları hizmetin kalitesi ve denetim şirketlerinin bu kalite çerçevesinde sıralanması önem kazanmıştır. Bu çalışma, Türkiye’de faaliyet gösteren ve dört büyük bağımsız denetim şirketi dışında kalan bağımsız denetim şirket- lerinin, 2017–2021 yılları arasında yayımladıkları şeffaflık raporlarından edinilen bilgiler doğrultu- sunda denetim kalitesi ve gelir performansı kriterlerine göre çok kriterli karar verme teknikleriyle sıralanmasını ve şirketler tarafından yayımlanan şeffaflık raporlarına ilişkin bir durum tespiti yapıl- masını amaçlamaktadır. Çalışmada sıralama yapmak üzere ele alınan kriterler bağımsız denetim şirketlerinin sorumlu denetçi sayısı, denetçilere verilen yıllık eğitimlerin süresi, şirketin bağımsız denetim hizmetlerinden elde ettiği gelir, bağımsız denetim dışındaki denetim ve güvence hizmet- lerinden elde ettiği gelir, denetim dışı hizmetlerden elde edilen gelir ve Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşlar (KAYİK) sayısı olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Kamuyu Aydınlatma Platformu verilerine göre, 2022 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren 86 adet bağımsız denetim şirketi oluştur- maktadır. Bu şirketlerden dört büyük bağımsız denetim şirketi ve şeffaflık raporları bulunmayan ya da şeffaflık raporlarında eksik bilgiler bulunan şirketler çalışma kapsamından çıkartılarak çalışma verileri tam olan 28 bağımsız denetim şirketinin bilgileri kullanılmıştır. CRITIC yöntemine göre en önemli kriter sorumlu denetçi sayısı olup, diğer kriterler sırasıyla eğitim süresi, şirketin bağımsız denetim hizmetlerinden elde ettiği gelir, şirketin diğer denetim ve güvence hizmetlerinden elde ettiği gelir, denetim dışındaki hizmetlerden edinilen edilen gelir ve KAYİK sayısı olarak tespit edil- miştir. Daha sonra COPRAS yöntemine göre en iyi ilk üç bağımsız denetim şirketi sırasıyla AAC, MERİDYEN ve GÜRELİ olurken, son üç bağımsız denetim şirketi sırasıyla MBK, DMF ve ARILAR şeklinde sıralanmıştır. Ayrıca şeffaflık raporlarının bir standart dâhilinde hazırlanmadığı, özellikle içerikleri açısından farklılıklar olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    İç Kontrol Sisteminin Değerlendirilmesinde Yapay Zekâ: Bağımsız Denetçilere Yönelik Bir Araştırma

    Özyiğit, Hüseyin

    Bu çalışmanın temel amacı; Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan bağımsız denetim kuruluşlarının, müşteri işletmelerin iç kontrol sistemini değerlendirirken yapay zekâ araçlarını kullanma seviyesini tespit etmektir. Bu bağlamda Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan bağımsız denetim kuruluşlarının e-mail adreslerine anket formu gönderilmiştir. Ankete 59 tane bağımsız denetim kuruluşu katılmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS 22.0 programı yardımıyla; Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri ile birlikte yüzde ve frekans gibi tanımlayıcı istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; bağımsız denetçilerin müşteri işletmenin iç kontrol sistemini değerlendirirken yapay zekâ uygulamalarını önemli ölçüde kullanmayı tercih ettikleri ve lisans eğitimi mezunlarının doktora eğitimi mezunlarına göre kontrol faaliyetlerinde yapay zekâ uygulamalarını kullanma seviyesinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Cinsel Özgürlüğe Karşı Suçlarda Rızanın Hukuki Niteliği

    Iba, Hasan

    Rızaya dayalı olarak gerçekleştirildikleri için haksızlık teşkil etmeyen cinsel davranışlar bakımından rızanın hukuki niteliği tartışmalıdır. Bir görüşe göre rıza hukuka uygunluk nedeni iken diğer bir görüşe göre tipiklikle ilgilidir. İki görüş arasında rızanın geçerlilik koşulları, on sekiz yaşını tamamlamış akıl hastalarının cinsel haklarının sınırları, hukuka uygunluk nedenlerinde sübjektif unsur sorunu, suça iştirak ve hata konuları bakımından önemli farklılıklar vardır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Küresel Sorunlar Üzerine Türkiye’de Gerçekleştirilen Lisansüstü Çalışmaların İncelenmesi

