Yazarlar

  • ArticleAçık Erişim2024
    D-8 Ülkelerinde İhracat Çeşitliliği, Ekonomik Büyüme ve Ekolojik Ayak İzi İlişkisi: Ampirik Bir Analiz

    Akın, Fatih

    Bu çalışmanın amacı, D-8 (Türkiye, Endonezya, İran, Mısır, Pakistan, Malezya, Nijerya ve Bangladeş) ülkelerinin 1995-2022 dönemi için ihracat çeşitliliği, ekonomik büyüme ve ekolojik ayak izi arasındaki ilişki panel Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) analiz yöntemi ile incelemektir. Ayrıca, Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) panel nedensellik testi ile nedensellik testi de uygulanmıştır. Elde edilen panel ARDL sonuçlarına göre, ekolojik ayak izini ihracat çeşitlendirmesi hem kısa hem de uzun dönemde azaltırken, ekonomik büyüme ise kısa dönemde artırmaktadır. Emirmahmutoğlu ve Köse nedensellik testindeki panel Fisher Test İstatistiği sonuçlarına göre; ihracat çeşitliliği (EXPD), ekonomik büyüme (GDP) ve ekolojik ayak izi (EF) arasında çift yönlü bir nedensellik olduğu tespit edilmiştir. EXPD ile EF için bireysel olarak ülke sonuçlarına bakıldığında; Endonezya, İran, Mısır, Malezya’da çift yönlü nedensellik, Nijerya’da EXPD’den EF’ye doğru tek yönlü nedensellik ve Türkiye’de ise EF’den EXPD’ye doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. GDP ile EF için bireysel olarak ülke sonuçlarına bakıldığında; İran’da çift yönlü nedensellik, Endonezya, Malezya, Nijerya’da GDP’den EF’ye doğru tek yönlü nedensellik ve Türkiye, Mısır, Pakistan, Bangladeş’te ise EF’den GDP’ye doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. GDP ile EXPD için bireysel olarak ülke sonuçlarına bakıldığında; Türkiye, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Bangladeş’te GDP’den EXPD’ye doğru tek yönlü nedensellik ve Mısır’da ise EXPD’den GDP’ye doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Sonuç olarak D-8 ülkelerinde ihracat çeşitliliği daha çok artırılırsa, çevreye olan zarar azalacaktır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Evaluation of Pre- and Post-Vaccination Coronavirus Disease 2019 Status of Emergency Ambulance Service Workers in Regional Province

    Bilgin, Yasin

    Objective: This study was designed to evaluate the coronavirus disease 2019 (COVID-19) status of emergency ambulance service workers, who were in front-line contact with patients during the COVID-19 epidemic, before and after the vaccination program was initiated (March 2020-July 2021). Methods: The variables gender, age, location of employment, role, COVID-19 diagnosis, immunization status, and contact with patients were evaluated among 223 Erzincan emergency ambulance service workers. Results: No significant differences in age, gender, and role in COVID-19-positive patient transfers (whether active or passive) were found between COVID-19-positive and negative healthcare workers. Moreover, there was a measurable decrease in COVID-19 cases after vaccination. Conclusion: In this study, which is one of the few investigations involving emergency ambulance service workers, 93.8% of the workers participated in the vaccination program and received 2 doses of the vaccine, and there was a measurable decrease in COVID-19 cases after vaccination. Multi-center studies may offer more statistically valuable results for this occupational group, which remained constantly active while the stay-at-home order was in place.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    İş sözleşmesinin sonuçlarından “geri verme yükümlülüğü” üzerine bir inceleme

    Özer, Hatice Duygu

    İş sözleşmesinin sona ermesinin pek çok sonucu bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı 4857 Sayılı İş Kanunu’nda açıkça düzenlenmiş, bir kısmı ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Uygulamada genellikle kıdem tazminatı/ihbar tazminatı ödenmesi, ücret alacaklarının muaccel olması gibi sonuçlar sıklıkla karşımıza çıkmakta ve bu sonuçlara ilişkin öğretide çalışmalar yapılmaktadır. İş sözleşmesinin sona ermesinin bir başka sonucu olan “geri verme yükümlülüğü” ise Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş bir borç olmakla birlikte tespit edebildiğimiz kadarıyla akademik incelemeye yeterince konu edilmemiştir. Çalışmamızda TBK. m.443’de yer verilen ve hem işçi hem de işveren için öngörülen bu borcun kapsamında neler olduğu ve borcun yerine getirilmesi sürecine ilişkin önemli hususlar ele alınacak, uygulamaya yansıyan sorunlara değinilecektir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Endüstri 4.0 ve Çevresel Sürdürülebilirlik Arasındaki İlişki: Avrupa Birliği Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Analiz

    Akın, Fatih; Dinçer, Selin

    Endüstri 4.0 olarak bilinen dördüncü sanayi devrimi ve beraberinde getirdiği dijital dönüşüm tüm dünyada her geçen gün etkisini artırmaktadır. Bu eksende Endüstri 4.0 ile yaşanan dijital değişim bireylerin yaşamlarında ve çalışma hayatlarında köklü değişimleri beraberinde getirmektedir. Bireylerin yanı sıra çeşitli endüstrilerin üretim süreçlerinin iyileştirilmesinde de Endüstri 4.0 oldukça dikkat çekmektedir. Diğer taraftan 18. yüzyılda Sanayi Devrimi ile başlayan olumsuz çevresel etkilerin yanı sıra sürekli artan tüketim talebini karşılamak için kullanılan ve tükenmekte olan doğal kaynaklar ülkeleri harekete geçirmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde de Endüstri 4.0 ile ilişkili teknolojilerin benimsenmesini teşvik etmek amacıyla politikalar uygulandığı bilinmektedir. Bu anlamda Endüstri 4.0'ın sürdürülebilir ekonomik büyüme, kalkınma ve çevreye katkı sağlayabileceği fikri gündeme gelmektedir. Bu çalışma Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkede Endüstri 4.0 ve çevresel sürdürülebilirlik arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçtan yola çıkarak çalışmada, 1996-2020 dönemi için panel ARDL/PMG analiz yöntemi kullanılarak çevreyi temsilen ekolojik ayak izi, Endüstri 4.0’ı temsilen ise teknoloji patenti değişkenleri kullanılmıştır. Ayrıca ekonomik büyüme ve enerji tüketimi değişkenleri kontrol değişken olarak kullanılmıştır. Bulgular, Avrupa Birliği ülkelerinde uzun dönemde patent sayısındaki artışın ekolojik ayak izini azalttığını ortaya koymaktadır. Diğer taraftan çalışmada, Avrupa Birliği ülkelerinde ekonomik büyüme ve enerji tüketiminin ekolojik ayak izini artırdığı tespit edilmiştir. Çalışma bulguları, Avrupa Birliği ülkelerinde Endüstri 4.0 teknolojilerinin sürdürülebilir çevre üzerinde önemli etkisinin bulunduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Endüstri 4.0 ve muhasebe mesleği: doğu anadolu bölgesinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma

    Kurnaz, Ersin; Polat, Müslüm; Doğan, Yunus

    Bu çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 kapsamında değerlendirilen bilgi teknolojisi ürünlerine ilişkin muhasebe meslek mensuplarının bakış açılarını Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği (TKM) kullanarak değerlendirmektir. Çalışma, Doğu Anadolu Bölgesinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensupları üzerinde yapılan bir anket çalışmasına dayanmaktadır. Elde edilen veriler, SPSS 25.0 ve AMOS yazılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, muhasebe meslek mensuplarının bilgi teknolojilerine karşı genellikle olumlu bir tutum sergilediğini göstermektedir. Katılımcıların Engel, Algılanan Fayda, Tutum, Niyet, Davranış, Verimlilik ve COVID-19 Pandemisi ile ilgili sorulara verdikleri cevaplar, Algılanan Kullanım Kolaylığı haricinde genellikle ortalamanın üzerinde seyretmiştir. Analizler, katılımcıların demografik özelliklerine göre TKM bileşenlerine olan algılarında anlamlı bir farklılık olmadığını ortaya koymuştur. Bu bulgular, muhasebe meslek mensuplarının Endüstri 4.0'a yönelik algılarının genellikle benzer olduğunu ve demografik faktörlerin bu algılarda belirleyici bir rol oynamadığını işaret etmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma Endüstri 4.0'ın muhasebe mesleği üzerindeki etkilerini anlamak ve uyum sağlamak için gerekli stratejileri belirlemek açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Banka Çalışanlarının Finansal Stres Düzeyinin Yaşam Doyumu Üzerine Etkisinde İş-Aile Çatışmasının Aracı Rolü

    Sarı, Sali̇m Sercan; Baş, Murat; Kahraman, Tevhit

    Bireylerin yaşadığı finansal stres iş ve aile hayatı arasındaki dengeyi değiştirerek yaşam doyumu üzerinde etkide bulunabilir. Bu çalışmanın amacı finansal stres, yaşam doyumu ve iş-aile çatışması arasındaki ikili ilişkileri incelemek ve finansal stresin yaşam doyumu üzerine etkisinde iş-aile çatışmasının aracılık rolünün olmadığını tespit etmektir. Bu kapsamda Erzincan ilinde görevli 214 banka çalışanından anket yöntemiyle verilere ulaşılmıştır. Bu veriler SPSS 27, AMOS 24 ve SPSS PROCESS MACRO programlarından faydalanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, finansal stres düzeyinin yaşam doyumunu negatif ve iş-aile çatışmasını pozitif etkilediği, iş-aile çatışması ile yaşam doyumu arasında ise negatif ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca, finansal stres düzeyinin yaşam doyumu üzerine etkisinde iş-aile çatışmasının aracılık rolünün bulunduğu saptanmıştır. Sonuç olarak finansal stresin iş-aile çatışmasını artırarak yaşam doyumunu düşürdüğü gösterilmiştir. İş yerinde yaşanan stres yönetimi, iş-aile dengesine ve çalışanların refahına yansıyabilmektedir. Yöneticilere, çalışanların finansal stresini en alt düzeye indirecek ve iş-aile çatışmasını azaltacak yaklaşımlar benimsemeleri önerilmektedir

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The Mediating Role of Academic Motivation in the Relationship between Career Engagement and Personal Responsibility in University Students

    Çelik, Oğuzhan

    The increasing potential of higher education to find a good job in recent years directs millions of young people to these institutions every day. This increases the role of higher education in the career development of many individuals who plan for their future. In this context, this study aims to examine the structural relationships between career engagement, personal responsibility, and academic motivation in university students. The study was conducted with a total of 714 university students aged between 17 and 25 (M= 21; SD= 4.09), 61.1% female (n=436) and 38.9% male (n=278). The data of the study were collected through the Career Engagement Scale (CAS), Personal Responsibility Scale (PRS), and Academic Motivation Scale (AMS). In the study, a significant positive relationship was found between personal responsibility and intrinsic and extrinsic motivation, and a significant negative relationship was found with amotivation. In addition, career engagement was found to be positively correlated with intrinsic and extrinsic motivation as well as personal responsibility and negatively correlated with amotivation. In addition, personal responsibility was found to have an indirect relationship with career engagement through intrinsic motivation and amotivation. It is thought that these findings will enrich the existing knowledge about the career development of university students and reveal which variables should be paid attention to by experts in career development practices.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    A Qualitative Study on the Challenges in Doctoral Education Encountered by Full-time Working PhD Students

    Korkmaz, Burak Can; Ari, Ahmet Emin

    In recent years, there has been a substantial increase in the number of students enrolling in higher education institutions worldwide. In this respect, full-time working PhD students emerged as a new trend. However, working at a job while studying for a doctorate degree can be challenging. In this context, this research aimed to investigate the difficulties full-time working PhD students face in doctoral education. A phenomenological approach was used in this study. This study used the criterion sampling method to select a sample of full-time PhD students. The data was collected through semi-structured interviews with 20 participants, consisting of open-ended questions. According to the analysis of research data, the challenges experienced by full-time working PhD students during their doctoral education are "time management problems", "workplace problems arising from high expectations and negative attitudes", "transportation and attendance problems", "problems performing and focusing" "problems getting support and help". Individuals who work in a related field to the one in which they study, as well as those currently employed in higher education institutions, reported fewer challenges during their doctoral education. It has been determined that the most common problem is time management. Psychoeducation programs can be helpful them to adapt to challenging time schedules.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The Mediating Role of Career Stress and Career Awareness in the Relationship Between Mother Helicopter Parenting, Autonomy Supportive Behaviors, and Career Instability

    Çelik, Oğuzhan

    This study aims to examine the structural relationships between mothers’ parental helicopter parenting and autonomy supportive behaviors, and emerging adults' career instability, career awareness, and career stress. The study sample includes 970 university students, comprising 635 women (65.4%) and 335 men (34.6%), aged between 17 and 25. Participants provided self-reported data on helicopter parenting, autonomy supportive behaviors, career instability, career awareness, and career stress. Structural equation modeling was utilized to assess the intricate relationships among these variables. Findings indicate that maternal autonomy supportive behaviors significantly correlate with career awareness, though they do not have a statistically significant relationship with career stress. Helicopter parenting is positively associated with career stress, whereas career awareness shows a negative association. Additionally, career awareness inversely contributes to career instability, while both career stress and helicopter parenting have positive contributions. The link between helicopter parenting and career awareness was not statistically significant. Helicopter parenting’s impact on career instability is mediated by career stress, while the influence of autonomy supportive behaviors on career instability is mediated through career awareness and both career awareness and career stress.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2024
    The Roles of Job Stress and Collegial Support in the Effect of Nurses' Change Fatigue Level on Occupational Identification

    Baş, Murat; Tarsuslu, Sinan

    This study was conducted to determine the mediating role of job stress and the moderating role of colleague support in the effect of change fatigue levels of nurses on professional identification. The study was designed in descriptive-cross-sectional type. The population of the study consists of 389 people selected by the simple random sampling method among 2.482 employees working in a training and research hospital in Erzincan province. The data were collected from nurses and nurse assistants working in a university education and research hospital through a questionnaire. According to the results of the study, there were negative relationships between change fatigue levels and professional identification, positive relationships between change fatigue and job stress, negative relationships between change fatigue and collegial support, negative relationships between job stress and collegial support, negative relationships between job stress and professional identification and positive relationships between collegial support and professional identification. In addition, it was found that job stress has a mediating role in the effect of change fatigue on professional identification. Finally, it was also found that colleague support has a moderating role in the indirect effect of change fatigue on professional identification (through job stress).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleYalnız künye2024
    Yatak kapasitesinin ve kamu sağlık harcamalarının hasta memnuniyet düzeyi üzerindeki etkisi: gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler örneği

    Konca, Murat; Sarigul, Seval Selvi; Bıçer, Ismaıl

    Bu çalışmanın amacı stokastik sınır analizi yöntemi ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sağlık sistemlerinin teknik etkinlik skorlarını etkileyen yatak sayısının ve kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payının hasta memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymak ve ülkeler arasındaki etkinlik düzeylerini karşılaştırmaktır. Ülkelerin finansman modellerinin teknik etkinlik skorları üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemek, çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu kapsamda çalışmanın girdi değişkenleri 1.000 kişiye düşen yatak sayısı ve kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payı, çıktı değişkeni ise sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı olarak belirlenmiştir. Çalışmaya 2019 yılı verisine ulaşılabilen 38 ülke dâhil edilmiştir. Analizler sonucunda 1.000 kişiye düşen yatak sayısının, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını artırdığı, fakat söz konusu artışın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Ancak kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payının, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını istatistiksel olarak anlamlı şekilde artırdığı belirlenmiştir. Buna göre, kamu sağlık harcamalarının gayrisafi yurtiçi hâsıla içindeki payında meydana gelecek %1’lik bir artış, sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını %0,237 artıracaktır. Ayrıca en yüksek teknik etkinlik skoruna Lüksemburg, Hollanda ve Norveç sahip olurken, Şili, Romanya ve Brezilya en düşük etkinlik skoruna sahip ülkeler olmuştur. Son olarak, kullanılan finansman modelinin teknik etkinlik skorlarını anlamlı şekilde etkilemediği saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The Effects of IMF Financial Soundness Indicators of Turkish Commercial Banks on the Financial Development Index

    Ilgın, Kübra Saka

    The financial soundness of banks, which are the building blocks of the financial system, is an important indicator that reflects the effectiveness of the financial system. It can be stated that the financial development of countries with an effective financial system will be positively affected by this situation. The paper aims to evaluate the effects of IMF financial soundness indicators of the Turkish commercial banks which have an important share in the Turkish banks, on the financial development index of Türkiye. In this paper, an evaluation was made based on the IMF Financial development index and IMF financial soundness indicators. Panel data analysis was used and panel least squares model estimation was made within the analysis. In line with the findings, it has been determined that sensitivity to profitability, liquidity, and market risks of commercial banks negatively affect financial development while the capital adequacy and asset quality of commercial banks positively affect financial development.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The Effect of Ethical Climate and Organizational Control Mechanisms on Work Engagement: A Research in the Civil Aviation Sector

    Yildirim, Fatih; Durmazpinar, Emre

    It is observed that the aviation sector plays an important role in the increase of international trade to Türkiye. In addition, the aviation industry offers important benefits in terms of sustainable development, social, political, environmental, and economic factors. In particular, as a service sector, the success of the aviation industry is mainly due to human resource efforts. Employees who are committed to their work and even engaged going beyond are therefore considered to make an important contribution to their organizations. Therefore, the purpose of this study is to determine how ethical climate and organizational control mechanisms affect work engagement. In this direction, data were collected from 387 employees working in an airline company, which is the most valuable brand of Turkey, through a questionnaire. The results of the regression analyses conducted show that the ethical climate dimensions, especially the benevolence and principledness climate dimensions, have a significant and positive impact on work engagement, while the egoistic climate has a significant and negative impact. On the other hand, organizational control dimensions, especially input control and behavioral control, were found to have a significant and positive impact on work engagement. Output control, on the other hand, did not have a significant impact on work engagement. Thus, the importance of the climate of benevolence or principledness to be created in organizations operating in the aviation sector has emerged.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Sağlık Çalışanlarının Zorunlu Vatandaşlık Davranışının Hizmet Süreçlerini Sabote Etme Davranışı Üzerine Etkisi: Sosyal Kaytarma ve Yüzeysel Rol Yapmanın Paralel Aracılık Rolü