    İneç, Zekeriya Fatih; Karadeniz, Devrim

    Bu çalışmada küresel sorunlar üzerine Türkiye’de gerçekleştirilen lisansüstü bilimsel çalışmaların genel ve özel eğilimlerini bütüncül bir bakış açısıyla incelemek amaçlanmaktadır. Nitel bir yaklaşımla yürütülen çalışmada Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanından ulaşılan dokuz tez tematik (meta-sentez) içerik analiziyle incelenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda ulaşılan bulgular, çalışmaların çoğunlukla küresel sorunlara ilişkin öğrenci yaklaşımlarını çeşitli değişkenler açısından incelemeyi amaçladığını göstermektedir. Genellikle sosyal bilgiler eğitimi bilim dalında gerçekleştirilen çalışmalar, 2019 – 2020 ve 2021 – 2022 yılları arasında yoğunlaşmakta ve sınırlılıkları örneklem ve çalışma gruplarından oluşmaktadır. Çalışmalarda küresel sorunlar ve bağlamları, nitel bağımlı değişkenler olarak ön plana çıkarken bu doğrultuda nitel araştırma yaklaşımlarına ait desenler ile amaçlı örneklemelerle oluşturulan örneklemlere başvurulmaktadır. Veri toplama aracı olarak görüşme formlarının çoğunlukla kullanıldığı çalışmalarda elde edilen veriler ise çoğunlukla içerik analiziyle değerlendirilmektedir. Ulaşılan sonuçlar ise küresel sorunların genelde iktisadi-sosyoekonomik ve çevresel boyutlarıyla incelendiğini fakat özellikle terör olgusunun ele alındığını, öğretim süreci ve küresel sorunlar bağlamında ise çok boyutlu sonuçlara ulaşıldığını göstermektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Akıllı Sözleşmelerin Genel İşlem Koşulları Bakımından Değerlendirilmesi

    Bölükbaşı, Özge

    Akıllı sözleşmeler, blok zincirle oluşturulan ve aracı olmaksızın kendi kendini yürütebilen, gelecek için potansiyeli yüksek bir yazılım çeşididir. Akıllı sözleşmelerin kendiliğinden gerçekleşmesi, şeffaf ve güvenilir olması gibi özellikleri nedeniyle, önceden ve defalarca kullanılmak üzere programlandığı görülmektedir. Böylece sözleşmeler, bir kez programlanmasına rağmen, geniş kitlelere ulaşmakta ve standartlaşmaya önemli bir katkı sağlamaktadır. Standart sözleşme ilişkilerine ise, çoğunlukla “genel işlem koşulları” eşlik eder. Bu durumda, “akıllı sözleşmelerde kodlanan hükümlerin genel işlem koşulu olarak nitelendirilmesi mümkün müdür, “eğer bu mümkünse, akıllı sözleşmelerde genel işlem koşulları nasıl denetlenebilir” gibi sorular akla gelmektedir. Akıllı sözleşme kavramı ve sözleşmenin hukuki niteliği çok sayıda makaleye konu olduğundan; çalışmamızda ağırlıklı olarak bu soruların cevapları üzerinde durulacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Rusya’nın Ukrayna İşgali İçin İleri Sürdüğü Gerekçelerin Uluslararası Hukuk Bağlamında Değerlendirmesi