    Baş, Murat; Ersari, Goknur; Tarsuslu, Sinan; Ekinci, Lokman Onur

    Bu çalışma sağlık çalışanlarının, zorunlu vatandaşlık davranışları ile hizmet süreçlerini sabote etme eğilimleri arasındaki ilişkide sosyal kaytarma ve yüzeysel rol yapma davranışlarının paralel aracılık rolünü ortaya koymak amacıyla tasarlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye’nin Doğu Anadolu bölgesinde yer alan orta ölçekli bir eğitim ve araştırma hastanesi çalışanları örneklem olarak ele alınmıştır. Kolayda örnekleme yöntemiyle 400 sağlık çalışanından veri toplanmıştır. Araştırma verileri için alan yazınında geçerliliği ve güvenirliliği test edilmiş ölçekler kullanılmıştır. Nicel veri toplama yönteminin kullanıldığı bu araştırma aynı zamanda tanımlayıcı, ilişki aracı ve kesitsel olarak tasarlanmıştır. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde sağlık çalışanlarının zorunlu vatandaşlık davranışları ile hizmet süreçlerini sabote etme davranışları, sosyal kaytarma eğilimleri ve yüzeysel rol yapma durumları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler; sosyal kaytarma eğilimleri ile yüzeysel rol yapma eğilimleri ve hizmet süreçlerini sabote etme davranışları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler ve yüzeysel rol yapma eğilimleri ile hizmet süreçlerini sabote etme eylemleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca sağlık çalışanlarının zorunlu vatandaşlık davranışları ile hizmet süreçlerini sabote etme eğilimleri arasındaki ilişkide sosyal kaytarmanın ve yüzeysel rol yapma davranışlarının ayrı ayrı aracılık rolünün olduğu bulgulanmıştır. Son olarak sağlık çalışanlarının zorunlu vatandaşlık davranışları ile hizmet süreçlerini sabote etme eğilimleri arasındaki ilişkide sosyal kaytarmanın ve yüzeysel rol yapma davranışlarının paralel aracılık rolünün olduğu da tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Does Corporate Governance Affect Thriving at Work? Employees' Roles in Knowledge Sharing and Prosocial Motivation

    Tarsuslu, Sinan

    This study examines the mediating role of knowledge sharing and the moderating role of prosocial motivation in the effect of nurses’ perceptions of corporate governance on thriving at work. For this purpose, corporate governance, thriving at work, knowledge sharing and prosocial motivation scales were used in the study. The population of the study consists of 319 nurses out of 668 working in the training and research hospital and state hospital located in Erzincan city centre and conducting their activities according to the affiliation regulation. In addition, the research was designed in descriptive-relational mediator type. In the study analysis, the AMOS 23 application was used to verify the scale factors and SPSS PROCESS MACRO model 14 was used in the analysis of variables to evaluate the mediating and moderating role of the study. According to the results of the research, there is a significant and positive relationship between corporate governance and thriving at work, knowledge sharing and prosocial motivation at work. In addition, it was determined that knowledge sharing has a mediating role in the effect of corporate governance perception on thriving at work and prosocial motivation has a moderating role in the indirect effect of corporate governance (through knowledge sharing) on thriving at work. Ultimately, this research is important in terms of contributing to a better understanding of the complex relationship between corporate governance and employee behaviour. Especially for organisations in developing countries such as Turkey, the findings and recommendations of the research may also help to develop more effective human resource management practices.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Bıreysel emeklılık sıstemı’nın fınansal pıyasalara etkılerı: 2006-2023 türkıye örneği

    Tanyildizi, Halil; Yıgıter, Sule Yüksel

    Son yirmi otuz yıl içerisinde artan yaşlı nüfus ve yükselen refah beklentileri ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliğini risk altına sokmuştur. Bu riskten korunmak için bireysel emeklilik sitemleri genel kabul gören bir çözüm yolu olarak ortaya çıkmış ve birçok ülke tarafından benimsenmiştir. Günümüze kadar geçen süre içerisinde bireysel emeklilik sistemleri, devasa fonların birikmesi sonucunda alternatif bir emeklilik imkânı sunmanın ötesine geçerek kurumsal yatırımcı kimliği kazanmıştır. Bu açıdan ekonomik bir unsur olarak değerlendirilen özel emeklilik fonları sermaye piyasalarının derinleşmesine çok önemli katkılarda bulunmaktadır. Türkiye’de, idari yapılanma tarafından çeşitli yöntemlerle teşvik edilen Bireysel Emeklilik Sistemi ile toplanan katkı payları, emeklilik fonları aracılığı ile yatırıma yönlendirilmektedir. Bu çalışmada, söz konusu katkı paylarının finansal piyasalara olan etkisi kurulan regresyon modelleri ile test edilmiştir. Ulaşılan bulgulara göre, pay piyasalarında anlamlı bir nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir. Borç piyasalarında ise toplanan katkı payları ile gösterge faiz arasında negatif katsayılı(ters yönlü) anlamlı bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Bu duruma, fonların varlık dağılımlarında borçlanma araçlarına ayrılan payın diğer yatırım araçlarına nazaran yüksek olmasının neden olduğu düşünülmektedir.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The role of banking system in provincial economic development: a study of turkiye, from the 70S to the 2000S

    Esen, Şefika Betül

    This research examines the relationship between banking activities and provincial economic development. In particular, the study offers insight on the nature of the regional economic development discrepancies in Turkiye. The study finds that, despite the trend towards decentralisation that takes place in regional economic policies, the banking system adopts centralisation policies. Using dynamic generalised method of moment (GMM) estimates, we evaluated a unique data set including 39 years of provincial demographic, socioeconomic, and financial factors in Turkey. The study demonstrates that the banking intermediation is detrimental to provincial development. The Turkish banking system’s hierarchical structure prevents financial intermediaries from fulfilling their role in fostering development. Consolidation and concentration strategies must be reassessed, since they tend to favour centralisation, which has been shown to be inefficient for regional convergence. The results also suggest that branch managers should be granted greater decision-making authority to make better use of locally produced information when approving or rejecting projects, which would eventually lead to a reduction in provincial disparities.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    The effect of financial stress on stock markets: an example of mint economies

    Ilgın, Kübra Saka

    Increasing uncertainties due to developments in financial markets lead to uncontrollable financial behaviors. Financial stress indices are created by taking into account many different financial indicators directly related to the financial system. So, it is important to examine the impact of financial stress indices on stock markets, which have an important share in financial markets. The paper aims to investigate the short and long-term effects of emerging markets' financial stress index (EFSI) and global financial stress indices (GFSI) on the stock markets of MINT (Mexico, Indonesia, Nigeria, and Turkey) economies. For this purpose, analyses were made using the ARDL (Autoregressive Distributed Lag) Bounds Test method using weekly data for the period 10/01/2014-26/04/2024. It has been determined that EFSI and GFSI negatively affected the benchmark stock market indices of all MINT economies in the short term and that the negative effect continued in the long term but it has been significant for only EFSI in all MINT economies, as important results of the analysis. It has been determined that following financial stress indices can be a leading indicator for stock market investors. It is hoped that the results of the paper may be useful for financial market actors who are considering investing in these markets.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    A Field Study on the Socio-Economic Status and Property Problem of Women Working in the Agriculture Sector: The Case of Adıyaman

    Kovanci, Ezgi; Karakoç, Duygu Yildiz

    This study, which was conducted to examine the socio-economic and property-related situations and problems of women working in the agricultural sector, was carried out with 40 participants in Adiyaman. The study aimed to comprehensively reveal the findings on many issues such as women's education, income, living conditions, financial access, property status, expectations and demands. The interviews were analyzed with the Maxqda program. The study revealed that the women working in the field of agriculture have the most difficulties in the cost of living and living conditions andshowed that their greatest expectation for the future is that their children continue their education life. It was also among the findings of the studies that there are significant limitations on women's financial access and property acquisition

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    RDL Kalıcı Kaydıİncele
  • ArticleAçık Erişim2024
    Workplace Conflict Effect on Innovative Behavior:The Roles of Engagement and Proactive Personality

    Yelgin, Cetin; Geylan, Asli

    Conflict is as natural a phenomenon as harmony in social relations. In all industries, especially those prioritizing collaborative teamwork, it is clear that effective conflict management is critical to sustaining positive employee relationships. With this study, we set out to investigate the impact of workplace conflicts on employee innovation. For this purpose, data were collected from employees through a survey conducted in the aviation industry in Turkey, and 393 responses were received. Structural Equation Modeling was used for hypothesis testing. The study revealed that conflict with colleagues has a detrimental impact on both innovative behaviors and work engagement. Work engagement was identified as a complete mediator in the relationship between conflict and innovative behaviors. Furthermore, a proactive personality was found to moderate the influence of conflict on innovative behaviors, also playing a significant role in the indirect relationship among these variables. The research concludes with practical recommendations for managers and suggestions to researchers for future studies.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    RDL Kalıcı Kaydıİncele