    Alanur, Nesrin Dabanlıoğlu

    Uluslararası hukuka aykırı davranan hiçbir devlet bu aykırılığı kabul etmemekte, aksine devletler aykırılık teşkil eden fiillerini meşru göstermek için uluslararası hukukun temel normlarını çarpıtarak bir takım tezler veya sözde gerekçeler ileri sürebilmektedir. Ukrayna’nın Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO’ya) üye olmak için girişimlerde bulunması ve dolayısıyla NATO’nun üye sayısını artırarak sınırlarını doğuya doğru genişletmesinin yarattığı kaygıyla hareket eden Rusya Federasyonu’nun (Rusya) 24 Şubat 2022’de Ukrayna topraklarına yönelik başlattığı saldırıları meşru göstermek için halkların kendi kaderini tayin hakkı, iyileştirici ayrılma teorisi, davetle müdahale, bireysel meşru müdafaa ve kolektif meşru müdafaa hakkı, önleyici meşru müdafaa, insancıl müdahale gibi bir dizi sözde hukuki gerekçeye dayanması da bunun en yakın örneğidir. Rusya’nın Batılı devletlerin açıkça uluslararası hukuka aykırı olan veya uluslararası hukuka uygunluğu tartışmalı olan askeri müdahalelerini, kendi saldırı eylemlerini meşrulaştırmak için emsal göstermesi Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları uluslararası toplumun geniş bir kesimi tarafından uluslararası hukuka aykırı kuvvet kullanımı olarak kabul edilmesine engel olamamıştır. Bu makalede Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını uluslararası hukuk çerçevesinde meşrulaştırmak için ileri sürdüğü gerekçeler, genelde uluslararası hukuk özelde BM Şartı bağlamında analiz edilerek, hiçbirinin hukuki dayanağı olmadığı ve dolayısıyla Rusya’nın kuvvet kullanımının uluslararası hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Examining the factors affecting women entrepreneurs’ access to institutional finance

    Sarı, Sali̇m Sercan; Karabulut, Turgut

    When women entrepreneurs want to be included in economic life, they face a number of advantages and disadvantages. Especially the problems encountered in access to finance make it difficult for women entrepreneurs to participate in economic life. It is very significant to provide those women entrepreneurs have access to institutional finance so that they can take part in the working life and contribute to the economic development of the country. In this research, the factors affecting the access of women entrepreneurs to finance in Türkiye were examined. The population of the research is 121 women entrepreneurs operational in the province of Erzincan, and data was collected by conducting a survey on these people. Factor analysis, independent sample t-test and one-way analysis of variance were used in the study to evaluate the obtained data. With respect to the findings, it was determined that the order of difficulties experienced by women entrepreneurs in accessing institutional finance is as follows: suspiciousness, difficulty, collateral dispute and long process, protection attitude and prejudice.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2023
    Bağlantılı oyuncaklar özelinde çocuğun kişisel verilerinin cezai ve hukuki olarak korunması

    Öztürk, Nurten; Gürbüz, Elif Rumeysa

    Bilimsel ve teknolojik gelişmeler hayatın her alanında değişiklik ve yenilikleri de beraberinde getirmektedir. İnternet üzerinden ilişkilendirilen nesnelerin bir türü olan ve Wi-Fi, bluetooth veya hücresel ağlar gibi aracılarla internete bağlanan bağlantılı oyuncaklar da günümüz dünyasında çocukların yeni nesil oyuncakları haline gelmiştir. Eğlence, eğitim ve sağlık gibi pek çok alanda ve farklı amaçlarla kullanılan bu tür oyuncaklar, kişisel verilerin korunması hususunda da ayrı bir öneme sahiptir. Nitekim bu tür oyuncaklar çocuk, ebeveyn ve üçüncü kişilerin kişisel verisine ulaşabilecek niteliktedir. Kişisel verilerin korunması hususu, hukukun farklı alanlarının kesişim noktasında bulunmaktadır. Bu kapsamda gerek uluslararası hukuk belgelerinde gerekse iç hukukta farklı düzenlemelerle kişisel verilerin korunması amaçlanmaktadır. Bu nedenle Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği belgeleri ile birlikte iç hukuktaki durumun incelenmesi gerekmektedir. Çalışmada bağlantılı oyuncaklar özelinde çocuğun kişisel verilerine yönelik tehlikeler ve bundan korunma bakımından ulusal ve uluslararası düzenlemeler ele alınacaktır. Kişisel verilerin korunmasında rıza kavramı özel bir öneme sahiptir. Bu nedenle rızayı ayrıca ve çocuklar özelinde ele alan “Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü” ile Türk hukukunda rıza hususu karşılaştırmalı olarak incelenecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele